|
ÖZET: Danıştay kararında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvuran avukatların, bina içerisine alınmaları ve mesleki faaliyetlerini yürütmeleri için gerekli olan güvenlik tedbirleri incelenmiştir. Avukatların eşyalarının x-ray cihazından geçirilmesi ve resmi kimlik belgesi ibraz edilmesi uygulamalarının hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Ancak, avukatlara yönelik genel bilgi toplama (GBT) sorgulaması uygulamasının, somut emarelerle desteklenmeden ve makul bir sebep gözetilmeksizin yapılması, gerekli ve orantılı bir müdahale olarak değerlendirilmemiştir.
Sonuç olarak, avukatların bina içerisine alınmalarında GBT uygulamasının sonlandırılması ve mesleki faaliyetlerini yerine getirmeleri için gerekli imkanların sağlanması yönünde Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, avukatların görevlerini ifa ederken karşılaştıkları engellerin giderilmesi ve kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1144-S.22.1765
BAŞVURU NO : 2021/12960
KARAR TARİHİ : 25/01/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
ANTALYA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü binasına Avukatlık
Kanunu’na uygun şekilde alınmaları, dışarıda bekletilmemeleri, kendilerine, görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olunması ile avukatlara Covid-19 hastalığı için koruyucu ekipman sağlanması ve bina içerisinde bekleyebilecekleri uygun bir yer tahsis edilmesi taleplerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 29/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
Barosu Başkanlığı tarafından yapılan başvuruda özetle; Baro Başkanlığınca, mesleki faaliyetlerinin ifası amacıyla Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürlüklerine intikal eden avukatların, dış kapıda bekletilerek, bina içerisine alınmadığının öğrenilmesi üzerine, avukatların kamu görevine yakışır şekilde bina içerisine alınarak, doğru bilgi ve belgelere erişimlerinin sağlanması ile pandemi süresince ifade alımlarında avukatlara maske, eldiven, tulum temin edilmesi ve bina içerisinde bekleyebilecekleri bir yer tahsis edilmesi istemleri ile 13/04/2021 tarihinde Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, Müdürlüğün 20/04/2021 tarihli cevabi yazı içeriğinde özetle; Emniyet Genel Müdürlüğü 2010/25 Sayılı
Genelgesine uygun olarak, Emniyet ve güvenliği polis tarafından sağlanan kamu binalarının girişçıkışlarında genel kontroller kapsamında polisin yaptığı kimlik sorma ve GBT sorgulama uygulamalarına engel teşkil edecek bir mevzuat düzenlemesi olmadığı, hizmet binasının geniş olması dolayısıyla avukatların bina içerisinde gideceği yere kolayca ulaşımını sağlamak üzere şubeden memur çağrılarak refakat edildiği, avukatların dışarıda bekletilerek, içeriye alınmadığı iddialarının yerinde olmadığı, Covid-
19 salgını kapsamında tedbirlere riayet edildiğinin ifade edildiği, bahse konu cevabi yazı içeriğinin
Avukatlık Kanunu Kanunun 2’nci maddesi ile belirlenen mesleğin amacına aykırı olduğu, nitekim anılan düzenleme gereği, yargı organları, emniyet makamları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlara
görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmakla yükümlü kılındıkları, İl Emniyet Müdürlüğü’nün uygulamalarının avukatların mesleki faaliyetini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesine engel teşkil ettiği ifade edilerek, avukatların kamu görevine yakışır şekilde bina içerisine alınarak, doğru bilgi ve belgelere erişiminin sağlanması, pandemi süresince ifade alımlarında gerekli önlemlerin alınması ile Covid-19 hastalığı süresince kendilerine maske, eldiven, tulum temin edilmesi ve bina içerisinde bekleyecekleri bir yer tahsis edilmesi istemi ile Kurumumuza başvuruda bulunulmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 24/09/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Müdürlük tarafından gönderilen 18/10/2021 tarih ve – – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne gelen avukatların dış kapıda bekletilmeden, giriş kaydı yapılarak, kimlik kontrollerinin ardından “ziyaretçi takip sistemine” kaydı yapılarak, Antalya İl Müdürlüğü manyetik özellikli ziyaretçi giriş kartı verilerek, gitmek istedikleri şube müdürlüklerine kadar bir personel refakatinde gitmek istediği şube müdürlüğünün girişlerinde bulunan nöbetçi amirliklerine götürüldüğü, 2.2. Avukatların mesleki faaliyetlerini yerine getirmesi maksadıyla, Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne müracaatları sonrasında Avukatlık Kanunu 2/3 maddesi gereği ( kurumların yasal mevzuatlarında özel hükümler saklı kalmak kaydıyla) her türlü konuda kendilerine yardımcı olunmakta olduğu, herhangi bir şekilde mesleki faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmelerine engel teşkil edilmemekte olduğu, 2.3. Avukatların Antalya İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasına girişlerinde x-ray cihazından kontrolleri yapıldıktan sonra turnikelerden geçiş yapabilmesi için üzerine T.C. Kimlik Numarası yazılı olan kimlik kartı ( T.C. kimlik kartı, avukat kimlik kartı, pasaport, ehliyet v.b.) ile ziyaretçi takip sistemine kayıtları yapılarak Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ziyaretçi giriş kartı verilmekte olduğu, ardından ziyaret etmek istediği şube müdürlüğünde görevli personel refakatinde ilgili şube müdürlüğüne geçişlerinin sağlandığı, şube müdürlüklerinin kendi iş ve işlemlerine göre müdürlüklerin de kendilerine gerekli kolaylıkları sağladıkları, 2.4. 3711 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20. Maddesine istinaden 16.09.1995 tarihli Koruma
Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. Maddesi hükmü gereği hazırlanan 23.08.1996 tarih ve 360504 sayılı EGM
Koruma Hizmetleri Yönergesinin Bina ve Tesislerin Korunması başlıklı 14. Maddesi gereğince Antalya İl
Emniyet Müdürlüğü hizmet binası ve eklentilerinin Valilik makamının olurları ile gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmakta olduğu, 2.5. İçişleri Bakanlığı’nın 30.08.2002 tarihli İl Emniyet Müdürlükleri Koruma Şube Müdürlükleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin Hassas Bölgeleri Koruma Büro Amirliğinin Görevleri başlıklı 23.
Maddesinin “Hassas Bölgeleri Koruma Büro Amirliği, korunması gerekli görülen yerlerde koruma noktaları oluşturarak; a)Koruması yapılacak olan bina ve tesislerin her türlü tehlikeye karşı korunması için gerekli önlemleri alarak iç ve dış güvenliği sağlamak, b) Koruma yapılan bina ve tesise gelen mektup, paket, koli ve benzeri eşyaları güvenlik kontrolünden geçirmek,…” hükümleri bulunmakta olduğu, bu kapsamda gelen tüm ziyaretçilerin gerekli güvenlik tedbirlerinden geçirilmekte olduğu, 2.6. Adli Önleme ve Arama Yönetmeliğinin hakimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen haller başlıklı 25. Maddesinin “Aşağıdaki hallerde yapılacak aramalarda ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmez: a) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara
tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında” hükmü doğrultusunda avukatların arama işlemi yapılmadan X-Ray cihazından faydalanmak suretiyle gerekli kontrollerden geçirilmekte olduğu, 2.7. Ayrıca, konu ile ilgili olarak 15.01.2010 tarihinde yapmış oldukları başvuruya istinaden avukatlık mesleği yapanların görevleri gereği emniyet binaları ile kamu binalarına girişlerinde polis tarafından GBT sorgulamasının hukuka aykırı olduğu ve söz konusu uygulamaya son verilmesinin istenildiği belirtilerek
İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinden hukuki görüş istenildiği, 15.04.2010 tarih 6590 Sayılı gelen cevabi görüşte “gbt “sorgulamasının mevzuata aykırılık teşkil etmediği, KİHBİ aranan bilgilerinin sorgulaması, görevin gereği olup yapılan bu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olduğu” şeklinde hukuki görüş mütalaa edilmiş olduğu, 2.8. Pandemi sürecinde alınacak önlemler de şube müdürlüklerince yerine getirildiği, müdafi görüşme ve ifade alma odalarının dezenfekte edildiği, maske, mesafe gibi pandemi kurallarına riayet edilecek şekilde düzenlendiği, her birimde dezenfekte işlerinden sorumlu eğitim almış personel bulunduğu, 2.9. Hizmet binasına avukat dahil hiç kimsenin maskesiz alınmadığı, ayrıca her şube müdürlüğünün kendi bekleme salonlarının olduğu, gelen avukatların bekleme salonlarına götürüldüğü, avukatın talebi halinde maske ve eldiven bulunduğu, talep etmeleri halinde kullanabilecekleri hijyenik tulumların bulunduğu, 2.10. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasına gelen avukatların mesleği ile ilgili taleplerinin ivedilikle karşılandığı ve bekletilmeden hizmet binasına girişlerinin sağlandığı, 2.11. Yukarıda atıfta bulunulan yürürlükte bulunan yasal mevzuat hükümleri ve yazı ekinde gönderilen genelgeye istinaden avukatların taleplerinin kamu görevlisine yakışır şekilde bina içerisine alındıkları ve bekletilmelerine esas teşkil edecek sürenin dışına çıkılarak keyfiyet içeren herhangi bir uygulamada bulunulmadığı, avukatların hizmet binası içerisinde yanlarında mihmandar niteliğinde refakatçi personel görevlendirildiği, avukatlık kanununun ilgili mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinde yardımcı olunduğu ve faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmelerine engel olunmadığı, pandemi süresince
Bilim Kurulu kararlarının tüm yurtta olduğu gibi, Kurumca da etkin şekilde uygulandığı, talep halinde kolayca erişilebilir maske, eldiven ve tulum temin edildiği, şikayet konusu ile ilgili yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket edildiği, ifade edilmiş, yazı ekinde İçişler Bakanlığı Emniyet Genel
Müdürlüğü “Avukatların GBT Taraması”2010/29 nolu Genelgesi, 15.04.2010 tarihli, aynı konulu İçişleri
Bakanlığı Hukuk Müşavirliği görüş yazısının yer aldığı görülmüştür.
3. Kurumumuzun 15/11/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Başkanlık tarafından gönderilen 23/11/2021 tarih ve sayılı – – cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Avukatlık Kanununun 1. Maddesinde de belirtildiği üzere, avukatlığın, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olup, avukatın, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil etmekte olduğu, avukatlığın amacının hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olduğu, avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis etmekte olduğu,
3.2. Avukatların emniyet binalarına hukuki meseleler hakkında araştırma ve inceleme yapma, müvekkilleriyle görüşme, yasadan kaynaklı sorguda hazır bulunma ve özetle mesleki faaliyetlerini yürütmek amacıyla giriş yapmakta oldukları, avukatların mesleki faaliyetlerini özen, doğruluk ve onur içinde yürütebilmeleri ve ayrıca sır saklama yükümlülüklerine riayet edebilmeleri için avukatlık mesleğine özgü yasal düzenlemeler bulunduğu, 3.3. Başta Avukatlık Kanunu’nun 2. Maddesinin 3. Fıkrasında “…Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır.”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 maddesinin (b) fıkrasında “Bir suç ile itham edilen herkesin..
savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olduğu, (c) fıkrasında ise “Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabileceğinin” düzenlendiği, 3.4. Savunma hakkının kullanılabilmesi ve avukat ile müvekkilleri arasındaki ilişkilerin tam bir gizlilik içinde yürütülebilmesi için zorunlu olan bu düzenlemelerin, Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin
İcrasındaki Özgürlükler Hakkında 9 Nolu Tavsiye Kararının Prensip l. Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki
Özgürlüğün Genel Prensipleri “ 4. Mesleki standartlara uygun olarak hareket eden avukatlar, herhangi bir yaptırıma veya baskıya tabi tutulmamalıdırlar veya bununla tehdit edilmemelidirler.
5. Avukatlar özgürlüğü kısıtlanmış olanlar da dahil olmak üzere müvekkillerine erişebilmesi, onların kendilerine özel olarak danışmasını sağlayabilmesi ve onları mesleki standartlara uygun olarak temsil etmelidirler.” 3.5. Yine Prensip IV Tüm Şahısların Avukatlara Erişebilmesi “3. Üye devletlerin hükümetleri, adaletin gereği olarak etkin hukuki hizmetlerin ekonomik bakımdan zayıf kişilere ve özellikle de özgürlükleri kısıtlanmış kişilere etkin avukatlarca bedelsiz olarak sağlanmasını güvence altına almalıdır.” Hükmü, bu kapsamda hükümetlere verilen bir yükümlülük olup, bir benzeri 21. Yüzyılda Avukatlık Meslek Kurallarına
Dair Turin İlkeleri’nin “Dokunulmazlık ve adil yargılanma hakkı avukatlar mesleklerini müdahale ve kısıtlamaya maruz bırakılmadan tam bir mesleki dokunulmazlık içinde icra etme hakkında sahiptirler.
Avukatın bürosunda yasaya aykırı olarak arama yapılamaz.” Şeklindeki maddesinde hükme bağlanmış olduğu, 3.6. Yalnızca milletlerarası anlaşmalar açısından bakıldığında dahi, emniyet binalarına girişte avukat meslektaşlara uygulanan gerek GBT sorgulaması, gerekse girişte yaşanılan sıkıntıların 27 Ağustos- 7 Eylül
1990 tarihleri arasında Havana’da Toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş
Milletler Konferansı tarafından kabul edilen Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler ( Havana Kuralları)
na aykırı olduğunun görülebilmekte olduğu, Şöyle ki; “Ceza Adaletiyle İlgili Konularda Özel Koruyucular 5. Hükümetler, gözaltına alınan veya tutulan veya cezai bir fiil ile suçlanan kimselerin, kendi seçtikleri bir avukatın yardımından yararlanma hakkına sahip oldukları konusunda yetkili makamlar tarafından hemen bildirilmelerini sağlar.
6. Avukatı bulunmayan bu durumdaki kimselere, adaletin yararının gerektirdiği bütün olaylarda etkili bir hukuki yardım verilmesi için, suçun niteliğine uygun deneyim ve donanıma sahip bir avukat atanır; bu kimseler avukatlık hizmetinin karşılığını ödeyebilme imkanından yoksun ise, ücretini kendisinin ödemediği bir avukat hakkına sahiptir.
7. Hükümetler ayrıca, hakkında suç isnadı bulunsun veya bulunmasın, gözaltına alınan veya tutulan herkese hemen ve her ne olursa olsun gözaltına alınmasından ve tutulmasından itibaren kırk sekiz saat geçmeden avukata ulaşma hakkı sağlar.
8. Gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içinde görüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır. Kanun adamları, görüşmeleri gözle izleyebilir fakat dinleyemez.
Avukatlık Faaliyetinin Güvencesi 16. Hükümetler avukatların; a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini; b. Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini; sağlar” şeklinde olduğu, 3.7. Alıntılanan avukatın rolüne ilişkin hükümlerin, mesleğin icrasının zorlaştırılmamasına yönelik ve temel hak olan savunma hakkı ile birebir ilintili olduğunun da açık olduğu, 3.8. Yukarıda anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, emniyet mensuplarının, yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlara görevlerini ifa ederken yardımcı olmaları gerektiği ve kamu hizmeti yürüten ve yargı görevi yapan avukatları engellememeleri gerektiği, avukatın müvekkili ile görüşmesini talep etmesi üzerine, avukatın en kısa süre içerisinde ve uygun bir ortamda müvekkili ile görüşmesinin sağlanması gerektiğinin düşünüldüğü, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 4.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi 2’nci fıkrası; “Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.” 4.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinin birinci fıkrası: “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı” başlıklı 6’ncı Maddesi; “1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir.” hükmüne amirdir.
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesini içerir.
7. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 7.1. “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’inci maddesi; “…Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” 7.2. “Avukatlığın amacı” başlıklı 2’nci maddesi; “… Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır…” 7.3. “Sır saklama” başlıklı 36’ncı maddesi; “Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse ,Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.” 7.4. “Baroya ve avukatlara ayrılacak yer” başlıklı 50’nci maddesi; “Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur. (Ek cümle:11/7/2020-7249/8 md.)
Birden fazla baronun bulunduğu illerde baro için ayrılacak yer Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilir ve
Birlik, barolara kayıtlı avukat sayısını esas alarak bu yeri barolara tahsis eder. (Ek fıkra: 2/5/2001 – 4667/34 md.) Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.” 7.5. “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57’nci maddesi;“Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.” 7.6. “Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı” başlıklı 58 inci maddesi; “(Değişik : 23/1/20085728/331 md.) / Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet
Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. / Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.” 8. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 6’ncı maddesi; “Ceza kanunlarının uygulanmasında;… Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adli ve idari mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet Savcısı ve avukatlar…anlaşılır.”
8.2. “Haksız arama” başlıklı 120 nci maddesi; “(1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.” 8.3. “Görevi yaptırmamak için direnme” başlıklı 265’inci maddesi; “(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 9. 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun; 9.1. “Arama kararı” başlıklı 119 uncu maddesi; “(1) (Değişik : 25/5/2005 – 5353/15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.” 9.2. “Avukat bürolarında arama, elkoyma ve postada elkoyma” başlıklı 130 uncu maddesi; “(1) Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur. / (2)
Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmidört saat içinde verilir. / (3)
Postada elkoyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen usuller uygulanır.” 9.3. “Adlî kolluk ve görevi” başlıklı 164’üncü maddesinde: “(1) Adlî kolluk; 4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 8, 9 ve 12 nci maddeleri, 10.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma
Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 2.7.1993 tarihli ve 485 sayılı Gümrük
Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve
9.7.1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen
soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlilerini ifade eder.
(2) Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir.
(3) Adlî kolluk, adlî görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrindedir.” 10. 14/07/1934 tarih ve 2751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet
Kanununun; 10.1. “Durdurma ve kimlik sorma” başlıklı 4/A maddesi; “Ek: 2/6/2007-5681/1 md.) Polis, kişileri ve araçları; a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, ç) Kişilerin hayatı, vücut
bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek, amacıyla durdurabilir.
Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir; kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilir.
…
Bu Kanun ve diğer kanunların verdiği görevlerin yerine getirilmesi sırasında, polis tarafından gerekli işlemler için durdurulan kişiler ve araçlarla ilgili hükümler saklıdır.
Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.” 10.2. “Önleme araması” başlıklı 9 uncu maddesi; “(Değişik: 2/6/2007-5681/3 md.) / Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usûlüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemleri yapar. /
Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. / Arama kararında veya emrinde; a) Aramanın sebebi, b) Aramanın konusu ve kapsamı, c)
Aramanın yapılacağı yer, ç) Aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre, belirtilir. / Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir: a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde. b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde. c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde. ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında. d) Umumî veya umuma açık yerlerde. e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda. / Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz. / Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var sayılır. / Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır. Önleme aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir.” 11. 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların
Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş olan Avukatların Rolüne Dair
Temel Prensiplerinin (Havana Kuralları); 11.1. 8’inci maddesinde: “Gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik
içinde görüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır. Kanun adamları, görüşmeleri gözle izleyebilir fakat dinleyemez.” 11.2. 16’ncı maddesinde: “ Hükümetler avukatların; a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini; b. Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini; … sağlar.” 12. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin; 12.1. “Önleme Aramaları” başlıklı Üçüncü Bölümü “Denetim yapılacak hâller” alt başlıklı 18’inci
maddesi; “Aşağıda belirtilen denetimler şartları oluştuğunda kolluk tarafından kendiliğinden yapılabilir:
e) Suç işlenmesini önlemek için kişilerden kimlik sorma” 12.2. “Önleme araması ve kapsamı” başlıklı 19’uncu maddesi; “Önleme araması; a) Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, b) Suç işlenmesinin önlenmesi, c) Taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti, amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir.
12.3. “Hâkimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen hâller” başlıklı 25’inci maddesi; “Aşağıdaki hâllerde yapılacak aramalarda ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmez: a) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında..” 13. İçişleri Bakanlığı’nın 30.08.2002 tarihli İl Emniyet Müdürlükleri Koruma Şube Müdürlükleri
Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin; 13.1. “Hassas Bölgeleri Koruma Büro Amirliğinin Görevleri” başlıklı 23. Maddesi; “Hassas Bölgeleri
Koruma Büro Amirliği, korunması gerekli görülen yerlerde koruma noktaları oluşturarak; a)Koruması yapılacak olan bina ve tesislerin her türlü tehlikeye karşı korunması için gerekli önlemleri alarak iç ve dış güvenliği sağlamak, b) Koruma yapılan bina ve tesise gelen mektup, paket, koli ve benzeri eşyaları güvenlik kontrolünden geçirmek,…” hükümleri bulunmakta olduğu, bu kapsamda gelen tüm ziyaretçilerin gerekli güvenlik tedbirlerinden geçirilmekte olduğu,
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmi
Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 15. (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere Barosu tarafından yapılan başvuruda; mesleki faaliyetleri nedeniyle Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’ne intikal eden avukatların, Avukatlık Kanunu 1’inci maddesi ile düzenlenen avukatlığın mahiyeti ve Kanunun 2’nci maddesinde yer bulan avukatlığın amacı hükümlerine uygun şekilde Antalya İl Emniyet Müdürlüğü binasına alınmaları, kendilerine, Avukatlık
Kanunu gereği, görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olunması ile yeni koronavirüs hastalığı için
koruyucu ekipman (maske, eldiven, tulum v.b. ) sağlanması ve bina içerisinde bekleyebilecekleri uygun bir alan tahsis edilmesi talep edilmektedir.
16. İlgili idare tarafından, mer’i mevzuat ve İç İşleri Bakanlığı’nın 2010/25 sayılı genelgesi ve 15.04.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği görüş yazısı gereği işlem tesis edildiği, bu kapsamda, görevleri gereği emniyet binasına girişlerinde, avukatların, güvenlik gereği, polis tarafından kimlik ve GBT sorgulamalarının yapıldığı, x-ray cihazından kontrolleri yapıldıktan sonra turnikelerden geçiş yapabilmeleri için üzerinde T.C. Kimlik Numarası yazılı olan kimlik kartı ibrazı ile ziyaretçi takip sistemine kayıtları yapılarak, kendilerine ziyaretçi giriş kartı verildiği ve ziyaret etmek istedikleri şube müdürlüğünde görevli personel refakatinde ilgili şube müdürlüğüne geçişlerinin sağlandığı, mevzuat gereği, mesleki faaliyetlerini yerine getirmede kendilerine yardımcı olunduğu, ayrıca Covid-19 salgını dolayısıyla gerekli önlemlerin alınarak uygulandığı, talep halinde erişilebilir maske, eldiven ve hijyenik tulum bulundurulduğu, her şube müdürlüğünün kendi bekleme salonlarının olduğu, avukatların bu bekleme salonlarını kullanabildiği ifade edilmiştir.
17. Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Binası girişlerinde, Avukatlık Kanunu’na aykırı şekilde bina içerisine alınmadığı, dışarıda bekletildiği iddiaları ile mevzuat gereği mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinde kendilerine yardımcı olunması ve Covid-19 hastalığı için gerekli ekipman ve bekleyebilecekleri bir yer sağlanması istemleri, avukatların bina içerisine alınmalarında kolluk güçlerince uygulanan güvenlik önlemleri de ayrı ayrı incelenmek suretiyle değerlendirilmiştir.
18. Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Binası girişlerinde, Avukatlık Kanunu’na aykırı şekilde bina içerisine alınmadığı, dışarıda bekletildiği iddiaları kapsamında avukatlara ait eşyaların
x-ray cihazından geçirilmesi uygulamasının kanuni ve gerekli olup olmadığına ilişkin olarak:
18.1. Arama kişinin konut dokunulmazlığına, vücut bütünlüğüne ve kişi özgürlüğü dahil olmak üzere birden çok temel hak ve özgürlüğe müdahaleyi gerekli kılan bir koruma tedbiridir. Ceza Hukukunda arama adli ve önleme araması olarak ikiye ayrılmaktadır.
18.2. Adli arama bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla yapılmaktadır.
18.3. Önleme araması, makul ve kabul edilebilir bir sebebe bağlı olarak, milli güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti, toplum açısından tehlike yaratacak kişilere ulaşmak amacıyla yapılmaktadır. Önleme aramasında gaye, genel emniyet ve asayişin korunması veya tehlikenin önlenmesi için, tehlike yaratan bir eşyanın veya kişinin ele geçirilmesi ve polisin koruması altına alınmasıdır. Böylelikle işlenmesi muhtemel bir suçun işlenmesine engel olunacak ve toplum muhtemel bir zarardan korunacaktır.
18.4. Anayasa’nın 20 ve 21’inci maddeleri kapsamında aramanın genel şartları belirlenmiş, 2559 sayılı
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 9. maddesi önleme aramasını, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun 116 ila 122. maddeleri adli aramayı düzenlemiş ve diğer özel kanunlarda da “arama” ile ilgili birtakım düzenlemelere yer verilmiştir.
18.5. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 20/2. maddesi uyarınca, kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda da
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyasının aranamayacağı ve bunlara elkonulamayacağı düzenlenmiştir.
18.6. 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun “önleme araması” kenar başlıklı 9’uncu maddesi 7’nci fıkrasında, polisin, güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkili olduğu belirtilmiş, bu yerlere girmek isteyenlerin kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorunda oldukları belirlenmiştir.
18.7. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 25’inci maddesinde, Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında, ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmeyeceği de düzenlenmiştir.
18.8. Kanunun “Soruşturmaya yetkili cumhuriyet savcısı” kenar başlıklı 58’inci maddesi 1’inci fıkrasında, “.. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağı” düzenlenmiştir. Maddede belirtilen arama yasağı ile amaçlanan, müvekkilinin sırlarını, belgelerini, savunmasını, delillerini taşıyan ve bilen avukatın, müvekkilinin savunma hakkını korumak, savunma ve adil yargılanma hakkına yapılacak dolaylı müdahalelere engel olmak, avukatın, Avukatlık
Kanunu 36’ncı maddesi kapsamında, sır saklama yükümlülüğü nazara alındığında müvekkilinin özel hayatına dolaylı bir şekilde müdahale edilmesini engellemektir.
18.9. Kanunun anılan maddesi ile, avukatın ağır cezayı gerektirmeyen suç isnadı altında bulunduğu durumda dahi üzerinin aranması için hakim kararı aranırken, daha hafif bir durum olan önleme araması bakımından “aranma yasağının” evleviyetle geçerli olup, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan açık hükümden de anlaşılacağı gibi ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali olmadıkça avukatın üstü aranamayacaktır. İlgili hükmün, yargının savunma makamına bir güvence sağlaması amacıyla getirildiği şüphesiz olup bu düzenlemeye aykırı hareket edilmesi özellikle savunma hakkına yönelik ağır bir müdahale teşkil edecektir.
18.10.Bununla birlikte, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması bakımından, bilhassa kamu hizmetinin verildiği emniyet müdürlük binaları gibi kamu binalarının ve her türlü kamu tesislerine giriş ve çıkışları, güvenlik ve kontrol amacıyla belirli kurallara tabi tutulabilecektir. Bu kapsamda tesis edilen işlem, bir arama olmayıp, tedbir niteliğinde kontrol amaçlı bir denetim niteliğindedir. Bu binalara girişte, kendilerine ait eşyaların x-ray cihazından geçirilmesi uygulaması, avukat, vatandaş veya kurum görevlisi ayrımı yapılmaksızın tedbir niteliğinde olduğundan, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 58. Maddesi hükmünün ihlali kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Nitekim, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanunda yer verildiği, bu Kanunun “Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar” başlıklı 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da infaz kurumlarında giren herkes gibi avukatların da duyarlı kapıdan geçmek zorunda oldukları, bu kişilerin üstlerinin metal dedektörle aranacağı, eşyalarının x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirileceği düzenlenmiştir. Bunun yanında, x-ray cihazı ile yapılacak kontrolde çanta içesinde bulunan bilgi, belgenin içeriğinin tespit edilmesi fiilen ve teknik olarak mümkün olmadığından, avukatın, Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları gereği olan sır saklama yükümlülüğü ve hak arama özgürlüğünün etkin kullanımın engellenmesi de mümkün olmayacaktır. Diğer yandan, arama değil önleme niteliğinde mutad olarak yapılan güvenlik taraması, kamu binalarına silah, kesici ve delici aletler, patlayıcı madde vb. gibi araçların sokulmasının önlenmesi amacına matuf olup, geçmişte kamu kurumlarında bu nedenle yaşanan olumsuz olay ve terör saldırıları da göz önüne alındığında ilgili kamu
kurumundan hizmet alan ve hizmet veren vatandaş, kurum görevlisi ve avukat ayrımı yapılmaksızın kişilerin güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli bir tedbirdir.
19. Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Binası girişlerinde, Avukatlık Kanunu’na aykırı şekilde bina içerisine alınmadığı, dışarıda bekletildiği iddiaları kapsamında avukatların resmi kimlik belgesi ibrazı ile GBT sorgulamalarının yapılması uygulamasına ilişkin olarak; 19.1. 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 4/A maddesi ile Yakalama, Gözaltına Alma ve
İfade Alma Yönetmeliği’nin 5’inci maddesince, Polisin, görevini yerine getirirken kişilere kimliğini sorabileceği, kimliği sorulan kişinin de kimliğini ibraz etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Kanunun 9’uncu maddesi 7’nci fıkrasında, polisin güvenliğini sağladığı bina ve tesislere girmek isteyenlerin kimlikleri sorulmaksızın ibraz etmek zorunda oldukları açıkça belirtilmiştir.
19.2. Genel bilgi toplama (GBT), polis ve jandarma tarafından haklarında yakalama emri, tutuklama kararı yahut yurt dışına çıkış yasağı düzenlenmiş olan kişilerin kayıtlarını tutmak suretiyle yakalanmalarını sağlamak ve yakalanmış olsalar da haklarında yargı yerlerince kovuşturma yürütülenlere ilişkin kayıtların işlenmek suretiyle istihbari bilgi toplamak amacıyla yürütülen sistemidir.
19.3. GBT uygulaması, kolluk görevlilerinin şehir merkezleri, eğlence yerleri, havalimanları veya ulaşım araçları gibi kamuya açık alanlarda bulunan veya oradan geçmekte olan kişilerin kimlik bilgileri üzerinden
GBT sistemine kayıtlı bilgilerinin sorgulanmasına verilen isimdir. Bir kolluk görevlisinin bu sorgulamayı yapabilmesi için öncelikle kişiyi durdurması, ardından kimlik bilgilerin öğrenmesi gerekmektedir.
PVSK’nın 4/A/1 fıkrasında, durdurmanın hangi amaçlarla yapılabileceği belirtilmiştir. Kanunun 2’nci fıkrasında, GBT uygulaması yapılması için bir kişinin durdurma işlemine tabi tutulması, kolluk görevlisinin, durdurulacak kişinin hakkında yakalama emri verildiği konusunda tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunduğunu tespit etmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir. Makul sebep, eğitimli bir kolluk mensubuna PVSK’nın 4/A/1. fıkrasında belirtilen durdurma sebeplerinden en az birinin gerçekleşmiş olduğunu göstermelidir. Kolluğun durdurma yetkisini kullanabilmesi için tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanarak, kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda veya kişinin silahlı olduğu ve halen tehlike yarattığı konusunda makul bir sebebin bulunması gerekir. Somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
19.4. Somut başvuru açısından, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü binasına giriş yapmak isteyen avukatların resmi kimlik ibraz etmesi kurum güvenliğinin sağlanması ve korunması için, mevzuat kapsamında açıkça düzenlenmiş bir gerekliliktir. Anılan kamu kurumunda, kimliğini ibraz eden avukatların ziyaretçi takip sistemine kaydı yapılmakta ve x-ray cihazı ile de kontrolü sağlanmaktadır. Kamu güvenliğini sağlamak adına alınan tüm bu tedbirler gerekli ve hukuki ise de, avukatın şeref ve itibarının korunması hususunda gösterilmesi gereken özen yükümlülüğü de dikkate alındığında, x-ray cihazı ile kontrolü yapılan, avukat olduğunu beyan eden ve resmi kimliğini göstermesine rağmen görev ifa ettiği birincil alanlardan olan emniyet binası girişinde, somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arz edecek şekilde ve makul bir sebep gözetilmeksizin, görevli memur tarafından GBT sorgulaması uygulamasına tabi tutulmasının, kamu binası güvenliğini sağlamak amacına ulaşmak bakımından gerekli ve orantılı bir müdahale olmadığı değerlendirilmiştir.
20. Pandemi süresinde, ifade alımlarında gerekli önlemlerin alınması ile avukatlara maske, eldiven, tulum temin edilmesi ve bina içerisinde bekleyecekleri bir yer tahsis edilmesi istemine ilişkin olarak;
20.1. Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde, yargı organlarının, emniyet makamlarının, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda oldukları açık bir şekilde düzenleme altına alınmıştır. Bu husus, Havana Kurallarında da: “Hükümetler avukatların; hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini sağlar.” denilmek suretiyle ayrıca vurgulanmıştır. Dolayısıyla, İdare tarafından savunma makamının temsilcisi olan avukatların görevlerini yerine getirirken gerekli imkân ve kolaylığın sağlanması adına bekleyebilecekleri uygun bir yerin gösterilmesi ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
20.2. İdare yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin iyi işleyişinden sorumludur. Bu kapsamda, Covid-19 ile mücadele kapsamında, hastalığın bulaşmasına engel olmak için hijyen ve fiziksel mesafe kurallarına riayet edilmesini sağlamalıdır. Aynı şekilde idarenin, içerisinde bulunulan yerlerin ya da gerçekleştirilen görev dolayısıyla kaçınılmaz bir şekilde yakın ve uzun temas gerektiren durumlar söz konusu olduğunda, ilgililere, kendilerinde bulunmaması halinde, gerekli koruyucu ekipmanı temin etmesi gerekir. İlgili idare tarafından, Covid-19 ile mücadele kapsamında, Emniyet Şube Müdürlüklerinde temizlik kurallarını esas alan önlemler alındığı, düzenli dezenfekte işlemi yapıldığı, hastalıktan korunmak adına talep halinde avukatlara maske, eldiven ve hijyenik tulum bulundurulduğu ve ayrıca her şube müdürlüğünün kendi bekleme salonlarının olduğu, gelen avukatların yanlarında mihmandar niteliğinde refakatçi personel görevlendirildiği, bekleme salonlarına götürüldüğü, mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinde kendilerine yardımcı olunduğunun ifade edildiği, dosya kapsamında aksi bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla, idarenin avukatların, maske temini ve avukatlara bekleyebilecekleri uygun bir yerin gösterilmesi yönündeki taleplerini yerine getirdiği kanaatine ulaşılmıştır.
21. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve ulusal ve uluslararası normlar nazarında Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan açık hüküm gereği, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali olmadıkça avukatın üstünün aranamayacağı, emniyet müdürlüğü girişinde avukatlara ait eşyaların x-ray cihazı veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilmesi uygulamasının, tedbir niteliğinde olduğu ve anılan düzenlemeye aykırı olmadığı, polisin güvenliğini sağladığı bina ve tesislere girmek isteyenlerin kimlikleri sorulmaksızın ibraz etmek zorunda olduğu düzenlemesi neticesinde, avukatların resmi kimlik belgesi ibraz etmekle yükümlü oldukları, buna karşın avukatlara, somut emarelerle desteklenen şüphe ve makul bir sebep bulunmadan, süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamayacağı, emniyet binası girişinde avukatlara GBT uygulaması yapılmasının gerekli ve orantılı olmadığı değerlendirilmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 2’nci maddesi gereği emniyet mensuplarının, yargının kurucu unsurlarından
biri olan avukatlara görevlerini ifa ederken yardımcı olmaları gerektiği ve kamu hizmeti yürüten avukatların, emniyet binalarına hukuki meseleler hakkında araştırma ve inceleme yapma, müvekkilleriyle görüşme, yasadan kaynaklı sorguda hazır bulunma gibi mesleki faaliyetlerini yürütmek amacıyla giriş yapmakta oldukları gözetilerek, meslek mensuplarına, görevlerini yerine getirirken gerekli imkan ve kolaylığın sağlanması, kanuni ve gerekli güvenlik kontrollerinin mümkün olan en kısa süre içerisinde yerine getirilmesi ile bina içerisine giriş yapmalarının sağlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı
maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Antalya İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü binası içerisine alınmalarında, uygulanan güvenlik tedbirlerinden; avukatların eşyalarının x-ray cihazından geçirilmesi ile resmi kimlik belgesi ibraz edilmesi istenilmesi uygulamalarının hukuka uygun olduğu değerlendirildiğinden, avukatların bina içerisine alınmalarında, kolluk görevlilerinin 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun ihlali niteliğinde başkaca bir tutum ve davranışı da tespit edilemediğinden ve Covid-19 ile mücadele kapsamında idarenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği anlaşıldığından, bu husustaki taleplerin REDDİNE, Avukatların, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü binası içerisine alınmalarında uygulanan güvenlik tedbirlerinden, genel bilgi toplama (GBT) sorgulaması uygulamasının, somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arz edecek şekilde ve makul bir sebep gözetilmeksizin yapılması, gerekli ve orantılı değerlendirilmediğinden, avukatlara yönelik genel bilgi toplama (GBT) uygulamasının sonlandırılması, avukatların, en hızlı şekilde bina içerisine alınması ve mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinde gerekli imkan ve kolaylığın sağlanması hususlarında,
ANTALYA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi