|
ÖZET: Çankaya Belediye Başkanlığı’nın 21/06/2019 tarihli yazısında, asfalt katılım payının 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak tahsil edildiği belirtilmiştir. Asfalt yapım işinin tamamlanmasının ardından, katılım bedelinin 5 yıl içinde tarh edilebileceği ve mükelleflere tebliğ edilen ihbarnamelerin, tebliğ tarihinden itibaren 2 yıl içinde 4 eşit taksitte tahsil edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, mükelleflerin peşin ödeme yapmaları durumunda %25 indirim fırsatından yararlanabilecekleri vurgulanmıştır. 2012 yılında gerçekleştirilen asfalt çalışmaları ile ilgili tahakkukların, ilgili tapu kayıtlarına göre hesaplandığı belirtilmiştir.
Yapılan incelemelerde, Servi ve Umut Sokakları’nda gerçekleştirilen asfalt kaplama çalışmalarının maliyetleri ve bu çalışmalara ilişkin katılım paylarının hesaplama yöntemleri detaylandırılmıştır. Asfalt katılım paylarının hesaplanmasında, ilgili sokaktaki asfalt miktarı ve gayrimenkullerin rayiç değerleri dikkate alınarak tahakkuk oranları belirlenmiştir. Ayrıca, mükelleflerin başvuruları doğrultusunda, gecikme zammı uygulanan tutarların kaldırıldığı ve peşin ödeme imkanı sunularak mükelleflerin mağduriyetlerinin giderildiği ifade edilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 24/06/2019 tarihli yazısında ise, 2013 yılında gerçekleştirilen asfalt çalışmaları ile ilgili tebligatların Vergi Usul Kanunu’na uygun şekilde yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, bazı tebligatların usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle tahakkuk eden borçların zaman aşımına uğradığı tespit edilmiştir. Kamu Denetçisi, idarelerin tebligat süreçlerinde gerekli özeni göstermeleri ve katılım paylarının iptal edilmesi yönünde tavsiyelerde bulunmuştur. |
Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 21/06/2019 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Asfalt katılım payının 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86.-94. maddelerine
istinaden alındığı, tahsilatının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114. maddesindeki zaman aşımı hükümlerine göre yapıldığı, ilgili madde de “asfalt yapım işi tamamlandıktan sonra 5 (beş) yıl içerisinde katılım bedeli tarh ve ilgililerine tebligat yapılabilir. Mükelleflere tebliğ edilen ihbarnameler tebliğ tarihi itibarıyla 2 yılda 4 eşit taksitte tahsilatı yapılmaktadır; mükelleflerin ihbarnamelerin tebliğ tarihi itibarıyla 30 gün içerisinde peşin olarak ödemeleri halinde %25 indirimli ödeme imkânı bulunmaktadır.” belirtildiği, anılan kanuna istinaden 2012 yılı Asfalt Katılım Payı (Yol Harcamalarına İştirak Payı) tahakkuklarının çalışmanın yapıldığı yıla ait Tapu Kayıtlarına göre yapıldığı,
2.2) 08/11/2017 tarihli ve . sayılı tebligatın Öncebeci Mahallesi
Çankaya/ANKARA adresine PTT tarafınca tebliğ edilmesi için gönderildiği, sicil nolu
PTT dağıtıcısı tarafından bahsi geçen adrese iki defa gidildiği ve evde muhatap bulunamaması nedeniyle 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 11/01/2018 tarihinde elden tebliğ edildiği, 213
Sayılı Vergi Usul Kanununun 104. maddesi hükümleri uyarınca düzenlenerek anılan kanunun 103. ve 106. maddeleri hükümlerine göre ilan koymaya mahsus panoda ilana çıkarılmak üzere 14/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca
İlan Yazısının 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 104. madde hükümleri uyarınca düzenlenerek anılan kanunun 103.-106. maddeleri hükümlerine göre Belediyeye ait ilan koymaya mahsus panoda Asfalt Katılım Paylarına ait tahakkuk cetvellerinin 14/11/2017 ve 14/12/2017 tarihleri arasında asıldığı,
2.3) Yapılan incelemeler neticesinde, başlangıç noktası Kıbrıs Caddesi, bitiş noktası Mahmut
Esat Bozkurt Caddesi olan Servi Sokağa Asfalt Bölümünce 28-29/11/2012 tarihlerinde 61.908,79 TL maliyetli 360,90 ton asfalt kaplama çalışması yapıldığı,
2.4) Ayrıca başlangıç noktası Aydoğmuş Sokak, bitiş noktası Esat Bozkurt Caddesi olan Umut
Sokağa 1-2/12/2012 tarihlerinde 150.663,58 TL maliyetli 878,30 ton asfalt kaplama çalışmasının yapıldığı,
2.5) Asfalt Katılım Payının 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre hesaplandığı,
2012 yılında asfalt kaplama çalışması yapılmış olan Servi ve Umut Sokaklarının tahakkuk
tutarlarının hesaplamasının aşağıdaki şekilde yapıldığı;
2.5.1) 2012 Yılı Servi Sokak asfalt çalışmasının maliyeti 61.908,79 TL.
Servi Sokaktan sorumlu olan gayrimenkullerin 2012 yılındaki toplam rayiç değeri
10.442.926,00 TL.
Çankaya İlçesi Öncebeci Mahallesi 1542 Ada 39 Parselindeki 9 nolu gayrimenkulün 2012 yılındaki rayiç değeri 50.083,05 TL.
.
2012 Yılı Umut Sokak asfalt çalışmasının maliyeti 150.663,58 TL.
Umut Sokaktan sorumlu olan gayrimenkullerin 2012 yılındaki toplam rayiç değeri
12.436.855,00 TL.
Çankaya İlçesi Öncebeci Mahallesi 7001 Ada 17 Parselindeki 11 nolu gayrimenkulün
2012 yılındaki rayiç değeri 122.253,52 TL.
Yatırım Tutarı / Toplam Rayiç = Tahakkuk Oranı (katılım payı oranı)
Tahakkuk Oranı (katılım payı oranı) x Gayrimenkul Rayiç Değeri = Asfalt Katılım Payı Tutarı
2.5.2) Asfalt Katılım Payı tutarlarının hesaplanmasında ilgili sokağa atılmış olan asfaltın
miktarı, ilgili sokaktan sorumlu olan bütün gayrimenkullerin ve ilgili gayrimenkulün çalışmanın yapıldığı yıldaki rayiç değerlerinin esas alındığı,
2.5.3) Taşınmazlara ait rayiç değerlerin hesaplanmasında esas alınan 1319 Sayılı Emlak Vergisi
Kanunun 29. maddesinin b bendinde; “Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle hesaplanan bedeldir.” ifade edildiği,
2.5.4) Söz konusu hususlar muvacehesinde Umut Sokak’a ait Asfalt Katılım Payı tutarlarının
hesaplanmasında; Umut Sokak’tan sorumlu gayrimenkullerin 2012 yılındaki toplam rayiç değeri (12.436.855,00 TL), Umut Sokak 2012 yılı asfalt kaplama çalışmasının maliyeti (150.663,58 TL) ve 11 nolu taşınmazın 2012 yılı rayiç değerinin (122.253,52 TL) esas alındığı,
2.5.5) 11 nolu taşınmaza ait Asfalt Katılım Payının hesaplanması:
150.663,58 / 12.436.855,00 = 0,0120114 (tahakkuk oranı)
0,0120114 x 122.253,52 = 1481,00 TL olduğu,
2.6) Bahsi geçen sokaklar arasında kullanılan asfalt miktarının tonaj olarak Umut Sokağında
kısa olmasına rağmen daha fazla asfalt atılmış olması ve bu gideri paylaşan Ada
Parselindeki nolu gayrimenkulün rayiç değerinin yüksek olması nedeniyle Asfalt Katılım
Payı tutarının farklı çıktığı,
2.7) Mükellef Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğüne sözlü
ve yazılı olarak yapmış olduğu başvurular, Asfalt Katılım Payı tahakkuklarının hesaplanmasında ve tebliğinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına karşın vatandaşın mağduriyet yaşamaması için gecikme zammı uygulanmış olan Asfalt Katılım Payı tutarlarının gecikme zamlarının kaldırıldığı ve peşin ödeme imkânı (%25 indirim) kullandırılarak mükellefin lehine sonuçlandırıldığı,
3) Ankara Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 24/06/2019 tarih ve
sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1) 2013 yılında Çankaya İlçesi, Kültür Mahallesi sınırları içerisinde bulunan imarın ada
parselin cephesine isabet eden Ziya Gökalp Caddesinde ve Yenimahalle İlçesi, Ergazi
Mahallesi sınırları içerisinde bulunan imarın ada parselin cephesine isabet eden
Batıkent Bulvarında asfalt çalışması yapıldığından 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre çalışma yapılan cadde veya sokağa cephesi bulunan gayrimenkul sahiplerine Tapu
Müdürlüklerinden alınan tapu kayıtlarına göre tahakkuk makbuzu-ihbarname gönderildiği,
3.2) Ziya Gökalp Caddesinde yapılan çalışmanın ihbarnamesinin 30/01/2015 tarihinde
Muhtarlık yoluyla, Batıkent Bulvarında yapılan çalışmanın ihbarnamesinin de 28/01/2015 tarihinde Muhtarlık yoluyla 7201 Sayılı Tebligat Kanununa uygun olarak elden tebliğ edildiği, söz konusu bedellerin hesaplanmasında taşınmazın hissesine düşen miktar, vergi değeri ve çalışma yapılan caddenin toplam maliyeti göz önünde bulundurulduğundan, yapılan işlemde bir yanlışlık bulunmadığı,
3.3) Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tahakkuk ettirilen “Yol Harcamalarına
Katılım Payı” (Asfalt Katılım) bedelleri ile ilgili olarak, Özel Kalem Müdürlüğünün 06/05/2019 tarih ve sayılı yazısı gereği bu bedellerin tahsilinin şimdilik durdurulması ve tapudaki kısıtlamaların kaldırılmasının istendiği, 09/05/2019 tarih ve sayılı yazı ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 93. maddesine göre konulan ve Tapu
Müdürlükleri sorumluluk alanlarındaki taşınmazların üzerindeki bütün Yol
Harcamalarına Katılım Payı (Asfalt Katılım) bedelleri kısıtlılık şerhlerinin terkin edildiği, bununla birlikte tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen bedellerin geri ödenmesi hususunda yeni bir çalışma başlatılarak konunun değerlendirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Tebliğ esasları” başlıklı 93
üncü maddesinde, “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden
bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.”,
6.1) “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Tebliğ
olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.”; beşinci fıkrasında, “Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.”,
6.2) “Tebliğin ilanla yapılacağı haller” başlıklı 103 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı
hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:
1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa, 2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa, 3. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa, 4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa.”,
6.3) “Zamanaşımı Süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Vergi
alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.”,
7) 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir
belediyesinin gelirleri” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, “Hizmetlerin büyükşehir belediyesi tarafından yapılması şartıyla 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanununda belirtilen oran ve esaslara göre alınacak yol, su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payları.”,
8) 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Yol harcamalarına
katılma payı” başlıklı 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekillerde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile Yol Harcamalarına Katılma Payı
alınabilir.
a) Yeni yol açılması; b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi; c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi; d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi ”,
8.1) “Payların hesaplanması” başlıklı 89 uncu maddesinin (a) bendinde, “Harcamalara
katılma payları, bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır. Şu kadar ki yapılacak giderler peşin ödendiği takdirde bu paylar ilgililerden yüzde yirmibeş noksanı ile alınır. Ancak, bu tür hizmet giderleri Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç ve birim fiyatlara göre hesaplanan tutarları aşamaz….Harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin yüzde 2’sini geçemez.”,
8.2) “Payların tahakkuk şekli” başlıklı 90 ıncı maddesinde, “Yol Harcamalarına Katılma
Payı, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, Su Tesisleri İle Kanalizasyon
Harcamalarına Katılma Payları ise hizmetten faydalanma şekillerine göre ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve 89 uncu maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, ibadet yerleri hakkında harcamalara katılma payı tahakkuku yapılmaz.”,
8.3) “Tahakkuk zamanı” başlıklı 91 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Harcamalara
katılma paylarının tahakkuku, işler hangi ihale usulü ile yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılır.”,
8.4) “Payların ilanı” başlıklı 92 nci maddesinde, “Yukarıdaki maddelerde yazılı esaslar
dairesinde hesaplanan paylar, mükelleflerin soyadları, adları, adresleri ve kendilerine isabet eden pay miktarını gösteren ve mahiyetlerine göre mahalle, cadde ve sokak itibariyle düzenlenecek tahakkuk cetvellerinin bir ay süre ile belediye ilan yerlerine asılması suretiyle ilan olunur. Katılma payları tutarları mükelleflere ayrıca tebliğ olunur.”,
8.5) “Tahsil şekli” başlıklı 93 üncü maddesinde, “Harcamalara katılma payları
belediyelerce veya bunlara bağlı müesseselerce, 92 nci maddeye göre payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda ve dört eşit taksitte, peşin ödemelerle tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur. Ancak, yukarıda yazılı ödeme sürelerini, ilgili belediyelerin teklifi üzerine, 5 yıla (peşin ödemelerde bir yıla) kadar uzatmaya ve buna göre taksit sürelerini tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulunca bu yetkinin kullanılması halinde, uzatılan ödeme süreleri için belediyeler, belediye meclislerinin kararı üzerine ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca alınan tecil faizi oranını aşmamak üzere faiz alabilirler.
.
Satış, hibe ve trampa gibi devir hallerinde ferağ sırasında o tarihe kadar ödenmemiş taksitler peşin olarak tahsil olunur.
Harcamalara katılma payına tabi gayrimenkullerin listesi belediyelerce ilgili tapu dairelerine bildirilir. Bu gayrimenkullerin satış, hibe ve trampaları halinde tapu dairesi payın tahsilini sağlamak üzere, belediyeyi haberdar eder ve pay ödenmedikçe intikal işlemi yapılmaz.”,
8.6) “Usul hükümleri” başlıklı 98 nci maddesinde, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan
hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.”,
9) 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Tebliğ imkansızlığı ve
tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinde, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
10) 21/08/1981 tarihli ve17435 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile İlgili Hükümlerinin
Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Payın Tahakkuk Zamanı” başlıklı 7 nci maddesinde, “Yol Harcamalarına Katılma Payının tahakkuku, iş hangi ihale usulüne göre yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmasından sonra yapılır.
Şu kadar ki, belediyenin çalışma programı uygulaması gereğince veya teknik zorunluluklar dolayısıyla kısım kısım inşa, tamir veya genişletme yapılması halinde, bitirilerek istifadeye açılmış olması şartı ile, katılma payının kısım kısım da tahakkuku mümkündür. İşin bitirilerek hizmete açılmış olduğu geçici kabulünün yapılması ile belirlenir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından, İdarelerin başvuruya konu işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete
aykırı olduğu değerlendirilerek, yol harcamalarına katılma payı tutarlarının iptal edilmesi, katılma paylarına ilişkin tebligatların Vergi Usul Kanunu hükümlerini uygun şekilde tebliğ edilmesine ilişkin gerekli özeni göstermesi hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Çankaya İlçesi Öncebeci Mahallesi
ada parseldeki nolu bağımsız bölüm ile ada parseldeki nolu bağımsız bölümlere ait 2012 yılında çalışması yapılan Umut ve Servi Sokaklarının yol harcamalarına katılma payı ile 2013 yılında Çankaya İlçesi Kültür Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 1071 ada 10 parselin cephesine isabet eden Ziya Gökalp Caddesinde ve Yenimahalle İlçesi Ergazi
Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ada parselin cephesine isabet eden Batıkent
Bulvarında yapılan asfalt çalışmasına ilişkin tahakkuk eden yol harcamalarına katılma paylarına ilişkin tarafına tebligat yapılmadığını ve söz konusu tutarların doğru hesaplanmadığını iddia ederek ödediği tutarların iade edilmesini talep etmektedir.
13) Harcamalara katılma payı, belediyeler tarafından inşa, tamir ve genişletilmeye tabi
tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile alınan paydır. Belediye gelirleri arasında bulunan harcamalara katılma payı 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun üçüncü kısmında düzenlenmiştir. Buna göre yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payı olmak üzere üç çeşit katılma payı öngörülmüştür. Harcamalara katılma payı, gayrimenkulün değerini artırıcı nitelikte olduğu için, katılma payı mükellefliği harcamanın yapıldığı bölgedeki gayrimenkul sahipliği ile ilişkilendirilmiştir. Böylece harcamalara katılma payı yoluyla, belediye tarafından yapılan kentsel alt yapı yatırımlarının bir kısmı, bu harcama sonucu belli değer elde eden kişilerce varlık değerleri ile orantılı olarak karşılanmaktadır (Nebi Yılmaz (2008), “Bir Otokontrol
Sistemi Olarak Belediyelerde Harcamalara Katılma Payı”, Sayıştay Dergisi, Sayı : 2019/11302-S.1749071, s.78).
14) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 89 uncu maddesinde, harcamalara katılma
paylarının, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerden oluşması, bina ve arsalarda vergi değerinin yüzde ikisini aşmaması gerektiği belirtilmiştir. Anılan kanunun 90 ıncı maddesinde ise, yol harcamalarına katılma paylarının, yapılan yollardan faydalanan ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve değinilen 89 uncu maddedeki esaslara göre katılma payları toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilmesi kurala bağlanmıştır.
15) 2464 sayılı Kanun ile harcamalara katılma payı tahakkukunun, işler hangi ihale usulü ile
yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılacağı, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları İle İlgili
Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte ise, işin (asfalt çalışması) bitirilerek hizmete açılmış olmasının geçici kabulün yapılması ile belirlendiği ifade edilmektedir. Söz konusu yasal düzenlemelerden, tahakkuk işleminin yapılan çalışmanın tamamlanıp halkın istifadesine sunulmasından sonra, yapılan çalışmanın sunulma tarihindeki gayrimenkul sahipleri adına yapılacağı anlaşılmaktadır.
.
16) Ayrıca anılan kanunda, hesaplanan yol harcamalarına katılma paylarının, mükelleflerin
soyadları, adları, adresleri ve kendilerine isabet eden pay miktarını gösteren ve mahiyetlerine göre mahalle, cadde ve sokak itibariyle düzenlenecek tahakkuk cetvellerinin bir ay süre ile belediye ilan yerlerine asılması suretiyle ilan edileceği, katılma payları tutarlarının mükelleflere ayrıca tebliğ edileceği düzenlenmiştir.
17) Belediye Gelirleri Kanununun 98 inci maddesinde aynı kanuna göre alınacak vergi,
harç ve katılma payları hakkında, tersine hüküm bulunmadıkça 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir.
18) Harcamalara katılma payı hakkında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanması
gerektiğine ilişkin anılan hüküm dikkate alındığında; 2464 sayılı Kanunun 90, 91 ve 92 nci maddelerinde yer alan “katılma payı tahakkuku” ve “tebliğ” ibareleri, Vergi Usul Kanunu’nun
21 ve 22 nci maddelerinde tarifi verilen “tebliğ” ve “tahakkuk”u ifade ettiğinin kabulü
gerekecektir. Dolayısıyla, katılma payı tahakkukunun, “yetkili makamlar tarafından”
Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde bir tahakkuk fişi ya da ihbarname tebliği suretiyle sağlanması gerekmektedir.
19) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102 nci maddesinde, tebliğ olunacak evrakı içeren zarf
posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması halinde, söz konusu durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ edileceği, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durum posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
20) Diğer taraftan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51 inci maddesinde, mali tebliğlerin, kendi
kanunlarında sarahat bulunmayan hallerde, bu Kanunun umumi hükümlerine tevkifan yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, ilgili ihbarnamenin yükümlüye tebliğinde, öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanmasının yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu kanun hükümleri uygulanmadan Tebligat
Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. (Danıştay konu ile ilgili verdiği
kararlar; D. 4. D. 08.02.2000 tarih, E: 1999/1501, K: 2000/3737; D.7. D. 4.05.2009 tarih, E:
2008/1216, K: 2009/2313)
21) Somut olayda şikâyetçi, yol harcamalarına katılma payına ilişkin tarafına herhangi
bir tebligat yapılmadığını iddia etmektedir. Tebliğ ile idari bir işlem olan tarh işleminin sonuçları mükellefe bildirilir. Muhatabına bildirilmeyen tarh işlemi hukuki sonuç doğurmayacaktır. Yine tebliğ ile kendisi hakkında işlem yapılan kişi, işlemden haberdar olması üzerine kanunda kendisine tanınan hakları kullanabilecek aksi halde kanuni haklarını kullanamayacaktır. Bunun yanında vergilendirme sürecinin tahakkuk ve son aşaması olan tahsil
.
aşamasına sağlıklı bir şekilde ulaşılabilmesi için de tebliğ aşaması son derece önemli bir yere sahiptir. Tebliğ aşamasında meydana gelen bir sakatlık tüm vergilendirme sürecini etkileyerek vergi alacağının sorunsuz bir şekilde tahsilini engelleyecektir. Tebliğ işleminde yapılan usul ya da şekil hataları sonucunda gerek idareye gerekse muhataba ek yükümlülükler doğacak ve kamu alacağının tahsili gecikecek ya da imkânsız hale gelecektir. Bu nedenle tebliğ işleminin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ve kamu alacağının sorunsuz bir şekilde tahsil edilebilmesi için tebliğ son derece önemlidir. Bu sebeple verginin tebliği aşamasında görev alan birimlerin tebliğ aşamasının sorunsuz bir şekilde tamamlanması için gereken özeni göstermeleri gerekmektedir. Tebliğ usulünde yapılan hatalardan birisi, Vergi Usul Kanununda hüküm bulunmasına rağmen Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılmasıdır. Vergisel işlemler açısından öncelikle Vergi Usul Kanunu’nda yer alan tebliğe ilişkin usullere riayet edilmeli, burada hüküm olmaması halinde ise genel kanun niteliğindeki 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümleri dikkate alınmalıdır. Tebliğ usulünde hata olması durumda tebliğ yapılmamış sayılacaktır. (Bknz. Ahmet İNNECİ, Neslihan COŞKUN KARADAĞ, “Vergi
Usul Kanunu’na Göre “Tebliğ”de Yapılan Hatalar ve Yargının Konuya Bakışı”, Maliye Dergisi, S.169, Temmuz-Aralık 2015, s.56-62)
22) Somut olayda, Çankaya İlçesi Öncebeci Mahallesi Servi Sokağa 28-29/11/2012
tarihlerinde, Umut Sokağa ise 01-02/12/2012 tarihlerinde asfalt kaplama çalışması yapıldığı,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim
yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre 2012 yılında yapılan asfalt çalışmasına ilişkin yol harcamalarına katılma payının 31/12/2017 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda 08/11/2017 tarihli ve sayılı ihbarnamenin, barkod numarası ile yapılan sorgulama neticesinde ilgili idare tarafından 28/12/2017 tarihinde PTT’ye verildiği, PTT dağıtıcısı tarafından 04/01/2018 tarihinde
‘Öncebeci Mahallesi Umut Sokak Çankaya/ANKARA’ adresine gidildiği, kişinin adreste bulunmaması üzerine geçici ihbar bırakıldığı, ardından 11/01/2018 tarihinde adrese tekrar gidildiği, evde muhatap bulunamaması nedeniyle 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21.
maddesine göre 11/01/2018 tarihinde elden tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, Çankaya Belediyesi tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102 nci maddesine (md. 102/f.5) uygun olarak tebliğ edilmediği, anılan kanun hükümleri uygulanmadan Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, ayrıca beş yıllık zaman aşımı süresinin 31/12/2017 tarihinde dolduğu dikkate alındığında süresi içinde ve usulüne uygun tebligat yapılmadığı, dolayısıyla borcun zaman aşımına uğradığı tespit edilmiştir.
22.1) Danıştay 9. Dairesinin 08/04/2010 tarihli ve E.2009/8183, K.2010/1730 sayılı kararı
ile, “…vergi ceza ihbarnamesinin 31.12.2008 günlü tebliğ alındılarında, muhatabın bilinen adresinde bulunamadığı belirtildikten sonra ilgili mahalle muhtarlarına imzalatıldığı ve tebliğ evrakının şirket adresi ile şirket müdürünün ikametgah adreslerine bırakıldığının anlaşıldığı, olayda, muhatabın bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle anılan Kanun hükümleri uyarınca tebliğ evrakının tebliği çıkaran mercie iadesi yoluna gidilmesi gerektiği halde, 7201
sayılı Tebligat Kanununu hükümlerinin uygulanmaya çalışıldığı ve tebliğ evrakı ilgili adreslere bırakıldığından, söz konusu vergi ceza ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği sonucuna ulaşıldığı, bu itibarla, 2003 yılına ait vergi ve cezanın izleyen yıldan başlayarak beş yıl içinde en son 31.12.2008 tarihi mesai bitimine kadar anılan kanuni düzenlemelere uygun olarak tarh ve tebliğ edilmediğinden zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kabul eden Bursa 2. Vergi Mahkemesinin 03.07.2009 tarih ve E:2009/176, K:2009/1640 sayılı kararının onanmasına” karar verilmiştir.
23) Şikâyetçi adına kayıtlı Çankaya İlçesi ada parsel ve
Yenimahalle İlçesi ada parseldeki taşınmazlar için Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanlığı tarafından tahakkuk ettirilen asfalt katılım payına ilişkin olarak yapılan incelemede ise, söz konusu asfalt çalışmalarının iş bitirme tarihinin 31/12/2013 olduğu, Ziya
Gökalp Caddesinde yapılan çalışmanın ihbarnamesinin 30/01/2015 tarihinde Muhtarlık yoluyla, Batıkent Bulvarında yapılan çalışmanın ihbarnamesinin 28/01/2015 tarihinde
Muhtarlık yoluyla 7201 Sayılı Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edildiği, ancak yukarıdaki paragrafta da belirtildiği üzere öncelikle Vergi Usul Kanununda yer alan tebliğe ilişkin usullere uyulması gerektiği, buna göre ihbarnamenin Vergi Usul Kanununda yer alan kurallar yerine Tebligat Kanununda yazılı hükümlere göre doğrudan doğruya mahalle muhtarına imza karşılığı bırakılmak suretiyle tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı, usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir verginin tahakkuk etmeyeceği, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde mükellefe tebliğ edilmeyen borcun ise zaman aşımına uğradığı tespit edilmiştir.
23.2) Danıştay 9. Dairesinin 02/11/2011 tarihli ve E.2008/5363, K.2011/7553 sayılı
kararında, idarece, tarhiyatın zamanaşımına uğraması için öngörülen beş yıllık yasal sürenin dolmasına kısa bir süre kalmış olması neden gösterilerek, ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yazılı kurallar yerine 7201 sayılı Tebligat
Kanununda yazılı hükümlere göre doğrudan doğruya mahalle muhtarına imza karşılığı bırakılmak suretiyle tebliğ edilmesinde Vergi Usul Kanununun 102 maddesinde yer alan kurallara uyarlık görülmediği, bu durumda usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleşen bir kamu alacağından bahsetme olanağı bulunmadığından ödeme emrine karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
23.3) Diğer taraftan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından tahakkuk edilen yol
harcamalarına katılma payı bedellerinin tahsilinin durdurulması ve tapudaki kısıtlamaların kaldırılmasına karar verildiği, ayrıca tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen bedellerin geri ödenmesi hususunda çalışma başlatılarak konunun değerlendirildiği tespit edilmiş olup, söz konusu çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
24) Şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
24.1) Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından tarh edilerek mükellefe tebliğ edilen
ihbarnamenin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102 nci maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği, anılan kanun hükümleri uygulanmadan Tebligat Kanunu hükümlerinin
.
uygulanamayacağı, 31/12/2017 tarihinden önce kanunun aradığı anlamda bir tebligatın bulunmadığı,
24.2) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından tarh edilerek mükellefe tebliğ edilen
ihbarnamenin Vergi Usul Kanununda yer alan kurallar yerine Tebligat Kanununda yazılı hükümlere göre doğrudan doğruya mahalle muhtarına imza karşılığı bırakılmak suretiyle tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı, usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir verginin tahakkuk etmeyeceği, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde mükellefe tebliğ edilmeyen borcun ise zaman aşımına uğradığı tespit edildiğinden İdarelerin başvuruya konu işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarelerin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarelerin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Ankara Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran adına tahakkuk ettirilerek tahsil edilen yol harcamalarına katılma payı tutarlarının iptal edilmesi, katılma paylarına ilişkin tebligatların Vergi Usul Kanunu hükümlerini uygun şekilde tebliğ edilmesine ilişkin gerekli özeni göstermesi hususunda ANKARA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ÇANKAYA BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Ayrıca tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen yol harcamalarına katılma payı tutarlarının geri ödenmesi hususunda yapılan çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılması hususunda ANKARA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURANA, ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ANKARA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
.
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çankaya Belediye Başkanlığı
ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi