TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6421-6421 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2018/217 2018/ 217
KARAR TARİHİ : 11/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Avrupa Birliği Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Açıktan atama talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 08/01/2018 8.1.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 08/ 01/ 2018 tarihinde yapılan başvuruda başvuran
özetle, Sosyal Güvenlik Kurumu Malatya İl Müdürlüğünde avukat olarak çalışmaktayken 30 Ekim
2014 tarihi itibariyle kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını ve 31/ 10/ 2017 tarihli Avrupa Birliği
Bakanlığında boş bulunan avukat kadrosuna atanma talebinin “Bakanlığın hizmetine ihtiyaç duyulmadığından uygun görülmediği” gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, açıktan atanma talebinin başvuru tarihinden itibaren kabulüne karar verilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALRI
2) Kurumumuzun 08/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
gönderilen Avrupa Birliği Bakanlığının 06/ 03/ 2018 tarihli ve
sayılı yazısında özetle :
2.1) Başvuranın, Bakanlık evrakına 31/ 10/ 2017 tarihinde kayıtlı dilekçesi ile Bakanlıkta münhal
bulunan “Avukat” kadrosuna açıktan atamasının yapılmasını talep ettiğini,
2.2) Bakanlığın başvurana 13/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazıyla cevap
verdiğini, cevapta özetle “ Bakanlığımızca hizmetinize ihtiyaç duyulmadığından açıklan atama talebiniz uygun görülmemiş olup, talebiniz doğrultusunda işlem tesis edilememektedir,” denildiğini, Bakanlığın değinilen yazısının adi posta yoluyla 14/ 11/ 2017 tarihinde postaya verilerek, başvuranın
1 / 7dilekçesinde beyan ettiği adresine gönderildiğini, başvurucuya teslim mazbatasının bulunmadığını,
2.3) “Avukat” ve “Hukuk Müşaviri” kadrolarının kurumların hukuk birimlerine tahsisli kadrolar
olduğunu, Bakanlıkları hukuk biriminin “Hukuk Müşavirliği” olarak teşkilatlandığını, mevcut kadro durumuna göre 4 adet Hukuk Müşaviri ( 2 boş, 2 Dolu) ve 1 adet Avukat (Boş) kadrosu bulunduğunu, boş olan “Avukat” kadrosunun 7. Derecenin 1. Kademesinde olduğunu,
2.4) Hukuk birimlerinin (Bakanlıkları Hukuk Müşavirliğinin) görev, yetki ve sorumluluklarının 659
sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin
Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’de ayrıntılı olarak düzenlendiğini, Muhakemat
Hizmetleri ve Hukuki Danışmanlık Hizmetleri olmak üzere iki başlık altında görevlerinin bulunduğu, Bakanlığın Muhakemat Hizmetleri kapsamındaki (Leh ve aleyhine açılmış davalar ile icra takipleri) iş ve işlemlerinin yıllık 10 esas sayısını geçmediğini, hatta 2018 yılı itibariyle var olan 1 adet duruşmalı davasının (Ankara 32. İş Mahkemesinin 2016/ 1640 Esasına kayıtlı) 22/ 02/ 2018 tarihinde karara bağlandığını, Bakanlıkları leh ya da aleyhine devam eden adli dava bulunmadığını, İdari yargıda ise değişik aşamalarda (ilk derece, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay) bulunan sınırlı sayıdaki dava dosyalarının takibinin ise mevcut Hukuk Müşavirleri vasıtasıyla yürütüldüğünü, Hukuki Danışmanlık Hizmetleri kapsamında ise; Bakanlığın yetki ve görevleri doğrultusunda teşkilat yasası ile kurulu olan hizmet birimlerinin çalışanlarının, çok çeşitli meslek grupları havuzundan özel yarışma sınavı ile alınan kariyer meslek memurlarından (Avrupa Birliği İşleri
Uzmanı) oluşması, Avrupa Birliği mevzuatı ile Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri mevzuatı konuları yönünden Hukuki danışmanlık hizmetinin Bakanlığın ana hizmet birimlerinden olan Avrupa Birliği
Hukuku Başkanlığı tarafından yerine getirilmesi nedenleriyle, Hukuk Müşavirliğinin hukuki danışmanlık kapsamındaki görevlerinin yalnızca kurumsal idari iş ve işlemlerle sınırlı kaldığını, mevcut hukuk müşaviri kadrosunda bulunanların bu hizmetin yerine getirilmesi için yeterli olduğunu,
2.5) Bakanlığın “Avukat” kadrosunun, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel
Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin
Geçici 2 nci maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 2012/ 3778 sayılı kararıyla 2 adet olarak ihdas edildiğini, ancak, yukarıda arz edildiği üzere, “Avukat” unvanlı personel ihtiyacı bulunmadığından 2013 yılına ilişkin kadro düzenlemeleri kapsamında Bakanlığın teklifi sonucu, Bakanlar Kurulunun 2013/ 5021 sayılı kararıyla “Avukat” kadrolarından birisinin iptal edildiğini, ileride ihtiyaç hasıl olduğunda kullanılmak üzere bir adet “Avukat” kadrosunun ise kadro kütüğünde iz olarak bırakıldığını,
2.6) Malumları olduğu üzere, kurumların takip eden yıl içinde yapacakları atamalar için atama
yapılacak sayı, sınıf, unvan derece —kademe ve hizmet gerekçelerini (ihtiyaç sebeplerini) belirterek
Başbakanlıktan atama izni almaları gerektiğini, Bakanlığın 2017 ve 2018 yılları atama izni tekliflerinde —ihtiyacı bulunmadığından – “Avukat” kadrosu için atama izni istenmediğini, gerekçeleri yukarı bölümlerde arz edildiği üzere, Bakanlıklarının “Avukat” ya da “Hukuk
Müşaviri” olarak mevcuda ek istihdam ihtiyacı bulunmadığını, başvurucunun “avukat” olarak atanma talebinin değinilen nedenlerle Bakanlıklarınca kabul görmediğini,
2.7) Başvuranın Kurumumuza verdiği dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla Bakanlıklarının kendisine
2 / 7verilen cevaptaki “hizmetinize ihtiyaç duyulmadığından …” ibaresinden yakındığını, belirtilen ibare
ile kastedilenin, başvurucunun bizatihi şahsı olmayıp, atanmak istediği görev ve yürütmek istediği hizmetle ilgili olduğunu, belirtilen ibare ile anlatılmak istenenin yukarıda izah edildiği üzere, Bakanlıkça avukatlık hizmetine ihtiyaç duyulmaması olduğunu, zira, başvurucunun Bakanlığa vermiş olduğu dilekçesi üzerine yapılan yegane değerlendirmenin, başvurucunun atanmak istediği
“avukat” kadrosunda personele ihtiyacı olup olmadığına ilişkin olduğunu, bunun dışında ve özellikle başvurucunun şahsıyla ilgili bir değerlendirme, araştırma ve inceleme yapılmadığını,
2.8) Diğer yandan, başvuranın Bakanlıktan talebinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 92 nci
maddesinde yer alan “ Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları ” kapsamında olduğunu, maddede aynen “İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek işleyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şanıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler .” denildiğini, düzenlemeye göre talep konusu atamanın, açıktan ve idarenin takdirine bağlı bir atama işlemi olduğunu,
2.9) İdarenin, bir kamu görevine atama yapma konusunda sahip bulunduğu takdir yetkisinin mutlak
ve sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri göz önünde tutularak kullanılması gerektiğinin idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğunu, bununla birlikte, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetiminin, hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı olup, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğini ve yerindelik denetimi yapılamayacağının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin İkinci fıkrasında açıkça vurgulanmış bulunduğunu,
2.10) İdarenin, boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi
atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi, bu husustaki yargısal denetimde, işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilemeyeceğinin açık olduğunu,
2.11) Somut olayda, Bakanlığın “avukat” unvanlı personele ve hizmetine ihtiyacının bulunmadığının
yukarı bölümlerde objektif verilerle izah edildiğini ve başvurucunun talebinin de belirtilen nedenlerle yerine getirilmediğinin açıklandığını, buna karşılık Bakanlık “avukat” kadrosuna atama ihtiyacı duysa bile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 92 nci maddesinin tanıdığı takdir yetkisinin niteliği gereği, anılan kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasından tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi (başvurucu) lehine kullanmaya zorlanamayacağı gerekçeleriyle başvuranın talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın “Çalışma hakkı ve ödevi ” başlıklı 49 uncu maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı
ve ödevidir . Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir
3 / 7ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır .”,
3.1) “A. Hizmete girme ” başlıklı 70 inci maddesinde ; “ Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına
sahiptir .
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez .”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde ;
“ …Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” ,
3.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler ” bölümünde yer alan “ Genel ilkeler ” başlıklı 128
inci maddesinin ikinci fıkrasında ; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir …” ,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında ; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmüne,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun;
5.1) “Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları” başlıklı 92 nci maddesinde, “İki defadan
fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler .
…………
657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş
kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler .”,
5.2) “Çekilme” başlıklı 94 üncü maddesinde “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak
müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir . (Ek hüküm : 31/ 7/ 1970- 1327/ 75 md.) Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır .
Çekilmek istiyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder . Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir .
Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartiyle bir ay kaydına tabi değildirler .”
5.3) Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları başlıklı 97 nci maddesinde;
“Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere;
A) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay
4 / 7geçmeden,
B) Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94 üncü maddenin 2 nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden, …….
Devlet memurluğuna alınamazlar .” hükümleri yer almaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Sosyal Güvenlik Kurumu Malatya İl Müdürlüğünde avukat olarak çalışmaktayken 30 Ekim 2014
tarihi itibariyle kendi isteğiyle görevinden ayrılan başvuran 31/ 10/ 2017 tarihli Avrupa Birliği
Bakanlığında boş bulunan avukat kadrosuna atanma talebinin “Bakanlığın hizmetine ihtiyaç duyulmadığından uygun görülmediği” gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesi çerçevesinde açıktan atanma talebinin başvuru tarihinden itibaren kabulüne karar verilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .
8) İdare cevabi yazısında özetle, Bakanlıklarında bir adet avukat unvanlı boş kadro bulunduğunu,
ancak mevcut iş yüküne göre bu boş kadroyu dolduracak şekilde avukatlık hizmetine ihtiyaç bulunmadığını, bu boş kadronun ileride oluşabilecek acil bir ihtiyaç için tutulduğunu, esasen iki adet olan boş avukat kadrosunun birinin de bu sebeple iptal edildiğini, ihtiyaç bulunmadığı için 2017 ve
2018 yıllarında açıktan avukat atama izni talebinde bulunulmadığını, başvuranın dilekçesi üzerine
yapılan yegane değerlendirmenin, başvurucunun atanmak istediği “avukat” kadrosunda personele ihtiyacı olup olmadığına ilişkin olduğunu, bunun dışında ve özellikle başvurucunun şahsıyla ilgili bir değerlendirme, araştırma ve inceleme yapılmadığını, başvuranın talebinin öncelikle Bakanlığın
“avukat” unvanlı personele ve avukatlık hizmetine ihtiyacı bulunmadığından yerine getirilemediğini, buna karşılık Bakanlık “avukat” kadrosuna atama ihtiyacı duysa bile, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunun 92 nci maddesinin tanıdığı takdir yetkisinin niteliği gereği, anılan kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasından tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi (başvurucu) lehine kullanmaya zorlanamayacağını ifade etmiştir .
9) Anayasamızın 128 inci maddesinde, Devlet memurlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve
yetkileri ile hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır . Devlet memurlarının hukuki durumlarının, hak ve yükümlülüklerinin başta 657 sayılı Yasa ve diğer özel yasalar ile bu yasalara uygun olarak yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararname veya özel nitelikli tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu kararları ile düzenlenmesinin doğal sonucu olarak, bu düzenleyici tasarruflarda yer alan kurallar esas alınarak saptanması ‘Statü Hukuku’nun gereğidir .
10) Devlet memuru iken usulüne uygun olarak çekilenlerin üç defadan fazla olmamak üzere sınav
şartı olmaksızın yeniden devlet memuru kadrolarına atanmalarına hukuken bir engel olmamakla
5 / 7birlikte bu husus idarelerin takdir yetkisi kapsamında bulunmaktadır . Kamuda personel istihdamı
için öncelikle idareler tarafından bir hizmet ihtiyacı olup olmadığını değerlendirilerek karara bağlanması gerekmektedir . Atama işleminin sebep unsurunu memur tarafından yürütülecek bir hizmetin mevcut olması teşkil eder . İdareler nezdinde boş kadro olması güncel bir hizmet ihtiyacına işaret etmemektedir . Somut olayımızda idare gerekli açıklamaları yaparak hizmet ihtiyacı olmadığını objektif bir şekilde ortaya koymuştur . Avukatlık hizmetleri ihtiyacı yok iken atama yapılması kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olabileceği gibi kamu kaynaklarını etkin kullanılması ilkesinin ihlal edilmesine ve atama işleminin de sebep unsuru yönünden sakat olmasına neden olabilecektir .
11) Danıştay kararlarında da belirtildiği üzere, boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet
gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasından tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olan idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi; bu husustaki yargısal denetimde, işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, anılan kadroya atanma koşullarını taşıyan iki kişi arasından birinin niteliklerinin daha iyi olduğu gerekçesiyle idarenin takdir yetkisini kaldırarak bu kişinin atanması sonucunu doğuracak şekilde iptal kararı verilememektedir(Danıştay 5. Dairesinin 10/ 02/ 2009 tarihli ve E .2007/ 2093 ve K.2009/ 502 sayılı kararı) .Özetle hizmet ihtiyacı olsa bile idareyi belirli bir kişiyi ataması yönünde hukuken zorlanması mümkün değildir .
12) Başvuranın hangi şahsi kusur veya eksiği nedeniyle hizmetine ihtiyaç duyulmadığı yönünde
açıklama yapılması talebi ise, idarenin açıklamaları bölümünde de ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere; başvuranın şahsına yönelik değil Bakanlığın “avukat” unvanlı personele ve avukatlık hizmetine ihtiyacı bulunmadığına yönelik olduğu ifade edilerek karşılanmıştır . Somut olayda başvuranın herhangi bir nedenle tercih edilmemesi veya başka bir adayla kıyaslanması söz konusu değildir .
13) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuranın, 657 sayılı Kanunun 92 nci
maddesi çerçevesinde boş bulunan avukat unvanlı kadroya açıktan atanma talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı , ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA VE AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
6 / 7Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi