|
ÖZET: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılık suçlamasıyla ilgili bir uyuşmazlıkta, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını incelemiştir. İlgili karar, sanığın işletmekte olduğu restorana ek yapı yaparak imar kirliliğine neden olduğu ve 3. derece arkeolojik sit alanına yapı yaptığı iddialarına dayanıyordu. İzmir Valiliği’nin yazısı, sanığın yapısının doğal sit alanında bulunmadığını belirtmesine rağmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yazısı, taşınmazın arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğini ortaya koymuştur.
Yargıtay, bu durum karşısında, sanık hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğunu belirterek, itirazın reddine dair kararda isabet görülmediğine hükmetmiştir. Bu karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmuş ve dosyanın gerekli işlemler için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesine karar verilmiştir. Bu gelişme, hukuki süreçte yeterli şüphe oluştuğunda itirazların dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. |
12. Ceza Dairesi 2024/2370 E. , 2024/4473 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2023/4783 değişik iş sayılı kararı
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
KARAR : Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.07.2023 tarihli ve 2023/1727 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/4783 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 94660652-105-35-31848-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36096 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36096 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Urla Belediye Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğünün 31/01/2023 tarihli suç duyurusu ile sanık … hakkında işletmekte olduğu restorana ek yapı yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olmak ve 3. Derece sit alanına yapı yapmak suretiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı eylemleri nedeni ile kamu davası açılmasının talep edilmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün tarihsiz ve E-71160347-641.03.01-6241325 sayılı yazısı ile sanığın yapı yaptığı taşınmazın doğal sit alanı içerisinden bulunmadığının belirtilmesi üzerine sanık hakkında Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 17/07/2023 tarih ve E-66017023-165.99-3974743 sayılı yazısı ile söz konusu taşınmazın 05/07/1996 tarihinde 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin belirtilmesi karşısında, yüklenen suçtan şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla, yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, Urla Belediye Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğünün 31.01.2023 tarihli suç duyurusu ile sanık … hakkında işletmekte olduğu restorana ek yapı yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olmak ve III. Derece arkeolojik sit alanına yapı yapmak suretiyle 2863 sayılı Kanuna aykırı eylemleri nedeni ile kamu davası açılmasının talep edilmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; İzmir Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün tarihsiz ve E-71160347-641.03.01-6241325 sayılı yazısı ile sanığın yapı yaptığı taşınmazın doğal sit alanı içerisinden bulunmadığının belirtilmesi üzerine sanık hakkında Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca suça konu yerin sit alanı olmadığı bu haliyle de 2863 sayılı Kanun’un 65/1 maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı gerekçesiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 17.07.2023 tarih ve E-66017023-165.99-3974743 sayılı yazısı ile söz konusu taşınmazın 05.07.1996 tarihinde III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin belirtilmesi karşısında, yüklenen suçtan şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla, yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/4783 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2024 tarihinde karar verildi.