|
ÖZET: Başvuran, Kırklareli İşkur şube müdürlüğü görevinden İstanbul İl Müdürlüğüne yapılan atamanın hukuksuz olduğunu ve mobbing kapsamında değerlendirildiğini iddia etmiştir. İlgili idare, başvuranın İstanbul İl Müdürlüğüne atanmasının gerekçesi olarak personel ihtiyacını göstermiş, ancak bu gerekçenin yargı kararlarını etkisiz kılmaya yönelik olduğu ve hukuken geçerli bir sebep sunulmadığı belirtilmiştir. Mobbing, işyerinde sistematik ve kasıtlı olarak yapılan olumsuz muameleler olarak tanımlanmakta olup, başvuranın iki atama işlemi arasında kısa bir süre bulunması ve bu atamaların ailevi sorunlara yol açması, mobbing olgusu oluşturma potansiyeli taşımaktadır.
Yargı kararları, mobbing iddialarında kesin bir ispat aranmadığını, ilk görünüş ispatının yeterli olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, başvuranın iddialarının desteklenmesi durumunda, idarenin bu işlemleri haklı çıkarmak için somut bir gerekçe sunması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın atama işlemlerinin mobbing sebebiyle hatalı olduğu kabul edilerek, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne mobbinge sebebiyet verecek işlemlerden kaçınması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/9916-S.23.15960
BAŞVURU NO : 2023/7260
KARAR TARİHİ : 08/08/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın hakkında tesis edilen atama işlemlerinin mobbing
BAŞVURUNUN KONUSU :
kapsamında incelenmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 25/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Kırklareli İşkur şube müdürlüğü görevini yürütmekte iken 22.09.2022 tarihinde İl Müdürlüğüne şube müdürü olarak atandığını, açtığı iptal davasını kazanarak Kırklareli İl Müdürlüğünde göreve başladığını, 07.04.2023 tarihinde yine aynı şekilde sadece makamın uygun görüşüyle İstanbul İl Müdürlüğüne görevlendirildiğini, ilk atamanın hukuksuz olduğu mahkeme kararıyla sabit iken İstanbul İl Müdürlüğüne yapılan atamasının tarafsızlık, dürüstlük ve kamu yararı ilkelerine uygun olmadığını, bu atamanın, kendisine uygulanan mobbin kapsamında yapıldığını, Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuruya istinaden, Genel Müdürlük tarafından İstanbul
İl Müdürlüğünün şube müdürü unvanlı yönetici ihtiyacı olduğu gerekçesiyle şahsının görevlendirildiğinin bildirildiğini, İstanbul İl Müdürlüğünden alınan bu talebin, önceki atamasının iptali ile sonuçlanan mahkeme kararını etkisiz kılmaya yönelik olduğunu, İstanbul İl Müdürlüğüne yapılan atamanın iptaline yönelik açmış olduğu davada da aynı gerekçenin savunma olarak sunulduğunu, İstanbul İl Müdürlüğünün yönetici talebinin yapılan hukuksuz atama işlemine mahkeme aşamasında somut bir durum oluşturmak için yapıldığını, böyle bir ihtiyaç olsa dahi kurumda başka şube müdürlerinin de bulunduğunu, kendisinin beş ay içerisindeki ikinci atamasının yapıldığını, tayin dönemine çok kısa bir süre bulunmakta iken tayin dönemi dışı yapılan bu atama ile tayin isteme hakkının da önüne geçilmesinin amaçlandığını, beş ay içerisinde yapılan iki atama sebebiyle aile birliğinin bozulduğunu, çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu, abisini yakın zamanda kaybeden eşinin ailenin tüm yükünü çekmek zorunda kaldığını iddia ederek, yapılan bu atamaların mobbing kapsamında incelenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Türkiye İş
Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 21.06.2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda;
2.1. Başvuranının Şube Müdürü unvanında İstanbul İl Müdürlüğünde görev yapmakta olduğu,
2.2. Kırklareli İl Müdürlüğü bünyesinde Şube Müdürü kadrosunda görev yapan
657 sayılı Kanunun 76 ve 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 621. maddesi gereğince İl
Müdürlüğünde boş bulunan 1. dereceli Şube Müdürü kadrosuna kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylık yönünden bulunduğu 1/4 derece/kademe ve +2200 ek gösterge ile atanmasının Genel Müdürlük
Makamının 22/09/2022 tarih ve sayılı Oluru ile uygun görüldüğü, akabinde adı geçen tarafından
Edirne İdare Mahkemesinin / esas nolu dosyasında dava açılmış yapılan yargılama sonucunda
Kurum aleyhine öncelikle 01/12/2022 tarihli ilamla “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına”, ardından 27/02/2023 tarihli ve / Karar sayılı ilamla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin E.
/ K. / sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği,
2.3. İstanbul İl Müdürlüğünün 07/04/2023 tarihi itibariyle “Şube Müdürü” unvanında 21 adet dolu, 10 adet boş kadrosu bulunduğu,
2.4. Kırklareli İl Müdürlüğünün 07/04/2023 tarihi itibariyle “Şube Müdürü” unvanında 3 adet dolu, 2 adet boş kadrosu bulunduğu,
2.5. Adı geçen tarafından Genel Müdürlük Makamının 22/09/2022 tarih ve sayılı Oluru ile yapılan işleme karşı Edirne İdare Mahkemesinin / esas nolu dosyası kapsamında dava açılması ve yapılan yargılama sonucunda Kurum aleyhine öncelikle 01/12/2022 tarihli ilamla “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” dair karar verildiği, akabinde yargı kararının uygulanmasını teminen Genel
Müdürlük Makamının 27.12.2022 tarihli ve sayılı Oluru ile Kırklareli Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürlüğünde boş bulunan 1. dereceli Şube Müdürü kadrosuna 657 sayılı Kanun’un 76 ve 4 No.lu
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 621. maddesi gereğince kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylığı yönünden bulunduğu 1/4 derece/kademe + 2200 ek gösterge ile atanmasının uygun görüldüğü, ardından 27/02/2023 tarihli ve / Karar sayılı ilamla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, adı geçenin Kırklareli İl Müdürlüğünde 18.01.2023 tarihinde görevine başladığı, bu kapsamda, yargı kararı etkisizleştirilmediği, aksine yargı kararının yerine getirilmesinin sağlandığı, İstanbul Çalışma ve İş Kurumu
İl Müdürlüğünün 05/04/2023 tarihli ve sayılı yazısında hizmetlerin etkin ve verimli olarak sürdürülebilmesi, yönetim sisteminde takip ve kontrolün sağlanmasının kolaylaştırılması vb. hususlara yönelik İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermek üzere Şube Müdürü görevlendirilmesi hususunun talep edildiği, bu sebeple, adı geçenin, Genel Müdürlük Makamının 06/04/2023 tarihli ve sayılı Oluru ile 657 sayılı Kanunun 76 ve 4 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 621’inci maddesi gereğince
İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde boş bulunan 1’inci dereceli Şube Müdürü kadrosuna kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylık yönünden bulunduğu 1/4 derece/kademe ve +3600 ek gösterge ile atandığı, adı geçenin İstanbul İl Müdürlüğüne ilk kez atanmış olduğu, “ikinci kez” atanmadığı, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatı Personeli Yer Değiştirme Suretiyle
Atanma Esaslarına Dair Yönetmelik’e göre Kırklareli İl Müdürlüğünün 3. bölgede, İstanbul İl
Müdürlüğünün ise, 1. bölge bulunduğu, anılan Yönetmelik’e göre 3. bölgede 5 yıl hizmet yapma zorunluluğu bulunduğu, adı geçenin ise Kırklareli İl Müdürlüğünde 2013 yılından beri “Şube Müdürü” unvanıyla görev yapmış olduğu, söz konusu atama ile daha üst bir hizmet bölgesine atandığı,
2.6. Adı geçen her ne kadar tayin isteminin önüne geçildiği iddiasında bulunsa da ekte örneği sunulan tayin sistemi ekranının görüntüsünden de anlaşılacağı üzere tayin başvurusunu 18/05/2023 tarihinde sisteme girdiği, Kurumca tayin istemesine mani olunmadığı, Kurumda yıllık yer değiştirme suretiyle atanma taleplerinin Mayıs ayında alındığı, Temmuz-Ağustos aylarında sonuçlandırıldığı,
2.7. Adı geçenin, İstanbul İl Müdürlüğüne atanması işlemine ilişkin olarak Edirne İdare Mahkemesinin
/ esas No.lu dosyasına kayden açmış olduğu davada mahkemece 13/06/2023 tarihinde verilen
“dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin kararın, Kuruma 20/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, yargılama süreci devam etmekle beraber anılan kararın yasal süresi içerisinde uygulanacağı,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
3.4. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro
derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler.”
6. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Kırklareli İşkur şube müdürlüğü görevini yürütmekte iken 22.09.2022 tarihinde İl
Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanan, açtığı iptal davasını kazanarak Kırklareli İl Müdürlüğünde göreve başlayan, 07.04.2023 tarihinde yine aynı şekilde sadece makamın uygun görüşüyle İstanbul İl
Müdürlüğüne atanan başvuran, İstanbul İl Müdürlüğünden alınan personel ihtiyacı talebinin, önceki atamasının iptali ile sonuçlanan mahkeme kararını etkisiz kılmaya yönelik olduğunu, böyle bir ihtiyaç olsa dahi kurumda başka şube müdürlerinin de bulunduğunu, kendisinin beş ay içerisindeki ikinci atamasının yapıldığını, bu atamalar sebebiyle aile birliğinin bozulduğunu, çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu, abisini yakın zamanda kaybeden eşinin ailenin tüm yükünü çekmek zorunda kaldığını iddia ederek, yapılan bu atamaların mobbing kapsamında incelenmesini talep etmektedir.
9. İlgili idarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın tarafından Genel Müdürlük
Makamının 22/09/2022 tarih ve sayılı Oluru ile İl Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanması işlemine karşı Edirne İdare Mahkemesinde dava açıldığı, / esas nolu dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda öncelikle 01/12/2022 tarihinde “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması” yönünde karar verildiği, akabinde yargı kararının uygulanmasını teminen Genel Müdürlük
Makamının 27.12.2022 tarihli ve sayılı Oluru ile Kırklareli Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürlüğünde boş bulunan 1. dereceli Şube Müdürü kadrosuna atanmasının uygun görüldüğü, ardından anılan mahkemenin 27/02/2023 tarih ve E. / K. / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari
Dava Dairesinin E. / K. / sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği, müteakip süreçte, İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 05/04/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermek üzere Şube Müdürü görevlendirilmesinin talep edildiği, /
bu kapsamda başvuranın, Genel Müdürlük Makamının 06/04/2023 tarihli ve sayılı Oluru İstanbul
Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde boş bulunan 1’inci dereceli Şube Müdürü kadrosuna atandığı, bu atama işlemine karşı Edirne İdare Mahkemesinin / esas No.lu dosyasına kayden dava açıldığı, yargılama sürecinde mahkemece 13/06/2023 tarihinde “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” karar verildiği anlaşılmaktadır.
10. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle
Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
11. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
12. Yargı organlarınca verilen kararlarda, mobbinge dayanan iddialarda kesin ve mutlak bir ispatın aranmayacağı, “ilk görünüş ispatı olarak adlandırılan” vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde çalışan lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği; ayrıca kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu vurgulanmaktadır.
13. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da; “Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
14. Somut olayda, başvuran tarafından Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Edirne İdare Mahkemesinin 27/02/2023 tarih ve E. / K. / sayılı kararında, “…Uyuşmazlık konusu olayda, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan idarelerin, bu amaca yönelik olarak memurların naklen atanmalarında takdir yetkisi tanındığı, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelendiğinde, davacı hakkında Kırklareli İli’nde görev yaptığı şube müdürlüğü sürecinde yürütülen herhangi bir inceleme ve disiplin soruşturması bulunmadığı, bulunduğu görevde görev yapma niteliğini
kaybettiğine ilişkin herhangi bir tespit, teklif ya da somut belirlemenin de yapılmadığı, davalı idarece, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda kullanıldığına dair hukuken geçerli somut bir sebep ortaya konulmadığı, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir belirleme, görev yerinin değiştirilmesini gerektirecek bir eylem, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan olumsuzluğunun da ortaya konulmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının, Kırklareli
Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesinde İlçesi’nde şube müdürü olarak çalışmakta iken isteği dışında Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” İfadelerine yer verildiği, yani, anılan idarece 657 sayılı
Kanunun 76 ncı maddesi uyarınca sahip olunan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığına dair hukuken geçerli somut bir sebebin idarece ortaya konulamadığının mahkeme kararı ile sabit olduğu, gerek başvuran tarafından İstanbul İl Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanması işlemine ilişkin olarak Edirne İdare Mahkemesinin / esas No.lu dosyasına kayden açmış olduğu davada, gerekse de Kurumumuza yapılan başvuruda, ilgili idare tarafından savunma olarak, İstanbul
Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 05/04/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermek üzere Şube Müdürü görevlendirilmesinin talep edildiği ileri sürülmüşse de, anılan mahkemece 13/06/2023 tarihinde “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin karar verildiği, İstanbul İl Müdürlüğünün personel talebinin karşılanması kapsamında, ilgili idare tarafından, Kırklareli İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan diğer şube müdürleri arasından bir personelin tercih edilmeyip, iline yapılan atamasına karşı açmış olduğu dava sürecinde Mahkeme kararı ile 18.01.2023 tarihinde Kırklareli Müdürlüğünde göreve başlayan başvuranın, göreve başlamasının üzerinden iki ay gibi kısa bir süre sonra İstanbul İl Müdürlüğüne atanacak personel olarak belirlenmesi işleminin gerekçesi olarak hukuken kabul edilebilir somut bir sebebin ileri sürülemediği, bir başka deyişle, yalnızca personel ihtiyacı bulunduğu açıklamasının, atanacak personel olarak başvuranın belirlenmesi işleminin gerekçesi olarak yeterli olduğunu kabule imkan bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın hakkında tesis edilen atama işlemleri ile tarafına mobbing uygulandığı iddiası bakımından, yukarıda yer verilen yargı içtihatları kapsamında, ilk görünüş ispatı olarak adlandırılan vicdani kanaatin Kurumumuz nezdinde oluştuğu, yine yukarıda bahsedilen yargı kararları kapsamında, ilk görünüş ispatının kabulü ile başvuranın iddia ettiği işlem ve eylemlerin mobbing kapsamında ifa edilmediği hususunda ispat yükünün ilgili idareye geçtiği, ancak ilgili idarece gerekçe olarak ileri sürülen personel ihtiyacı bulunduğu açıklamasının, mahkeme kararını etkisizleştirme girişimi şüphesini tamamen bertaraf etmek için tek başına yeterli olmadığı, bu itibarla, 2022 yılı Eylül ayı ile 2023
Nisan ayı arasındaki kısa süre içinde başvuran hakkında tesis edilen iki adet atama işleminin, mobbing olgusu oluşturmaya elverişli işlemler kapsamında bulunduğu değerlendirilmektedir.
15. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında tesis edilen kısa süre aralıkları ile farklı İl Müdürlüklerine atama işlemlerinin mobbinge sebebiyet verdiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de
karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Edirne İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuran hakkında tesis edilen ve mobbinge sebebiyet verdiği değerlendirilen atama işlemlerinde hatalı davranıldığının ilgili idarece kabulü ile bundan böyle mobbinge sebebiyet verecek işlemler tesis edilmemesi yönünde TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi