|
ÖZET: Başvuran, askerlikte geçen sürelerin hizmet borçlanması yapılmadan hizmetten sayılması yönündeki yasal değişiklikten yararlanmadığını iddia ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, askerlik borçlanma tutarının iadesini talep etmiştir. Başvuru, 5 Ekim 2016 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na iletilmiştir. Kurum, başvurunun incelenmesine karar vermiş ve yapılan ön inceleme sonucunda, başvuranın askerlik süresinin borçlandırılması talebinin ayrı bir konu olduğu gerekçesiyle ayırma kararı vermiştir.
Başvuran, 1989-1991 yılları arasında 18 ay askerlik hizmeti yapmış ve bu süreyi borçlanarak ödemiştir. Ancak, 2014 yılında yapılan yasal değişiklikle, askerlikte geçen sürelerin borçlanmadan hizmetten sayılması imkanı getirilmiştir. Başvuran, bu değişiklikten yararlanamadığını ve emsallerine yapılan iade işlemlerinin kendisine de uygulanmasını talep etmiştir. SGK, başvuranın askerlik süresinin borçlandırılmadan hizmete eklenmesinin mümkün olmadığını belirterek, başvuruyu reddetmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğine karar vermiştir. Dolayısıyla, başvurunun reddine yönelik öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur. Başvuranın, ödediği askerlik borçlanma tutarının iadesi talebi de yasal düzenlemeler gereği mümkün görülmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2728-2728 53878609- 101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2016/4788 2016/ 4788
KARAR TARİHİ : 31/03/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, askerlikte geçen sürelerin hizmet borçlanması yapılmadan hizmetten sayılması yönündeki yasal değişiklikten yararlandırılmadığı iddiasıyla, yapılan askerlik borçlanma tutarının iadesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 05/10/2016 5.10.2016
I. USÛL
A. Şikâyet Başvuru Süreci 1. Başvuru, Kurumumuza e-başvuru yolu ile gönderilen, 05/ 10/ 2016 tarihli gerçek kişiler için başvuru formu vasıtasıyla yapılmıştır . Başvurunun karara bağlanması için 14/ 06/ 2012 tarihli 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve İmza Yetkileri Yönergesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına geçilmiş olup, 2016/ 4788 başvuru sayılı “Ret Karar
Önerisi”yle Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
B. Ön İnceleme Süreci 2. Yapılan ön inceleme neticesinde başvuranın 05/ 10/ 2016 tarihli başvurusunda; 05/ 04/ 2012 tarihli hizmet belgesinde emekli keseneğine esas olan derecesinin 3 üncü derecenin 7 nci kademesi olarak hesap edilmiş olmasına rağmen, 3 üncü derecenin 6 ncı kademesinden emekli olduğunu belirterek
1 / 10mağduriyetinin giderilmesini ve askerlikte geçen sürelerin hizmet borçlanması yapılmadan
hizmetten sayılması yönündeki yasal değişiklikten yararlandırılmadığı iddiasıyla , yapmış olduğu askerlik borçlanma tutarının kendisine iadesini talep ettiği, Kurumumuzca, bu iki talebin farklı konular olduğu ve ayrı şikayet başvurusunun konusu olmaları gerektiği gerekçesiyle 03/ 11/ 2016 tarihinde Ayırma Kararı verildiği, 04/ 11/ 2016 tarihli İnceleme ve Araştırmaya
Geçilmesine Dair Karar ile de askerlik borçlanmasının iadesine ilişkin başvurunun incelenmesine 2016/ 4788 numaralı dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir .
3. Kurumumuza yapılan başvurunun Kurumumuzun görev alanına girdiği, başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir .
II. OLAY VE OLGULAR
A. Başvuranın Konu Hakkındaki Açıklamaları ve İddiaları 4. Başvurucu; Kara Kuvvetleri Komutanlığı (K .K.K.) emrinde uzman erbaş olarak 09/ 07/ 199309/ 07/ 2013 tarihleri arasında çeşitli birliklerde 20 yıl görev yaptıktan sonra yaş haddinden emekliye sevk edildiğini, 1989- 1991 tarihleri arasında yapmış olduğu 1 yıl 6 ay ( 18) ay olan temel askerlik hizmetini 15/ 09/ 1995- 15/ 02/ 1997 tarihleri arasında borçlanarak ödediğini, 18 ay temel askerlik süresinin hizmet borçlanması yapmadan hizmetten sayılması yönünde yapılan yasal değişiklikten yararlandırılmadığını, emsallerine hizmet borçlanması tutarlarının iade edildiğini belirterek; askerlik hizmetleri için yapmış olduğu hizmet borçlanma tutarının hesaplanarak tarafına ödenmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .
B. İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları 5. Başvuruya konu iddialar hakkında 24/ 01/ 2017 tarihli, sayılı bilgi ve belge talep yazımıza istinaden, Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu
Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 21/ 02/ 2017 tarihli, sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle :
5.1.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kanunun yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 5.2. 5434 sayılı Kanunun mülga Ek 8 inci maddesi ile de sigortalıların askerlikte er olarak geçen sürelerinin talepleri halinde, talepte bulundukları tarihteki mali hükümlere göre borçlandırıldığı ve bu süreye ait tahakkuk tablolarının çalıştıkları kurumlarına gönderildiği, kurumlarınca da borç miktarının kendilerine bildirildiği, 5.3. Başvurucunun emeklilik sicil dosyasının incelenmesinden, 15/ 05/ 1995 tarihinde Kurum
2 / 10kayıtlarına geçen aynı tarihli dilekçesi ile 27/ 08/ 1989- 27/ 02/ 1991 tarihleri arasında askerlikte geçen
süresinin borçlandırılmasını talep ettiği, yapılan yazışmalar sonucunda 27/ 08/ 1989- 26/ 02/ 1991 tarihleri arasında geçen 1 yıl 6 ay askerlik süresinin 08/ 08/ 1995 tarihli ve sayılı borçlanma tahakkuk tablosu ile borçlandırıldığı, 5.4. Çorum 229 ncu Motorlu Piyade Alayı Muharebe Grubu Topçu Tabur Komutanlığının 26/ 2/ 1997 tarihli ve sayılı yazısı ile askerlik borçlanmasına ilişkin borç tutarının Kuruma gönderildiğinin bildirilmesi üzerine, Kurum Muhasebe kayıtlarının incelendiği ve söz konusu borçlanmaya ilişkin 3.951.000 TL’nin ödendiği, 5.5. Başvurucunun, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 27/ 07/ 2013 tarihli ve – – – Per .İşl .D.Emeklilik sayılı yazısı ile emekliye sevk edildiğinin bildirmesi üzerine, 16/ 8/ 2013 tarihli ve sayılı işlem ile askerlikte geçen ve borçlandırılmak suretiyle fiili hizmetine eklenen 1 yıl 6 ay süresi de dikkate alınarak emekli aylığının bağlandığı, 5.6. Diğer taraftan, başvurucunun askerlikte geçen süresinin borçlandırılmaksızın hizmetten sayılması yönünde yapılan yasal değişiklikten yararlandırılmasını istediği belirtilmekte ise de; askerlik hizmetinin fiili hizmet süresine eklenebilmesi için bu sürenin 5434 sayılı Kanunun ek 8 veya
5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca borçlandırılmasının zorunlu olduğu, askerlik
hizmetinin borçlanılmaksızın fiili hizmet süresine eklenmesinin mümkün olmadığı, 5.7. 22/ 02/ 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 3269 sayılı
Uzman Erbaş Kanununun 9 uncu maddesine eklenen fıkra uyarınca; muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanların muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin borçlanmalarına gerek olmaksızın intibaklarında değerlendirilmesi imkânı tanındığı, yapılan bu değişikliğin uzman erbaşların askerlikte geçen sürelerinin intibaklarında değerlendirilmesine ilişkin olduğu, sigortalıların askerlikte geçen sürelerinin borçlandırılmaksızın hizmet olarak alınmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı; bu nedenle, ilgilinin askerlikte geçen süresinin borçlandırılmadan hizmet süresine eklenmesine imkân bulunmadığı, bu gerekçelerle yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, 5.8. Askerlik hizmetinin borçlandırılmaksızın hizmetten sayılması mümkün olmadığından bu sürelerini borçlanan ve borç tutarını ödemiş olan başvurucuya ödediği tutarın iadesinin mümkün olmadığı, esasen buna ilişkin başvurucunun Kurum kayıtlarına geçen herhangi bir dilekçesinin de bulunmadığı, 5.9. Konuya ilişkin olarak yargı organlarında Kurum aleyhine açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, hususları bildirilmiştir .
C. Olaylar
6. Başvuru belgesi ve ekleri ile idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi
neticesinde olaylar özetle şöyledir :
6.1. Başvurucunun 15/ 05/ 1995 tarihinde Kurum kayıtlarına geçen aynı tarihli dilekçesi ile
.
3 / 1027/ 08/ 1989- 27/ 02/ 1991 tarihleri arasında askerlikte geçen süresinin borçlandırılmasını talep ettiği,
yapılan yazışmalar sonucunda 27/ 08/ 1989- 26/ 02/ 1991 tarihleri arasında geçen 1 yıl 6 ay askerlik süresinin 08/ 08/ 1995 tarihli ve sayılı borçlanma tahakkuk tablosu ile borçlandırıldığı, 6.2. Çorum 229 ncu Motorlu Piyade Alayı Muharebe Grubu Topçu Tabur Komutanlığının 26/ 2/ 1997 tarihli ve sayılı yazısı ile askerlik borçlanmasına ilişkin borç tutarının Kuruma gönderildiğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu borçlanmaya ilişkin 3.951.000 TL’nin ödendiği, 6.3. Başvurucunun, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 27/ 07/ 2013 tarihli ve – – – Per .İşl .D.Emeklilik sayılı yazısı ile emekliye sevk edildiğinin bildirmesi üzerine, 16/ 8/ 2013 tarihli ve sayılı işlem ile askerlikte geçen ve borçlandırılmak suretiyle fiili hizmetine eklenen 1 yıl 6 ay süresi de dikkate alınarak emekli aylığının bağlandığı, Anlaşılmaktadır .
D. İnceleme ve Araştırma Bulguları 7. Başvurunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere 24/ 01/ 2017 tarihli, sayılı yazı ile Sosyal
Güvenlik Kurumundan bilgi ve belge talep edilmiş, ilgili idarece konuya ilişkin belgelerin örnekleri gönderilmiş olup, 5 numaralı paragraf ile alt bentlerinde değinilen açıklamalara yer verilmiştir .
E. Başvuru Konusu Uyuşmazlığın Çözümü İçin Yürütülen Uzlaşma Çalışmaları 8. Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına başvuru konusu hakkında bilgi almak ve uzlaşma sağlamak amacıyla 21/ 02/ 2017 tarihinde gidilerek şube müdürlüğü düzeyinde görüşmeler yapılmış; ancak anılan Daire Başkanlığının 21/ 02/ 2017 tarihli ve
316 sayılı cevabi yazısı ile 5 numaralı paragraf ve alt bentlerinde belirtilen gerekçelerle, başvuru
konusu uyuşmazlığın çözümünde İdare ile uzlaşma yoluna gidilememiştir .
III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat 9. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü yer almaktadır .
10. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk
4 / 10yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü yer
almaktadır .
11. 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fırkasında;
“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar , bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır .” hükmü yer almaktadır .
12. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasında;
“Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları , diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829
sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır . (Ek cümle : 16/ 6/ 2010- 5997/ 10 md.) Ancak, Polis
Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir .” hükmü yer almaktadır .
13. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga Ek 8 inci maddesinde;
“102 nci maddede yazılı süreler içinde yazı ile Kurumumuza müracaat edeceklerin;
…
c) Muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er olarak geçen sürelerinin , d) 01.01.1950 tarihinden sonra yedek subay okulunda öğrenci olarak geçen sürelerinin, …
En çok 15 yılı, istek tarihindeki (Re’sen emekliye sevk olunanlarla, ölenlerin vazife ile ilgililerin kesildiği tarihlerdeki) emeklilik keseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine eklenir .
…
Sandıkça adlarına borç kaydedilecek bu paralar, müracaat tarihlerini takip eden aydan itibaren keseneğe esas derece tutarları üzerinden emeklilik keseneği nispetinde 16 ve 17 nci maddeler gereğince kurumları tarafından tahsil edilerek Sandığa gönderilir …” hükmü yer almaktadır .
14. 5434 sayılı Kanunun 8/ 7/ 1971 tarihli ve 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 27 nci maddesi;
“İştirakçi veya ölümü halinde dul ve yetimlerinin biri tarafından borçlanma isteği üzerine Sandıkça dilekçiye borç miktarı bildirilir . Bu duyurudan itibaren ilgili, 30 gün içinde Sandığa yazı ile müracaat etmek şartıyla, bir defaya mahsus olmak üzere borçlanma isteğini geri alabilir . 30 gün içinde, istek geri alınmadığı taktirde, borçlanma isteğinden dönülemez .” hükmünü amirdir .
15. 22/ 2/ 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile değişik 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrası;
“Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanların muvazzaf askerlikte geçen
5 / 10süreleri aylığa esas kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle derece yükselmesinde de değerlendirilir .
Yapılan intibaktan dolayı aylık veya diğer özlük haklarına ilişkin olarak herhangi bir fark ödemesi yapılmaz .” hükmünü düzenlemektedir .
16. 22/ 2/ 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi ile değişik 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun Geçici 2 nci maddesi;
“Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri sona ermiş olanların, uzman erbaşlık statüsünün sona erdiği tarihteki kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri, muvazzaf askerlikte geçen süreleri kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle derece yükseltilmesinde de değerlendirilerek yeniden tespit olunur .
Yapılan bu tespit dolayısıyla emeklilik keseneği ve kurum karşılığı veya sigorta primi (genel sağlık sigortası primi dâhil) çalışan ve işveren paylarında oluşacak fark tutarı; gecikme cezası, gecikme zammı veya faiz uygulanmaksızın, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenir . Ancak, birinci fıkra kapsamında kazanılmış hak aylık derece ve kademesi yükseltilecek olanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için aylık ve emekli aylığı veya diğer özlük haklarına ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmez .” hükmünü ihtiva etmektedir .
B. Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar 17. Anayasa Mahkemesinin 10/ 09/ 2015 tarihli ve E:2015 / 5, K :2015 / 82 sayılı kararında; “…
Kamu görevlileriyle kamu yönetimleri arasındaki ilişkiler kural TASARRUFLARLA
DÜZENLENMEKTEDİR . Kamu personeli, belirli bir statüde, nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme gibi kimi haklara SAHİP
OLMAKTADIR . Kamu hizmetine girişin ve hizmet içinde yükselmenin koşulları, statü hukukunun gereği olarak KANUNLARLA BELİRLENMEKTEDİR . Bu durum, Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkının düzenlendiği 70. maddesiyle kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkelerin düzenlendiği 128 inci maddesinden kaynaklanan BİR ZORUNLULUKTUR . Kanun koyucu, statü hukuku çerçevesinde yürütülen memuriyet hizmetine girmeye, memuriyette yükselmeye, memuriyetin sona ermesine ve bunun gibi diğer hususlara ilişkin koşulları anayasal ilkelere uygun olarak belirleme YETKİSİNE SAHİPTİR . …” hükmüne yer verilmiştir .
C. Kamu Denetçisi Celile Özlem TUNÇAK’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
D. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. Başvuran, 4 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, yapmış olduğu 1 yıl 6 ay ( 18) ay olan temel askerlik hizmetini 15/ 09/ 1995- 15/ 02/ 1997 tarihleri arasında borçlanarak ödediğini, 18 ay temel askerlik süresinin hizmet borçlanması yapmadan hizmetten sayılması yönünde yapılan yasal değişiklikten yararlandırılmadığını, emsallerine hizmet borçlanması tutarlarının iade edildiğini
6 / 10belirterek; askerlik hizmetleri için yapmış olduğu hizmet borçlanma tutarlarının hesaplanarak
tarafına ödenmesini talep ederek Kurumumuza başvurmuştur .
20. Başvuru konusu uyuşmazlık, başvurucunun 22/ 2/ 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6519 sayılı
Kanunun 51 inci maddesi ile değişik 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrası ile 6519 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi ile değişik 3269 sayılı Kanununun Geçici 2 nci maddesi uyarınca yapılan değişikliğin, askerlik süresinin hizmet borçlanması yapmadan hizmetten sayılması yönünde yapılan bir yasal değişiklik olduğu ve kendisinin bu haktan faydalandırılmadığı iddiasında düğümlenmektedir .
21. 5510 sayılı Kanunun 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; Kanunun yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaktadır . Aynı maddenin beşinci fıkrasında da; bu kişilerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları , diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir .
22. 5434 sayılı Kanun, yürürlüğe girdiği tarihte hizmet borçlanmalarına ilişkin herhangi bir hüküm ihtiva etmemekteydi . Sigortacılık sisteminde, ödenen prim karşılığı hizmet kazanma ve prim ödeme ağırlığına göre sigortalılara aylık bağlanma esas olduğundan, hizmet kazanılması çalışmayla ilişkilendirilmiştir . Ancak sigortalıların, çeşitli nedenlere dayalı olarak primli sistemin dışında geçirdikleri uzun süreler, aylığa hak kazanmalarını geciktirmiş; bu nedenle, kanun koyucu bu sürelere ait primlerin sonradan ödenebilmesine olanak sağlayan düzenlemeler yapma gereği duymuş, 28/ 9/ 1972 tarihli ve 1623 sayılı Kanun ile muvazzaf askerlikte er olarak geçen sürelerin, askerliklerini 1/ 1/ 1950 tarihinden sonra yedek subay olarak yapmış iştirakçilerin hazırlık kıtasında ve Yedek Subay Okulunda geçirdikleri sürelerin ve ihtiyat askerlikte er olarak geçirilen sürelerin bu kapsamda borçlanılarak hizmetten sayılması hususu düzenlenmiştir .
23. 5434 sayılı Kanunun mülga Ek 8 inci maddesi ile de sigortalıların askerlikte er olarak geçen sürelerinin talepleri halinde, talepte bulundukları tarihteki mali hükümlere göre borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine ekleneceği hüküm altına alınmıştır .
24. Böylelikle askerlikte geçen sürelerin borçlanılarak fiili hizmet süresinden sayılmasına imkân tanınmıştır .
25. 22/ 2/ 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6519 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 3269 sayılı Uzman
Erbaş Kanununun 9 uncu maddesine eklenen fıkra ile; muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanların muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin borçlanmalarına gerek olmaksızın intibaklarında değerlendirilmesi imkanı sağlanmış, aynı Kanunun Geçici 2 nci maddesi ile de bu hakka ilişkin geçiş hükümleri ihdas edilmiştir . Uyuşmazlığın odağında yer alan işbu yasal değişiklik hükmü, uzman erbaşların askerlikte geçen sürelerinin intibaklarında değerlendirilmesine ilişkin olup, askerlikte geçen sürelerinin borçlandırılmaksızın hizmet olarak alınmasına ilişkin bir düzenleme değildir .
7 / 1026. Diğer bir ifade ile askerlikte geçen sürelerini borçlanmayan kişilerin bu süreleri, 3269 sayılı
Kanunun 9 uncu ve Geçici 2 nci maddesinde yapılan düzenleme ile intibaklarında değerlendirilmekte, yani kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri ilerlemesine dâhil edilmekle birlikte, bu süreler borçlanılmadığı sürece hizmet hesabında dikkate alınmamaktadır . Bu yönüyle başvurucunun askerlik sürelerini borçlanmayan kişiler ile borçlanan kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırı bir ayrım yapıldığı yönündeki iddiaları kabul edilebilir nitelikte görülmemiştir .
27. Başvurucunun yapmış olduğu askerlik borçlanması tutarının kendisine iade edilmesi talebiyle ilgili olarak da; 14 numaralı paragrafta belirtilen mevzuat hükümleri ışığında başvurucunun, 08/ 08/ 1995 tarihli borçlanma tahakkuk tablosu ile yapılan askerlik borçlanmasına ilişkin borç fişinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günlük süre içinde borçlanmaktan vazgeçtiğine dair Sosyal Güvenlik Kurumuna veya Kara Kuvvetleri Komutanlığına herhangi bir müracaatı bulunmadığından, söz konusu tahakkuk tablosunun 5434 sayılı Kanunun mülga ek 27 nci maddesi gereğince iptal edilmesi mümkün olmayıp, borçlanma işlemi kesinlik kazanmıştır .
28. Hakkaniyet denetiminin , somut olayın hukuka uygunluğunun ötesinde, adil olup olmadığının tespiti olarak değerlendirilmesi anlamına geldiği dikkate alındığında; askerlik borçlanması yapılmadan askerlikte geçen sürelerin intibaktan değerlendirilmesi hususu, 17 numaralı paragrafta belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, statü hukukunun gereği olarak
Kanunlarla belirlenebilecek niteliktedir . Diğer yandan, hizmet kazanmak için anılan sürelerin borçlanılması zorunluluğu Anayasanın 65 inci maddesinde yer alan “ Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir .” hükmünün ve sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin ayakta tutulabilmesinin gereğidir . Son olarak başvurucu hakkında, askerlikte geçen sürelerinin borçlanılmış olması nedeniyle anılan hizmet süreleri de değerlendirilmek suretiyle emeklilik şartlarının belirlendiği ve başvurucuya emekli aylığının bu şartlar üzerinden bağlandığı dikkate alındığında, başvurucunun talepleri hakkında idarece tesis edilen işlemlerde hakkaniyet ilkesine aykırı bir durum tespit edilememiştir .
29. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Uzman Erbaş hizmetinden emekli olan başvuranın talebi hakkında; 6519 sayılı Kanun ile 3269 sayılı Uzman Erbaş
Kanununda yapılan mevzuat değişikliğinin muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra uzman erbaşlığa alınanların muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin borçlanmalarına gerek olmaksızın intibaklarında değerlendirilmesine ilişkin bir yasal değişiklik olduğu, askerlikte geçen sürelerin borçlandırılmaksızın hizmet olarak alınmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, askerlikte geçen sürelerin borçlanılmadığı müddetçe fiili hizmet süresinden sayılmasına imkân bulunmadığı, askerlik sürelerini borçlanan ve borç tutarını ödemiş olan başvurucunun, ödediği tutarın iadesinin de mümkün olmadığı dikkate alınarak, idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddine karar vermek gerekmiştir .
E. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme 30. T .C. Anayasasının “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde ifadesini bulan kanun önünde eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru
8 / 10hakkının ve 17 nci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir
bulgu ve bilgiye rastlanmadığı gibi başvuruya konu olayda, uluslararası sözleşmelerde yazılı ve güvence altına alınmış olan diğer haklara da aykırı bir durum tespit edilememiştir .
F . İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .
32. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen
“Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası”nda da yer verilmiştir .
33. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Sosyal Güvenlik
Kurumundan istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; mezkur idarenin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .
IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 34. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre; Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .
B. Yargı Yolu
9 / 1035. T .C. Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ikinci
fıkrasında “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
V. KARAR
Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURUCU VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi