ÖZET: Başvuran, askerlik borçlanması süresinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına doğru bir şekilde işlenmesini talep etmiştir. Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde maarif müfettişi olarak görev yapan başvuran, 1/8/1995 – 30/3/1996 tarihleri arasında askerlik hizmeti yapmış ve bu süreyi borçlanarak fiili hizmetine eklemiştir. Ancak, SGK’nın kayıtlarında 1995 yılı Ağustos ayına ait sigortalı gün sayısının 16 gün olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Başvuran, bu durumun düzeltilmesi için SGK’ya başvurmuş, ancak SGK, askerlik borçlanmasının başlangıç tarihinin 15/8/1995 olarak belirlendiğini ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın askerlikte geçen sürelerinin borçlandırılmasıyla ilgili açıklamalar yapmış ve başvuranın hizmetinin 14/8/1995 tarihine kadar devam ettiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait hizmetinin 30 gün olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu ve SGK’nın kayıtlarının düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait fiili hizmet süresinin 30 gün olarak düzeltilmesi için SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/69320-S.20.75514

BAŞVURU NO : 2020/5571

KARAR TARİHİ : 26/08/2020

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, askerlik borçlanması kapsamındaki sürelerinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

Kurum kayıtlarına doğru işlenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğünde maarif müfettişi olarak görev

yaptığını, askerlik görevini yaptığı 1/8/1995 – 30/3/1996 tarihleri arasındaki süreleri hizmet borçlanması yapmak suretiyle fiili hizmete kattığını, yaptığı incelemede askerlik borçlanmasının 15/8/1995 – 1/4/1996 tarihleri arasında yapıldığı, 1996 yılı sigortalı gün sayısının 346 gün olarak yer aldığı ve 14 günlük sigorta süresinin kayıtlara işlenmediğini tespit ettiği, bunun üzerine yaptığı başvuru sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumunca söz konusu durumun, askerlik süresini 15/8/1995 – 30/3/1996 tarihleri arasında 226 gün olarak borçlanmış olmasından kaynaklandığı açıklamasının yapıldığını, 1/4/1996 – 15/4/1996 tarihleri arasında fiili olarak görev yaptığından 14 günlük sigorta süresinin kayıtlarda yer alması gerektiğini belirterek konunun yeniden incelenmesi talebinde bulunduğunu, bu kez Sosyal Güvenlik

Kurumunca sicil dosyasının incelendiği ve halen kamu kurum ve kuruluşlarında devlet memuru olarak görev yapanların daha önce kamu kurumunda geçen hizmetlerinin birleştirilmesi, intibak işlemleri, emeklilik süresinin hesaplanması ve diğer özlük hakları ile ilgili işlemlerin çalıştıkları kurumlar tarafından yapıldığı belirtilerek personel birimine başvurması gerektiği yönünde cevap verildiği, bunun üzerine de 1996 yılı Nisan ayına ait sigortalı gün sayısı 30 gün olması gerekirken 16 gün olarak işlendiği, 14 günlük sigorta süresinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına işlenmediği gerekçesiyle konunun incelenmesi ve düzeltilmesi hususunda Malatya

İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, yaptığı bu başvuru sonrasında 1/4/1996

-15/4/1996 tarihleri arası günlerin kayıtlara işlendiği, 1996 yılı Nisan ayına ait gün sayısının 30 olarak düzeltildiğinin görülmesine karşın, 1995 yılı Ağustos ayına ait sigortalı gün sayısı 30 gün olması gerekirken 16 gün olarak işlendiğini, 14 günlük sigorta süresinin Sosyal Güvenlik

Kurumu kayıtlarına işlenmediğinin görüldüğünü belirterek; yaptığı askerlik hizmeti borçlanmasının sağlıklı ve doğru bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına işlenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün

başvuru konusuna ilişkin 21/4/2020 tarihli ve E: sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca,

mezkûr Kanun’un yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında yürürlükten kaldırılan hükümler de dâhil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,

2.2) Bu doğrultuda 5434 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 30.

maddesi ile 31. maddesinin birinci fıkrası gereğince; ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait kıst aylık veya ücretlerinden kesenek alınmadığı, ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların ise kıst aylık veya ücretlerinden tam kesenek alındığı, tam kesenek alınan bu sürelerin fiili hizmet sürelerine eklendiği, öte yandan 5434 sayılı Kanun’a tabi kurum ve kuruluşların büyük bir çoğunluğunda aylık ödeme tarihinin, 15/10/1987 tarihinden itibaren ayın on beşi olarak uygulandığı, dolayısıyla ayın on beşinde aylık alan bir sigortalının hizmetinin takip eden ayın on dördüne kadar devam ettiği,

2.3) Başvuranın emeklilik sicil dosyasının ve Hizmet Takip Programına girilen hizmet

belgesinin incelenmesinden; 3/2/1994 tarihinde Nevşehir İli İlköğretim

Okulunda öğretmen olarak göreve başladığının, 1/8/1995 tarihinde askere gitmek için aylıksız izne ayrılmak suretiyle görevinden ayrıldığının, askerlik hizmetinin sona ermesi nedeniyle aylıksız izin bitiminde 1/4/1996 tarihinde görevine başladığının ve halen 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görevine devam ettiğinin; diğer taraftan

Kurum kayıtlarına 11/12/2002 tarihinde geçen 6/11/2002 tarihli dilekçesi ile de, askerlikte geçen süresinin borçlandırılmasını istemesi üzerine, 6/3/2003 tarihli ve 13346634 sayılı borç fişi ile 31/7/1995-30/3/1996 tarihleri arasında geçen 8 aylık askerlik süresinin sehven onuncu derecenin ikinci kademesi (öğrenim durumu 3 yıllık yüksekokul olarak) esas alınarak borçlandırıldığının, 4 yıllık yüksekokul mezunu olduğunun tespit edilmesi üzerine 25/4/2003 tarihli ve sayılı borç fişi ile borçlanmasının dokuzuncu derecenin birinci kademesi esas alınarak tadil edildiğinin, daha sonra ilgilinin askere gitmek üzere 1/8/1995 tarihinde görevinden ayrıldığının tespit edilmesi üzerine de borç tahakkuk tablosunun 15/8/199531/3/1996 tarihleri arasında 7 ay 16 gün olarak program üzerinden 31/5/2012 tarihinde tadil edildiğinin anlaşıldığı,

2.4) Dolayısıyla askere gitmek üzere 1/8/1995 tarihinde görevinden ayrılan başvuran en son

15/7/1995 tarihinde aylık aldığından, 5434 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince hizmetinin 14/8/1995 tarihinde sona erdiği, askerlik borçlanmasının başlangıç tarihinin de 15/8/1995 tarihi esas alınarak yapıldığı,

2.5) Diğer taraftan aylıklarını ayın on beşinde alan sigortalıların hizmetlerinin, ayın on beşi

ila takip eden ayın on dördü arasında olduğundan, bu hizmetlerin elektronik ortamda SGK

Sigortalı Tescil ve Hizmet Dökümü Programı üzerinden hangi ayın on beşinde aylık alınmış ise hizmetin tamamı o aya ait hizmet olarak görüntülendiği,

2.6) Buna göre 3/2/1994 tarihinde göreve başlayan başvuranın da, ilk tam aylığını 15/2/1994

tarihinde aldığından hizmetinin 15/2/1994 tarihinden başlatıldığı, hizmeti SGK Sigortalı Tescil ve Hizmet Dökümü programına aktarılırken her ne kadar Şubat ayı içerisindeki çalışması tam olmasa da Şubat ayı için hizmetinin 30 gün olarak görüntülendiği, devam eden aylarda da aynı şekilde görüntülenmesinin sağlandığı, ancak 1/8/1995 tarihinde askere gitmek için görevinden ayrıldığından ve 15 Ağustos aylığını almadığından Ağustos ayı hizmetinin 16 gün olarak görüntülendiği, askerlik dönüşü 1/4/1996 tarihinde de göreve başladığından ve ilk tam aylığını 15/4/1996 tarihinde aldığından 1996 yılı Nisan ayı hizmetinin 30 gün olarak görüntülendiği,

2.7) Dolayısıyla başvuran askere gitmek için 1/8/1995 tarihinde görevinden ayrılmış olsa da

hizmetinin 14/8/1995 tarihine kadar devam ettiği, askerlik dönüşü de 1/4/1996 tarihinde göreve başlamış olmasına rağmen göreve başladığı tarihte tarafına kıst aylık ödendiğinden hizmetinin, adına tam aylık ödenip emekli keseneği ve kurum karşılığının tam olarak gönderildiği 15/4/1996 tarihinde başladığı, dolayısıyla hizmetlerinin ve borçlanmasının elektronik ortama bu hususlar dikkate alınmak suretiyle aktarıldığı, bu nedenle gerek Hizmet Takip Programında gerekse SGK Sigortalı Tescil ve Hizmet Dökümü Programında hizmetlerinin 1995 yılında 346 gün, 1996 yılında ise 360 gün olarak görüntülendiği,

2.8) Başvuranın daha önce adına tahakkuk ettirilen 8 aylık borçlanma tutarından 14 günlük

kısmının yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda hizmet olarak alınmasının mümkün olmadığı, talebi halinde 14 günlük kısma ait tutarın iade edilebileceği,

2.9) Başvuranın 1/4/1996-15/4/1996 tarihleri arasında ödenmeyen 14 günlük emekli

keseneğinin ödenmesini istemesi üzerine Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazılan yazı ile 5434 sayılı Kanun’un 14. ve 31. maddelerine yer verilerek 1/4/1996 tarihinde kıst aylık aldığı, kıst aylıklardan da kesenek kesilmediği, dolayısıyla söz konusu 14 günlük süresinin kesenekleri tahsil edilmek suretiyle hizmet alınmasına imkân bulunmadığının bildirildiği,

2.10) Sonuç olarak 1/8/1995-30/3/1996 tarihleri arasında askerliğini yapmış olan başvuranın,

15/7/1995 tarihinde almış olduğu aylığından tam kesenek kesilmesi nedeniyle hizmetinin 14/8/1995 tarihine kadar devam ettiğinden askerlik borçlanmasının da 15/8/1995 tarihinden başlatıldığı, Ağustos ayı maaşını almadan askere gittiğinden 1995 yılı Ağustos ayı hizmetinin

16 gün alındığı, söz konusu aya ait hizmetinin 30 gün olarak alınmasına imkân bulunmadığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun,

5.1) “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin

dördüncü ve beşinci fıkralarında;

“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga

2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim

görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”

5.2) “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri”

başlıklı geçici 7. maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.”

6) Mülga Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;

6.1) “Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı 12. maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç) bu Kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi

Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.”

6.2) “Sandığın Geliri ve Tahsil Şekilleri” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında;

“Sandığın gelirleri şunlardır:

a) İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek %16 emeklilik kesenekleri;

Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır.”

6.3) “Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı” başlıklı 30. maddesinde;

“İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar.”

6.4) “Fiili Hizmet Müddeti” başlıklı 31. maddesinin birinci, ikinci ve sekizinci

fıkralarında;

“Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.

Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanlar için ayrıldıkları ayın tamamı fiili hizmet müddeti sayılır.

…

Er olarak silah altına alınan iştirakçilerin eksik aylık veya ücret almak suretiyle geçen müddetleri bu aylık veya ücretlerinin tamamı üzerinden kesenek ve karşılıkları alınmak suretiyle, fiili hizmet müddeti sayılır.”

6.5) Ek 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

“102 nci maddede yazılı süreler içinde yazı ile Sandığa müracaat edeceklerin:

a) Borçlandırılma mevzuuna giren geçmiş hizmetlerinin,

b) Emvali metruke veya mübadil hesabı carisinden aylık, ücret almak suretiyle geçmiş sürelerinin,

c) Muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er olarak geçen sürelerinin,

d) 1/1/1950 tarihinden sonra yedek subay okulunda öğrenci olarak geçen sürelerinin,

e) Sonradan kanunla sürekli hale getirilen kadrolarda ve sigorta dışında geçen sürelerinin,

en çok 15 yılı, istek tarihindeki (re’sen emekliye sevk olunanlarla, ölenlerin vazife ile ilgilerinin kesildiği tarihlerdeki) emeklilik keseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve bu tarihlerde derece tutarlarının tabi olduğu kesenek ve karşılık tutarı üzerinden borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine eklenir.

Ancak; muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er, yedek subaylıkta yedek subay okulu öğrencisi, olarak

geçmiş ve bu maddeye göre borçlanılması kabul edilmiş bulunan hizmetlerden:

1. Daha önce herhangi bir sebeple fiili hizmet sayılan süreler,

2. Hastalık veya cezai bir sebeple uzayan süreler,

3. Vazife malullüğü sebebiyle kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanların da erlikte ve yedek subay okulunda geçen süreleri,

için borçlanma yapılmaz.”

7) 3472 sayılı Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin Aylıklarının Ödeme

Zamanının Değiştirilmesine Dair 9/9/1987 Tarih ve 289 Sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabulüne Dair Kanun’un birinci maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim personel

Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin (sözleşmeli statüdeki personel dâhil) aylık veya sözleşme ücretleri, ilki 15 Ekim 1987 tarihinde olmak üzere her ayın 15’inde ödenir.

Aylıklarla birlikte ödenen zam ve tazminatlar, ödenekler, tayın bedeli, yakacak yardımı ile aylıklara ilişkin hükümler dairesinde ödenmesi öngörülen sair hakedişler hakkında da yukarıdaki şekilde işlem yapılır.

Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerine ilişkin kanunlarda yer alan “aybaşı” ibareleri

“ayın 15’i” olarak uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere askerlik borçlanmasının, Sosyal

Güvenlik Kurumu Tescil ve Hizmet Dökümü belgesinde sağlıklı ve doğru bir şekilde yer almasını talep etmektedir.

10) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca

iştirakçi iken mezkûr Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun’un 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir. Yine aynı

Kanun’un geçici 7. maddesinin birinci fıkrasında da, Kanun’un yürürlük tarihine kadar 5434 sayılı Kanun’a tabi hizmet süreleri ile borçlandırılan sürelerin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda 657 sayılı Kanun kapsamında görev yapmakta iken 1/8/1995-30/3/1996 tarihleri arasında vatan hizmetini yerine getiren ve halen 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görevine devam etmekte olan başvuranın, 6/3/2003 tarihli ve 13346634 sayılı borç fişi ile borçlanmış olduğu askerlikte geçen süreleri hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu durumda somut olayda yapılacak incelemenin yasal dayanağı,

5434 sayılı Kanun’un ilgili hükümleridir.

11) Öte yandan 1/8/1995 tarihinde vatan hizmetini yapmak üzere görevinden ayrılan

başvuranın, 15/8/1995-31/3/1996 tarihleri arasında askerde geçen 7 ay 16 günü borçlanarak fiili hizmetine eklediği, yine 15/7/1995 tarihinde almış olduğu aylığından tam kesenek kesilmesi nedeniyle hizmetinin 14/8/1995 tarihine kadar devam ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu bağlamda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmede, başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait sigortalı gün sayısında eksikliğin bulunmadığı ifade edilmiş ise de, başvurana ait hizmet dökümünde 1995 yılı Ağustos ayına ait sigortalı gün sayısının 16 gün ve bu yıla ait sigortalı gün sayısının da 346 gün olarak yer aldığı görüldüğünden somut olayın, başvuranın talebi ve Sosyal Güvenlik Kurumunun, anayasal sosyal güvenlik ödevini yerine getirmedeki bilgilendirme yükümlülüğü dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir.

12) Bu noktada öncelikle, yürürlüğe girdiği tarihte 5434 sayılı Kanun’da yer almayan

askerlik borçlanmasının, mezkûr Kanun’a 23/2/1965 tarihli ve 545 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile eklenen ek 8. maddesinde, 22/9/1972 tarihli ve 1623 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile yapılan değişiklikle mevcut halini aldığı ifade edilmelidir. Söz konusu düzenleme uyarınca Sandığa müracaat eden iştirakçilerin, askerlikte er olarak geçen sürelerinin istek tarihindeki emeklilik keseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve bu tarihlerde derece tutarlarının tabi olduğu kesenek ve karşılık tutarı üzerinden borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine eklenmesi mümkün kılınmıştır. Bununla birlikte borçlanması kabul edilmiş bulunan iştirakçinin, askerlik süreleri arasında daha önce herhangi bir sebeple fiili hizmetten sayılan süreleri mevcut ise bu süreler için borçlanma yapılamamaktadır. Hal böyle iken, 1/8/1995-30/3/1996 tarihleri arasında askerliğini yapmış olan başvuranın, 15/7/1995 tarihinde almış olduğu aylığından tam kesenek kesilmesi nedeniyle hizmeti 14/8/1995 tarihine kadar devam ettiğinden askerlik borçlanmasının da 15/8/1995 tarihinden itibaren başlatılmasına yönelik Kurum işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle Kurumun, bu hususu dikkate almadan 8 aylık askerlik süresinin tamamını kapsayacak şekilde tahakkuk ettirdiği 6/3/2003 tarihli ve sayılı borç tahakkuk tablosunun düzeltilmesine yönelik işlemi yerindedir.

13) Şu durumda 1/8/1995 tarihinde vatan hizmetini yapmak üzere görevinden ayrılan

başvuranın, 1995 yılı Ağustos ayındaki fiili hizmetinin şu şekilde oluştuğu görülmektedir:

Başvuranın 15/7/1995 tarihinde almış olduğu aylığından 15/7/1995 – 15/8/1995 dönemi için tam kesenek alınması nedeniyle, 1/8/1995 – 14/8/1995 tarihleri arasındaki süre yönünden bu sürelerin tamamının fiili hizmet müddetinden sayıldığı anlaşılmaktadır. Aynı ayın kalan dönemini oluşturan 15/8/1995 – 31/8/1995 tarihleri arasındaki süre yönünden ise borçlandırma yoluyla başvuranın fiili hizmetine eklendiği görülmektedir. Şu haliyle başvuranın 1995 yılı

Ağustos ayındaki fiili hizmet süresinin 30 gün olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Sosyal

Güvenlik Kurumunca, aylıklarını ayın on beşinde alan sigortalıların hizmetlerinin, ayın on beşi ila takip eden ayın on dördü arasında olduğu, bu hizmetlerin elektronik ortamda SGK Sigortalı

Tescil ve Hizmet Dökümü Programı üzerinden hangi ayın on beşinde aylık alınmış ise hizmetin tamamı o aya ait hizmet olarak görüntülendiği ifade edilmektedir. Ancak Kurumun sosyal güvenlik görevini yerine getirme ödevi bağlamında, ilgililere karşı olabildiğince doğru bilgileri sunmasının ve bu doğrultuda gerekli altyapıyı kurmasının da zorunlu bir görev olarak ortaya çıktığı, bu nedenle başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait hizmetinin 30 gün olarak kayıt altına alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait sigortalı gün sayısının, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü Programında 16 gün olarak yer almasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 1995 yılı Ağustos

ayında 30 gün fiili hizmetinin bulunduğu kabul edilerek Kurum kayıtlarının düzeltilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Malatya

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın 1995 yılı Ağustos ayına ait fiili hizmet süresinin Kurum kayıtlarında, 30 gün olarak düzeltilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi