ÖZET: Araklı ilçesindeki Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi ile ilgili yapılan başvuruda, tesisin düzensiz depolama yaptığı ve çöp sularının dereye akıtıldığı iddiaları öne sürülmüştür. Başvuran, bu durumun çevre kirliliğine yol açtığını ve daha önce yapılan başvurulara rağmen sorunun çözülmediğini belirtmiştir. İlgili idarelerden alınan cevaplarda, tesisin çevre mevzuatına uygun olarak işletildiği, düzenli depolama yapıldığı ve gerekli denetimlerin yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak, bazı iddiaların doğruluğu konusunda belirsizlikler bulunmaktadır.

Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, tesisin atıksu arıtma sisteminin düzgün çalıştığını ve su kirliliği iddialarının denetlendiğini belirtmiştir. Bununla birlikte, Araklı Belediye Başkanlığı, düzensiz depolamanın devam ettiğini ve atık suların dereye karıştığını bildirmiştir. Bilirkişi raporunda, tesisin çevresindeki tarım alanlarına yönelik risklerin bulunduğu, özellikle yağışlı havalarda sızıntı suyu oluşumunun arttığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın iddiaları doğrultusunda, tesisin çevresel etkilerinin azaltılması için ek önlemler alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu kapsamda, yağmur sularının kontrolü, atık su deşarj noktalarının iyileştirilmesi ve koku sorununa yönelik tedbirlerin alınması önerilmiştir. Tüm bu hususlar, çevre sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1825-S.25.2817

BAŞVURU NO : 2024/8308

KARAR TARİHİ : 19.02.2025

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

TRABZON VALİLİĞİ (ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM

DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ)

TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

TRABZON VE RİZE İLİ YEREL YÖNETİMLERİ KATI ATIK

TESİSLERİ YAPMA VE İŞLETME BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI

Trabzon İli Araklı İlçesinde bulunan Entegre Katı Atık Değerlendirme

BAŞVURUNUN KONUSU :

ve Bertaraf Tesisinde düzensiz depolama yapıldığı, çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığı iddiaları ve gerekli tedbirlerin alınması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.07.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; Araklı ilçesinde bulunan katı atık tesisinin düzensiz depolama yaptığını, çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığını, derenin çöp suyu ile kirlendiği, konu hakkında yapmış oldukları başvurulara rağmen sorunun devam ettiğini, aynı konu üzerinde haber kaynakları aracılığıyla vatandaşların videolu ve görselli bir şekilde durumdan rahatsızlık duyduğunu belirttiklerini iddia ve ifade ederek gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca ilgili idarelerden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1. Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 17.09.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1.1. Araklı İlçesi Taşönü Mah. Mevkiinde faaliyet gösteren “Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf

Tesisi” ile ilgili olarak ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün 15.03.2018 tarih ve sayılı yazısı ile “ÇED Olumlu Kararı” verildiği, 2.1.2. Bahse konu tesisin; sahip olduğu ekipmanları, tesisten kaynaklanabilecek çevresel etkiler için alınan tedbirleri ve bu tedbirlerin kontrolü için kurulumu gerçekleştiren online izleme sistemleri ile ileri teknolojide dizayn edilmiş bir tesis olduğu, tesisin atık yakma prosesi olan gazlaştırma ünitesine ait iki adet bacaya bağlı 4 farklı tipte filtre sistemi (Elektrostatik Filtre, Sulu Elektrostatik Filtre, Scrubber Filtre, DeN0x Filtre) ile ayrıca bacadan atmosfere verilen emisyon içerisindeki kirletici parametrelerin anlık ve online olarak izlenmesini sağlayan Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) bulunduğu, sürekli emisyon ölçüm sistemlerinden alınan verilerin Bakanlığın Sürekli İzleme Merkezi tarafından izlendiği, 2.1.3. Söz konusu tesiste “vahşi depolama” yapılmadığı, Bakanlıkça onaylı uygulama projesine uygun olarak düzenli depolama alanında yapılmakta olan Lot1/Etap 2 çalışmalarında zemin geçirimsizliğinin sağlanması için geosentetik kil serimi ve geosentetik malzeme ankrajı çalışmalarının devam ettiği, düzenli depolama alanı inşaasının başlangıcından itibaren, düzenli depolama alanında geçirimsizlik için kullanılan malzemelerin ilgili standartlar açısından yeterli olup olmadıkları Müdürlüğün gözetiminde olmak üzere yetki almış firma temsilcisi tarafından alınan numunelerin teknik analizleri ile belirlenerek bu konudaki denetimlerin gerçekleştirildiği, 2.1.4. Tesisten oluşan kötü kokunun kaynağında indirgenmesi için; tesisin mekanik ayırma ünitesi, düzenli depolama sahası ve atıksu arıtma tesisinde koku indirgeme sistemlerinin kurulduğu, bu sistemlerin çalışır vaziyette bulunduğu, 2.1.5. Tesisten kaynaklı atıksu nedeniyle yüzeysel su kaynaklarında kirliliğe sebebiyet verildiğine dair şikayetlerde; gerekli hallerde Müdürlüğün gözetiminde olmak üzere Bakanlıktan akredite almış yetkili laboratuvar temsilcileri tarafından atıksu numunesi alınarak analiz sonuçlarının ilgili yönetmelikteki sınır değerleri aşıp aşmadığının tespit edildiği, bu bağlamda tesisle ilgili olarak 26.08.2024 tarihinde yapılan denetim esnasında; tesisten kaynaklanan atıksular nedeniyle yüzeysel su kaynaklarında oluştuğu iddia edilen su kirliliği şikayetlerine istinaden Bakanlıktan akredite olmuş laboratuvar tarafından Müdürlüğün teknik personeli gözetiminde atıksu numunesinin alındığı, söz konusu analiz sonuçlarının Müdürlüğe iletilmesine müteakip 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler nezdinde bir değerlendirme yapılacağı, analiz sonuçlarının ilgili sınır değerleri aşması durumunda gerekli yasal iş ve işlemlerin yapılacağı, 2.1.6. Söz konusu tesisle ile ilgili olarak 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı şekilde faaliyet göstermesi nedeniyle işletmeye bugüne kadar 3 ayrı idari para cezası işlemi (iki defa İl Müdürlüğü tarafından Çevre Kanunu’nun 20/e maddesinden, bir defa Bakanlık tarafından 20/r maddesinden olmak üzere) uygulandığı, 2.1.7. Tesisten kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle tarım arazilerinin zarar görmesi konusunun, Müdürlüğün görev, yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığı ancak daha önce bu konuda Müdürlüğe iletilen şikayetlere istinaden İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce Müdürlüklerine gönderilen 06.04.2022 tarih ve sayılı yazıda; tesisin düzenli depolama alanının olduğu bölgede ağaçların üzerinde ve çevresinde bulunan plastik türevli atıkların toprak kirliliği oluşturduğu ancak bu durumun bitki gelişimini engelleyecek düzeyde bir etkisinin olmadığı hususlarının ifade edildiği,

2.1.8. İlgili tesisin, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında Müdürlüğün teknik elemanlarınca planlı, ani ve şikayet bazlı olarak denetlendiği, sürekli ölçüm sistemleri ile de izlendiği, bu denetimler neticesinde 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırılık tespit edilmesi durumunda Bakanlık ve İl Müdürlüğünce idari yaptırım işlemi uygulandığı açıklamalarına yer verilmiştir.

2.2. Araklı Belediye Başkanlığı’nın 11.09.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.2.1. Düzensiz depolamanın devam ettiği, düzensiz depolamanın yapılmaması yönünde herhangi bir çalışmanın olmadığı, arıtmadan çıkan deşarj suyunun temiz olduğu ancak yapılan tespitte ırmağa akan suyun pis ve kokulu olduğunun tespit edildiği, 2.2.2. Söz konusu işletmeyle alakalı herhangi bir yasal işlem tesisi edilmediği, 2.2.3. Tesisle ilgili ölçüm ve analiz sonuçlarına ulaşılamadığı, 2.2.4. Tesiste düzensiz katı atık depolamanın yapıldığı ve üzerinin toprak ve benzeri malzemeler ile kapatıldığı, 2.2.5. Belediye Başkanlığınca yapılan uyarı ve ikazlar sonucu vahşi depolanan atıkların üzeri bekletilerek toprakla kapatıldığı, 2.2.6. Çöp tesisinden çıkan atık suyun dere ve yağmursuyu bağlantı noktası alivyon malzemelerle kapatıldığından çıkış suyu numunesinin alınamadığı, ancak bağlantı noktasında siyah renkli bir su ile pis koku ile karşılaşıldığı, 2.2.7. Çöp atık sularının dereye ve yağmursuyu kanallarına temiz olarak verilmesi yönünde çöp atık suyunun arıtılması amacıyla arıtma tesislerinin yapıldığı, döküm sahasında yer altı sularına sızmayı önlemek amacıyla membran serildiği tespit edilmiş olmasına rağmen dere yatağının kirletildiğinin görüldüğü, 2.2.8. Bölgede gürültü kirliliği hariç hava ve su kirliliğinin tespit edildiği, 2.2.9. Söz konusu tesise yakın mesafedeki konutlardan hava ve su kirliliğine yönelik aşırı düzeyde şikayetlerin söz konusu olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

2.3. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 04.09.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.3.1. Trabzon ve Rize illerine ait katı atıkların bertarafı için 27.10.1997 tarih ve 97/10183 sayılı Bakanlar

Kurulu kararı ile Trabzon ve Rize İleri Yerel Yönetimler Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinin kurulduğu, bu bağlamda Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme

Birliği (TRABRİKAB) tarafından yürütüldüğünden söz konusu dilekçeye esas cevap yazısının birlik tarafından hazırlanarak yazı ekinde gönderildiği, bu kapsamda Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri

Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinin 28.08.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.3.1.1. Tesisin işletilmesi sırasında tesis ile ilgili olarak Kurumlarına çeşitli aralıklarla şikayet dilekçeleri verilmekte olduğu bu dilekçelerdeki iddialar değerlendirilerek olumsuz bütün durumlar için gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik yüklenici firmaya bildirildiği,

2.3.1.2. Katı Atık Bertaraf Tesisi ile ilgili olarak Kurumlarına gelen şikayet dilekçelerinde belirtilen iddialar değerlendirmeye alınarak çözümü için gerek Birlik teknik personeli gerekse yüklenici Evra Enerji A.Ş.

personeli tarafından iddialar değerlendirilerek tesisin çevre ve insan sağlığına karşı herhangi bir olumsuzluk oluşturmadan işletilmesinin sağlandığı, 2.3.1.3. Deponi sahasının tamamı geçirimsiz kil örtü, geçirimsiz membran örtü (Geommbran) ve geotekstil serilerek oluşan ve oluşacak tüm sızıntı sularının toprağa ve yer altı suyuna karışmasının engellendiği, 2.3.1.4. Ayrıca tesis bünyesinde bulunan depolama sahasında çevre mevzuatına aykırı herhangi bir işlem yapılmamakta olduğu depolanması gereken atıkların sahaya alındığı ve toprak örtü kapatılarak koku, sinek vb. zararlı etkiler en aza indirilerek çalışma yapıldığı, Araklı Belediyesi tarafından da sahada oluşan koku üzerine 20.08.2024 tarihinde tutanak tutularak gerekli uyarıların yapıldığı, Evra Enerji tarafından da kokunun en aza indirilmesi için gerekli çalışmaların başlatıldığının ilgili tutanakta belirtildiği, 2.3.1.5. Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi dışında çevrede herhangi bir alana çöp dökümü yapılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, tesis bünyesindeki düzenli depolama sahasında atık depolanması yapıldıktan sonra üzeri toprak örtü ile kapatılarak çalışmaların yürütüldüğü, yapılan çalışmalar sırasında rüzgar etkisiyle zaman zaman uçuşabilen poşet, kağıt vb. atıkların çok kısa süreli olarak tesis alanına yayılması söz konusu olabildiği, aynı durumun düzenli depolama sahası içinde geçerli olmakla birlikte sadece aşırı rüzgarlı zamanlarda bu durumların yaşanmasının söz konusu olduğu, bu gibi durumların yaşanmaması için tesiste devamlı olarak temizlik ekibinin görev yapmakta olduğu, uçuşan atıkların toplanmasının sağlandığı, tesis bünyesinde açık alanda çalışma yapılmamasına özen gösterildiği, atıkların çevreye rahatsızlık verilmeden bertarafının yapılmasının sağlandığı, 2.3.1.6. Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi bünyesinde oluşan tüm atıksuların (insani tüketim, 3 ünitelerde oluşan atıksular ve depolama sahası sızıntı suları) 375 m /gün kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu

Arıtma Tesisine kapalı sistem kanalizasyon hattıyla alınmakta olduğu, arıtılarak mevzuat limit değerlerinin altında alıcı ortama deşarj edildiği, 2.3.1.7. Tesiste ayda bir Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Atıksu Arıtma Tesisi çıkış suyundan numune alınarak analiz sonuçlarının Entegre Çevre Bilgi Sistemine girildiği, ayrıca Trabzon

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sunulduğu, tesis bünyesinde oluşan bütün atık suların arıtma tesisine alındığı, 2.3.1.8. Çevrede bulunan yüzeysel su kanallarına bilerek yapılan herhangi bir deşarj durumu olmayıp geçmiş dönemlerde tesiste bulunan sızıntı suyu toplama kanallarında oluşan arızadan dolayı tesisin alt kotunda bulunan dereye yağmur suları ile karışık çöp sızıntı suyu akışının olduğu tespit edilerek ve gerekli önlemler alınarak sorunun giderilmesinin sağlandığı, konu ile ilgili olarak yöre halkı tarafından Araklı

Belediyesine de şikayet yapıldığı ve belediye zabıta ekipleri tarafından tutanak tutulduğu, tesis işletmeci firması tarafından ise sorunun kaynağı bulunarak gerekli önlemler alınıp sorun çözüldüğü, bugün itibariyle böyle bir durumun söz konusu olmadığı, 2.3.1.9. Tesis faaliyetleri sırasında tesisten kaynaklı olarak oluşan hiçbir atık suyun arıtılmadan doğaya bırakılmadığı, geçmişte bir kez yaşanan dereye karışma sorunun çözülmüş olduğu, herhangi bir olumsuz durumun söz konusu olmadığı,

2.3.1.10. Tesisin faaliyeti gereği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim

Genel Müdürlüğü tarafından verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesinde atıksu ve hava emisyon konularına tabii olduğu, tesis bünyesinde atıksu ile ilgili olarak gerekli denetimlerin İl Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği Müdürlüğü tarafından yapıldığı, ve müdürlük nezaretinde alınan atıksu numuneleri ile akredite laboratuvarda düzenli olarak ölçümlerin yapıldığı, gerek tesisteki atıksu arıtma tesisi gerekse tesisin çevresinde bulunan gözlem kuyularından düzenli olarak su numuneleri alınarak ölçüm yapıldığı, yapılan analiz sonuçlarına göre herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmadığı, tesis bünyesinde oluşan atık suların arıtılmadan deşarj edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmamakla birlikte arıtma tesisinin gerek kapasitesi gerekse teknolojisi tesiste oluşan atık suların tamamının arıtılması için dizayn edildiği, atıksu arıtma tesisinde arıtılan atık suların Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Standartlarını sağlayacak şekilde deşarj edildiği, atıksu arıtma tesisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından devamlı olarak kontrol edildiği, tesis ve çevresinin haşere vb. canlılar için düzenli olarak ilaçlandığı, tesisten kaynaklı herhangi bir çevresel sorun yaşanmadığı, 2.3.1.11. Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisinde günlük yaklaşık 800 ton civarında atık bertaraf edildiği, bu işleyiş esnasında tesiste yaşanan çeşitli aksaklıklardan dolayı çevreye bir takım rahatsızlık verilen zamanların olduğu, tesis çevresinde yöre halkına rahatsızlık veren ana unsur koku oluşumu olup düzenli depolama sahasında oluşan kokunun en aza indirilmesi için devamlı olarak toprak örtü yapıldığı, su kirliliği yönünden analizlerin devamlı olarak yapılmakta olduğu, gürültü kirliliği açısından ise herhangi bir sorun yaşanmadığı, 2.3.1.12. Tesisin etrafındaki yerleşimlerden tesis hakkında zaman zaman şikayetlerin ilgili kurumlara iletildiği, şikayetlere konu durumların ise Birlik tarafından da müdahale edilerek konunun çözümünün sağlandığı, tesis bünyesindeki bacalarda emisyona karşı filtreleme sisteminin bulunduğu, tesiste bulunan mekanik aksamın tamamı kapalı ortamda bulunduğundan gürültü anlamında çevreye rahatsız edici bir durumun yaşanmadığı, 2.3.1.13. Tesiste oluşan sızıntı sularının arıtma tesisine alındığı ve arıtılarak deşarj edildiği, depolama sahasında atık depolaması bittiğinde toprak örtü ile örtü işleminin uygulandığı, koku, toz oluşumunun önüne geçilmesinin sağlandığı, ayrıca düzenli depolama sahası çevresinde koku nozülleri ile birlikte parfümleme işlemi yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

2.4. Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinin

22.10.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde;

2.4.1. Tesiste bulunan düzenli depolama sahasının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı mevzuatına göre plan ve projeleri yürütülerek tasarlandığı ve işletilmesinin de yapıldığı, söz konusu sahanın tabanının geçirimsiz tabaka ile kaplı olduğu, çöplerin bu alan içine döküldüğü ve sızan atık suların atık su arıtma tesisine alınarak arıtıldığı, düzenli depolama sahası ve atık su arıtma tesisinin Araklı Entegre Katı

Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi bünyesinde bulunduğu, entegre tesisi gelen atıkların öncelikli olarak ayrıştırma işlemine tabi tutulduğu, son olarak da ekonomik değeri olan atıkların birbirine ayrıldığı, son olarak da ekonomik değeri olmayan atıklar ile yanmayan organik atıkların düzenli depolama sahasında bertarafı yapıldığı, tesiste bulunan mekanik ayrıştırma tesisi ile gazlaştırma ünitesinde meydana gelebilen arıza durumlarında tesise kabul edilen atıkların ayrıştırmaya tabi tutulmadan direkt olarak düzenli depolama sahasına gönderilerek bertarafı yapıldığı, şikayetçinin konu ile ilgili düzensiz depolama yapıldığı iddiasının bu sebepten olmakla birlikte bu durumun dahi düzensiz depolama yapıldığı anlamını taşımadığı, çünkü

saha çevre mevzuatına uygun olarak inşa edilmiş bir düzenli depolama sahası olup tesis işleyişinde meydana gelen aksaklıklardan ötürü atıkların bu alana direk dökümünün geçici süre ile yapıldığı, 2.4.2. Araklı Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisinin kurulum aşamasında etrafında mevzuatta belirtilen 250 m sınırından daha yakın yerleşim yerleri bulunmakta iken tesisin etrafındaki 250 m sınırında kalan yerleşimler için Birlik tarafından kamulaştırma kararı alınarak tesis kurulumu ile birlikte bu sürecin başlatıldığı gelinen noktada tesisin etrafında bulunan ve 250 m sınırında kalan 14 ev ile yaklaşık

80 dönüm arazinin kamulaştırıldığı, dava konusu taşınmazların tapularının Birlik uhdesine geçtiği, mevcut

3 adet taşınmaz ile ilgili tescil yönünden kamulaştırma davalarının devam ettiği,

2.4.3. Söz konusu tesisin işleyişi ile alakalı olarak zaman zaman yöre halkı tarafından çeşitli şikayetlerin gerek Birliğe gerekse ilgili diğer kurumlara bildirildiği, şikayet konularının başında tesisten kaynaklı olarak koku probleminin iletildiği, hava kirliliği, gürültü ve uçuşan toz ile ilgili olarak Birliğe herhangi bir şikayet dilekçesi gönderilmediği, koku probleminin ise düzenli depolama sahasından kaynaklandığı, sahanın düzenli ve sık sık topraklanması için işletmeci Evra Enerji A.Ş. firmasının devamlı olarak uyarıldığı ve kontrol altında tutulduğu, fakat zaman zaman sahada oluşan metan gazının toplanabilmesi için saha içerisinde kazı çalışmaları yapıldığı ve gaz toplama boruları yerleştirildiği, bu işlemlerin uygulandığı günlerde tesisten kaynaklı koku oluşumu meydana geldiğinin bilindiği, bu nedenle yapılması gerekli olan bu işlemler için daha hızlı çalışma yapılması ve bu sürecin kış aylarında yapılması için işletmeci firmaya uyarılar yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

2.5. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 05.11.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.5.1. İl Müdürlüğünce 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında Araklı İlçesi

Taşönü Mahallesinde bulunan Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisinin içinde bulunduğu alanın

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yazılan 26.02.2019 tarih ve sayılı yazı ile “55-60 yıldır beton kırma ve eleme tesisinin bulunduğu” ifade edildiği İl Müdürlüğünce 5403 sayılı Torak Koruma ve

Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında Tarım Dışı Alanlar kapsamında değerlendirildiği bununla birlikte dosya eki belgelerde; 2.5.2. 25.10.2024 tarihli ve sayılı yazısında; Müdürlük teknik personellerince mahallinde yapılan inceleme, araştırma, teknik ve gözlemler neticesinde, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında herhangi bir aykırılığa rastlanılmadığı, 2.5.3. 30.10.2024 tarihli ve sayılı yazısında; Araklı İlçesi Taşönü Mahallesinde bulunan Katı

Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisinin içinde bulunduğu alanın Trabzon Büyükşehir Belediye

Başkanlığınca yazılan 26.02.2019 tarih ve sayılı yazı ile “55-60 yıldır beton kırma ve eleme tesisinin bulunduğu” ifade edildiği İl Müdürlüğünce 5403 sayılı Torak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında Tarım Dışı Alanlar kapsamında değerlendirildiği, 2.5.4. 30.10.2024 tarihli ve sayılı yazısında; Araklı İlçesi Taşönü Mahallesinde bulunan katı atık tesisinin çevresinde bulunan tarım alanlarına bir tehdit oluşturup oluşturmadığı yönündeki bilgi talepleri doğrultusunda ilgili mahalde 25.10.2024 tarihinde gereken inceleme ve kontrolün yapıldığı, yapılan incelemede;

2.5.4.1. Katı atık tesisinin mıntıkasında bulunan başta fındık olmak üzere tüm tarım alanlarına sirayet eden veya mevcut arazilerin geneline yayılmış atık çöp muhteviyatında maddelerin tespit edilmediği, ancak tesisin hemen çevresindeki birkaç tarım parselindeki ağaçlar üzerinde plastik materyal görüldüğü, 2.5.4.2. Yapılan kontrollerde tarım alanlarının tesise yakın olduğu katı atık tesisinin faal olarak çalıştığı ve bu durumun bitkilerde atmosfer kaynaklı metal birikimi ve partikül kirliliğine neden olabileceğinin değerlendirildiği, dolayısıyla ağır metal toksisitesinin bitkiler üzerindeki mevcut etkileri (bitkilerin vejatatif ve generatif organlarının gelişimi üzerine olumsuz etkileri, bitkilerde transpirasyon, stoma hareketleri, su alımı, fotosentez, enzim aktivitesi, çimlenme, protein sentezi membran stabilitesi, hormonal denge gibi birçok fizyolojik olayın bozulmasına neden olurlar) düşünüldüğünde mevcut durumun tarım alanlarındaki verimlilik ve sürdürülebilirlik için bir risk faktörü olduğunun görüldüğü açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

… ” , 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’ncü maddesinin birinci fıkrasında; “Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikah, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. ” 6. 10.07.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev,

yetki ve sorumlulukları şunlardır:

i) Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; … büyükşehir katı atık yönetim planını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın

yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbi atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.” 7. 09.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Kirletme yasağı” başlıklı 8’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.”, ikinci fıkrasında; “Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.” 8. 02.04.2015 tarihli ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin

“Amaç” başlıklı 1’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Yönetmeliğin amacı; a) Atıkların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetiminin sağlanmasına, b) Atık oluşumunun azaltılması, atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü, geri kazanımı gibi yollar ile doğal kaynak kullanımının azaltılması ve atık yönetiminin sağlanmasına,…ilişkin genel usul ve esasların belirlenmesidir.” 8.1. “Tanımlar” başlıklı 4’ncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Yönetmelikte geçen; k) Atık yönetimi: Atığın oluşumunun önlenmesi, kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması, özelliğine ve türüne göre ayrılması, biriktirilmesi, toplanması, geçici depolanması, taşınması, ara depolanması, geri dönüşümü, enerji geri kazanımı dahil geri kazanılması, bertarafı, bertaraf işlemleri sonrası izlenmesi, kontrolü ve denetimi faaliyetlerini,… ifade eder.” 8.2. “İl müdürlüklerinin görev ve yetkileri” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “İl müdürlükleri; d) Atıkların oluşumundan bertarafına kadar yönetimlerini kapsayan tüm faaliyetlerin kontrolünü ve denetimlerini yapmakla, uygunsuzluk halinde gerekli yasal işlemleri yapmak ve Bakanlığa bilgi vermekle, ğ) İl sınırları içerisindeki atık işleme tesislerinin izin/çevre lisansı koşullarına uygun çalışmadığının tespiti halinde gerekli yasal işlemleri yapmak ve Bakanlığa bilgi vermekle … yükümlüdür.” 8.3. “Belediyelerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 8’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyeleri, büyükşehir ilçe belediyeleri, il, ilçe ve belde belediyeleri; a) Sorumlulukları çerçevesinde atık işleme tesislerini kurmak/kurdurmakla, işletmek/işlettirmekle, ilgili tesislere çevre lisansı almak/aldırmakla, … yükümlüdür.”, ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyeleri; a) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hükümlere uymakla … yükümlüdürler.”, üçüncü fıkrasında; “Büyükşehir ilçe belediyeleri; a) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hükümlere uymakla,

b) Yönetiminden sorumlu olduğu atıkların oluşumunun önlenmesi ve atık azaltımını da içeren atık yönetim planlarını hazırlamak, Bakanlığa sunmak, bu plan doğrultusunda çalışmaları yürütmek ve gerekli önlemleri almakla… yükümlüdürler.” 9. 26.03.2010 tarihli ve 27533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına

Dair Yönetmelik’in “Düzenli depolama tesislerinde genel olarak alınacak önlemler” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Depolama tesisinden kaynaklanabilecek olumsuz etkileri asgari düzeye indirmek için tesis; a) Koku ve tozların çevreye yayılmasını, b) Rüzgarın etkisiyle kağıt, naylon torba ve ince plastik gibi atıkların yayılmasını, c) Gürültü ve trafik yoğunluğunu, ç) Kuşlar, haşerat, böcek ve diğer hayvanların alanda üremesi ve alandaki patojenleri çevreye taşımasını, d) Havada depo gazından kaynaklanan tabakalaşma ve aerosollerin oluşumunu, e) Yangın ihtimalini azaltacak ve tesis çevresine etkilerini önleyecek biçimde donatılır.” ikinci fıkrasında; “İşletme aşamasında depolama tesisine kabul edilen atıklar, sahanın yapısal sağlamlığını bozmayacak, iç ve dış şevlerde kayma ve yıkılmalara neden olmayacak güvenlik düzeyinde depolanır. Zemin stabilitesinin geçirimsizlik tabakasına zarar vermeyecek nitelikte olması sağlanır.”, dördüncü fıkrasında; “Depolama tesisi, izinsiz girişleri engelleyecek şekilde çevre çiti ve giriş kapısı ile donatılarak emniyet altına alınır.

Tesiste izinsiz atık boşaltımını engelleyecek kontrol mekanizması oluşturulur.” 9.1. “Düzenli depolama tesislerinde toprak ve suların korunması için su kontrolü ve sızıntı suyu yönetimi” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Düzenli depolama tesisinin yer seçimi ve tasarımı, toprağın, yüzeysel suların ve yeraltı sularının kirlenmesini önleyecek şekilde yapılır ve 16 ncı maddede belirtilen hususlar uygulanır. Kapatma sonrası aşamada bu korumanın sağlanması için ise 17 nci maddede belirtilen yapı teşkil edilir.”, ikinci fıkrasında; “I. sınıf ve II. sınıf düzenli depolama tesisleri için sahanın özellikleri ve meteorolojik şartlar dikkate alınarak; a) Depolama sahasına yağıştan kaynaklanan yüzeysel suların girmesini engellemek, b) Sızıntı suyu toplama sistemine yağış suyu girmesini asgari düzeye indirmek, c) Yüzeysel suların ve/veya yeraltı sularının depolanmış atığa temasını engellemek, ç) Kirlenmiş suları ve sızıntı suyunu toplamak, d) Depolama sahasında toplanmış kirlenmiş suları ve sızıntı suyunu 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği doğrultusunda deşarj standartlarına uygun hale getirmek için arıtmak amacıyla önlemler alınır. ” 9.2. “Yer seçimi” başlıklı 15’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığı I. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az bir kilometre, II. sınıf ve III. sınıf düzenli depolama tesisleri için ise en az iki yüz elli metre olmak zorundadır.”, ikinci fıkrasında; “Ayrıca, düzenli depolama tesisinin yer seçiminde;

a) Düzenli depolama tesisinin hava ulaşım güvenliğini etkileyip etkilemediği, b) Orman alanları, ağaçlandırma alanları, yaban hayatı ve bitki örtüsünün korunması gibi özel amaçlarla koruma altına alınmış alanlara uzaklığı, c) Bölgede bulunan yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve koruma havzalarının durumu, yeraltı su seviyesi ve yeraltı suyu akış yönleri, ç) Sahanın topografik, jeolojik, jeomorfolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik durumu, d) Taşkın, heyelan, çığ, erozyon ve yüksek deprem riski, e) Hakim rüzgar yönü ve yağış durumu, f) Doğal veya kültürel miras durumu dikkate alınır.” 9.3. “Depo tabanının teşkili” başlıklı 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Düzenli depolama tesisinin tabanı ve yan yüzeylerinde, sızıntı suyunun yeraltı suyuna karışmasını önleyecek şekilde bir geçirimsizlik tabakası teşkil edilir. Geçirimsizlik tabakasının fiziksel, kimyasal, mekanik ve hidrolik özellikleri depolama tesisinin toprak ve yeraltı suları için oluşturacağı potansiyel riskleri önleyecek nitelikte olmak zorundadır. Geçirimsizlik malzemeleri teknik özellik bakımından Türk Standartları

Enstitüsü standartlarına uygun olmalıdır.”, 9.4. “Kontrol ve izleme işlemlerine ilişkin genel hükümler” başlıklı 23’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “İşletmeci, sızıntı sularından ve yağış sularından dolayı tesiste olabilecek olumsuzlukları engellemek amacıyla gerekli önlemleri almak için meteorolojik verileri takip etmekle yükümlüdür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, Araklı ilçesinde bulunan katı atık tesisinin düzensiz depolama yaptığını, çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığını, derenin çöp suyu ile kirlendiği, konu hakkında yapmış oldukları başvurulara rağmen sorunun çözülmediğini iddia ve ifade ederek gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

12. Anayasasının 56’ncı maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrasında da çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek gerek Devlete gerekse vatandaşlara ödev olarak yüklenmiştir. Nitekim ilgi maddenin gerekçesinde; çevre korunmasının önemi ve son yıllarda kazandığı boyutların ferde Devlete karşı dengeli ve sağlıklı çevrede yaşama yolunda bir sosyal hak tanınmasını zorunlu kıldığı, bu sebeple Devletin hem kirlenmeyi önlemesi hem de tabiî çevrenin korunması ve geliştirilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği belirtilmiştir.

13. Anayasada yer alan bu ilkeler 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3’ncü maddesinde de benzer biçimde düzenlenmiştir. Buna göre; gerçek ya da tüzel kişi olarak herkesin, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olduğu, alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. 8’inci maddesinde her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermenin, depolamanın, taşımanın, uzaklaştırmanın ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak oluğu kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları ifade edilmiştir.

14. Çevrenin kirlenmesinden veya bozulmasından sonra eski haline getirmenin çok maliyetli olması, hatta bazı durumlarda eski hale getirmenin imkânsız olması nedeniyle çevreyi temizleme yerine mümkün olduğunca çevrenin doğal halinin korunmasına ilişkin çalışmalar yapılmaktadır. Bu nedenle çevre mevzuatıyla getirilen düzenlemeler ve konu hakkında yapılan denetimler; çevrenin korunması ve kirliliğinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

15. Ancak günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler, kentleşme ve nüfus artışının etkisiyle insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki baskısı hem ülkemizde hem de dünya üzerindeki diğer ülkelerde giderek artmaktadır. Diğer bir ifadeyle nüfus yoğunluğunun artması, kentleşme ve yaşam seviyesinin yükselmesi; kaynakların daha yoğun kullanımını ve tüketim eğiliminin artmasına neden olmuş olup bu doğrultuda oluşan atıklar da hem atık hacmi hem de atık içerikleri nedeniyle çevreye yönelik endişe verici boyutlara ulaşmıştır.

16. Bu kapsamda özellikle büyük ve yoğun nüfusa sahip şehirlerde gün geçtikçe artarak büyük sorunlara yol açan katı atıklar nedeniyle oluşan çevresel risklerin azaltılması ile çevrenin ve halk sağlığının korunması amaçlarıyla atıkların çevreye en az zarar verecek şekilde bertaraf edilmesini gündeme getirmiştir. Çünkü atıkların kontrolsüz biçimde bırakıldığı alanlarda hastalıkların hızla yayılması veya böcek haşere sorunlarının yanı sıra toprak, su ve hava kirliliği dolayısıyla da hem insan sağlığı hem de çevre kirliliği problemleri oluşmaktadır. Bu nedenle söz konusu atıkların çevreye ve insan sağlığına etkisini azaltmak ve yönetimini sağlamak üzere günümüzde uygulanan bertaraf yöntemleri arasında kompostlaştırma, düzenli depolama, yakma, biyometanizasyon, piroliz, gazlaştırma gibi uygulamalar yer almakta olup ülkemizde de düzensiz depolama sahalarının rehabilite edilmesi ve depo gazının değerlendirilmesi ile ilgili çalışmaların arttırılması hedeflenmektedir. (https://webdosya.csb.gov.tr/db/bolu/icerikler/atiklar-20180222082452.pdf, s.7, 06.01.2025)

17. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2022 yılı verilerine göre de, düzenli depolama tesisleri ile hizmet verilen nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı %89 olup 2023 yılı sonunda mevcut altyapı tesislerinin tümünün iyileştirilmesi ve atık bertaraf hizmeti verilen nüfus oranının %100’e çıkarılması hedeflenmiştir. (Çevresel Göstergeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel

Müdürlüğü, Ankara, 2023, s.75.)

18. Günümüzde hâlâ bazı ülkelerde katı atıkların hiçbir önlem alınmaksızın açık araziye rastgele boşaltılması uygulaması ile karşılaşılmakla birlikte pek çok ülkede nüfusun ve tüketimin artması, çevre kirliliği gibi değişen dünya koşulları göz önünde bulundurularak daha etkin bertaraf yöntemleri uygulanmaktadır. Bu çerçevede entegre atık yönetiminde sırasıyla atık azaltma (önleme-azaltım), maddesel geri dönüşüm (ambalaj atıkları, kompostlaştırma), enerji geri kazanımı, termal dönüşüm (yakma,

gazlaştırma, biyometan enerjisi) ve düzenli depolama yöntemlerinin uygulanması öngörülmektedir. (Katı

Atık Geri Dönüşüm ve Arıtma Teknolojileri, Türkiye Belediyeler Birliği, İstanbul, 2019, s.25.)

19. Ancak atık yönetiminde uygulanan yöntemler birbirinden bağımsız olmayıp etkileşim içerisindedir ve mümkün olduğunca az atık oluşturmak için öncelikli amaç, önlemedir. Ancak önleme yapılamıyorsa/yetersiz kalıyorsa atık kaynağında azaltımını yapmak doğal kaynakları korumak için oldukça önemlidir. Geri Dönüşüm ve kompostlaştırma sistemde ikinci sırada yer almakta ve atığın tamamen önlenemediğinden hareketle olumsuz çevresel etkileri azaltarak atığın başka formlara sokulması esasına dayanmaktadır. Yakma teknolojileri ise sistemin üçüncü basamağında yer almakta olup atık hacminin azaltılması için yapılmaktadır. Atık hacminin onda bire düşürülmesine imkan veren yakma tesisleri giderek yaygınlaşmakta olup atık yakma sonucu üretilen enerjinin buhar ve/veya elektrik olarak geri kazanılmasını sağlamaktadır. (Katı Atık Geri Dönüşüm ve Arıtma Teknolojileri, Türkiye Belediyeler Birliği, İstanbul, 2019, s.29.) Düzenli depolama ise atık hiyerarşisinde son basamakta yer almaktadır. Diğer bertaraf yöntemleriyle bertaraf edilemeyen veya yakma gibi teknolojiler sonucu oluşan son ürünler düzenli depolama alanlarına gönderilmek zorundadır. Bu sebepten dolayı diğer yöntemlerin etkili bir şekilde kullanımı düzenli depolama alanlarının büyük arazi ihtiyacının azaltılmasını sağlamaktadır.

20. Modern bir düzenli depolama tesisinde uygulanan yapım ve işletme teknolojisi, halk ve çevre sağlığının korunmasını garanti etmekte olup bu konuda dikkate alınması gereken hususlar tesislerin uygun tasarımı ile kapanma sonrası izlemenin etkin şekilde sağlanmasıdır. (Katı Atık Geri Dönüşüm ve Arıtma

Teknolojileri, Türkiye Belediyeler Birliği, İstanbul, 2019, s.29.) Düzenli depolama tesislerinin yer seçimi, teknik tasarımlarının yapılması, inşa edilmesi, işletilmesi, kapatılması ile kapatma sonrası kontrol ve bakım süreçleri Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir.

21. Bu kapsamda depolama tesisinden kaynaklanabilecek olumsuz etkileri asgari düzeye indirmek için tesisin koku ve tozların çevreye yayılmasını, rüzgarın etkisiyle kağıt, naylon torba ve ince plastik gibi atıkların yayılmasını, gürültü ve trafik yoğunluğunu, kuşlar, haşerat, böcek ve diğer hayvanların alanda üremesini ve alandaki patojenleri çevreye taşımasını, havada depo gazından kaynaklanan tabakalaşma ve aerosollerin oluşumunu, yangın ihtimalini azaltacak ve tesis çevresine etkilerini önleyecek biçimde donatılması gerekmektedir.

22. Mevzuata göre atıkların belirli teknik standartlara göre bertaraf edildiği düzenli depolama tesisinin yer seçiminde ise; yerleşim yerlerine uzaklığı, hava ulaşım güvenliğini etkileyip etkilemediği, orman alanları, ağaçlandırma alanları, yaban hayatı ve bitki örtüsünün korunması gibi özel amaçlarla koruma altına alınmış alanlara uzaklığı, bölgede bulunan yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve koruma havzalarının durumu, yeraltı su seviyesi ve yeraltı suyu akış yönleri, sahanın topografik, jeolojik, jeomorfolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik durumu, taşkın, heyelan, çığ, erozyon ve yüksek deprem riski, hakim rüzgar yönü ve yağış durumu, doğal veya kültürel miras durumu dikkate alınmaktadır. Aynı zamanda atık taşıma mesafesi ve ulaşım durumu gibi unsurların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ancak günümüzde katı atık bertarafı ve düzenli depolama için yer seçimi önemli bir sorun durumundadır.

23. Nitekim somut olayda olduğu gibi Trabzon ve Rize illerinin içinde bulunduğu coğrafi yapı nedeniyle bu bölgelerde katı atık bertarafına yönelik uygun alanlarının bulunması ve bu tesislerin kurulması oldukça zor şartlarda olabilmektedir. Bilindiği üzere Doğu Karadeniz Bölgesi genellikle, düz alanların nadiren bulunduğu dağlık alanlardır ve yerleşimler bir arada bulunmayıp dağınık yerleşme söz konusudur. Bu sebeple yakınında hiçbir konutun bulunmadığı katı atık bertarafı için alan bulmak oldukça güçtür.

24. 2017 yılında farklı başvuranlar tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda; Trabzon İli Araklı İlçesi

Taşönü Mahallesi sınırları içerisinde kurulması planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisinde kurulmasının engellenmesi talep edilmiştir. Yapılan incelemede; özellikle Karadeniz Bölgesinde mevzuata uygun katı atık bertaraf tesisleri için uygun alanların bulunmasının çok zor olduğu, bu sebeple bazı Karadeniz illerinde hala düzensiz depolama yapılmakta olduğu, bu yöntem dolayısıyla katı atıkların açık alanlara ve deniz kenarlarına dökülerek insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkilerin meydana gelmesine sebep olunduğu vurgulanmıştır. Ayrıca söz konusu kararda; yapılması planlanan Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi projesi ile ilgili olarak Bakanlık tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” Kararı verildiği, şikâyetçilerin iddialarının teknik açıdan değerlendirilmesi amacıyla Kurumumuz tarafından da bilirkişilerin tayin edildiği belirtilerek ÇED Raporu ile “Bilirkişi Raporu” nda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ile ilgili mevzuat doğrultusunda Trabzon İli Araklı İlçesi Taşönü Mahallesi sınırları içerisinde Katı Atık

Bertaraf Tesisinin kurulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir. (Kamu Denetçiliği

Kurumu, 05.12.2018, B.No: 2017/11491, Ret Kararı)

25. Diğer taraftan 2018 yılında verilen kararda Katı Atık Bertaraf Tesisinin kurulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiş olmakla birlikte, ilgili tesisin mevzuata uygun faaliyet gösterip göstermediği ayrı bir inceleme konusudur. Nitekim somut olayda incelemesi yapılan uyuşmazlık konusu da; Araklı ilçesinde bulunan katı atık tesisinin düzensiz depolama yaptığı, çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığı, derenin çöp suyu ile kirlendiği iddialarına ilişkindir.

26. Bu bağlamda başvuranın iddialarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle söz konusu tesisle ilgili olarak başvuranın düzensiz depolama yapıldığı iddiaları ile katı atıkların rüzgâr/hayvanlar vb.

etkenler aracılığıyla çevreye/tarım arazilerine taşınıp taşınmadığının incelenmesi önem arz etmektedir.

26.1. Birlik tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda düzensiz depolama yapıldığı iddialarına ilişkin olarak; gelen atıkların öncelikli olarak ayrıştırma işlemine tabi tutulduğu, ekonomik değeri olmayan atıklar ile yanmayan organik atıkların düzenli depolama sahasında bertarafı yapıldığı, mekanik ayrıştırma tesisi ile gazlaştırma ünitesinde meydana gelebilen arıza durumlarında tesise kabul edilen atıkların ayrıştırmaya tabi tutulmadan direkt olarak düzenli depolama sahasına gönderilerek bertarafı yapıldığı, şikayetçinin konu ile ilgili düzensiz depolama yapıldığı iddiasının bu sebepten olmakla birlikte bu durumun dahi düzensiz depolama yapıldığı anlamını taşımadığı, tesis işleyişinde meydana gelen aksaklıklardan ötürü atıkların bu alana direk dökümünün geçici süre ile yapıldığı, tesiste düzensiz depolama durumu olmasının mümkün olmadığı ifade edilmektedir.

26.2. Araklı Belediye Başkanlığınca gönderilen cevabi yazıda ise; düzensiz depolamanın devam ettiği, düzensiz depolamanın yapılmaması yönünde herhangi bir çalışmanın olmadığı, tesiste düzensiz katı atık depolamanın yapıldığı ve üzerinin toprak ve benzeri malzemeler ile kapatıldığı, Belediye Başkanlığınca yapılan uyarı ve ikazlar sonucu vahşi depolanan atıkların üzeri bekletilerek toprakla kapatıldığı ifade edilmiştir.

26.3. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce de tesisin içinde bulunduğu alanın Tarım Dışı Alanlar kapsamında değerlendirildiği belirtilerek Kurumumuza gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde dosya ekinde yer alan 25.10.2024 tarihinde Müdürlüğün ilgili birimince yapılan incelemede; tüm tarım alanlarına sirayet eden veya mevcut arazilerin geneline yayılmış atık çöp muhteviyatında maddelerin tespit edilmediği ancak tesisin hemen çevresindeki birkaç tarım parselindeki ağaçlar üzerinde plastik materyal görüldüğü ayrıca

ağır metal toksitesinin etkileri dikkate alındığında mevcut durumun tarım alanlarındaki verimlilik ve sürdürülebilirlik için bir risk faktörü olduğunun görüldüğü belirtilmiştir.

26.4. Bu kapsamda ilgili tesise yönelik iddialar hakkında bilirkişi incelemesi de yaptırılmış olup atıkların mevzuata aykırı depolama yapılıp yapılmadığı hususlarına yönelik Bilirkişi Komisyonu tarafından hazırlanan raporda; “Söz konusu tesiste düzenli depolama yapıldığı, tesise gelen katı atıkların ayrıştırılarak organik atıkların düzenli depolama alanında biriktirildiği, düzenli depolama alanı geçirimsizliği sağlamak amacıyla jeomembranla kaplanmış olup, bu alanda biriktirilen atıkların üzerinin yer yer toprak örtüsüyle kaplandığı, yapılan gözlemlerde tesis dışındaki alanlarda herhangi çöpe rastlanmadığı, bununla birlikte tesis içinde düzenli depolama alanı güzergahında yer yer çöp birikintileri olduğu” tespitlerine yer verilmiştir.

26.5. Ayrıca Kurumumuzca bilirkişi komisyonundan ilgili alandaki katı atıkların rüzgâr/hayvanlar vb.

etkenler aracılığıyla çevreye/tarım arazilerine taşınarak bir tehdit oluşturup oluşturmadığı yönündeki değerlendirmeler de talep edilmiş olup bilirkişi raporunda; “Söz konusu tesiste tesisin kuruluş aşamasında planlanan gazlaştırma prosesinde öngörülen verimlere ulaşılamaması ile ilişkili olarak atıkların büyük bir çoğunluğunun depolama alanına yönlendirilmesi sonucu düzenli depolama alanının planlanan takvimden daha erken dolma riski oluştuğu, ayrıca depolanan atığın karakteri gereği kuşlar, haşerat, böcek ve diğer hayvanların alanda üremesi ve alandaki patojenleri çevreye taşıması riskinin mevcut olduğunun düşünüldüğü, Tesis verimini artırmak için bazı ek adımlar atılsa da arzulanan başarının elde edilemediği, bu aşamada planlama eksikliği olduğunun değerlendirildiği, sonuç olarak, tesiste yapılan incelemelerde düzenli depolama sahasındaki katı atıkların üzerinin kısmen açık olduğu, rüzgar ve hayvanlar gibi etkenlerle taşınma potansiyelinin bulunduğu, çevreye ve tarım arazilerine taşınan atıkların çevre ve görüntü kirliliği açısından risk oluşturabileceği” kanaatine varılmıştır.

Şekil: Bilirkişi raporunda yer alan düzenli depolama sahasının görünümü

27. Bilindiği üzere düzensiz/vahşi depolama; katı atıkların rastgele dökülmesi suretiyle yeraltı ve yerüstü su kirliliği, toprak kirliliği, patlama ve yangın tehlikesi başta olmak üzere görüntü kirliliği, toz ve kötü koku yayılması gibi birçok çevresel soruna yol açan alanları ifade etmektedir. Bu çerçevede ilgili tesiste düzenli depolama yapıldığı kabul edilmekle birlikte Bilirkişi Raporu’nda tespit edilen “düzenli depolama sahasındaki katı atıkların üzerinin kısmen açık olması nedeniyle rüzgar ve hayvanlar gibi etkenlerle taşınma potansiyelinin bulunduğu, çevreye ve tarım arazilerine taşınan atıkların çevre ve görüntü kirliliği açısından risk oluşturabileceği” hususları ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce tespit edilen risk faktörlerine yönelik azami seviyede dikkat edilmesi ve gereken çalışmaların yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Diğer taraftan başvuran; çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığı, derenin çöp suyu ile kirlendiği iddialarında da bulunmaktadır.

28.1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce; 26.08.2024 tarihinde yapılan denetim esnasında; tesisten kaynaklanan atıksular nedeniyle yüzeysel su kaynaklarında oluştuğu iddia edilen su kirliliği şikâyetlerine istinaden Bakanlıktan akredite olmuş laboratuvar tarafından Müdürlüğün teknik personeli gözetiminde atıksu numunesinin alındığı, söz konusu analiz sonuçlarının Müdürlüğe iletilmesine müteakip 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler nezdinde bir değerlendirme yapılacağı, analiz sonuçlarının ilgili sınır değerleri aşması durumunda gerekli yasal iş ve işlemler yapılacağı ifade edilmiştir.

28.2. Birlik tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise söz konusu hususlara yönelik özetle; Katı

Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi bünyesinde oluşan tüm atık suların İleri Biyolojik Atıksu Arıtma

Tesisine kapalı sistem kanalizasyon hattıyla alınmakta olduğu, arıtılarak mevzuat limit değerlerinin altında alıcı ortama deşarj edildiği, tesiste ayda bir Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Atıksu Arıtma

Tesis çıkış suyundan numune alınarak analiz sonuçlarının Entegre Çevre Bilgi Sistemine girildiği, düzenli depolama sahasından ve yağmur suyu kanallarından dereye su akıtılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı bölgenin coğrafi durumu göz önüne alındığında aşırı derecede yağan yağmurlar sonrasında tesis yağmur suyu kanallarında tıkanmaların meydana gelebildiği bu durumda da taşmalara sebebiyet verdiği, çevrede bulunan yüzeysel su kanallarına bilerek yapılan herhangi bir deşarj durumu söz konusu olmayıp geçmiş dönemlerde tesiste bulunan sızıntı suyu toplama kanallarında oluşan arızadan dolayı tesisin alt kotunda bulunan dereye yağmur suları ile karışık çöp sızıntı suyu akışının olduğu tespit edilerek sorunun giderilmesinin sağlandığı, bugün itibariyle böyle bir durum söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.

28.3. Araklı Belediye Başkanlığınca ise; çöp tesisinden çıkan atık suyun dere ve yağmursuyu bağlantı noktası alivyon malzemelerle kapatıldığından çıkış suyu numunesinin alınamadığı ancak bağlantı noktasında siyah renkli bir su ile pis koku ile karşılaşıldığı, çöp atık sularının dereye ve yağmursuyu kanallarına temiz olarak verilmesi yönünde çöp atık suyunun arıtılması amacıyla arıtma tesislerinin yapıldığı, döküm sahasında yer altı sularına sızmayı önlemek amacıyla membran serildiği tespit edilmiş olmasına rağmen dere yatağının kirletildiğinin görüldüğü belirtilmiştir.

28.4. Kurumumuza sunulan bilirkişi raporunda çöp sularının dereye ve yağmur suyu kanallarına akıtıldığı, derenin çöp suyu ile kirlendiği iddiaları kapsamında tesis çevresinde su/dere kirliliği olup olmadığına yönelik yapılan inceleme ile ilgili olarak; “Yapılan incelemelerde düzenli depolama alanındaki çöp sularının atıksu arıtma tesisinde toplandığı ve arıtma yapılarak dereye deşarj edildiğinin gözlemlendiği, tesisin atıksu arıtma tesisi çıkışından alınan 2

saatlik kompozit numunelerde Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, kapsamında ölçüm ve analizlerin yapıldığı ve değerlerin yönetmelikte belirtilen limitler içerisinde kaldığının anlaşıldığı, Düzenli depolama alanındaki sızıntı suları arıtma tesisi aracılığıyla yönetmelik kapsamında müsaade edilebilir limitlere indirilmiş olarak deşarj edilmekle birlikte özellikle aşırı yağışların meydana gelmesi durumlarında üzeri toprakla kapatılmış olan alandaki yıkanma sularının alıcı ortama ulaşma potansiyelinin yüksek olduğunun değerlendirildiği, tesiste yağmur sularının arıtılmasıyla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı için depolama alanındaki atıklarla temas eden ve kirlenen yağmur sularının dereye karışması durumunun mümkün olabileceğinin tesis yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de dile getirildiği, saha incelemesi esnasında arıtılmış atıksu deşarj noktasında herhangi bir koku ve arıtılmamış su deşarjı tespit edilmemiş olmakla birlikte, bu noktanın numune almaya daha uygun hale getirilmesi ve atıksu deşarj numunelerinin bu noktadan alınması gerektiğinin düşünüldüğü, ayrıca atık su deşarj noktasının dere ile birleştiği kısımda bazı atıkların bulunduğu ve çevre kirliliği açısından risk oluşturabileceği” belirtilmiştir.

Şekil; Bilirkişi raporunda yer alan atık su deşarjının dere ile birleştiği noktanın görünümü

Şekil: Araklı-Taşönü Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi’nde atık suyu arıtma tesisine ait arıtma ünitelerinin ve arıtmadan çıkan arıtılmış suyun görünümü (Bilirkişi Raporu)

29. Katı atık depolama sahalarında; atıkların içinde bulunan veya sahaya dışarıdan giren sulardan kaynaklı olarak, yüksek oranda kirletici özelliğe sahip sızıntı suyu olarak adlandırılan sular oluşmaktadır. Arıtılması zor atıksulardan olan sızıntı suyunun üç önemli kaynağı; depolanan atıktaki su muhtevası, dışarıdan depoya giren su ve depolanan katı atıkların içindeki organik maddelerin ayrışması sonucu oluşan su miktarıdır.

(Düzenli Depolama Tesisleri Saha Yönetimi ve İşletme Kılavuzu, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, 2014, s.22.)

30. Bu kapsamda düzenli depolama tesisinin sızıntı suyunun yeraltı suyuna karışmasını önleyecek şekilde bir geçirimsizlik tabakası oluşturulması önem taşımaktadır. Nitekim idarelerce ilgili tesiste; deponi sahasının tamamı geçirimsiz kil örtü, geçirimsiz membran örtü (Geommbran) ve geotekstil serilerek oluşan ve oluşacak tüm sızıntı sularını toprağa ve yer altı suyuna karışmasının engellendiği ifade edilmektedir.

31. Diğer taraftan tesisteki geçirimsizlik tabakasına ilave olarak meteorolojik koşulların da dikkate alınması suretiyle herhangi bir olumsuzluğa mahal vermeyecek önlemlerin alınması da gerekmektedir. Nitekim sızıntı suyu oluşumuna yağış sularının çok büyük katkısı olması sebebi ile dü zenli depolama sahalarına yağış sızmasının önlenmesi sızıntı suyu oluşumunu azaltıcı yönde etkileyebilmektedir. (Kentsel Katı Atık

Düzenli Depolama Tesisi Sızıntı Suyunda Yarrowıa Lıpolytıca’nın Çoğaltılması, Sare Karşit, İstanbul

Teknik Üniversitesi, Lisasüstü Eğitim Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2022, s.7.)

32. Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte de II. sınıf düzenli depolama tesisleri için sahanın özellikleri ve meteorolojik şartlar dikkate alınarak; depolama sahasına yağıştan kaynaklanan yüzeysel suların girmesini engellemek, sızıntı suyu toplama sistemine yağış suyu girmesini asgari düzeye indirmek, yüzeysel suların ve/veya yeraltı sularının depolanmış atığa temasını engellemek, kirlenmiş suları ve sızıntı suyunu toplamak, depolama sahasında toplanmış kirlenmiş suları ve sızıntı suyunu deşarj standartlarına uygun hale getirmek için arıtmak amacıyla önlemlerin alınması gerektiği belirtilmektedir.

33. Ancak Birlik tarafından gönderilen cevabi yazıda aşırı derecede yağan yağmurlar sonrasında tesis yağmur suyu kanallarında tıkanmaların meydana gelebildiği bu durumda taşmalara sebebiyet verdiği

belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda da özellikle aşırı yağışların meydana gelmesi durumlarında üzeri toprakla kapatılmış olan alandaki yıkanma sularının alıcı ortama ulaşma potansiyelinin yüksek olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca tesiste yağmur sularının arıtılmasıyla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı için depolama alanındaki atıklarla temas eden ve kirlenen yağmur sularının dereye karışması durumunun mümkün olabileceği hususunun tesis yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de dile getirildiği ifade edilmiştir.

34. Yukarıda da ifade edildiği üzere yağış, depolama sahalarında sızıntı suyu miktarına oldukça etki etmektedir. Bu nedenle bölgedeki yağış değişimleri, yağış miktarı ve şiddetine yönelik gerekli önlemleri almak sahanın kontrolü açısından elzemdir. Yağmur suyunun başarısız kontrolü, sadece tesisin mansap kısmındaki alıcı ortamları (atık, sediment, kimyasal kirleticiler vb.) değil, depolama sahası işletilmesi uygulamalarını ve maliyeti de etkileyeceği gibi sızıntı suyu miktarının da artmasına neden olacağından iyi bir yüzeysel su drenajı sağlanması tüm düzenli depolama alanı tasarımlarının önemli bir parçasıdır.

(Düzenli Depolama Tesisleri Saha Yönetimi ve İşletme Kılavuzu, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, 2014, s.73)

35. Su kirliliği iddialarına yönelik söz konusu hususlar çerçevesinde; ilgili tesiste ayda bir su kirliliği kontrolü yapıldığı ve Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere suyun arıtma yapılarak deşarj edildiği anlaşılmakla birlikte meteorolojik koşulların ve bölgedeki yağış miktarının da dikkate alınarak sahada sel, taşkın gibi yağış sularından kaynaklı olumsuzlukların engellenmesi ve Bilirkişi raporunda tespit edilen risklere yönelik önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

36. İlgili alanda koku sorunu ve hava kirliliğine yönelik de inceleme yapılmıştır. Birlik tarafından gönderilen cevabi yazıda bu konuda özetle; söz konusu tesisin işleyişi ile alakalı olarak zaman zaman yöre halkı tarafından tesisten kaynaklı olarak koku probleminin bildirildiği, koku probleminin düzenli depolama sahasından kaynaklandığı, sahanın düzenli ve sık sık topraklanması için işletmeci Evra Enerji A.Ş.

firmasının devamlı olarak uyarıldığı ve kontrol altında tutulduğu, fakat zaman zaman sahada oluşan metan gazının toplanabilmesi için saha içerisinde kazı çalışmaları yapıldığı ve gaz toplama boruları yerleştirildiği, bu işlemlerin uygulandığı günlerde tesisten kaynaklı koku oluşumu meydana geldiğinin bilindiği, bu nedenle yapılması gerekli olan bu işlemler için daha hızlı çalışma yapılması ve bu sürecin kış aylarında yapılması için işletmeci firmaya uyarılar yapıldığı, Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisinde günlük yaklaşık 800 ton civarında atık bertaraf edildiği, bu işleyiş esnasında tesiste yaşanan çeşitli aksaklıklardan dolayı çevreye birtakım rahatsızlık verildiği zamanlar olduğu, tesis bünyesindeki bacalarda emisyona karşı filtreleme sistemi bulunduğu, düzenli depolama sahasında atık depolanması bittiğinde toprak örtü ile örtü işlemi uygulandığı ve koku, toz oluşumunun önüne geçilmesinin sağlandığı, ayrıca düzenli depolama sahası çevresinde koku nozülleri ile birlikte parfümleme işlemi yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

36.1 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce ise; bahse konu tesisin; sahip olduğu

ekipmanları, tesisten kaynaklanabilecek çevresel etkiler için alınan tedbirleri ve bu tedbirlerin kontrolü için kurulumu gerçekleştiren online izleme sistemleri ile ileri teknolojide dizayn edilmiş bir tesis olduğu, tesisin atık yakma prosesi olan gazlaştırma ünitesine ait iki adet bacaya bağlı 4 farklı tipte filtre sistemi (Elektrostatik Filtre, Sulu Elektrostatik Filtre, Scrubber Filtre, DeN0x Filtre) ile ayrıca bacadan atmosfere verilen emisyon içerisindeki kirletici parametrelerin anlık ve online olarak izlenmesini sağlayan Sürekli

Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) bulunduğu, sürekli emisyon ölçüm sistemlerinden alınan verilerin, Bakanlığın Sürekli İzleme Merkezi tarafından izlendiği ifade edilmiştir.

36.2. Araklı Belediye Başkanlığı ise; bölgede gürültü kirliliği hariç hava ve suyun kirliliğinin tespit edildiği, söz konusu tesise yakın mesafedeki konutlardan hava ve su kirliliğine yönelik şikayetlerin söz konusu olduğu ifade edilmiştir.

36.3. Kurumumuza sunulan bilirkişi raporunda da; “Tesiste yer alan gazlaştırma ünitesine ait bacalarda sürekli emisyon ölçüm sistemi yer aldığı, tesisten çıkan gazlar online olarak ilgili bakanlık tarafından 24 saat izlendiği, bu bacalarda hava kirliliğini önlemeye yönelik olarak Elektrostatik Filtre, Sulu Elektrostatik

Filtre, Scrubber Filtre ve DeN0x Filtre olmak üzere 4 farklı tipte filtre sistemi kullanıldığının belirtildiği, Sahadaki atıksu arıtma tesisi ve depolama alanında biriktirilen organik atıklardan kaynaklı yoğun bir koku belirlendiği, çevredeki halkın bu kokudan rahatsız olması ve negatif yönde etkilenmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı, Şikâyete konu hususların halkın yaşam kalitesini etkileme potansiyelinin mevcut olduğu, bununla birlikte kaliteyi düşüren faktörlerin zincir etkisiyle birbirine bağlı olduğu, atığın üretildiği konutlardan başlamak üzere kişi ve kurumların sorumluluk içerisinde hareket etme zorunluluğunun bulunduğu, aksi durumda organik içerik bakımından beklenenin üzerinde bir atık oluşması, tesisin öngörülen verimlilikte çalışamaması sonucu koku ile sınırlı olmayan ve çevresel açıdan önemli birçok sorunun kümülatif olarak ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğu, yöre halkı tarafından dile getirilen koku probleminin hava ve rüzgar şartlarına bağlı olarak yönetmelik gereği istimlak edilen alanların da ötesine ulaşma potansiyeline sahip olduğu” hususlarına yer verilmiştir.

37. Depolama tesislerinden kaynaklanabilecek olumsuz etkileri asgari düzeye indirmek için tesislerde; koku ve tozların çevreye yayılmasını önleyecek sistemler kurulması zorunludur. Bu kapsamda ilgili alanda hava kirliliğini önlemeye yönelik olarak 4 farklı tipte filtre sistemi kullanıldığı ve saha çevresinde parfümleme işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında yoğun kokudan vatandaşların rahatsız olması ve etkilenmesi dolayısıyla kokuya yönelik ilave önlemlerin ivedilikle alınması gerektiği açıktır.

38. Kurumumuzca başvuru belgesinde konuya yönelik herhangi bir iddia ve ifade bulunmamasına rağmen

Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi çevresinde bulunan ve 250 m sınırında bulunan yerleşim alanlarına yönelik de inceleme yapılmıştır. Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 15’nci maddesinde düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığının I. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az bir kilometre, II. sınıf ve III. sınıf düzenli depolama tesisleri için ise en az iki yüz elli metre olmak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

38.1. Yukarıda ifade edilen 05.12.2018 tarihli kararımızda hem ÇED Raporunda hem de bilirkişi raporunda bazı konutların alanın çevresinde 250 m mesafeden daha yakın mesafelerde tekil konutların bulunduğu hususları belirtilerek TRABRİKAB ile yapılan görüşmelerde proje ile ilgili ihaleye çıkıldığı, ihale sonrasında projenin yürütülme safhasında konutların planlanan tesislerden etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alınarak kamulaştırma yapılabileceği hususlarına yer verildiği anlaşılmıştır.

38.2. Güncel durumda ise Birlik tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; kurulum aşamasında etrafında mevzuatta belirtilen 250 m sınırından daha yakın yerleşim yerleri bulunmakta iken tesisin etrafındaki 250 m sınırında kalan yerleşimler için Birlik tarafından kamulaştırma kararı alınarak tesis kurulumu ile birlikte bu sürecin başlatıldığı, gelinen noktada tesisin etrafında bulunan ve 250 m sınırında kalan 14 ev ile yaklaşık 80 dönüm arazinin kamulaştırıldığı, dava konusu taşınmazların tapularının Birlik

uhdesine geçtiği, mevcut 3 adet taşınmaz ile ilgili tescil yönünden kamulaştırma davalarının devam ettiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda da; tesis çevresinde kamulaştırma yapılmış olmakla birlikte, kendi istekleriyle ikamete devam eden hanelerin mevcut olduğunun gözlendiği ifade edilmiştir.

39. Diğer taraftan yukarıda ifade edilen ve açıklanan hususlara ek olarak bilirkişi raporunda ilave açıklamalar yapılmıştır. İlgi raporda; “Atığın üretildiği konutlardan başlamak üzere kişi ve kurumların sorumluluk içerisinde hareket etme zorunluluğu bulunduğu, aksi durumda organik içerik bakımından beklenenin üzerinde bir atık oluşması, tesisin öngörülen verimlilikte çalışamaması sonucu koku ile sınırlı olmayan ve çevresel açıdan önemli birçok sorunun kümülatif olarak ortaya çıkması kaçınılmaz olduğu, yöre halkı tarafından dile getirilen koku probleminin hava ve rüzgar şartlarına bağlı olarak yönetmelik gereği istimlak edilen alanların da ötesine ulaşma potansiyeline sahip olduğu, Tesis işletmesinde yaşanan aksaklıklar ve organik esaslı malzemenin işlenememesi sonucunda depolama alanının planlanan takvime göre çok daha hızlı bir sürede dolma riski yanında depolanan atığın karakteri gereği kuş, haşere vb. canlılar için potansiyel bir toplanma alanına dönüşme riski bulunduğu, Her ne kadar proje/sözleşme kapsamında atıkların ayrıştırılması firma sorumluluğunda olsa da ülkemiz kaynaklarının daha verimli kullanılması, gelecek projeler ve uygulamalarda maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliklerin artırılması için atıkların kaynağında ayrıştırılması stratejilerinin geliştirilmesine ivedilikle başlanması gerektiği” hususları yer almıştır.

40. Söz konusu hususlar çerçevesinde; hızlı nüfus artışı, tüketimin artması ve kentleşme gibi olguların, pek çok ülkede katı atık sorunlarını da beraberinde getirdiği, bu nedenle de katı atıkların etkin bir şekilde depolanmasının ve bertaraf edilmesinin zorunlu hale geldiği açıktır. Günümüzde atık üretimi ve atığın kaynağında önlenmesi ve azaltılması esas olmakla birlikte atık üretiminin kaçınılmaz olduğu durumlarda tekrar kullanım, atığın geri kazanılması, yakma gibi yöntemlerle bertaraf edilemeyen atıkların düzenli depolama tesisinde bertaraf edilmesi gerekmektedir. Ancak düzenli depolama alanı için yer seçimi mevzuatta ayrıntıları ile belirtilen çevresel, ekonomik ve teknik anlamda birçok faktörün birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Şikâyet konusu olayda olduğu gibi katı atıklardan kaynaklanan problemler ülkemizin çevre sorunlarının başında geldiğinden katı atıkların sağlıklı ve en ekonomik şekilde uzaklaştırılması ve bertarafı konusu büyük önem taşımaktadır.

41. Trabzon ve Rize illerinin coğrafi şartları nedeniyle mevzuata uygun ve yakınında hiçbir konutun bulunmadığı katı atık bertaraf tesis alanı bulmak oldukça güçtür. Şikayete konu tesis de; Trabzon İli, Araklı

İlçesi, Taşönü Mevkiinde bulunan terk edilmiş çimento malzemesi (kalker) temini ocağında kurulmuş olup

“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” Kararı bulunmaktadır. İlgili tesis hakkında tüm raporların alınmış olması ve mevzuata uygun kurulması önemli bir husustur. Diğer taraftan tesisin bulunduğu mahallede/çevrede yaşayan kişilerin karşılaştığı problemlere ivedilikle çözümün sağlanamaması nedeniyle ileriki süreçte yeni kurulacak tesislere yönelik koku, atıkların çevreye yayılması gibi problemler yaşanacağını düşünerek vatandaşların yakınlarında/mahallelerinde bir Düzenli Depolama Tesisinin de yapılmasına karşı çıkmasına sebep olabilecektir.

42. Bu kapsamda bölgede yaşayan halkın katı atık depolama tesislerine karşı bakış açısı dikkate alındığında; devletin bu alanların yönetimine kayıtsız kalmadığı, bu alanların yönetiminde bilimsel kriterler ışığında doğru çözümler üretildiği, sızıntı, koku ve çevresel zararların önlenmesi konusunda politikalar geliştirdiği ve bu anlamdaki çalışmaları desteklediğinin bilinmesi, halkın bilimsel bulgularla bilinçlendirilerek devlete

olan güvenini daha da artıracaktır. (Düzenli Depolama Alanları İçin Yer Tespiti Çalışması ve Alternatif

Katı Atık Bertaraf Sistemleri Araştırma Projesi, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi

Başkanlığı- Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 2017,s.22.) Dolayısıyla ilgili alandan gelen tüm şikayetler dikkate alınarak, gerekli çalışmaların yapılması ve konu hakkındaki önlemlerin alınması elzemdir.

43. Bu çerçevede başvuranların iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda ayrıntılarına yer verilen Bilirkişi

Komisyonu tarafından hazırlanan raporda yer alan hususlar dikkate alınarak; 43.1. Bilirkişi raporundaki “Özellikle aşırı yağışların meydana gelmesi durumlarında üzeri toprakla kapatılmış olan alandaki yıkama sularının alıcı ortama ulaşma potansiyelinin yüksek olduğu” ve “yağmur sularının arıtılmasıyla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı için depolama alanındaki atıklarla temas eden ve kirlenen yağmur sularının dereye karışması durumunun mümkün olabileceği” tespitlerine yönelik yağmur sularının arıtılması ve kontrolünün sağlanması ile yağışın fazla olduğu durumlara yönelik ilave tedbirlerin alınması, 43.2. Bilirkişi raporundaki “arıtılmış atıksu deşarj noktasında herhangi bir koku ve arıtılmamış su deşarjı tespit edilmediği, bununla birlikte atıksu deşarj noktasının numune almaya daha uygun hale getirilmesi ve atıksu deşarj numunelerinin söz konusu yerden alınması” ile “atık su deşarj noktasının dere ile birleştiği kısımda bazı atıkların bulunduğu ve çevre kirliliği açısından risk oluşturabileceği” tespitlerine ilişkin olarak söz konusu noktadaki atıklara ve deşarj noktasına yönelik değerlendirmelere ilişkin gerekli işlemlerin yapılması, 43.3. Bilirkişi raporundaki “tesisin kuruluş aşamasında planlanan gazlaştırma prosesinde öngörülen verimlere ulaşılamaması ile ilişkili olarak atıkların büyük bir çoğunluğunun depolama alanına yönlendirilmesi sonucu düzenli depolama alanının planlanan takvimden daha erken dolma riski oluştuğu, ayrıca depolanan atığın karakteri gereği kuşlar, haşerat, böcek ve diğer hayvanların alanda üremesi ve alandaki patojenleri çevreye taşıması riskinin mevcut olduğu” , “tesis verimini artırmak için bazı ek adımlar atılsa da arzulanan başarının elde edilemediği, bu aşamada planlama eksikliği olduğunun değerlendirildiği ve sonuç olarak, düzenli depolama sahasındaki katı atıkların üzerinin kısmen açık olduğu, rüzgar ve hayvanlar gibi etkenlerle taşınma potansiyelinin bulunduğu, çevreye ve tarım arazilerine taşınan atıkların çevre ve görüntü kirliliği açısından risk oluşturabileceği” değerlendirmeleri ile “tesis içinde düzenli depolama alanı güzergahında yer yer çöp birikintileri olduğu” tespitleri çerçevesinde çöp birikintilerine yönelik gecikmeksizin işlemlerin yapılması ve tesisin planlama ve verimlilik hususlarına yönelik oluşan risklere karşı gerekli çalışma ve değerlendirmelerin yapılması, 43.4. Bilirkişi raporundaki “sahadaki atıksu arıtma tesisi ve depolama alanında biriktirilen organik atıklardan kaynaklı yoğun bir kokunun belirlendiği, çevredeki halkın bu kokudan rahatsız olması ve negatif yönde etkilenmesinin mümkün olduğu” değerlendirmeleri ile “organik içerik bakımından beklenenin üzerinde bir atık oluşmasının, tesisin öngörülen verimlilikte çalışamaması sonucu koku ile sınırlı olmayan ve çevresel açıdan önemli birçok sorunun kümülatif olarak ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğu”, “yöre halkı tarafından dile getirilen koku problemi hava ve rüzgar şartlarına bağlı olarak yönetmelik gereği istimlak edilen alanların da ötesine ulaşma potansiyeline sahip olduğu, tesis işletmesinde yaşanan aksaklıklar ve organik esaslı malzemenin işlenememesi sonucunda depolama alanının planlanan takvime göre çok daha hızlı bir sürede dolma riski yanında depolanan atığın karakteri gereği kuş, haşere vb. canlılar

için potansiyel bir toplanma alanına dönüşme riski bulunduğu” değerlendirmelerine yönelik gerekli çalışmaların yapılması, 43.5. Şikayete konu alanın tarım dışı alanlar kapsamında olduğu ifade edilmekle birlikte Tarım ve Orman

Müdürlüğünce 25.10.2024 tarihinde yapılan kontrollerde belirtmiş olduğu risk faktörlerine yönelik değerlendirmelerin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 44. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

45. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırmaması halinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda beş idareden bilgi belge talep yazısı yazılan ve bilirkişi heyet raporu alınan incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu 26.12.2024 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Bilirkişi raporunda ve karar gerekçesinde ayrıntıları ile yer verilen tespitler dikkate alınarak yağmur sularının arıtılması ve kontrolünün sağlanması ile yağışın fazla olduğu durumlara yönelik ilave tedbirlerin alınması, Atıksu deşarj noktasının numune almaya daha uygun hale getirilmesi ve atık su deşarj noktasının dere ile birleştiği kısmındaki atıkların kaldırılması, Yöre halkı tarafından dile getirilen koku problemi ile söz konusu problemin hava ve rüzgar şartlarına bağlı olarak daha fazla kişiyi etkileme riskine yönelik ivedilikle çalışma başlatılması, Ayrıca kuşlar, haşerat, böcek ve diğer hayvanların alanda üremesi ve alandaki patojenleri çevreye taşıması ile atıkların rüzgar ve hayvanlar gibi etkenlerle taşınma riskine yönelik tedbir alınması, Şikayete konu alanın tarım dışı alanlar kapsamında olduğu ifade edilmekle birlikte Tarım ve Orman

Müdürlüğünce 25.10.2024 tarihinde yapılan kontrollerde belirtilen risk faktörlerine yönelik çalışma yapılması ile

Tesisin planlama ve verimlilik hususlarına yönelik oluşan risklere karşı gerekli çalışma ve değerlendirmelerin yapılması yönünde TRABZON VE RİZE İLİ YEREL YÖNETİMLERİ KATI

ATIK TESİSLERİ YAPMA VE İŞLETME BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA ve TRABZON

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararda yer alan tespitler doğrultusunda gerekli kontrollerin ve denetimlerin yapılması için TRABZON

VALİLİĞİNE (ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ)

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın bilgi için ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine, Kararın Başvurana, Trabzon ve Rize İli Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği

Başkanlığına, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Trabzon Valiliğine, Araklı Belediye

Başkanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir

Belediye Başkanlığı ile Trabzon ve Rize İli Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği

Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi