ÖZET: Sayıştay, avukat olmayan bir Başkan Yardımcısına mevzuata aykırı olarak vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığı gerekçesiyle tazmin hükmünü onaylamıştır. Sorumlu, Danıştay kararına dayanarak, avukat olmayan hukuk birimi amirlerinin de idare lehine sonuçlanan davalarda vekalet ücreti alabileceğini savunmuş, bu durumun 659 sayılı KHK ile mümkün olduğunu belirtmiştir. Ancak Sayıştay, bu iddiaların daha önceki yargılama aşamalarında değerlendirildiğini ve yeni bir husus ileri sürülmediği için karar düzeltme talebinin reddedilmesine karar vermiştir. Sonuç olarak, avukat olmayan birim amirinin vekalet ücreti alma yetkisi, mevcut mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiş ve tazmin hükmü yerinde bulunmuştur. Bu durum, kamu idarelerinin hukuk birimlerinin işleyişine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2012
Dairesi 6
Karar No 39432
İlam No 42838
Tutanak Tarihi 8.3.2017
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan Başkan Yardımcısına mevzuata aykırı olarak avukatlık vekâlet ücreti ödenmesi.

175 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle, … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan Başkan Yardımcısına mevzuata aykırı olarak vekâlet ücreti ödendiği ve bu suretle de toplam …. TL kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle verilen tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulunun 16.02.2016 tarih ve 41471 tutanak sayılı kararı ile tasdikine karar verilmişti.

Sorumlu karar düzeltilmesi talebiyle vermiş olduğu dilekçesinde, daha önce temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaları tekrarlayarak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun E:2012/883; K: 2012/3186 sayılı ve 21,12.2012 tarihli kararında “659 Sayılı KHK, genel gerekçesi ve madde gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde; avukat olmasalar dahi hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleri tarafından takip edilip idareler lehine sonuçlanan davalarda, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. 659 sayılı KHK’nın yürürlüğünden sonra verilen kararlarda, dava 659 sayılı KHK’nın yürürlüğünden önce açılmış olsa dahi, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir”‘ hükmü ile vekalet ücretleri yönünden 659 sayılı KHK ile mülga 1389 sayılı yasadan farklı bir rejimin söz konusu olduğunu, KHK ile daha önce dava takip yetkisi bulunmayan ve lehine avukatlık vekalet ücreti hükmedilmeyen hukuk işleri birim amiri hakkında da bundan sonra vekalet ücretine hükmedilebileceğinin anlaşıldığını,

Anılan karar her ne kadar vekil olarak dava ve icraların takibine ilişkin olup bu dava ve icralardan avukat olmayan hukuk işleri birim amirinin lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin olsa da lehine vekalet ücretine hükmedilen avukat olmayan birim amirine KHK ile öngörülen vekalet dağıtımına da uygulama alanı bulması gerekeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı aynen;”…

İlgili dilekçesinde; avukat olmayan birim amirinin dava ve icra dosyalarını takip edebileceğini ve birim amirince takip edilen bir dava ve dava takiplerinden idare lehine doğan vekalet ücretinden pay alabileceğini bu nedenle Temyiz Kurulu tarafından alman onama kararının karar düzeltme yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir.

Sorumlu tarafından ileri sürülen hususlar, hesabın Dairesinde ve Temyiz Kurulunda yargılanma aşamasında görüşülüp, irdelenmiş ve karara bağlanmış olduğundan karar düzeltilmesini gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu durum karşısında talebin reddi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.

Sorumlu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21.12.2012 tarihli E:2012/883; K: 2012/3186 sayılı kararına göre tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmekte ise de; anılan karar vekil olarak dava ve icraların takibine ilişkin olup bu dava ve icralardan avukat olmayan hukuk işleri birim amirinin lehine vekalet ücreti takdirine ilişkindir.

Öte yandan, aynı konuda diğer yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olup, Sayıştay ilamlarına, Danıştay’ca vergi konusunda verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.

Sorumlunun iddia etmiş olduğu hususların, 16.02.2016 tarih ve 41471 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararında karşılanmış olduğu ve ayrıca 6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediği gerekçesiyle KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA

(.. Daire Başkanı …., Üyeler …, …, …. ile ……;

“659 sayılı KHK’nın Genel Gerekçesinde; bu KHK ile idarelerin, avukatlık hizmeti temininde çok alternatifli bir yönteme kavuşturulduğu, bu kapsamda; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin tamamına kendi dava ve icra işlerini, kendi bünyelerinde istihdam edecekleri hukuk müşavirleri ve avukatları aracılığıyla takip etme imkanı getirildiği belirtilmiştir.

6.maddenin gerekçesinde; uygulamada idareleri vekil sıfatıyla sadece avukatlar temsil edebilirken, idarelerin hukuk birimlerinde çalışanların durumunda ve eğitim durumlarındaki değişikliklerin, usul mevzuatındaki değişiklikler ve işleyişin kolaylaştırılarak hukuk birimlerindeki çalışanlardan azami ölçüde istifade edebilmesini teminen hukuk müşavirlerinin de avukatlık stajı yapmış olup olmadığına bakılmaksızın idareleri tahkim mercilerinde, mahkemelerde ve icra mercilerinde vekil sıfatıyla temsil edebilmesine imkan sağlandığı belirtilmiş,

14.maddenin gerekçesinde de; bu madde ile, idarelerin taraf olduğu her türlü dava ve icra takibi sonrasında takibin idare lehine sonuçlanması halinde vekalet ücretine hükmedilmesinin öngörüldüğü, böylece bu konuda davalarını avukatla takip etmeyen idareler aleyhine oluşan aleyhe ve tarafların eşitliğine

uygun düşmeyen durumun ortadan kaldırıldığı, ayrıca, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usulün de yeniden düzenlenerek netleştirildiği açıklanmıştır.

KHK’nın belirtilen maddeleri, genel gerekçesi ve madde gerekçeleri birlikte

değerlendirildiğinde; avukat olmasalar dahi hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleri tarafından takip edilip idareler lehine sonuçlanan davalarda, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

659 sayılı KHK’nin vekalet ücretinin dağıtımına ilişkin 14 üncü maddesinin (a) bendinde; vekalet ücreti dağıtılacaklar arasında, hukuk birimi amiri açıkça sayılmıştır.

Norm kadro cetveline göre İdarenin Hukuk biriminin amirinin “Hukuk İşleri Müdürü” olduğu anlaşılmaktadır.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği yönetmeliğinin 5 inci maddesinde, Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar guruplar halinde sayılmış, maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde “Hukuk hizmetleri grubu” başlığında Hukuk müşavirinin görevde yükselmeye tabi olduğu açıkça belirtilmiş, bu gurupta başkaca bir unvan veya kadroda sayılmamıştır.

Yönetmeliğin 7’nci maddesinde, 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aranacak özel şartlar belirtilmiştir.

Maddenin a/3 bendinde; “Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,” hükmüne yer verilmiş ancak Ekli (1) sayılı listede, teknik öğrenim gerektiren unvanlar sayılmış olup Hukuk İşleri Müdürlüğü kadrosuna yer verilmemiştir.

Yönetmeliğin başkaca bir yerinde, Hukuk İşleri Müdürünün görevde yükselme yönetmeliğine tabii olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca başkaca bir mevzuatta, Hukuk İşleri Müdürü Kadrosuna atanabilmek için Hukuk mezunu olma zorunluluğunu içeren bir düzenleme bulunmamaktadır.

Hal böyleyken, Belediyede avukat varken, avukat olmayan birinin, Hukuk İşleri Müdürlüğü görevini yürütmesinin uygun olmadığını ileri sürmek, idarenin takdir yetkisine müdahale anlamına gelecektir.

Dolayısı ile Hukuk İşleri Müdürlüğünü vekaleten yürüten ve usul ve esaslara uygun ataması yapılan şahsa, vekalet ücreti ödenmesi yerinde olduğundan, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı),Oyçokluğu ile

Karar verildiği 08.03.2017 tarih ve 42838 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
Sorular:

1. Vekalet ücretine ilişkin madde ne?
2. Hukuk müşavirinin görevde yükselme yönetmeliğine tabi olup olmadığına bakılmaksızın idareleri tahkim mercilerinde, mahkemelerde ve icra mercilerinde vekil sıfatıyla temsil edebilmesine imkan sağlandığı belirtilmiş midir?
3. Hukuk birimi amiri açıkça sayılmış mıdır?
4. Norm kadro cetveline göre İdarenin Hukuk biriminin amirinin hangi unvanı yaptığı öğrenilmiştir?
5. Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği yönetmeliğinin 5 inci maddesinde, Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar guruplar halinde sayılmış mıdır?
6. Maddenin a/3 bendinde; “Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,” hükmüne yer verilmiş midir?
7. Yönetmeliğin başkaca bir yerinde, Hukuk İşleri Müdürünün görevde yükselme yönetmeliğine tabii olduğuna ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığına bakılmış mıdır?

Cevaplar:

1. Vekalet ücretine ilişkin madde 14 üncü maddedir.
2. Evet, böylelikle belirlenmiştir.
3. Hukuk müşavirinin görevde yükselme yönetmeliğine tabi olup olmadığına bakılmaksızın idareleri tahkim mercilerinde, mahkemelerde ve icra mercilerinde vekil sıfatıyla temsil edebilmesine imkan sağlandığı belirtilmiştir.
4. Hukuk İşleri Müdürüdür.
5. Evet, guruplar halinde sayılmıştır.
6. Maddenin a/3 bendinde; “Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,” hükmüne yer verilmiştir.
7. Yönetmeliğin başkaca bir yerinde, Hukuk İşleri Müdürünün görevde yükselme yönetmeliğine tabii olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamıştır.

Tanımlar:

1. Vekalet ücreti nedir? Vekalet ücreti, bir avukatın veya başka bir uzmanın, bir kişinin ya da kurumun lehine bir dava veya davayı takip etmesinde gösterdikleri hizmete karşılık olarak ödenecek paradır.
2. Hukuk müşavirliği ne? Hukuk müşavirliği, idarenin hukuk birimi tarafından görevlendirilen ve hukuksal işler ile ilgili yardım ve danışmanlık hizmeti veren personele verilen unvandır.
3. Görevde yükselme yönetmeliği nedir? Görevde yükselme yönetmeliği, kamu personelinin görevde yükselmede bulunma şartlarını ve usullerini düzenleyen bir yönetmeliktir.
4. Norm kadro cetveli nedir? Norm kadro cetveli, idarenin personelinin atanacağı unvanlar ile bu unvanlara ait görev alanlarını gösteren bir listedir.
5. Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği yönetmeliği nedir? Bu yönetmelik, kamu personelinin görevde yükselmede bulunma şartlarını ve usullerini düzenleyen bir yönetmeliktir.
6. Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumalarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak hükmüne yer verilmiştir.