|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Mersin 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü’ne atama işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki talebini incelemektedir. Başvuran, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak görev yaparken, yapılan atama işleminin gerekçesinin geçersiz olduğunu ve mahkeme kararının uygulanmadığını iddia etmektedir. Mahkeme, başvuranın görev süresinin dolmuş olmasının ve olumsuz tutumlarının gerekçe gösterilmesine rağmen, bu iddiaları destekleyecek somut bir belge sunulmadığını belirterek, atama işleminin hukuka uygun olmadığını vurgulamıştır.
Anayasa’nın 138. maddesi gereğince, idarelerin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu kararların uygulanmamasının adil yargılanma hakkını ihlal edeceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın mahkeme kararı gereğince göreve başlatılması gerektiği sonucuna varılmıştır. İdarenin, mahkeme kararını makul sürede yerine getirmemesi, hukukun üstünlüğüne ve bireylerin hak arama özgürlüğüne zarar vermektedir. Bu nedenle, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6871-S.22.10551
BAŞVURU NO : 2022/2837
KARAR TARİHİ : 31/05/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararı gereğinde göreve başlatılma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza vekili Av. tarafından yapılan
başvuruda özetle, müvekkili ’ın Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Yenişehir İlçe
Emniyet Müdürlüğü 50. Yıl Şehit Resul Polat Polis Merkezi Amirliği’nde komiser yardımcı olarak görev yapmakta iken 13.07.2021 tarih ve no’lu tayin istemi ile Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü komiser yardımcılığına atamasının yapıldığını, bu işleme karşı Mersin 2. İdare Mahkemesinde
/ esas sayılı dosya ile yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açtığını, Mersin 2. İdare
Mahkemesi’nin 22.10.2021 tarih ve / esas sayılı ara kararında yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş ise de yapılan itiraz üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari
Dava Dairesince yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına ve teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına kesin olarak karar verildiğini, verilen mahkeme kararı neticesinde 02.12.2021 tarihinde işlemin iptaline yönelik atama yapılması için Emniyet Genel
Müdürlüğü’ne talepte bulunduğunu, ancak söz konusu talebin yerine getirilmediğini, 31.12.2021 tarihinde dosyanın esas bakımında incelenmesi neticesinde de Mersin 2. İdare Mahkemesince davanın konusu işlemin iptaline karar verildiğini, mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukuka aykırı
olduğunu belirterek, söz konusu mahkeme kararının uygulanarak başvuranın göreve iadesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Emniyet Genel Müdürlüğünün 16/03/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde, özetle,
2.1) Mersin 2. İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli ve E. / -K: / sayılı karar ile ilgili
işlemlerin devam ettiği,
2.2) Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Bölgeler ve Hizmet
Süreleri” başlıklı 23 üncü maddesinde her ilin hizmet süresinin ayrı ayrı belirlendiği, Mersin Emniyet
Müdürlüğünün hizmet süresinin (10) yıl olarak düzenlendiği, başvuranın Mersin Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2004-2021 yılları arasında (17) yıl görev yaptığı ve Mersin ilinin hizmet süresini tamamladığı, bu minvalde başvuran hakkında, Mersin Emniyet Müdürlüğünün 07.06.2021 tarih ve
“Teklif Edilen Personel” konulu yazısında “…Müdürlüğümüz kadrosunda görevli ekli listede isimleri yazılı personelin ilimizde görev yaparak hizmet süresini doldurması, adli/idari soruşturma cezalarının bulunması, gerek görevinde gerekse görev dışında sergilemiş oldukları olumsuz tutum ve davranışları ile teşkilatımızın güvenilirliğini olumsuz yönde etkilemesi, bu durumu düzeltmeleri amacıyla değişik birimlerde görevlendirilmelerine rağmen herhangi bir olumlu gelişme göstermemeleri nedeniyle, ilimizde görev yapma niteliğini kaybettiği değerlendirildiğinden, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları
Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca atamalarının takdir edilecek başka bir İl Emniyet
Müdürlüğü kadrosuna yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir…” yazısının değerlendirilmesi neticesinde 13/07/2021 tarihli onay ile Balıkesir Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atandığı,
2.3) Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre Ülkemizin Bölge
(Batı) ve 2. Bölge (Doğu) olmak üzere iki bölgeye ayrıldığı, Mersin Emniyet Müdürlüğü ve Balıkesir
Emniyet Müdürlüğü kadrolarının birinci hizmet bölgesinde yer aldığı, yapılan atama işlemi sonrasında; Emniyet Teşkilatı Kanununun 13 üncü maddesinde belirtildiği üzere başvuranın rütbesinin karşılığı eşdeğer görev unvanında görevlendirildiği, başvuranın rütbesinde Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde sahip olduğu haklarında, memuriyet kıdem ve derecesinde herhangi bir hak kaybı bulunmadığı ve yine 1. Bölge bir ile atanmış olması nedeniyle yapılan atama işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü
yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, bir numaralı paragrafta belirtildiği üzere Mersin 2. İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli
ve E. / , K. / sayılı Kararına göre Mersin Emniyet Müdürlüğüne atanmayı talep etmektedir.
8) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Yenişehir İlçe Emniyet
Müdürlüğü 50. Yıl Şehit Resul Polat Polis Merkezi Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken bu görevden alınarak Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle iptal davası açtığı, Mersin 2. İdare Mahkemesince 31/12/2021 tarihli ve
E. / , K. / sayılı karar ile söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, başvuranın söz konusu mahkeme kararı gereğince göreve başlatılmaması nedeniyle bakılan başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
9) Başvuran hakkında verilen Mersin 2. İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli ve E. / ,
K. / sayılı kararında; “Dava dosyasının incelenmesinden, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde
Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacının, Mersin Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 07/06/2021 tarih ve sayılı yazısı ve eki listede yer alan personelin uzun süredir Mersin’de görev yaparak hizmet süresini doldurdukları, adli/idari soruşturma ve cezalarının bulunması, gerek görevinde gerekse görev dışında sergilemiş oldukları olumsuz tutum ve davranışları ile teşkilatın güvenilirliğini
olumsuz yönde etkilemesi, bu durumu düzeltmeleri amacıyla değişik birimlerde görevlendirilmelerine rağmen herhangi bir olumlu gelişme göstermemeleri nedeniyle Mersin ilinde görev yapma niteliklerini kaybettiklerinin değerlendirildiği gerekçesiyle atamalarının başka bir İl Emniyet Müdürlüğü kadrosuna yapılmasının uygun olacağı yönünde getirilen teklif doğrultusunda listede ismine yer verilen davacının hizmet gereği olarak Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü emrine atandığı, davacının Mersin İlinden alınmasına gerekçe olarak Mersin İlinde görev süresini doldurmuş olması ve çalışmasından verim alınamaması gösterilmiş ise de, davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden davacının çalışmalarında herhangi bir verimsizliğine dair davalı idare tarafından yapılmış tespit, denetim raporu, uyarı yazısı gibi bir belgenin sunulmadığı, görev yeri değişikliğini gerektirir güncel herhangi bir disiplin cezasının, ceza kovuşturması veya idari soruşturmasının bulunmadığı, her ne kadar Mersin ilinde 10 yıllık görev süresini doldurmuş ise de, atama işleminin gerekçesinin görev süresinin doldurmuş olması sebebine dayanılarak genel atama döneminde tesis edilmediği görülmektedir. Bu durumda: davalı idare tarafından dava konusu atama işleminin tesis edilmesine sebep olabilecek ve teklif yazısında ileri sürülen iddiaları kanıtlayıcı geçerli hiç bir somut sebep ortaya konulamadığından, soyut olarak, davacının çalışmalarından verim alınamaması gibi soyut bir iddiaya dayalı olarak getirilen atama teklifi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakladır.” denilmektedir.
10) Kararın “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen düzenlemelere göre; yasama ve yürütme organları ile
idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıkça belirtilmiştir.
11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
13) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu Mahkemenin “(…) atama teklifi uyarınca tesis
edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakladır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu
İşlemin iptaline, (…)” kararı neticesinde, İdarenin başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Mersin 2. İdare Mahkemesince “(…) atama
teklifi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakladır. Açıklanan
nedenlerle, dava konusu İşlemin iptaline, (…)” kararı neticesinde başvuranın göreve başlatılması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 31/12/2021 tarihinden bu zamana kadar mahkeme kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Balıkesir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Mersin 2. İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararı gereğince başvuranın Mersin ilinde göreve başlatılması yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın Başvurana ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet
Genel Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi