|
ÖZET: Bu karar, ARFF (Hava Alanı Kurtarma ve Yangınla Mücadele) memurlarının unvan ve özlük hakları üzerine yapılan bir başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ön lisans programı mezunu olarak, ARFF memuru unvanıyla çalıştığını ve bu unvanın teknik hizmetler sınıfında “tekniker” olarak değerlendirilmesi gerektiğini iddia etmiştir. İdare ise, ARFF memurlarının hizmet sınıfı bulunmadığını ve unvan değişikliğinin liyakat ilkesine uygun olmadığını belirterek, başvuruyu reddetmiştir.
Danıştay, başvuranın teknik hizmetler sınıfında yer alması gerektiğini ve unvan değişikliği için yeterli sayıda tekniker pozisyonu ihdas edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İdareye, ARFF memurlarının tekniker unvanı ile aynı özlük haklarına sahip olabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapması tavsiye edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87336-S.20.95057
BAŞVURU NO : 2020/97204
KARAR TARİHİ : 09/11/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : ARFF memurlarının özlük hakları hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 24/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran vekili özetle; müvekkilinin Sivas Nuri Demirağ Havalimanı Müdürlüğünde
ARFF memuru olarak görev yaptığını, ARFF hizmetlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan İşyeri
Tehlike Sınıfları listesinde; 84.25 NACE kodu başlığında “itfaiye Hizmetleri”, “çok tehlikeli” sınıf olarak değerlendirildiğini, 657 sayılı DMK’nun teknik hizmetler başlıklı 36 ncı maddesinde “en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, teknik hizmetler sınıfını teşkil eder” denildiğini, bu tanımlamaya göre; üniversitelerin sivil savunma ve itfaiyecilik programları mezunu olup ARFF memuru olarak görev ifa eden memurların ilgili şartı taşıdığını, YÖK Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığının 26/06/2015 tarih ve 35655 sayılı yazısında; mülkiyet koruma ve güvenlik bölümü sivil savunma ve itfaiyecilik ön lisans programı mezunlarının “tekniker” unvanını kullanması gerektiğinin belirtildiğini, ekte sundukları çeşitli üniversitelerin yazıları ve ilgili raporlara göre müvekkilinin ARFF memuru olarak teknik hizmetler sınıfında tekniker unvanıyla görev yapması gerektiğini, müvekkilinin bu sebeplerle yapmış olduğu iş ve kullanmış olduğu araçlar dikkate alınarak tekniker unvanının getireceği tüm özlük haklarından faydalanabilmek için 07/08/2020 tarihinde DHMİ Genel
Müdürlüğüne başvurduğunu, DHMİ. İşletmesi Genel Müdürlüğünün 14/08/2020 tarih ve sayılı işlemi ile müvekkilinin bu talebinin reddedildiğini belirterek, müvekkilinin tekniker unvanının getireceği tüm özlük haklarından faydalanabilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuruya konu taleple ilgili olarak Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel
Müdürlüğünün 08/10/2020 tarih ve 18143950-622.03-E. sayılı yazısında özetle;
2.1) “Kuruluşumuza 2013 yılında, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
Sivil Savunma ve İtfaiyecilik (Ön lisans) bölümü mezuniyetiyle KPSS merkezi yerleştirmesi sonucunda Diyarbakır Havalimanı Müdürlüğü emrine ARFF Memuru olarak ataması yapılan
A. Ş, (başvuran) hali hazırda Sivas Nuri Demirağ Havalimanı Müdürlüğü emrinde 399 sayılı
KHK II Sayılı Cetveline tabi sözleşmeli ARFF Memuru olarak görev yapmaktadır.
2.2) Kuruluşumuzda 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi
ve 233 sayılı Kânun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına
Dair Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde personel istihdam edilmekte olup, bu nedenle hizmet sınıfları bulunmamaktadır. Bu çerçevede ARFF Memuru pozisyonunda görev yapan personelin hizmet sınıfı olmamakla birlikte işyeri tehlike sınıfları listesinde (itfaiyeci unvanı) çok tehlikeli sınıf olarak değerlendirilmektedir.
2.3) ARFF Memuru unvanlı personelin görev, yetki ve sorumlulukları Kuruluşumuzun da tabi
olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) tarafından belirlenen esaslar dikkate alınarak hazırlanan Kuruluşumuz Organizasyon El Kitabında detaylıca açıklanmaktadır.
2.4) Söz konusu başvuruda belirtilen hususlar daha önce 2017 yılında Başkanlığımızca Devlet
Personel Başkanlığına aktarılmış olup; “Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü
Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği” 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde unvan değişikliğine tabi pozisyonlar arasında “tekniker” unvanlı pozisyona yer verildiği, bu nedenle mezun olunan öğretim programının bir pozisyona atanmak için yeterli bir koşul olmadığı ve unvan değişikliği sınavından başarılı olmak gerektiği; unvan değişikliği ile görevin mahiyetinin de değişmesi gerektiği, aksi takdirde görev, yetki gibi ifa edilen hizmet unsurları değişmeksizin bir personelinin sadece unvanının değiştirilmesinin liyakat ilkesine uygun düşmeyeceği; yangınla mücadele hizmetlerinin ifası için, 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname eki cetvelde ve Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm
Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik eki cetvelde, “İtfaiyeci”, “İtfaiye Eri”, “İtfaiye
Şefi” ve Kuruluşumuzda “ARFF Memuru” gibi unvanların ihdas edildiği ve istihdam planlamasının buna göre yapıldığı; bu açıklamalar doğrultusunda Kuruluşumuza “tekniker” pozisyonunun ihdasının uygun görülmediği 18.05.2017 tarihli yazıyla bildirilmiştir. Ayrıca başvuranla fiilen aynı işi yapan ARFF Memuru unvanlı personelden tekniker unvanına sahip ya da teknik hizmetler sınıfına mensup herhangi bir personel bulunmamaktadır.
2.5) Kuruluşumuz söz konusu hususta; hukuk, mevzuat ve hakkaniyet çerçevesinde hareket
etmiştir. İlgili personel kuruluşumuza dilekçeyle aynı hususta başvuruda bulunmuş ve herhangi bir unvan değişiminin mümkün olmadığı başvurucuya bildirilmiştir.
2.6) Öte yandan Kuruluşumuzda görev yapan ARFF Memuru unvanlı personelin bir kısmı Sivil
Savunma ve İtfaiyecilik Önlisans Programı mezunu olmakla birlikte ortaöğretim ve diğer önlisans programı mezunlarından da ARFF Memuru unvanlı personelimiz bulunmaktadır.
Ayrıca 2018 yılından beri “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı” mezunlarından da
ARFF Memuru unvanlı personel alımı yapılmaktadır. Dolayısıyla Kuruluşumuzda hâlihazırda ortaöğretim, önlisans ve lisans mezunu ARFF Memuru görev yapmakta ve her yıl istihdam edilen ARFF Memurlarının yarıdan fazlası lisans mezunları arasından seçilmektedir.
2.7) Bu itibarla, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Önlisans Programı mezunu ARFF Memuru
personelinin görevinin teknik bir meslek olarak değerlendirilmesi ve unvanının tekniker olarak değiştirilmesi mümkün görünmemektedir.”
3) Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün Devlet Personel Başkanlığına
yazdığı 12/04/2017 tarih ve 80474938-900-E. sayılı yazısında; “Genel Müdürlüğümüzce işletilen havalimanlarında meydana gelebilecek uçak kaza kırım ve yangınlarına karşı zamanında ve uygun müdahalede bulunmak, maddi ve manevi kayıpları önlemek veya asgari seviyeye indirmek Kuruluşumuz ARFF (Hava Alanı Kurtarma ve Yangınla
Mücadele) Teşkilatının temel görevidir. Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatına (ICAO) üye her devlet havalimanlarına sefer yapan uçakların uçuş ve yangın güvenliğini sağlamak ve meydana gelebilecek uçak kaza kırım ve yangınlara uygun yöntemlerle ve zamanında müdahale ederek can ve mal kaybını asgari seviyeye indirmek amacıyla, her havalimanı için uluslararası kurallar çerçevesinde belirlenmiş olan yangınla mücadele kategorilerini karşılayacak sayı ve kapasitede araç, malzeme ve ekipmanlarla, bir olay anında bunları maksimum seviyede kullanabilecek eğitimli personeli uçuş faaliyetleri süresince göreve hazır tutmaktan sorumludur.
Havalimanlarında tüm seyrüsefer, elektronik ve işletme imkânları bulunsa dahi, kurtarma ve yangınla mücadele imkânlarındaki zafiyet havalimanının kullanılmaz statüde bulunmasını önleyemeyeceğinden, Kuruluşumuz son yıllarda bu konuda önemli yatırımlar yapmış ve sonuçta ülkemizde teknolojinin en son ürünleri olan kurtarma ve yangın söndürme araç teçhizat ve malzemelerinden oluşan bir güç ortaya çıkmıştır. Havalimanlarında, uçak sefer sayıları ve gövde büyüklükleri gibi birtakım uluslararası kriterler esas alınarak belirlenen bu güç, ARFF ünitelerinde görev yapan personel tarafından her an göreve hazır bir şekilde bulundurulmakta ve sağlanan bu gücün seviyesi uluslararası havacılık yayınlarıyla da deklare edilerek devletimizin bir güvencesi olarak sektöre duyurulmaktadır.
Gerek imalatında kullanılan yapısal malzemeler, gerekse üzerinde taşıdığı tonlarca yakıt, yağ, hidrolik ve kolay tutuşabilen diğer malzemeler nedeniyle, bir kaza sonrasında hasar gören uçaklarda yangın çıkması ihtimali büyük olduğundan ve bu yangınlar kısa süre içerisinde öldürücü yoğunluğa ulaştığından, havalimanlarında kurtarma ve yangınla mücadele (ARFF)
ekiplerinin kaza sonrası kısa süre içerisinde olay yerine ulaşarak müdahaleye başlaması ve hayatta kalanları zarar görmeden kurtarması ile yangını kontrol altına alması uluslararası gerekliliklerden biridir.
Havalimanlarımızda meydana gelebilecek uçak kaza kırım ve yangınlarına karşı can ve mal kurtarmak amacıyla istihdam edilen ARFF (Hava Alanı Kurtarma ve Yangınla Mücadele)
Personeli Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatınca (ICAO) yayınlanan Annex-14 Chapter 9, Doc. 9137 Part 1’de belirtilen esaslar dâhilinde görev ve sorumluluklarını yerine getirmektedir.
Uçak kaza kırım ve yangınlarına karşı verilmekte olan bu hizmetlerin genel adı ICAO tarafından, “Airport Rescue and Fire Fighting (ARFF)/ Hava Alanı Kurtarma ve Yangınla
Mücadele” olarak ifade edilmekte olup, ARFF ibaresi, Uluslararası Sivil Havacılık
Teşkilatı’nın bu servislere verdiği genel bir isimdir. Bu ibare, aynı zamanda ana görev ve sorumlulukları da açıkça tanımlandığından, tüm ülkeler ve havacılıkla ilgili kuruluşlar tarafından uluslararası ortak bir terim olarak kullanılmaktadır.
Söz konusu ARFF personeli; Temel ve İşbaşı Eğitimlerini, müteakiben Tekâmül Eğitimlerini tamamladıktan sonra fiili olarak görevlerini üstlenmekte ve ileri teknoloji ürünü uçakların acil durumlarında yüksek potansiyeldeki tehlikeleri bertaraf etmek için görevlendirilmektedir.
Yaptıkları hizmetin hassasiyeti ve Uluslararası boyutu da göz önüne alınarak ilgili dokümanlar çerçevesinde uzun bir temel ve operasyonel taktik eğitim sürecinden geçirildikten sonra uçak acil durumlarına hızlı, etkin ve doğru yöntemlerle müdahale etmeleri için yetiştirilen ve motive edilen Kurtarma ve Yangınla Mücadele Personeli oldukça yüksek maliyetlerle yurt dışından satın alınan yangın söndürme araçlarının kullanma sorumluluğunu taşımakta, bunun yanında kurtarma ve yangın söndürme operasyonlarında kullanılan araç, malzeme, cihaz ve avadanlıkları hızlı ve etkin bir şekilde kullanmaları amacıyla kesintisiz bilgi tazeleme eğitimlerine tabi tutulmaktadırlar.
Havalimanlarında kurtarma ve yangınla mücadele hizmetlerinin yürütülmesi için, uluslararası standartlar esas alınarak belirlenen kurtarma ve yangınla mücadele hizmetleri, bugün itibariyle 1312 ARFF Memuru eliyle yürütülmektedir. Mevcut personel içerisinde “çeşitli üniversitelerin “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” önlisans programları mezun olanların sayısı 573; lise, meslek lisesi, önlisans veya lisans mezunu olanlarının sayısı da 739′ dur.
ARFF personeli içerisinde “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” programı mezunu olmayan ARFF personelimizin söz konusu programlara sınavsız geçişlerinin sağlanarak uzaktan eğitim alabilecek şekilde dahil edilmeleri konusunun, Yüksek Öğretim Kurulu ve söz konusu alanlarda eğitim veren üniversiteler nezdinde değerlendirilerek, üniversitelerin bu imkânından ARFF Memurlarının da yararlandırılmasına yönelik olarak Genel
Müdürlüğümüzce 2013 yılında Yüksek Öğretim Kurulu’ndan (YÖK) talepte bulunulmuş ancak söz konusu talebimiz kabul edilmemiştir.
Diğer yandan, 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında
Kanunun 3. maddesi (b) bendinde aynen “Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”, unvanı verilir.” denilmektedir.
Yukarıda sayılan gerekçelerle, havalimanı kurtarma ve yangınla mücadele hizmetlerinin özel ihtisas gerektiren ve uluslararası boyutu olan kendine özgü ayrı bir meslek olması nedeniyle, ICAO’ca belirlenen standart ve önerilen uygulamaları esas alarak havalimanlarında uçuş ve yangın güvenliğinin sağlanmasına yönelik hizmetleri yürüten ARFF personelinden “Sivil
Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve
“İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” Önlisans Programlarından mezun olanların, Kuruluşumuzda
Tekniker pozisyonuna atanarak ARFF Teknikeri olarak istihdam edilmesi düşünülmektedir.
Uluslararası zorunluluklar gereği Kuruluşumuza her yıl 150-200 civarında ARFF Memuru atanmaktadır. Bu sayının 2017 yılı sonunda 1600 olacağı tahmin edilmektedir.
Bu çerçevede Kuruluşumuz ARFF Memurlarından “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın
Güvenliği” Önlisans Programlarından mezun olanların, görevlerinde değişiklik olmaksızın tekniker olarak atanması planlandığından ve yeterli tekniker pozisyonumuz da bulunmadığından tekniker pozisyonu ihdasının mümkün olup olmadığı konusunda
Başkanlığınız görüşünün bildirilmesini…”
4) Devlet Personel Başkanlığının DHMİ Genel Müdürlüğüne verdiği 18/05/2017 tarih ve
96005330-622.02-E. sayılı cevabi yazısında; “Genel Müdürlüğünüzde “ARFF Memuru” pozisyonunda istihdam edilen sözleşmeli personelden; “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet
Koruma ve Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” önlisans programları mezunu olanların, görevlerinde değişiklik olmaksızın tekniker olarak atanması planlandığından ve
Teşebbüsünüzde yeterli tekniker pozisyonu bulunmadığından bahisle tekniker pozisyonu ihdasının mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi yazınız incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 399 sayılı KHK’nın4 üncü maddesine istinaden Kamu İktisadi Teşebbüslerinin yeni kadro ve pozisyonların ihdası ile ihdas edilmiş kadro ve pozisyonların iptal ve değişiklikleri Bakanlar Kurulu kararı ile yapılmaktadır. Başkanlığımız tarafından hazırlanan 2013/3 sayılı “Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının Kadro Pozisyon İptal ve
İhdas İşlemlerine İlişkin Tebliğ” ile de kamu teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının memur ve sözleşmeli personeline ait kadro ve pozisyonlarının iptal ve ihdas işlemlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Diğer taraftan 18/04/1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına
Dair Genel Yönetmelik” in “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, Devlet memurları ile 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki kamu iktisadî teşebbüslerinde görev yapan sözleşmeli personelin görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, mezkûr Yönetmeliğin ek 3 üncü maddesinde “Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanmaları, (…) (2) bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirilir” hükmü yer almaktadır.
Nitekim 09.02.2015 tarihli ve 29262 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
“Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme Ve Unvan
Değişikliği Yönetmeliği” 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında “tekniker” unvanlı pozisyona yer verilmemiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler ışığında; tekniker unvanlı pozisyona atanmamın unvan değişikliği mahiyetinde bir atama olması sebebiyle, ilgililerin “tekniker” unvanlı pozisyona atanmasının, unvan değişikliği sınavına katılarak başarılı olması halinde mümkün olduğu görülmektedir. Bir başka ifadeyle mezun olunan öğretim programı bir pozisyona atanmak için yeterli koşul değildir. Kurumların, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak yapacakları bir sınavla tamamlanması gerekmektedir. Ayrıca, unvan değişikliği ile amaçlanması gereken bir husus da yapılan görevin mahiyetinin de değişmesidir. Görev, yetki gibi ifa edilen hizmetin unsurlarının değişmeksizin bir personelin sadece unvanının değiştirilmesi liyakat ilkesine uygun düşmeyecektir.
