ÖZET: Başvuru, Ankara 1 No’lu Barosu’na kayıtlı bir avukat hakkında yapılan şikayetlerin işleme alınabilmesi için talep edilen 2000 TL avans ücretinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, avans ödemediği için şikayetinin kabul edilmediğini ve bu durumun Anayasa ve etik ilkelerle çeliştiğini belirterek, avukatlık disiplin süreçlerinde avans alınmaması talebinde bulunmuştur. Türkiye Barolar Birliği, avans talebinin yasal dayanağının bulunduğunu ve bu uygulamanın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, avans talebinin yasal çerçevede yer aldığını ve Baro Başkanlığı’nın bu talebi yapmasının hukuka aykırı olmadığını belirtmiştir. Ancak, şikayet masraf avansının yalnızca şikayetçiden alınmasının adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşmediği, masrafların her iki taraftan da talep edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, disiplin süreçlerinde giderlerin haksız taraftan tahsil edilmesine olanak tanınması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuru kısmen kabul edilmiş, Baro Başkanlığı’na avans talebinin uygulanışında daha adil bir yaklaşım benimsemesi yönünde tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu tavsiyeler, disiplin süreçlerinin daha şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11555-S.24.17569

BAŞVURU NO : 2024/6391

KARAR TARİHİ : 22.10.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI

ANKARA 1 NOLU BAROSU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Avukatlık disiplin hukuku kapsamında, baroya yapılan şikayet başvurularında şikayet edenden avans alınmaması talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 19.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 22.04.2024 tarihinde, Ankara 1 No’lu Barosuna kayıtlı olan avukatı hakkında şikayette bulunmak üzere anılan Baro’ya başvurduğunu, Baro tarafından, şikayet başvurusunun işleme alınması için

2000 TL avans masrafı ile masrafın ödendiğine dair dekontun kendilerine iletilmesinin istendiğini, bu tutarı

karşılayamadığından şikayetinin işleme alınmadığını, bu uygulamanın Anayasa’ya, hukuka, etik ilkelere aykırı olduğunu belirterek anılan uygulamanın sonlandırılmasını ve avukatın disiplin sorumluluğu kapsamında baroya yapılacak olan şikayet başvurularında avans alınmamasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na,

28.05.2024 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Başkanlığın 28.06.2024

tarihli cevabi yazısında; 2.1. Baroların 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76, 139 ve 161’nci maddeleri kapsamında iş ve işlem yürüttüğü, 2.2. Avukatlık Kanunu 161’inci maddesi gereği disiplin işlemleri dolayısıyla çağrılan her tanık ve bilirkişinin kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir ücrete hakkı olduğu gibi, bu husustaki giderlerin Baro Yönetimi tarafından karşılanacağına ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı, yasal düzenlemeler uyarınca şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve

kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak Barolar tarafından avans istenmesinin anılan düzenlemelere aykırı olmadığı, avans talebinin avukatlar hakkındaki şikayetleri inceleme yetkisine sahip ayrı tüzel kişiliği bulunan ilgili Baro Başkanlığı yetkisinde olduğu, avans yatırılmasının hukuken yerinde ve gerekli olduğu, ifade edilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı’ndan

28.05.2024 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Baro’nun 13.06.2024

tarihli cevabi yazısında; 3.1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161. maddesinin 3. Fıkrası ile anılan Kanuna istinaden çıkartılan

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 65. Maddesinin 3. Fıkrasının şikayet avansının yasal dayanağı olduğu, 3.2. Başvurandan talep edilen şikayet avans tutarının, Ankara Barosu 67. Olağan Genel Kurulu Kararına uygun olarak 08/01/2024 tarihli ve 76/1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile “2024 Yıllık

Kesenekler”listesinde 2.000 TL olarak belirlenmiş olduğu, 3.3. Başvuranın dilekçesine konu eylemleri dolayısıyla bir avukatı şikayet etmesi ile başlayacak süreci içeren disiplin işlemlerinin; soruşturma ve disiplin kovuşturması olmak üzere iki bölümden oluşmakta olduğu, disiplin kovuşturmasının açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilebilmesi için öncelikle baro yönetim kurulunca bir disiplin soruşturmasının yürütülmesinin gerektiği, 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca baro yönetim kurulunun, ihbar veya şikayeti kendi üyeleri arasından görevlendireceği bir üye ile inceleyeceği, bu inceleme esnasında tanık dinleyebileyeceği, bilirkişiye başvurabileceği, bu sürecin mahiyeti itibariyle hem emek yoğunluğu olan hem de maddi olarak tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri vb. harcamalara konu olan bir süreç olduğu, 3.4. Yine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun, 30/04/2004 gün ve 2004/59 Esas, 2004/15 Karar sayılı kararının; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161. maddesi gereği disiplin işlemleri dolayısıyla çağrılan her tanık ve bilirkişinin kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata (ücrete) hakkı olduğu gibi, bu husustaki giderlerin şikayetçi ve/veya hakkında kovuşturma yapılan avukat tarafından ödenmesinin zorunlu olduğu, avans ve tamamlanması istenen gider ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmayabileceği, bu giderlerin Baro Yönetimi tarafından karşılanacağına ilişkin yasal bir zorunluluğun

Avukatlık Yasası’nın 161’inci maddesinde olmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi;

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Etkili başvuru hakkı” başlıklı 13’üncü maddesi; “İşbu

Sözleşmede tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen her şahıs ihlal fiili resmi vazifelerini ifa eden kimseler tarafından bu vazifelerin ifası sırasında yapılmış da olsa, milli bir makama fiilen müracaat hakkına sahiptir.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve

davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesini içerir.

7. 19/03/1969 tarih ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun “Baroların kuruluş ve nitelikleri” başlıklı 76’ncı maddesi; “(Değişik birinci fıkra: 2/5/2001 – 4667/46 md.) Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.” 7.1. “Kovuşturma yetkisi ve eksik üyelerin tamamlanması” başlıklı 139’uncu maddesi;

“Kovuşturmanın dayandığı şikâyet veya ihbarın vaki olduğu yahut Cumhuriyet savcısının kovuşturma isteğinde bulunduğu veya kovuşturmaya esas teşkil eden eylem veya davranışın re’sen haber alındığı tarihte avukat hangi baronun levhasında yazılı ise, disiplin kovuşturmasına karar verme ve kovuşturmayı yürütme yetkisi o baroya aittir. Baro başkanı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyeleri, kendi haklarındaki kovuşturmalarla ilgili görüşme ve kararlara katılamazlar. İkinci fıkranın kapsamına giren bir durumun mevcut olması veya ret yahut istinkâf sebepleriyle başkan ve üyelerin katılmamaları yüzünden baro yönetim ve disiplin kurullarında toplantı yeter sayısı bulunamazsa, eksikler yedeklerle tamamlanır.

Yedeklerin de herhangi bir sebeple görüşme veya karara katılmamaları yahut sayılarının yetişmemesi halinde, baro levhasında yazılı olup yönetim ve disiplin kurullarına seçilme yeterliği bulunan avukatlar arasından ad çekme yolu ile seçileceklerle eksikler tamamlanır.” 7.2. “Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller” başlıklı 134’üncü maddesi; “(Değişik: 2/5/2001 – 4667/65 md.) Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” 7.3. “Tanık ve bilirkişi gideri” başlıklı 161’inci maddesi; “Disiplin işlemleri dolayısiyle çağırılan her tanık ve bilirkişinin, kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata hakkı vardır; bunlardan çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda olanlara yolculuk ve ikamet giderleri de verilir. Şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişiye ait giderleri evvelden öderler. Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmiyen veya borçludan alınma imkânı kalmayan giderler baroya yüklenir. Şikâyet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak 10 liradan 200 liraya kadar avans alınabilir. Yapılan işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde, tamamlanması her zaman istenebilir. Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmayabilir.” 7.4. “Para cezası veya giderlerin tahsili” başlıklı 162’nci maddesi; “Para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.

Para cezaları baroya gelir yazılır. İcra takibi genel hükümlere göre baro tarafından vekalet verilecek avukat eliyle yürütülür.” 8. 19.06.2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık

Kanunu Yönetmeliğinin “Genel Kural” başlıklı 63’üncü maddesi; “Disiplin kovuşturmalarında; isnat olunan hususların ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve savunma için en az on günlük bir süre tanınması şarttır. Disiplin işlemleri; soruşturma ve disiplin kovuşturması olmak

üzere iki bölümden oluşur. Disiplin kovuşturmasının açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilebilmesi, soruşturmanın yapılmasına bağlıdır.

Avukatlık Kanununa ve Meslek Kurallarına aykırı davranışlar, disiplin kovuşturmasını gerektirir.” 8.1. “Soruşturma” başlıklı 64’üncü maddesi; “Avukat hakkında soruşturma; a) İlgilinin ihbar veya şikayeti, b) Cumhuriyet Savcısının isteği, c) Baro yönetim kurulunca görülecek lüzum, üzerine yapılır.” 8.2. “İhbar veya Şikayet” başlıklı 65’inci maddesi; “İhbar veya şikayet, yazılı ya da sözlü olarak yapılır.

a) Sözlü ihbar veya şikayet, herhangi bir kişinin baroya başvurması ve hakkında ihbarda bulunduğu avukatı belirtip, iddialarını açıklamasıyla yapılmış olur.

b) Yazılı ihbar veya şikayet, bu konuda baroya verilecek yazı ile yapılır.

Her iki durumda da başvuran kişinin açık kimliği ve adresi, ihbar veya şikayet olunan avukatın kimliği, ihbar veya şikayet konusu, maddi olaylar ve ihbar gününün belirtilmesi zorunludur. Sözlü ihbar veya şikayette bu hususlar, baro başkanı veya yönetim kurulu üyelerinden biri ile ihbar veya şikayette bulunan kişi ve katip tarafından imzalanacak bir tutanakla tespit edilir.

Şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ve genişliği göz önünde bulundurularak, baro başkanınca masraf avansı istenebilir. Talep edilen avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe, işlem yapılmayabilir.”

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran tarafından, Ankara 1 No’lu Barosu’na kayıtlı avukatı hakkındaki şikayet başvurusunun, avans ödemediği için işleme alınmamasına ilişkin idari işlem şikayet edilmekte, anılan uygulamanın hukuka uyarlı olmadığı iddia edilmektedir.

11. Avukatlık Yasasının 134’üncü maddesinde; Yasa, avukatlık onuruna, düzen ve geleneklerine, meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunan ve mesleki çalışmasında görevin yapılması ile ilgili sorumluluklarını görevin gerektirdiği dürüstlüğe uygun yapmayan avukatın disiplin cezası ile cezalandırılacağı belirlenmiştir.

12. Disiplin soruşturması avukatın disiplin yargılamasına konu olacak Yasa ve Meslek Kuralları’na aykırı eylem ve davranışının ilgilisinin şikayet ve ihbarı, Cumhuriyet Savcısı’nın istemi ve baro yönetim kurulunun lüzum görmesi üzerine başlatılır. Yasa’nın 141’inci maddesi gereği; disiplin kovuşturması yönetim kurulu kararı ile açılır. Baro yönetim kurulu soruşturmayı bizzat yürütebileceği gibi, yönetim kurulu tarafından görevlendirilecek bir üye tarafından yapılmasına da karar verme yetkisini haizdir.

Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini alır, hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir

raporla yönetim kurula verir. Yönetim kurulu, soruşturma maksadıyla her türlü adli idari ve kazai mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları isteyip, inceleyebilir.

13. Şikayet masraf avansının yasal dayanağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161’inci maddesinin 3’üncü fıkrası ile anılan Kanuna istinaden çıkartılan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu

Yönetmeliği’nin 65’inci maddesinin 3’üncü fıkrasıdır.

14. Yasa’nın 161’inci maddesi gereği; disiplin işlemleri dolayısıyla çağırılan her tanık ve bilirkişi, kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata hak kazanır. Buna, varsa yolculuk ve ikamet giderleri de eklenir. Şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişiye ait giderleri evvelden öderler. Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmeyen veya borçludan alınma imkânı kalmayan giderler baroya yüklenir. Şikâyet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak 10 liradan 200 liraya kadar avans alınabilir. Yapılan işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde, tamamlanması her zaman istenebilir.

Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmayabilir.

15. Avukatlık Yasası Yönetmeliği’nin 65’inci maddesinde; Kanuna paralel olarak şikayetin mahiyeti ve genişliği göz önünde bulundurularak, şikayet edenden, masraf avansı istenebileceği, talep edilen avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe, işlem yapılmayabileceği düzenlenmiştir.

16. Somut başvuruya konu olayda başvuran, Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı’nda kayıtlı avukat hakkında şikayette bulunmak istemiş, Baro, başvurandan, Yönetim Kurulu tarafından 2024 senesi için belirlenmiş olan 2.000 TL masraf ödemesini istemiş, başvuran anılan tutarı ödemediğinden şikayet dilekçesi işleme alınmamıştır.

17. Yukarıda aktarılan Avukatlık Yasası ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Yasası Yönetmeliği hükümleri uyarınca şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak avans alınabileceği açıkça düzenlendiğinden, Baro

Başkanlığının, avukatın disiplin sorumluluğu kapsamında yapılan şikayet başvurusunda, şikayet edenden masraf avansı istemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

18. Öte yandan, Yasa ve Yönetmelikteki bu düzenleme emredici nitelikte değil, takdiridir. Şikayetin mahiyeti ile soruşturma ve kovuşturmanın genişliği göz önünde bulundurularak şikayet edenden avans istenmesi yasa koyucunun amacına daha uygun düşecektir. Barolar, avansın yatırılmaması halinde

Avukatlık Yasası Yönetmeliği’nin “Avansın tamamlanması istenen miktar ödenmedikçe işlem yapılmayabilir.” hükmüne dayanarak, disiplin soruşturması yapmamakta veya disiplin soruşturmasına yer olmadığına karar verebilmektedir. Anayasa’nın 40. maddesinde, Anayasa’da güvence altına alınmış hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin yetkili makama başvurma hakkı güvence altına alınmaktadır. Anayasa

Mahkemesi kararlarında etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması olarak tanımlanmıştır (AYM, Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad, B.

No:2016/5604, 24/5/2018). Mahkemeye göre, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların ileri sürülebileceği bir başvuru yolunun mevzuatta öngörülmesi yeterli değildir. Söz konusu başvuru yolunun aynı zamanda uygulamada da etkili olması gerekmektedir. Şikayetin başında, işin mahiyeti bilinmeksizin, talep edilen avans, şikayetçinin bu sebeple şikayet hakkının kullanamamasına sebebiyet verebileceğinden; bu uygulama Anayasa’nın 40’ıncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13’üncü maddesinde güvence altına alınmış etkili başvuru hakkını da ihlal edebilecektir.

19. Avukatlık Yasası 134’üncü maddesi gereği; barolar, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında Avukatlık Kanununda yazılı disiplin cezalarını uygulamakla yükümlüdür. Yasa’nın 76’ncı maddesinde, avukatlık meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını savunmak ve korumak avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürütmek, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan baroların görevleri olarak sayılmıştır. Bu doğrultuda, başkaca haklı bir gerekçe olmaksızın, sadece avansın ödenmemiş olması gerekçesiyle işlem yapılmaması yasal açıdan geçerli olsa dahi baroların kuruluş amaç ve değerleri ile de bağdaşmamaktadır.

20. Ayrıca, Yasa tanıkların dinlenmesi ve gerekmesi halinde bilirkişilerin ya da uzmanların görüşüne başvurulması için gerekli olan masrafların şikayetçi ve/veya hakkında kovuşturma yapılan avukatça ödenmesini öngörmektedir. Bu durumda baro, şikayetin mahiyeti saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre tanık, bilirkişi ücreti gibi giderleri tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde belirleyerek değerlendirmek suretiyle şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukattan ayrı ayrı talep etmelidir. Bu gider ilgilisi tarafından ödenmedikçe, baro işlem yapmayabilecektir. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun somut olaya uygun kararında da; disiplin işlemleri dolayısıyla yapılacak inceleme sürecinde tebligat giderleri, tanık, bilirkişi ücretleri vb. giderlerin şikayetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat tarafından ödeneceği ifade edilmiştir (TBB Disiplin Kurulu Kararı, T.30.04.2004 E.2004/59, K2004/158). Buna karşın, uygulamada kovuşturma giderleri masraf avansı adı altında maktu olarak salt şikâyetçi yandan alınmaktadır. Şikayetçinin tüm masraflara tek başına katlanmasında hukuka ve hakkaniyet kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.

21. Avukatlık Yasası 162’nci maddesi para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair kararların İcra ve İflas

Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceğini öngörmektedir.

Maddeye göre kesinleşen kararlar “ilam” mahiyetindedir ve disiplin yargılaması giderlerinin bu kapsamda tahsili mümkündür. Uygulamada Baro Disiplin Kurulu kararlarında giderlerin tahsiline yönelik karar verilmemektedir. Giderlerin disiplin kovuşturmasının kesinleşmesi sonrası haksız taraftan tahsiline imkan tanımamakta ve disiplin kovuşturması neticesinde haklı ya da haksız çıkması farketmeksizin tüm giderler şikayetçi yan üzerinde kalmaktadır. Disiplin kovuşturması giderlerinin haksız taraftan tahsiline karar verilmesi ile, avans istemi ile ilgili sakıncaların da ortadan kalkabileceği, kararların kesinleşmesi sonrası, avansın harcanmayan kısmının ilgili Baro’dan, harcanan kısmının haksız taraftan tahsilinin mümkün kılınacağı kanatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde

bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161’inci maddesinin 3’üncü fıkrası ile anılan Kanuna istinaden

çıkartılan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 65’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında; avukatın disiplin sorumluluğu kapsamında yapılan ihbar ve şikayet başvurusunda, baronun şikayetçiden masraf avansı isteyebileceği düzenlendiğinden, baronun şikayetçiden masraf avansı istemesine ilişkin şikayet konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek avukatın disiplin sorumluluğu kapsamında baroya yapılacak olan şikayet başvurularında avans alınmaması talebinin

REDDİNE,

Bununla birlikte bundan sonraki iş ve işlemlerde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161’inci maddesi ile anılan Kanuna istinaden çıkartılan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 65’inci madde metninin Yasa koyucunun amacına uygun olarak uygulanması ile; Şikayet edenden, şikayetin mahiyeti ile soruşturma ve kovuşturmanın genişliği göz önünde bulundurularak avans istenmesi, Disiplin işlemleri dolayısıyla yapılacak inceleme sürecine ilişkin giderlerin tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde belirlenmesi suretiyle şikayet eden ve hakkında kovuşturma yapılan avukattan ayrı ayrı talep edilmesi, Disiplin Kurulu kararlarının kesinleşmesi sonrası yapılan giderlerin haksız taraftan tahsiline imkan sağlamak üzere Baro Disiplin Kurulu kararlarında giderlerin tahsiline yönelik karar verilmesi hususlarında

Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı’na TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 161’inci maddesi ile anılan Kanuna istinaden çıkartılan Türkiye Barolar

Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 65’inci maddesi kapsamında tavsiyede bulunulan hususlarda uygulamada yeknesaklığı sağlamak üzere Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı ve

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı’na ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi