|
ÖZET: Başvuru, askerlik görevini yerine getirirken hastalanarak vefat eden bir bireyin vazife malulü sayılması talebine ilişkindir. Başvuran, oğlu için vazife malullüğü haklarından yararlanmak istemekte, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan değerlendirmede, vefat sebebinin askerlik görevi ile ilişkilendirilmediği belirtilmiştir. Oğlunun hastalığı nedeniyle vazife malulü sayılmadığı ve dolayısıyla hak talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.
SGK’nın açıklamalarında, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, askerlik görevi sırasında meydana gelen hastalıkların malullük olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, mevcut belgelerde, vefat eden askerin hastalığının askerlik görevi ile bağlantısının bulunmadığına dair bir karar verilmiştir. Başvuranın talebi, bu kararın yeniden gözden geçirilmesi ve mevcut sağlık kayıtlarının detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği yönündedir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilerek vazife malullüğü durumunun yeniden değerlendirilmesi için SGK’ya tavsiyede bulunmuştur. Bu süreçte, başvuranın hak arama özgürlüğünün korunması ve idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiği de belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13414-S.21.21559
BAŞVURU NO : 2021/7247
KARAR TARİHİ : 20/09/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın askerlik görevini yapmaktayken hastalanarak vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, oğlu vatani görevini yapmakta iken rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığını, daha sonra Ankara GATA Hastanesinde ilik yetmezliği sebebiyle vefat ettiğini, kan ve ilik nakli testi uygulandığını, ancak GATA tarafından ölüm sebebinin solunum yetmezliği olarak rapor edildiği, SGK’nın 15/04/1993 tarihli yapmış olduğu bildirimde de ölüm sebebinin solunum yetersizliği olarak gösterildiğinden vazife malullüğü haklarından yararlanamadığını belirterek oğlu dolayı vazife malullüğü haklarından yararlandırılmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/05/2021 tarihli ve E. –
sayılı yazı ve eklerinde mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 18 inci maddesi; “İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar; a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 vıcı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhll Kuvvetleri, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı
Kanuna göre harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.” hükmünün amir olduğu,
2.2. Bu kapsamda, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesinin; “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil)
sevkleri sırasında, Yedek Subay Okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde kendilerine, aylık bağlanır…” hükmü ile askerlik görevi sırasında ve askerlik görevinin neden ve etkisi ile yaralanarak veya rahatsızlanarak malul hale gelen erbaş ve erlere vazife malullüğü hükümleri uygulanmak suretiyle aylık bağlanacağının düzenlendiği, 2.3. Kanununun mülga 66 ncı maddesinde dul ve yetim aylıklarının emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alanlardan (Aylığı müstahak duruma girip de henüz bağlama yapılmamış olanlar dahil)
ölenlerin ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacağının düzenlendiği, 2.4. Kanunun 45 inci maddesinde vazife malulü sayılma şartlarının düzenlendiği, 2.5. Buna göre, erlerin silah altında bulundukları sırada veya sevk ve terhisleri sırasında askerlik görevinin çeşitli sebep ve tesiriyle vazife malulü olmaları halinde kendilerine veya vefatları halinde dul ve yetimlerine aylık bağlandığı, 2.6. Başvuru konusu olaya yönelik olarak; imzalı 7/8/1992 tarihli dilekçe ile 14/10/1991 tarihinde askerlik görevi sırasında hastalanarak vefat eden oğlundan dolayı tarafına aylık bağlanması talebiyle kuruma başvurulduğu, Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığından ilgilinin vefatına ilişkin belgelerin talep edildiği, anılan Başkanlıkça başvuranın ölüm olayının yükümlü hava değişiminde iken meydana geldiğinin belirtildiği, ayrıca “aplastik anemi nedeniyle vefat” ettiğine dair terhis belgesinin, GATA tarafından düzenlenmiş “kimliği yazılı er 09/09/1991 tarihinde acilen hastanemiz hematoloji bilim dalına yatırılmış olup, 14/10/1991 tarihinde vefat etmiştir” ifadesini içeren belgenin ve 8/5/1991 tarihli ve 3925 sayılı “aplastik anemi” tanılı ve “6 ay hava değişimi” kararlı sağlık kurulu raporunun gönderildiği, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ölüm tutanağında ise ölün nedeni olarak “solunun arrest” yazıldığının görüldüğü, 2.7. Mülga Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunca yukarıda sayılan belgelerin incelenmesi neticesinde 1/3/1993 tarihli ve sayılı karar ile “ölümüne neden olan solunum arrest hastalığının oluşumunda görevinin neden ve etkisinin bulunmadığına” oybirliği ile karar verildiği, mülga Emekli
Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 15/4/1993 tarihli ve sayılı kararı ile de adı geçen hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkân bulunmadığına karar verildiği, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 5.1. 44 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.” 5.2. 45 inci maddesi; “44 üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir.” 5.3. 56 ncı maddesi; “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70’i üzerinden aylık bağlanır.
Bu suretle bağlanacak aylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 nci maddede gösterilen nispetlerde zam yapılır.
Askerlik vazifesini veya yedek subaylık hizmetini başkasının yerine yaptığı anlaşılanlara aylık bağlanmaz.”
5.4. 66 ncı maddesi; “Dul ve yetim aylıkları:
…
d) Erlerden 56 ncı maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin; e) Erlerden 56 ncı madde gereğince vazife malullüğü aylığı alanlardan (aylığa müstahak duruma girip te henüz bağlama yapılmamış olanlar dahil) ölenlerin, …
Ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanır.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 18 inci maddesi; “İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar; a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 vıcı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhll Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta
kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı
Kanuna göre harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.”
Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, askerlik görevini yapmaktayken konulan “aplastik anemi” teşhisi nedeniyle 6 ay hava değişimindeyken vefat eden oğlundan dolayı vazife malullüğü haklarından yararlandırılmayı talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumunca özetle, başvuranın oğlunun vefatında görevinin neden ve etkisi bulunmadığından vazife malulü olarak kabul edilmesine ve anılan haklardan yararlandırılmasına imkân bulunmadığı ifade edilmektedir.
10. 5510 sayılı Kanunun geçici 18 inci maddesinde ilgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar;
5434 sayılı Kanunun 56 vıcı maddesinin birinci fıkrası uyarınca vazife malûlü sayılması gerekenlerin
kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı belirlenmiştir. Buna göre, 1991 yılında vefat ettiği anlaşılan kardeşinden dolayı başvuranın annesine vazife malullüğü aylığı bağlanıp bağlanmayacağına yönelik değerlendirmenin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.
11. 5434 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği; 45 inci maddesinde malullük halinin görevin neden ve etkisinden kaynaklanması halinde bu duruma düşenlere vazife malulü denileceği; 56 ncı maddesinde askerlik görevi sırasında vazife malulü haline gelen erbaş ve erlere ne şekilde aylık bağlanacağı; 66 ncı maddesinde ise hangi hallerde iken ölenlerin geride kalan hak sahiplerine (dul ve yetimlerine) aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, askerlik görevinin neden ve etkisiyle malul duruma düşen erbaş ve erler vazife malulü olarak nitelenmekte ve bunlara ya da vefatları halinde geride kalan hak sahiplerine 56 ncı maddede belirtilen şekilde aylık bağlanmaktadır.
12. Erbaş ve erlerin vazife malullüğüne ilişkin değerlendirme öncelikle mevcut sağlık kurulu raporları, bunların bulunmaması halinde diğer tüm sağlık kayıtları esas alınarak ilgililerin hayatını kaybetme ya da vazifesini yapamayacak duruma düşme sebebi yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurullarınca yapılmakta, daha sonra Sağlık Kurulunun kararına dayanarak Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca ilgililerin vazife malulü olup olmadıkları karara bağlanmaktadır. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde bu görev sırasıyla mülga Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunca ve mülga Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğü Yönetim Kurulunca yürütülmekteydi.
13. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerde müteveffa askere alınmadan önce yapılan sağlık muayenesinde “askerliğe elverişli” olduğu yolundaki sağlık kararı üzerine fiili askerlik hizmetinin
29/8/1990 tarihinde Erzincan’daki eğitim birliğine katılmasıyla başladığı, müteveffanın 28/11/1990 tarihinde kalan hizmetini yapmak üzere Gökçeada’daki birliğine katıldığı, rahatsızlığına yönelik olarak ilk defa 28/2/1991 tarihinde Gelibolu Askeri Hastanesine sevk edildiği, Gelibolu Askeri Hastanesi Sağlık
Kurulunun 4/3/1991 tarihli ve sayılı raporunda 4 aydır halsizlik, karın ağrısı, baş dönmesi, çabuk yorulma ve çarpıntı şikâyetinin mevcut olduğu ifade edilerek müteveffaya anemi teşhisi konulduğu ve
GATA hematoloji kliniğinde olmak üzere 1 ay hava değişimine karar verildiği, aplastik anemi tanısıyla
GATA Hematoloji Kliniğine ilk defa 12/3/1991 tarihinde yatan müteveffanın 12/4/1991 tarihinde bir ay hava değişimi ile taburcu edildiği, daha sonra ise 25/4/1991 tarihinde hastaneye yattığı, 8/5/1991 tarihinde bu kez 6 ay hava değişimi ile taburcu edildiği; 22/5/1991 tarihinde hastaneye yattığı, 10/6/1991 tarihinde kontrole gelmek üzere taburcu edildiği; 24/6/1991 tarihinde hastaneye yattığı, 12/7/1991 tarihinde taburcu edildiği; son olarak 9/9/1991 tarihinde acil olarak hastaneye yatırıldığı ve 14/10/1991 tarihinde vefat ettiği ve hakkında düzenlenen 15/10/1991 tarihli ve 479 sayılı ölüm tutanağında ölüm nedeni olarak “solunun arrest” yazıldığı, terhis belgesinde “Aplastik anemi nedeniyle vefat etmiştir.” yazıldığı görülmektedir.
14. Diğer taraftan, anne ve babasının aylık bağlanması talebiyle ilk olarak 7/8/1992 tarihinde mülga
Emekli Sandığına yaptıkları başvurusu üzerine Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 17/9/1992 tarihli yazısı ile ilgilinin vefatına ilişkin bilgi ve belgelerin Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığından istendiği, Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığınca ilgilinin aplastik anemi nedeniyle vefat ettiğini bildirir dair terhis belgesinin, 15/10/1991 tarihli ölüm tutanağının, GATA tarafından Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığına hitaben ilgilinin 9/9/1991 tarihinde acilen hastanelerinin hematoloji bilim dalına yatırıldığı ve 14/9/1991 tarihinde vefat ettiğini bildirir yazının ve 6 aylık hava değişimine ilişkin 8/5/1991 tarihli hava değişimi raporunun Emekli Sandığına gönderildiği, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca yapılan incelemede ölüm tutanağının incelenmesi neticesinde 1/3/1993 tarihli ve sayılı karar ile “ölümüne neden olan (solunum arrest) hastalığının oluşumunda görevinin neden ve etkisinin bulunmadığına, oybirliği ile” karar verildiği, mülga Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 15/4/1993 tarihli ve sayılı kararı ile de müteveffa hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkân bulunmadığına karar verildiği ve haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanması taleplerinin reddedildiğinin ilgilinin anne babasının bildirildiği görülmektedir.
15. Sonuncusu 12/3/2021 tarihinde başvuran tarafından olmak üzere anne ve babası tarafından sonraki tarihlerde de aynı taleple ilgili idareye başvurulduğu, anılan başvuruların, ölüm tutanağının incelenmesinde ölümüne neden olan (solunun arrest) hastalığının oluşumunda görevinin neden ve etkisi bulunmadığından reddedildiği görülmektedir.
16. Bu durumda, askerlik görevi sırasında hastalanıp hava değişiminde bulunduğu sırada hayatını kaybeden , 5434 sayılı Kanunun 45 inci maddesi gereği vazife malulü olup olmadığının belirlenebilmesi için, anılan duruma görevinin neden ve etkisiyle düşüp düşmediğinin tespitinin gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
17. Vazife malullüğü başvurularının idarece reddedilmesi üzerine açılan davalarda Danıştay’ca verilen kararlarda, ilgililerin vazife malullüğüne yönelik tespitin; askerlik görevine alınışlarında ilgililer hakkında sağlam raporu verildiği ve askerliğe elverişli olduğu sonucuna varılarak askerliğe alındığı dikkate alınarak hastalığın askerlik görevi sırasında ortaya çıkıp çıkmadığı, hava değişimi verildikten sonra terhis edilip edilmediği, hastalığın tedavi edilememesinde ve ilerlemesinde askerlik görevinin tesiri bulunup bulunmadığı hususları bir arada değerlendirilerek yapılması gerektiği esasının benimsendiği görülmektedir
(Danıştay 11. Dairesi E.2012/8090 K.2013/9118, E.2011/5642 K.2013/3349, E.2001/4435 K.2004/4234, E.2013/2748 K.2017/5676). Bu çerçevede 30 yıl önce vefat eden ilgili yönünden söz konusu tespitin ancak ifa edilen vazife ile ilgilinin vefatına ilişkin eldeki sağlık kayıtlarının bir arada değerlendirilmesiyle yapılabileceği açıktır.
18. Somut olayda aplastik anemi hastalığı teşhisinin askerlik görevi esnasında konulduğu ve yine aynı hastalık nedeniyle askerlik görevi henüz sona ermeden vefat ettiği açıktır. Diğer yandan Mülga Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca ilgili hakkında 1/3/1993 tarihinde “ölümüne neden olan (solunum arrest) hastalığının oluşumunda görevinin neden ve etkisinin bulunmadığı” kararı verilmiştir.
Anılan kararın Çorum Askerlik Şubesince idareye gönderilen ölüm tutanağı, terhis belgesi, 6 aylık hava değişimi raporu ve GATA’nın ölüm bildirir yazısına dayandığı görülmektedir. Ancak anılan sağlık kurulu kararı dayanağı belgeler arasında, müteveffaya ilk olarak 4/3/1991 tarihinde Gelibolu Askeri Hastanesince daha sonra GATA tarafından teşhisi konulan, ilgilinin müteaddit defalar hastanede yatıp tedavi gördüğü ve hakkında hava değişimi raporu düzenlenmesine sebep olan ve yine terhis belgesinde vefat nedeni olarak bildirilen “aplastik anemi” hastalığının seyrine ilişkin tüm kayıt ve bilgilerin (hastaneye sevkleri, 4/5/1991 tarihli ilk raporu, hastane yatış ve çıkış belgeleri vb.) bulunmadığı, nitekim sağlık kurulu kararında da aplastik anemi hastalığın mevcudiyetine ve anılan hastalığın ilgilinin ölümü üzerindeki etkisine yönelik herhangi bir değerlendirmeye gidilmediği görülmektedir. Bu durumda mevcut sağlık kurulu kararı ile diğer sağlık kayıtları arasında ilgilinin ölüm nedeni yönünden farklılık bulunduğu, yine mevcut sağlık kurulu kararında varılan sonucun yukarıda yer verilen Danıştay kararlarındaki esaslar göz önüne alınarak sağlıklı bir sonuca ulaşmaya yarayacak yeterli veriye dayanmadığı değerlendirilmektedir.
19. Buna göre, mevcut bilgi ve belgelerden aplastik anemi hastalığı teşhisinin askerlik görevi esnasında konulduğu ve yine aynı hastalık nedeniyle askerlik görevi henüz sona ermeden vefat ettiği açık olan
’in vazife malullüğü durumunun, hastalığının ortaya çıkmasında ve anılan hastalık nedeniyle vefatında görevinin neden ve etkisinin bulunup bulunmadığına yönelik olarak mevcut tüm sağlık kayıtları ve diğer hususlar göz önüne alınmak suretiyle yukarıda yer verilen Danıştay kararlarındaki esaslar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE; vazife malullüğü durumunun, aplastik anemi hastalığının ortaya çıkmasında ve anılan hastalık nedeniyle vefatında görevinin neden ve etkisinin bulunup bulunmadığı yönünden, mevcut tüm sağlık kayıtları ve diğer hususlar göz önüne alınmak suretiyle, işbu kararın 17 nci paragrafında açıklanan
Danıştay kararlarındaki esaslar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi hususunda SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi