|
ÖZET: Bu Sayıştay kararı, asgari ücret artışının fazla çalışma ve mesai ücretlerine etkisi üzerine odaklanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, fazla mesai ve tatil günlerinde çalışılan sürelerin ücretleri, asgari ücretteki artışa bağlı olarak yeniden hesaplanmalıdır. Sözleşmede asgari ücret artışının fiyat farkı olarak ödeneceği belirtilmiş olup, bu nedenle asgari ücret artışından kaynaklanan fazla çalışma ve mesai ücretlerinin fiyat farkı olarak hesaplanıp ödenmesi gerekmektedir. Bu durum, kamu zararı iddialarını geçersiz kılmaktadır.
Ayrıca, malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinin işveren hissesinin Hazine tarafından karşılanması durumunda, bu düşüşün fiyat farkı hesabında dikkate alınmaması sonucu fazla ödeme yapılmış ve KDV’nin geri alınmaması nedeniyle kamu zararı oluşmuştur. Ancak, bu zarar, ilgili şirketten tahsil edildiğinden, ilişilecek bir husus kalmamıştır. Karar, asgari ücret artışının yasal çerçevede nasıl ele alınması gerektiğini ve Hazine katkısının sözleşme kapsamındaki ödemelerle nasıl ilişkilendirileceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2010 |
| Dairesi | 6 |
| Karar No | 18 |
| İlam No | 131 |
| Tutanak Tarihi | 7.3.2013 |
| Kararın Konusu | İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
Asgari ücret fiyat farkı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; … Ltd. Şti.’ nin yükleniminde bulunan “2010 Yılı … Hizmet Alımı” işinde;
A) Asgari ücret artışından kaynaklanan fazla çalışma ve mesai ücretlerinde meydana gelen artışın da fiyat farkı olarak hesaplanıp ödenmesi sonucu kamu zararı meydana geldiği iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
İşe ait şartnamede işçilere fazla mesaide, dini bayram, resmi tatil ve işçinin hafta tatili günlerinde çalıştırılmaları halinde ücretlerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödeneceği düzenlemesi yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41’inci maddesinde; her bir saat fazla çalışma için verilecek ücretin normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle; 47’nci maddesinde işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan hergün için bir günlük ücreti ödeneceği belirtilmektedir.
Sözleşmeye göre asgari ücrette artış olması halinde fiyat farkı ödeneceği belirtilmiştir. Fiyat cetvelinde verilen teklif, yürürlükteki (teklif tarihinde) asgari ücret üzerinden hesaplanarak verilmiş olup, asgari ücretin artması halinde, fazla mesai, tatil ve bayram ücretlerinin de artan ücrete göre yeniden hesaplanması 4857 sayılı Kanun gereğidir.
Bu itibarla asgari ücret artışından kaynaklanan fazla çalışma ve mesai ücretlerinde meydana gelen artışın da fiyat farkı olarak hesaplanıp ödenmesi hususunda ilişilecek husus bulunmadığına ve tahsil edilen … TL’nin iadesine oybirliğiyle,
B) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılanmasına rağmen fiyat farkı hesabında bu düşüş dikkate alınmayarak ödeme yapılması sonucu neden olunan fazla ödeme geri alınırken fazla ödenen KDV’nin geri alınmaması neticesinde … TL’lik kamu zararı meydana gelmişse de; bu kamu zararı ahizi … Ltd. Şti.’ nden … tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
(Üye … ve Üye …’in “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendi hükmünün amacı özel sektör işverenlerinin desteklenmesidir. Başka bir ifadeyle anılan Kanun hükmü ile özel sektör işverenlerin teşvik edilmesi, onların sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmelerinin özendirilmesi ve böylece Sosyal Güvenlik Kurumunun finansman ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır.
Hazinece karşılanan bu sigorta prim tutarına tazmin denilmesi anılan Kanunun amacına aykırı olur.
Ayrıca, yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri sorguya konu edilen idareden almamış olup, Hazinenin sağladığı bir katkıdan yararlanmıştır. Yapılan bu işlem, ne sözleşmede geçen fiyat farkı ödemesidir, ne de idareden aldığı sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde Devletin sağladığı bir ek katkıdır. Mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirerek hak kazandığı bu katkının idareye geçirilmesinin kabulü mümkün değildir.
Her ne kadar Fiyat Farkı Kararnamesinin 8 inci maddesinin son fıkrasında, Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle fiyat farkı ödenir veya kesilir denilmekte ise de; anılan hüküm 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce düzenlenmiş olup, 5510 sayılı Kanunun sözü edilen hükmünün amacı dikkate alınmamıştır. Ayrıca normlar hiyerarşisinde kanunlar kararnamelerden önce gelmekte olup, Kanunla verilen bir hakkın Kararnameyle ortadan kaldırılmasının kabulü mümkün değildir. Bu gerekçelerle ödemede ilişik olmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
oy çokluğuyla,
Karar verildi.