ÖZET: Başvuran avukat, Ankara 1 No’lu Baro tarafından verilen uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuruda, avukatın mesleki sorumlulukları çerçevesinde kadın ve çocuklar gibi hassas gruplara hukuki destek sağladığı, sosyal medya paylaşımlarının ise disiplin hukuku ve etik kurallara aykırı olmadığı belirtilmiştir. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, avukatın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların reklam yasağını ihlal ettiğine karar vermiştir. Başvuran, bu kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek itirazda bulunmuştur.

Türkiye Barolar Birliği, avukatın yaptığı paylaşımların iş sağlama amacı taşıdığı ve meslektaşları arasında haksız rekabete yol açtığı görüşündedir. Disiplin kurulu, avukatın eylemlerinin Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarını ihlal ettiğini belirterek uyarma cezasının verilmesini uygun bulmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ve başvurunun reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana, Ankara 1 No’lu Baro Başkanlığına ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/1060-S.24.1756

BAŞVURU NO : 2023/16391

KARAR TARİHİ : 01.02.2024

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI

ANKARA 1 NOLU BAROSU BAŞKANLIĞI

Başvuran avukat hakkında verilen disiplin cezasının

BAŞVURUNUN KONUSU :

kaldırılmasını talep edilmektedir

BAŞVURU TARİHİ : 12.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza vekili tarafından yapılmış olan şikâyet başvurusunda özetle; müvekkiline Ankara 1 No’lu Barosunca(Baro) 08.12.2022 gün ile E. / K. / kararı ile uyarma cezası verildiğini, söz konusu cezaya karşı Türkiye Barolar Birliği (TBB) Disiplin Kuruluna itiraz ettiklerini ancak Kurulun cezayı onadığını, müvekkilinin mesleki görev ve sorumluluk çerçevesinde insan hakları açısından kadın ve çocuklar gibi hassas gruplara hukuki destek vermeye çalıştığını, gerek Baroya sunulan dilekçede gerekse de TBB’ye yapılan itirazda mevzuata ve hukuka aykırı hiçbir tutum ve davranışın olmadığının açıklandığını, yapılan sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında ne disiplin hukuku ne de etik ve ahlaki ilkeler kapsamında sakıncalı ve hukuka aykırı hiçbir husus içermediğinin görüleceğini, takipçileri ile olan ve kendisini etiketleyen bireyler tarafından mağduriyetleri konusunda yaptıkları paylaşımlara cevap verdiğini, herhangi bir beklenti içinde olmadan hukuki destek ve yardımda bulunabileceğini söylediğini, müvekkil adayını bilgilendirme ve aydınlatmanın Avukatlık Kanunu gereğince hukuki bir zorunluluk olduğunu ve başvuru konusu işlemlerin TBB Reklam Yasağı Yönetmeliğine aykırı olduğunu iddia ve ifade ederek müvekkilinin uyarma cezasıyla cezalandırılmasına dair Baro kararı ile TBB Disiplin Kurulunun itirazın reddi ve kararın onaylanmasına dair kararının geri alınarak tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 30/10/2023 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından gönderilen 28/11/2023 tarih ve E- – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Avukat hakkında Ankara Barosu Başkanlığına ihbarda bulunulması üzerine, ilgili

avukatın hesabında (@ mağduriyetlerine dair “tweet” paylaşımında bulunan kişilere cevaben, özel mesaj göndermeleri halinde kendilerine hukuki yardımda bulunmayı öneren birden çok paylaşımda bulunarak kendisine iş sağlama ve reklam yasağına aykırı davrandığı iddiasıyla re’sen disiplin soruşturması başlatıldığı,

2.2 Ankara Barosu 26.05.2023 tarihli / E. / K. sayılı kararıyla; Avukat

Avukatlık Kanunu’nun 34, maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3., 4., 7., 8. maddelerini ihlal ettiği ve disiplin suçu işlediği kanaatine varılarak uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

2.3 Avukat savunmalarını aynen tekrarla Baro Disiplin Kurulu kararına itiraz ettiği, mezkur

kararın kaldırılmasını talep ettiği, itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 01.09.2023 tarihli / E., / K. sayılı kararıyla şikayetli avukatın itirazının reddine Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar verildiği,

2.4 Genel olarak reklam kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla

her hangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti olarak ifade edilebildiği, reklam yasağının amacının ise bir yandan, avukatlık hizmetini ticari bir meta haline dönüştürmemek, adaletin yerine getirilmesinde eşitliğin bozularak olası olumsuz sonuçları önlemek, diğer yandan da, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açacak farklılıkların ortaya çıkmasına engel olduğu, avukatların rakip değil, yargının kurucu unsuru olarak görev alan adaletin yardımcısı olduğu, amacının bir kamu hizmeti olan Avukatlık mesleğini iş temini konusunda meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve Avukatı iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı koruma olduğu, 2.5. İlgili mevzuat hükümlerinin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğini, iş temini konusunda meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileştirilmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikelerine karşı korumak için getirilen kurallar olduğunun tartışmasız olduğu, bu düzenlemeler ile avukatların reklam yapmaları yasaklandığı ve yargının kurucu unsuru olarak görev alan avukatların kendisini çalışmasıyla, bilgisiyle, işlerine gösterdiği dikkat ve özenle tanıtmasının asıl olduğu, avukatlık mesleğinin gerektirdiği bağımsızlık ve avukatın kendisine ve mesleğine olan saygısı nedeniyle iş teminine yönelik hareket edemeyeceği,

2.6 Şikayet konusu cezanın verilmesine neden olan eylemlerin, yukarıda anlatılanlar ışığında kararda yer

verilen yasal düzenlemeler uyarınca dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak değerlendirildiğinde, usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği ve Türkiye Barolar Birliği Disiplin

Kurulu’nca verilen kararın, ceza ve nispet açısından adil; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun, kovuşturmanın da usul ve yasaya uygun olduğu izahtan vareste olduğu

İfadelerine yer verilmiştir.

3. Ayrıca 30/10/2023 tarih ve . sayılı yazımız ile Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı tarafından gönderilen 19/12/2023 tarih ve E- -HUK- [ – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Ankara Barosu levhasına 30381 sicil numarası ile kayıtlı Av. hakkında; kendisinin

“https:// /” uzantılı web sayfası ile “twitter” hesabında (@ yer alan paylaşımlarının 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 55 inci maddesinde düzenlenen reklam yasağına

/

aykırılık teşkil ettiği iddiası üzerine, Ankara Barosu Yönetim Kurulunca 19/02/2020 tarih ve / karar sayısı ile, anılan web sayfasındaki reklam yasağına aykırı ibarelerin kaldırılması için “uyarı yazısı” gönderilmesine, “twitter” paylaşımlarıyla ilgili olarak, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı

Yönetmeliğine aykırı birden fazla eylemde bulunduğu tespit edildiğinden Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca “uyarı yazısı” gönderilmeksizin disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, 3.2. Başvuranın, “https:/ /” uzantılı web sayfasında yer alan reklam yasağına aykırı ibarelerin kaldırılması için Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 12 nci maddesi uyarınca kendisine 27/02/2020 tarihli “uyarı yazısı” (etebligat) tebliğ edildiği; “@ kullanıcı adıyla gerçekleştirilen “twitter” paylaşımları yönünden ise, Yönetmeliğe aykırı birden fazla eylemde bulunduğu tespit edilen avukata, anılan 12nci madde uyarınca “uyarı yazısı” gönderilmeksizin doğrudan disiplin soruşturması açıldığı,

3.3 Soruşturma kapsamında Av. 10/03/2020 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; şikayete

konu “twitter” paylaşımlarını sosyal duyarlılık ile özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddete ilişkin şahsi düşüncelerini ifade etmek üzere gerçekleştirdiği, bunların reklam yasağını ihlal edecek ve haksız rekabete yol açacak nitelikte olmadığı, aksine barolar ve ilgili kurulları ile birlikte hareket etmesi nedeniyle bu durumun meslektaşlar arası dayanışma olarak nitelendirilmesinin uygun olacağı, avukatlık mesleğini koruyan ve meslek onurunu yükselten bu davranışları nedeniyle hakkında disiplin cezası verilmemesi gerektiği yönünde savunmada bulunduğu,

3.4 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca yürütülen disiplin soruşturması sonucu Ankara Barosu Yönetim

Kurulunun / E. / .K sayılı kararıyla; “@ kullanıcı adlı “twitter” hesabından, anılan sosyal ağda mağduriyetlerine dair “tweet” paylaşımında bulunan muhtelif kişilere cevaben, özel mesaj göndermeleri halinde kendilerine hukuki yardımda bulunmayı öneren “tweet”lerin birden fazla paylaşıldığı/gönderildiği görülmekle, şikayet konusu iddiaların, özellikle kendine iş sağlama ve reklam yasağına aykırılık yönünden bir bütün halinde kovuşturmayı gerektirir mahiyette olduğu sonuç ve kanaatine varılarak şikayete konu eylemlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 34 ve 55 inci maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3., 4., 7., 8. ve Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 8., 9., 11 inci maddeleri açısından değerlendirilmek üzere, şikayet edilen avukat hakkında 08/12/2021 tarihinde disiplin kovuşturması açıldığı,

3.5 Disiplin kovuşturması neticesinde, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun 26/05/2023 tarihli, /

K. sayılı kararıyla; “@ adıyla kullanılan “twitter” hesabından gerçekleştirdiği, paylaşımlar ile kişilerin hukuki süreçlerini vekil sıfatıyla takip edebileceğinden bahisle kendine iş temin etmeye yönelik hareket ettiği değerlendirilen ve bu suretle hem avukat ile müvekkili arasında sağlanması gereken açık ve temiz ilişkiye zarar verdiği hem de meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açtığı, mesleğin bağımsızlığını zedelediği, ayrıca mesleğin onuru ile vakarına aykırı iş teminine yöneldiği kanaatine varılan Av. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 34 üncü maddesi ile Türkiye

Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3., 4., 7., 8. maddelerini ihlal etmesi sebebiyle aynı kanunun 134., 135.

ve 158 inci maddeleri uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

3.6 Av. bu karara itirazı üzerine; Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 01/09/2023

tarihli, / E., K. sayılı kararıyla, şikayetli avukatın haksız rekabet oluşturan ve iş teminine yönelik reklam yasağına aykırı eylemlerinin 1136 sayılı Avukatlık Kanununu, Türkiye Barolar Birliği

Meslek Kuralların ve Reklam Yasağı Yönetmeliğini açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle Baro Disiplin

Kurulunun hukuki değerlendirmesi isabetli bulunarak itirazın reddi ile uyarma cezasına ilişkin kararın onanmasına karar verildiği,

3.7 Buna göre; Av. uyarma cezası ile cezalandırılmasının, 1136 sayılı Avukatlık

Kanununun 34., 134. ve devamı maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarını ve Reklam Yasağı

Yönetmeliğini ihlal eden davranışlarının sonucu olduğu ve dolayısıyla kendisine verilen disiplin cezasının hukuka uygun bulunduğu, İfadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” ,

4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ”,

4.3 “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinde; “Kamu kurumu

niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir…”, 5. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun;

5.1 “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1. maddesinde; “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.

Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”;

5.2 “Avukatlığın amacı” başlıklı 2. maddesinde; “Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin

düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder. Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.”,

5.3 “Avukatın Hak ve Ödevleri” konulu 34. maddesinde; “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin

kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,

5.4 “Danışma yapılması uygun olmıyan yerler:” başlıklı 51. maddesinde “ Avukatlar, baroda yazılı olan

bürolarından başka yerlerde, mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde iş sahipleri ile hukuki danışmada bulunmaktan ve iş kabul etmekten yasaklıdırlar.

Yukarıki fıkra hükmü, avukatın özel olarak çağrıldığı hallerde uygulanmaz.”

5.5 “Reklam yasağı:” başlıklı 55 . maddesinde; “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her

türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.

(Ek fıkra: 2/5/2001 – 4667/35 md.) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır.

(Ek fıkra: 2/5/2001 – 4667/35 md.) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.”,

5.6 “Baroların kuruluş ve nitelikler” başlıklı 76. maddesinde; “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek,

meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır…”,

5.7 “Baro disiplin kurulu görevi” başlıklı 107. maddesinde; “Disiplin kurulunun görevi, baro yönetim

kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine avukatlar hakkında disiplin kovuşturması yaparak disiplinle ilgili kararları ve cezaları vermek ve kanunla verilen diğer yetkileri kullanmaktır.”,

5.8 “Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller” başlıklı 134. maddesinde; “Avukatlık onuruna, düzen ve

gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu

Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,

5.9 “Disiplin Cezaları” başlıklı 135. maddesinde; “1. Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında daha

dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir. …”,

5.10 “Savunma hakkı” başlıklı 137. maddesinde; “Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat

olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.”,

5.11 Disiplin kurulu kararına karşı itiraz: başlıklı 135. maddesinde; “ Disiplin kurulu kararlarına karşı,

Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin

Kuruluna itiraz edebilirler.

Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir…”

5.12 “Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup” başlıklı 158. maddesinde;

”Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. Bu kurullar disiplin cezalarının verilmesinde; avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkelerini göz önünde tutarlar.”, 6. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin;

6.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların, iş

elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümünü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır.

6.2 “Medya ilişkileri” başlıklı 8. maddesinde; “Bu Yönetmelik kapsamında olanlar;

… b) Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında “reklam niteliğinde” yayınlarda bulunamaz, halen

ya da eskiden takip ettiği, devam eden veya sonuçlanmış bir dava hakkında; dava ile özdeşleşip tarafların sözcüsü gibi hareket edemez, davanın hukuki boyutları içinde kalmak kaydıyla ve zorunlu haller dışında yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarına ve internet’e görüntü, bilgi, demeç veremez, açıklama yapamazlar, c) Yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçlarında ve internet’te röportaj, sohbet, konuşma, tartışma ve benzeri programlara katıldıklarında; reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğini zedeleyici her türlü açıklamadan kaçınmak zorundadırlar, d) Avukat unvanı kullanarak yazılı, işitsel, görsel iletişim araçlarında ve internet’te yönetmen, düzenleyici, danışman ve sair sıfatlar ile dizi, sürekli yayın, süreli ya da süresiz programlar hazırlayamaz, sunamaz, yönetemez, hazırlanmasına, sunulmasına ve yönetilmesine katılamazlar, e) Gerek mahkemede temsil görevini yerine getirirken, gerek yazılı, işitsel ve görsel iletişim araçları ve internet ile ilişkisinde kendisini veya üzerinde çalışmakta olduğu hukuki işi reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkaramazlar.

f) (Ek:RG-7/9/2010-27695) Bu Yönetmelik kapsamında olanlar iş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla, baro veya Türkiye Barolar Birliği organ ve başkanlık seçimleri ile genel veya yerel seçimlerdeki adaylıklarına ilişkin bilgileri seçim tarihinden azami

2 ay önce başlayıp seçimi izleyen 10 gün içinde sona erdirmek kaydı ile yazılı, işitsel ve görsel iletişim

araçları veya internet yoluyla duyurabilirler. Bu duyurular amaca elverişli ve mesleğin saygınlığına yaraşır nitelikte olur.”

6.3 “İnternet” başlıklı 9. maddesinde; “Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, internet dahil, teknolojinin

ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen “Avukatlık Meslek Kuralları”na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir.

(Değişik ikinci fıkra:RG-7/9/2010-27695) Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, mesleki faaliyetlerini internet üzerinden sürdürmek, müvekkillerini bilgilendirmek, mesleki makalelerini ve bilimsel çalışmalarını yayımlamak amacıyla internet sitesi açabilir. Tabelada, basılı evraklarında ve internet sitesinde tercih ettiği e-posta adreslerini kullanabilir. İnternet sitesi üzerinden mesleki faaliyetini yürütürken avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukat unvanının gerektirdiği saygı ve güvene aykırı olmamak şartı ve gerekli güvenlik tedbirlerini alarak, sır saklama yükümlülüğüne uygun davranmak kaydı ile internetin kendine özgü araçlarını ve sadece ilgili kişinin ulaşabileceği, şifre-algoritma ile korunan internet sitesinin geri planında kişiselleştirilmiş “sanal ofis” benzeri uygulamaları kullanabilir. Bu uygulamalar ilgilisinin dışındakilerin kullanımına açılamaz.

Bu Yönetmelik kapsamında olanlar açacakları internet sitelerinde; a) Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi, (Ek ibare:RG-7/9/2010-27695) baro ve Türkiye Barolar

Birliği seçimlerine yönelik oy verecek üye ve delegeleri kendileri ve diğer adaylar hakkında bilgilendirme gibi bilgilerin bulunmasını sağlar, b) İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; “adı ve soyadı”, “avukatlık ortaklığı unvanı”,”avukatlık bürosu unvanı”, “bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro” “avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak” dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz, c) İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet

/

kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.”

6.4 “Yükümlülükler” başlıklı 11. maddesinde; “Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya

yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.”

6.5 “Yönetmelik Hükümlerine Aykırılık” başlıklı 12. maddesinde; “Bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık

tespiti halinde barolar tarafından ilgiliye bir uyarı yazısı gönderilir ve söz konusu aykırılığın 15 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi takdirde baro tarafından resen soruşturma açılacağı bildirilir. Uyarı yazısının ilgilisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde aykırılığın giderilmediği tespit edilirse, baro tarafından resen soruşturma başlatılır. Bu Yönetmeliğe aykırı fiil veya fiilleri birden fazla işleyenler hakkında uyarı yazısı gönderilmez, derhal ve resen disiplin soruşturması açılır..” 7. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın;

7.1 3. maddesinde; “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak

biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”

7.2 4. maddesinde; “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak

zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”

7.3 7. maddesinde; “Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle

kaçınmalıdır.”

7.4 8. maddesinde; “Avukat kendine iş elde etme niteliğindeki her davranıştan çekinir.”

düzenlemeleri mevcuttur.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; hakkında verilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

10. Avukatlık Kanununun 1 inci maddesinde; avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak tanımlanarak, avukatın yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği belirtilmiş; 2 nci maddesinde ise avukatlığın amacının, hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olduğu ifade edilmiştir.

11. Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olması, nitelikli hizmet mensubu olması, yargının üç sacayağından bağımsız savunmayı temsil etmesi nedeniyle, serbest meslek yürüten birçok meslek grubuna yüklenmeyen yükümlülüklere tabi olmasını gerektirmiş ve serbest meslek yürüten birçok meslek grubundan daha fazla haklara sahip olmasını sağlamıştır. Avukatlık Kanunun “Bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesi” başlıklı 42. maddesinde yer alan hüküm, avukatın kamu hizmeti ağır basan meslek grubu olduğunun çok açık sonucudur. Nitekim söz konusu hükümde, bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanının,

ilgililerin yazılı istemi veya iş sahiplerinin yazılı muvafakati ile, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendireceğini düzenlenmiştir. Avukatlık Kanunu madde 51’de düzenlenen “Danışma yapılması uygun olmayan yerler” hükmü, madde 52’de düzenlenen “Dosya tutmak” yükümü ve özellikle madde 55’te düzenlenen ‘Reklam yasağı” yükümünün, diğer serbest meslek mensupları için öngörülmediği açıktır. Avukatlık Kanunu madde 46/2 uyarınca, avukat veya stajyerin, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebileceği ve bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Avukatlık Kanunun 56. maddesinin ilk fıkrasına göre, bir avukatın, usulüne uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş olan vekaletnamenin örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabileceği, çıkardığı vekaletname örneklerinin bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Avukatlık Kanunun 56. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, avukatların, vekalet aldıkları işlerde, ilgili yargı mercii aracılığı ile ve bu yargı merciinin tebligat konusunda bir kararı olmaksızın, diğer tarafa adli kağıt ve belge tebliğ edebilecekleri düzenlenmiştir.

Avukatlık Kanunun 58. maddesi uyarınca, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Diğer serbest meslek mensuplarının aksine, avukatlar hakkında soruşturma açılabilmesinin, Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi tutulması, yine Avukatlık Kanunun 166. maddesi uyarınca, avukatın, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabileceğinin düzenlenmesi, Avukatlık Kanunun 58. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzerinin aranmayacağına ilişkin düzenleme, Ceza Muhakemesi Kanunun 130. maddesi ve Avukatlık Kanunun 58.

maddenin 1. fıkrasının 4. cümlesi uyarınca, avukat bürolarında arama, el koyma hükümleri de, arama ve el koyma ile ilgili genel hükümlerden ayrılmış ve avukat bürolarının ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabileceği ve Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukatın aramada hazır bulundurulacağı düzenlemesi, Avukatlık Kanunun 57. maddesinde görev sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağına ilişkin düzenleme, Avukatlık Kanunun 62. maddesi uyarınca, avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukatın Türk Ceza Kanununun

257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı düzenlemesi, Türk Ceza Kanunun 257.

maddesinde, söz konusu “Görevi Kötüye Kullanma” suçunun kamu görevlisi tarafından işlenebileceği düzenlenmesi, CMK’ nın ilgili maddeleri uyarınca zorunlu müdafiliğin ve HMK madde 335 uyarınca, adli yardım talebinin söz konusu olduğu hallerde, avukatların, kamu hizmetinde bulundukları, en belirgin olduğu iki hukuki kurum olup mesleğin taşıdığı önemin bir sonucudur.(Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/15818 Başvuru Numaralı ve 29/05/2019 tarihli Ret Kararı)

12. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin bazı fıkralarının, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek iptali için açılan davada Danıştay 8. Dairesi, 2002/180

Esas, 2003/289 Karar, 22/01/2003 tarihli kararında; “ Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 7.

fıkrasında; “Avukatlık hizmeti hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz”, hükmü yer almaktadır. 27.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”de, markanın, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan her türlü işaret olduğu ve bu Kanun Hükmünde Kararname”den sınai ve ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin yararlanacağı belirtilmiştir. Avukatlık, 1136 sayılı Yasanın 1. maddesinde de belirtildiği üzere kamu hizmeti niteliği taşıyan serbest bir meslektir ve ticaretle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Belirtilen durumda sınai ve ticari faaliyette bulunan kişilerin yararlanmasına sunulan bir olanaktan, hukuk alanında

/

hizmet veren avukatların da yararlanabileceklerini ileri sürmek yasal olarak mümkün değildir…Bireysel çalışma veya avukatlık ortaklığında verilen hizmetin yasa gereği ticari nitelikte bulunmadığı açıktır.

Avukatlık ortaklığının bir organizasyon ya da kuruluş sayılması da mümkün olmadığı gibi iletişim hizmetlerinin pazarlanması ile de herhangi bir ilgisi bulunmadığından, Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yasaya aykırılık bulunmamaktadır…” hususlarına değinerek, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliğini vurgulamıştır.

13. Avukatlık Kanununun 76. maddesinde, baroların nitelikleri; “avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır” şekilde açıklanmıştır.

Madde gerekçesinde bu durum; “76 ncı maddeyle, baroların tüzel kişiliği haiz Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu, kuruluş gayeleri belirtilmiş ve bu gayeler dışında her hangi bir iş ve siyasetle uğraşmaları menedilmiş, ayrıca maddedeki yeri gösterilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.

14. Anayasa Mahkemesi 2018/30 Esas, 2018/94 Karar, 25/09/2018 tarihli kararında da; “Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev anlayışları, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış; bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür. Avukatlarla ilgili disiplin cezaları 1136 sayılı

Kanun’un 135. maddesinde …şeklinde belirlenmiştir…Bir kamu hizmeti olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin ortak değerlere sahip olmasının aynı zamanda kamu menfaati gereği olduğunda kuşku yoktur…

Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar

Birliğinin meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlük ile güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini korumak maksadıyla meslek kuralları belirlemesi, Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen meslek disiplininin korunması yönünde meslek kuruluşlarına verilen görevin bir tezahürü olarak görülebilir.” hususlarına değinmiştir.

15. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/1 maddesinde “internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen “Avukatlık Meslek Kuralları”na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir” denilerek öncelikle gerek mevcut gerek gelecekte ulaşılabilecek her türlü teknolojik imkan ve ortamları kapsayacak geniş bir çerçeve çizilmiş ve bu ortamlardaki faaliyetlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna işaret edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeyle de “mesleki faaliyetlerini internet üzerinden sürdürmek, müvekkillerini bilgilendirmek, mesleki makalelerini ve bilimsel çalışmalarını yayımlamak” amaçlarıyla internet sitesi açabileceği hüküm altına alınarak söz konusu ifade özgürlüğünün mesleki ve bilimsel faaliyetler ile sınırlı tutularak iş teminine yönelik faaliyetlerin ifade özgürlüğünün kapsamı dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Madde de geçen, “internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda” şeklinde yer alan genel ve kapsayıcı ifadeden avukatların twitter, instagram, facebook gibi popüler sosyal medya platformlarında açılan hesap/sayfa/profiller ile bu mecralardan yaptıkları paylaşımların da bu maddede yer alan izin ve kısıtlamalara tabi olduğu, özetle iş temini ve reklam yasağının çeşitli sosyal medya platformlarında da geçerli olduğu değerlendirilmektedir. (https://www.hukukihaber.net/reklam-yasagi-vedijital-ifade-ozgurlugu-kapsaminda-avukatin-internet-ve-sosyal-medya-faaliyetleri)

16. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 8.maddesinde yer alan hükümlerde, “yazılı, işitsel, görsel iletişim araçlarında ve internette” ifadelerine yer verilerek; avukatın kendisini veya üzerinde çalışmakta olduğu hukuki işi reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkaramayacağı; yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında reklam niteliğinde yayınlarda bulunamayacağı, dava ile özdeşleşip tarafların

sözcüsü gibi hareket edemeyeceği, bu kapsamda zorunlu hallerde davanın hukuki boyutları içinde kalınması haricinde dava hakkında kamuoyuna görüntü, bilgi, demeç verilemeyeceği; röportaj, sohbet, konuşma, tartışma ve benzeri programlara katılmaları halinde reklam sayılabilecek davranışlardan kaçınması gerektiği gibi sınırlamaların sosyal medya faaliyetleri bakımından da geçerli olacağı ortaya konulmuş ve kanun, yönetmelik ve meslek kurallarında yer alan “salt ün kazanmaya yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek herhangi bir girişim ve eylemde bulunmamak”, “iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları…

yasaktır” ve “Avukat kendine iş temini niteliğindeki her davranıştan çekinir” gibi reklam ve iş temini yasağı sıkça vurgulanmıştır.

17. TBB Disiplin Kurulunun 2.12.2005 tarihli, E. / K. / sayılı kararında avukatın daha önce benzer olaylar için dava açtığını, bu davaları kısa sürede sonuçlandırarak hak sahiplerine paraları ödediğini belirterek, benzer durumda olan mağdurların kendisine ulaşabilmesi için bir adres ve telefon numarası vererek yerel gazetede haber yapılmasını sağlaması, iş elde etmek için yapılan bir reklam olarak kabul edilmiştir.

18. Özetle, avukatın kendine iş sağlama yönündeki reklam yasağı ile ilgili hükümler, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğini iş temini konusunda meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumak için getirilen kurallar olduğu açıktır.

19. Başvuran vekili özetle, söz konusu twitter yorumlarının hiçbirinin reklam veyahut iş kaynağı düşüncesiyle yapılmamış olduğunu, mesleğinde çoğunlukla kadın ve çocuk dosyaları ile ilgilendiği için vatandaşların kendisine yönelttiği mağduriyetlerine ilişkin cevap verme mahiyetinde olduğunu, bu yorumun reklam yasağını ihlal edecek ve haksız rekabete yol açacak nitelikte olmayıp, aksine barolar ve ilgili kurulları ile birlikte hareket etmesi nedeniyle bu durumun meslektaşlar arası dayanışma olarak nitelendirilmesi gerektiğini, bu paylaşımlarım, reklam ve iş getirme gayesinin aksine avukatlık mesleğini koruyan ve meslek onurunu yükselten davranışlar olup hiçbir zaman reklam amacıyla yapılmadığını ifade etmiş. söz konusu yorumun basın ve ifade özgürlüğü kapsamında da olaylara karşı düşüncelerini ifade etmekten öteye gitmediğini, mağdur olan vatandaşların gönderilerine etiketlemelerine cevap vermesinin gayet normal olduğunu, yardım isteyen vatandaşlara mesleki tecrübesi dahilinde herkese açık olan bir platform üzerinden sadece cevap vermesinin reklam yasağı ve iş sağlama olarak değerlendirilmesinin imkansız olduğunu, bu suretle müvekkil adaylarını bilgilendirip aydınlattığını ifade etmiştir.

20. Başvuranın bir olayda Antalya Barosu’nun o dönemki başkanına 16.012020 tarihinde bildirimi üzerine

Baronun ilgili kurullarının ilgileneceği söylenerek dava açıldığı, Antalya Barosu kurulunun müdahale talebinin kabul edilmemesi üzerine Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitiği Kurulu meslektaşlarına duruşma arasında başvuran tarafından yetki belgesi düzenlenerek davaya katılmaları ve davayı takiplerinin sağlandığı örnek olarak gösterilmiştir.

21. Somut olayda, başvuranın “@ adıyla kullanılan “twitter” hesabından gerçekleştirdiği, “Çok geçmiş olsun. Bu durumun hiçbir açıklaması olamaz. Benzer şekilde öz babasından yıllarca cinsel istismara uğrayan bir dosyamda baba 18 yıl ceza almıştı. Darısı bu insan benzeri şahsın başına.

Yapabileceğimiz ne varsa beklenti için olmadan yapmaya hazırız.”, “Çok geçmiş olsun. Özelden elinizdeki evrakları ve bilgileri atabilir misiniz? Bu zor süreçte sonuna kadar yanınızda olacağız.”, “İyi akşamlar dilerim. Çok çok geçmiş olsun. Maalesef bu insanlar aramızda ama bunu düşünen yok! Yanınızda durabilmek, davanıza hukuksal olarak yardımcı olmak isteriz. DM niz kapalı. İletişim için mesaj atabilir misiniz?”, “Beste hanım çok geçmiş olsun. Özelden mesaj atarsanız menfaat gözetmeden her türlü hukuki desteği vermeye hazırız.”, “Çok geçmiş olsun. Şuan nerdesiniz. Karakoldaysanız gelebilirim. Özelden yazabilirsiniz.”, “Çok geçmiş olsun. Asla yalnız değilsiniz. Özelden ulaşırsanız her türlü desteğe hazırız.” şeklindeki paylaşımların kendisine iş sağlamaya yönelik reklam niteliğinde olduğu açıktır. Başvuranın bu

/

suretle hem avukat ile müvekkili arasında sağlanması gereken açık ve temiz ilişkiye zarar verdiği hem de meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açtığı, mesleğin bağımsızlığını zedelediği, ayrıca mesleğin onuru ile vakarına aykırı iş teminine yöneldiği yönündeki idarenin kanaatine Kurumumuzca da iştirak edilmektedir.

22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları Avukatlık Kanunu hükümleri ve gerekçeleri, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği, TBB Meslek Kuralları hükümleri, Anayasa

Mahkemesi ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda; avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olması, avukatların sahip olduğu hak, yetki ve yükümlülükler ile adil yargılamanın tesisinde taşıdığı önem dikkate alındığında ilgili idarelerin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6.

maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Türkiye

Barolar Birliği Başkanlığı ve Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin

Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği ayrıca idarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, ANKARA 1 NO’LU BAROSU BAŞKANLIĞINA ve TÜRKİYE BAROLAR

BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi