|
ÖZET: Başvuran, askerlik görevini yaparken idarenin kusurundan kaynaklı olarak omurilik kitlesine bağlı kanser hastalığına yakalandığını ve bu nedenle maddi-manevi tazminat ile özlük haklarının verilmesini talep etmiştir. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı, başvuranın askerlik öncesi sağlık muayenesinde “Askerliğe elverişlidir” raporu aldığını belirtmiştir. Uyuşmazlık, 7179 sayılı Askeralma Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, başvuranın maluliyetinin tespit edilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık raporunun gerekliliği üzerine yoğunlaşmaktadır.
Başvuranın sağlık durumu ile ilgili henüz bir rapor alınmadığı ve bu nedenle tazminat ödemesi işlemlerinin başlatılamadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebi, maluliyetinin kabul edilmesi için gerekli belgelerin tamamlanması ve ilgili kurumlar arasında yapılacak yazışmalar sonucunda değerlendirilecektir. Bu çerçevede, başvuranın maddi ve manevi tazminat taleplerinin usul hükümlerine uygun bir şekilde incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/2035-S.23.3353
BAŞVURU NO : 2022/12468
KARAR TARİHİ : 17/02/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın askerlik görevini yapmakta iken malul olduğundan bahisle, özlük haklarının verilmesi talebi ile kendisine maddi ve manevi tazminat ödenmesi talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, başvuru dilekçesinde özetle; zorunlu askerlik görevi ifa ederken idarenin kusurundan
kaynaklı boynunda omurilik kitlesine (ewing sarkom) bağlı kanser oluştuğunu, belden aşağısını ve kollarını hissetmediğini ve yardıma muhtaç olarak yaşadığını, zorunlu askerlik görevi nedeniyle Milli Savunma
Bakanlığı himayesinde bulunduğunu, şayet evde ailesinin yanında olmuş olsa ailesinin kendisine bir şey gelmesin diye elinden geleni yapacağını, ancak ilgili kurumun üzerine düşen görevlerini yerine getirmediğini ve yardıma muhtaç olarak yaşamak zorunda kaldığını, kendisinin ve ailesinin gelirinin bulunmadığını belirtmektedir. Başvuran, yaşadığı sıkıntılardan dolayı Milli Savunma Bakanlığından olarak
500.000 TL maddi tazminat, 500.000 TL manevi tazminat ve özlük haklarının verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza
gönderilen 22/09/2022 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Askerlik hizmetini Kırklareli 55’inci Mekanize Piyade Tugay İstihkam Savaş Bölük Komutanlığı
emrinde yapmakta iken rahatsızlandığı, geç, eksik tedavi ve ihmal sonucu malul kaldığını belirten şikayet başvurusuna çözüm bulunabilmesi maksadıyla belgeler istendiği,
2.2) Yapılan inceleme sonucu başvuranın askerlik safahati ile ilgili olarak; 01.01.2020 tarihinde askerlik
çağına girdiği, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrasında “Yükümlülerin sağlık muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı
Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yapılır”, ikinci fıkrasında, “Sağlık
muayeneleri; öncelikle yükümlünün kayıtlı olduğu aile hekimi, yoksa müracaat ettiği askerlik şubesine en yakın resmî sağlık kuruluşundaki hekim tarafından yapılır. Aile hekimlerince veya resmî sağlık kuruluşunca hakkında karar verilmeyenler Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili sağlık kurullarına sevk edilir.” 16’ncı maddesinde, “Yoklaması yapılanlar; askerliğe elverişli olanlar, geçici rahatsızlığı bulunanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olarak ayrılır. Askerliğe elverişli olmayanlar silahaltına alınmaz.” 17’nci maddesinde, “Haklarında verilen sağlık kararına itiraz edenler yeniden muayeneye gönderilir.” Hükmünün amir olduğu,
2.3) Askeralma Yönetmeliği’nin 9’uncu maddesi ikinci fıkrasında, “Sağlık muayeneleri; öncelikle
yükümlünün kayıtlı olduğu aile hekimi, yoksa müracaat ettiği askerlik şubesine en yakın resmî sağlık kuruluşundaki hekim tarafından yapılır.” dördüncü fıkrasında, “Yükümlülerin sağlık muayenelerinden önce sağlık durumları hakkında beyanları alınır. Yükümlü varsa sağlık durumuna ilişkin raporları ile birlikte ilgili hekime müracaat eder. Hekim, yükümlünün beyan ettiği rahatsızlıkları da dikkate alarak fiziki muayeneyi yapar ve sonucunu askerlik yoklaması sağlık muayene belgesinin ilgili bölümlerine yazarak imzalar.” beşinci fıkrasında, “Yoklama ve sevk esnasında yükümlü tarafından beyan edilmeyen ya da fiziki muayene sırasında belirti veya bulgusuna rastlanmayan çeşitli hastalıkların ortaya konması veya taranması için laboratuvar veya görüntüleme tetkiki gibi ileri tetkikler yapılması gerekmez. Yükümlülerin bu şekilde gerçekleştirilen sağlık muayenelerinde askerliğe elverişli bulunmaları, kendilerinin muayene tarihinde tam sağlıklı olduklarını göstermez. Yükümlülerin silahaltına alındıktan sonra saptanan hastalıkları yoklama veya sevk esnasında yapılan muayenenin eksik ya da hatalı yapıldığının veya muvazzaflık hizmeti sırasında ortaya çıktığının karinesini oluşturmaz.” Altıncı fıkrasında, “Muayene sonucunda; “a) Sağlamlar ile tespit edilen hastalıkları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin EK-C’sinde yer alan
Hastalıklar Listesinin (A) diliminden kod verilenler hakkında ‘‘Askerliğe Elverişlidir” kararı verilir. b)
Hakkında karar verilemeyenler ile beyan ettiği hastalığı ya da fiziki muayene bulguları nedeniyle ileri tetkik yapılarak değerlendirilmesi gereken yükümlüler Sağlık Bakanlığınca belirlenen Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşunun ilgili birimine doğrudan sevk edilir.” Hükmünü amir olduğu,
2.4) Söz konusu yükümlünün 19.02.2021 tarihinde silahaltına alınmadan önce e-Devlet üzerinden
yürüttüğü yoklama muayenesi işlemleri için sevk edildiği Aile Hekimliğince “Askerliğe elverişlidir” kararı verildiği, 02.08.2021 tarihinde Kızıltepe Askerlik Şubesi Başkanlığınca Mardin Eğitim Araştırma
Hastanesine sevk edildiği ve “Sevke Mani Hali Yoktur” kararlı sağlık raporu aldığı, 17.08.2021 tarihinde askerliğe sevkinin yapıldığı, 17.02.2021 tarihinde terhis edildiği, askerlik hizmetini yerine getirmekte iken malul kalan veya vefat eden personelin maluliyet ve maaş bağlanma işlemlerinin 5434 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yürütüldüğü,
2.5) Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun kapsamında yaralanan, malul kalan ve vefat eden personelin tazminat işlemlerinin Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat
Komisyonu tarafından yürütüldüğü, söz konusu Yönetmelik kapsamında malul olan personele tazminat ödenebilmesi için personel hakkında düzenlenen rapora Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca (SGK)
vazife malulü işlemlerinin yapılmasını müteakip derece tespiti yapılmış raporun komisyonda değerlendirilmesinin gerektiği,
2.6) Başvuran hakkında SGK Başkanlığı tarafından henüz karar verilmiş bir sağlık raporunun bulunmaması
nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılamadığı, söz konusu personelin tarafına maaş bağlanması için başvurduğu ve olayına ilişkin bilgi ve belgelerin birliğinden talep edildiği, gönderilen belgelerin değerlendirilmek üzere 27.06.2022 tarihli ve sayılı yazı ile SGK Başkanlığına
gönderildiği ve bugüne kadar Kara Kuvvetleri Şehit Gazi İşlem Müdürlüğüne gelen bir cevap yazısının olmadığının tespit edildiği,
2.7) Başvuranın “12.01.2021 tarihinden bu yana felçli bir şekilde yaşadığı” belirtilmekte ancak anılan
personelin yukarıda belirtildiği gibi 19.02.2021 tarihinde askere sevk öncesi sağlık muayenesi olduğu ve
“Askerliğe elverişlidir” kararlı sağlık raporu aldığının tespit edildiği,
2.8) Uyuşmazlığa ilişkin Askerlik işlemlerinin MSB Askeralma Genel Müdürlüğü tarafından 7179 sayılı
Askeralma Kanunu ve Askeralma Yönetmeliği kapsamında, maaş ve maluliyet işlemlerinin Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında, 2330 sayılı
Kanun kapsamına giren olaylara ilişkin nakdi tazminat işlemlerinin Milli Savunma Bakanlığı Nakdi
Tazminat Komisyonu tarafından 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve
Yönetmelik kapsamında yürütüldüğü,
2.9) Başvuranın maddi manevi tazminat ile özlük haklarının verilmesine ilişkin gereken tüm belge ve
bilgiler yukarıda adı geçen birimler ile Askeralma Genel Müdürlüğü ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından temin edilerek birimlerle paylaşıldığı; söz konusu personele 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödemesi işlemlerine başlanabilmesi için Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Yönetmelik kapsamında öncelikle maluliyete esas sağlık raporuna derece tespiti yapılarak maluliyetinin
SGK Başkanlığınca kabul edilmesi gerektiğinden tazminat ödenmesi işlemlerine başlanılamadığı,
2.10) Sonuç olarak başvuranın talebine yönelik işlemlerin başlatılarak SGK Başkanlığına mevcut bilgi ve
belgelerin değerlendirilmek üzere gönderildiği, SGK Başkanlığı tarafından hakkında maluliyet işlemi yapılmasına karar verilmesi halinde 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere dosyası MSB
Nakdi Tazminat Komisyonuna gönderilebileceğinin kıymetlendirildiği,
3) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 07/12/2022 tarih ve
sayılı yazısında özetle;
3.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 18 inci maddesi; “İlgili
kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar; a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malulü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre harp malülü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur…” hükmünü amir olduğu,
3.2) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi; “Muvazzaf yedek ve gönüllü erlerin silah
altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek
Subay Okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malülü olmaları halinde kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak ve aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkların emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının, % 70’i üzerinden aylık bağlanır…” hükmünü,
3.3) Aynı Kanunun, vazife malullüğü kapsamının belirlendiği mülga 45 inci maddesi ise; “44 üncü
maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b)
Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel,
iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna Vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da Vazife malulü denir. ” hükmünü amir olduğu buna göre, askerlik görevinin neden ve etkisiyle malul hale gelenler vazife malulü kabul edilerek Kurumca kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlandığı,
3.4) Diğer taraftan, aynı Kanunun 48 inci maddesi; “Vazife malullükleri: a) Keyif verici içki ve her çeşit
maddeler kullanmaktan, b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleri yapmaktan, ç) İntihara teşebbüsten, d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından, Doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük)
hükümleri uygulanır.” hükmü ile ayrıca vazife malullüğü olarak değerlendirilemeyecek durumları da belirlediği,
3.5) Bu kapsamda ilgilinin dosyasının tetkikinde; 17.08.2021 tarihinde askerlik görevine başladığı,
01.12.2021-06.01.2022 tarihleri arasında Edirne Trakya Üniversitesi Hastanesinde, 06.01.2022-17.02.2022 tarihleri arasında ise Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördükten sonra 17.02.2022 tarihinde görev süresini doldurması nedeniyle Hastanede yatarak tedavi gördüğü sırada terhis edildiği, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 27.04.2022 tarihli ve sayılı raporunda %97 oranında engelli olarak kabul edildiği, babası
‘ın Kuruma verdiği 15.05.2022 tarihli dilekçesinde vazife malullüğü talebinde bulunması üzerine
Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Mardin Kızıltepe Askerlik Şubesi Başkanlığından 23.06.2022 tarihli yazı ile konuya ilişkin tutanak, revir kayıtları, raporlar ve benzeri bilgi ve belgelerin talep edildiği, Kara
Kuvvetleri Komutanlığının 27.06.2022 tarihli yazısı ile askerlik süresi boyunca Hastanede görülen tedavilere ilişkin raporların gönderildiği; raporlardan sol kolda uyuşma, güç kaybı ve boyun ağrısı şikayetleri ile birden fazla kez Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğu ancak benzer rahatsızlıklarının askerliğe sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun görüldüğü
3.6) 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Personel Şube Müdürlüğünden alınan 12.05.2022 tarihli ve
– – sayılı yazıda; “…a) 19 Eylül 2021 tarihinde 55’inci
Mknz.P.Tug.K.lığına katılış yapmıştır. 20 Eylül 2021 tarihinde katılış muayenesi için revire sevk edildiği ve muayene sonucunda aktif bir rahatsızlığı olmadığını beyan ettiği, ancak kışla tabibi tarafından
“Miyalji” rahatsızlığı sebebiyle Kırklareli Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiği tespit edilmiştir. b) ‘nın 19 Eylül 2021 – 01 Aralık 2021 tarihleri arasında beş defa revire sevkinin yapıldığı ve 19 Ekim 2021 ile 01 Kasım 2021 tarihlerinde Kırklareli Devlet Hastanesinde tedavi olduğu anlaşılmıştır. c) ‘ın şikayetleri artması sebebiyle Is.Asb.Kd.Üçvş. . .’ya şikayetini bildirdiğini ancak doktora gitmesiyle ilgili tehdit edildiğine dair iddiayla ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır. Alınan bilgi alma tutanakları neticesinde, talep eden personelin revire sevkinin yapıldığı anlaşılmaktadır. ç) Bölük Komutanı, bilgi alma tutanağı ile ‘ın boyun fıtığı sebebiyle ağrılarının olduğunu beyan ettiğini, kendisinin de 02 Aralık 2021 tarihinde hastane randevusu olması sebebiyle günlük eğitim ve spor faaliyetlerinden muaf tuttuğunu beyan etmiştir…” ifadelerinin yer aldığı,
3.7) Bilahare, Kurumumuzca vazife malullüğü değerlendirmesi aşamasına geçmeden önce 07.10.2022
tarihli sayılı yazılarımız ile Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gülhane
Eğitim ve Araştırma Hastanesinden ilgilinin görmüş olduğu tedavilere ilişkin bilgi ve belgelerin talep edildiği, ayrıca ilgili yazıların başvuranın kendisine de gönderilerek süreç hakkında bilgilendirme yapıldığı, söz konusu Hastanelerden bir cevap gelmemesi üzerine 06.12.2022 tarihli ve sayılı yazılarımız ile tekit yazısı yazıldığı ve gelecek cevaba göre işlemlere devam edileceği, diğer taraftan, nakdi tazminat ödenmesine ilişkin işlemlerin, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanunun 12’nci maddesi gereği Milli Savunma Bakanlığına bağlı Nakdi Tazminat Komisyonunca yürütüldüğü,
3.8) Konu ile ilgili olarak Danıştay 11.Dairesi’nin 05.04.2005 tarihli E.2002/5122 ve K.2005/1745 sayılı
kararı ile kabul, Ankara 9.İdare Mahkemesi’nin 14.02.2019 tarihli E.2018/748 ve K.2019/249 sayılı kararı ile ret kararının bulunduğu,
4) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen
15/02/2023 tarih ve sayılı yazısında özetle;
4.1) Maddi ve manevi tazminat talepleri; personelin vefatı durumunda yasal mirasçılarının, maluliyet ve
yaralanma durumlarında kendisinin Millî Savunma Bakanlığına dilekçe ile başvuruda bulunması sonucu başlatılmakta ve işlemler MSB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülmekte olduğu, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği idari işleme karşı tam yargı davası açılabilmekte, doğrudan açılan tam yargı davalarında tazminat ödenip ödenmeyeceğine dava sonucunda karar verildiği,
4.2) Nakdi tazminat verilmesi ile ilgili olarak; Nakdi tazminat işlemleri, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik kapsamında icra edildiği,
4.3) Nakdi tazminat talebinde bulunacak personel veya kanuni yakını dilekçe ve elinde bulunan olayı
kanıtlayıcı belgeler ile K.K. Şehit ve Gazi İşlem Şube Müdürlüğüne başvurduğu, başvuru sonrası nakdi tazminata esas teşkil eden diğer belgeler (ilk kaza/olay tutanağı, idari tahkikat raporu vazife maluliyeti raporu vb.) şube tarafından ilgili birimlerden tamamlattırılmakta ve tekemmül ettirilen dosya iki suret olarak (asıl nüsha ve ilk kopyası) MSB Nakdi Tazminat Komisyonu Başkanlığına gönderilmekte olduğu,
4.4) Nakdi tazminat verilmesi konusunda ‘ın durumu incelendiğinde; Kuruma nakdi
tazminat ödenmesi yönünde bir başvurusunun bulunmadığı, nakdi tazminat dosyasının tekemmül ettirilebilmesi için 27.06.2022 tarihli ve – – sayılı, 20.09.2022 tarihli ve O– – sayılı ve 03.02.2023 tarihli ve – – sayılı yazılar ile
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından (SGK Bşk.lığı) belge talep edildiği ancak bugüne kadar konuya ilişkin herhangi bir belgenin kuruma ulaşmadığının tespit edildiği, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Yönetmelik gereği anılan personele SGK Bşk.lığı tarafından bir maluliyet derecesi belirlenmesi ve düzenlenen derece tespiti yapılmış karar ile sağlık raporunun K.K.Şht.Gz.İşl.Ş.Md.lüğüne ulaşması halinde, dosyası değerlendirilmesi amacıyla MSB Nakdi Tazminat Komisyonuna gönderilebileceği, tazminat açısından incelenmesi istenen rapor ve belgelerin İlgi (d ve e) kapsamında yetkili makam olan
MSB Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesinin uygun olacağının değerlendirildiği,
4.5) Yukarıda mevzuat hükümleri belirtilen maddi ve manevi ile nakdi tazminat ödemesinin belirli hallerde
söz konusu olduğu, yapılan incelemede; başvuranın bir kanser türüne yakalandığı, kanser hastalığının belirtilerinin askerlik hizmeti sırasında baş gösterdiği, şikayetlerinin dikkate alınarak sağlık hizmetinden faydalandırıldığı ve hastaneye sevk işleminin yapıldığı, askerlik süresi içerisinde yine rahatsızlığı dikkate alınarak spor faaliyetlerinden muaf tutulduğu, ayrıca askerliğe elverişliliğine ilişkin alınan sağlık raporu ile bu rahatsızlığının tespit edilmesine imkan bulunmayacağı, bu yönüyle İdareye yükletilebilecek bir ihmal ve kusurun bulunmadığının değerlendirildiği, belirtilen nedenlerle İdareye yüklenebilecek bir kasıt ya da kusurun olmadığı; bu nedenle maddi veya manevi bir tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı; nakdi tazminat ödenmesi için gerekli şartların oluşmadığının kıymetlendirildiği, Belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) Anayasamızın;
5.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk
milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal
hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
5.2) “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11’inci maddesinde; “Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.”
5.3) “B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinde:
“Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.”
5.4) “Vatan Hizmeti” başlıklı 72 nci maddesinde; “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.”
5.5) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
6) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
7) 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun,
7.1) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde: “….b) Askerlik Hizmeti: Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 72 nci maddesine göre her Türkün hak ve ödevi olan vatan hizmetinin bu Kanun esaslarına göre yerine getirilmesini,… s) Sağlık kararı: Yükümlülerin askerliğe elverişli olup olmadıkları hakkında tek hekim veya sağlık kurullarınca verilen kararı, ş) Sağlık kurulu: Sağlık Bakanlığınca belirlenen sağlık raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşları bünyesinde oluşturulan heyeti,… z)…jj) Yükümlü: Askerlik hizmetini bu Kanun hükümleri gereğince yerine getirmek veya yerine getirmiş sayılmak zorunda olan erkek
Türk vatandaşını, ifade eder.”
7.2) “Askerlik yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinde: “(1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her
erkek, askerlik hizmeti yapmaya mecburdur. (2) Askerlik hizmeti bu Kanun hükümlerine göre yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve er olarak yerine getirilir. (3) Askeralma işlemleri Bakanlıkça yürütülür….”,
7.3) “Sağlık muayene ve onay işlemleri” başlıklı 15’inci maddesinde; (1) Yükümlülerin sağlık
muayeneleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık
Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yapılır.
(2) Sağlık muayeneleri; öncelikle yükümlünün kayıtlı olduğu aile hekimi, yoksa müracaat ettiği askerlik şubesine en yakın resmî sağlık kuruluşundaki hekim tarafından yapılır. Aile hekimlerince veya resmî sağlık kuruluşunca hakkında karar verilmeyenler Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili sağlık kurullarına sevk edilir….”
7.4) “Sağlık kararları” başlıklı 16’ncı maddesinde; “Yoklaması yapılanlar; askerliğe elverişli olanlar,
geçici rahatsızlığı bulunanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olarak ayrılır. Askerliğe elverişli olmayanlar silahaltına alınmaz.”
7.5) “Sağlık kararına itiraz” başlıklı 17’nci maddesinde; “Haklarında verilen sağlık kararına itiraz
edenler yeniden muayeneye gönderilir.”
7.6) “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde; “(1) Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine
getirenlere; askere sevk edildiği tarihten geçerli olmak üzere; erbaş ve erler için askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine, yedek subay veya yedek astsubaylar için sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine 400.000 gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. Ancak, tazminata konu durumun gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, hava değişimi/izin tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar
Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
…
(3) Tedavisi devam edenlerden; a) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi kapsamında vazife malulü ya da mülga 64 üncü maddesi kapsamında harp malulü aylığı bağlananlar ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında vazife/harp malulü aylığı bağlananlara aylık bağlanma tarihini takip eden ay başından itibaren,…sağlık yardımı ödemesi sonlandırılır. Tedavi süresinde yapılan sağlık yardımı personelden tahsil edilmez.”
8) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un,
8.1) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bu kanun; a) İçgüvenlik ve asayişin korunması veya
kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen:
1.(Değişik: 7/6/1990 – 3658/1 md.) Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil
Güvenlik Komutanlığı personelini, 2. Silahlı Kuvvetler mensuplarını, 3. Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarını, 4. Çarşı, mahalle ve kır bekçilerini, 5. (Değişik: 7/6/1990 – 3658/1 md.) Orman memurları ve personeli ile Gümrük Muhafaza memurlarını, b) Güven ve asayişi ihlal eden eylemlere ve kaçakçılığa ilişkin olayların soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürüten adli ve askeri hakimleri, Cumhuriyet savcı ve yardımcılarıyla askeri savcı ve yardımcılarını; c) (Değişik: 4/7/2012-6353/73 md.) Güven ve asayişi ihlal eden eylemler ile kaçakçılığa ilişkin eylemlerin önlenmesine yönelik görev yapan mülki idare amirlerini; d) Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamakla görevli bulunan personeli; e) Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması
zorunlu olan ve yetkililerce kendilerine bu amaca yönelik görev verilen kamu görevlileri ve sivilleri; f) (Ek:
7/6/1990 – 3658/1 md.) İç güvenlik ve asayişin korunmasında veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile ilgili olarak güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olmuş ve faydalı oldukları yetkililerce tevsik edilmiş şahısları; g) (Ek: 7/6/1990 – 3658/1 md.) Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik olarak yapılan saldırılara maruz kalan kamu görevlilerini; h) (Ek: 12/7/2013-6495/79 md.) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan ve 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere
Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunda tanımlanan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenleri; ı) (Ek: 7/6/1990 – 3658/1 md.)
Yukarıdaki bentlerde sayılanların yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru, ana, baba ve kardeşlerini; kapsar.
8.2) “Nakdi Tazminat” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu kanun kapsamına girenlerden; “…
b) (Değişik: 1/4/1998 – 4356/1 md.) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a)
bendinde belirtilen tutarın % 25’inden % 75’ine kadar, yaralananlara ise % 20’sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre, (1) Nakdi tazminat ödenir. Bu nakdi tazminatın tespitine esas tutulacak aylık; tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) brüt tutarıdır.
c) (a) bendi esaslarına göre tespit edilen nakdi tazminatın kanuni mirasçılara intikalinde; ölenin eş ve füruu veya yalnızca füruu ile içtima eden ve ölüm tarihinde sağ olan ana ve babasının her birine ayrı ayrı olmak üzere % 15 tutarındaki kısmı verildikten sonra kalanı içtima eden diğer mirasçılara ödenir. Diğer hallerde miras hükümleri uygulanır. Ancak ana veya babaya verilen tazminat çocukların her birine ödenen tazminattan fazla olamaz.
d) (Ek: 7/6/1990 – 3658/2 md.) Kesin raporun alınmasının uzayacağının anlaşılması halinde tazminatın ödenme usüllerine göre, olay tarihi itibariyle, (b) bendine göre hesaplanacak miktarın asgari oranı üzerinden avans ödenir…”
8.3) “Aylık bağlanması” başlıklı 4’üncü maddesinde; Bu Kanun kapsamına girenlerden; “…
d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi)
kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır.
…
Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.”
8.4) “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre
ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır.
Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.”
8.5) “Yönetmelik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Bu Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödenme
şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu kanunla ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. (Ek cümle: (28/2/1995 – 4082/2 md.) Nakdi tazminat ödenmesine ilişkin işlemler, ilgili Bakan veya yetkili kılınan kişiler tarafından onaylandıktan sonra olayın bu Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle saymanlıklarca ödeme işlemi geciktirilemez.”
9) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 18 inci maddesinde; “İlgili
kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar; a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre
harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.”
10) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun’un,
10.1) 56 ncı maddesinde; “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp
ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70’i üzerinden aylık bağlanır.”
10.2) “Malullük” başlığı altındaki mülga 44 üncü maddesinde; “Her ne sebep ve suretle olursa olsun
vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.”
10.3) Mülga 45 inci maddesi; “44 üncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o iş yerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna Vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da Vazife malulü denir. ”
10.4) 48 inci maddesi; “Vazife malullükleri:
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleri yapmaktan, ç) İntihara teşebbüsten, d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından, Doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır.”
11) 28/09/2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı
Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin;
11.1) “Sigortalının ağır düzeyde çalışma gücü kaybı tespiti” başlıklı 5’inci maddesinde; “…
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların maluliyet kararlarında; a) Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışan askeri ve sivil personel ile askerlik görevi yükümlüleri için, 31/10/2016 tarihli ve 2016/9431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Silahlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği, …
hükümleri gözetilerek Kurum Sağlık Kurulunca karar verilir.
(6) Vazife malullüğü halinde ise maluliyet derecelerine, 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümleri esas alınarak Kurum Sağlık Kurulunca karar verilir.”
11.2) “Başka birinin sürekli bakımına muhtaç olma halleri” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1)
Sigortalıların başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu durumlar aşağıda belirtilmiştir:
…
h) Bu maddede tespit edilen durumlar dışında kaldığı halde tedavi edilemeyen ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma gelinmesine sebep olan sekeller ve ağır hastalıklar.”
11.3) “Sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık hizmeti sunucuları” başlıklı 11’inci
maddesinde; “1) Çalışma gücü kaybı ile kadın sigortalının başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğunun tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye; a) Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye yetkilendirilmiş devlet hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet üniversite hastaneleri, c) Belgelenmesi kaydıyla, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hastaneler dışında kalan yataklı sağlık hizmeti sunucularının yoğun bakımında tedavisi devam eden ve başka bir hastaneye nakli hayati risk taşıyanlar için yatmakta olduğu hastaneler, yetkilidir.
12) 22/07/2020 tarih ve 31193 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Askeralma Yönetmeliğinin;
12.1) “Askerlik yoklaması sağlık muayenesi ve onay işlemleri” başlıklı 9’uncu maddesinde; “…
(2) Sağlık muayeneleri; öncelikle yükümlünün kayıtlı olduğu aile hekimi, yoksa müracaat ettiği askerlik şubesine en yakın resmî sağlık kuruluşundaki hekim tarafından yapılır.
(3) Muayeneyi yapan hekim, yükümlülerin kimlik belgesi ile yoklamaya esas belgelerdeki fotoğraf ve kimlik bilgilerini kontrol ederek doğruluğunu teyit eder.
(4) Yükümlülerin sağlık muayenelerinden önce sağlık durumları hakkında beyanları alınır. Yükümlü varsa sağlık durumuna ilişkin raporları ile birlikte ilgili hekime müracaat eder. Hekim, yükümlünün beyan ettiği rahatsızlıkları da dikkate alarak fiziki muayeneyi yapar ve sonucunu askerlik yoklaması sağlık muayene belgesinin ilgili bölümlerine yazarak imzalar.
(5) Yoklama ve sevk esnasında yükümlü tarafından beyan edilmeyen ya da fiziki muayene sırasında belirti veya bulgusuna rastlanmayan çeşitli hastalıkların ortaya konması veya taranması için laboratuvar veya görüntüleme tetkiki gibi ileri tetkikler yapılması gerekmez. Yükümlülerin bu şekilde gerçekleştirilen sağlık muayenelerinde askerliğe elverişli bulunmaları, kendilerinin muayene tarihinde tam sağlıklı olduklarını göstermez. Yükümlülerin silahaltına alındıktan sonra saptanan hastalıkları yoklama veya sevk esnasında yapılan muayenenin eksik ya da hatalı yapıldığının veya muvazzaflık hizmeti sırasında ortaya çıktığının karinesini oluşturmaz.
(6) Muayene sonucunda; a) Sağlamlar ile tespit edilen hastalıkları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin EK-C’sinde yer alan Hastalıklar Listesinin (A) diliminden kod verilenler hakkında ‘‘Askerliğe Elverişlidir” kararı verilir…”
13) 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı ve Sahi Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin;
13.1) “Askerliğe elverişli olmayan erbaş ve erler hakkında yapılacak işlem” başlıklı 9’uncu
maddesinde; “(1) (Değişik: 22/9/2017 – 2017/10844 K.) Askerlik hizmetine alındıktan sonra hakkında
“Askerliğe Elverişli Değildir” kararı verilen erbaş ve erler rapor tarihi itibarıyla terhis edilirler ve bunlar raporları onaylanıp kesinlik kazanıncaya kadar sıhhi izinli sayılır. Terhis işlemleri, raporlar ilgili makamlarca onaylandıktan sonra rapor tarihi esas alınarak askerlik şubesince yapılır. Haklarında
“Askerliğe Elverişli Değildir” kararlı raporlar Millî Savunma Bakanlığı onayına gönderilir ve onaylanmasını müteakip kesinleşir. Raporların kaç adet düzenleneceği ve raporlar hakkında yapılacak işlemler yönerge ile düzenlenir.”
14) 18/01/1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Yönetmeliğinin;
14.1) “Engellilik hali” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Engellilik halinde Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığınca belirlenecek engellilik derecesine göre; a) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği olmaksızın sürdüremeyecek şekilde malul olanlara 4 üncü maddede belirtilen aylığın 200 katı tutarında, b) Diğer engellilik hallerinde 5 inci maddedeki tutar esas alınarak, aşağıdaki cetvelde gösterilen oranlarda, ödeme yapılır.
Engellilik dereceleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi uyarınca vazife malulü olanlar hakkında uygulanan Vazife
Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilir.”
Engellilik Derecesi Ödenecek Tazminat Yüzdesi
6 %25
5 %35
4 %45
3 %55
2 %65
1 %75
14.2) “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 11’inci maddesinde; “2330 sayılı Kanun hükümlerine
göre ödenecek tazminat ile bağlanacak aylıklar, uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığı olup yargı mercilerinde bu amaçla açılacak davalarda hükmedilecek tazminatların hesabına esas olmak üzere ilgili kurumlarca (Ek-1, Ek-2) deki kayıtlar tutulur.”
14.3) “Nakdi tazminat verecek makamlar” başlıklı 12’nci maddesinde; “2 nci maddede sayılanların
bu Yönetmelikte belirtilen durumlarda ölmeleri, yaralanmaları veya engelli hale gelmeleri halinde;
a) Güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen ve bu amaca yönelik görev verilen veya güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olan şahıslar ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatları İçişleri Bakanlığınca, b) Diğer kamu personeli ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatları bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum tarafından, Ödenir.”
14.4) “Nakdi tazminat komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bu Yönetmelikte belirtilen
tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir. Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır. (Ek: 9/1/1996-96/7821 K.) Nakdi tazminat ödenmesine ilişkin işlemler, ilgili Bakan veya yetkili kılınan kişiler tarafından onaylandıktan sonra olayın 2330 sayılı Kanun ve bu Yönetmelik kapsamına girmediği gerekçesiyle saymanlıklarca ödeme işlemi geciktirilemez.”
14.5) “Tazminatın ödenme usulü” başlıklı 14’üncü maddesinde; “13 üncü madde çerçevesinde
onaylanan karar ve diğer belgeler, ilgili bakanlık ve kuruluşlarca kişinin özlük haklarının bağlı olduğu veya idarece uygun görülmesi halinde tazminatını almak istediği yerdeki kurum ve kuruluşlara gönderildikten sonra bu kurum ve kuruluşların saymanlıklarınca nakdi tazminat hak sahiplerine ödenir.”
14.6) “Tazminat tahakkukuna esas belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde; “Tazminat tahakkukuna esas
belgeler aşağıda belirtilmiştir:… 3 – Görev emri (görev sözlü verilmiş ise yazı ile tevsik e dilecek, yazılı ise emir sureti eklenecektir). b) Engelli hale gelmede; (a) bendinde belirtilen belgelere ek olarak; tam teşekküllü hastane tarafından verilen ve ilgili sosyal güvenlik kurumunca engellilik derecesi tespit edilmiş sağlık raporu .
…
d ) Sonradan meydana gelen yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm halinde ; (a ), (b ) ve (c) bentlerinde belirtilen belgelere ek olarak; 1- Ölüm, yaralanma veya engellilik halinin, evvelce ifa edilen görev veya yapılan yardımlardan yahut bunların yakınları olmalarından dolayı meydana geldiğini belgeleyen mahkeme ilamı.
2- Mahkeme ilamı alınamayan hallerde, savcılıklardan bu durumu açıklayan yazılı belge.
3- Yukarıdaki belgelerin temin edilememesi durumunda, olayla ilgili olduğunu gösteren ve ilgili kurumlarca hazırlanan yazılı belgeler…”
14.7) “Tazminat ödenmeyecek haller” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Bu Yönetmeliğin nakdi tazminat
ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımları ile ilgili hükümleri; ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmaz.”
15) 23/05/2015 Tarihli 29364 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Askerlik Yükümlülüğünü Yerine
Getirirken Ölen veya Engelli Hale Gelenlere Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmelik’in;
15.1) “Amaç” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; barışta ve seferde, (Değişik ibare:
RG-8/9/2022-31947) 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirirken, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla, ölenlerin dul ve yetimlerine, askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelenlerin ise kendilerine ödenecek tazminata ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”
15.2) “Tazminatın ödenmesinin şartları” başlıklı 4’üncü maddesinde; “ Bu Yönetmelik kapsamında;
a) (Değişik ibare: RG-8/9/2022-31947) 7179sayılı Kanuna tabi yükümlüye tazminat ödenebilmesi için, ölümünün veya askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesinin;
1) (Değişik ibare: RG-8/9/2022-31947) Yedek subay veya yedek astsubaylar için, askerliğe sevk edildiği
tarih ile sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihi,
2) Milli Eğitim Bakanlığı emrine yedek subay öğretmen olarak tefrik edilenler için askerliğe sevk edildikleri
tarih ile temel askerlik eğitimi süresinin bitiş tarihi,
3) (Değişik ibare: RG-8/9/2022-31947) Erbaş ve er olarak askerlik hizmetine alınanlar için, askerlik
hizmetinden sayılan süreler içerisinde olmak kaydıyla askerliğe sevk edildikleri tarih ile askerlik hizmet süresinin bitiş tarihi arasında meydana gelmiş olması,
4) (Ek: RG-8/9/2022-31947) Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmak üzere Sağlık Bakanlığı emrine verilen
tabipler için askerliğe sevk edildikleri tarih ile temel askerlik eğitimi süresinin bitiş tarihi arasında meydana gelmiş olması, …
b) (Değişik ibare: RG-8/9/2022-31947) 7179sayılı Kanuna tabi yükümlüye tazminat ödenebilmesi için, ölümünün veya askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesinin; askerlik hizmetinden sayılan süreler içerisinde olmak kaydıyla (askerliğe başlamadan önce bir hastalığı veya bir olaya veya kazaya bağlı rahatsızlığı olan ancak, askerliğe başladıktan sonra bu hastalığı veya olaya veya kazaya bağlı rahatsızlığı tespit edilenler hariç) askerliğe sevk edildiği tarih ile askerlik hizmet süresinin bitim tarihi arasında meydana gelmiş olması, c) Yükümlünün gerek süresinden önce, gerekse süresinde terhis edilmiş olsa bile, devam eden tedavisi sonucunda askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde (Değişik ibare: RG-8/9/2022-31947) engelli hale gelmesi veya ölmesi, ç) Yükümlünün ölümü halinde dul ve yetimlerinden herhangi birine, engelli hale gelmesi durumunda ise kendisine 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması ya da 2330 sayılı
Kanun kapsamında tazminat ödenmemiş olması, d) Engelli hale gelenlerin kendisinin veya vasisinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin müracaatı, e) İlgili komisyon tarafından tazminat ödenmesi kararı verilmesi gereklidir.
(2) Birinci fıkradaki koşulların gerçekleşmesi kaydıyla yükümlünün; a) Hava değişiminin askerlik hizmetinden sayılan bölümünü aşan süre içerisinde hava değişimine neden olan hastalık nedeniyle askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesi veya ölmesi, b) Kışlada geçen ve askerlik hizmetinden sayılmayan istirahat süreleri ile hizmetten men cezalarının infaz süreleri içerisinde askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesi veya ölmüş olması, tazminat ödenmesine engel değildir.
15.3) “Ödeme yapılmayacak haller” başlıklı 5’inci maddesinde; “1) Yükümlünün;
a) Ölümüne veya engelli hale gelmesine neden olan durumun gerçekleştiği tarihte, bakaya, firar, izin tecavüzü, kısa süreli kaçma, hava değişimi tecavüzünde bulunması, b) Engelli hale gelmesine sebep olan fiilin kendini askerliğe yaramayacak hale getirmek veya askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçlarından en az birini oluşturması ve bahse konu suçlardan cezası ertelenmiş,
seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş olması veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa dahi hüküm giymesi, c) 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında yer alan süreler hariç olmak üzere askerlik hizmetinden sayılmayan süreler içerisinde iken ölümü veya askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesi, ç) Ölümü ve askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesinin intihar veya intihara teşebbüs sonucu meydana gelmesi, d) (Değişik:RG-27/4/2019-30757)Ölümüne veya askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesine neden olan hastalık veya arızaların askere sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan süreler içerisinde oluşmadığının Millî Savunma
Bakanlığı (Değişik ibare:RG-8/9/2022-31947) Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tespit edilmesi, e) “Askerliğe Elverişli Değildir.” kararlı sağlık kurulu raporu bulunsa dahi, bu raporun verilmesine neden olan hastalık ve yaralanmanın, 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamnamedeki cetvele göre maluliyete yol açmamış olması, hallerinde bu tazminat ödenmez…”
15.4) “Ödenecek tazminat tutarı” başlıklı 6’ncı maddesinde; “…(2) Engelli hale gelenlere, Vazife
Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek maluliyet derecelerine göre aşağıda belirtilen gösterge rakamlarının tazminat verilmesine dair karar tarihindeki memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan tutar kadar ödeme yapılır.
(3) Bu tazminat bir defaya mahsus ödenir. Daha sonra engelli durumunun arttığı ve maluliyet derecesinin yükseldiği gerekçesiyle yeni bir ödeme yapılmaz. Ayrıca tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz ve ödenecek tazminat haczedilemez.”
15.5) “Tazminat kararına esas belgeler ve belgeleri temin edecek makamlar” başlıklı 8’inci
maddesinde; (1) Müracaat sahipleri aşağıdaki belgeleri temin ederler:
a) Engelli hale gelmede;
1) Tazminat talep dilekçesi ve banka İBAN numarası,
2) (Değişik:RG-27/4/2019-30757) Sağlık Bakanlığınca belirlenen Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı (Ek ibare:RG-8/9/2022-31947) personeline sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşları tarafından 31/10/2016 tarihli ve 2016/9431 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenerek yükümlüye verilmiş olan “Askerliğe Elverişli Değildir” kararlı sağlık kurulu raporu,
3) 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmasına ilişkin işlemlere başlanıp
başlanmadığı ve malul kabul edilmediğine dair (Değişik ibare:RG-8/9/2022-31947) Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığından alınacak belge,
4) (Mülga:RG-8/9/2022-31947)
5) Vesayet altında bulunan yükümlüler adına yapılacak müracaatlarda vasi belgesi.
…
(2) İdare tarafından aşağıdaki belgeler düzenlenir:
a) Engelli hale gelenlerde;
1) Varsa olayın cereyan tarzı ile engelli hale gelmeye konu teşkil eden durumu açıklayan kaza veya olay
tutanakları ve raporları, olayla ilgili adli ve idari tahkikat raporları,
2) (Değişik:RG-27/4/2019-30757) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş “Askerliğe Elverişli
Değildir” kesin kararlı rapor esas alınmak suretiyle, Millî Savunma Bakanlığı (Değişik ibare:RG8/9/2022-31947) Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, Vazife Malullüklerinin Nevileri ile
Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre belirlenmiş engellilik derecesine yer veren belge,
3) 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödenmediğine dair askerlik hizmetini yaptığı Kuvvet
Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca düzenlenecek belge,
4) Kişinin engelli hale gelmesine neden olan durumun gerçekleştiği tarihte, bakaya, firar, kısa süreli
kaçma, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunup bulunulmadığını belirten belge,
5) Kendini askerliğe elverişsiz hale getirmek ve/veya askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan
hüküm verilip verilmediği hususlarına açıklık getiren belgeler…
b) Ölüm hallerinde, (a) bendinin (1), (3) ve (4) numaralı alt bentlerinde belirtilen belgeler.
(3) Birinci fıkrada yer alan belgelerden herhangi birinin eksikliği halinde birlik komutanlığı veya kurum amirliği tarafından müracaat sahibi ile irtibata geçilerek eksik belgeler tamamlatılır.
(4) (Ek:RG-8/9/2022-31947) Kuvvet Komutanlıkları tarafından aşağıdaki belgeler temin edilir:
a) Engelli hale gelmede, terhis belgesi.
b) Ölüm halinde, vukuatlı nüfus kayıt örneği”.
15.6) “Tazminat komisyonu teşkili ve onay makamı” başlıklı 10’uncu maddesinde; “ (1) Bu
Yönetmeliğe göre tazminat ödenmesi kararı Millî Savunma Bakanlığında, Jandarma Genel
Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında kurulacak bir komisyon tarafından verilir.
(2) Millî Savunma Bakanlığı Tazminat Komisyonu, toplantıya katılan en kıdemli üyenin başkanlığında; Millî Savunma Bakanlığı Personel Başkanlığı Personel Yönetim ve Eğitim Dairesi Başkanı, Millî Savunma
Bakanlığı Maliye Başkanlığı Mali Yönetim ve Kontrol Daire Başkanı, Millî Savunma Bakanlığı Hukuk
Müşavirliği ve Davalar Dairesi Başkanı, Millî Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanı, Kara Kuvvetleri
Personel İşlem Dairesi Başkanı, Deniz Kuvvetleri Personel Dairesi Başkanı ve Hava Kuvvetleri Personel
Dairesi Başkanından oluşur…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere; zorunlu askerlik görevi ifa ederken idarenin
kusurundan kaynaklı boynunda omurilik kitlesine (ewing sarkom) bağlı kanser oluştuğunu, belden aşağısını ve kollarını hissetmediğini ve yardıma muhtaç olarak yaşadığını iddia ederek anılan hastalık dolayısıyla maddi tazminat, manevi tazminat ve özlük haklarının verilmesini talep etmektedir.
18) Başvuranın, askerlik görevini yapmaktayken idarenin kusurundan kaynaklı boynunda omurilik kitlesi
(ewing sarkom) bağlı kanser oluştuğunu iddia ederek anılan hastalık dolayısıyla maddi ve manevi tazminat
ve özlük haklarının verilmesi talebi hakkında:
18.1) Milli Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen
bilgi ve belgelerden özetle, başvuranın askere sevk öncesi sağlık muayenesi olduğu ve “Askerliğe elverişlidir” kararlı sağlık raporu aldığının tespit edildiği, uyuşmazlığa ilişkin askerlik işlemlerinin 7179 sayılı Askeralma Kanunu ve Askeralma Yönetmeliği kapsamında, maaş ve maluliyet işlemlerinin Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında, 2330 sayılı
Kanun kapsamına giren olaylara ilişkin nakdi tazminat işlemlerinin Milli Savunma Bakanlığı Nakdi
Tazminat Komisyonu tarafından tazminat ödemesi işlemlerine başlanabilmesi için öncelikle maluliyete esas sağlık raporuna derece tespiti yapılarak maluliyetinin SGK Başkanlığınca kabul edilmesi gerektiğinden tazminat ödenmesi işlemlerine başlanılamadığı, başvuran hakkında SGK Başkanlığı tarafından henüz karar verilmiş bir sağlık raporunun bulunmadığı, söz konusu personelin tarafına maaş bağlanması için başvurduğu ve olayına ilişkin bilgi ve belgelerin birliğinden talep edildiği, gönderilen belgelerin değerlendirilmek üzere 27.06.2022 tarihli ve sayılı yazı ile SGK Başkanlığına gönderildiği ve bugüne kadar Kara Kuvvetleri Şehit Gazi İşlem Müdürlüğüne gelen bir cevap yazısının olmadığı ifade edilmiştir
18.2) SGK tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden özetle, er ve erbaşların vazife
malullüğü taleplerinin 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi gereği aynı Kanunun 44 ve 45 inci maddesi hükümlerine göre değerlendirildiği, buna göre, askerlik görevinin neden ve etkisiyle yaralanarak veya rahatsızlanarak malul hale gelen erbaş ve erlere vazife malulü aylığı bağlandığı, olayda başvuranın
17.08.2021 tarihinde askerlik görevine başladığı, 01.12.2021-06.01.2022 tarihleri arasında Edirne Trakya
Üniversitesi Hastanesinde, 06.01.2022-17.02.2022 tarihleri arasında ise Gülhane Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde tedavi gördükten sonra 17.02.2022 tarihinde görev süresini doldurması nedeniyle hastanede yatarak tedavi gördüğü sırada terhis edildiği, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen
27.04.2022 tarihli ve sayılı raporunda %97 oranında engelli olarak kabul edildiği,
babasının Kuruma verdiği 15.05.2022 tarihli dilekçesinde vazife malullüğü talebinde bulunması üzerine
Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Mardin Kızıltepe Askerlik Şubesi Başkanlığından 23.06.2022 tarihli yazı ile konuya ilişkin tutanak, revir kayıtları, raporlar ve benzeri bilgi ve belgelerin talep edildiği, Kara
Kuvvetleri Komutanlığının 27.06.2022 tarihli yazısı ile askerlik süresi boyunca hastanede görülen tedavilere ilişkin raporların gönderildiği; raporlardan sol kolda uyuşma, güç kaybı ve boyun ağrısı şikayetleri ile birden fazla kez Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğu ancak benzer rahatsızlıklarının askerliğe sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun görüldüğü, öte yandan vazife malullüğü değerlendirmesi aşamasına geçmeden önce 07.10.2022 tarihli yazı ile Mardin Eğitim ve
Araştırma Hastanesi ile Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden ilgilinin görmüş olduğu tedavilere ilişkin bilgi ve belgelerin talep edildiği, ayrıca ilgili yazıların başvuranın kendisine de gönderilerek süreç hakkında bilgilendirme yapıldığı, söz konusu Hastanelerden bir cevap gelmemesi üzerine 06.12.2022 tarihli ve yazı ile tekit yazısı yazıldığı ve gelecek cevaba göre işlemlere devam edileceği belirtilmektedir.
19) 5434 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini
yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği, 45 inci maddesinde malullük halinin görevin neden ve etkisinden kaynaklanması halinde bu duruma düşenlere vazife malulü denileceği, 56 ncı maddesinde askerlik görevi sırasında vazife malulü haline gelen erbaş ve erlere ne şekilde aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, askerlik görevinin neden ve etkisiyle malul duruma düşen erbaş ve erler vazife malulü olarak nitelenmekte ve bunlara 56 ncı maddede belirtilen şekilde aylık bağlanmaktadır.
20) Erbaş ve erlerin görevlerini yapamayacak duruma düşüp düşmedikleri Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık
Yeteneği Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiş Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporları ile tespit
edilmektedir. Askerlik görevi esnasında alınan TSK Sağlık Raporu ile “Askerliğe elverişli değildir.” kararı verilen erbaş ve erlerin terhis işlemleri ilgili yönergeler doğrultusunda yapılmakta, bunların vazife malullüğüne ilişkin talepleri de anılan raporlar esas alınarak, vazifesini yapamayacak duruma düşme sebebi yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Kurullarınca değerlendirilmektedir.
21) Somut olayda, başvuranın, 17.08.2021 tarihinde askerlik görevine başladığı, 01.12.2021-06.01.2022
tarihleri arasında Edirne Trakya Üniversitesi Hastanesinde, 06.01.2022-17.02.2022 tarihleri arasında ise
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördükten sonra 17.02.2022 tarihinde görev süresini doldurması nedeniyle hastanede yatarak tedavi gördüğü sırada terhis edildiği, başvuranın 01.12.2021 tarihi itibarıyla vazifesini yapamayacak duruma düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, askerlik görevini yapmaktayken görevini yapamayacak duruma düştüğü anlaşılan başvuranın, 5434 sayılı Kanunun mülga
45 inci maddesi gereği vazife malulü olup olmadığının belirlenebilmesi için, anılan duruma görevinin neden
ve etkisiyle düşüp düşmediğinin tespitinin gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
22) Başvuranın, askerlik süresi boyunca hastanede görülen tedavilere ilişkin raporların gönderildiği,
raporlardan sol kolda uyuşma, güç kaybı ve boyun ağrısı şikayetleri ile birden fazla kez Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğu ancak benzer rahatsızlıklarının askerliğe sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun görüldüğü, askerlik görevini yerine getirirken hastalığının tespit edilmesinin askerlik görevinin neden ve etkisiyle hastalığa düçar olduğu sonuç ve kanaatine varılmadığı, bu bağlamda hastalığın görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediği hususunun ispatı ve tespiti açısından Yargıtay 4 üncü
Hukuk Dairesinin, 05/12/2005 tarih, 2004/16700 Esas ve 2005/13115 Karar sayılı “ispat yükünün tarafların davadaki sıfatı ile bir ilgisi yoktur. Diğer yandan, yine kural olarak; ispat yükü, kolay başarabilecek durumda olana düşer ve olumsuzun kanıtlanması da istenilemez.” kararı kapsamında idareden bir olayın olmadığını ispatlamasının beklenemeyeceği, ispat yükü açısından müddei olan başvuranın da askerlik görevini yapamayacak duruma düşmesine sebep olan hastalığının, askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğini (kanunen aranan vazife malullüğü şartı) ispata ilişkin gerekli bilgi ve belgeyi (askerlik görevi öncesinde sağlıklı olduğuna ilişkin tahlil, sağlık raporu v.s) sunmadığı değerlendirildiğinde hastalığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle gerçekleştiği yönünde tam ve somut kanıya ulaşılamamıştır.
23) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanununun amacını düzenleyen birinci
maddesinde: “Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet
Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.” denilmek suretiyle nakdi tazminatın hangi amaçla ve hangi şartlar altında ödeneceği hususu düzenlenmiştir.
24) Söz konusu hüküm kapsamında nakdi tazminatın; Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik görevini icra
eden askerlere görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenebileceği anlaşılmaktadır.
25) Diğer yandan 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde, “(1) Bu
Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere; askere sevk edildiği tarihten geçerli olmak üzere; erbaş ve erler için askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine, yedek subay veya yedek astsubaylar için sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle
gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine 400.000 gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile
Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. Ancak, tazminata konu durumun gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, hava değişimi/izin tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
…” hükmü bulunmaktadır.
26) Somut olayda, süresinde terhis edilmesine ve yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek
şekilde sakatlanmış olan başvurana 6/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi durumu söz konusu ise;
26.1) 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesi gereğince Vazife
Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre maddede belirlenen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenip ödenmeyeceği hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
27) Somut olayda,
27.1. Süresinde terhis edilmesine ve yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek şekilde sakatlanmış olma, başvurana 6/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması ve başvurana 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi şartlarının gerçekleşmesi halinde; 27.2. Ve ayrıca söz konusu Kanun maddesine göre, tazminata konu durumun gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, hava değişimi/izin tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan hüküm giyme, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarının da bulunmaması halinde (ki dosya kapsamında böyle bir bilgi bulunmadığı); Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre bu Kanun maddesinde belirlenen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenmesinin hukuken mümkün bulunup bulunmadığına mevzuat gereğince ilgili Komisyonca karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
28) Bununla birlikte 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik
yükümlülüğünü yerine getirirken, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla, ölenlerin dul ve yetimlerine, askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelenlerin ise kendilerine ödenecek tazminata ilişkin usul ve
esasları belirlemek amacıyla “Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen Veya Engelli Hale Gelenlere
Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” 23.05.2015 tarih ve 29364 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
29) Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen Veya Engelli Hale Gelenlere Tazminat Ödenmesi
Hakkında Yönetmeliğin, “Tazminatın ödenmesinin şartları” başlıklı 4 üncü maddesinde, 7179 sayılı
Kanuna tabi yükümlüye tazminat ödenebilmesi için, yükümlünün gerek süresinden önce, gerekse süresinde terhis edilmiş olsa bile, devam eden tedavisi sonucunda askerliğe elverişsiz hale gelecek engelli hale gelmesi şartının arandığı; “Ödeme Yapılmayacak Haller” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesine neden olan hastalık veya arızaların askere sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun Millî Savunma Bakanlığı Askeri Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce tespit edilmesi halinde bu tazminatın ödenmeyeceğinin düzenlendiği; ancak tazminatın ödenmeyeceğinin düzenlendiği bu duruma 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde yer verilmediği görülmektedir.
30) 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde, tazminata konu durumun
gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, hava değişimi/izin tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında tazminat ödemesinin yapılmayacağına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu maddede sınırlı sayıda belirtilen bu haller dışındaki, “askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelmesine neden olan hastalık veya arızaların askere sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun Millî Savunma
Bakanlığı Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tespit edilmesi” halinin Kanunda bulunmamasına rağmen Yönetmelikle getirildiği anlaşılmaktadır.
31) Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısında, “babası ‘ın Kuruma verdiği
15.05.2022 tarihli dilekçesinde vazife malullüğü talebinde bulunması üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı
ve Mardin Kızıltepe Askerlik Şubesi Başkanlığından 23.06.2022 tarihli yazı ile konuya ilişkin tutanak, revir kayıtları, raporlar ve benzeri bilgi ve belgelerin talep edildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 27.06.2022 tarihli yazısı ile askerlik süresi boyunca Hastanede görülen tedavilere ilişkin raporların gönderildiği; raporlardan sol kolda uyuşma, güç kaybı ve boyun ağrısı şikayetleri ile birden fazla kez Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğu ancak benzer rahatsızlıklarının askerliğe sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun görüldüğü” hususuna yer verildiği, ancak Milli Savunma Bakanlığının cevabi yazısı eklerinde yer alan, (askerliğe sevk tarihinden önce) Mardin Derik 9 No.lu AHB (Aile Hekimliği Birimi” tarafından düzenlenen 30/07/2021 tarihli Sevk Kağıdının “Sevk Edilen Branş” kısmında “Ortopedi ve
Travmatoloji”; “İstem Nedeni” kısmında, “sol kol kas yırtılması?”; “”Olası Tanı” kısmında “birden fazla vücut bölgesi kas ve tendon yaralanmaları” ifadelerine yer verildiği, aynı gün 30/07/2021 tarihinde
Kızıltepe Askerlik Şubesi Başkanlığının sayılı yazısı ile yükümlünün askerliğe elverişli olup olmadığının belirlenmesi için Mardin Devlet Hastanesi Başhekimliğine sevk edildiği; Mardin Devlet
Hastanesinin 02/08/2021 tarih ve numaralı Sağlık Kurulu Raporunda ise, hastanın ortopedik açıdan askerliğe elverişli olduğunun belirtildiği, başvuranın söz konusu Sağlık Raporuna itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
31) İdarelerle yapılan yazışmalar incelendiğinde;
31.1) 16/02/2023 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına giren Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri
Komutanlığı Personel Başkanlığının sayılı yazısı ekinde yer alan, SGK Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 14/02/2023 tarih ve – sayılı (başvuranın babası ’a hitaben) yazısında; başvuran hakkında ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar neticesinde temin edilen belgelerin Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca
07.02.2023 tarihinde incelenerek sayı ile,
“Askerlik görevini Kırklareli 55. Mknz. P. Tug. İs. Svş. Bl. K.lığı emrinde İstihkam Er olarak yaparken, rahatsızlandığından bahisle aylık talebinde bulunan ‘ın 17.08.2021 tarihinde askerlik şubesinin sevkiyle 20.08.2021 tarihinde birliğine katıldığı ve boyun rahatsızlığı nedeniyle sevkedildiği
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesince 19.10.2021 tarihinden itibaren verilen “15 gün spor yapamaz nöbet tutamaz” kararlı rapor düzendikten kısa bir süre sonra omuriliğinde tümör rahatsızlandığından
01.12.2021 tarihinde Trakya Üniversitesi Hastanesine oradan da 06.01.2022 tarihinde sevkedildiği
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmekte iken normal askerlik hizmet süresini tamamlayarak 17.02.2022 tarihinde terhis edildikten 9 ay sonra Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 01.12.2022 tarih ve sayılı “Askerliğe Elverişli Değildir.” kararlı raporu ve dosyasındaki belgeler Sağlık Kurulunca incelenerek; Hastalığın gelişiminde askerlik görevinin etkisinin olmasının tıbben mümkün olmadığı, sadece hastalığın zamanlamasının askerlik sürecine rast geldiğinin düşünüldüğü, muayene işlemlerinin usule ve tıbba uygun yapılmamasının rahatsızlığının meydana gelmesine neden olup olmadığı, rahatsızlığının geç, eksik tedavi ve ihmalden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kararının ise ancak Adli Tıp Kurumu yetkili İhtisas Dairesince verilebileceğine, (Tanı:Ewing Sarkomu) şeklinde karar verildiğinden hakkında, 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına, ” şeklinde karar verildiği, bu nedenle talebinin yerine getirilmesine imkan bulunmadığı, ancak anılan Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararında bahsi geçen Sağlık Kurulu kararına itiraz halinde, durumunun 5510 sayılı kanunun 95’inci maddesi uyarınca Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenmesi için talepte bulunabileceği,” hususlarının bildirildiği, dolayısıyla başvuranın vazife mamulü sayılarak 5510 sayılı Kanun kapsamında kendisine aylık bağlanması talebinin reddedildiği,
31.2) Diğer yandan, Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığının 22/09/2022 tarih ve
sayılı yazında, “söz konusu personele 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödemesi işlemlerine başlanabilmesi için Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik kapsamında öncelikle maluliyete esas sağlık raporuna derece tespiti yapılarak maluliyetinin SGK Başkanlığınca kabul edilmesi gerektiğinden tazminat ödenmesi işlemlerine başlanılamadığı, başvuranın talebine yönelik işlemlerin başlatılarak SGK Başkanlığına mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmek üzere gönderildiği, SGK Başkanlığı tarafından hakkında maluliyet işlemi yapılmasına karar verilmesi halinde 2330 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere dosyası MSB Nakdi Tazminat Komisyonuna gönderilebileceği”, hususlarına yer verildiği görülmekle birlikte; başvuranın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebi hakkında halihazırda görevli İdarelerce tesis edilmiş icrai bir işlem bulunmadığı gibi, 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde belirtilen tazminatın ödenip ödenemeyeceğine ilişkin de İdarece tesis edilmiş icrai bir işlem bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
32) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde,
32.1. İlgili mevzuat hükümleri gereğince vazife malullüğü hükümlerinden yararlanabilmek için malullüğün vazifenin yapılması sırasından vazifeden doğmuş olması şartı arandığı, somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelerden malullüğün vazifeden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından, başvuranın vazife mamulü sayılarak 5510 sayılı Kanun kapsamında kendisine aylık bağlanması talebinin reddedilmesinin hukuka uygun bulunduğu; 32.2. Diğer yandan başvuranın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebi hakkında halihazırda görevli İdarelerce tesis edilmiş icrai bir işlem bulunmadığı gibi, 7179 sayılı Askeralma Kanununun “Tazminat” başlıklı 47’nci maddesinde belirtilen tazminatın ödenip ödenemeyeceğine ilişkin de İdarece tesis edilmiş icrai bir işlem
bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu taleplerin başvuranın sunduğu ve ilgili İdarece resen temin edilecek bilgi ve belgeler çerçevesinde usul hükümlerine uygun bir şekilde kurulacak Komisyon aracılığı ile ivedilikle değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
33) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmazsa durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarelerin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE; Başvuranın vazife mamulü sayılarak 5510 sayılı Kanun kapsamında kendisine aylık bağlanması talebinin
REDDİNE,
Diğer yandan başvuranın “2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri kapsamında maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebi ile 7179 sayılı Askeralma Kanununun 47’nci maddesi gereğince tazminat ödenmesi” taleplerine ilişkin olarak; başvuruya konu taleplerin usul hükümlerine uygun bir şekilde kurulacak bir Komisyon aracılığı ile başvuranın sunduğu ve ayrıca idarenin re’sen temin edeceği bilgi ve belgeler çerçevesinde ivedilikle değerlendirilmesi yönünde MİLLÎ
SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana, Millî Savunma Bakanlığına ve bilgileri için Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi