ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, bir ihalede teklif edilmesi gereken asgari maliyetin 476.314,07 TL olması gerektiğini belirlemiştir. Ancak, ihaleyi gerçekleştiren idare, teklifleri aşırı düşük sorgulaması yapmadan sonuçlandırmış ve davacı şirketin teklifi 474.642,40 TL, diğer isteklinin teklifi ise 475.705,10 TL olarak belirlenmiştir. Her iki teklif de asgari maliyetin altında kalmış olduğundan, mevzuat gereği her iki teklifin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durum, ihale işlemlerinin düzeltici işlemle giderilmesi gereken nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, davacı şirket ve diğer isteklinin değerlendirme dışı bırakılarak, sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu karar, Kamu İhale Kurulu’nun 4734 sayılı Kanunun 54. maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi uyarınca alınmıştır. İhaleye katılan firmaların tekliflerinin asgari maliyetin altında kalması, rekabeti engelleyici bir durum oluşturduğundan, hukuki isabet bulunmamaktadır.

Karar no 2010/MK-123
Karar tarihi 16.08.2010
Toplantı No 2010/055
Gündem No 65
Gündem Konusu 17.09.2009 tarih ve 2009/UH.I-2349 sayılı Kurul Kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 30.06.2010 gün ve E:2009/1264, K:2010/922 sayılı “dava konusu işlemin iptaline” yönelik kararına ilişkin işlem tesis edilmesi.

Türkiye Bilimler Akademisi tarafından 10.08.2009 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2009/92067 İKN’li “İşçilik Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak, Karlık Tarımsal Yatırımlar Oto Kiralama Temizlik ve Servis Hizmetleri İnş. A.Ş.‘nin, 01.09.2009 tarih ve 19834 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine, Kamu İhale Kurulunun 17.09.2009 tarih ve 2009/UH.I-2349 sayılı kararı ile; “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

Davacı Tem-Ser Tem. Hiz. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. Hayrettin Bıyıklıoğlu tarafından anılan Kurul Kararının yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 08.04.2010 tarihli E:2009/1264 sayılı kararı ile “yürütülmenin durdurulmasına” karar verilmesi üzerine, Kamu İhale Kurulu tarafından alınan 24.05.2010 tarih ve 2010/MK-68 sayılı karar ile,

“1- 17.09.2009 tarih ve 2009/UH.I-2349 sayılı Kurul Kararının iptaline,

2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince, ihalenin iptaline,” karar verilmiştir.

Anılan yürütmenin durdurulması kararına karşı Kamu İhale Kurumu tarafından itirazda bulunulması üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 18.05.2010tarih ve Y.D. İtiraz No:2010/2417 sayılı karan ile,“…itirazın kabulüne, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 08.04.2010 gün ve E: 2009/1264 sayılı yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasına, yürütmenin durdurulması isteminin reddine…”karar verilmiş olup, anılan kararın uygulanmacı amacıyla alınan 05.07.2010 tarih ve 2010/MK-90 sayılı Kurul Kararı ile,

“1) Kamu İhale Kurulunun 24.05.2010 tarih ve 2010/MK-68 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.

Bu defa Ankara 13. İdare Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli E:2009/1264, K:2010/922 sayılı kararı ile;

“…Dava dosyasının incelenmesinden, Türkiye Bilimler Akademisi tarafından 10.0S.2009 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Toplam 27 kişi ile 10 ay süreli ofis proje sekreteryası ve sekreterya hizmetleri için tam zamanlı (20 kişi) ve yarı zamanlı (4 kişi) işçilik hizmet alımı ihalesinde yaklaşık maliyetin toplam 570.505,37-TL olarak belirlendiği ve ihaleye ait hazırlanan yaklaşık maliyet bileşenleri içerisinde işçilik olarak 460.796,10-TL, giyim olarak 210,83-TL, sözleşme ve genel giderler %3 olarak 13.830,21-TL, ekipman 584-TL, kar %20 olarak 95.084-TL olarak hesaplandığı, ihaleye 5 isteklinin katıldığı, ancak davacı şirket ile birlikte 3 adet isteklinin teklifinin geçerli teklif kabul edildiği ve davacı şirket tarafından ihalede474.705.10-TL, Karlık A.Ş. tarafından 475.705,10 TL, Marmara Ltd. Şti. 480.925.95-TL fiyat teklif verdiği, 13.08.2009 tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalede en uygun teklifi vermesi nedeniyle ihalenin davacı şirket üzerinde bırakıldığı, ancak ihaleye katılan davacı şirketten sonra en uygun teklifi veren Karlık Tarımsal Yatırımlar Oto Kiralama Temizlik ve Servis Hizmetleri A.Ş. tarafından ihaleye ilişkin itiraz başvurusunun ihaleyi yapan idarece reddedilmesi üzerine aynı şirket tarafından 01.09.2009 tarihli dilekçesi ile; başvuru konusu ihaleye istekli sıfatıyla katıldıkları ve kesinleşen ihale kararına göre ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif oldukları, ihalenin üzerinde bırakılan davacı şirketin teklifininidari ve teknik şartnamede öngörülen zorunlu asgari maliyet toplamını karşılamadığı halde idare tarafından aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmadan bu firmaya ihalenin bırakılarak mevzuata aykırı işlem yapıldığı iddiasında bulunarak Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusu yapılması üzerine Kamu İhale Kurulunca yapılan inceleme sonucunda; incelemeye konu ihalede KİK İşçilik hesaplama modülünden yapılan hesaplamaya göre teklif edilmesi gereken asgari maliyet toplamının (asgari işçilik, aylık 225 saat üzerinden hesaplanan fazla mesai ve yol gideri dahil giyim ve ekipman malzeme hariç) ihale tarihi olan 10.08.2009 itibariyle 476.314,07-TL olması gerektiği ancak ihaleyi yapan idarece, ihalenin ihaleye katılan 3 istekliye ait teklife herhangi bir aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmadan sonuçlandırdığı dolayısıyla ihale uhdesinde bırakılan davacı şirketinin teklifinin 474.642.40-TL, itirazen şikayet başvurusunda bulunan Karlık Tarımsal A.Ş. teklifinin ise 475.705,10-TL olduğu görülmüş olup, her iki isteklinin de teklifinin; “teklif edilmesi gereken asgari maliyetin altında olduğundan mevzuat hükümleri uyarınca her iki teklifinreddedilerek değerlendirme dışı bırakılması gerektiği sonucuna varılarak mevzuata aykırılığı belirlenen ihale işlemlerinin düzeltici işlemle giderilecek nitelikte işlemler olduğundan davacı şirket ve Karlık Tarımsal Yat. Oto Kiralama Temizlik ve Servis Hizm. İnş. A.Ş.’nin değerlendirme dışı bırakılıp bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerekliğinden bahisle 4734 sayılı Kanunun 54. maddesinin onuncu fıkrasında (b) bendi gereğince düzeltici işlem olarak belirlenmesine yönelik dava konusu edilen 17.09.2009 günlü, 2349 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının tesis edildiği, davacı şirket tarafından ise, Kamu İhale Kurumu tarafından ortaya konulan 476.314,07-TL asgari işçilik maliyetinin hatalı olduğu, Kamu İhale Kurumunca fazla mesai hesabında günlük ücretin hatalı hesaplandığı, aylık 225 saat baz alındığı dolayısıyla brüt ücret 30 gün/7.5 saat= 1 saatin ücreti şeklinde hesaplama yapıldığı oysa bu ihaleye ait hazırlanan Teknik Şartnamenin 9. maddesinde ihaleye ait işçilik hizmetlerinde günde 8 saat haftada 5 gün çalışıldığı, dolayısıyla brüt ücret/30 gün/8 saat = 1 saatin ücreti şeklinde olduğundan ve ayda 240 çalışma saati bulunduğunun kabulü ile hesaplama yapılması gerektiği bu yönde doğru konulan işçilik maliyetinin doğru olduğu dolayısıyla kendisinin ihalede teklif etmiş miktarın ise ihaleyi yapan idarenin bulunan asgari işçilik maliyetinden yüksek olması ve en uygun teklifi vermesi nedeniyle ihalenin bedeli üzerinde bırakılması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olluğu iddiasıyla sözkonusu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin katılarak üzerinde bırakılan ihaleye ilişkin olarak ihaleyi yapan idarece, yaklaşık maliyet bileşenleri içerisinde yer alan asgari işçilik maliyetinin 460.796,10-TL olarak hesaplandığı halde, ihaleye ait yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda Kamu İhale Kurulunca; KİK işçilik hesaplama modülünden yapılan hesaplamaya göre teklif edilmesi gereken asgari işçilik maliyet toplamının (asgari işçilik, aylık 225 adet üzerinden hesaplanan fazla mesai ve yol gideri dahil giyim ve ekipman, malzeme hariç) ihale tarihi itibariyle 476.316,07-TL olması gerektiğinin belirlendiği görülmektedir.

Sözkonusu işçilik hizmet alımına ait dava konusu ihalede, yaklaşık maliyet bileşeni içerisinde bulunan asgari işçilik maliyetinin doğru olarak tespit edilmesi, ihaleye katılan isteklilerin vermiş olduğu tekliflerin en uygun teklif olup olmadığının belirlenmesinde önemli rol oynadığı ve sözkonusu maliyet hesaplaması sonucunda bulunan miktarın esas alınarak en uygun teklifin belirlendiği hususu gözönünde bulundurulduğunda, sözkonusu ihaleye ait asgari ücret maliyet hesaplamasında heriki kurumca farklı miktarın bulunması nedeniyle oluşan sözkonusu fark miktarın hangi kalemden kaynaklandığının tespiti ve uyuşmazlık konusu edilen ihaleye ait hazırlanan idari ve teknik şartnamedeki düzenlemeler gözönünde bulundurularak yaklaşık maliyet hesaplanması içerisinde yer alan asgari işçilik maliyet toplamının ne kadar olması gerektiğinin belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından bu hususun teknik bir bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Mahkememizin 11.02.2010 günlü ara kararıyla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememiz kararı üzerine re’sen bilirkişi olarak seçilen Hıfzı Deveci (İhale, Kamu Yönetimi, Kurumsal Yönetim Derecelendirme uzmanı) tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 29.03.2009 tarihli raporda özetle; anlaşmazlığa neden olan farklı hesaplamanın esas itibariyle fazla çalışma ücretlerinin hesaplanması sırasında ortaya konulan farklı yaklaşımlardan ve giyim bedelinin işçilik maliyeti içinde yer alıp almayacağı tartışmasından kaynaklandığı ancak fazla çalışma ücretinin hesaplanmasındaki farklılığın asıl sorun alanını oluşturduğu, Kamu İhale Kurulunca yapılan hesaplamada bir ayda 30 gün ve her ayda toplam 225 çalışma saati olduğu kabulüne göre yapıldığı yani Kamu İhale Kurulunca, fazla çalışma zamlı ücretler belirlenirken aylık ücretten saat ücretine bu prensip doğrultusunda geçildiği, ihaleyi yapan TÜBA tarafından ise, Kamu İhale Kurulundan farklı olarak bir ayda toplam 240 çalışma saati olduğu kabulüne göre yapıldığı, Kamu İhale Kurulu ve TÜBA’nın hesaplamalarına ilişkin normal çalışma ücretlerinde farklılık oluşturmadığı buna karşılık fazla çalışma ücretinde farklılık olduğunun görüldüğü dolayısıyla öncelikle bu ihale için bir aydaki çalışma saatlerin toplamının ne kadar olduğunu tespiti gerektiği, dava konusu ihaleye ait teknik yada idari şartnamede işçiler için aylık brüt ücret saptamış, işçiliğin saatlik ederi konusunda herhangi bir saptamada bulunmadığı, oysa fazla çalışmalar saatlik ücretlere %50 zam uygulanmak suretiyle ödenmesi gerektiği, bu durumda, aylık ücretten hareketle saat ücreti hesaplanmasının bu ihalede bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı, mevzuatta aylık brüt ücretten hareketle saat ücreti hesaplanmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler bulunmadığı, o nedenle, bu tür durumlarda genel hükümlerden hareketle sonuca varıldığı, bir ayda ister 28, ister 30 isterse de 31 gün bulunsun, bir ayın 30 gün kabul edileceği şeklindeki kural, gerçekten de davalının (KİK) iddiasındaki gibi Sosyal Güvenlik Mevzuatımızda mevcut olduğu, hatta buna ek olarak, Asgari Ücret Mevzuatı da bu şekilde uygulanmakla, asgari ücret önce günlük olarak belirlenmekte ve bunun 30 katı da aylık asgari ücret olarak kabul edildiği, İş Kanununa göre haftanın 6 günü toplam 45 saat çalışan işçi, en az bir gün (24 saat) ücretli dinlenmeye hak kazandığı, bu genel kabule göre, 1 gün ücretli dinlenmeye hak kazanabilmek için, 6 gün boyunca ortalama 7,5 saat çalışması gerektiği, ancak, bu çalışmaları haftanın muhtelif günlerine farklı farklı dağıtma olanağı da olduğu, günümüzde çoğu işyerinde yaygın olarak uygulandığı gibi, haftanın diğer 5 günü daha fazla (9 saat) çalışabilmekle ve cumartesi günü de işe gelinmeyebildiği, ancak bu şekildeki uygulamada, yasal ücretli dinlenme günleri kendiliğinden 2’ye çıkmadığı yine sadece bir gün ücretli dinlenme olduğu, sadece öteki 1 günün (Cumartesi) çalışması daha önce tamamlanmış olduğu, zaten bu nedenle, 1 haftada 45 saat çalışmayı, (Yasada kabul edilen durumların dışındaki bir nedenle) tamamlamayan işçi, sadece bu 1 günlük (2 günlük değil) yasal dinlenmenin ücretinden mahrum bırakıldığı, haftada 45 saati tamamlayan işçi 1 günlük ücretli dinlenmeye de hak kazanınca, tüm ayın ücretine hak kazanmış olduğu ve o nedenle bir ayda kaç çalışma günü olursa olsun, (bir ay 30 gün kabul edildiğinden) 30 gün çalışmış olarak ücret aldığı, haftalık çalışma saatleri genel olarak 45 saat olmakla birlikte, bunun sözleşme ile azaltılması mümkün olduğu, nitekim dava konusu ihalede de öyle olduğu, ihaleye ilişkin teknik şartnamenin “Çalışma Saatleri, Çalışma Günleri ve Dinlenme Süresi” başlıklı 9. maddesine göre, ilk 4 grup işçi haftada 5 gün ve günde 8 saat olmak üzere haftada 40 saat normal çalışma yapacağı düzenlemesine yer verildiği, Teknik Şartnamenin 9. maddesindeki “Temizlik işinde haftalık çalışma saati, yürürlükte olan İş Kanununda belirtilen süredir. Bu sürenin haftanın çalışılan günlerine göre dağılım ve mesainin başlangıç ve bitiş saatlerini gösteren tablo da aşağıdadır” şeklindeki ifadeden sonra, ilk 4 grup işçinin haftada 40 saat çalışacağına ilişkin ayrıntılı mesai listelerine yer verilmiş olması, kendi içinde çelişik görünmekteyse de; İş Kanunundaki haftalık çalışma süresinin “genel olarak” ifadesiyle tanımlanması karşısında, ayrıntılı mesai listelerindeki haftada 40 saatlik çalışma düzenlemesini esas almak ve şartnamenin bunu öngördüğünü kabul etmek gerektiği, ilk 4 grup işçinin (fazla çalışmaya muhatap işçiler) haftalık çalışma saatleri toplamının 45 saat değil, 40 saat olarak belirlenmesi tamamen yasal olduğu, dolayısıyla artık bu işle haftalık çalışmanın 45 saat olduğundan hiçbir şekilde bahsedilmeyeceği, ancak bu işçilerin haftalık çalışmalarının 5 günde toplam 40 saat belirlenmiş olması, kalan 2 günde ücretli dinlenmeye hak kazandıkların değil, Cumartesi günü yapmaları gereken çalışmanın da haftanın diğer günlerine paylaştırıldığını gösterdiği, çünkü haftanın 2 günü ücretli dinlenme hak edildiğinden söz edebilmek için, buna ilişkin kesin bir sözleşme/ şartname hükmü bulunması gerekliği, bu açıklamalardan sonra, TÜBA’nın hesaplamasındaki “bu ihalede bir ayda 240 saat bulunduğu kabulünün hatalı olduğu ortaya çıktığı, çünkü haftanın 5 günü 40 saat çalışan işçinin bir ayda toplam 240 saat çalıştığını kabul edebilmek için, haftanın kalan 2 günü ücretli dinlenme hak etmiş olması gereklidir ki burada böyle bir sözleşmesel kabul olmadığı, işçilere bir haftada 2 gün ücretli dinlenme hakkı tanındığına ilişkin ne şartnamelerde, ne de sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, olmayan bir hükme kendiliğinden varmak ise olanaksız olduğu, KİK’in yaptığı hesaplama ise; İş Kanunu ve SosyalGüvenlik Mevzuatı doğrultusunda haftalık yasal çalışma süresinden hareketle günlük çalışma saatine ulaşmak, buradan da ayda 225 saat normal çalışma zamanı öngörerek aylık brüt ücreti 225’e bölerek saat ücretini elde etmek olduğu, yani KİK şu hesaplamayı yaptığı, 45/6=7,5×30=225 saat) ne var yukarıdan beri yapılan açıklamalar doğrultusunda bu yöntem, bu ihale için hatalı olduğu, eğer teknik şartname haftada 45 saat çalışma öngörmüş olsa idi bunu yapmak mümkün olduğu, oysa teknik şartname haftada 40 saat çalışma öngörüldüğü, yani davalı KİK’in bir ayda her durumda 30 gün bulunduğu iddiası ne kadar yasal temele sahipse, bir ayda her durumda 225 çalışma saati bulunduğu iddiası o kadar yasal temelden yoksun olduğu, sonuç olarak; bu ihalede haftalık çalışma 40 saat olduğu, ama haftanın 5 günü çalışmakta olması yukarıda açıklandığı gibi 2 gün ücretli tatil verildiği anlamına da (kendiliğinden) gelmediği, ücretli hafta tatili konusundaki genel hükümler (1 gün) yine geçerli olduğu, yani işçiler haftada 6 gün boyunca 40 saat çalışıp 1 gün tatil yapacak yerde, 5 günde 40 saati tamamlayıp Cumartesi günü işe gelmeyeceği, bu durumda, bu işçiler için haftalık çalışma saati ortalaması 40/6=6,66 saat olduğu, bu hesaplama, bu ihaledeki aylık çalışma saatleri toplamının 225 değil, 200 saat olduğunu (6,66×30=199,8 saat) ortaya koyduğu, yukarıdan beri yapılan açıklamalardan sonra; haftalık çalışmanın 40 saat, buradan hareketle aylık çalışma saatleri toplamının 200 saat, günlük ortalama çalışmanın ise 6.66 saat olarak kabul edildiği durumda, ihaleye ilişkin asgari işçilik maliyeti 480.780.05-TL (KDV hariç) olması gerekliği belirtilmiş olup (giyim bedeli ve bunun %3gider payı hariç) sözkonusu bilirkişi raporunun ayrıntılı ve teknik bir incelemeye dayalı hazırlandığı kanaatine varıldığından bu rapor mahkememizce uygun görülmüştür.

Yukarıda bahsedilen bilirkişi raporunda belirtilen hususlar gözönünde bulundurulduğunda; uyuşmazlık konusu edilen ihaleye ait her iki kurumca yapılan (Kamu İhale Kurulu ve TÜBA) yaklaşık maliyet hesaplaması içerisinde yer alan asgari işçilik maliyetine ilişkin bulunan fark miktarın, fazla mesai ücretinin hesaplanmasındaki farklılıktan kaynaklandığının anlaşıldığı, sözkonusu fazla mesai ücretinin tespitinde ise, ihaleye ait özel olarak hazırlanan idari ve teknik şartnamedeki düzenlemeler gözönünde bulundurularak haftalık çalışmanın 40 saat, buradan hareketle aylık çalışma saatleri toplamının 200 saat, günlük ortalama çalışmanın ise 6,66 saat olarak kabulü gerektiği dolayısıyla aylık çalışma saatleri toplamı 200 saat üzerindeki çalışmalar nedeniyle verilecek ücretin fazla mesai ücreti kapsamında değerlendirilmesi sonucunda, ihaleye ilişkin asgari işçilik maliyetinin (giyim bedeli ve bunun %3 gider payı hariç) 480.780,05-TL olması gerektiği sonucuna varılmakla gerek Kamu İhale Kurulunca gerekse ihaleyi yapan idarece, fazla mesai ücretinin ihaleye ait özel olarak hazırlanan idari ve teknik şartnamedeki öngörülen düzenlemelere aykırı olarak tespit edildiği ve bunun sonucunda ise, ihaleye ait asgari ücret maliyetinin doğru olarak hesaplanmadığının anlaşılması karşısında, bu durumun uyuşmazlık konusu ihaleye katılan isteklilerin vermiş olduğu tekliflerin, ekonomik açıdan uygun teklif olup olmadığına ilişkin bir tespit yapılması imkanını ortadan kaldıracağı hususu gözönünde bulundurulduğunda, sözkonusu aykırılığın ihalenin esasını etkileyecek nitelikle olup 4734 sayılı Kanunun 54. maddesinde öngörülen düzeltici işlemle giderilecek nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, uyuşmazlık konusu edilen ihaleye ait yaklaşık maliyet hesaplaması içerisinde yer alan asgari işçilik maliyetinin, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, 480.780,05-TL olarak belirlenmesi karşısında, ihaleye katılan 3 istekli arasından ilk ikisi arasında yer alan davacı şirket ile birlikle Karlık Ltd. Şti.’nin vermiş olduğu tekliflerin, teklif edilmesi gereken asgari işçilik maliyetinin altında olduğu ve haliyle teliflerin değerlendirme dışı bırakılması halinde geriye geçerli teklif veren tek bir şirketin kalmış olduğu hususu da dikkate alındığında, ihalenin sürecinin bu haliyle devam etmesi halinde 4734 sayılı Kanunun 5. maddesinde öngörülen rekabeti engelleyici bu durumun oluşacağı sonucuna varılmakla dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bütün bu hususlar gözönünde bulundurulduğunda; dava konusu edilen ihaleye ilişkin hesaplanan yaklaşık maliyet içerisinde yer alan asgari işçilik maliyetinin; gerek ihaleyi yapan idarece gerekse Kamu İhale Kurulunca ihaleye ait hazırlanan ihale dokümanı içerisinde yer alan idari ve teknik şartnamedeki düzenlemelere aykırı olarak hesaplanan fazla mesai ücretinin esas alınması sonucunda doğru olarak hesaplanmadığı anlaşılmakta olup bu durumda ilgili olarak yukarıda belirtildiği üzere sözkonusu aykırılığın ise, ihalenin sürecinin esasını etkileyecek nitelikte olması nedeniyle 4734 sayılı Kanunun 54. Maddesinde öngörülen düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikle bulunmadığı gibi mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, sözkonusu ihaleye ait hesaplanan asgari işçilik maliyet tutarına göre, davacı şirket ile birlikte Karlık Ltd. Şti.’nin vermiş olduğu teklifin düşük olması nedeniyle tekliflerin değerlendirme dışı bırakılması halinde geriye tek bir şirketin kaldığı ve sözkonusu durumun ise, 4734 sayılı Kanunun 5. maddesinde öngörülen rekabeti engelleyeceği bir durum oluşturduğu sonucuna varılmakla davacı şirket ile birlikte Karlık Ltd. Şirketinin vermiş olduğu tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılarak bu aşamadan sonraki ihale işlemlerini mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerekliğinden bahisle 4734 sayılı 54. maddesinin onuncu fıkrasının b) bendi gereğince düzeltici işlem olarak belirlenmesine yönelik dava konusu edilen Kamu İhale Kurulu kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır…” gerekçesi ile “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.

Anayasanın 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında; Danıştay veya idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebileceği, aynı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Açıklanan nedenlerle;

Ankara 13. İdare Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli E:2009/1264, K:2010/922 sayılı kararın uygulanması için;

1) Kamu İhale Kurulunun 05.07.2010 tarih ve 2010/MK-90 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince, ihalenin iptaline,


Oybirliği ile karar verildi.

Dr. HasanGÜL

Başkan

Ali KemalAKKOÇ

II. Başkan

HicabiECE

Kurul Üyesi

AliKAYA

Kurul Üyesi

BahattinIŞIK

Kurul Üyesi

KazımÖZKAN

Kurul Üyesi

AdemKAMALI

Kurul Üyesi