ÖZET: Başvuran, 2014 yılında SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde teknikeri olarak göreve başlamış, 2016 yılında KHK ile meslekten ihraç edilmiştir. 2019 yılında OHAL Komisyonu kararıyla mesleğine geri dönmüş ve bu süreçteki asgari geçim indirimi (AGİ) ile promosyon ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek AGİ ve promosyon taleplerinin değerlendirilmesine karar vermiştir.

Sağlık Bakanlığı, başvuranın ihraç olduğu dönemdeki mali haklarının ödenmesi gerektiğini belirtmiş, ancak gecikme faizi ve AGİ ödemesi yapılmayacağını ifade etmiştir. İlgili mevzuat gereği, kamu görevine iade edilenlerin mali haklarının ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, OHAL Komisyonu’nun kararında geriye dönük mali hakların ödenmesine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını tespit etmiş ve Sağlık Bakanlığı’na, başvuranın ihraç olduğu tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan AGİ ve promosyon tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/5370-S.20.8532

BAŞVURU NO : 2019/18681

KARAR TARİHİ : 03/04/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Asgari geçim indiriminin (AGİ) ve promosyon ücretinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/10/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, 05/08/2014 tarihinde … sicil numarası ile SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma

Hastanesi … Teknikeri olarak göreve başladığını, 29 Ekim 2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiğini, 27/06/2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile mesleğime iade edildiğini, 18/07/2019 tarihinde göreve başladığını iddia edip ihraç olduğu tarihler arasındaki (29/10/2016-18/07/2019) asgari geçim indiriminin (AGİ) ve promosyon ücretinin hesaplanıp tarafına ödenmesini, talep etmektedir.

2.Başvuranın başvurusu hakkında ayırma kararı verilmiş olup, bu kararda, başvuranın; “Ödenmeyen mali hakları ile ilgili olarak (29/10/2016 -18/07/2019) asgari geçim indirimi (AGİ), bölge tazminatı, faiz ödemesi ve promosyon ücretinin fiili çalışmadan sayılıp, hesaplanıp tarafına ödenmesi” taleplerinden “Asgari geçim indirimi (AGİ) ve promosyon ücreti” talepleri Denetçiliğimiz tarafından inceleneceği, diğer taleplerle ilgili ise 03/01/2020 tarih ve 2020/… sayılı “Tavsiye Kararı” verildiği tespit edilmiştir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı’ndan alınan ayrılan dosyaya ilişkin olarak bu dosyayı da içeren cevabi yazının tetkikinden özetle; başvuranın Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde … teknikeri olarak görev yaparken 29/10/2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiği, 27/06/2019 tarihinde OHAL

Komisyonu kararı ile mesleğine iade edildiği, ihraç edilmiş iken göreve geri iade edilenlerin mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği hüküm altına alındığı, 697 sayılı KHK ile göreve dönenlere geriye doğru ödenecek olan mali haklara ilişkin herhangi bir gecikme faizi v.b.

ödeme yapılması ile ilgili düzenleme yapılmadığından ilgiliye sadece maaşının ödeneceği, gecikme faizinin ödenemeyeceği, asgari geçim indirimi ödemesinin yapılamayacağı, ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.2.“Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4.3.“Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı

164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”,

7.08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin;

7.1.”Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

7.2.“Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,

b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

7.3.“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.

Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet

Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9.Başvuran, 05/08/2014 tarihinde … sicil numarası ile SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma

Hastanesi … Teknikeri olarak göreve başladığını, 29 Ekim 2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiğini, 27/06/2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile mesleğime iade edildiğini, 18/07/2019 tarihinde göreve başladığını iddia edip ihraç olduğu tarihler arasındaki (29/10/2016-18/07/2019) asgari geçim indiriminin (AGİ) ve promosyon ücretinin hesaplanıp tarafına ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir.

10.Başvuranın başvurusu hakkında ayırma kararı verilmiş olup, bu kararda, başvuranın; “Ödenmeyen mali hakları ile ilgili olarak (29/10/2016 -18/07/2019) asgari geçim indirimi (AGİ), bölge tazminatı, faiz ödemesi ve promosyon ücretinin fiili çalışmadan sayılıp, hesaplanıp tarafına ödenmesi” taleplerinden “Asgari geçim indirimi (AGİ) ve promosyon ücreti” talepleri Denetçiliğimiz tarafından inceleneceği, diğer taleplerle ilgili ise 03/01/2020 tarih ve 2020/121-S.182 sayılı “Tavsiye Kararı” verildiği tespit edilmiştir.

11.Sağlık Bakanlığı’ndan alınan ayrılan dosyaya ilişkin olarak bu dosyayı da içeren cevabi yazıda, başvuranın Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde … teknikeri olarak görev yaparken 29/10/2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiği, 27/06/2019 tarihinde OHAL

Komisyonu kararı ile mesleğine iade edildiği, ihraç edilmiş iken göreve geri iade edilenlerin mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği hüküm altına alındığı, 697 sayılı KHK ile göreve dönenlere geriye doğru ödenecek olan mali haklara ilişkin herhangi bir gecikme faizi v.b.

ödeme yapılması ile ilgili düzenleme yapılmadığından ilgiliye sadece maaşının ödeneceği, gecikme faizinin ödenemeyeceği, asgari geçim indirimi ödemesinin yapılamayacağı, bilgisini iletmiştir.

12.Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

13.Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

14.Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın

120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük

Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

15.Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16.Somut olayda da, 05/08/2014 tarihinde … sicil numarası ile SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve

Araştırma Hastanesi … Teknikeri olarak göreve başladığı, 29 Ekim 2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiği, 27/06/2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile mesleğime iade edildiği, 18/07/2019 tarihinde göreve başladığı, başvuranın, “İhraç olduğu tarihler arasındaki (29/10/2016-18/07/2019) asgari geçim indiriminin (AGİ) ve promosyon ücretinin hesaplanıp tarafına ödenmesi” ile ilgili talebinin İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

17.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 164 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir” hükmünü amirdir.

18.Söz konusu düzenleme gereğince çıkarılan 17/07/2012 tarihli ve 28356 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğünün 34 Sıra No lu Genel Tebliği ise, kamu personelinin maaşlarının bankalar vasıtasıyla ödenmesine yönelik usul ve esasları belirlemiştir.

19.Bu doğrultuda kamu personelinin maaşlarının ödenmesi için ilgili kurumlarla anlaşan bankalar, söz konusu mali haklara ilişkin protokoller akdetmekte ve bu protokoller gereğince elde ettiği gelirler üzerinden “promosyon” adı verilen ek mali imkanları ilgili kurumlara sağlamaktadır. Bankaların sunduğu bu imkânların, kamu kurum-kuruluşları tarafından ne şekilde değerlendirileceği ve personelin bunlardan yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin uygulamada yeknesaklığın bulunmayışı sebebiyle 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi hazırlanmıştır.

20.Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

21.Söz konusu Genelge, bankalarla yapılacak protokollere ilişkin uyulması gereken genel çerçeveyi çizmiş olup promosyon ödemeleri bağlamındaki tereddütleri bir noktaya kadar gidermiştir. Ancak zaman içinde değişen şartlarla birlikte, Genelgenin 5 inci ve 4 üncü maddesinin yeniden ele alınması gerekmiş ve bu kapsamda söz konusu maddelerde değişiklik öngörmek üzere sırasıyla 2008/18 sayılı ve 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgeleri çıkarılmıştır. 2007/21 sayılı Genelgenin 5 inci maddesindeki değişiklikle, kamu kurum ve kuruluşlarının promosyon ödemelerini ne miktarda ve ne kadar sürede yapacaklarına ilişkin sınırlayıcı hüküm ortadan kaldırılmıştır. Böylece ilgili kurumların kendi öznel şartlarını değerlendirerek bu ödemeyi yapmaları hususunda geniş bir takdir sahası oluşturulmuştur. Söz konusu Genelgenin 4 üncü maddesinde yapılan değişiklikle ise, bankadan alınacak promosyon miktarının tamamının personele dağıtılacağı esası benimsenmiş ve bu suretle promosyon bedelinin üçte birine kadarki kısmının ilgili kurum personelinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabileceğine ilişkin yaklaşım terkedilmiştir. Bu husus, promosyon bedelinin doğrudan kamu personelinin aylık veya ücretinin tamamlayıcı parçası olduğu gerçeğinin kabulüne işaret etmektedir.

22.Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15

Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı

Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

23.Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

24.Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında;

“…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

25.Benzer nitelikli bir yargı kararında;

“Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)

26.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi kapsamında 2019 yılında Devlet

Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 22 Mart 2019 tarihli ve 30722 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Karar’da 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına

Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin 2019 yılında da uygulanmaya devam edilmesi Cumhurbaşkanlığınca uygun görülmüştür.

27.Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak OHAL İnceleme Komisyonunun Kararı ile de göreve iade edilen başvuran kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevcut personel olarak promosyon ödeme sözleşmesine dahil edilecek ve maaşının banka aracılığıyla yatırılması nedeniyle promosyon ücretinden yararlanabilecekti. Başvuranın idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle bu imkandan mahrum kaldığı dikkate alındığında idarenin hatalı işlemi nedeniyle oluşan külfetin başvurana yükletilemeyeceği, başvuranın asgari geçim indirimi ve eksik kalan promosyon ödemelerinin idare tarafından karşılanması gerektiği tespit edilmiştir.

28.Kurumumuza benzer nitelikte “Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

29.Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın hem asgari geçim indiriminin geriye dönük olarak ödenmemesi işleminde hem de banka promosyonu ödenmesi talebinin idarece kıst olarak uygulanmasında, promosyonunun tamamının başvurana ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilememiştir.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

30.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup

Diyarbakır İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana, kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin olarak mahrum kaldığı asgari geçim indirimi ve promosyon tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi