ÖZET: Bu Danıştay kararı, Gürpınar Hükümet Konağı girişinde avukatların x-ray cihazından geçirilmesi uygulamasına ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu ve avukatların üzerinin aranamayacağını, bu nedenle uygulamanın sona erdirilmesini talep etmiştir. Danıştay, avukatların x-ray cihazından geçmesinin, klasik bir arama olarak değerlendirilemeyeceğini, dolayısıyla Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereğince avukatların üzerinin aranmasının yasak olduğu sonucuna varmıştır.

Kararda, güvenlik tedbirlerinin, kamu güvenliğini sağlama amacı taşıdığı ve avukatların mesleki faaliyetleri sırasında gizlilik ilkesinin korunması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, x-ray cihazı uygulamasının, avukatların müvekkilleriyle olan ilişkilerini zedelemediği, bu nedenle güvenlik gerekçesiyle uygulanmasının zaruri olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş, ancak güvenlik uygulamalarının yasal düzenlemeye konu edilmesi için ilgili bakanlıklara tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 12944-12944 |sayi|95802452-101.07.06-E.95802452-101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2018/415 2018/ 415

KARAR TARİHİ : 18/07/2018 |tarih|

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Gürpınar Kaymakamlığı

Adalet Bakanlığı (Re’sen)

İçişleri Bakanlığı (Re’sen)

BAŞVURUNUN KONUSU : : Avukat olarak görev yapan başvuranın

Gürpınar Hükümet Konağı girişinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında x-ray cihazından geçirilmesi sonrasında adliyeye alınması uygulamasına son verilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 12/01/2018 12.1.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Kurumumuza yaptığı başvuruda özetle; Gürpınar Hükümet Konağı girişi ve dolayısıyla da Gürpınar Adliyesi girişinde bir süredir cihaz araması yapıldıktan sonra giriş yapılabildiğini, kendisinin de Kaymakamlıkça yapılan bu uygulamanın doğru olmadığı gerekçesiyle 05/ 01/ 2018 tarihinde Kaymakamlıktan bunun hukuki gerekçesinin tarafına bildirilmesini talep ettiğini, Gürpınar

Kaymakamlığı başvurusuna olumsuz yanıt verdiğini, bu uygulamanın sadece güvenlik gerekçesiyle yapılan bir denetim olduğu ve ceza boyutunun olmadığının söylendiğini, hâlbuki Kaymakamlığa başvuru dilekçesinde Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 6. maddesinde de bu tür aramalar için “makul şüphe” şartının arandığı, kaldı ki Avukatların staja başlama ve ruhsat alma aşamasında zaten gerekli araştırmalara tabi tutulup Türkiye Barolar Birliğinin ve T .C. Adalet Bakanlığının onayı ile de kendilerine “Avukatlık Ruhsatnamesi” verildiği, Avukatlık Kanunu m .58’e göre, “Avukatların

1 / 13avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya

görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır . Avukat yazıhaneleri ve konutları, ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir . Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz” amir hükmü karşısında, Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde haksız aramayı ‘Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verildiği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet

Kanunun 9. maddesine göre ise ‘Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkili olup bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorunda olup Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır ’ denmekle birlikte bu iki Kanun arasında özel – genel ilişkisi bulunduğundan özel kanun olan 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58. maddesinin birinci fıkrasına göre avukatın üzerinin aranamayacağı, Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesinde de vurgulandığı üzere avukatlığın aynı zamanda bir Savcı yahut bir Hakimin verdiği gibi bir kamu hizmeti olduğu ancak buna rağmen onların cihazdan geçmediği, mahallin en büyük mülki amirinin vereceği yazılı emirle avukatın üzerinin aranması imkanının kolluk kuvvetlerine tanınmasının avukatlık mesleğinin gereği gibi yerine getirmesini engelleyeceği, avukatlık mesleğinin sadece mesai saatleri içerisinde yapılan bir meslek olmadığı özellikle Ceza Muhakemeleri Kanunu uyarınca barolar tarafından atanan müdafilerin gece saat 24.00’a kadar görevlendirildiklerini, uygulamada

Avukatların kimlik gösterdiklerini ve herhangi bir aramaya tabi tutulmadan geçtiklerini, üzerinde silah bulunan meslektaşlarının ise zaten, içeri silahla girmenin yasak olduğunun bilincinde olarak silahını kapıdaki görevliye teslim ettiklerini, neticeten Avukatın aranmasında korunan hukuki yararın avukatın şahsı değil müvekkilin faydası olduğunu, bu nedenle avukatın üzerinin, konutunun yahut ofisinin aranamamasının avukatın şahsına özel bir ayrıcalık değil, yapmakta olduğu kamu hizmetinin gereği olduğunu belirterek; bu minval üzere yaşanan mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Gürpınar Kaymakamlığından 26/ 02/ 2018 tarih ve E sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 08/ 03/ 2018 tarih ve E sayılı cevabi yazısında; 2.1.Gürpınar Kaymakamlığı Hükümet Konağı girişlerinde uygulanacak Güvenlik Tedbirlerine İlişkin

Çalışma Talimat ve Esasları Yönergesinde belirtildiği gibi, Adli ve Önleme Aramaları

Yönetmeliğinin “Hakimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen haller” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tabi tutulduğu hallerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmediği, Hükümet konağı giriş kapılarında kişilerin ve eşyalarının kapı ve x-ray cihazından geçirilmesi suretiyle yapılan kontrollerin bu kapsamda uygulanan güvenlik amaçlı denetim olduğu,

2 / 132.2.Bu uygulamanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 119 ve devamı maddelerinde

düzenlenen ceza soruşturması kapsamında yapılan arama işlemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yine 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58 inci maddesinde yapılan düzenlemenin avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında yapılacak ceza soruşturmaları ile ilgili olduğu, avukatların hükümet konağı girişlerinde kapı dedektörlerinden geçmeleri ve ayrıca çantalarının x-ray cihazlarından geçirilmesi şeklindeki uygulamanın ceza soruşturması kapsamında

5271 sayılı Kanunun 119 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir arama olarak değerlendirilmesinin

mümkün olmadığı, yine bu uygulamanın 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58 inci maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği, bu konu ile ilgili olarak Hükümet Konağı girişine avukatları bilgilendirme amaçlı olarak, kamu binalarına giriş talimatının yazılı olarak asılmış olduğu, 2.3.Söz konusu giriş talimatında, “1) Avukatlar çantalarını x-ray cihazına bırakacaklardır . Alınan teknik bilgileri ışığında bu uygulama çantanın içindeki evrakların görülmesi veya okunması da fiilen ve teknik olarak söz konusu değildir . Dolayısıyla bu uygulama hukuken ve fiilen bir arama değildir .

2) Çantanın x-ray cihazından geçişi esnasında içinde silah veya benzeri bir cisim bulunduğu

yönünde bir kuşku ortaya çıkması halinde dahi çantada bir arama yapılmayacak ancak avukatlar bu cismi göstermeye davet edilecektir . Bu yapılmadığı takdirde içeri girilmeyecektir . 3) Çantasını x-ray cihazına bırakmak istemeyen Avukatlar sadece silah, patlayıcı ve benzeri ağır metallere müdahaleyi gerektirir tepkiyi verecek surette ayarlanan duyarlı kapıdan çantası ile birlikte geçecektir . Bu geçiş sırasında çanta uyarı verdiğinde yine çanta aranmayacak ancak bu uyarıyı verebilecek olan cismin tanıtılması/gösterilmesi istenecek, bunun reddedilmesi halinde giriş yapılamayacaktır .” İfadelerine yer verildiği, 2.4.Hükümet konağı girişinin Adliye girişi olmadığı, Adliye girişinin Hükümet konağına girdikten sonra ayrı bir girişi olup orda da herhangi arama yapılmadığı, Gürpınar Hükümet Konağına girişlerdeki uygulamaların İlçe Mülki idare amirinin tasarrufunda olması sebebiyle, bölgenin güvenlik hassasiyetleri de göz önünde bulundurularak Avukat, Personel ve vatandaşlar tarafından görevlilere gerekli yardımın gösterilmesi gerektiği görüş ve kanaatinde oldukları 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığından 26/ 02/ 2018 tarih ve E sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 20/ 03/ 2018 tarih ve

E sayılı cevabi yazısı ekinde yer alan Van Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğünün 16/ 03/ 2018 tarih ve E sayılı yazısında , 2 numaralı paragrafta belirtilen benzer hususlara yer verildiği görülmektedir .

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliğinden 26/ 02/ 2018 tarih ve E sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 30/ 03/ 2018 tarih ve E.6014 sayılı cevabi yazısında; 4.1.Avukatın üzerinin, aracının, işyerinin ve konutunun aranmasına dair iç hukukta ve uluslararası hukukta önemli sınırlamalar olduğu, bunun sebebinin avukat ile müvekkil arasındaki gizliliği korumak olduğu, bu gizliliğin sebebinin de hiç kuskusuz savunma hakkının korunması olduğu, Avukatlık Kanununun 1 inci maddesinde de belirtildiği üzere, avukatlığın bir kamu hizmeti ve serbest bir meslek olduğu, avukatın, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı

3 / 13serbestçe temsil ettiği,

4.2.Avukatların adliyelere, emniyet binalarına hukuki meseleler hakkında araştırma ve inceleme yapma, müvekkilleri ile görüşme, yasadan kaynaklı sorguda hazır bulunma ve özetle mesleki faaliyetlerini yürütmek amacıyla giriş yaptıkları, ayrıca avukatların mesleki faaliyetlerini yürütürken, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmalarının yasak olduğu, sır saklama ilkesinin Avukatlık Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlendiği, avukatların mesleki faaliyetlerini, özen, doğruluk ve onur içinde yürütebilmeleri ve ayrıca sır saklama yükümlülüğüne riayet edebilmeleri için avukatlık mesleğine özgü yasal düzenlemeler bulunduğu, 4.3.Savunma hakkının kullanılabilmesi ve avukat ile müvekkilleri arasındaki ilişkilerin tam bir gizlilik içerisinde yürütülebilmesi için zorunlu olan bu düzenlemelere, Avrupa Konseyi Avukatlık

Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında 9 Nolu Tavsiye Kararı’nda “Prensip I Avukatlık

Mesleğinin İcrasındaki Özgürlüğün Genel Prensipleri” başlığı altında yer verildiği, yine Prensip IV

Tüm Şahısların avukatlara erişebilmesi” başlığı altında yer alan düzenleme gereğince, özgürlükleri kısıtlanmış kişilere hukuki hizmetlerin etkin avukatlarca bedelsiz olarak sağlanması yükümlülüğünün Devlete verildiği, yine bu hususta 21. Yüzyılda Avukatlık Meslek Kurallarına Dair

Turin İlkeleri’nin önem arz ettiği,

4.4.5681 sayılı Kanun’la değişik 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 9 uncu

maddesinin yedinci fıkrasında, “Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerekliğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir . Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar . Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır . ” hükmünün yer aldığı, 2559 sayılı

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 9 uncu maddesinin, mevcut şeklini 5681 sayılı Polis Vazife ve

Salâhiyet Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile almış olduğu, 5681 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin Kanun Teklifinde yukarıda sözünü edilen hükmün “Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; unvan, sıfat veya görevlerine, diğer özel kanunlarla kendilerine tanınan istisnalara ve herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir . Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar .” şeklinde olduğu,

4.5.5681 sayılı Kanun teklifinin görüşüldüğü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 2 Haziran 2007

tarihli 120. birleşiminde verilen önerge üzerine yedinci fıkrada yer alan “ unvan, sıfat veya görevlerine, diğer özel kanunlarla kendilerine tanınan istisnalara ve” ibaresinin metinden çıkarılmasına ve “Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır .” cümlesinin bu fıkraya son cümle olarak eklenmesine karar verilmiş olduğu, önergenin ilgili kısmının veriliş gerekçesinin “…

Anayasa’da düzenlenen milletvekili dokunulmazlığının, milletlerarası sözleşmelerde düzenlenen diploması dokunulmazlığının, hakim ve savcılar ile avukatlara ilişkin yürürlükte olan Kanunlardaki istisna hükümlerinin gereği olarak ‘unvan, sıfat veya görevlerine, diğer özel kanunlarla kendilerine tanınan istisnalara ve’ ibaresi, maddenin yedinci fıkrası metninden çıkarılması düşünülmüştür … ”

4 / 13şeklinde olduğu,

4.6.Anılan yasa maddesinde milletlerarası anlaşmaların istisna kapsamında tutulduğu, yalnızca milletlerarası anlaşmalar açısından bakıldığında dahi görüş içeriğinde yapılan yorumun 27 Ağustos- 7

Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan “Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine

Birleşmiş Milletler Konferansı” tarafından kabul edilen “Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler (Havana Kuralları)” na aykırı olduğunun görülebildiği, 4.7.Nitekim 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, en yüksek güvenliğin zorunlu olduğu ceza ve tutukevlerine girişte dahi avukatın yanında bulunabilecek belgelerin içeriğinin öğrenilmemesi amacıyla son derece katı düzenlemeler getirdiği, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

“Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar” başlıklı 86. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, avukatların üstlerinin ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamayacağı, duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişilerin ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebileceği, ziyaret yerlerinin de ziyaret öncesi ve bitiminde aranacağı, düzenlemesi ile Kanun koyucu iradesini açıkladıktan sonra 23/ 01/ 2008 tarihinde avukatlarla ilgili üst araması hakkında son noktayı koymak için avukatlık yasasının 58 inci maddesinde düzenleme yaptığı, 4.8.Avukatların adlîye binalarına ya da emniyet binalarına girme nedenlerinin mesleki olduğu, mesleki nedenle emniyet teşkilatının kullanımındaki bir binaya giriş yapmak isteyen bir avukatın bu sebeplerle üzerinin ya da çantasının elle aranamayacağı, kâğıtlarına asla bakılamayacağı, en yüksek güvenliğin zorunlu olduğu ceza ve tutukevlerine girişte dahi, avukatın yanında bulunabilecek belgelerin içeriğinin öğrenilmemesi amacıyla son derece katı düzenlemeler ile avukatlara tanınan olanağın evleviyetle emniyet binalarına girişte de uygulanmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, avukatların anılan binalara vatandaş olarak değil, yargı görevlisi olarak adalet hizmetinde bulunmak için giriş yaptıkları, 4.9.Avukatların, adliyelere, emniyet binalarına hukuki meseleler hakkında araştırma ve inceleme yapma, müvekkilleri ile görüşme, yasadan kaynaklı sorguda hazır bulunma ve özetle mesleki faaliyetlerini yürütmek amacıyla girdikleri, avukatların mesleki faaliyetlerini, özen, doğruluk ve onur içinde yürütebilmeleri ve ayrıca sır saklama yükümlülüğüne riayet edebilmeleri için avukatlık mesleğine özgü yasal düzenlemeler bulunduğu, 5728 sayılı Kanun’la değişik 1136 sayılı Avukatlık

Kanunu’nun 58 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesine göre, ağır ceza mahkemesinin görev atanma giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağı, görüşe dayanak kılınan Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun ilgili maddesinin Kanun koyucunun iradesi ile aldığı son hali ve avukatlık yasasının alıntılanan amir hükmü birlikte değerlendirildiğinde; mesleki nedenle emniyet teşkilatının kullanımındaki bir binaya ya da adliyeye giriş yapmak isteyen bir avukatın bu sebeplerle üzerinin ya da çantasının elle aranamayacağı, kağıtlarına asla bakılamayacağı, aksi uygulamaların, kamu görevlisine özgü “haksız arama” suçunu oluşturduğu, Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde yer alan bu maddenin, “Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir .” hükmünü haiz olduğu, açıklamalarına yer verilmektedir .

5 / 13III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının, 5.1. “A. Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”, 5.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 6. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 7. 17/ 12/ 2004 tarih ve 25673 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanununun “Arama kararı” başlıklı 119 uncu maddesinde, “( 1) (Değişik : 25/ 5/ 2005 – 5353/ 15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler . Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir . Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir .” 8. 29/ 12/ 2004 tarih ve 25685 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar” başlıklı 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, “( 3) Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır . Bu kişilerin üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir , ayrıca şüphe hâlinde elle aranır . Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır . Ancak milletvekilleri, mülkî amirler, hâkim, Cumhuriyet savcıları ve bu sınıftan sayılanlar , avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz . Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak , elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler . Ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranır .” 9. 14/ 07/ 1934 tarih ve 2751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2559 sayılı Polis Vazife ve

Salȃhiyet Kanununun “Önleme araması” başlıklı 9 uncu maddesinde, “ … Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın , üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir . Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini

6 / 13sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar . Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır . Önleme

aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir .” 10. 7/ 4/ 1969 tarih ve 13168 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1136 sayılı Avukatlık

Kanununun “Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı” başlıklı 58 inci maddesinde, “(Değişik

: 23/ 1/ 2008- 5728/ 331 md.) / Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır . Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir . Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. / Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır . Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez .” 11. 01/ 06/ 2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adlî ve Önleme Aramaları

Yönetmeliğinin, 11.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Yönetmelik, kolluk tarafından, kişilerin üstlerinin, eşyasının, araçlarının, özel kâğıtlarının, konut, işyeri ve eklentilerinin aranmasında uyulacak esas ve usulleri kapsar .” 11.2. “Adlî arama ve kapsamı” başlıklı 5 inci maddesinde, “Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir .” 11.3. “Önleme araması ve kapsamı” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Önleme araması; a) Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, b) Suç işlenmesinin önlenmesi, c) Taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti, amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir . …” 11.4. “Hâkimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen hâller” başlıklı 25 inci maddesinde, “Aşağıdaki hâllerde yapılacak aramalarda ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmez : a) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında, …” hükümlerinin yer aldığı görülmektedir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın “Gürpınar

Hükumet Konağı girişinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında avukatların aranması uygulamasına son verilmesi” talebinin kabul edilmesi yönünde makul sürede işlem tesis edilmesi

7 / 13hususunda Gürpınar Kaymakamlığı’na tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Avukat olarak görev yapan başvuran Gürpınar Hükumet Konağı girişinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında avukatların x-ray cihazından geçmeleri ve çantalarını x-ray cihazına koymaları uygulamasına son verilmesini talep etmektedir .

14. Başvuranın Gürpınar Hükümet Konağı girişinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında avukatların x-ray cihazından geçmesinin istenmesi uygulamasına son verilmesi talebi ile Gürpınar

Kaymakamlığına yaptığı idari başvuru üzerine, Gürpınar Kaymakamlığının 11/ 01/ 2018 tarih ve E sayılı yazısında, Hükümet Konağı girişindeki güvenlik tedbirlerine ilişkin önlemlerin, Kaymakamlık

Makamınca hazırlatılan “Hükümet Konağı Girişinde Uygulanacak Güvenlik Tedbirlerine İlişkin

Çalışma, Talimat ve Esasları” doğrultusunda, bölgenin güvenlik hassasiyetleri de göz önünde bulundurularak Gürpınar İlçe Emniyet Amirliğince yürütüldüğü hususlarına yer verildiği görülmektedir . Söz konusu Talimat’ta, avukatların çantalarını x-ray cihazına bırakacakları, alınan teknik bilgiler ışığında bu uygulama ile çantanın içindeki evrakların görülmesinin veya okunmasının fiilen ve teknik olarak söz konusu olmadığı, dolayısıyla bu uygulamanın hukuken ve fiilen bir arama olmadığı, çantanın x-ray cihazından geçişi esnasında içinde silah veya benzeri bir cisim bulunduğu yönünde bir kuşku ortaya çıkması halinde dahi çantada bir arama yapılmayacağı ancak avukatların bu cismi göstermeye davet edileceği, bu yapılmadığı takdirde içeri girilemeyeceği, çantasını x-ray cihazına bırakmak istemeyen avukatların sadece silah, patlayıcı ve benzeri ağır metallere müdahaleyi gerektirir tepkiyi verecek surette ayarlanan duyarlı kapıdan çantası ile birlikte geçeceği, bu geçiş sırasında çanta uyarı verdiğinde yine çantanın aranmayacağı ancak bu uyarıyı verebilecek olan cismin tanıtılması/gösterilmesinin isteneceği, bunun da reddedilmesi halinde giriş yapılamayacağı belirtilmiştir .

15. Mevzuatta adlî arama ve önleme araması olmak üzere aramanın iki halinin öngörüldüğü, adlî aramanın, bir suçun işlenmesi ile ilgili olarak şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemi, olarak tanımlandığı, adlî aramaya ilişkin sürecin adli aramanın yasal dayanağının oluşturan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 116 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, buna göre hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde

Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin arama yapabileceklerinin öngörüldüğü; önleme aramasının ise, millî güvenlik ve kamu düzeninin, korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle umumî veya umuma açık yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemi olarak tanımlandığı, önleme aramasının yasal dayanağını oluşturan 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet

Kanununun 9 uncu maddesinde, polisin, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla

8 / 13güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına

bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkili olduğu, bu yerlere girmek isteyenlerin kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorunda oldukları, ayrıca da milletlerarası anlaşmalar hükümlerinin saklı olduğu hususlarının öngörüldüğü anlaşılmaktadır .

16. Başvuruya konu uyuşmazlığın çözümü açısından 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet

Kanununun 6581 sayılı Kanunla değişik (değişiklik : 02/ 06/ 2007) 9 uncu maddesi ile 1136 sayılı

Avukatlık Kanununun 5728 sayılı Kanunla değişik (değişiklik : 23/ 01/ 2008) 58 inci maddesinin incelenmesi önem arz etmektedir .

17. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun 6581 sayılı Kanunla değişik (değişiklik :

02/ 06/ 2007) 9 uncu maddesinde, polisin, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkili olduğu, bu yerlere girmek isteyenlerin kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorunda olduklarının belirtildiği, bu maddede belli bir meslek grubuna ya da zümreye herhangi bir ayrıcalık tanıyan bir ifadeye yer verilmediği ancak milletlerarası anlaşmalar hükümlerinin saklı olduğu hususunun öngörüldüğü görülmektedir .

18. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5728 sayılı Kanunla değişik 58 inci maddesinde ise, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağı hüküm altına alınmıştır . 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5728 sayılı Kanunla değişik 58 inci maddesi gereğince avukatların üzerinin suçüstü hali dışında “adli arama”nın yanısıra

“önleme araması” kapsamında da aranamayacağı açıktır .

19. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun söz konusu maddesinin avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarla ilgili olarak haklarında yapılacak soruşturma ve arama sürecine ilişkin hükümler içerdiği görülmekle birlikte, bu maddeye göre, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranamayacağı, hususunun düzenlendiği, bu hükme göre suçüstü hali dışında üzerinin veya eşyalarının el ile aranması mümkün olmayan avukatın, evleviyetle “önleme araması” kapsamında aranmaması gerektiği anlaşılmaktadır .

20. Diğer yandan, avukatların x-ray, dedektör ve diğer denetleme cihazlarından geçme zorunluluğu ile ilgili bir hükme de 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda yer verildiği, bu Kanunun “Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar” başlıklı 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenlerin duyarlı kapıdan geçmek zorunda oldukları, bu kişilerin üstlerinin metal dedektörle aranacağı, eşyalarının x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirileceği, ayrıca şüphe hâlinde elle aranacağı, bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrolün elle yapılacağı, ancak aralarında avukatların da bulunduğu bazı kişilerin üstlerinin ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamayacağı, duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişilerin ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilecekleri, ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranacağı, hususlarının öngörüldüğü, bu

9 / 13maddede yar alan “sıfat ve görevi ne olursa olsun” ifadesi sebebiyle ceza infaz kurumlarına giriş

sırasında avukatların da metal dedektörle aranacağı, eşyalarının x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirileceği, ancak şüphe halinde avukatların elle aranmasının mümkün bulunmadığı, duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde avukatların ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilecekleri, yine avukatların üstlerinin sadece ağır cezayı gerektiren suçüstü hâllerinde mümkün olduğu görülmektedir .

21. Avukatlardan x-ray, dedektör ve diğer denetleme cihazlarından geçmelerinin istenmesi gibi uygulamalar özellikle ülkemizden içinden geçtiği zorlu süreçler dikkate alınarak değerlendirilmelidir . Hatırlanacağı üzere, 2015 yılında İstanbul’da Çağlayan Adalet Sarayı’nda

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın makam odasında bulunduğu sırada terör örgütü üyeleri tarafından şehit edilmesi vakası somut olaya etkileri bakımından önem taşımaktadır .

22. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca, 31 Mart 2015’te İstanbul

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın makamında şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, teröristlerin adliyeye girişlerine ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verildiği görülmektedir . İddianamede yer alan bilgilere göre olay günü adliye girişindeki güvenlik görevlisinin ifadesinde hain terör eylemini gerçekleştiren terörist Şafak Yayla’nın adliyeye girerken elindeki çantasını x-ray cihazından geçirmemek için güvenlik görevlisi ile tartıştığı, bu durumun güvenlik görevlisi tarafından “Hatırladığımkadarıyla saat 11.30 sıralarında sol elinde avukat cübbesive omuzunda çantasıasılı olan 25 yaşlarında1.75 boylarında zayıf yapılı, koyu renkli takım elbiseli bir şahsınturnikelerden avukat kimliğinigöstererekgeçmekistedi . Şahıstan çantasını

X-Ray’a bırakmasını söyledim,fakat şahısuymadı . Avukat kimliğindeçipolmamasından dolayı turnikelerin yan tarafındaki şeritlibariyeri açıpavukat kimliğinigösterenşahısiçeriyegeçti. Tekrar şahsı uyararak elinde bulunan çantayıX- Ray’a bırakıp geçmesinisöylememerağmen’Hayır bırakmayacağım’ diyerek beni dinlemeyerek içeriyedoğruyürüyerekdevam etti .” şeklinde ifade edildiği görülmektedir . Güvenlik görevlisi ifadesinin devamında, özel güvenlikgörevlileriolarak avukat turnikelerinden geçenavukatlara baro kartları çipliise turnikede bulunan cihaza okutmalarını, çantalarınıda X-Ray’a bırakmalarını devamlı söylediklerini,ancak avukatların yüzde 90’ının zorluk çıkararak”Üzerimizi ve çantalarımızıarayamazsınız . Neden hakim ve savcılar çantalarınıcihaza bırakmıyor da bizlerin bırakmasını istiyorsunuz” diyerek sadece kimlik kartlarını gösterdiklerini ifade etmektedir .

( https : //www .aa .com .tr/tr/turkiye/savci-kirazin-sehit-edilmesine-iliskin-iddianamenin-detaylari/ 1179

965 , Erişim Tarihi : 11/ 7/ 2018)

23. DAEŞ, PKK, FETÖ ve DHKP/C gibi terör örgütleri toplumda korku ve kaos oluşturmaya yönelikeylemleri ile ülkemiz üzerindeki hain planlarını gerçekleştirmek adına yaygın bir şekilde terörist faaliyetlerde bulunmaktadır . Ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreç birtakım tedbirlerin alınmasını gerekli kılmaktadır . Yukarıda bahsedilen benzer acı olayların yaşanmaması için toplumun her ferdinin üzerine görev ve sorumluluk düşmektedir . Yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatların da bu özveriyi gerçekleştirmeleri tüm toplumun yararına olacaktır .

24. Çağlayan Adliyesinde yaşanan acı olayın ardından İstanbul Barosu ile İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığı arasında güvenlik sorununun önüne geçilmesi için adliye girişlerinde

10 / 13uygulanacak prosedüre ilişkin mutabakata varılarak olumlu bir işbirliği örneği sergilenmiştir .

Bu kapsamda, – Avukatların adliyeye avukatlara tahsis edilen kapılardan sadece TBB tarafından verilen çipli-akıllı kimlik kartlarını okutmak suretiyle girecekleri, – Adliyeye girişlerde asla ve kesinlikle avukatın üstünün ve çantasının aranmayacağı, – Avukatların adliyeye girişte çipli-akıllı kimlik kartlarını okuturken çantalarını x-ray cihazına bırakacakları, alınan teknik bilgiler ışığında bu uygulamada çantanın içindeki evrakların görülmesi veya okunması da fiilen ve teknik olarak söz konusu olmadığı, dolayısıyla bu uygulamanın hukuken ve fiilen bir arama olmadığı, – Çantanın x-ray cihazından geçişi esnasında, içinde silah veya benzeri şüpheli bir cisim bulunduğu yönünde bir kuşku ortaya çıkması halinde dahi çantada bir arama yapılmayacağı, ancak avukatın bu cismi göstermeye davet edileceği, bu yapılmadığı takdirde içeri girilemeyeceği, – Çantasını x-ray cihazına bırakmak istemeyen avukatın, sadece silah, patlayıcı ve benzeri ağır metallere müdahaleyi gerektirir tepki verecek surette ayarlanan duyarlı kapıdan çantası ile birlikte geçeceği, bu geçiş sırasında çanta uyarı verdiğinde yine çantanın aranamayacağı ancak, bu uyarıyı verebilecek olan cismin tanıtılması/gösterilmesinin isteneceği, bunun reddedilmesi halinde ise giriş yapılamayacağı, – Hakim ve savcıların da adliyeye girişinde aynı prosedüre tabi olacağı, hususlarında mutabakata varılmış ve İstanbul Barosu tarafından yapılan duyuruda, bu uygulamanın avukat güvenliği bakımından gerekli olduğu gibi adliyenin güvenlik sorununun, aynı şekilde ileride gerçekleşebilecek bir takım istenmeyen olayların sorumluluğunun haksız olarak avukatlara yüklenmesi ve bu yönde yaratılmak istenen kamuoyu algısının giderilmesi ve nihayet Kanunla belirlenen bir takım kazanımların muhafazası bakımından da elzem olduğu ifadelerine yer verilmiştir .

( http : //www .istanbulbarosu .org .tr/HaberDetay .aspx?ID= 10268&Desc=%C 3%87a%C 4%9Flayan-Ad liyesi-Giri%C 5%9Fleri-%C 4%B0le-%C 4%B0lgili-Meslekta%C 5%9Flar%C 4%B1m%C 4%B1za-Du yuru , Erişim Tarihi : 11/ 7/ 2018)

25. Yargısal süreçlerde avukatlık mesleğinin savunma makamı olarak üstlendiği görev, hakların korunması açısından büyük önem taşımaktadır . Bu bakımdan avukat ile müvekkili arasındaki ilişkinin tam bir gizlilik içinde yürütülmesi gerektiği ve avukatlık mesleğinin yargının kurucu bir unsuru olduğunun kabulü gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır . Avukatların x-ray cihazından geçmelerinin istenmesi ve eşyalarını x-ray cihazından geçirmelerinin istenmesinin klasik bir arama yöntemi olmadığı, önleme amaçlı aramanın farklı bir görünümü olduğu değerlendirilmektedir . Bu durum İstanbul Barosu ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasında yapılan mutabakatta da “teknik bilgiler ışığında bu uygulamada çantanın içindeki evrakların görülmesi veya okunması da fiilen ve teknik olarak söz konusu değildir . Dolayısıyla bu uygulama hukuken ve fiilen bir arama değildir .” şeklinde vurgulanan bir husustur .

11 / 1326. Somut olayda, avukatın üzerinin teknik cihazlar dışında elle aranması durumu söz konusu

değildir . Avukatların eşyalarını x-ray cihazına koymaktan imtina etmelerinde müvekkilleri ile aralarında olan sır ilişkisinin zedelenebileceği, çantada bulunan evrakların ilgili görevlilerce görüldüğü endişesi etkili olmaktaysa da yukarıda bahsedilen bilgiler ışığında teknik olarak böyle bir durumun gerçekleşemeyeceği açıktır . Söz konusu tedbir güvenliği sağlama amacı taşımaktadır . Bu nedenle x-ray cihazından geçme uygulamasının adliye gibi kurumlara silah, kesici ve delici aletler, patlayıcı madde vb. gibi araçların sokulmasının önlenmesi amacına matuf olduğundan bir gereklilik olduğu değerlendirilmektedir .

27. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; adliyeye girişlerde avukatın üstünün aranamayacağının tereddüte yer vermeyecek şekilde düzenlendiği, avukatın metal dedektör, x-ray cihazı veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilmesi suretiyle aranması uygulamasının klasik arama olarak değerlendirilemeyeceği, bu tedbirin avukat ile müvekkili arasındaki gizliliği ihlal etmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, adliyede bulunan personelin, vatandaşların ve avukatların güvenliğini sağlamaya yönelik olduğu gerekçesiyle başvuruya konu edilen idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

28. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ile

KISMEN REDDİNE;

1. Avukatlardan güvenlik gerekçesiyle x-ray cihazında geçmelerinin istenmesi ve eşyalarını x-ray cihazından geçirmelerinin istenmesi, klasik anlamda bir üst araması olarak

12 / 13nitelendirilemeyeceğinden, avukatların üstünün aranması Avukatlık Kanununun 58. Maddesi

gereğince kesin olarak yasaklandığından ve başvuranın üstünün arandığına dair bir iddiası da bulunmadığından başvuranın talebinin REDDİNE, 2. Adliyelere ve Hükümet Konağı gibi binalara girişte güvenlik gerekçesiyle uygulanan avukatın üzerinin metal dedektör, x-ray cihazı veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilmesi gibi uygulamaların zaruretine binaen yasal düzenlemeye konu edilmesi yönünde gerekli çalışmaların yapılması için ADALET BAKANLIĞINA VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca ve İçişleri

Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve bilgi için

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA ve GÜRPINAR

KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi