ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Mezarlık Daire Başkanlığına atanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla yapılan atamanın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Davalı idare, atama işleminin büyükşehir belediye başkanının takdir yetkisi çerçevesinde yapıldığını, bu nedenle yargı kararı ile zorlanamayacaklarını savunmuştur. Ancak Danıştay, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanılmadığına dair bir kanıt bulunmadığını belirterek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının hukuka uygun olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Danıştay, davalı idarenin temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının onanmasına karar vermiştir. Bu durum, idarenin atama yetkisini kullanırken kamu yararını gözetmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/15923 E.  ,  2022/297 K.

“İçtihat Metni”


T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15923
Karar No : 2022/297

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ad…ana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan davacının, Mezarlık Daire Başkanlığına memur olarak atanmasına ilişkin … Büyükşehir Belediye Başkanlığının … gün ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; daire başkanı olarak görev yapan davacı hakkında yapılmış herhangi bir soruşturma veya verilmiş bir disiplin cezasının olmadığı, görevinde başarısız ya da yetersiz olarak kabul edilmesini haklı kılacak somut bir nedenin ortaya konulmadığı dikkate alındığında salt takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen dava konusu idari işlemde gerek yasal mevzuat gerekse de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler bağlamında, yine 6 aylık görev süresini tamamlamış olduğu hususu da göz ardı edilmek suretiyle normal şartlarda atanabileceği kadro derecesinin çok alt düzeyde bir göreve atanması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 gün ve E:2018/844, K: 2019/2099 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkeme kararının ve dayandığı gerekçenin, hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası’nda belediye personelini atamanın büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayıldığı, davacının görevinde başarısı, performansı ve yeterliliği gibi durumlar başkanlık makamı tarafından değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, bu değerlendirmenin de niteliği gereği kanaat ve gözleme dayalı olduğu, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin bir tercih ve takdir hakkı bulunduğu, idarenin bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin 08/12/2015 tarih ve E.2014/87 K.2015/112 sayılı kararının da bu yönde olduğu, işlemin mevzuata kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi, …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel istihdamı” başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.” hükmü yer almıştır.
Anılan mevzuat hükümleri ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, … tarihinde komiser yardımcısı olarak göreve başladığı (açıktan atanma), 14/09/1996 tarihinde komiser, 21/07/1999 tarihinde baş komiser, 15/07/2002 tarihinde emniyet amiri, 17/07/2007 tarihinde ilçe emniyet müdür yardımcısı, 15/07/2010 tarihinde şube müdürü, 116/07/2012 tarihinde il emniyet müdür yardımcısı olarak atandığı, 19/07/2017 tarihinde re’sen emekliye sevk edildiği, 08/09/2017 tarihinde 657 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında (Emeklilerin yeniden hizmete alınması) … Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığına daire başkanı olarak atandığı, … tarihinde ise dava konusu işlemle Daire Başkanlığı görevinden alınarak, davalı idare bünyesinde Mezarlık Daire Başkanlığı emrine memur olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
1. Daire Başkanı’nın atanması nasıl yapılır?

Cevap: Daire Başkanı atanması için büyükşehir belediyesi personelinin büyükşehir belediye başkanı tarafından atanması gerekir. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.

2. Daire Başkanlığı görevinden alınmanın nasıl gerçekleşti?

Cevap: Davacı, davalı idare bünyesinde Mezarlık Daire Başkanlığı emrine memur olarak atandı ve daha sonra dava konusu işlemle Daire Başkanlığı görevinden alınmıştır.

3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin ne gibi bir hükmüne yer verilmiştir?

Cevap: Bu maddeye göre, kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.

4. Temyiz isteminin ne amaçla gerçekleşti?

Cevap: Dava dosyasının incelenmesinden; idarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.

5. Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin ne gibi bir sonuca götürdü?

Cevap: Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından…

6. İdari yargı merciince saptanması halinde neye rastlanır?

Cevap: İdari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.