|
ÖZET: Başvuran, araştırmacı unvanlı kadroya atandıktan sonra şube müdürü unvanına atanma talebinde bulunmuş ancak bu talep reddedilmiştir. 2020 yılında, mevcut kadro durumu ve emsal atamalar göz önünde bulundurularak yeniden şube müdürü unvanına atanma talep edilmiştir. Ancak, ilgili idare başvuruya herhangi bir yanıt vermemiş ve talep zımnen reddedilmiştir.
İdare tarafından yapılan değerlendirmelerde, başvuranın görev yaptığı Genel Müdürlüğü bünyesinde boş şube müdürü kadrosunun bulunmadığı ve başvuranın emsal olarak sunduğu atamalardan yalnızca bir personelin benzer durumda olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Bakanlığın kadro dağılımının birimlerin iş yüküne göre yapıldığı ve şube müdürü kadrolarının birimler arası aktarımında planlamanın olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın şube müdürü unvanına atanma talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu ve idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanıldığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Araştırmacı (Ş) kadrosunda görev yaptığı ve ilgilinin atamasının anılan mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirildiği, 2.2. Adı geçenin görev yapmakta olduğu Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiş 11 adet şube müdürü kadrosunun tamamı dolu olup boş kadro bulunmadığı, Bakanlığın kadrolarının birimler arası dağılımı birimlerin iş yüküne bağlı olarak kadro imkanları gözetilerek gerçekleştirilmiş olup, şube müdürü kadrolarının birimler arası aktarımı hususunda mevcut bir planlamanın bulunmadığı, 2.3. Başvuru sahibi her ne kadar başvurusunda belirttiği isimlerin kendisiyle aynı hukuki durumda olduğunu ve hali hazırda şube müdürü olarak görev yaptıklarını belirtmiş ise de; bu kişilerden sadece bir personelin, mülga 633 sayılı Aile, ve Sosyal Politikalar Bakanlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3 üncü maddesi gereğince görevinden alındığı akabinde de genel esaslar çerçevesince şube müdürü kadrosuna atandığının anlaşıldığı, 2.4. Araştırmacı unvanındaki ilgilinin Ekim 2020 maaşının 6.507 TL, emsali durumundaki şube müdürünün aynı dönem maaşının ise 6.759 TL olduğu, 2.5. Adı geçenin atamasının yapılması hususundaki Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının
10.02.2012 tarihli ve sayılı yazısı eki 08.02.2012 tarihli dilekçesine 16.02.2012 tarihli ve
sayılı yazımız ile gerekli cevabi bilginin verildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
6. 633 sayılı Sosyal Hizmetler Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunn Hükmünde
Kararnamenin mülga geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;…
kadrolarında bulunanların görevleri hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan
Döner Sermaye Merkez Müdürü, Müşavir, Şube Müdürü, Müdür, Özel Kalem Müdürü, İl
Müdürü, İl Müdür Yardımcısı kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı listede ihdas edilen araştırmacı kadrolarına, diğerleri ise aynı listede ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılırlar. Bu fıkra ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri ile araştırmacı kadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince şube müdürü olarak görev yaparken araştırmacı unvanlı kadroya ataması yapılan başvuran, ataması yapıldıktan sonra şube müdürü kadrosu ihdas edilmesi halinde öncelikle atamasının yapılacağının belirtildiğini, görev yapmakta olduğu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri
Genel Müdürlüğünde Genel Müdürlükçe şube müdürü kadrosunda atamasının uygun görüldüğünü, şube müdürü kadrosuna atanmak için dilekçe verdiğini, müktesebine uygun boş kadro olması ve Genel Müdürlüğün uygun görüşüne rağmen bugüne kadar kadrosunun değiştirilmediğini, kendisiyle aynı hukuki durumda ve aynı Genel Müdürlükte olan personellerin şube müdürü kadrosuna atamaları yapılarak mağduriyetlerinin giderildiğini ifade etmekte olup şube müdürü kadrosuna atamasının yapılarak mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir
9. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdarenin takdir yetkisinin söz konusu olması halinde dahi keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.
10. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden, başvuranın araştırmacı unvanlı kadroya ataması yapıldıktan sonra 2012 yılında şube müdürü unvanına atanma yönünde talepte bulunduğu ve talebinin reddedildiği, 2020 yılında başvuranın mevcut kadro durumları, görev yapmakta olduğu Genel Müdürlüğün olumlu değerlendirmesi ve emsal olarak değerlendirdiği atamalar neticesinde şube müdürü unvanına yeniden atanma yönünde talepte bulunduğu anlaşılmış ancak ilgili idare tarafından başvurana yönelik herhangi bir cevap verilmeyerek talebi zımnen reddedilmiş olmakla birlikte, Kurumumuza sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde başvuranın görev yapmakta olduğu Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde boş şube müdürü kadrosunun bulunmadığı, başvuranın emsal olarak sunduğu şube müdürlüğü görevine yapılan atamalardan yalnızca bir personelin başvuran ile aynı hukuki durumda bulunduğu, Bakanlığın kadrolarının birimler arası dağılımı birimlerin iş yüküne bağlı olarak kadro imkanları gözetilerek gerçekleştirilmekte olup, şube müdürü kadrolarının birimler arası aktarımı hususunda mevcut bir planlamanın bulunmadığı değerlendirmeleri çerçevesinde atamanın yapılmamasına ilişkin gerekçelerin sunulduğu görülmektedir.
11. İdareler, belli bir konuda işlem tesis edilmesi için yapılan başvuruları, o andaki öznel ve nesnel koşullara göre değerlendirip sonucuna göre karar almaktadırlar. Açıktan bir göreve atanma, kadro tahsisi, nakil gibi başvuru zamanındaki öznel ve nesnel durum ve koşullara bağlı olarak ele alınıp değerlendirilmesi gereken konularda belli bir süre sonra yeniden yapılacak başvuruyu idare, o andaki maddi ve hukuki koşullara göre yeniden inceleyip değerlendireceğine ve bağlı yetki içerisinde bulunmadığı hallerde takdir yetkisini, önceki başvuruya verdiği cevapla bağlı olmaksızın yeni başvuru tarihindeki koşul ve verileri gözönünde bulundurarak kullanacağına göre tesis edilen yeni işlemi daha önceki başvurular üzerine tesis edilen işlemden ayrı nitelikte kabul etmek ve son işlemi bu çerçevede ele alıp değerlendirmek gerekmektedir.
(D5D, E:1992/1602, K:1995/1580, 26/04/1995) Bu çerçevede, her ne kadar başvuranın kadro ihdas edilmesi halinde öncelikli olarak atamasının yapılacağı belirtilmiş ve 2012 yılında başvurusu da reddedilmiş olsa da, şube müdürlüğüne atanmaya ilişkin 2020 yılında yinelenen talebi, zımnen reddedilmiş olup Kurumumuza sunulan bilgiler çerçevesinde şube müdürü unvanına atanmaya ilişkin talebin başvuru tarihindeki kadro durumuna binaen güncel koşullar çerçevesinde değerlendirildiğinden ilgili idare tarafından kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
12. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; araştırmacı unvanında görev yapmakta olan başvuranın, şube müdürlüğü unvanına atamasının yapılması talebinin hizmet ihtiyaçları çerçevesinde reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin başvurana verdiği cevaplarda ise başvuru konusuna ilişkin yeterli gerekçeleri sunmadığı ve hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenlerle
“kararların gerekçeli olması”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Bu kararın BAŞVURANA ve AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi