ÖZET: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 08/10/2020 tarihli kararında, artırımlı nöbet ücretinin yalnızca belirli birimlerde görev yapan personele ödenebileceğini belirterek, bu birimlerin dışındaki personelin bu ücretten yararlanamayacağını ifade etmiştir. Bu karar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve ilgili toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde, acil servis, yoğun bakım gibi özellik arz eden birimlerde çalışan personelin daha fazla sorumluluk taşıdığı gerekçesiyle alınmıştır. Ayrıca, yersiz ödemelerin geri alınması gerektiği vurgulanmış, kamu zararının önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelere atıfta bulunulmuştur.

Başvuranın, artırımlı nöbet ücreti talebi, Danıştay’ın önceki kararları doğrultusunda reddedilmiş ve yapılan ödemelerin hukuken dayanaksız olduğu belirtilmiştir. İdarenin, mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü olduğu ve bu yükümlülüğün devam ettiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın 2019 Eylül – 2021 Mart dönemi için talep ettiği artırımlı nöbet ücreti ödemelerinin geri alınması ve sonraki dönem taleplerinin reddi hukuken uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3519-S.22.5306

BAŞVURU NO : 2021/17087

KARAR TARİHİ : 14/03/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Artırımlı nöbet ücreti hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 07/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde

Biyokimya Laboratuvarında laboratuvar teknikeri olarak görev yapmakta olduğunu, tarafına 10.06.2021 tarihinde tebellüğ edilen 07.06.2021 tarih ve sayılı İl Sağlık Müdürlüğü yazısında

Artırımlı Nöbet Ücretine İlişkin Danıştay 12. Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve sayılı iptal kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2020 tarihli ve sayılı kararıyla bozulması nedeniyle tarafına 2.994,84 TL tutarında yersiz ödeme yapıldığı değerlendirmesi bildirilerek söz konusu miktarın iadesinin talep edildiğini, ilgili ay sonrasında nöbet saatlerinin ücretinin düşürüldüğünü, görev yapmakta olduğu Hastanede Acil Biyokimya Laboratuvarı bulunmadığını, nöbet saatleri olan 17:00 – 08:00 saatleri arasında başta acil servis, pediatri yoğun bakım ve kardiyoloji yoğun bakım olmak üzere diğer tüm servislere 7 gün 24 saat Biyokimya, Hemogram ve

Koagülasyon testlerini hizmetin kesintisizliği ve hastaların sağlık durumunun ehemmiyetini gözetilerek çalışılmakta olduğunu, buna ilişkin yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddedildiğini belirterek nöbetleri esnasında fiilen acil servise ve yoğun bakımlara 24 saat hizmet sunmuş olması ve bu birimlerin risk ve hizmet şartlarını paylaşması sebebiyle %50 artırımlı acil nöbet ücretinden yararlanmayı, tarafına yersiz ödeme yapıldığı gerekçesi ile 2019 Eylül–2021 Mart dönemi dâhil iadesi istenen tutar hakkındaki işlemin geri alınmasını ve 2021 Mart dönemi sonrasında tuttuğu nöbetler için oluşan artırımlı nöbet ücreti farkının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 15/11/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöbet İade Bordrosu’ndan başvurucuya Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve sayılı iptal kararı doğrultusunda artırımlı nöbet ücretlerinin Eylül 2019-Mart 2021 tarihleri arasında uygulanmış olduğu,

2.2. Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası tarafından mülgâ Türkiye Kamu Hastaneleri

Kurumu’nun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet ücretleri” konulu Genel Yazının “Özellik Arz Eden

Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2 nci maddesi ile “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri

Alınması” başlıklı 3 üncü maddesinin (b) bendinin iptali talebiyle Bakanlığın aleyhine açılan davada, Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve sayılı kararı ile “…diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödeneceği, bu ücretin artırımlı ödenebilmesi için bu birimlerde görevlendirilmiş olma koşulunun aranmadığı ve mevzuatta sayılan birimlere hizmet verecek şekilde nöbet tutulmasının yeterli olduğu görülmekte olup, nöbet ücretinin yüzde elli oranında artırımlı olarak ödenmesi konusunda getirilen kurala, münhasıran sayılan birimlerde görevli olanlara ödeneceği yolunda bir anlam yüklenemeyeceği gibi sağlık tesisinin tüm birimlerine hizmet veren birimlerde çalışan personelin özellikli birime hizmet verse bile öngörülen artırımlı nöbet ücretinden yararlandırılamayacağı yolunda bir düzenlemenin de bulunmadığı dikkate alındığında, artırımlı nöbet ücreti ödenmesinde nöbet hizmetinin verildiği birime bakılarak, bu birimlere hizmet veren sağlık personeline yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödenmesi gerekmektedir. ..Bu durumda, ayrı bir acil laboratuvar/röntgen birimi bulunmayan sağlık tesislerinde, nöbet görevini ifa etmekte iken acil servis hastalarına da hizmet veren laboratuvar/röntgen biriminde görevli personele yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücretinin ödenmesi gerektiği…” gerekçesine yer verilmek suretiyle 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı Genel Yazının “Özellik Arz Eden

Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2’nci maddesinin iptaline karar verildiği,

2.3. Söz konusu kararın Bakanlığımıza tebliğ edilmesi üzerine, iptal kararının uygulamasına ilişkin Hukuk

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 21/11/2019 tarihli ve sayılı yazısında yer verilen görüş çerçevesinde, “Danıştay 12. Dairesince verilen iptal kararı uyarınca; 1- Halen yürürlükte bulunan (mülga) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığınca yazılan 24/06/2016 tarihli ve 837 sayılı genel yazının 3 üncü maddesinin, Kararın Bakanlığımıza tebliğ edildiği 17/09/2019 tarihinden itibaren ve ikinci bir düzenleme yapılıncaya kadar; “Ayrı bir acil laboratuvar/röntgen birimi bulunmayan sağlık tesislerinde, nöbet görevini ifa etmekte iken mesai saatleri dışında acil servis hastalarına da hizmet veren laboratuvar/röntgen biriminde görevli personele bu şekilde çalıştıkları süreler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücretinin ödenmesi ” şeklinde uygulanması, 2- Hem 23/06/2014 tarihli düzenleyici işlemin, hem de bu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptali için süresinde dava açmamış olan personele, geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaması,” yönünde iptal kararının uygulanmasına yönelik genel düzenleyici işlemin tesis edildiği,

2.4. Danıştay 12. Dairesince verilen iptal kararına karşı Bakanlıkça temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararıyla “…Söz konusu düzenleme hizmet bazında değil birim bazında yapıldığından personelin bu birimler için öngörülen katsayıdan faydalanabilmesi için görev yapılan kurumda bu birimin bulunması ve hizmetin fiilen bu birimde verilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve yukarıda anılan Toplu Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı

görülmektedir.” yolundaki gerekçeye dayanılarak Bakanlığımız temyiz isteminin kabulü ile temyize konu

Danıştay Daire kararının bozulmasına karar verildiği,

2.5. Bu karar üzerine yine Bakanlık Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 29.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile, “Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve sayılı iptal kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararıyla bozulması sebebiyle, 1) Daire kararı gereği tesis edilen işlemlerin geri alınması ve İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı gerekçesi doğrultusunda yeniden işlem/düzenleme yapılması gerektiği, 2) Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının yarattığı hukuki sonuç, bozma üzerine ortadan kalktığından ve dolayısıyla karar gereği yapılan ödemeler hukuken sebepsiz hale geldiğinden, yapılan ödemelerin geri alınmasının iktiza ettiği değerlendirilmektedir” yönünde görüş verildiği,

2.6. Bu görüş çerçevesinde, Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 08.04.2021 tarihli ve sayılı Genel Yazısı ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve sayılı bozma kararı gereğince daha evvel 23/06/2014 tarihli ve 13421922/869 sayılı “Nöbet ücretleri” konulu Genel Yazı’nın iptali yolunda verilen karar hukuken hükümsüz hâle geldiğinden; iptal kararının uygulamasına yönelik 26.11.2019 tarihli ve sayılı Genel Yazı’nın yürürlükten kaldırılmış olduğu ile önceki davanın konusu olan 24/06/2016 tarihli ve 837 sayılı Genel Yazı’nın 3 üncü maddesinin

Danıştay 12. Dairesince verilen iptal kararı öncesindeki mevcut haliyle uygulanmaya devam edilmesi gerektiği 81 İl Valiliğine bildirilmiş; böylece de bu yeni hukuki durum dikkate alınarak ve yargı kararının bir gereği olarak iptal kararından evvelki hukuki durumun avdeti sağlanmış olduğu,

2.7. Bu hukuki duruma göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı neticesinde Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının doğurmuş olduğu hukukî sonucun ortadan kalkmış olduğu ve böylece iptal kararına istinaden yapılmış olan ödemelerin hukuken dayanaksız hâle geldiği cihetle söz konusu ödemelerin İdarece geri istenilmesi gerektiği,

2.8. Başvuruya konu hâdisede ise, yargı kararına bağlı olarak ortaya çıkan hukukî durumun gereği olarak iptal davasına konu edilen 23/06/2014 tarihli ve 13421922/869 sayılı “Nöbet ücretleri” konulu Genel

Yazı’nın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bozma kararı doğrultusunda yürürlüğe girmesi, yine iptal kararının uygulamasına yönelik 26/11/2019 tarihli ve sayılı Genel Yazı’nın ve buna dayalı olarak yapılan ödemelerin hukuki sebebinin ortadan kalkması sebebiyle başvurucuya evvelce yapılan ödenmelerin geri istenilmesinin tamamen hukuka uygun olduğu, nitekim, konuya ilişkin verilen her bir yargı kararı, idari yargı kararının uygulanması hususundaki mecburiyetin yerine getirilebilmesi maksadıyla, Anayasa’nın 138’inci maddesi ile 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesi dikkate alınarak

İdarece değerlendirildiği ve bunun sonucunda karar icaplarına göre gerekli işlemlerin tesis edildiği

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun

5.1. 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez… .”,

5.2. “Kararın bozulması” başlıklı 49 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, “4. Mahkeme bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilir. Israr kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir. Danıştayın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin kararı bozulur; aksi halde onanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava

Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.”,

5.3. 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.”,

6. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde Biyokimya

Laboratuvarında laboratuvar teknikeri olarak görev yapmakta olan başvuran, Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun 08.10.2020 tarihli ve sayılı kararı gereğince artırımlı nöbet ücreti nedeniyle tarafına 2.994,84 TL tutarında yapılan yersiz ödemenin iadesinin talep edildiğini ve ilgili ay sonrasında nöbet saatlerinin ücretinin düşürüldüğünü belirterek nöbetleri esnasında fiilen acil servise ve yoğun bakımlara 24 saat hizmet sunmuş olması ve bu birimlerin risk ve hizmet şartlarını paylaşması sebebiyle %50 artırımlı acil nöbet ücretinden yararlanmayı, tarafına yersiz ödeme yapıldığı gerekçesi ile

2019 Eylül–2021 Mart dönemi dâhil iadesi istenen tutar hakkındaki işlemin geri alınmasını ve 2021 Mart

dönemi sonrasında tuttuğu nöbetler için oluşan artırımlı nöbet ücreti farkının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

9. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).

10. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Dolayısıyla, idarenin mahkeme kararlarını uygulaması

Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

11. Anayasa Mahkemesi kararlarından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının icaplarına uygun olarak uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

12. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında,

12.1. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde sağlık teknikeri (laboratuvar) unvan ve branşında görev yapmakta olan başvurana Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve sayılı iptal kararı doğrultusunda artırımlı nöbet ücretlerinin Eylül 2019-Mart 2021 tarihleri arasında uygulanmış olduğu,

12.2. Sağlık Bakanlığınca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararında, /

“Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu

Genel Yazısının; “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesi yönünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve Toplu Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkân bulunmadığı,

23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazı’nın 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz

Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinin iptali istemine ilişkin olarak ise, 5018 sayılı Kamu Mali

Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması halinin de kamu zararı kapsamında olduğu açıkça belirtildiğinden, bir kamu görevlisine mevzuata göre yapılmaması gereken bir ödemenin yapılmış olduğunun anlaşılması halinde de, ilgili idare tarafından söz konusu meblağın ilgilinin maaşından cebren kesinti yapılmak suretiyle istirdat edilemeyeceği, fazladan ve yersiz ödendiği iddia edilerek davacı adına borç çıkarılan tutarların rızaen geri ödenmemesi durumunda

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği” gerekçelerine dayanılarak Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve sayılı iptal kararının bozulmasına karar verildiği,

12.3. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı ile başvurana artırımlı nöbet ücretinin verilmesine dayanak teşkil eden yargı kararının ortadan kalkmış olduğu anlaşılmaktadır.

13. İdarenin iptal kararını uygulama yükümlülüğü kararın onanmasına ya da kesinleşmesine bağlı olmadığından 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur….iptal kararının verilmesiyle bu kararın bozulması arasında geçen süre otuz günden çok daha uzun olacağı için, uygulanması tesis edilecek yeni işlemlerle otuz günü geçmesi mümkün iptal kararları bile bozma kararı çıkıncaya kadar uygulanmış ve idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmiş olması gerekir…. İdarenin iptal kararı üzerine bu kararı uygulama kapsamında tesis ettiği işlemlerin dayanağını yargı yerince verilen iptal kararı oluşturmaktadır. Bu işlemlerin dayanağını oluşturan yargı kararının varlığı ise bozma kararı ile ortadan kalkmaktadır. Bu durumda dayanak yargı kararının ortadan kalkması, yargı kararına dayalı işlemler üzerinde etki doğuracaktır.

(https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/208316 )

14. Bu kapsamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı neticesinde Danıştay 12.

Dairesi’nce verilen iptal kararının doğurmuş olduğu hukukî sonucun ortadan kalkmış olması ve iptal kararına istinaden yapılmış olan ödemelerin hukuken dayanaksız hâle gelmesi, dayanak yargı kararının ortadan kalkması ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararında da yer verildiği üzere söz konusu mevzuata uygun olmaksızın yapılan ödemelerin yersiz ödeme olarak kamu zararı niteliğinde değerlendirilmesi nedeniyle başvurana iptal kararına istinaden artırımlı nöbet ücreti ödemelerinin geri talep edilmesi ile başvuranın Mart 2021 tarihinden itibaren artırımlı nöbet ücretinden faydalanması taleplerinin reddedilmesinin hukuken yerinde olduğu ve ilgili idarenin mahkeme kararını icaplarına göre yerine getirmesi yönünde tezahür eden işlemlerin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuranın 2019 Eylül– /

2021 Mart dönemine ilişkin artırımlı nöbet ücreti ödemelerinin geri ödenmesine ilişkin işlemin geri

alınması ve 2021 Mart dönemi sonrasında tuttuğu nöbetler için oluşan artırımlı nöbet ücreti farkının tarafına ödenmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/