8. Daire  1994/641 E.  1994/2454 K.

Kararın Düzeltilmesini İsteyen : …

Vekili : Av … Av …

Karşı Taraf : … Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacılara ait odun ve kömür deposunun çevreyi olumsuz yönde etkilediği gerekçesiyle boşaltılması için 30 gün süre verilmesi, süre sonunda boşaltılmaması durumunda çalışmaktan alıkonulacağı yolundaki … Belediye Başkanlığının 9.4.1990 gün ve 473 sayılı işlemi ile 6.6.1990 günlü mühürleme işleminin iptali istemiyle açılan davayı; 21.6.1968 günlü Kaymakamlıktan alınan izin ile çalışan işyerinde mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda: davacılara ait işyerinin çevreye atıksu, katı atık, hava kirliliği, gürültü yönünden zararlı bir etkisinin bulunmadığı, ancak yangından korunmaya ilişkin önlemlerin alınmadığı ve güvenlik mesafeleri bakımından itfaiye ilkelerine aykırı olduğunun belirtildiği, bu durumda, davacılara ait odun-kömür deposunun bulunduğu yer itibariyle halkın sağlık, esenlik ve huzuru bakımından uygun olmadığının saptanması nedeniyle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul 3.idare Mahkemesinin 8.10.1992 gün ve 1169 sayılı kararını temyizen inceleyerek onayan Dairemizin 26.1.1994 gün ve 267 sayılı kararının işyerinin ruhsatlı olduğu, bilirkişi incelemesinde de işyerinin çevreyi olumsuz yönde etkilemediğinin belirtildiği, dava konusu yerin belediyenin mülkiyetinde olmadığı öne sürülerek 2577 sayılı Yasanın 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istemidir.

Danıştay Tetkik Hakimi Yeniay Kaya”nın Düşüncesi : Bir işyerindeki çalışmanın bazı sakıncaları olduğunun belirlenmesi üzerine belediyece, işyerindeki çalışmasının durdurulması yolunda işlem oluşturulabilirse de ilgilerden, mülkiyeti belediyeye ait olmayan bir yeri boşaltmaları istenemez. Esasen İşyerinin boşaltılması, özel hukuk alanına giren bir konu olması nedeniyle bu konuda, bir yargı kararı olmaksızın, bu aşamada idari işlem oluşturulmasına olanak bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü, davanın kısmen iptal ve kısmen redle sonuçlandırılması gerekirken, davayı tamamen reddeden mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş”ün Düşüncesi : Uyuşmazlık, davacılar tarafından işletilen odun ve kömür deposunun 30 gün içinde tahliye edilmesine ilişkin belediye başkanlığı işleminden doğmuştur.

Davaya konu işlem, işyerinin belediye mülkünü işgal ettiği ve çevreyi olumsuz, yönde etkilediği nedenlerine dayalıdır.

Temyiz dosyası içerisinde yer alan tapu sicil müdürlüğü yazısından, uyuşmazlık konusu işyerinin üzerinde yer aldığı taşınmazların mülkiyetinin çekişmeli olduğu ve üzerindeki yapıların davacılar adına kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında belediyenin mülkünün işgalinden söz edilemeyeceği ortadadır.

Diğer taraftan idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile de işyerinin çevreye atıksu, katı atık, hava kirliliği ve gürültü yönlerinden zararı bulunmadığının saptandığı, ancak aynı raporda işyerinde yangından korunma ile ilgili itfaiye ilkelerine aykırılık bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle bu husus gerekçe olarak ele alınıp dava idare mahkemesince reddedilmiştir.

Oysa, anılan bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından sulh hukuk mahkemesi vasıtasıyla yaptırılan tesbit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, yangın güvenliği yönünden ruhsat verilirken aranan koşullarda bir değişiklik bulunmadığı, alınan önlemlerin yeterli olduğunun belirtildiği keza temyiz dosyasından anlaşılmaktadır.

Bu durumda yangın güvenliği yönünden davacıya ait işyeri hakkında birbirine aykırı iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğu cihetle, konunun yeterince aydınlatılabilmesi için gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre davanın çözüme ulaştırılması gerektiği açıktır.

Açıklanan bu nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, davacılar tarafından işletilen odun kömür deposunun boşaltılmasının istenmesi ve işyerinin mühürlenerek çalışmaktan alıkonulması işlemlerine ilişkindir.

Davalı idarece, davacılara, uyuşmazlık konusu işyerini 30 gün içinde boşaltmaları, aksi halde 1580 sayılı Yasanın 15. maddesi uyarınca çalışmaktan alıkonulacağı bildirilmiş, daha sonra da işyeri mühürlenerek, işyerindeki çalışma durdurulmuştur.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, işyeri binalarının davacıların mülkiyetinde olduğu, binaların üzerinde bulunduğu arsanın ise tapuda itirazlı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, tamamen özel hukuk kurallarına göre çözümlenmesi gereken bir konuda, belediyece, işyerinin boşaltılmasının istenemeyeceği açıktır. Ancak işyerinin boşaltılması yolundaki işlemin, hem içeriği bakımından, hem de daha sonraki mühürleme işlemi nedeniyle çalışmanın durdurulmasına yönelik olduğu görülmektedir.

Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda da işyerinin yangın güvenliği yönünden sakıncaları bulunduğu belirlenmiştir.

Bu durumda. 1580 sayılı Yasa uyarınca, sakıncaları bulunan işyerini kapatmaya yetkili olan belediyece, bu yönde oluşturulan işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan Danıştay Dava Daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 54.maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri ise sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, yasal dayanağı olmayan düzeltme isteminin reddine, 6.10.1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

AZLIK OYU

Belediyeler, halkın güvenlik, sağlık ve huzurunu bozan işlerlerinde gerekli önlemlerin alınmaması durumunda, o işyerleri hakkında Yasaların kendilerine verdiği yetkiyi kullanarak işlem oluşturabilirler. Bu kapsamda çevreyi olumsuz etkilediği anlaşılan ve sakıncaları giderilmeyen bir işyerinin çalışması belediyece durdurulabilir. Olayda da davalı idarece davaya konu işyerlerinin sakıncalı olduğu belirtilmekte olup odun ve kömür depolarının yangın yönünden sakıncalı oldukları İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de saptanmış olduğundan, işyerlerinin mühürlenerek çalışmalarının durdurulmasında mevzuata ve hukuka aykırı bir durum yoktur.

Ancak, uyuşmazlık konusu işyerlerinin üzerinde bulunduğu taşınmazların tapu kayıtlarına göre itirazlı oldukları ve maliklerinin bulunmadığı, binaların ise davacılara ait olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durunda, davalı belediyenin, kendi mülkiyetinde olmayan bir yer için adli yargı yerlerinden bir tahliye kararı almadan, kamu gücünü kullanarak tahliyesi yolunda işlem oluşturmasının hukuka aykırı olduğu açıktır.

Açıklanan nedenle karar düzeltme isteminin kabulü, tahliyeye ilişkin işlemin iptali, mühürleme işlemi bakımından davanın reddi gerekirken, davanın tamamının reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.


ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların işletmekte olduğu odun ve kömür deposunun boşaltılması ve mühürlenmesi işlemleri üzerinedir. Belediye, işyerinin çevreyi olumsuz etkilediği gerekçesiyle 30 gün içinde boşaltılmasını istemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işyerinin çevreye zararı olmadığını, ancak yangın güvenliği açısından sakıncaları bulunduğunu belirtmiştir. Danıştay, işyerinin mülkiyetinin davacılara ait olduğunu ve belediyenin mülkiyetinde olmayan bir yer için tahliye talep edemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının bozulması gerektiği sonucuna varmıştır.