|
ÖZET: Başvuru sahibinin, asgari geçim indiriminin uygulanmadığı gerekçesiyle talep ettiği maaş farkı üzerine yapılan değerlendirmede, idarenin vergi hesaplama yönteminin mevzuata aykırı olduğu tespit edilmiştir. İdare, vergi tarh edilmeden önce asgari geçim indiriminin matrahtan düşülmesi nedeniyle hesaplanacak bir matrah bırakmamış ve bu durum, başvuru sahibinin asgari geçim indiriminden yararlanmasını engellemiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nda asgari geçim indiriminin matrahtan değil, hesaplanan vergiden düşülmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bu bağlamda, idarenin hatalı uygulaması nedeniyle başvuru sahibinin mağduriyetinin giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İdare, asgari geçim indirimini kendiliğinden uygulamakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, başvuru sahibinin hak kaybına yol açmıştır. Dolayısıyla, asgari geçim indirimine ilişkin hesaplamaların düzeltilerek, aradaki maaş farkının başvuru sahibine ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/65404-S.20.71016
BAŞVURU NO : 2020/3540
KARAR TARİHİ : 21/07/2020
TAVSİYE KARARI
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Asgari geçim indiriminin uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 2014-2017 yılları arasında Engelli personel olarak çalıştığı Diyarbakır Gazi
Yaşargil Eğitim Araştırma hastanesinde maaşında asgari geçim indirimi ile birlikte vergi indiriminin uygulanması gerekirken bu indirimin uygulanmadığını belirterek vergi indiriminin uygulanmamasından doğan maaş farkının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/05/2020 tarihli cevabi yazıda özetle; Vergi indiriminin İzmir İli Selçuk Devlet Hastanesi tarafından gönderilen yazıya istinaden yapılmadığı, ilgili yazıda 265 seri nolu “Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması” başlıklı 5 inci bölümünde belirtilen hususlara göre yapıldığı, bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmelerinin 01/01/1990 tarihinden geçerli olmak üzere tek işveren olarak kabul edildiği, bu nedenle ek ödemeler ile maaşın toplanarak gelir vergisi matrahının tespit edildiği, hesaplanan asgari geçim indiriminin önce gelir vergisi matrahının toplamından düşüldüğü, asgari geçim indiriminin mahsubundan sonra varsa kalan gelir vergisi matrahı üzerinden artan oranlı olarak hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12 sinin mahsup edildiği, mahsup edilecek tutarın da kalan gelir vergisi tutarını aşmayacağı, gelir vergisi matrahı üzerinden asgari geçim indirim tutarının mahsubundan sonra matrah tutarının bulunmaması halinde asgari geçim indiriminden yararlanmanın mümkün olmadığı, geçmiş ödemelere ilişkin Sağlık
Bakanlığının sabit ödemelerde herhangi bir vergi indiriminin sağlanmasına yönelik yazısı olmadığı için geriye dönük ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C Anayasasının; “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. Vergi Usul Kanununun
“Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde; Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Tarh başlıklı 20 nci maddesinde “Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir.”
Tahakkuk başlıklı 22 nci maddesinde; “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.”
5. Gelir Vergisi Kanununun;
“Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”
“Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinde “…. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır.”,
“Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.”
“Vergi tevkifatının gösterilmesi” başlıklı 97 nci maddesinde; “İş verenler, hizmet erbabına ödedikleri ücretlerden 94 üncü madde gereğince yaptıkları vergi tevfikatını Vergi Usul
Kanununda yazılı ücret bordrosunda veya bordro yerine geçen diğer kayıtlarda göstermeye mecburdurlar.”
“Muhtasar beyanname” başlıklı 98 inci maddesinin (a) bendinde; “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” “Diğer indirimler” başlıklı 89 uncu maddesinde; Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden
aşağıdaki indirimler yapılabilir:
1. (Değişik: 13/6/2012-6327/8 md.) Beyan edilen gelirin %15’ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla (Bu şartın tespitinde işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve bu bent kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı birlikte dikkate alınır.) mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri (Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim kendi gelirlerinden indirilir.).(3)
Cumhurbaşkanı bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir. (4)
2. Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).(2)
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen engellilerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.).(3)
4. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (4)
5. Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı.(1)(2)
6. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara
Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı.(3)
7. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma
Faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm
Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen; (4)
a) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,
b) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,
c) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,
d) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,
e) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
f) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının Türkiye’ye getirtilmesi çalışmalarına,
g) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
h) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
i) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatın tedariki ile film yapımına,
j) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına, İlişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların % 100’ü (Cumhurbaşkanı, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir).
8. 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
17.6.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si.
9. (Mülga: 15/7/2016-6728/15 md.)
10. (Ek: 22/12/2005-5436/14 md.; Değişik: 10/9/2014-6552/92 md.) Cumhurbaşkanınca
Başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı.
(4)
11. (Ek: 16/6/2009-5904/3 md.) İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve
Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı.(2)
12. (Ek: 31/5/2012-6322/9 md.) Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10’unu aşmayan kısmı.
13. (Ek: 31/5/2012-6322/9 md.) Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si.
Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır. Bu bentte yer alan oranı, hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu bendin uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle
Maliye Bakanlığı yetkilidir. (3) (4)
14. (Ek: 6/2/2014-6518/7 md.) 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100’ü oranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150’sini aşamaz.). Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre yüzde 150’ye kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Cumhurbaşkanı; bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkilidir. (1)
15. (Ek: 29/1/2016-6663/2 md.) Basit usulde tespit edilen ticari kazançların yıllık 8.000 (13.000 TL) Türk lirasına kadar olan kısmı (Bu Kanunun mükerrer 20 nci maddesinde yer alan kazanç istisnasından faydalananlar bu bent hükmünden yararlanamaz. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.).(2) Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir
Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınır.
6. 265 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin Asgari Geçim İndirimi Tutarının
Hesaplanması başlıklı 5 inci bölümünde “Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin “3. Uygulamanın Esasları” başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.
A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) x %15 2
Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12’ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçemeyecektir.
Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır.
Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.
Onsekiz yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim indirimi hesabında dikkate alınmayacaklardır.
Yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya devam edeceklerdir.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, tarafına vergi indirimi uygulanmadığını belirterek 2014-2017 yılları arasına tekabül eden asgari geçim indirimi uygulanmamasından doğan maaş farkını talep etmektedir.
9. Vergi Usul Kanununun ilgili maddesi gereği, vergiyi doğuran olayın, vergi alacağının doğması için ilgili vergi kanununda vergiyi bağladıkları olayın vukuu bulması olarak tanımlanmış olup, verginin tarhının vergi kanundaki nispetler üzerinden hesaplanarak ortaya çıkan miktar olduğu, tahakkukun ise ödenme aşamasına gelen vergi olduğu belirtilmiştir 10.
Asgari geçim indiriminin hesaplanmasına ilişkin Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddesinde asgari geçim indiriminin vergiden mahsup edileceği belirtilmiş olup, verginin tarhından sonra toplam Asgari Geçim İndirimi tutarının 1/12 si oranında mahsup edilmesi gerekir. Dolayısıyla asgari geçim indirimi matrahtan değil, matrah ile artan oranlı vergi tarifesine göre nispetler üzerinden yapılacak hesaplama neticesinde ortaya çıkacak olan vergiden yapılacak indirim ile nihai ödenecek vergi bulunacaktır.
10. İdare tarafından gönderilen belgelerden anlaşıldığı üzere, vergi tarh edilmeden önce matrahtan asgari geçim indiriminin toplamının düşüldüğü, bu nedenle vergi hesaplanacak bir matrah kalmaması nedeniyle asgari geçim indiriminin hiç uygulanmadığı anlaşılmıştır. Ancak
Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde de matrahtan indirilecek hususlar arasında
Asgari Geçim İndirimi sayılmamış olup, Asgari Geçim İndirimi başlıklı 32 nci maddesinde de asgari geçim indiriminin matrahtan değil hesaplanan vergiden aylık orana tekabül eden kısmının düşüleceği belirtilmiştir.
11.Dolayısıyla idare tarafından yapılan verginin hesaplanması yönteminde mevzuata aykırılık olduğu anlaşılmış olup, idarenin açık hatası olduğu değerlendirilmiştir. İdarenin açık hatası olan mevzuata aykırı işlemlerin kişi aleyhine sonuç doğurması durumunda ilgili işlemin idare tarafından her zaman geri alınabileceği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla ilgilinin bahsettiği tarihlere ilişkin olup, asgari geçim indiriminin yapılmaması nedeniyle kişinin mağduriyetine yol açan durumun düzeltilerek ilgilinin maaş ve ek ödemeler toplamı olarak belirlenen matrah ile Gelir Vergisi Kanundaki ilgili nispetler üzerinden hesaplanan vergiden aylık asgari geçim indiriminin düşülmesi ve neticede bulunan maaş ile o dönemde verilen maaş arasındaki asgari geçim indiriminin uygulanmamasından kaynaklanan maaş farkının verilmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
12. Yukarıda yapılan değerlendirmeler neticesinde; Asgari geçim indiriminin uygulanması işleminde idare tarafından mevzuata aykırı işlem yapıldığı tespit edilmiş olup, asgari geçim indirimi uygulamasının mükellefin mevzuattan kaynaklanan hakkı olduğu ve Bakanlık tarafından herhangi bir yazışmaya gerek kalmaksızın idare tarafından kendiliğinden uygulanması gerektiği anlaşıldığından, bahsi geçen dönemlerde asgari geçim indiriminin uygulanmaması nedeni ile oluşan maaş farkının ilgiliye ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu idarenin ilgili ilkelere aykırılık oluşturacak bir işlemine rastlanamamıştır. İlgili idarenin karar karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Diyarbakır Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Asgari Geçim İndiriminin mavzuata uygun olarak hesaplanıp aradaki maaş farkının başvurana ödenmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SAĞLIK BAKANLIĞINCA
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
r.