Öte yandan, 03/05/2002 tarihli ve 24744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
“Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel
Yönetmelik” hükümleri kapsamında adayların işe yerleştirilmeleri, ÖSYM Başkanlığınca KPSS
Tercih Kılavuzu ile ilan edilecek kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara başvurmaları halinde, KPSS puanları, kurum ve unvan tercihleri ile KPSS Tercih Kılavuzunda belirtilen nitelikler dikkate alınarak yapılmaktadır. “ARFF Memuru” unvanlı pozisyona yerleştirilen adaylar da ilan edilen tercih kılavuzunda belirtilen koşulları dikkate alarak başvurularını yapmışlardır.
Yapılan incelemede; yangınla mücadele hizmetleri için 190 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname eki cetvelde, 399 sayılı KHK’nın eki cetvelde ve Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile
Mahalli İdare Birlikleri Norma Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik eki cetvelde, “İtfaiyeci”, “itfaiye eri”, “itfaiye şefi” ve Genel Müdürlüğünüz özelinde “ARFF Memuru” gibi tekniker unvanından farklı unvanlı kadro ve pozisyonlar ihdas edilmiştir. Kamuda bu tür hizmetlerin ifası için istihdam planlaması sayılan unvanlar nezdinde yapılmıştır. Dolayısıyla
“Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve
Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” gibi önlisans programlarından mezun olanların kamuda istihdamı esas olarak sayılan unvanlar ile sağlanmaktadır.
Bu itibarla; Genel Müdürlüğünüzde “ARFF Memuru” pozisyonunda istihdam edilen sözleşmeli personelden; “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” önlisans programları mezunu olanların tamamının görevlerinde değişiklik olmaksızın tekniker unvanlı pozisyona atanması için “tekniker” pozisyonunun uygun olmadığı değerlendirilmektedir…”
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri:
5.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
5.2) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/20105982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddeleri;
7.1) Temel ilkeler başlıklı 3 üncü maddesinde; Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır:
Sınıflandırma: A) (Değişik: 31/7/1970 – 1327/2 md.) Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır. Kariyer: B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânını sağlamaktır. Liyakat: C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.”
7.2) Kadroların tespiti başlıklı 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; (Değişik: 30/5/1974 – KHK-
12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) “Kadrosuz memur çalıştırılamaz.”
7.3) Tesis edilen sınıflar başlıklı 36 ncı maddesinde; (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul:
15/5/1975 – 1897/1 md.) Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.
…
II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI:(1) Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı
Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.
7.4) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Memurun başka sınıfta ve derecesinin
altında bir görevde çalıştırılmıyacağı başlıklı 45 inci maddesinde; (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”
Hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ: Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ile hazırlanan tavsiye kararı önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran vekili, müvekkilinin ARFF memuru olarak görev yaptığını, işyeri tehlike sınıfları
listesinde; “itfaiye Hizmetleri”, “çok tehlikeli” sınıf olarak değerlendirildiğini, 657 sayılı
DMK’nun teknik hizmetler başlıklı 36 ncı maddesinde “en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, teknik hizmetler sınıfını teşkil eder” denildiğini, bu tanımlamaya göre; üniversitelerin sivil savunma ve itfaiyecilik programları mezunu olup ARFF memuru olarak görev ifa eden memurların ilgili şartı taşıdığını, YÖK Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi
Başkanlığının 26/06/2015 tarih ve 35655 sayılı yazısında; mülkiyet koruma ve güvenlik bölümü sivil savunma ve itfaiyecilik ön lisans programı mezunlarının “tekniker” unvanını kullanması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin ARFF memuru olarak teknik hizmetler sınıfında tekniker unvanıyla görev yapması ve tekniker unvanının getireceği tüm özlük haklarından faydalanabilmesini talep etmektedir.
9) İdarenin yukarıda (2 nolu paragrafta) özetlenen cevabında ise özetle, Kuruluşlarında 399
sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kânun
Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun
Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde personelin istihdam edildiği, bu nedenle hizmet sınıflarının bulunmadığı, bu çerçevede ARFF Memuru pozisyonunda görev yapan personelin hizmet sınıfı olmamakla birlikte işyeri tehlike sınıfları listesinde (itfaiyeci unvanı)
çok tehlikeli sınıf olarak değerlendirildiği, söz konusu başvuruda belirtilen hususların daha önce 2017 yılında Devlet Personel Başkanlığına aktarıldığı verilen cevapta; “Devlet Hava
Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Yönetmeliği” 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde unvan değişikliğine tabi pozisyonlar arasında “tekniker” unvanlı pozisyona yer verildiği, bu nedenle mezun olunan öğretim programının bir pozisyona atanmak için yeterli bir koşul olmadığı ve unvan değişikliği sınavından başarılı olmak gerektiği; unvan değişikliği ile görevin mahiyetinin de değişmesi gerektiği, aksi takdirde görev, yetki gibi ifa edilen hizmet unsurları değişmeksizin bir personelinin sadece unvanının değiştirilmesinin liyakat ilkesine uygun düşmeyeceği; yangınla mücadele hizmetlerinin ifası için, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvelde ve
Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına
Dair Yönetmelik eki cetvelde, “İtfaiyeci”, “İtfaiye Eri”, “İtfaiye Şefi” ve Kuruluşumuzda
“ARFF Memuru” gibi unvanların ihdas edildiği ve istihdam planlamasının buna göre yapıldığı; bu açıklamalar doğrultusunda “tekniker” pozisyonunun ihdasının uygun görülmediğinin
18.05.2017 tarihli yazıyla bildirildiği, başvuranla fiilen aynı işi yapan ARFF Memuru unvanlı
personelden tekniker unvanına sahip ya da teknik hizmetler sınıfına mensup herhangi bir personel bulunmadığı, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Ön lisans Programı mezunu ARFF
Memuru personelinin görevinin teknik bir meslek olarak değerlendirilmesi ve unvanının tekniker olarak değiştirilmesinin mümkün görünmediği bildirilmiştir.
10) İdare ve başvuran tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; başvuranın
İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu sivil savunma ve itfaiyecilik bölümü ön lisans programından mezun olduğu, hizmet cetvelinde, başvuranın ARFF Memuru olarak 2013 yılında atandığı anlaşılmaktadır.
11) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığının 26/06/2015 tarihli
ve 75850160-303.01.01/35655 sayılı yazısında özetle; Meslek Yüksekokulları Çalışma
Grubunun görüşü ile meslek yüksekokullarının ilgili bölümlerinden mezun olacak öğrencilere verilecek unvanlar konusu 12/09/2012 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelendiği ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak, 2547 Sayılı
Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca, Mülkiyet Koruma ve Güvenlik
Bölümü Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ön lisans programı mezunlarının “Tekniker” unvanını kullanması uygun görüldüğü bildirilmiştir.
12) DHMİ Genel Müdürlüğünün Devlet Personel Başkanlığına hitaben yazdığı (3 nolu
paragraf) yazıda; “Genel Müdürlüğümüzce işletilen havalimanlarında meydana gelebilecek uçak kaza kırım ve yangınlarına karşı zamanında ve uygun müdahalede bulunmak, maddi ve manevi kayıpları önlemek veya asgari seviyeye indirmek Kuruluşumuz ARFF (Hava Alanı
Kurtarma ve Yangınla Mücadele) Teşkilatının temel görevidir. Uluslararası Sivil Havacılık
Teşkilatına (ICAO) üye her devlet havalimanlarına sefer yapan uçakların uçuş ve yangın güvenliğini sağlamak ve meydana gelebilecek uçak kaza kırım ve yangınlara uygun yöntemlerle ve zamanında müdahale ederek can ve mal kaybını asgari seviyeye indirmek amacıyla, her havalimanı için uluslararası kurallar çerçevesinde belirlenmiş olan yangınla mücadele kategorilerini karşılayacak sayı ve kapasitede araç, malzeme ve ekipmanlarla, bir olay anında bunları maksimum seviyede kullanabilecek eğitimli personeli uçuş faaliyetleri süresince göreve hazır tutmaktan sorumludur. Diğer yandan, 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve
Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanunun 3. maddesi (b) bendinde aynen “Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”, unvanı verilir.” denilmektedir.
Yukarıda sayılan gerekçelerle, havalimanı kurtarma ve yangınla mücadele hizmetlerinin özel ihtisas gerektiren ve uluslararası boyutu olan kendine özgü ayrı bir meslek olması nedeniyle, ICAO’ca belirlenen standart ve önerilen uygulamaları esas alarak havalimanlarında uçuş ve yangın güvenliğinin sağlanmasına yönelik hizmetleri yürüten ARFF personelinden “Sivil
Savunma ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve
“İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” Ön lisans Programlarından mezun olanların, Kuruluşumuzda Tekniker pozisyonuna atanarak ARFF Teknikeri olarak istihdam edilmesi düşünülmektedir,” görüşlerine yer verilmiştir.
13) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 3 üncü maddesinde, sınıflandırma, kariyer ve
liyakat ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıflar içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânını sağlamak; liyakat ilkesi, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında
Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak ve sınıflandırma ilkesi ise, kamu hizmetlerine ilişkin görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmak olarak tanımlanmıştır.
14) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde, bu Kanuna tabi kurumlarda
çalıştırılan memurların sınıfları gösterilmiş, maddenin II. Bölümünde Teknik Hizmetler
Sınıfına yer verilmiş, bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker, teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanların, Teknik Hizmetler Sınıfını teşkil edeceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 45.
maddesinde ise; hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı düzenlenmiştir.
15) 657 sayılı Yasanın 33 üncü maddesinde yer alan “kadrosuz memur çalıştırılamayacağı”
yolundaki hüküm ile yine aynı Kanunun 45 inci maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfları içindeki derecenin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yolundaki kural birlikte değerlendirildiğinde; memurun kendi sınıfında ve kadrosuna ilişkin görevde çalışmasının” temel ilke olarak kabul edildiği görülmektedir.
16) Yukarıda yer verilen, kural, mevzuat, ilke ve düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde;
16.1) Başvuranın, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik (Ön
lisans) bölümü mezunu olduğu,
16.2) 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanunun
3. maddesi (b) bendinde aynen “Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”, unvanı verilir.” ifadesinin yer aldığı,
16.3) Mezun olduğu ön lisans programından mezun olanların tekniker unvanını
kullanabileceğinin yukarıda belirtilen YÖK Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğine ilişkin görüş yazısı,
16.4) DHMİ Genel Müdürlüğünün yukarıda belirtilen yazısında ARFF Memuru pozisyonunda
görev yapan personelin hizmet sınıfı olmamakla birlikte işyeri tehlike sınıfları listesinde (itfaiyeci unvanı) çok tehlikeli sınıf olarak değerlendirildiğine ilişkin yazısı,
16.5) Devlet memurlarını görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara
ayırmak memurun kendi sınıfında ve kadrosuna ilişkin görevde çalışmasını ifade eden sınıflandırma ilkesi ile memurun sınıfının dışında çalıştırılamayacağına dair kurallar, Birlikte değerlendirildiğinde;
17) ARFF memurlarının yaptığı işin önem ve zorluğu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel
Müdürlüğünün ilgili yazılarında (2 ve 3 nolu paragraf) da çok tehlikeli işler sınıfında sayılması ve görevlerinde değişiklik olmaksızın tekniker olarak atanmasının planlandığı şeklindeki görüşleri de dikkate alınarak;
17.1) ARFF Memuru pozisyonunda istihdam edilen sözleşmeli personelden; “Sivil Savunma
ve İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve
“İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” ön lisans programları mezunu olanlar için öncelikle yeterli sayıda tekniker pozisyonu ihdasının sağlanmasının, bunun mümkün olmaması halinde ise teknik hizmetler sınıfı ile ilişkilendirilerek tekniker unvanı ile aynı özlük haklarına sahip olması için gerekli çalışmaların ve düzenlemelerin yapılmasının, hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idarenin işlemleri yönünden Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvuru kapsamında, mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
ARFF Memuru pozisyonunda istihdam edilen sözleşmeli personelden; “Sivil Savunma ve
İtfaiyecilik”, “İtfaiyecilik ve Sivil Savunma”, “Mülkiyet Koruma ve Güvenlik” ve “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” ön lisans programları mezunu olanlar için öncelikle yeterli sayıda tekniker pozisyonu ihdasının sağlanmasının, bunun mümkün olmaması halinde ise teknik hizmetler sınıfı ile ilişkilendirilerek tekniker unvanı ile aynı özlük haklarına sahip olması için gerekli çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması yönünde Devlet Hava Meydanları İşletmesi
Genel Müdürlüğüne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın, Başvuran vekiline, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ve bilgi için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Devlet Hava Meydanları
İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi