|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait Atik Valide Suyolu üzerindeki taşınmazın tevhit edilmesi ve yapılaşmaya izin verilmesi talebiyle yapılmıştır. Şikâyetçi, parselin imar planında konut alanında yer aldığını ve yan parsellerde yapılaşmaya izin verildiğini belirtmiştir. Ancak İSKİ, taşınmazın altında bulunan aktif galeri hattı nedeniyle yapılaşmaya izin vermemiştir. Şikâyetçi, mevcut durumun adaletsiz olduğunu ve benzer parsellerde yapılaşma izni verilmesini talep etmiştir.
İlgili idareler, başvurunun değerlendirilmesi için gerekli belgeleri sunmuş ve İSKİ’nin galeri hattının korunması gerektiğini vurgulamıştır. İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 1997 tarihli kararında bu parsellerin korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edildiğini belirtmiştir. İSKİ, yapılaşmaya izin vermemekte ısrarcıdır, zira bu durumun tarihi su yolunun bütünlüğünü bozacağına inanmaktadır. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir. Tevhit ve yapılaşma izni talebi reddedilirken, kamulaştırma talebinin değerlendirilmesi için İSKİ’ye tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, komşu parsellerdeki yapıların ruhsata aykırı olup olmadığı ve gerekli yasal sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği hususlarının incelenmesi için ilgili bakanlıklara öneride bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/9521-S.14568
BAŞVURU NO : 2019/7921
KARAR TARİHİ : 02/10/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
İSTANBUL SU VE KANALİZASYON İDARESİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Atik Valide Suyolu üzerinde bulunan taşınmazı için tevhide ve yapılaşmaya müsaade edilmesi, aksi takdirde taşınmazın güncel bedelinin tarafına ödenmesi, ayrıca mevcut galeri güzergâhındaki başka yapılara hangi koşullarda müsaade edildiğinin incelenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12/04/2019
I. ŞİKÂYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi başvurusunda;
1.1) İlçesi, Mahallesi; Pafta, Ada, nolu parsel maliki
olduğunu, söz konusu parsellerin imar planında konut alanında kaldığını, Uygulama İmar Planı
Notları’nda “bodrum kat yapılmamak şartıyla yapılaşmaya müsaade” edildiğini,
1.2) Ayrıca hemen yan parsel olan numaralı (eski ) nolu parsellerde bina yapımına
izin verildiğini, yine iki parsel yan tarafta Üsküdar Yavuz Selim Camiinin inşa edildiğini ve bodrum katında ağız ve diş sağlığı merkezi açıldığını,
1.3) İSKİ Genel Müdürlüğü nezdinde şifahen görüşmelerde bulunduğunu; “taşınmazın altında
olduğu söylenen galeri hattının aktif şekilde çalıştığı” ifade edilerek yapılaşmaya müsaade edilmeyeceğini belirttiklerini, Bosna Bulvarı üzerinde imar planında konut alanında yer alıp yapılaşma olmayan çok az parselden birisi olduklarını,
1.4) Gerekçe olarak ileri sürülen taşınmazın altında faaliyette olan su galerisinin yapılaşma
izni verilen diğer parsellere denk gelmemesinin mümkün olamayacağını, diğer taraftan imar planında galeri hattında yer alan bu taşınmazlar için bodrum kat yapılmamak koşuluyla yapılaşmaya imkan verildiğini; konu ile ilgili İSKİ’ye BİMER aracılığı ile yaptıkları başvuruya verilen 18/09/2017 tarihli cevapta özet olarak; “Vakıf Atikvalide Suyolu 1582-1583 yıllarında II. Selim’in eşi Atikvalide
Nurbanu Valide Sultan tarafından Üsküdar bölgesindeki Cami, medrese,
imaret, Sıbyan mektebi, hamam gibi birçok hayır kuruluşunun suyunu temin etmek maksadı ile yaptırılmıştır. Vakıf Atikvalide Suyolunun yapıldığı yıllardaki debisinin 676 m³/gün olduğu bilinmektedir. Büyük Çamlıca, Çakaldağı Sırtları ve Ümraniye kolundan oluşan suyolu memba alanı, su toplama ve iletim galerisi ile çeşitli çap cins borulardan oluşmaktadır.
Toplam uzunluğunun 500 metresi memba alanı su toplama ve iletme galerisi olmak üzere 19.000 metredir. Vakıf Atikvalide Suyu’na ait memba, galeri ve boru parseller Ümraniye ve Üsküdar İlçeleri’nde bulunmaktadır. Parsellerin (memba, galeri ve boru parseller ) büyük bir kısmı İdaremiz mülkiyetindedir.
Tarih Atikvalide Suyolu olarak adlandırılan suyoluna ait parseller 221 sayılı yasa gereği bedelsiz olarak İSKİ adına tescil edilmiştir. Vakıf Atikvalide Suyu ve tüm vakıf suları içeren “Faal veya metruk vakıf ve yerli sulara ait isale hatları için tesis olunacak himaye sahaları” konusunda İdaremiz Müdürler
Kurulu’nun 29.06.1967 tarih ve no’lu kararıyla himaye sahaları oluşturulmuştur. Ümraniye İlçesi, Mahallesi, Pafta Ada, Nolu Parsel galeri ve boru parselidir, tamamında İdaremiz adına irtifak hakkı bulunmaktadır. Vakıf Atikvalide Suyu’nun vakfiye tarihi olarak gösterilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden temin edilmiştir. Vakfiyenin son sayfasında Beddua kısmı yer almaktadır. Söz konusu ada, sayılı parsel İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararıyla ”Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olarak tescil edilen parsel listesinde bulunmaktadır. Üsküdar İlçesi, ada parsel ve ada parselde toplanan sular le Ümraniye İlçesi, pafta ada, ve parsellerde toplanan sular ada, parselin bir kısmında bulunan galeri, galeri bacasına gelmekte buradan boru isale hattına bağlanmaktadır.
Buradan itibaren boru isale hattıyla su Ümraniye İlçesi Atatürk Mahallesi
Köroğlu sokakta bulunan çeşmeye ulaşmakta olup çeşme faal durumda bulunmaktadır. Ümraniye İlçesi, ada, ve parsel Vakıf Atikvalide
Suyu’na ait galeri+boru parseldir. 08.07.1997 tarih ve sayı ile İstanbul
II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. İlgili Kurul Kararında; “İstanbul İli, Ümraniye İlçesi sınırları içinde bulunan ……….., galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygun bulunduğuna ve projelerin Kurulumuza getirilmesine, ……….. yeniden Kurulumuz kararının alınmasının zorunlu olduğuna karar verildi ” denmektedir. Kurul kararı ile tabi zemin altında yapılaşmaya müsaade edilmemektedir. ada, parselde tarih Atikvalide Suyu’na ait galeri bulunmaktadır. Buradaki galeriden boruya bağlantı yapılmış ve devamındaki çeşmeye su verilmektedir.
Tarihi Vakıf Atikvalide Suyolu olarak adlandırılan suyoluna ait parseller 221 sayılı yasa gereği bedelsiz olarak İSKİ adına tescil edilmiştir. Hukuk
Müşavirliği’nden ilgili avukatlarla görüşülmüş olup diğer galeri parseller içinde emsal teşkil edeceğinden 221 sayılı yasaya göre kiraya verilmesi, satışının yapılması ve tescilli galeri parsel üzerine herhangi bir yapılaşmaya izin verilmesi hukuken uygun olmadığı söylenmiştir.” şeklinde olumsuz cevap verildiğini,
1.5) Şikâyetçi tarafından Ümraniye Belediyesi’ne de konu ile ilgili yaptığı başvuruya
verilen 03/04/2019 tarihli cevabi yazıda özet olarak; “Söz konusu parseller, 13.02.1998-15.03.1999-17.04.2012-18.11.201215.05.2015-16.02.2016 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli Ümraniye Revizyon
Uygulama İmar Planına göre; İkiz Nizam, H=5 kat irtifaklı, ön bahçe:5.00 mt, arka bahçe:3.00 mt, yan bahçe: 3.00 mt yapılanma şartlarına sahip
KONUT ALANI’nda, kalmaktadır. Bina derinliği 15.00 mt.’yi geçemez.
Bahse konu parsellerden 36 nolu parsel; Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul
II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen
Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yeraltı galerisinin tabii zemin üzerinde yer alan galeri parseli olup, nolu parsel de galeri koruma parselidir.
İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun
08.07.1997 tarihinde sayı ile almış olduğu karar; “…Tescilli
parsellerde ve galeri koruma parsellerindeki her türlü yapılaşmaların tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Uygulama İmar Planı doğrultusunda geliştirilen ve onaylanarak bir örneği ekte gönderilen 1/1000 ölçekli öneri planda belirlediği şekilde, galeri güzergâhı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygun bulunduğuna ve projelerinin Kurulumuza getirilmesine, imar planı değişikliği halinde tüm güzergâh ve yakın çevresi için yeniden Kurulumuz kararının alınmasının zorunlu olduğuna karar verildi.” şeklindedir.
Ayrıca İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/02/2016 tarih, sayılı kararında “İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Atik
Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer Al Galerisi’ne ilişkin olarak Ümraniye
Belediyesi’nin sunduğu bilgi paftası doğrultusunda galeri ve koruma parsellerine ilişkin plan değişikliği çalışmalarının yapılmasına, yeni plan yapılıncaya kadar İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma
Kurulu’nun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararının geçerli olduğuna, ancak bu kurul kararı doğrultusunda galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte sunulmasına karar verildi ” denilmektedir.
TAKBİS sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, 36 nolu parselin tamamı üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğu görülmüş olup, 13.02.1998/15.03.1999/17.04.2012/18.11.2012/ 15.05.2015 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli Ümraniye Revizyon Uygulama İmar Plan Notlarındaki 35.1.
maddesine göre; “Yol, yeşil yapı adalarında kalan ve isale hat güzergâhında imar uygulaması ancak İSKİ görüşü alındıktan sonra yapılacaktır.” denilmektedir.
Galeri parseli olan parsel ile galeri koruma parseli olan parsel, imar istikametinde KONUT lejantında kalmakta olup, Mer-i Uygulama İmar
Planına göre parsel sıralaması ve arazi kotları açısından uygulama yapılabilmesi için ve parsellerin TEVHİD edilmesi gerekmektedir.
Buna göre; İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma
Kurulunun 08.07.1997 tarihinde sayılı kararında belirtildiği üzere galeri güzergâhı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ve
İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/02/2016 tarih, sayılı kararına göre galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte kurula sunularak galeri parseli olan 36 parsel ile galeri koruma parseli olan parselin tevhit edilerek uygulama yapılmasında uygulamaya esas teşkil edecek şekilde İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğü’ne ilgi (b) yazımız ile nihai kurum görüşü sorulmuştur.
Ancak ilgi (b) yazımıza herhangi bir cevap alınamadığından akabinde
İSKİ’ye ilgi (c) tekit yazımız yazılmıştır.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün ilgi (d) görüş yazısında “İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 18/02/2016 tarih ve 3405 sayılı Kararı doğrultusunda İdaremiz uhdesinde
1054 adanın farklı parsellerinde Jeoradar çalışmaları yapılmış olup,
çalışmalara devam edilmektedir. Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, parselde yapılan çalışma tamamlanmış olup hazırlanan raporda ada parseldeki galerinin toplama-taşıma(sızma) galerisi olduğu ve bu galerinin aktif olarak suyu depolayıp ilettiği çevresindeki parsellerde yer alan su toplama galerileri memba alanı olarak değerlendirildiğinde yapılaşmaya uygun olmadığı hususları yer almaktadır.
Bu sebeple; Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, ve parsellerin tevhit edilerek uygulama yapılması talebi uygun bulunmamaktadır.” denilmekte olduğundan, bu görüş yazısı doğrultusunda
Mahallesi; Pafta, Ada, ve parsellere, ilgi(a) dilekçe ile talep edilen tevhit işlemi uygun görülmediğinden, Mer-i Plana göre tevhiden imar durumu düzenlenememektedir.” şeklinde olumsuz cevap verildiğini, iddia ederek, Ümraniye İlçesi, Mahallesi; Pafta, Ada, nolu parseller bakımında tevhide ve yapılaşmaya müsaade edilmesini, bu talebe olumlu bakılmaması halinde taşınmazın güncel bedelinin tarafına ödenmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesini, mevcut galeri güzergâhındaki başta 91 numaralı parselde bulunan taşınmaz olmak üzere, Yavuz Selim
Camii, Emar Square AVM gibi yapılara hangi koşullarda müsaade edildiğinin açıklanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurularının çözüme kavuşturulması amacıyla konunun yasal olarak
muhatabı olan İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü, Ümraniye Belediye
Başkanlığı ve İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden T.C. Kültür ve Turizm
Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
Müdürlüğü’nden alınan 29/05/2019 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden;
2.1.1) 2863 sayılı Yasanın Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları başlıklı 6
ncı Maddesinde ”… Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm
Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın
Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.
Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar.
Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve istihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir.
Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir.” denilmekle su yollarının korunması gereken kültür varlıkları arasında sayıldığı,
2.1.2) İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
27.03.1997 tarih ve sayılı kararı ile Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yeraltı
Galerisi 2863 sayılı Yasanın 6 ncı Maddesinde belirtilen özellikleri taşıdığından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği,
2.1.3) İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
08.07.1997 tarih ve sayılı kararında; ”…Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yeraltı
Galerisinin tabii zemini üzerinde yer alan ve ekli listede verilen parsellerin korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesine, bu parsellere bitişik parsellerin galeri koruma parselleri olarak belirlenmesine, tescilli parsellerde ve galeri koruma parsellerindeki her türlü yapılaşmaların tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Uygulama İmar Planı doğrultusunda geliştirilen ve onaylanarak bir örneği ekte gönderilen 1/1000 ölçekli öneri planda belirtildiği şekilde, galeri güzergahı tabii zemin altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygun bulunduğuna ve projelerinin Kurulumuza getirilmesine, imar planı değişikliği halinde tüm güzergah ve yakın çevresi için yeniden Kurulumuz kararının
alınmasının zorunlu olduğuna…” denilmekle mer’i mevzuatın uygulanmasında su yolunun korunmasının amaçlandığı,
2.1.4) 2863 sayılı Yasanın İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı başlıklı 9 uncu Maddesinde
”… Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.” denilmekle 2863 sayılı Yasanın 9 uncu Maddesi gereğince Atik Valide Sultan Vakıf Memba
Suyu Yeraltı Galerisi bitişiğinde bulunan galeri koruma parsellerinde her türlü inşai ve fiziki müdahale Koruma Bölge Kurulu’nun görüşlerine tabi olduğu,
2.1.5) İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
18.02.2016 tarih ve sayılı kararında ise; ”…İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Atik Valide
Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi’ne ilişkin olarak Ümraniye Belediyesinin sunduğu bilgi paftası doğrultusunda galeri ve koruma parsellerine ilişkin plan değişikliği çalışmalarının yapılmasına, yeni plan yapılıncaya kadar İstanbul II Numaralı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararının geçerli olduğuna, ancak bu kurul kararı doğrultusunda galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte sunulmasına…” şeklinde karar verilerek su yoluna ait galerilerin korunmasının bir kez daha vurgulandığı,
2.1.6) Bölge Müdürlüğü arşivinde ada, parsel sayılı taşınmazın
dosyasında yapılan incelemede; 91 parselin eski ve parseller olduğu, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi üzerinde kaldığından parselin tescil edildiği, ve parsellerin ise galeri koruma parseli olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,
2.1.7) Ümraniye Belediye Başkanlığının 02.05.2006 tarih ve sayılı yazısında; Atik
Valide Suyu Galeri parseli olan parsel ile ve parsellerin tevhit edilerek uygulama yapılması hususunda Koruma Bölge Kurulundan görüş talep edildiği, İstanbul V Numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 19.07.2006 tarih ve sayılı yazısında; parsel Atik Valide Suyu Galeri parseli olduğundan ve İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğundan, konuya ilişkin İSKİ görüşünün iletilmesinin talep edildiği, Ümraniye
Belediye Başkanlığının 01.05.2008 tarih ve sayılı yazısı eki 01.04.2008 tarih ve sayılı İSKİ görüş yazısında; söz konusu ve parseller üzerinde yapılaşma yapılıp yapılamayacağının sorulduğu, İSKİ tarafından Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
27.03.1997 tarih ve sayılı kararı ile tescil edildiğinden Koruma Bölge Kurulundan
görüş alınması gerektiğinin belirtildiği,
.
2.1.8) İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
26.03.2010 tarih ve sayılı kararı ile; “… ada, e: y: parsele ilişkin
22.10.2009 gün sayılı İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü raporunda belirtildiği
şekliyle Valide Atik Memba suyu alanındaki parselde bir buluntuya rastlanılmadığı, ancak söz konusu parselde yapılaşma aşamasında temel kazısının İstanbul Arkeoloji Müdürlüğü kontrolünde yapılması şartıyla yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre yapılabileceği…” yönünde şartlı olarak olumlu görüş verildiği,
2.1.9) Kurul’un bu kararı üzerine, İSKİ Genel Müdürlüğünün 28.04.2010 tarih ve
sayılı yazısında; ada, parselin memba alanı (su toplama alanı) olması ve halen parselden su alınması nedeniyle İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulunun 26.03.2010 tarih ve sayılı kararının yeniden değerlendirilmesinin istenildiği; ancak İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulunun 28.06.2010 tarih ve sayılı kararı ile; “… ada, y:
parsele ilişkin Kurulumuzun 26.03.2010 gün sayılı kararının geçerli olduğuna, İSKİ
Genel Müdürlüğünce bu parselde farklı kullanım amacına yönelik plan tadilatı sunulması halinde konunun değerlendirilebileceği…” şeklinde cevap verildiği,
2.1.10) İSKİ Genel Müdürlüğünün Ümraniye Belediyesi’ne hitaben yazdığı 03.01.2012 tarih
ve sayılı yazısında; parselin Atik Valide suyu memba ve galeri koruma alanı, parselin ise parselin devamında suyu ileten galeri koruma parseli olduğu; parselin mülkiyetinin idarelerine ait olduğu, parselin ise idareleri lehine irtifak hakkı bulunduğu belirtilerek; parsellerde bir kazı çalışması yapıldığının tespit edildiği, irtifak ve mülkiyet haklarının olması sebebi ile her türlü çalışma ile alakalı olarak idarelerinden izin alınması gerektiği ve bu sebeple yürütülmekte olan çalışmaların ivedilikle durdurulmasının istenildiği, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından ısrar edilmesi üzerine Ümraniye Belediye
Başkanlığının 16/01/2012 tarih ve sayılı yazısı ile parseldeki inşai faaliyet ile ilgili olarak yapı müteahhidinin yazılı olarak uyarıldığı, söz konusu yerin yapı ruhsatının her türlü yasal sorumluluk ve mükellefiyetlerin İSKİ Genel Müdürlüğüne ait olmak üzere iptal edilebileceğinin bildirildiği,
2.1.11) İSKİ Genel Müdürlüğünce eski parsel alanında yapılaşmaya izin verilmesi
durumunda halen akmakta olan Vakıf Atik Valide suyunun kesilmesi ve kirlenmesi söz konusu olduğundan eski: sayılı parsel alanının (memba ve galeri güzergâhının) imar planlarında “park veya yeşil alan” olarak ayrılması, imar hakkının eski: parsel alanlarında kullanılmasının uygun görüldüğü; bunun üzerine inşaatı yapan firma tarafından parselde ruhsata dayalı olarak yapılan inşaatın durdurulmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenmesi üzerine İstanbul 10.
İdare Mahkemesinin 10.10.2012 tarih ve esas no, nolu kararında özetle; “…İdarelerin hukuka açıkça aykırı biçimde tesis ettikleri işlemleri her zaman geri alabilecekleri, bu kapsamda mevzuata aykırılığı açık olan yapı ruhsatlarının da verilen idarece geri alınabileceği muhakkak olup, yapı ruhsatı iptal edilmeden ya da ruhsat ve eklerine aykırılık düzenlenecek yapı tatil tutanağı ile ortaya konulmadan yapının durdurulması olanaklı değildir. V Numaralı Koruma Kurulunun 28.06.2010 tarih ve sayılı kararında İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Mahallesi, Sokak, pafta,
.
ada, sayılı parselde bodrum kat yapılmamak üzere koşulu ile inşaat izni verilmesi öngörüldüğü halde anılan kurul kararına aykırı olarak uyuşmazlık konusu taşınmaza bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği ve bu nedenle verilen yapı ruhsatının mevzuata aykırı olduğu görülmekle birlikte, söz konusu taşınmaza verilen yapı ruhsatı iptal edilmeden inşaatın durdurulması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde usul bakımından hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde kurul kararına aykırı işlem yapıldığının kabul edildiği; ancak usul açısından hukuka aykırılık olduğu için işlemin iptal edildiği; bu nedenle İSKİ
Genel Müdürlüğünce parseldeki inşaata verilen yapı ruhsatının iptal edilerek gereğinin yapılması istenmiştir.
2.1.12) İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik
Dairesi Başkanlığı, Ümraniye Belediye Başkanlığı, İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 10.12.2012 tarih ve sayılı yazısı ve ekleri incelendiğinde; İSKİ Genel Müdürlüğünce söz konusu parseldeki inşaat faaliyetine son verilerek İSKİ lehine irtifak hakkı bulunan alandaki işgalin kaldırılmasının istendiği,
2.1.13) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının
15.10.2012 tarih ve sayılı yazısında; İSKİ Genel Müdürlüğünce eski parsel
alanında yapılaşmaya izin verilmesi durumunda halen akmakta olan Vakıf Atik Valide suyunun kesilmesi ve kirlenmesi söz konusu olduğundan eski: parsel alanının (memba ve galeri güzergâhının) imar planlarında “park veya yeşil alan” olarak ayrılması, imar hakkının eski: parsel alanlarında kullanılması, bu doğrultuda imar planı yapılması talep edilmiştir.
2.1.14) İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
07.06.2013 tarih ve sayılı kararı ile; ”… ada, y: (eski ) parsele ilişkin
sunulan plan değişikliği teklifinin 2863 sayılı Yasa açısından uygun olduğu…” şeklinde İSKİ tarafından sunulan teklifin uygun bulunduğu yönünde karar verildiği, ada, parsele ilişkin İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
26.03.2010 tarih ve sayılı kararı ile mer-i imar plan şartlarına göre inşaat
yapılabileceğine karar verildiği, fakat bodrum kat yapılmamak üzere inşaat izni verilmesine rağmen kurul kararına aykırı olarak bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği İstanbul 10. İdare Mahkemesinin esas no, nolu kararından anlaşıldığı,
2.1.15) ada, parsel sayılı taşınmazın dosyasında yapılan incelemede;
İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi üzerinde kaldığından parselin tescil edildiği, İSKİ Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığının 10.10.2017 tarih ve sayılı yazısında; ”…söz konusu parsel tescilli tarihi Vakıf Galeri Atik Valide Suyu memba yeraltı galeri parselidir.
Bu sebeple ada, parselde yapılacak projenin, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ve İstanbul V
Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 18.02.2016 tarih ve sayılı
.
kararı doğrultusunda yapılacak projenin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporun İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulması akabinde verilecek karar doğrultusunda idaremiz görüşü bildirilecektir.” denildiği,
2.1.16) İSKİ Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığının
10.10.2017 tarih ve sayılı yazısında; “…her türlü yapılaşmaya ilişkin avan
projeler onaylanmak üzere ve tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte
Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kuruluna götürülecektir. Alınacak Kurul kararı sonrası İSKİ Genel Müdürlüğünden tekrar görüş alınmadan uygulama yapılamaz.” şeklinde Kurul’un görüşünün alınmasının istenildiği,
2.1.17) Ümraniye Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 04.03.2019 tarih ve
sayılı yazısında; İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile galeri parseli olarak tescil edilen parsele ilişkin hazırlanan projenin imar yönetmeliği hükümlerince onaylandığını belirtilerek incelenmesini talep ettiği,
2.1.18) İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18.04.2019 tarih
ve sayılı kararı ile; ”… ada, parsele ilişkin sunulan projede; vaziyet planında
Atik Valide Su Hattı geçişinin net olarak ifade edilmemesinden dolayı uygun olmadığına, tescilli su hattına ait imar planı ve jeoradar araştırma raporu verilerinin vaziyet planına işlenerek hazırlanacak projenin iletilmesi…” yönünde karar verdiği,
2.1.19) ada, parsele ilişkin ilgili belediyesince imar mevzuatına uygun görüşü ile
iletilen yeni yapı mimari projenin Koruma Bölge Kurulunca değerlendirildiği ve uygun bulunmadığının anlaşıldığı ve halihazırda 2 parsel üzerinde bulunan yapıya ilişkin ise dosyasında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı,
2.1.20) ada, parsel sayılı taşınmazın dosyasında yapılan incelemede;
İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi üzerinde kaldığından parselin tescil edildiği, Bölge Müdürlünün Ümraniye Belediyesi’ne yazdığı 06.12.2016 tarih ve sayılı yazısında; ada, parselde izinsiz inşai uygulama yapıldığına dair telefon ihbarı yapıldığı, izinsiz uygulama var ise durdurularak konuya ilişkin bilgi verilmesi istenildiği, Ümraniye Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol
Müdürlüğünün 21.12.2016 tarih ve sayılı yazısında; ada, parselde herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı ve boş arsa olduğunun bildirildiği,
2.1.21) ada, ve parsel sayılı taşınmazların dosyasında yapılan
incelemede; İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
08.07.1997 tarih ve sayılı Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı Galerisi
üzerinde kaldığından kararı ile ve parselin tescil edildiği, İSKİ Genel Müdürlüğünün
01.06.2011 tarih ve sayılı yazısında; parsel üzerinde hafriyat ve inşaat çalışması
yapıldığının görüldüğü, eğimli parsel üzerinde tesviye ve duvar yapıldığının tespit edildiği, konunun incelenmesi ve gerekli çalışmanın yapılmasının istenildiği, Ümraniye Belediye
Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 02.04.2019 tarih ve sayılı yazısında; İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile tescil edilen parsellerdeki işgallerin kaldırıldığının bildirildiği,
2.1.22) 1054 ada, 36 parsel sayılı taşınmazın dosyasında yapılan incelemede;
İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, 1054 ada, 36 parsel sayılı taşınmazın Atik Valide Sultan Vakıf
Memba Suyu Yeraltı Galerisinin tabii zemini üzerinde yer alan parsellerden olduğundan
İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, Ümraniye Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Müdürlüğünün 24.08.2009 tarih ve sayılı yazısı ile, Vakıf Atik Valide Memba Suyu galerisi sebebi ile 221 sayılı yasa gereği bedelsiz olarak İSKİ adına tescil edildiği, parselden herhangi bir galerinin geçmediği, bu yerin galeri himaye sahası olduğu, arazide galeri veya galeri suyu bulunmadığı, dolayısıyla
221 sayılı kanun ruhuna uygun durumların ortadan kalktığı, eski maliklerin mağdur
olduğunun ifade edildiği, İSKİ Genel Müdürlüğünün 02.10.2009 tarih ve sayılı yazısı ile ada, parselin eski maliklerine devredilmek üzere bedelsiz olarak yada uygun bedelle Ümraniye Belediye başkanlığına devrinin talep edildiği, ada, parselin
Ümraniye Belediye başkanlığına devrinin yapılabilmesi için izin verilmesinin istendiği, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 18.05.2010 tarih ve sayılı yazısı ile yapılacak uygulamalar öncesi ilgili koruma bölge kurulundan izin alınması ve bu hususta tapu kaydına şerh düşülmesi koşuluyla ada, parsel numaralı taşınmazın eski maliklerine devredilmek üzere Ümraniye Belediyesi Başkanlığına devrinde sakınca bulunmadığının bildirildiği, İSKİ Genel Müdürlüğünün 02.02.2015 tarih ve sayılı yazısı ile, ada, parsel sayılı taşımazın tapu kaydının iptaline davacılar adına tescili ve İSKİ lehine de irtifak hakkı tesisine yönelik açılan davanın kabulüne karar verildiği, Mahkeme kararının kesinleştiğinin bildirildiği,
2.1.23) Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2013 tarih ve Esas nolu,
Karar nolu kararı ile İSKİ adına olan tapu kaydının iptaline, eski maliklerinin mirasçıları adına tapuya tesciline, parsel üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı tesisine karar verildiği, ilgilisinin 26.07.2017 tarih ve evrak kayıt numaralı başvurusu ile, ada, ve parsellerin kiralanması hususunda görüş talep edilmiş olup, 11.08.2017 tarih ve sayılı yazımız ile kiralanmasında sakınca bulunmadığının bildirildiği,
2.1.24) Bu kapsamda; İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun
08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ile sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli
kültür varlığı olarak tescil edilen ada, parsel sayılı taşınmaza ilişkin İstanbul II
Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararı ve İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 18.02.2016 tarih ve sayılı kararları incelendiğinde, tabii zemin altında bodrum kat yapılmamak ve tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik rapor ile birlikte imar mevzuatı açısından ilgili belediyesince incelenerek uygundur görüşüyle birlikte iletilecek yeni yapı projelerinin
Koruma Bölge Kurulunca değerlendirileceği, parsel üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğundan, İSKİ Genel Müdürlüğünden de görüş alınması gerektiğinin anlaşıldığı,
2.2) İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 21/06/2019 tarih ve
sayılı yazısı ekinde yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinden;
2.2.1) Ümraniye İlçesi, Mahallesi; Pafta, Ada, sayılı parsel Vakıf
Atikvalide Suyolları’na ait galeri parseli olduğu, Vakıf Atikvalide Suyolu 1582-1583 yıllarında Atikvalide Nurbanu Valide Sultan tarafından Üsküdar bölgesindeki Cami, medrese, imaret mektebi, hamam gibi birçok hayır kuruluşunun suyunu temin etmek maksadı ile Mimar Sinan’a yaptırıldığı,
2.2.2) Vakıf Atikvalide Suyunun sistem olarak kaynağından alınarak galeri + boru vasıtasıyla
çeşmelere cazibe akışı ile akıtıldığı, bu sistemin Roma, Bizans, Osmanlılar döneminde uygulanan sistem olduğu, Vakıf Atikvalide Su Sisteminde 19 adet memba alanı bulunduğu, Vakıf Atikvalide Suyolunun yapıldığı yıllardaki debisinin 676 m³/gün olduğunun bilindiği, Büyük Çamlıca, Çakaldağı sırtları ve Ümraniye kolundan oluşan suyolu; memba alanı su toplama ve iletim galerisi ile çeşitli çap cins borulardan oluştuğu, toplam uzunluğunun 500 metresi menba alanı su toplama ve iletme galerisi olmak üzere 19.000 metre uzunluğunda olduğu,
2.2.3) Vakıf Atikvalide Suyu’na ait memba, galeri ve boru parsellerinin Ümraniye ve
Üsküdar İlçelerinde bulunduğu, parsellerin (memba, galeri ve boru parselleri) büyük bir kısmının İSKİ mülkiyetinde olduğu, Şöyle ki;
2.2.4) Bahse konu; Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, nolu parsel;
ada eski parsel numarası ile 527,50 m² olarak müseccel iken içinden Sular İdaresine ait su isale hattının geçmesi sebebiyle; Üsküdar Asliye I. Hukuk Hâkimliğinin 03.07.1970 tarih ve esas ve karar sayılı ilamı ile 221 Sayılı Kanuna tevfikan hükmen ve ifrazen 277,00 m² yüzölçümü olarak, İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğü adına tapu kütüğüne tesciline karar verildiği,
2.2.5) Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, nolu parselin 16.01.1971
tarih, yevmiye nosu ve Hükmen-ifraz-istimlak edinme sebebiyle İstanbul Sular İdaresi
Genel Müdürlüğü adına tapu kütüğüne tescil edildiği, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk
Mahkemesinin Esas, Karar ve 26/03/2013 Karar tarihli mahkeme kararı ile; “….. Bu parsel üzerinde davalı İSKİ lehine irtifak hakkı tesisine;…..” hükmü verildiği ve kesinleştiği, daha sonra Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, nolu parsel; 277,00 m² yüzölçümü, Arsa vasfı, 01.12.2014 Yevmiye tarihi, Yevmiye nosu ile; : oğlu, : kızı, oğlu, : kızı, : oğlu adlarına tapu kütüğüne malik olarak tescil edildiği ve “ Tamamı üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı vardır.” şeklinde açıklama dercedildiği,
2.2.6) Şikâyetçinin söz konusu parseli alırken bu vakıfsu ve irtifak durumunu bilerek
aldığının anlaşıldığı, ada, ve nolu parseller 1/1000 ölçekli imar planında konut alanında kalmasına rağmen yapılaşma izni verilmemesinin hukuki ve teknik gerekçeleri olarak, söz konusu parselin galeri parseli olması ve membadan itibaren suyu ileten aynı zamanda suyu toplayan özelliğe sahip bulunması, memba ve galeri parsellerinde açık ve derin
kazı yapılması, su toplama sistemini tahrip edebileceğinden teknik olarak izin verilmediği, söz konusu parsel ile alakalı olarak yazı ekinde yer alan ve 2018 yılında Fatih Sultan Mehmet
Vakıf Üniversitesine ayrıntılı olarak Teknik Rapor hazırlatıldığı, ağustos 2018 tarihi itiabariyle 42 sayfadan oluşan Raporda Atik Valide Su Yolunun tarihi, mülkiyet durumu, ilgili mevzuat hükümler doğrultusunda detaylı bir araştırma yapıldığı, bu araştırmalar neticesinde genel, mevzuata ilişkin ve teknik sonuçlara ulaşıldığı, bu sonuçlar temelinde özetle galerinin parselden geçtiği ve kılçık sistemli bir galeri olduğu, nolu parseldeki galerinin toplama-taşıma(sızma) galerisi olduğundan aynı zamanda galerinin memba özelliği bulunduğu, Vakıf Atikvalide Su sisteminin bir bütün halinde işlevini sürdürerek korunabileceği, 2863 sayılı kanuna göre taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında koruma, muhafaza, bakım, onarım ve restorasyonu içerdiğinden parsele bina yapıldığında bunların bakım ve onarımlarının yapılmasının mümkün olmadığı hususlarının belirtildiği,
2.2.7) Şikâyetçinin iddiaları arasında bulunan, İSKİ Genel Müdürlüğünün 18/09/2017 tarihli
yazısında bahse konu edilen ve yazı ekinde uydu görüntüleri şeklinde sunulan; Ümraniye
İlçesi, pafta, ada, ve nolu parseller ile imar durumu aynı olan parsellerden; nolu parselde idarelerince yapılaşmaya izin verilmediği, inşaatın başlamasından itibaren durdurulmasıyla alakalı olarak ilgili tüm kurumlara durumun bildirildiği, nihayetinde dava konusu olduğu,
2.2.8) 91 parsel ile ilgili Ümraniye Belediyesi tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü’ne yazılan
13/06/2006 tarih ve sayılı yazı ile eski hali ve parsel iken tevhit edilip edilmeyeceğine ilişkin görüşü sorulması üzerine, İSKİ Genel Müdürlüğünün 24/07/2006 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile“…bu aşamada nolu parselin üzerindeki idaremize ait irtifak hakkının saklı kalması ve galeri güzergâhının aynen korunması şartıyla komşu ve parsellerle tevhit edilmesinde herhangi bir sakınca görülmemektedir.” şeklinde görüş beyan edildiği,
2.2.9) Bu yazının üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra Ümraniye Belediyesi bu sefer
15/02/2008 tarih ve sayılı yazı ile e: ve parseller üzerinde yapılaşma yapılıp yapılamayacağı şeklinde görüş sorması üzerine İSKİ Genel Müdürlüğünün 01/04/2008 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile 24/07/2006 tarih ve sayılı yazısında belirttiği görüşünün halen geçerli olduğu, “… Vakıf Atik Valide Menba Suyu, İstanbul II Numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 27/03/1997 gün ve sayılı kararı ile tescil edilmiş olup, tescilli parsellerde ve bu parsellere bitişik parsellerde her türlü yapılaşmaların 1984tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı doğrultusunda bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygulama yapılabilir denilmektedir. Dolayısıyla Koruma
Kurulu’nca tasdik edilen parsellerdeki imar durumu hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu’ndan görüş alınmalıdır” şeklinde cevap verildiği,
2.2.10) İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Ümraniye Belediye Başkanlığı’na 03/01/2012
tarih ve sayılı, 14/01/2012 tarih ve sayılı yazılar ile ve parsellerde yerinde yapılan incelemelerde kazı ve inşaat çalışması yapıldığının tespit edildiği, her iki parselde de irtifak ve mülkiyet hakkı bulunduğu gerekçesiyle İSKİ’den izin alınması
gerektiği için yürütülmekte olan çalışmaların ivedilikle durdurulmasının istenildiği, 91 parsel üzerinde başlanan inşaatı yapan Tic. Ltd. Şti. tarafından
İstanbul 10. İdare Mahkemesinde inşaatın durdurulması nedeniyle dava açıldığı, 10. İdare
Mahkemesinin 10/10/2012 tarih ve , sayılı ilamında şikayetçi firma tarafından “… İSKİ Genel Müdürlüğünün 24/07/2006 tarihli yazısıyla parsellerin tevhidiyle inşaatın başlamasının mümkün hale geldiği, inşai faaliyete izin verildikten sonra inşaatın durdurulmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı iddialarıyla” iptalinin istenildiği, Mahkeme tarafından “…İdarelerin hukuka açıkça aykırı biçimde tesis ettikleri işlemleri her zaman geri alabilecekleri, bu kapsamda mevzuata aykırılığı açık olan yapı ruhsatlarının da verilen idarece geri alınabileceği muhakkak olup, yapı ruhsatı iptal edilmeden ya da ruhsat ve eklerine aykırılık düzenlenecek yapı tatil tutanağı ile ortaya konulmadan yapının durdurulması olanaklı değildir. V Numaralı Koruma Kurulunun 28.06.2010 tarih ve sayılı kararında İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Mahallesi, Sokak, pafta, ada, sayılı parselde bodrum kat yapılmamak üzere koşulu ile inşaat izni verilmesi öngörüldüğü halde anılan kurul kararına aykırı olarak uyuşmazlık konusu taşınmaza bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği ve bu nedenle verilen yapı ruhsatının mevzuata aykırı olduğu görülmekle birlikte, söz konusu taşınmaza verilen yapı ruhsatı iptal edilmeden inşaatın durdurulması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde usul bakımından hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde karar verildiği,
2.2.11) Mahkeme kararı üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, Ümraniye Belediye Başkanlığı, İstanbul V
Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne hitaben yazılan
10.12.2012 tarih ve sayılı yazısı ile İstanbul 10. İDARE MAHKEMESİ’ nin
nolu kararına istinaden idareleri lehine irtifak hakkı bulunan söz konusu 91 parseldeki inşaata verilen yapı ruhsatının iptal edilerek gereğinin yapılması hususunda gereği için yazı yazıldığı, yine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na (İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı) yazılan 25/12/2012 tarih ve sayılı yazı ile lehlerine tesis edilen irtifak hakkının oluşan yeni 91 parsel de uygulanarak irtifak hakkının korunması gerektiği, ayrıca parselde idarelerinden izin alınmadan yapılan inşaatın yapı ruhsatının iptal edilmesi hususu ile ilgili kurumlara bildirim yapıldığı konusunda bilgi verildiği,
2.2.12) 91 parsel üzerinde bina yapan Tic. Ltd. Şti.
tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü’ne (Plan Proje Dairesi Başkanlığı) yazılan 04/07/2014 tarihli dilekçe ile Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun kararları doğrultusunda inşaatlarının yasal olduğunu belirterek, “… Ümraniye Belediye Başkanlığından alınan 2011/23094 nolu yapı ruhsatı ve onaylı kot-kesit belgesinden anlaşılacağı üzere üst yol kotu ile alt yol tabii zemin arasındaki ortalama kot farkı 4,75 m’dir. İlgi (a) yazı ile alınan görüş doğrultusunda sadece yapının statik dengesinin sağlanması amacıyla, alt yol kotu olan tabii zeminden ancak bina temelinin gömülebileceği kadar yaklaşık 150 cm derinlikte temel kazısı yapılarak imalatı tamamlanan inşaat iskân alma aşamasına gelmiştir. Yapı İskân belgesinin düzenlenebilmesi için ilgili belediyesi tarafından kurum görüşünüz istenilmektedir. Söz konusu parselin İstanbul II nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ve
.
üzerinde inşa edilmiş olan yapının mevcut durumu (temel altı kotu) dikkate alınarak yapı iskân belgesinin düzenlenmesi için idarenizce uygunluk yazısının verilmesi…” yönünde talepte bulunulduğu,
2.2.13) Bu talep üzerine Plan Proje Dairesi Başkanlığı (Vakıf Sular Müdürlüğü) tarafından
İSKİ Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nden hukuki görüş sorulması üzerine 20/11/2014 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “… Ümraniye Belediyesi’nin ruhsatı iptal etmeden inşaatın durdurulmasına ilişkin işlemi, İdare mahkemesince iptal edilmiş olsa da bu inşaat ruhsatının plan ve kurul kararına uygun düzenlendiği sonucunu doğurmaz. Bu itibarla; Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu kararına aykırı olarak düzenlenen yapı ruhsatına göre inşa edilmiş yapıya yapı kullanma izin belgesi verilmesi konusunda İdaremizce uygun görüş verilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir.” şeklinde istişari görüşte bulunulduğu, son olarak İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Ümraniye Belediye Başkanlığı’na yazılan 08/10/2015 tarih ve sayılı yazıda “… İdaremiz lehine irtifak hakkı bulunan Ümraniye
İlçesi, Mahallesi, ada, parseldeki yapıyla alakalı uygunluk yazısı talebi gerek mülkiyet gerekse hukuki yönden değerlendirilmiş olup söz konusu talep uygun görülmemiştir.” şeklinde cevap verildiği,
2.2.14) ada, ve nolu parsellerde bulunan yapılar ile ilgili yıkım kararları
bulunduğu ve bunların ekte sunulduğu, ve sayılı parsellerde ise işgalli yapı bulunmadığı, 2 parselin tapuda, oğlu ve oğlu adına kayıtlı olduğu, TEK Genel Müdürlüğü ile birlikte, mahkeme kararı ile İSKİ Genel
Müdürlüğü lehine irtifak hakkı bulunduğu, parsel oğlu adına kayıtlı olduğu, İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğu, ayrıca TEK A.Ş. lehine irtifak hakkı bulunduğu, taşınmaz adına kayıtlı olan tarafından taşınmaz üzerine bina yapılması üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Üsküdar Asliye 2. Hukuk
Mahkemesinin 29/12/1998 tarih ve sayılı kararı ile “… pafta, ada, parsele yapmış olduğu, haksız müdahalenin önlenmesine, davalıya ait binanın taşkın kısmının Tevhitli Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin sayılı dosyasında istenilen ecrimisil talebinin kısmen kabulüne…” şeklinde hükme varıldığı ve daha sonradan parsel sahibi tarafından Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08/02/2005 tarih ve sayılı ilamı ile “… özellikle davalının kayden davacıya ait bulunan çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın inşaat yapmak suretiyle el attığı saptandığına, olayda davalı yararına Türk Medeni Kanununun 725. maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşıldığına göre, tarafların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına…” karar verildiği,
2.2.15) İdarece 2014-2015-2016 yıllarında Atikvalide Suyu memba alanlarının su
potansiyelinin belirlenip geliştirme imkânlarının araştırılarak; hangi derinlikte, ne miktarda ve ne kalitede kaynağın bulunduğunun tespit edilmesiyle alakalı olarak çalışma yaptırıldığı, yazı ekinde sunulan paftada görüleceği üzere 19 adet memba alanında yeraltı suyu gözlem kuyusu açıldığı, bu çalışmada bulunan değerler Vakıf Atikvalide Su Sistemindeki memba alanları ve galerilerdeki yeraltı suyunun varlığı ve değerlendirilebilirliği açısından önemli olduğu, çalışma sonucunda hazırlanan ve yazı ekinde sunulan “Hidrolojik ve Hidrojeolojik
Rapor” da yer alan “Atikvalide Suyu Hidrojeolojik Harita” da görüleceği üzere memba alanlarının, galerilerin, galeri parsellerinin olduğu alanlar hidrojeolojik etüt çalışmalarına göre geçirimli veya yarı geçirimli hidrojeolojik yapıda olan alanlar olduğu, bu durumun galerilerin sadece suyu ileten hattın geçtiği bir iletim hattı niteliğinde değil, aynı zamanda geçirimli ortamdan su toplama işlevine de sahip olduğunu gösterdiği,
2.2.16) Vakıf Atikvalide Suyolu üzerinde bulunan İdare adına kayıtlı parsellerin devri veya
İdareleri adına irtifak hakkı bulunan parsellerde herhangi bir sebeple yapılaşma izni verilmesi durumunda ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nca “Korunması Gerekli Taşınmaz
Kültür Varlığı” olarak tescillenen su yolunun bütünlüğünün bozulmasının kaçınılmaz olacağı, tarihi su yolunun memba alanlarında ve galeri güzergâhlarındaki yapılaşmaların veya tarihi su yolu sisteminin bir bölümünün bugün itibariyle atıl olmasının, Kültür
Varlıklarını Koruma Kurulu’nca tescilli güzergâhın yapılaşmaya açılması gerektiği anlamını taşımadığı ve tescilli su yolunun geçtiği parsellerden herhangi birinde veya bir kaçında yapılaşmaya izin verilmesi durumunda su yolunun yapı temeli altında kalması nedeniyle mevcut haliyle olan bütünlüğünün bozulacağı ve bu parsellerde İdare adına tesis edilecek irtifak haklarının da fonksiyonel olarak bir anlamı kalmayacağı,
2.2.17) Kadimden bu yana Vakıf Su Yolu olan alanlarda bulunan ada, nolu parselin
mülkiyette bidayette İSKİ’ye ait iken mahkeme kararı ile irtifak hakkına dönüştürüldüğü, bu irtifak hakkı da ayni bir hak olması tapu kayıtlarında yer alması ve hem önceki hem de sonraki maliklerce biliniyor olması münasebetiyle, 36 parsel için idarelerince ayrıca bir kez daha kamulaştırma çalışması yapılmasına gerek bulunmadığı,
2.2.18) ada, nolu parselin tescilli galeri parseli olup, 1582 yılında Mimar Sinan
tarafından yapıldığı, günümüze kadar işlevini koruduğu, halen galerinin içerisinde su toplanması ve su akışı bulunmakta olan bu su hattı devamındaki Atatürk Çeşmesi’ni beslediği, bu ve benzer galeriler vasıtasıyla sadece Atikvalide Suyollarından beslenen 52 adet çeşme bulunmakta olup İstanbul genelinde yaklaşık 1200 adet tarihi çeşme bu ve benzeri hatlarla beslendiği, 2.3)Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden T.C. Ümraniye Belediye
Başkanlığının ( İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ) 05/07/2019 tarih ve cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden;
2.3.1) Söz konusu ve parselin, 13.02.1998-15.03.1999-17.04.2012-18.11.2012-
15.05.2015-16.02.2016 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli Ümraniye Revizyon Uygulama İmar
Planına göre; İkiz Nizam, H=5 kat irtifalı, ön bahçe:5.00 mt, arka bahçe:3.00 mt, yan bahçe: 3.00 mt yapılanma şartlarına sahip KONUT ALANI’nda, kaldığı, plan notlarına göre; bina derinliğinin 15.00 mt.’yi geçemeyeceği,
2.3.2) Bahse konu parsellerden 36 nolu parselin; Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul II
numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 27.03.1997 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Atik Valide Sultan Vakıf
Memba Suyu Yer altı galerisinin tabii zemin üzerinde yer alan galeri parseli, 37 nolu parselin ise galeri koruma parseli olduğu,
2.3.3) İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 08.07.1997
tarihinde 4529 sayı ile almış olduğu karar; “…Tescilli parsellerde ve galeri koruma parsellerindeki her türlü yapılaşmaların 1984 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye
Uygulama İmar Planı doğrultusunda geliştirilen ve onaylanarak bir örneği ekte gönderilen 1/1000 ölçekli öneri planda belirtildiği şekilde, galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygun bulunduğuna ve projelerinin Kurulumuza getirilmesine, imar planı değişikliği halinde tüm güzergah ve yakın çevresi için yeniden Kurulumuz kararının alınmasının zorunlu olduğuna karar verildi.” şeklinde olduğu,
2.3.4) Ayrıca İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun
18/02/2016 tarih, 3405 sayılı kararında “İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Atik Valide sultan
Vakıf Memba Suyu Yer Altı Galerisi’ne ilişkin olarak Ümraniye Belediyesi’nin sunduğu bilgi paftası doğrultusunda galeri ve koruma parsellerine ilişkin plan değişikliği çalışmalarının yapılmasına, yeni plan yapılıncaya kadar İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları
Koruma Kurulu’nun 08.07.1997 tarih ve 4529 sayılı kararının geçerli olduğuna, ancak bu kurul kararı doğrultusunda galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte sunulmasına karar verildi ” denildiği,
2.3.5) TAKBİS sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, 36 nolu parselin üzerinde İSKİ lehine
irtifak hakkı bulunduğu görülmüş olup, 13.02.1998/15.03.1999/17.04.2012/18.11.2012/15.05.2015 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli
Ümraniye Revizyon Uygulama İmar Plan Notlarındaki 35.1. maddesine göre; “Yol, yeşil yapı adalarında kalan ve isale hattı güzergahında imar uygulaması ancak İSKİ görüşü alındıktan sonra yapılacaktır.” açıklamasının yer aldığı, galeri parseli olan parsel ile galeri koruma parseli olan parselin, imar istikametinde KONUT lejantında kaldığı,
2.3.6) Mer-i Uygulama İmar Planına göre parsel sıralaması ve ararzi kotları açısından
uygulama yapılabilmesi için ve nolu parsellerin tevhit edilmesi gerektiği ve parsel malikinin de tevhit işlemi yapılması doğrultusunda talebi bulunduğu, buna göre; İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı kararında belirtildiği üzere galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ve İstanbul V numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun
18.02.2016 tarih, sayılı kararına göre galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma
projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte Kurul’a sunularak galeri parseli olan parsel ile galeri koruma parseli olan parselin tevhit edilerek uygulama yapılmasında uygulamaya esas teşkil edecek şekilde İSKİ’ye görüş sordukları, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün görüş yazısında “ İstanbul V numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 18.02.2016 tarih, sayılı kararı doğrultusunda İdaremiz uhdesinde 1054 adanın farklı parsellerinde Jeoradar çalışmaları yapılmış olup, çalışmalara devam edilmektedir. Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, parselde yapılan çalışma tamamlanmış olup hazırlanan raporda ada parseldeki galerinin toplama-taşıma(sızma) galerisi olduğu ve bu galerinin aktif olarak suyu depolayıp ilettiği çevresindeki parsellerde yer alan su toplama galerileri memba alanı olarak değerlendirildiğinde yapılaşmaya uygun olmadığı hususları
yer almaktadır. Bu sebeple; Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, ve parsellerin tevhit edilerek uygulama yapılması talebi uygun bulunmamaktadır.” denildiği için bu görüş yazısı doğrultusunda mer-i plana göre tevhiden imar durumunun düzenlenemediği,
2.3.7) İlgili Mevzuat hükümleri dikkate alınarak “Korunması Gerekli Kültür Varlığı” ile ilgili
imar planında konut, ticaret alanı vb. durumda kalan taşınmazlar ile ilgili yapılaşma izni verilmesinde; öncelikle parsel malikinin imar durum belgesi düzenlenmesine ilişkin başvurusu alındığı, başvuruda bulunulan parselin “Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen galeri parseli” veya galeri parseline bitişik durumda olan “galeri koruma parseli” olması gibi iki farklı durum ortaya çıktığı, galeri parsellerinde, bazı durumlarda şahıs mülkiyetindeki parselde İSKİ lehine daimi irtifak hakkı bulunabildiği gibi bazı durumlarda ise galeri parseli İSKİ adına kayıtlı olabildiği, galeri koruma parsellerinin ise genellikle gerçek veya tüzel kişilere ait olduğu,
2.3.8) 221 sayılı yasa gereği bedelsiz olarak İSKİ adına tescil edilen Atik Valide Sultan Vakıf
Memba Suyu Yer altı galeri güzergahının imar adalarını yatay yada dikey olarak kesmesi neticesinde ortaya çıkan parselasyon durumuna, parsellerin konumuna, kotuna, yoldan mahreç alıp almama, plan ve yönetmelik koşullarına göre minimum yapılanma durumuna göre meri plan koşullarında konut veya ticaret alanı lejantında kalan galeri ve galeri koruma parsellerin tevhidi gerekebildiği, bu gibi hallerde gerek İSKİ lehine irtifak hakkı bulunması gerekse ilgili parselin İSKİ adına tescilli bulunması hallerinde plana göre imarlı kısımların yapılaşabilmesi için İSKİ Genel Müdürlüğünden tevhit işleminin yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş sorulduğu, şayet tevhit konusundaki İSKİ görüşü olumsuz ve plan gereği tevhit işlemi de zorunlu ise, parsel malikine İSKİ’nin tevhide ilişkin verdiği olumsuz görüş nedeniyle tevhiden imar durum belgesi tanzim edilemediği yazısı ile bilgilendirmede bulunulduğu, tevhit zorunluluğunun bulunmadığı durumlarda yada galeri koruma parseli olup plana göre tek başına yapılaşmasına imkan bulunan parsellerde ise; İstanbul II numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun ve İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulunun yukarıda bahsedilen kararları mucibince galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ve galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte kurula sunulması ve İSKİ Genel Müdürlüğü’nden uygunluk görüşü alınması şartıyla imar durum belgesi tanzim edildiği, düzenlenen bu imar durum belgesine istinaden her türlü yapılaşmaya ilişkin teklif Avan projeler onaylanmak üzere Belediyelerine sunulduğu, meri plan ve yönetmelik hükümlerine ve Kurul kararlarına uygun olarak düzenlenmiş olan
Avan projeler belediyemizce onaylanarak kurulun istediği formatta ve gerekli diğer evrak ve dokümanla birlikte Kurul’un incelemesine gönderildiği, ayrıca İSKİ’den de uygunluk görüşü istenildiği, Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde parselde arkeoloji müdürlüğü gözetiminde kazı yapılabileceği, Kurul tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü inceleme ve araştırma neticesinde Kurul’un onayına sunulan avan proje uygun değilse gerekli düzeltmelerin yapılması istenebildiği gibi şayet sunulan avan projeler uygun ise ve İSKİ’nin de olumlu görüşüne müteakip parselde uygulama yapılabileceğine ilişkin gerekli Kurul
Kararı alınarak belediyelerine gönderildiği, alınan Kurul Kararına ve meri mevzuat
hükümlerine göre avan projeye uygun olarak düzenlenen uygulama projelerinin onayı ile birlikte yapı ruhsatı tanzim edildiği,
2.3.9) “Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olarak belirlenen taşınmazlar ile ilgili uygulama
imar planında konut veya ticaret alanı belirlenmesinin hukuki ve teknik olarak doğru olup olmadığı ile alakalı özet olarak; Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı tesisleri, İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 27.03.1997 tarihinde sayılı almış olduğu karar ile tescil edildiği, tescilin yapıldığı tarihte meriyette 1984 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Uygulama İmar Planının bulunduğu, akabinde yukarıda bahsedilen tasdik tarihli planın revizyonu olan 1/1000 ölçekli Ümraniye
Revizyon Uygulama İmar Planının 13.02.1998 tarihinde onaylandığı, bu plan paftalarının
İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 07/05/1998/4791 ve sayılı kararları ile uygun bulunduğuna karar verildiği, netice olarak Koruma
Kurulu, galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ve yapılacak projelerin Kurul’a sunulması şartıyla yapılaşmanın önünü açtığı,
2.3.10) Şikayetçinin iddiasında belirttiği, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 18.09.2017 tarihli
cevabi yazısında bahse konu edilen ve yazınız ekinde uydu görüntüleri şeklinde sunulan; Ümraniye İlçesi, pafta ada, ve parseller ile imar durumu aynı olan ve parsellerde tamamen veya kısmen yapılaşmaya izin verilmesinde yapılan hukuki ve teknik değerlendirmeler ile ilgili olarak; ada nolu parselin eski ve nolu parsellerin tevhidi sonucu oluştuğu, 24.07.2006 tarih sayılı İSKİ görüşünde; “… nolu parselin üzerindeki idaremize ait irtifak hakkının saklı kalması ve galeri güzergahının aynen korunması şartıyla komşu ve nolu parsellerle tevhit edilmesinde herhangi bir sakınca görülmemektedir.” denildiği, 01.04.2008 tarih sayılı İSKİ görüşünde; 24.07.2006 tarih sayılı İSKİ görüşünün hala geçerli olduğu ifade edilmiş olup “ Vakıf Atikvalide Memba Suyu, İstanbul II
Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 27.03.1997 gün ve sayılı kararı ile tescil edilmiş olup, Tescilli parsellerde ve bu parsellere bitişik parsellerde her türlü yapılaşmaların tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı doğrultusunda bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygulama yapılabilir denilmektedir. Dolayısıyla Koruma
Kurulunca tasdik edilen parsellerdeki imar durumu hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulundan görüş alınmalıdır.” denildiği, 24.11.2009 tarih sayılı İSKİ görüşünde; “ 2 parselin İSKİ Hizmet Alanında kalması idaremizce uygun görülmektedir.” denildiği, 27.03.2010 tarih sayılı İSKİ görüşünde; “24.11.2009 tarih sayılı
İSKİ görüşü 01.04.2008 tarih sayılı İSKİ görüşü, 24.07.2006 tarih sayılı İSKİ görüşü geçerliliklerini aynen korumaktadır” denildiği,
26.03.2010 tarih sayılı İstanbul V Numaralı KTVKK kararında; “… Valide Atik Memba
Suyu alanındaki parselde bir buluntuya rastlanmadığı, ancak söz konusu parselde yapılaşma aşamasında temel kazısının İstanbul Arkeoloji Müdürlüğü kontrolünde yapılması şartıyla yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre yapılabileceğine karar verildi.” denildiği,
28.06.2010 tarih sayılı İstanbul V Numaralı KTVKK Kararında; “ 08.07.1997 gün
sayılı II nolu KTVKK kararında, galeri güzergahında tabii zemin altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile inşai faaliyete izin verildiğine, ancak 26.03.2010 gün sayılı kurul
kararında mer-i plan şartlarına göre yapılması dendiğine, bahsi geçen yerin memba alanı olması ve halen parselden su alınması nedeniyle 26.03.2010 gün sayılı kararın yeniden değerlendirilmesine ilişkin İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 28.04.2010 tarih sayılı yazısı okundu, ekleri incelendi, raportörün 12.05.2010 gün sayılı raporu okundu, yapılan görüşmeler sonucunda; … Kurulumuzun 26.03.2010 tarih sayılı kararının geçerli olduğuna, İSKİ Genel Müdürlüğünce bu parselde farklı kullanım amacına yönelik plan tadilatı sunulması halinde konunun değerlendirilebileceğine oybirliği ile karar verildi” denildiği,
2.3.11) İstanbul V Numaralı KTVKK’nın 28.06.2010 tarih sayılı kararında; 26.03.2010
tarih sayılı kararın geçerli olduğu kararı alındığı, adı geçen 26.03.2010 tarih sayılı kararda da yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre yapılabileceğine dair karar alındığı görülmekle, bu kararlara istinaden 29.11.2011 tarih sayılı yapı ruhsatı verildiği, bahse konu yapı ruhsatında 2 bodrum + zemin + 4 normal kat olarak yapı ruhsatı verildiği, 14.08.2011 tarih sayılı yazı ile Arkeoloji Müzeleri
Müdürlüğünün denetiminde hafriyata başlanacağının belirtildiği ve 27.12.2011 tarihinde inşaat faaliyetlerine başlandığı,
2.3.12) İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 01.04.20018 tarih sayılı görüşünde
belirtildiği gibi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan görüş sorulmuş olup; İstanbul V numaralı KTVKK’nin 26.03.2010 tarih sayılı yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre yapılabileceğine dair kararına göre 29/11/2011 tarih, 2011/23094 sayılı yapı ruhsatı verildiği,
2.3.13) ada nolu parselde; 1984 tarihli Ümraniye İmar Planı kapsamında
uygulama yapıldığı, İSKİ Genel Müdürlüğünün 15.09.1988 tarih, sayılı yazısında ”2 sayılı parselin Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Esas, numaralı karar ve buna dair Yargıtay ilanı ile eski sahiplerine iade edilmesi nedeniyle anılan bu parsel üzerinde İdaremizin herhangi bir tasarruf hakkı kalmadığı…” denildiği, buna istinaden 2 nolu parsele 17.04.1989 tarih, sayılı temel, 05.06.1989 tarih, sayılı Temel Üstü
Ruhsatı, 13.06.2000 tarih, sayılı temdit ruhsatı ve 01.02.2001 tarih, sayılı kısmi yapı kullanma izin belgesi tanzim edildiği, akabinde 2 nolu parsel maliklerinin bu binayı yıkıp 1998 t.t Ümraniye Revizyon Uygulama İmar Planına göre yeniden inşaa etmek için talepte bulundukları,
2.3.14) ada parsel ile ilgili İSKİ Genel Müdürlüğünün 19.09.2006 tarih ve
sayılı yazısında; “2 parsel Vakıf Sular Müdürlüğü sorumluluğunda olan Atik
Valide Suyu Galeri tesisleri koruma bandında kalmakta olduğu ve ‘İSKİ Hizmet Alanı’ olarak korunması gerektiği…” yönünde görüş belirtildiği, yine 24.11.2009 tarih ( – sayılı yazısında “ pafta, ada, parsel idaremiz mülkiyetinde olmamasına rağmen II numaralı KTVKK tarafından tescil edilmiş olan Atik Valide Su
Sistemine ait memba alanı içerisinde kalmaktadır. Ayrıca ada, nolu parselde bulunan bacadan girildiğinde su gelirinin olduğu tespit edilmiş olup bahse konu parselin (2 parsel) İSKİ Hizmet Alanı’nda kalması İdaremizce uygun görülmektedir.” denildiği,
22.02.2010 tarih ve sayılı yazımız ile İSKİ’ye ada ve parsellerin birlikte
yeniden incelenerek yapılaşma izni verilip verilmeyeceği ve yapılaşma şartları hususunda uygulamaya esas teşkil edecek şekilde Kurum görüşünün bildirilmesi hususunun istenildiği,
27.03.2010 tarih ve sayılı İSKİ yazısında “ 24.11.2009 tarih ve sayılı İSKİ
yazısındaki görüşlerin geçerli olduğunun” belirtildiği,
2.3.15) İstanbul V numaralı KTVKK’nın 18.02.2016 tarih, sayılı kararı sonrası 2 nolu
parsel maliklerinin imar durum taleplerini yenilemesi üzerine İSKİ’ye yeniden görüş sorulduğu, İSKİ Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın
10.10.2017 tarih ve sayılı yazısında; “… söz konusu parsel tescilli tarihi Vakıf
Atikvalide Suyu memba yeraltı galeri parselidir. Bu sebeple ada parselde yapılacak projenin, İstanbul II numaralı KTVKK’nın 08.07.1997 tarih, sayılı kararı ve İstanbul
V numaralı KTVKK’nın 18.02.2016 tarih, sayılı kararı doğrultusunda yapılacak projenin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporun İstanbul V numaralı
KTVKK’ya sunulması akabinde verilecek karar doğrultusunda İdaremiz görüşü bildirilecektir.” denildiği, buna göre, belirtilen KTVKK kararları ve İSKİ Genel Müdürlüğü
Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın 10.10.2017 tarih ve sayılı yazısına istinaden; her türlü yapılaşmaya ilişkin avan projeler onaylanmak üzere ve tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı
İstanbul V numaralı KTVKK götürülmesi ve akabinde alınacak Kurul Kararı sonrası İSKİ
Genel Müdürlüğü’nden tekrar görüş alınması şartıyla 20.10.2017 tarih, ve sayılı İmar Durum Belgesi’nin düzenlendiği, nolu parsele 26.03.2018 tarih, sayılı
Avan Proje Onayı yapılarak, İSKİ ve İstanbul V numaralı KTVKK gönderildiği, İstanbul V numaralı KTVKK’nın 25.04.2018 tarih, sayılı yazısında “söz konusu parselde yapılacak uygulamaya ilişkin İSKİ uygun görüşünün, tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporunun ve diğer bazı dokümanların müdürlüklerine iletilmesinin” belirtildiği,
2.3.16) İSKİ Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın
30.04.2018 tarih ve sayılı yazısında; “ ada, sayılı parseller Vakıf
Atik Valide suyu memba alanı parselleri olup, memba alanından gelen sular 1054 ada, 36, 39, 42, 46, 49 sayılı parsellerden geçerek ada nolu parsele ulaşmaktadır. … Vakıf
Atik Valide Suyolu’nun geçtiği parsellerden herhangi birinde veya birkaçında yapılaşmaya izin verilmesi durumunda suyolu güzergahının yapı temeli altında kalması nedeniyle mevcut haliyle olan bütünlüğünün bozulması kaçınılmaz olacaktır. Bu sebeple ada parselin
Vakıf Atik Valide su sistemi içindeki konumu, suyolunun tescilli olması ve suyolu sisteminin bütünlüğünün korunabilmesi için tarafımıza gönderilen avan proje uygun bulunmamaktadır.
Ancak Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, nolu parselde yapılacak projenin, İstanbul II Numaralı KTVKK 08.07.1997 tarih, sayılı kararı ve İstanbul V numaralı KTVKK’nin 18.02.2016 tarih, sayılı kararı doğrultusunda yapılacak projenin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporun İstanbul V numaralı KTVKK’ye sunulması akabinde verilecek kararın İdaremize ulaşması durumunda bahse konu ada, parsel hakkında görüşümüz tekrar değerlendirilecektir.” şeklinde görüş belirtildiği, onaylanan avan proje ile birlikte Jeoradar (GPR) yöntemiyle yer altı araştırma raporu İstanbul
V numaralı KTVKK’ye sunulmuş olup, Kurul ve Ümraniye Belediyesi arasında yazışmaların devam ettiği,
2.3.17) ada nolu parsel üzerinde bulunan binaya ait ruhsat ve iskân
belgesine rastlanmamakla birlikte, Ümraniye’nin Belde Belediyesi olduğu yılına ait
Ümraniye Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nün 24.05.1978 tarih, sayılı yazısında Mah. pafta, ada parsel sayılı yerde tarafından yaptırılan inşaata 02.05.1978 tarih, / sayılı inşaat ruhsatı verildiğinin belirtilmekte olduğu, Ümraniye’nin Üsküdar İlçesine bağlı Şube Müdürlüğü olduğu döneme ait 2981 sayılı Yasa kapsamında başvuru belgelerinin bulunduğu ve sayılı imar şefliği yazısında Mah. parsel yede tarafından yapılan binanın 01.10.1983 tarihinden evvel tamamlandığının tespit edilmiş olduğu, 2981 sayılı yasaya göre yapı kullanma izin belgesi tanzim edilerek ilgilisine verildiğinin tespit edildiği,
2.3.18) İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 27.06.2015 tarih ve sayılı yazısında
tarafından Ümraniye İlçesi, Mahallesi pafta, ada, ve parsellerin tevhidinin talep edildiği, 31 sayılı parselin Vakıf Atikvalide Suyuna ait memba alanı parseli olup bahse konu parselin tamamı üzerinde İdareler lehine irtifak hakkı bulunduğu, ve sayılı parseller ile alakalı olarak idareleri aleyhine İstanbul İdare
Mahkemesi’nde esas sayı ile dava açıldığı, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2011 tarih ve sayılı ve 24.01.2014 tarih ve yazılarında Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, sayılı parselin Vakıf Atikvalide Suyu memba alanı olması dolayısıyla sayılı parsel ile tevhidinin uygun görülmediğinin, söz konusu memba alanı parselinde herhangi bir inşai faaliyet yapılmaması gerektiğinin, Ümraniye İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, parseldeki yapılaşma şartlarında ise geçerli imar planları ve Kurul kararına (08.07.1997 tarih, sayılı ve 21.07.2011 tarih, sayılı karar) göre işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği,
2.3.19) parsel Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulunun 27.03.1997 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu Yer Altı Galerisinin tabii zemin üzerinde yer alan “Galeri Parseli” olup, parsel yine aynı karar ile “Galeri
Koruma Parseli” olarak tescil edildiği, İstanbul V Numaralı KTVKK Müdürlüğü’nün
21.07.2011 tarih, sayılı Kurul Kararı “.. ve sayılı parsellerle ilgili olarak İstanbul
Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi 24.03.2011 tarih sayılı yazısında “… 31 ve 32 parsellerin tevhit edilmesi uygun görülmemektedir.” ibaresi doğrultusunda parsellerin tevhit işleminin uygun bulunmadığına; ancak parsellerin memba alanı dışında kalan bölümleri ile ilgili hazırlanacak teklif folyesinin İSKİ ile ilgili
Belediyesinin uygun görüşüyle gelmesi halinde yeniden değerlendirilebileceğine karar verildi.” şeklinde olduğu,
2.3.20) ve sayılı parseller ile alakalı olarak İSKİ Genel Müdürlüğü, Kültür ve
Turizm Bakanlığı ve Ümraniye Belediyesi aleyhine İstanbul İdare Mahkemesi’nde esas sayı ile dava açıldığı, Hukuk işleri Müdürlüğü’nün 22.07.2015 tarih ve sayılı yazısı ve ekinde yer alan İstanbul 1. İdare Mahkemesi Esas- Karar sayılı kararı ile “… Bu durumda davacılara ait taşınmazların Atik Valide Memba Suyu
güzergâhında kalması, bu sebeple korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olarak tescilli taşınmaz olması, taşınmazların tevhit edilmesi ve üzerindeki yapıların yıkılarak yeniden taşınmazlar üzerinde inşaat yapılması durumunda taşınmazların altında bulunan tarihi su yoluna zarar vereceği anlaşıldığından, davacıların söz konusu taşınmazların tevhit edilmesi talebinin reddine ilişkin davalı Ümraniye Belediyesi işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden İSKİ Genel Müdürlüğü’nün dava konusu işlemi ve İstanbul V nolu Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine …” karar verildiği bildirildiği,
2.3.21) ada – – nolu parseller; Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin
31/05/2007 tarih, esas, karar sayılı kararında, Mah. Pafta eski parselin sayılı yasa gereğince bedelsiz kamulaştırılması neticesi parselin 4 parçaya ayrıldığı, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas- Karar sayılı hükmü ile ve parsellerin Atik Valide Memba Suyunu Koruma adına İSKİ için tesciline, parselinde davacı adına kaydedildiğinin tespiti sonucunda, dava konusu olan Ümraniye
Mah. pafta, ada ve parsellerin davalı İSKİ adına olan tapularının iptaliyle, davacı Mehmet Aslıhan adına TAPUYA TESCİLİNE, bu taşınmazlar üzerinde davalı İSKİ LEHİNE İRTİFAK HAKKI TESİSİNE karar verildiği, Galeri koruma parseli olan nolu parsel için, İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 27/07/2000 tarih, nolu kararında, İstanbul İli, Ümraniye İlçesinde, Kurulumuzun 27/03/1997 gün sayılı kararı ile tescil edilen Atik Valide Sultan Memba Suyu Yer altı
Galerisine komşu olan, Pafta, ada, parsele ilişkin sunulan Avan Projenin düzeltmelerle uygun bulunduğuna karar verildiği, akabinde uygulama projelerinin onayına müteakip 15/09/2000 tarih ve sayılı yapı ruhsatı tanzim edildiği,
2.3.22) ada nolu parsellere ilişkin herhangi bir proje ve ruhsata
rastlanmamış olup, söz konusu parseller üzerinde de yapı bulunmadığı,
2.3.23) ada nolu parsellerin sayılı yasaya göre ifraz edilmeden
evvel eski 7 nolu parsele tekabül ettiği, Ümraniye’nin Belde Belediyesi olduğu yılında, Ümraniye Belediye Reisliği Fen işleri Müdürlüğü’nce 3/11/1967 tarih, sayılı Temel
Ruhsatı tanzim edildiği,
2.3.24) ada nolu parsellerden Galeri koruma parseli olan nolu parsel için,
İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 24/02/2000 tarih, nolu kararında, İstanbul İli, Ümraniye İlçesinde, Kurulumuzun 27/03/1997 gün sayılı kararı ile tescil edilen Atik Valide Sultan Memba Suyu Yer altı Galerisine komşu olan, Pafta, ada, parsel için sunulan Avan Projenin düzeltmeler ile uygun bulunduğuna, mevcut eğimden dolayı zemin üstünde ortaya çıkan bodrum kattaki yüksekliklerin imar şartlarının izin verdiği minimum yükseklikler içinde çözülmesine, imar mevzuatı açısından gerekli incelemelerin de ilgili Belediyesince yapılmasına karar verildiği, akabinde uygulama projelerinin onayına müteakip 20/04/2000 tarih, sayılı yapı ruhsatı tanzim edildiği,
2.3.25) ada nolu parsellerden nolu parsel; Kültür ve Turizm
Bakanlığı İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 27.03.1997
tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Atik Valide
Sultan Vakıf Memba Suyu Yer altı galerisinin tabii zemin üzerinde yer alan galeri parseli olup, nolu parsel de galeri koruma parselleridir. Galeri parseli olan parsel çoğunlukla
PARK ALANI’nda kalmakta olup, kısmen de parsel arkasında imar istikametinde
KONUT lejantında kaldığı, parselin, bitişiğinde bulunan ve galeri parseli olan parselin konut alanında kalan kısmının parselle tevhid edilip edilemeyeceğini, tevhid edilememesi halinde parsel galeri koruma parseli olduğundan hangi koşullarda yapılaşma izni verileceği, parsele minimum yaklaşma mesafesi ve yapılaşma şartları hususunda uygulamaya esas teşkil edecek şekilde nihai kurum görüşünün bildirilmesi; ayrıca datalarımızda yapılan incelemede Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu’nun gösterildiği hat ile 52 ve 54 nolu parsel sınırlarının çakışmadığı görülmüş olup, parsel sınırlarının ve hattın incelenerek yukarıda talep edilen hususların değerlendirilmesi ile alakalı İSKİ’den kurum görüşünün sorulduğu, yazımıza cevaben gelen 14/05/2013 Tarih ve Sayılı
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü görüş yazısında; “… ada parselin, parsel ile tevhidinin uygun görülmediği, parsele yaklaşma mesafesi ve yapılaşma hususunda ise geçerli imar planları ve kurul kararına göre işlem yapılması ve parselin İSKİ Hizmet Alanı olarak ayrılması gerektiği” şeklinde görüş belirtildiği, Akabinde galeri koruma parseli olan 54 nolu parsele, İSKİ’nin 14/05/2013 Tarih ve Sayılı, 29/06/2013 tarih, 325039 sayılı, 07/02/2014 tarih, 67751 sayılı yazıları ve İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 05/08/2013 tarih, sayılı yazısı eki 02/08/2013 tarih, sayılı KTVKK Kararı, 21/02/2014 tarih, sayılı yazısı eki 13/02/2014 tarih, sayılı KTVKK Kararı, 30/05/2014 tarih, sayılı yazısı eki 29/05/2014 tarih, sayılı KTVKK
Kararı, ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün 08/05/2014 tarih, sayılı yazısı doğrultusunda 29/01/2015 tarih, sayılı yapı ruhsatı tanzim edildiği, binanın tamamlanması sonrasında ise 10/01/2018 tarih, sayılı Yapı Kullanma
İzin (İskan) belgesinin düzenlendiği,
2.3.26) Şikayetçinin, iddiasında belirttiği üzere, komşu parsellerde yapılaşma izni verilmesi
dikkate alınarak imar planında da belirtilen “bodrum kat yapılmamak şartıyla yapılaşmaya müsaade edilmesinin teknik olarak mümkün olup olmayacağı hususu ise; detaylı olarak yapılaşma durumları belirtilen parsellerden 2 nolu parselde mevcut yapının yıkılıp yeniden yapılması sürecinde İSKİ’nin vermiş olduğu son görüşte “İstanbul V numaralı Kültür
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/02/2016 tarih, sayılı kararı doğrultusunda yapılacak projenin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporun İstanbul V numaralı
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na sunulması akabinde verilecek kararın İdaremize ulaşması durumunda bahse konu ada parsel hakkındaki görüşümüz tekrar değerlendirilecektir.” denilmekte olduğundan yapılaşmaya müsaade edilip edilmemesi hususunda hazırlatılacak teknik rapor önem arz ettiği, bünyesinde geoteknik uzmanlık dalı bulunan bir üniversiteden hazırlatılacak teknik rapor sonucunda galeri üzerinde yapılaşmaya gidilip gidilmeyeceği konusunda karar verileceği,
2.3.27) Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu yer altı galerisinin tabii Zemin üzerinde
yapılaşma izni için Belediyemize yapılan başka başvurular olup olmadığı, varsa görüş ve
.
önerilerimizin neler olduğu hususu ise; Ümraniye İlçesi, Mahallesi; pafta, ada, ve parsellerin tevhidinin kabulü, talebin ret edilmesi halinde gerekçesinin belirtilmesi ve sonrasında parsellerdeki yapılaşma şartlarının ne olacağının belirtilmesinin talep edildiği, 13.02.1998-15.03.1999-18.11.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye
Revizyon Uygulama İmar Planına göre; söz konusu parsellerden parselin tamamı İSKİ
İSALE HATTI (Atik Valide Sultan Vakıf Memba Suyu yer altı galerisi) içerisinde kalmakta olup, kısmen; H=4 dört kat irtifalı, ön bahçe:5.00 m., arka bahçe:3.00 m., yan bahçe:3.00 m., yapılanma şartlarına sahip AYRIK Nizam KONUT Alanında, kısmen de PARK Alanı’nda kalmaktadır. 66 parsel ise kısmen, H=4 dört kat irtifalı, ön bahçe:5.00 m., arka bahçe:3.00 m., yan bahçe:3.00 m., yapılanma şartlarına sahip AYRIK Nizam KONUT Alanında, kısmen de YOL’ da kaldığı, Plan notlarının 17.1 Maddesinde; “Bu plan tastik hudutları içerisinde kalan ve plan tastik tarihinden önce meriyette bulunan mevzii imar planları ile getirilen yapılanma hükümleri (imar istikametleri ve kamuya ayrılan alanlar hariç) bu plan ve plan notları ile bozulması halinde mevzii imar planıyla getirilen yapılanma hükümleri geçerlidir.” denmekte olduğundan, blok ebatları 06.07.1977 tasdik tarihli Tantavi Mevzii İmar Planına göre belirleneceği; ancak, ada, ve parsellerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı
İstanbul II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarih ve sayılı karar ve eki listede galeri parseli olduğu görülmektedir. Ümraniye Revizyon
Uygulama İmar Planında, sadece parsel (İSKİ İSALE HATTI) Atik Valide Sultan Vakıf
Memba Suyu yer altı galerisinin tabii zemini üzerinde bulunmakta olup, parsel ise parselin bitişiğinde ve İSKİ HATTI dışında kaldığı, buna göre; bahse konu parsellerden parselin galeri parseli mi, yoksa galeri koruma parseli mi olduğunun yeniden incelenerek, ve parselin tevhidinin yapılıp yapılamayacağı, tevhit edilmesi durumunda yapılanma şartlarının nasıl olacağı, tevhit edilememe durumunda parsellerin yapılaşma durumunun nasıl olacağı, parsel tek başına ikiz nizamda dahi minimum yapılanma şartlarını sağlamadığından 65 parsel sınırından çekme mesafesinin 0,00 mt. alınmasında bir sakınca bulunup bulunmadığı hususlarında uygulamaya esas teşkil edecek şekilde İstanbul Su ve
Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ve İstanbul Numaralı Kültür Ve Tabiat
Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne Kurum görüşlerinin sorulduğu, ilgili kurumlardan gelen cevabi 09.10.2012 tarih, sayılı İstanbul Numaralı Kültür Ve
Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü görüş yazısında “…… tevhit talebinin sayılı yasa açısından uygun bulunmadığına karar verildi.” denildiğinden, yine
19.01.2012 tarih, sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
görüş yazısında “…… ve parsellerin tevhidi idaremizce uygun görülmemiştir. Bahse konu talebe ilişkin …. kurul kararları doğrultusunda işlem yapılmalı ve ilgili koruma kurulunun görüşü alınmalıdır.” denilmekte olduğundan, bu görüş yazıları doğrultusunda
Mahallesi, pafta, ada, ve parsellere, talep edilen tevhit işleminin yapılamadığı, akabinde parsel maliklerince İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Mahallesi; pafta, ada, ve parsel numaralı taşınmazların tevhidi talebini reddeden Ümraniye Belediye Başkanlığı’nın ret kararı ile kararın dayanağı olan İstanbul numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun ret kararı ve dayanak yapılan
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin kararının iptali için İstanbul 10. İdare Mahkemesine başvuruda bulunulduğu, İstanbul 10. İdare Mahkemesi ESAS2
KARAR sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin İPTALİNE karar verdiği, Mahallesi, pafta, ada ve no.lu parsellere İstanbul 10. İdare
Mahkemesinin K. Sayılı kararı doğrultusunda 26/08/2016 tarih ve sayı ile tevhiden İmar Durum Belgesi düzenlendiği, daha sonra Danıştay 6. Dairesi’nin E., K. Sayılı, 13.09.2018 tarihli kararı ile Yerel
Mahkeme kararının BOZULMASINA ve dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, buna göre düzenlenen 26/08/2016 tarih ve sayılı İmar Durum Belgesi geçerli olmadığına dair parsel ilgililerine yazılı bilgi verildiği, hukuki süreç devam ettiği,
2.3.28) Şikayetçinin talebinde belirttiği, yapılaşma izni verilmemesi halinde kamulaştırma,
imar tadilatı veya bedelinin ödenmesi şeklinde hukuki olarak bir çözüm sunulup sunulamayacağı hususu ise; parseller şahıs mülkiyetinde olduğundan ve planda konut alanında kaldığından, plan tadilatı veya Belediyemizce kamulaştırılma yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “ Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde;
“ Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz”,
3.2) “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63 üncü
maddesinde; “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir”,
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5) 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen
Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanunun;
5.1) 1 inci maddesinde;
“ 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kamulaştırma işlerine dayanmaksızın, kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır”,
5.2) 7 nci maddesinde;
“ Birinci madde uyarınca kamulaştırılmış sayılan gayrimenkuller esasen tapuda kayıtlı ise, ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesinin talebi üzerine Asliye Hukuk Hâkimliğinin kararıyla kayıt sicilden düşülür veya ilgili idare adına tescil yapılır. Tapuda kaydı olmayan gayrimenkuller tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise, idare adına kayıt tesis olunur. Hâkim evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak karar verir. Bu işlemler harç ve resme tabi değildir. Bu madde gereğince yapılan sicilden kayıt düşürme ve tescil işlemlerinin bu kanuna aykırılığından bahisle ilgililerin dava hakları mahfuzdur”,
6) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun;
6.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“ (1) (Değişik: 14/7/2004 – 5226/1 md.)”Kültür varlıkları”; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.
(2) “Tabiat varlıkları”; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir.
(4) “Koruma”; ve “Korunma”; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri; taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve restorasyon işleridir.
(5) “Korunma alanı”; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alandır”,
6.2) “Devlet Malı Niteliği” başlıklı 5 inci maddesinde;
“ Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir”,
6.3) “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6 ncı
maddesinde;
“ Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm
Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli
Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.
Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar.
Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve isihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar;
taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir.
Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir ”,
6.4) “Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi” başlıklı 8 inci maddesinde;
“ Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. (Ek cümle: 8/10/2013-6498/2 md.) Korunma alanlarına dair koruma bölge kurulu kararları, 7201 sayılı Kanun uyarınca maliklere tebliğ edilir. Koruma Kurullarının kararına 61 inci maddenin ikinci fıkrasına göre itiraz edilebilir…”
6.5) “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“ Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.”,
6.6) “Yetki ve Yöntem” başlıklı 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında;
“ Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir…”,
6.7) “Kamulaştırma” başlıklı 15 inci maddesinin 1 inci fıkrasında;
“ Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre
kamulaştırılır:
a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm
Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur.
(Ek: 17/6/1987 – 3386/5 md.; Değişik:14/7/2004 – 5226/7 md.) Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler…
e) (Değişik: 17/6/1987 – 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır…”,
6.8) “Ruhsatsız yapı yasağı” başlıklı 16 ncı maddesinde;
“ Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.”,
6.9) “Yapı Esasları” başlıklı 18 inci maddesinin;
6.9.1) 3 üncü fıkrasında;
“ (Ek fıkra:14/7/2004 – 5226/9 md.) Sit alanları, korunması gerekli kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarında onaylı plân ve proje dışı uygulama yapan veya yapılmasına yol açan sorumlularının, koruma bölge kurulları ile ilgili konularda plân ve proje düzenlemesi ve uygulama sorumluluğu yapması beş yıl süre ile yasaklanır. Uygulama sorumlularının denetimi, ilgili belediye veya valilikçe yapılarak aykırı hareket edenler, Bakanlığa ve ilgili meslek odasına bildirilir…”
6.9.2) 6 ve 7 nci fıkralarında;
“ Mahalli idareler, taşınmaz kültür varlığı parselinde, ek veya eklenti suretiyle yapılacak veya yeni inşa edilecek yapılara ait koruma bölge kurulunca verilen kararlarda veya onaylanmış kültür varlığı projelerinde değişiklik yapamazlar. Ancak, inşa edilecek yapının fen ve sağlık şartlarının mevzuata uygunluğunu kontrol ederler.
Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı parselleri, taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir edecek şekil ve surette ayrılamaz ve birleştirilemez…”,
6.10) “Koruma Bölge Kurullarının görev, yetki ve çalışma şekli” başlıklı 57 nci
maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Koruma bölge kurulları, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla aşağıdaki işleri yapmakla görevli ve yetkilidir.
a) Bakanlıkça tespit edilen veya ettirilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının tescilini yapmak, b) Korunması gerekli kültür varlıklarının gruplandırılmasını yapmak,
c) Sit alanlarının tescilinden itibaren üç ay içinde geçiş dönemi yapı şartlarını belirlemek, d) Koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karar almak,
.
e) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının koruma alanlarının tespitini yapmak, f) Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından özelliklerini kaybetmiş olanlarının tescil kaydını kaldırmak, g) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak…”,
6.11) “Kararlara uyma zorunluluğu” başlıklı 61 inci maddesinde;
“ (Mülga: 17/6/1987 – 3386/18 md.;Yeniden düzenleme:14/7/2004 – 5226/13 md.)
Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları Resmî Gazetede yayımlanır.
(Değişik fıkra : 8/8/2011-KHK-648/50 md. ) Koruma bölge kurullarınca alınan kararlara kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılan itirazlar, Bakanlıkça değerlendirilerek gerekli görüldüğü takdirde Koruma Yüksek Kurulu gündemine alınır.
(Değişik fıkra : 8/8/2011-KHK-648/50 md. ) Bu itirazlar, Koruma Yüksek Kurulunca incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Koruma Yüksek Kurulunda görüşülen itiraz konuları ayrıca koruma bölge kurulu gündemine alınmaz. Koruma Yüksek Kuruluna yapılacak itirazlarla ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.”,
6.12) “Cezalar” başlıklı 65 inci maddesinde;
“ Tescil edilen sit alanlar ı ve korunmas ı gerekli ta şınmaz k ült ür ve tabiat varl ıklar ı ile korunma alanlar ın ın bu Kanuna g öre tebli ğ veya ilan edilmi ş olmas ına rağmen y ıkılmasına, bozulmas ına, tahribine, yok olmas ına veya her ne suretle olursa olsun zarar g örmesine (1)
kasten sebebiyet verenler ile (…) izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanuna ayk ır ı olarak yıkma veya imar izni verenler, iki y ıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin g üne kadar adli para cezas ıyla cezaland ır ıl ır.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiiller, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmiş ise verilecek cezalar bir kat artırılır.
(Deği şik d örd üncü fıkra: 20/8/2016-6745/25 md.) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve sit alanlarında, 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratları, kültür varlıkları yönünden bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş yerlerde yetkili idarelerden, koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmamış yerlerde koruma bölge kurulu müdürlüklerinden; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden ise çevre ve şehircilik il müdürlüklerinden izin almaksızın ya da izne aykırı olarak yapanlar veya yaptıranlar, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır”,
7) 3194 sayılı İmar Kanununun;
7.1) “İstisnalar” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında;
“ 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi
Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.”,
7.2) “ Yapı Ruhsatiyesi” başlıklı 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında;
“ Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir…”,
7.3) “Yapı Kullanma İzni” başlıklı 30 uncu maddesinde;
“Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.
Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının
kullanılmasına izin verilmiş sayılır.
Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.”,
7.4) “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32
nci maddesinde; “ Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır”,
8) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun;
8.1) “Taşınmaz lehine İrtifak Hakkı A. Konusu” başlıklı 779 uncu maddesinde;
“ Taşınmaz lehine irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar…”,
8.2) “ C. Üst hakkı; I. Konu ve tapu kütüğüne kayıt” başlıklı 826 ncı maddesinde;
“Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça bu hak, devredilebilir ve mirasçılara geçer.
Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir.”
9) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İmar Kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü
maddesinde; “ 1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.”
10) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3
üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “…(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz”,
11) 17.02.2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete yayımlanan İnsani Tüketim
Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin;
11.1) “Kaynak koruma alanı” başlıklı 24 üncü maddesinde;
1
“ Kaynak koruma alanı, Kurul tarafından kaynağın yer aldığı jeolojik formasyon, topoğrafik ve hidrojeolojik şartlar göz önüne alınarak tayin edilir. Koruma alanı ile ilgili hususlar projesinde gösterilir ve gerekçesi ayrıntılı olarak Kurul ön raporunda belirtilir. Koruma alanına insan, hayvan, sel ve diğer suların girmesi önlenerek her türlü kirlenmeye karşı tedbirler alınır.
Bu bölgede suyun niteliğini etkileyecek faaliyetlere izin verilmez”,
11.2) “Kaptaj” başlıklı 25 inci maddesinde;
“ Teknik usullerle çıkartılmayıp yeryüzüne kendiliğinden çıkan suların kaptaja alınması şarttır.
Kaptaj, suyun çıkış noktasından sağlıklı şekilde alınarak isaleye hazır duruma getirilip, her türlü kirlenmeye mani olacak ve dışardan içine hiçbir şey sızmayacak tarzda inşa edilir. Kaptaj, suyun
1
Kurul: Kaynak suları ve içme sularını incelemek üzere her ilde (Değişik ibare:RG-7/3/2013-
28580) Müdürlüğün teklifi ve Valiliğin onayı ile oluşturulan inceleme kurulu
çıkış noktasına gelecek şekilde yapılır…”
11.3) “Dezenfeksiyon, Ayrıştırma ve Filtrasyon” başlıklı 36 nci maddesinde;
“ Kaynak sularının yeryüzüne çıktığı ve kullanıma arz edildiği noktada mikrobiyolojik açıdan temiz olması esastır…” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından, 4735 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında alınan fesih
kararının, 14/11/2018 tarih ve EKAP sayılı yazı ile aynı gün firmaya bildirilmesi işleminde, yüklenici firmanın sözleşme ile ilgili bütün süreçten ve bildirimlerden haberdar olduğu, feshin devamında da idare ile sürekli irtibat halinde olduğu ve 7201 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesi hükmü dikkate alındığında hukuka aykırılık tespit edilemediği; yer teslimi ile ilgili mevcut sözleşmede belirlenen çalışılmayan döneme ilişkin sürenin hesaplanmasında havanın meteorolojik noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, ayrıca süre uzatımı verilememesinde Yapım
İşleri Genel Şartnamesi ve sözleşmesinin ilgili madde hükümleri gereğince hukuka aykırılık tespit edilemediği; süre uzatımı yapılamayacağından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri
Kanununun “Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi kapsamında tasfiye yapılması talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediği; sözleşmenin feshedilmesi neticesinde Kurum zararı olarak hesaplanan 4.465.765,22-TL tutara ilişkin ise imalat girdilerinde meydana gelen beklenmeyen fiyat artışları nedeniyle mağduriyet oluşmaması için hakkaniyet gereği tutarın yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Şikâyetçinin dilekçe ve ekleri incelendiğinde özet olarak; Ümraniye İlçesi,
Mahallesi; Pafta, Ada, nolu parsellerin imar planında konut alanında kaldığı, Uygulama İmar Planı Notları’nda “bodrum kat yapılmamak şartıyla yapılaşmaya müsaade” edilmesine rağmen, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından “taşınmazın altında olduğu söylenen galeri hattının aktif şekilde çalıştığı” ifade edilerek yapılaşmaya müsaade edilmediği, Bosna
Bulvarı üzerinde imar planında konut alanında yer alıp yapılaşma olmayan çok az parselden birisi oldukları, ayrıca hemen yan parsel olan numaralı (eski ) nolu parsellerde ve başka parsellerde bina yapımına izin verildiği iddiasıyla Atik Valide Suyolu üzerinde bulunan taşınmazı için tevhide ve yapılaşmaya müsaade edilmesi, aksi taktide taşınmazın güncel bedelinin tarafına ödenmesi, ayrıca mevcut galeri güzergâhındaki başka yapılara hangi koşullarda müsaade edildiğinin incelenmesinin talep edildiği tespit edilmiştir.
13) Şikâyet ile ilgili konunun yasal olarak muhatabı olan İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel
.
Müdürlüğü, Ümraniye Belediye Başkanlığı ve İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulması üzerine, idareler tarafından talebe ilişkin hususlarda çok kapsamlı bilgi ve belge sunulması nedeniyle aşağıda sunulan değerlendirmeler kapsamında idarelerin yazılarına değinilmiştir.
14) Şikâyetçinin talepleri ve İdarenin cevapları ilgili mevzuat hükümleri kapsamında
değerlendirildiğinde, incelemenin üç başlıkta toplandığı tespit edilmiştir. Öncelikle şikâyete konu edilen parsellerde inşaat izni verilip verilemeyeceği, aksi durumda taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılamayacağı, daha sonra şikâyetçinin imar planı açısından aynı durumda bulunan özellikle parsel ve komşu parseller için inşaat izni verilip verilmediği hususlarıdır.
15) Söz konusu ve parsel, Vakıf Atikvalide Suyolu olarak bilinen, 1582-1583 yıllarında
Atikvalide Nurbanu Valide Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Üsküdar bölgesindeki
Cami, medrese, imaret mektebi, hamam gibi birçok hayır kuruluşunun suyunu temin eden saha içerisinde kalmaktadır. Toplam uzunluğunun 500 metresi memba alanı su toplama ve iletme galerisi olmak üzere 19.000 metre uzunluğundadır. Bu anlamda halen ayakta kalan önemli bir kültür varlığıdır. Mülkiyet olarak, memba, galeri ve borulardan oluşan parsellerin Ümraniye ve
Üsküdar İlçelerinin sınırları içinde ve büyük bir kısmı İSKİ Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunmaktadır. Bu anlamda 36 nolu parselin 16.01.1971 tarih, yevmiye nosu ve Hükmenifraz-istimlak edinme sebebiyle İstanbul Sular İdaresi Genel Müdürlüğü adına tapu kütüğüne tescilli iken İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde mahkemenin 26/03/2013 tarih ve sayılı ilamında, sahada keşif yapıldığı, bilirkişilerin görüşlerinin alındığı belirtilerek; “hat boyunca zaten yoğun yapılaşma olması sebebi ile çevredeki tüm binaların hukuken yıkımının mümkün olmayacağını ve dolayısıyla tarihi galeriyi korumanın yeterli olabileceğini, bu hususlar göz önünde bulundurularak … parselin İSKİ adına kayıtlı tapusunun iptal edilerek murisleri ve adına eşit olarak tapuda tescili ile davalı İSKİ lehine tapuda irtifak hakkı tesisine karar verildi” hükmü verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Yine aynı mahkeme kararında “… zaten dava konusu taşınmazın eski maliklerince daha önce açılan davalarda da farklı heyetler ‘taşınmazlar altından bu havzada galeri ve basınçlı isale hattı geçmediğini, dava konusu memba sisteminde isale hattının PVC boru ile oluşturulduğunu, mevcut duruma göre bu taşınmazları kirlenme açısından bir tehlike oluşturmadığını, buna karşılık yer altına sızabilecek su miktarının olumsuz etkileneceğini; ancak çevrede yoğun yapılaşma bulunduğundan, bu parsellerin İSKİ adına kayıtlı olmasının su miktarının muhafazası açısından yeterli olmayacağını, tescil yerine kirlenme ve yeni kaplamaları önleyici tedbirlerin alınmasını mümkün kılan irtifak hakkı tesisisin yeterli ve daha uygun olacağını tespit etmişlerdir…” şeklinde belirleme yapılmıştır. Daha sonra 36 nolu parsel; 277,00 m² yüzölçümü, arsa vasıflı taşınmaz olarak 01.12.2014 tarih ve yevmiye nosu ile
: oğlu, kızı, oğlu, kızı, oğlu adlarına tescil edilmiş ve “Tamamı üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı vardır.” şeklinde şerh konulmuştur.
16) Bilindiği üzere, insanlığın ortak kültür mirasını oluşturan kültür varlıklarının gelecek
kuşaklar adına korunması genel olarak kabul edilmiş temel bir prensiptir. Bu noktada kültür
varlığının kimin elinde daha iyi korunacağı ve mülkiyetinin kime ait olacağı meselesi ortaya çıkmaktadır. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) Türkiye tarafından 2013 yılında yayımlanan Türkiye Mimari Mirası Korumu Bildirgesinde “… Mimari miras yenilenemez bir kaynaktır ve korunması kamu yararınadır. Bu nedenle mimari miras söz konusu olduğunda farklı mevzuat arasındaki çelişkiler mimari miras yararına çözümlenmelidir. Yeni yapılar için üretilen yasal düzenlemeler, teknik hükümler ve standartlar (her durumda) mimari mirasa uygun değildir. Dolayısıyla mimari mirasa özgü düzenlemeler üretilmelidir…” şeklinde değerlendirme yapılmakla kültür varlıklarının korunmasının önemi vurgulanmıştır. Çünkü kültürel varlıklar yenilenemeyen yapılardır ve bir milletin geçmişi ile bağını gösteren en önemli kanıttır. Nitekim Anayasamızın 63 üncü maddesinde devlete tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunması görevi yüklenmiş, bu doğrultuda gerekli teşvik ve tedbirleri alması yetkisi verilmiştir. Burada hukuk devletinin önemli bir özelliği olarak özel mülkiyet ve kamu yararı dengesi gündeme gelmekte olup, Anayasamız bu konuda gerekli düzenlemeleri yapılmasının kanun ile olacağını belirlemiştir.
17) Anayasanın amir hükmü kapsamında 21/07/1983 tarih ve 5879 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve alt mevzuatı ile korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlenmesi, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlenmesi, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit edilmesi hususları düzenlenmiştir. Bahse konu Kanunun 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında “…su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular…” korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılmıştır.
Yine Kanunun 5 inci maddesi gereğince varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Devlet malı niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Hangi eserlerin kültür varlığı olacağı konusunda ise Koruma Kurullarına yetki verilmiştir. Mezuatın amir hükümleri gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 27.03.1997 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Atik Valide Sultan Vakıf Memba
Suyu Yer altı galerisinin tabii zemin üzerinde yer alan nolu parselin galeri parseli, nolu parselin ise galeri koruma parseli olduğuna karar verilmiştir. İstanbul II numaralı Kültür ve
Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 08.07.1997 tarihinde 4529 sayı ile almış olduğu karar ile “…Tescilli parsellerde ve galeri koruma parsellerindeki her türlü yapılaşmaların
1984 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Uygulama İmar Planı doğrultusunda geliştirilen ve
onaylanarak bir örneği ekte gönderilen 1/1000 ölçekli öneri planda belirtildiği şekilde, galeri güzergahı tabii zemini altında bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygun bulunduğuna ve projelerinin Kurulumuza getirilmesine, imar planı değişikliği halinde tüm güzergah ve yakın çevresi için yeniden Kurulumuz kararının alınmasının zorunlu olduğuna… ” karar verilmiştir.
Ayrıca İstanbul numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18/02/2016 tarih, sayılı kararı ile “İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Atik Valide sultan Vakıf Memba Suyu
Yer Altı Galerisi’ne ilişkin olarak Ümraniye Belediyesi’nin sunduğu bilgi paftası doğrultusunda galeri ve koruma parsellerine ilişkin plan değişikliği çalışmalarının yapılmasına, yeni plan yapılıncaya kadar İstanbul II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun
08.07.1997 tarih ve sayılı kararının geçerli olduğuna, ancak bu kurul kararı
doğrultusunda galeri parseli üzerine yapılacak yeni yapılaşma projelerinin tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik raporla birlikte sunulmasına… ” karar verilmiştir.
18) Kültür varlığı olarak kabul edilen ve parseller üzerinde yapı yapılması talebi ile ilgili
olarak yetki ilgili Bölge Kurulu’nda ve tapudaki şerh gereğince irtifak hakkı sahibi olan İSKİ
Genel Müdürlüğü’ne aittir. Koruma Bölge Kurulu aldığı kararlarda konu ile ilgili teknik raporun bulunmasını zorunlu tutmaktadır. parsele ilişkin 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/03/2013 tarih ve sayılı ilamında belirtilen bilirkişi raporunda yapılaşmanın zaten yoğun olduğu, binaların yıkılmasının hukuken mümkün olmayacağı, taşınmazlar altından bu havzada galeri ve basınçlı isale hattı geçmediği, dava konusu memba sisteminde isale hattının PVC boru ile oluşturulduğu, mevcut duruma göre bu taşınmazları kirlenme açısından bir tehlike oluşturmadığı, buna karşılık yer altına sızabilecek su miktarının olumsuz etkileneceği; ancak çevrede yoğun yapılaşma bulunduğundan, bu parsellerin İSKİ adına kayıtlı olmasının su miktarının muhafazası açısından yeterli olmayacağı, tescil yerine kirlenme ve yeni kaplamaları önleyici tedbirlerin alınmasını mümkün kılan irtifak hakkı tesisisin yeterli ve daha uygun olacağı şeklinde tespit yapılmıştır. Mahkeme kararına gerekçe olan tespitlerde ilk olarak söz konusu bölgede aynı durumda olan yapılaşmalar çok olduğu için zaten hukuken yıkılmasının mümkün olmadığı, ikinci olarak galeri ve basınçlı isale hattı geçmediği ve isale hattının PVC boru ile oluşturulduğu, üçüncü olarak İSKİ tarafından kirlenmeyi önleyici tedbirleri alabilmesi için irtifak hakkının yeterli olacağı özellikle vurgulanmıştır. Yani mahkeme kararı ile İSKİ’ye koruma görevi için irtifak hakkı verildiği belirlenmiştir.
19) İSKİ Genel Müdürlüğü, daha önceki mahkeme bilirkişileri tarafından farklı görüş öne
sürülmesi, bu durumun ilgili idareler arasında ihtilafa sebebiyet vermesi, kültür varlığının tahrip edilmesinin önlenmesi amacıyla 2018 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine ayrıntılı olarak Teknik Rapor hazırlatmıştır. Ağustos 2018 tarihi itibariyle 42 sayfadan oluşan
Raporda Atik Valide Su Yolunun tarihi, mülkiyet durumu, ilgili mevzuat hükümler doğrultusunda detaylı bir araştırma yapılmış, bu araştırmalar neticesinde genel, mevzuata ilişkin ve teknik sonuçlara ulaşılmıştır. Bu rapora göre; tarihi vesikalar üzerinde yapılan araştırmaya göre, Atik Valide Su Yolunun tarihi 1582-1583 e kadar gitmektedir. Raporda sunulan 1930’lu yıllara ait su yolu haritalarında bu su yolunun bir vakfiye olduğu ve Nurbanu Valide Sultan’a ait vakfiye “… Binaenaleyh, Cenab-ı Hakka imanı Nebiyy-i Tahire tasdiki olan herhangi bir halife, sultan, vezir, müftü, kadı, müderris, vali, emir, küçük ve büyük hiçbir kimsenin bu vakfı tağyir (değiştirme) ve tenkis (küçültme) etmeğe, başka yere nakil ve nakz etmeğe, çevirip bozmağa veya muattal (işlevsiz) bir hale koymağa, değiştirmeye ve belirsiz etmeye hak ve salahiyeti yoktur. Her kim bu vakfın şartlarını veya tabi olduğu kanun ve nizamlardan birini bozmak cüretini gösterir ve bunun iptal ve tebdiline bir tevil-i fasidle sa’y ederse (olumsuz görüş) mühim bir muharremi irtikap (haram işleme) ve büyük bir günahı iltizam etmiş olur.” şeklinde bir beddua ile vakıf olmasının bir neticesi olarak geleceğe dönük uyarıda bulunulmuştur. Raporda teknik olarak su yolunun halen aktif olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Halen bu su yoluna bağlı iki adet çeşmenin faal durumda olduğu belirlenmiştir.
20) Raporda dikkat çeken bir husus 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/03/2013 tarih ve
sayılı ilamında belirtilen bilirkişi raporunda yapılan tespitlerde yanlışlık olduğunun ortaya konulmasıdır. Raporda “… mahkeme kararının gerekçesinde açık olarak
.
hatalı değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; kararda ‘…dava konusu memba sisteminde isale hattının PVC boru ile oluşturulduğu…’ ifade edilmiştir. Ancak söz konusu memba ve galerilerde PVC boru olmadığı kesin olduğundan bu ifade yerindeki tespitlere ve gerçeğe açıkça aykırıdır. Diğer yandan kararda “…memba ve galeri alanındaki yapılaşmanın su için kirlilik tehlikesi oluşturmadığı…” ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu memba ve galeriler su toplama galerisi şeklinde ve aynı zamanda içine sızmaya elverişli bir sistem olması sebebiyle yapılaşmanın kirlilik tehlikesi oluşturduğu açıktır.” hususları belirtilmekle su yolu hakkında geçmişte yapılan bilirkişi değerlendirmelerinin sağlıklı olmadığı konusunda önemli tespitler yapılmıştır. Toplam 42 sayfada kapsamlı olarak hazırlanan raporun sonuç kısmında genel, hukuki ve teknik olarak gerekçeler belirtilerek genel olarak bir kültür varlığı olan Atik
Valide Su Yolunun ve özelde parselin korunması gerektiği kanaatine varılmıştır.
21) Bölge Kurulu tarafından 1997 tarihli karar ile kültür varlığı olarak kabul edilen
parseller, 13.02.1998-15.03.1999-17.04.2012-18.11.2012-15.05.2015-16.02.2016 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli Ümraniye Revizyon Uygulama İmar Planına göre; H=5 kat irtifalı, ön bahçe:5.00 mt, arka bahçe:3.00 mt, yan bahçe: 3.00 mt yapılanma şartlarına sahip
KONUT ALANI’nda, kalmaktadır. Plan notlarına göre; bina derinliği 15.00 mt.’yi geçemeyecektir. Ayrıca nolu parselin üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı bulunmaktadır.
13.02.1998/15.03.1999/17.04.2012/18.11.2012/15.05.2015 tasdik tarihli 1/1000 Ölçekli
Ümraniye Revizyon Uygulama İmar Plan Notlarındaki 35.1. maddesine göre; “Yol, yeşil yapı adalarında kalan ve isale hattı güzergahında imar uygulaması ancak İSKİ görüşü alındıktan sonra yapılacaktır.” Açıklaması yer almaktadır. Galeri parseli olan parsel ile galeri koruma parseli olan 37 parselin, imar istikametinde KONUT lejantında kalmaktadır. Bu doğrultuda parsel sahiplerinin mevcut plana göre tevhide ve yapılaşmaya izin verilmesi talebinin, İstanbul
V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, Kurumumuza cevaben yazdığı 29/05/2019 tarih ve sayılı yazısı gereğince Kurul’un 18.02.2016 tarih ve sayılı kararı gereğince tabii zemin altında bodrum kat yapılmamak ve tescilli galeriye etkisini değerlendiren teknik rapor ile birlikte imar mevzuatı açısından ilgili belediyesince incelenerek uygundur görüşüyle birlikte iletilecek yeni yapı projelerinin Koruma Bölge
Kurulunca değerlendirileceği, parsel üzerinde İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğundan, İSKİ
Genel Müdürlüğünden de görüş alınması gerektiği dikkate alınarak, İSKİ tarafından Fatih Sultan
Mehmet Vakıf Üniversitesine detaylı teknik rapor doğrultusunda başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
22) Şikâyetçi tarafından yapılaşma izni verilmeyecekse taşınmazın ilgili idareler tarafından
kamulaştırılması talebine ilişkin olarak; bilindiği üzere Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para
cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
23) Anılan mevzuat hükümleri açısından bakıldığında, özel mülkiyet hakkının korunması
gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. Bu açıdan, özel mülkiyette bulunan ve 1/1000 ölçekli imar uygulaması ile konut alanında kalan taşınmazların 2863 sayılı Kanun gereğince kültür varlığı ilan edilerek mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
24) Söz konusu taşınmazın tarihine bakıldığında kadimden bu yana Vakıf Su Yolu olan
alanlarda bulunan ada, ve nolu parsellerin mülkiyetinin daha öncesinde İSKİ’ye ait iken mahkeme kararı ile irtifak hakkına dönüştürülmüştür. İrtifak hakkı da ayni bir hak olması tapu kayıtlarında yer alması ve hem önceki hem de sonraki maliklerce biliniyor olması münasebetiyle hukukun iyi niyet kuralıyla bağdaşmadığı şeklinde bir sonuç ortaya çıkmakla birlikte, mülkiyetin değiştirilmesinin mahkeme kararı ile olduğu da bir gerçektir. Mahkeme kararı ile şahıs adına tapuya tescil edilen, yine 3194 sayılı Kanun gereğince imara açılarak konut alanına ayrılan taşınmazlarda, kültür varlığı olduğu gerekçesiyle yapılaşma izni verilmemesi ilgili mevzuat hükümleri gereğince hukuka uygun olmakla birlikte, kanun koyucu kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki dengeyi sağlamak adına kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazların kamulaştırılması yolunu açmıştır. 2863 sayılı Kanunun 15 inci maddesi gereğince kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm
Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur. Ayrıca yine aynı madde kapsamında kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler. Yani taşınmazı gerçek ve tüzel kişi mülkiyetinde bulunan taşınmazın kamulaştırılması suretiyle kültür varlığının korunması ve vatandaşın mülkiyete ilişkin olarak mağduriyetinin giderilmesi mümkün olacaktır. Ayrıca hat boyunca zaten yoğun yapılaşma olması sebebi ile çevredeki tüm binaların hukuken yıkımının mümkün olmayacağı da dikkate alınarak oluşan adaletsizliğin giderilmesi sağlanabilecektir.
25) Şikâyetçinin kendisine ait taşınmaz ile aynı konumda olan komşu parsellere yapılaşma izni
verildiği iddiası ile ilgili olarak; Ümraniye Belediyesi E-imar uygulaması kullanılarak su yolu hattında bulunan yakın parseller incelenmiştir. Bu kapsamda parsele komşu hat üzerinde ve imar durumu aynı olan ada, 3 ve nolu parsellerin bulunduğu, bu
parsellerden özellikle ve nolu parsellerde tamamıyla, ve nolu parsellerde kısmen yapı bulunduğu tespit edilmiştir.
26) İdarelerden gelen cevaplar dikkate alındığında; ve parselin hemen bitişinde bulunan
ada parselin kültür varlığı kapsamında olduğu, üzerinde İSKİ Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı bulunduğu ve mevcut durumda üzerinde yapı bulunduğu her üç idare tarafından da kabul edilmektedir. İdarelerin açıklamasından yapılaşmanın hikâyesi şu şekilde özetlenmiştir.
ada nolu parsel eski ve nolu parsellerin tevhidi sonucunda oluşmuştur. 1/1000 ölçekli imar planında konut alanında kalan 356,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın sahiplerinin talebi üzerine Ümraniye Belediyesi tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü’ne yazılan 13/06/2006 tarih ve sayılı yazı ile eski hali ve parsel iken tevhit edilip edilmeyeceğine ilişkin görüşü sorulması üzerine, İSKİ Genel Müdürlüğünün 24/07/2006 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile“…bu aşamada 33 nolu parselin üzerindeki idaremize ait irtifak hakkının saklı kalması ve galeri güzergâhının aynen korunması şartıyla komşu ve parsellerle tevhit edilmesinde herhangi bir sakınca görülmemektedir.” şeklinde görüş verilmiştir. Bu yazının üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra Ümraniye Belediyesi bu sefer 15/02/2008 tarih ve sayılı yazı ile e: ve parseller üzerinde yapılaşma yapılıp yapılamayacağı şeklinde görüş sorması üzerine İSKİ Genel Müdürlüğünün 01/04/2008 tarih ve 44042 sayılı cevabi yazısı ile 24/07/2006 tarih ve sayılı yazısında belirttiği görüşünün halen geçerli olduğu, “…
Vakıf Atik Valide Memba Suyu, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun 27/03/1997 gün ve sayılı kararı ile tescil edilmiş olup, tescilli parsellerde ve bu parsellere bitişik parsellerde her türlü yapılaşmaların 1984tasdik tarihli 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planı doğrultusunda bodrum kat yapılmamak koşulu ile uygulama yapılabilir denilmektedir. Dolayısıyla Koruma Kurulu’nca tasdik edilen parsellerdeki imar durumu hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan görüş alınmalıdır” şeklinde cevap vermiştir.
27) Aradan yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra İstanbul Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu tarafından İSKİ Genel Müdürlüğünün 01/04/2008 tarih ve sayılı yazısı
gerekçe gösterilerek 26.03.2010 tarih ve sayılı kararı ile; “… ada, e: y:
parsele ilişkin 22.10.2009 gün 2990 sayılı İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü raporunda belirtildiği şekliyle Valide Atik Memba suyu alanındaki parselde bir buluntuya rastlanılmadığı, ancak söz konusu parselde yapılaşma aşamasında temel kazısının İstanbul Arkeoloji Müdürlüğü kontrolünde yapılması şartıyla yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre yapılabileceği…” yönünde şartlı olarak olumlu görüş vermiştir. Kurul’un bu kararı üzerine, İSKİ Genel
Müdürlüğü 28.04.2010 tarih ve sayılı yazısı ile ada, parselin memba alanı (su toplama alanı) olması ve halen parselden su alınması nedeniyle bu kararının yeniden değerlendirilmesini istediği; ancak İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu 28.06.2010 tarih ve sayılı kararı ile; “… ada, e: y: parsele ilişkin
Kurulumuzun 26.03.2010 gün sayılı kararının geçerli olduğuna, İSKİ Genel
Müdürlüğünce bu parselde farklı kullanım amacına yönelik plan tadilatı sunulması halinde konunun değerlendirilebileceği…” şeklinde cevap vermiştir. Kültür varlığı ile ilgili olarak yasal yetki Bölge Kurulu’nda olmakla birlikte, tapuda İSKİ lehine irtifak hakkı bulunduğu ortada iken, ayrıca İSKİ Genel Müdürlüğünün 01/04/2008 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile
24/07/2006 tarih ve sayılı yazısında belirttiği görüşte özellikle “…irtifak hakkının saklı kalması ve galeri güzergâhının aynen korunması şartıyla…” ibaresinin vurgulanmasına rağmen, İSKİ Genel Müdürlüğünün bu yapılaşmaya izin verdiği sonucu çıkmamaktadır.
Parselin tevhidine izin verilmesi, taşınmaz üzerinde doğrudan yapılaşma izni hakkını vermemektedir. İSKİ Genel Müdürlüğünün bu yazısı üzerinden olumlu görüş alındığı sonucu çıkarılamaz. Ayrıca İstanbul Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu
28.06.2010 tarih ve sayılı kararında İSKİ Genel Müdürlüğünün talebini doğrudan
reddetmemesi gerektiği de önemle vurgulanması gereken bir husustur. Çünkü 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun 779 uncu maddesine göre, irtifak hakları malın malikine, mülkiyete ait bazı yetkileri kullanmama veya bu yetkiyi sınırlı aynı hak sahibinin kullanmasına müsaade etmek külfeti (yükümü) yükleyen ve böylece hak sahibine malı kullanma ve ondan yararlanma yetkisi sağlayan ayni haklardır. Adına irtifak hakkı bulunan İSKİ Genel Müdürlüğünün Kültür
Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararının yeniden değerlendirilmesi talebinin bu anlamda dikkate alınması gerekmektedir.
28) İstanbul Numaralı KTVKK’nın 28.06.2010 tarih sayılı kararı ile 26.03.2010 tarih
sayılı kararın geçerli olduğunu belirlemekle, yapılaşmanın mer-i imar plan şartlarına göre
Ümraniye Belediyesi tarafından 29.11.2011 tarih sayılı yapı ruhsatı verilmiştir.
Bahse konu yapı ruhsatı 2 bodrum + zemin + 4 normal kat olarak verilmiş, 14.08.2011 tarih sayılı yazı ile Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünün denetiminde hafriyata başlanacağı belirtilmekle, 27.12.2011 tarihinde inşaat faaliyetlerine başlanmıştır.
29) İnşaat faaliyetlerine başlanması üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yerinde yapılan
incelemelerde ve parsellerde kazı ve inşaat çalışması yapıldığı tespit edilmiş ve Ümraniye
Belediye Başkanlığı’na yazılan 03/01/2012 tarih ve sayılı, 14/01/2012 tarih ve sayılı yazılar ile her iki parselde de İSKİ lehine irtifak ve mülkiyet hakkı bulunduğu gerekçesiyle idarelerinden izin alınması gerektiği için yürütülmekte olan çalışmaların ivedilikle durdurulması istenmiştir. İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından ısrar edilmesi üzerine Ümraniye Belediye
Başkanlığının 16/01/2012 tarih ve sayılı yazısı ile parseldeki inşai faaliyet ile ilgili olarak yapı müteahhidinin yazılı olarak uyarıldığı, söz konusu yerin yapı ruhsatının her türlü yasal sorumluluk ve mükellefiyetlerin İSKİ Genel Müdürlüğüne ait olmak üzere iptal edilebileceği bildirilmiştir.
30) İnşaatın durdurulması üzerine, Tic. Ltd. Şti. tarafından
İstanbul 10. İdare Mahkemesinde inşaatın durdurulması nedeniyle dava açılmış, 10. İdare
Mahkemesinin 10/10/2012 tarih ve sayılı ilamında şikayetçi firma tarafından “… İSKİ Genel Müdürlüğünün 24/07/2006 tarihli yazısıyla parsellerin tevhidiyle inşaatın başlamasının mümkün hale geldiği, inşai faaliyete izin verildikten sonra inşaatın durdurulmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı iddialarıyla” iptalinin istenildiği, Mahkeme tarafından “…İdarelerin hukuka açıkça aykırı biçimde tesis ettikleri işlemleri her zaman geri alabilecekleri, bu kapsamda mevzuata aykırılığı açık olan yapı ruhsatlarının da verilen idarece geri alınabileceği muhakkak olup, yapı ruhsatı iptal edilmeden ya da ruhsat ve eklerine aykırılık düzenlenecek yapı tatil tutanağı ile ortaya konulmadan yapının durdurulması olanaklı değildir.
V Numaralı Koruma Kurulunun 28.06.2010 tarih ve sayılı kararında İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Mahallesi, Sokak, pafta, ada, sayılı parselde
bodrum kat yapılmamak üzere koşulu ile inşaat izni verilmesi öngörüldüğü halde anılan kurul kararına aykırı olarak uyuşmazlık konusu taşınmaza bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği ve bu nedenle verilen yapı ruhsatının mevzuata aykırı olduğu görülmekle birlikte, söz konusu taşınmaza verilen yapı ruhsatı iptal edilmeden inşaatın durdurulması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde usul bakımından hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde karar verilmiştir.
31) Mahkeme kararı üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi
İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, Ümraniye Belediye Başkanlığı, İstanbul Numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 10.12.2012 tarih ve sayılı yazısı ile İstanbul 10. İDARE MAHKEMESİ’ nin nolu kararına istinaden idareleri lehine irtifak hakkı bulunan söz konusu parseldeki inşaata verilen yapı ruhsatının iptal edilerek gereğinin yapılması hususunda gereği için yazı yazılmış, yine İSKİ
Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na (İmar ve Şehircilik
Daire Başkanlığı) yazılan 25/12/2012 tarih ve sayılı yazı ile lehlerine tesis edilen irtifak hakkının oluşan yeni parsel de uygulanarak irtifak hakkının korunması gerektiği, ayrıca parselde idarelerinden izin alınmadan yapılan inşaatın yapı ruhsatının iptal edilmesi hususu ile ilgili kurumlara bildirim yapıldığı konusunda bilgi verilmiştir.
32) Yine aradan yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra parsel üzerinde bina yapan
Tic. Ltd. Şti. tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü’ne (Plan Proje Dairesi
Başkanlığı) yazılan 04/07/2014 tarihli dilekçe ile Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun kararları doğrultusunda inşaatlarının yasal olduğunu belirterek, “… Ümraniye Belediye
Başkanlığından alınan nolu yapı ruhsatı ve onaylı kot-kesit belgesinden anlaşılacağı üzere üst yol kotu ile alt yol tabii zemin arasındaki ortalama kot farkı 4,75 m’dir.
İlgi (a) yazı ile alınan görüş doğrultusunda sadece yapının statik dengesinin sağlanması amacıyla, alt yol kotu olan tabii zeminden ancak bina temelinin gömülebileceği kadar yaklaşık
150 cm derinlikte temel kazısı yapılarak imalatı tamamlanan inşaat iskân alma aşamasına
gelmiştir. Yapı İskân belgesinin düzenlenebilmesi için ilgili belediyesi tarafından kurum görüşünüz istenilmektedir. Söz konusu parselin İstanbul II nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulunun ve üzerinde inşa edilmiş olan yapının mevcut durumu (temel altı kotu)
dikkate alınarak yapı iskân belgesinin düzenlenmesi için idarenizce uygunluk yazısının verilmesi…” yönünde talepte bulunmuştur. Bu talep üzerine Plan Proje Dairesi Başkanlığı (Vakıf Sular Müdürlüğü) tarafından İSKİ Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nden hukuki görüş sorulması üzerine 20/11/2014 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “… Ümraniye
Belediyesi’nin ruhsatı iptal etmeden inşaatın durdurulmasına ilişkin işlemi, İdare mahkemesince iptal edilmiş olsa da bu inşaat ruhsatının plan ve kurul kararına uygun düzenlendiği sonucunu doğurmaz. Bu itibarla; Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu kararına aykırı olarak düzenlenen yapı ruhsatına göre inşa edilmiş yapıya yapı kullanma izin belgesi verilmesi konusunda İdaremizce uygun görüş verilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir.” şeklinde istişari görüşte bulunarak, son olarak İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Ümraniye
Belediye Başkanlığı’na yazılan 08/10/2015 tarih ve sayılı yazıda “… İdaremiz lehine irtifak hakkı bulunan Ümraniye İlçesi, Mahallesi, ada, parseldeki yapıyla
alakalı uygunluk yazısı talebi gerek mülkiyet gerekse hukuki yönden değerlendirilmiş olup söz konusu talep uygun görülmemiştir.” şeklinde cevap verilmiştir.
33) nolu parsele ilişkin detaylı şekilde özetlenen süreç irdelendiğinde, kültür varlığı olarak
kabul edilen ve Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi tarafından hazırlanan rapora göre galeri toplama alanı olması nedeniyle parsel ile aynı özelliğe sahip olduğu, İSKİ Genel
Müdürlüğünün açıkça bir uygun görüşü olmadığı, İstanbul Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulunun 26.03.2010 tarih ve sayılı kararı ile mer-i imar plan şartlarına göre inşaat yapılabileceğine karar verildiği, fakat bodrum kat yapılmamak üzere inşaat izni verilmesine rağmen bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği, konunun yargıya taşınması neticesinde İstanbul 10. İdare Mahkemesinin esas no, nolu kararında “… sayılı parselde bodrum kat yapılmamak üzere koşulu ile inşaat izni verilmesi öngörüldüğü halde anılan kurul kararına aykırı olarak uyuşmazlık konusu taşınmaza bodrum kat içeren yapı ruhsatı verildiği ve bu nedenle verilen yapı ruhsatının mevzuata aykırı olduğu görülmekle birlikte,…” Ümraniye Belediyesi tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince yapı tatil tutanağı düzenlenmediği gerekçesiyle usul açısından iptal kararı verildiği, bu karar üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından inşaat yapı ruhsatının iptal edilmesi konusunda Ümraniye Belediyesi ve diğer ilgili kurumlara yazı yazılmasına rağmen inşaatın tamamlandığı, inşaat ruhsatının iptal edilmesine yönelik adım atılmadığı tespit edilmiştir.
parsel ile aynı bölgede bulunan ve sayılı parseller ile alakalı olarak İSKİ Genel
Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ümraniye Belediyesi aleyhine İstanbul İdare
Mahkemesi’nde esas sayı ile dava açılmış, İstanbul 1. İdare Mahkemesi
Esas Karar sayılı kararı ile “… Bu durumda davacılara ait taşınmazların Atik
Valide Memba Suyu güzergâhında kalması, bu sebeple korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olarak tescilli taşınmaz olması, taşınmazların tevhit edilmesi ve üzerindeki yapıların yıkılarak yeniden taşınmazlar üzerinde inşaat yapılması durumunda taşınmazların altında bulunan tarihi su yoluna zarar vereceği anlaşıldığından, davacıların söz konusu taşınmazların tevhit edilmesi talebinin reddine ilişkin davalı Ümraniye Belediyesi işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden İSKİ Genel Müdürlüğü’nün dava konusu işlemi ve İstanbul nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine …” karar verilmekle, yargının Atik Valide Suyolu güzergâhında kalan taşınmazlarda yapılaşmaya izin verilmemesi konusunda emsal olmuştur.
34) Bilindiği üzere, 2863 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine gereğince koruma bölge
kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılacağı belirlenmiştir. Yine 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrası gereğince her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verilmiştir. Yine 2863 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre korunması
gerekli kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarında onaylı plân ve proje dışı uygulama yapan veya yapılmasına yol açan sorumlularının, koruma bölge kurulları ile ilgili konularda plân ve proje düzenlemesi ve uygulama sorumluluğu yapması beş yıl süre ile yasaklanması, uygulama sorumlularının denetimi, ilgili belediye veya valilikçe yapılarak aykırı hareket edenler hakkında Bakanlığa ve ilgili meslek odasına bildirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Aynı maddenin 6 ve 7 nci fıkralarına göre mahalli idareler, taşınmaz kültür varlığı parselinde, ek veya eklenti suretiyle yapılacak veya yeni inşa edilecek yapılara ait koruma bölge kurulunca verilen kararlarda veya onaylanmış kültür varlığı projelerinde değişiklik yapamayacakları; ancak, inşa edilecek yapının fen ve sağlık şartlarının mevzuata uygunluğunu kontrol edecekleri, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı parsellerinin, taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir edecek şekil ve surette ayrılamayacağı ve birleştirilemeyeceği belirlenmiştir.
Kanunun 61 inci maddesine göre de Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Eğer uyulmaz ise Kanunun “Cezalar” başlıklı 65 inci maddesine göre korunmas ı gerekli ta şınmaz k ült ür ve tabiat varl ıkları ile korunma alanlar ının bu Kanuna göre tebli ğ veya ilan edilmi ş olmas ına rağmen yıkılmas ına, bozulmas ına, tahribine, yok olmas ına veya her ne suretle olursa olsun zarar g örmesine kasten sebebiyet verenler ile izin al ınmaks ız ın inşaî ve fiziki m üdahale yapanlar veya yapt ıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezas ıyla cezaland ırılacakları, Kanuna ayk ırı olarak yıkma veya imar izni verenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve be ş bin güne kadar adli para cezas ıyla cezaland ırılacakları, taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve sit alanlarında, 3194 sayılı
İmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratları, kültür varlıkları yönünden bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş yerlerde yetkili idarelerden, koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmamış yerlerde koruma bölge kurulu müdürlüklerinden; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden ise çevre ve şehircilik il müdürlüklerinden izin almaksızın ya da izne aykırı olarak yapanlar veya yaptıranlar, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır.
35) 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin özellikle 1 inci fıkrasında belirtilen kasten zarar
verme fiili, inşai ve fiziki müdahale fiili ile 2 inci fıkrasında belirlenen kanuna aykırı imar ve yıkma izni verme fiili korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırma amacıyla işlenmesi halinde suç ağırlaşmaktadır. Bu fiilin suç teşkil edebilmesi için ön şart zarar verilen taşınmazın kültür varlığı olduğu veya koruma altında olduğunun kanunda belirlenen usule uygun bir şekilde tebliğ veya ilan edilmiş olması şartıdır. Kanunda yok etme, tahrip etme gibi farklı fiiller sayıldıktan sonra her ne suretle olursa olsun zarar verme fiili de tanımlanmıştır.
Buradan anlaşılması gereken sayılan diğer fiillerin örnek olarak verildiğidir. Olabildiğince geniş olarak tarif edilmiş olan her ne suretle olursa olsun zarar verme suçunun herhangi bir hareketle işlenebileceğini göstermektedir. Bu suçta kast aranır. Madde metninde kast ifadesi geçmese dahi
TCK’nın genel hükümleri uyarınca özel kanunlarda tanımlanan suçlar için suçun oluşması kastın varlığına bağlanmıştır. Kastın zarar verilen taşınmazın kültür varlığı olduğunu bilme unsurunu da içermesi gerekir. Suçun maddi konusunu tescil edilmiş olan taşınmaz kültür varlıkları oluşturmaktadır. Herhangi bir kültür varlığına inşai ve fiziki müdahale kendiliğinden
suç tipini oluşturmamaktadır. Müdahalenin detayları da Kanunun “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı” başlığı 9. Maddesinde tanımlanmıştır. Madde hükmüne göre esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale kabul edilmektedir. Suç teşkili için müdahalenin tamamlanması gerekmemektedir. Fiilin başlamış olması yeterlidir. Bu suç tipiyle ilgili kast madde metninde açıkça aranmasa da TCK’ nın genel düzenlemeleri kapsamında fiilin kasten işlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Ek olarak buradaki kast fiilinin sonuçlarını bilme ve anlama şeklinde genel kast gerektirmektedir. Failin özel olarak saiki önem arz etmez. 2 nci fıkra kapsamında ise “bu kanuna” ifadesini içermektedir. Yani 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak yıkım ve imar izni verilmesi suç oluşturmaktadır. Kanunda yıkım izni verilmesine ilişkin açık bir madde yoktur.
Ancak 51. ve 57. Maddedeki kurullara verilen genel yetkiler göz önüne alındığında kurulların kararları bu izinler konusunda esas alınmaktadır. Bu suçta zarar veya sonuç unsuru aranmadığı için maddi unsur bulunmamaktadır. Hukuken verilmemesi gereken izin verildiği anda fiil işlenmiş sayılmaktadır. Bu suçun faili ancak izin verme yetkisi olan kamu görevlileri olabilir.
Dolayısıyla özel failliğin kabul edildiği bir suçtur. Kurulların kararlarına aykırı bir şekilde yıkım ya da imar izni verilmesiyle suçun maddi unsuru tamamlanır. Ayrıca izin kullanılması aranmaz.
36) Bu gerekçeler ışığında, özellikle parselde ruhsata aykırı olarak inşa edilen yapı ile ilgili
şikâyetçinin iddiaları ve idarelerin yazışmalarından hukuki ve idari olarak inceleme yapılması gerektiği kanaati oluşmuştur.
37) Üzerinde yapı bulunan diğer taşınmazlar ise ve parsellerdir. Bu parseller için İSKİ
Genel Müdürlüğünün yazısında yıkım kararı olduğu belirtilmiş, 2 ile ilgili yazı ekinde yıkım kararı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak parsel ile ilgili taşınmaz adına kayıtlı olan tarafından bina yapılması üzerine İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından
Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde dava açılması üzerine mahkemenin 29/12/1998 tarih ve sayılı kararı ile “… pafta, ada, parsele yapmış olduğu, haksız müdahalenin önlenmesine, davalıya ait binanın taşkın kısmının Tevhitli
Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin sayılı dosyasında istenilen ecrimisil talebinin kısmen kabulüne…” şeklinde hükme varılmış ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08/02/2005 tarih ve sayılı ilamı ile kesinleşmiştir. Ancak binanın yıkım kararının ifa edilmesi yapılmamakla birlikte, Ümraniye Belediyesinin cevap yazısından parsel ve parseller ile ilgili yeniden inşaat yapılması ve tevhit taleplerinde bulunulmuştur.
Yapılan başvurulara idare tarafından olumlu görüş verilmediği, son süreçte parsel ile ilgili
İSKİ Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın 30.04.2018 tarih ve sayılı yazısında belirttiği görüş doğrultusunda onaylanan avan proje ile birlikte Jeoradar (GPR) yöntemiyle yer altı araştırma raporu İstanbul numaralı KTVKK’ye sunulduğu, Kurul ve Ümraniye Belediyesi arasında yazışmaların devam ettiği, ve sayılı parseller ile alakalı olarak İSKİ Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ümraniye
Belediyesi aleyhine İstanbul İdare Mahkemesi’nde esas sayı ile dava açıldığı, İstanbul 1. İdare Mahkemesi Esas- Karar sayılı kararı ile “… Bu durumda davacılara ait taşınmazların Atik Valide Memba Suyu güzergâhında kalması, bu sebeple korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olarak tescilli taşınmaz olması, taşınmazların tevhit edilmesi ve üzerindeki yapıların yıkılarak yeniden taşınmazlar üzerinde inşaat
yapılması durumunda taşınmazların altında bulunan tarihi su yoluna zarar vereceği anlaşıldığından, davacıların söz konusu taşınmazların tevhit edilmesi talebinin reddine ilişkin davalı Ümraniye Belediyesi işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden İSKİ Genel
Müdürlüğü’nün dava konusu işlemi ve İstanbul V nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunun dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine …” karar verildiği ve sürecin halen devam ettiği anlaşılmıştır.
38) Şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya
kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; kültür varlığı olarak tescilli
Atik Valide Suyolunun memba ve galerileri üzerine bina yapıldığında bunların bakım ve onarımlarının yapılmasının mümkün olamaması, yapılaşmaya müsaade edilmesinin 2863 sayılı
Kanuna göre kültür varlığını korumayı imkânsız hale getirmesi sebebiyle İSKİ Genel
Müdürlüğünün ve nolu parsellerde tevhid ve yapılaşma izni vermemesine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, özel mülkiyette bulunan ve 1/1000 ölçekli imar uygulaması ile konut alanında kalan taşınmazın kültür varlığı ilan edilerek mülkiyet hakkına müdahale edilmekle, Anayasanın 35 inci maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1
Nolu Protokolü çerçevesinde kamu menfaati için konulan yapılaşma yasağının, bireyin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmadığından kamulaştırma talebinin reddedilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından adil dengenin sağlanması için 2863 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun
3 üncü maddesi gereğince ödenek ayrılması gerektiği, ayrıca şikâyetçinin iddiaları arasında yer
alan özellikle komşu taşınmaz parsel olmak üzere, ve parseller üzerindeki yapıların ruhsata aykırı olup olmadığı, yıkım kararlarının uygulanıp uygulanmadığı ve ilgili idareler tarafından gerekli yasal sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğine ilişkin hukuki ve idari inceleme yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
39) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine verilen cevapta idarelerin cevaplarının hukuki olarak gerekçeli ve yeterli olduğu, bunun yanında İdarelerin ‘kanunlara uygunluk’, ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uymakta daha hassas davranmaları önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
40) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi
.
kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ve
KISMEN REDDİ ile;
36 ve 37 nolu parsellerde tevhit yapılması ve yapılaşma izni verilmesi talebinin REDDİNE,
Yapılaşma izni verilmeyecekse taşınmazın ilgili idareler tarafından kamulaştırılması talebine ilişkin 2863 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesi gereğince kamulaştırma programına alınması hususunda İSTANBUL SU ve
KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Şikâyete konu edilen parsellere komşu özellikle parsel olmak üzere, ve parseller üzerindeki yapıların ruhsata aykırı olup olmadığı, yıkım kararlarının uygulanıp uygulanmadığı ve ilgili idareler tarafından gerekli yasal sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğine ilişkin hukuki ve idari inceleme yapılması hususunda KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın, ŞİKÂYETÇİ ile İSTANBUL SU ve KANALİZASYON İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ, KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ve
ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA TEBLİĞ EDİLMESİNE,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi