|
ÖZET: Başvuru, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü’ne yapılan bir talep üzerine, avukatlık stajında geçen sürelerin yıllık izin hesaplamasında dikkate alınmaması nedeniyle yapılmıştır. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/C-3 maddesine atıf yapılarak talebinin reddedildiğini, avukatlık stajının kazanılmış hak aylığında değerlendirildiği halde yıllık izin hesaplamasında göz önünde bulundurulmamasının çelişkili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, askerlik hizmetinin yıllık izin hesaplamasında dikkate alındığını ifade ederek, avukatlık stajının da aynı şekilde değerlendirilmesini talep etmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, avukatlık stajının 657 sayılı Kanun kapsamında kazanılmış hak aylığında değerlendirilemeyeceğini ve bu nedenle yıllık izin sürelerinin hesaplamasında dikkate alınamayacağını belirtmiştir. İlgili mevzuat ve Danıştay kararları doğrultusunda, avukatlık stajı ile avukatlık arasındaki hukuki statü farkının açıkça belirlendiği, bu nedenle staj süresinin yıllık izin hesaplamasında yer almadığı ifade edilmiştir. Başvuru, yapılan incelemeler sonucunda reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın avukatlık stajında geçen sürelerinin yıllık izin hesaplamasında dikkate alınamayacağına karar verilmiştir. Başvuru sahibinin itiraz hakkı saklıdır ve bu kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2870-S.24.4562
BAŞVURU NO : 2023/15266
KARAR TARİHİ : 13.03.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Avukatlık stajında geçen sürelerin yıllık izin sürelerinin hesabında
BAŞVURUNUN KONUSU :
değerlendirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 01.09.2023 tarihli dilekçe ile kazanılmış hak aylığında hesaplamaya dâhil edilen avukatlık stajının yıllık izin hesaplamasında da dikkate alınmasına ilişkin
Hacettepe Üniversitesi Personel Daire Başkanlığından talepte bulunduğunu; ancak talebinin 657 sayılı
Kanun’un 36/C-3 maddesine atıf yapılarak reddedildiğini, “avukatlık” ve “stajyerlik” kavramlarının farklı olduğu bu anlamda staj süresinin avukatlıkta geçen süre olarak değerlendirilemeyeceğinin ifade edildiğini,
657 Sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi kapsamında sunmuş olduğu hizmet döküm belgesinden de teyit
edileceği üzere avukatlık stajını tamamlaması nedeniyle tarafına bir kademe ilerlemesi uygulandığını ve avukatlık stajının kazanılmış hak aylığında hesaplamaya dâhil edildiğini, 06.06.2002 tarihli ve 24777 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 154 Seri Nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde “Yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması gerekmektedir.” hükmünün yer aldığını, söz konusu tebliğin yayımlanmasına dayanak olan Danıştay 12. Dairesinin 26.11.1998 tarihli E:1995/11088, K:1998/2881 K. sayılı ilamının bizzat bu konuya ilişkin verilmiş bir karar olduğunu, ilgili kararda avukatlık stajının tamamı ve avukatlıkta geçen sürelerin ¾ ünün yıllık izin hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğine hükmedildiğini, Personel Daire Başkanlığının avukatlık stajını derece/kademe hesabında dikkate alırken yıllık izin hesabında dikkate almamasının kendi içinde çelişki barındırdığını, baroların kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olup bu yönüyle stajda geçen sürenin kamuda geçirilmiş sayılmasının da mümkün olduğunu, aynı tebliğ hükmü çerçevesinde yapmış olduğu askerlik hizmetinin de derece/kademe hesaplamasında dikkate alınırken yıllık izin hesaplamasında dikkate alınmadığını, mahkeme kararlarına göre örnek olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir personelin yıllık izin hesaplamasında avukatlık stajı hesaplamaya dâhil edilebilirken Hacettepe Üniversitesinde çalışan bir
/
personel açısından mümkün olmamasının hukuk devletinin gerekleri ile bağdaşmadığını belirterek kazanılmış hak aylığında hesaplamaya dâhil edilen avukatlık stajının ve askerlik hizmetinin yıllık izin hesaplamasında da dikkate alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18.10.2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Hacettepe Üniversitesi
Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 05.12.2023 tarihli ve E– sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Hukuk Müşavirliğinde genel idare hizmetleri sınıfında bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan ilgili personelin talebi bu açıdan değerlendirildiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36 ncı maddesinin c) bendinde; söz konusu bentte sayılan hizmet sınıflarına atanan devlet memurlarından, memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi ya da özel müesseselerde ifa edenlerle, memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin buralarda geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesinin hüküm altına alındığı, mezkûr maddede genel idare hizmetleri sınıfında bulunan Devlet memurunun memuriyete girmeden önce sigortalı olarak geçen hizmet süresinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, Devlet Personel Başkanlığının 13.08.2014 tarih ve 4168 sayılı görüş yazısında “Avukatlık stajında geçen sürelerin, 657 sayılı Kanunun 36/C-3 maddesi kapsamında kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından yıllık izin sürelerin hesabında da dikkate alınamayacağı mütalaa edilmektedir” ifadelerine yer verildiği, 2.2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 15 inci maddesinde “Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler de dâhildir.) bir avukat yanında yapılır.” hükmünün, Kanun’un 23 üncü maddesinde “Stajyer, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Stajyerler, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorundadırlar.” hükmünün, 26 ncı maddesinde “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.” hükmünün, 184 üncü maddesinde ise “Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlerden avukatlığa geçenlerin bu hizmetlerde geçen süreleri avukatlık kıdemine sayılır.” hükmünün yer aldığı, 2.3. Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliğinde de avukatlık stajının nasıl yapılacağının ayrıntılı şekilde açıklandığı, Yönetmeliğin 29 uncu maddesinde “Staj eğitiminin tamamlanmasından sonra stajyere staj eğitimi bitirme belgesi verilir. Bu belgenin verilmesi için; stajyerin eğitim programına katılmış olması gerekir. Ayrıca katıldığı zorunlu ve seçimlik eğitim çalışmalarından yazılı sözlü anlatım, hukuksal niteleme, meslek ilke ve kurallarına uygunluk yönünden başarılı bulunmuş, bireysel çalışma raporunun kabul edilmiş olması, avukatlığı mesleğin saygınlığına ve bu Yönetmeliğin amaç maddesinde yer alan ilkelere uygun olarak yapacağına yönelik kanaat uyandırmış ve Türkiye Barolar Birliği tarafından yazılı olarak yaptırılan staj yeterlilik değerlendirmesinde başarılı olması gerekir.” hükmünün yer aldığı, “Avukat” ve “Avukatlık stajı yapan/yapmış “stajyerin” farklı hukuki statüler olduğu, 1136 sayılı Kanunda da bu ayrımın kesin bir şekilde yapıldığı, avukatlık stajını tamamlayanlar ve yapılacak sınavlarda başarılı olanların “avukat” ruhsatnamesi almakta olup, bu aşama bitmeden stajyerlerin avukat sayılmasının mümkün olmadığı ve staj yapılan dönemin avukatlık kıdeminden sayılmadığı,
2.4. İlgili personelin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 108 inci maddesinin e) fıkrasında “Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği hâlinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir.” hükmü uyarınca aylıksız izin kullandığı, stajını tamamladığı söz konusu aylıksız izin süresinin hizmet yılından değerlendirilmediği; ancak 657 sayılı Devlet Mamurları Kanunu’nun 36/a-1 maddesi uyarınca kademe ilerlemesi uygulandığı, 2.5. 06.06.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 154 sayılı Devlet Memurları Kanunu
Genel Tebliğinde yıllık izin sürelerinin hesabında hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilerek memurların kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin yıllık izin sürelerinin tespitinde dikkate alınacağının belirtildiği, bu bağlamda, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan ilgili personelin avukatlık stajında geçen sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmediğinden yıllık izin için değerlendirilen sürelerin hesabında dikkate alınamadığı, 2.6. İlgili personelin 6 aylık askerlik hizmeti yıllık izin için değerlendirilen hizmet süresi hesabında dikkate alınmış olup, askerlik hizmeti süresi dâhil izin için değerlendirilen hizmet süresinin 9 yıl 2 ay 22 gün olduğu, 2.7. Başvuru konusu talebe ilişkin aynı durumda olan başka personel başvurusu, konuya ilişkin çalışan ya da ayrılan bir personel için daha önce alınmış herhangi bir yargı kararı veya devam eden dava bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden
incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesinin (C) bendinin (3) numaralı alt bendi; /
“Avukatlık hizmetleri sınıfına girenlerin memuriyete girmeden önce veya memurluktan ayrılarak (…) avukatlıkla geçirdikleri sürelerin 3/4 ü memuriyette geçmiş sayılarak, bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir.” 5.2. “Yıllık izin” başlıklı 102 nci maddesi; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dâhil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” 6. 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 6.1. “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3 üncü maddesi;
“Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, b) Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak, c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak, d) (Ek : 2/5/2001 – 4667/3 md.; Mülga: 28/11/2006-5558/1 md.) (1)
e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak, f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir.” 6.2. ‘Staj’ başlıklı Dördüncü Kısmının “Genel olarak” alt başlıklı 15 inci maddesi; “Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler de dâhildir.) bir avukat yanında yapılır.” 6.3. “Stajın yapılması ve stajyerin ödevi” başlıklı 23 üncü maddesi; “Stajyer, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Stajyerler, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorundadırlar.” 6.4. “Stajyerlerin yapabileceği işler” başlıklı 26 ncı maddesi; “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.” 6.5. “Avukatlık kıdemine sayılacak hizmetler” başlıklı 184 üncü maddesi; “Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlerden avukatlığa geçenlerin bu hizmetlerde geçen süreleri avukatlık kıdemine sayılır.”
7. 19.12.2001 tarihli ve 24615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık
Staj Yönetmeliğinin; 7.1. “Stajın Yapılışı” başlıklı 18 inci maddesi; “Stajyer, staj eğitim çalışmalarını aksatmamak koşuluyla, avukatla birlikte duruşmaları izler. Avukatın yazılı olur vermesi halinde bizzat Avukatlık Kanununda belirtilen mahkemelerdeki duruşmalara girer.
Mahkemeler ve idari makamlardaki işleri takip eder. Dava dosyalarını hazırlar, gerekli araştırmaları yapar, yazışmaları düzenler, icra takipleri yapar, takip hukukunun aşamalarına eylemli biçimde katılır.
Stajyer stajını yaparken meslek ilke ve kurallarına ve Yönetmelikte yer alan kurallara uygun davranmakla yükümlüdür.
Staj kesintisiz yapılır. Stajyerin stajı sırasında haklı nedenlere dayanarak devam edemediği günler, engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurması halinde; Mahkemelerde staj sırasında Adalet
Komisyonu Başkanının ve avukat yanında staj sırasında ise Baro Yönetim Kurulunun kararı ile tamamlattırılır. Ayrıca Baro Başkanı, haklı nedenlerin bulunması halinde, yanında staj yaptığı avukatın ve staj kurulunun da görüşünü alarak stajyere otuz günü aşmamak üzere izin verebilir.” 7.2. “Stajyerin Yapabileceği İşler” başlıklı 19 uncu maddesi; “(Değişik fıkra:RG-9/5/2023-32185) Stajyer, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı oluru ile onun gözetim ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri ile seri muhakeme hariç, üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin yapılan yargılamalarla sınır lı olmak üzere asliye ceza mahkemeleri ve icra mahkemelerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilir.
Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden adının silinmesi ile sona erer.
Stajyer, yanında staj yaptığı avukatın yazılı oluru ile dava dosyalarından fotokopi ve benzeri yollarla örnek alabilir.
Stajyer ayrıca vekâletname veya yazılı olur olmaksızın, dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.” 8. 06.06.2002 tarihli ve 24777 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 154 Seri Nolu Devlet Memurları
Kanunu Genel Tebliği; “Bu itibarla, uygulama birliğinin sağlanması, ihtilafların kısa sürede çözümlenmesi ve gereksiz yargılama gideri ödenmemesi bakımından; Yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması … gerekmektedir.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
/
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 01.09.2023 tarihli dilekçe ile kazanılmış hak aylığında hesaplamaya dâhil edilen avukatlık stajının yıllık izin hesaplamasında da dikkate alınmasına ilişkin Hacettepe Üniversitesi Personel Daire Başkanlığından talepte bulunduğunu; ancak talebinin 657 sayılı Kanun’un 36/C-3 maddesine atıf yapılarak reddedildiğini, avukatlık stajının derece/kademe hesabında dikkate alınırken yıllık izin hesabında dikkate alınmamasının kendi içinde çelişki barındırdığını, yapmış olduğu askerlik hizmetinin de derece/kademe hesaplamasında dikkate alınırken yıllık izin hesaplamasında dikkate alınmadığını belirterek kazanılmış hak aylığında hesaplamaya dâhil edilen avukatlık stajının ve askerlik hizmetinin yıllık izin hesaplamasında da dikkate alınmasını talep etmektedir.
11. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; Devlet Personel Başkanlığının 13.08.2014 tarih ve 4168 sayılı görüş yazısında “Avukatlık stajında geçen sürelerin, 657 sayılı Kanunun 36/C-3 maddesi kapsamında kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından yıllık izin sürelerin hesabında da dikkate alınamayacağının” belirtildiğini, “Avukat” ve avukatlık stajı yapan/yapmış “stajyer” farklı hukuki statüler olup, 1136 sayılı Kanunda da bu ayrımın yapıldığını, avukatlık stajını tamamlayanlar ve yapılacak sınavlarda başarılı olanların “avukat” ruhsatnamesi aldığını ve bu aşama bitmeden stajyerlerin avukat sayılmasının mümkün olmayıp, staj yapılan dönemin avukatlık kıdeminden sayılmadığı, başvuranın avukatlık stajını tamamladığı aylıksız izin süresinin hizmet yılından değerlendirilmediği; ancak 657 sayılı Devlet Mamurları Kanunu’nun 36/a-1 maddesi uyarınca kademe ilerlemesi uygulandığı, ayrıca başvuranın 6 aylık askerlik hizmeti yıllık izin için değerlendirilen hizmet süresi hesabında dikkate alındığı ve askerlik hizmeti süresi dâhil izin için değerlendirilen hizmet süresinin 9 yıl 2 ay 22 gün olduğu hususları ifade edilmiştir.
12. İlgili idare tarafından başvuranın askerlik hizmeti süresinin yıllık izin süresi kapsamında değerlendirildiği belirtildiğinden uyuşmazlığın; başvuranın avukatlık stajı yaptığı sürelerin kademe/derece ilerlemesi noktasında dikkate alınmasına rağmen yıllık izin sürelerinin hesabında dikkate alınmaması noktasında düğümlendiği görülmektedir.
13. Başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; 22.08.2013 tarihinde ‘hizmetli’ unvanı ile Hacettepe
Üniversitesi bünyesinde kamu görevine başladığı, 02.02.2018 tarihinde görev unvanının değiştiği ve
‘Bilgisayar İşletmeni’ unvanında kamu görevine devam ettiği, 25.09.2018 – 27.11.2018 tarihleri arasında askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrıldığı, 02.12.2019 – 30.01.2020 tarihleri arasında da aylıksız izin kullandığı ve aylıksız izin dönüşü avukatlık stajı intibakı yapılarak bir kademe ilerlemesi uygulandığı bilgisi edinilmiştir.
14. Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/C-3 maddesinde avukatlık hizmetleri sınıfına girenlerin memuriyete girmeden önce veya memurluktan ayrılarak avukatlıkla geçirdikleri sürelerin 3/4 ü memuriyette geçmiş sayılarak, bu sürelerin her yılının bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu maddede de geçen
‘serbest’ ifadesi, Anayasa Mahkemesi tarafından “Avukatlık hizmetinin kendi nam ve hesabına serbest olarak yerine getirilmesi ile iş akdi düzenlenerek ücret karşılığında bir işverene bağlı olarak yerine getirilmesi arasında avukatlık hizmetinin niteliği açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Önemli olan yürütülen hizmetin niteliği olup her iki durumda da yürütülen hizmet avukatlık hizmetidir. Mesleğin icra ediliş şeklindeki farklılık, yürütülen hizmetin aynı olması karşısında, tek başına o meslek için tanımlanmış olan hak ve yükümlülükler üzerinde ayrıcalıklı muamelede bulunulmasını gerektirmez. Buna göre memuriyete girmeden önce mesleğini serbest olarak icra eden avukatlarla, bir işverene iş akdi ile bağlı olarak görevini yerine getiren avukatlar arasında bir ayrım yapılmak suretiyle, eski hizmetlerin, memuriyet kazanılmış hak aylık derecesinde değerlendirilmeye alınmasını sadece serbest avukatlara tanıyan itiraz konusu kural ile adil ve makul olmayan bir ayrıcalık tanınmıştır. Zira serbest avukatlar ile mesleğini diğer
/
şekilde yerine getiren avukatlar arasında; mesleğe kabul, staj, baroya kaydolma, hak ve ödevler ve disiplin hükümleri bakımından bir fark bulunmamaktadır.” gerekçesi ile iptal edilmiştir.
15. Diğer taraftan, 154 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde, “…Belirtilen açıklamalar doğrultusunda tesis edilen idari işleme muhatap Avukatlık Hizmetleri Sınıfında görev yapan bir kısım personel tarafından açılan dava sonucunda, Danıştay Onikinci Dairesince verilen 26.11.1998 tarihli ve
Esas No:1995/11088, Karar No:1998/2881 sayılı Kararda, davacının memuriyete girmeden önce serbest avukatlıkta geçen ve 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca memuriyette geçmiş gibi sayılarak derece yükselmesi ve kademe ilerlemesinde (intibakında) değerlendirilen hizmet sürelerinin, yıllık izin süresinin hesabında değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilerek, 140 Seri No’lu Devlet Memurları
Kanunu Genel Tebliğinin (A) bölümünün ikinci paragrafı iptal edilmiş, davalı idarelerin temyiz talepleri üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 9.11.2001 tarihli ve Esas No:1999/938, Karar
No:2001/767 sayılı Kararıyla da anılan iptal Kararı onanmış bulunmaktadır. Bu itibarla, uygulama birliğinin sağlanması, ihtilafların kısa sürede çözümlenmesi ve gereksiz yargılama gideri ödenmemesi bakımından; – Yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması, – Bakanlığımızca daha önce bu tebliğe aykırı olarak verilen görüşlerin dikkate alınmaması, gerekmektedir.
Tebliğ olunur.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
16. Mülga Devlet Personel Başkanlığı tarafından Milli Eğitim Bakanlığına gönderilen 13.08.2014 tarihli ve 4168 sayılı görüş yazısında; “Kurumunuzda 657 sayılı Kanuna tabi avukat kadrosunda aday memur olarak görev yapan ilgilinin avukatlık stajında geçen sürelerinin yıllık izin süresinin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususunda görüş talep eden ilgili yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin (C) bendinin 3 üncü fıkrasında
“Avukatlık hizmetleri sınıfına girenlerin memuriyete girmeden önce veya memurluktan ayrılarak avukatlıkla geçirdikleri sürelerin 3/4 ü memuriyette geçmiş sayılarak, bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir.” hükmüne yer verilmek suretiyle Avukatlık hizmetleri sınıfına dâhil personelin avukatlıkta geçen hizmetlerinin memuriyette geçmiş sayılması öngörülmüş olmakla birlikte, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde “Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için; … c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak, …” ifadesine yer verilerek, avukatlığa kabulün şartlarından birisinin de avukatlık stajının tamamlanmış olması gerektiği belirtilmiş olduğundan, stajyer avukatlığın 657 sayılı Kanunun 36/C-3 maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Kanunun “Yıllık izin” başlıklı 102 nci maddesinde “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dâhil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmü yer almakta olup, yıllık izin sürelerinin tespitine ilişkin olarak 06/06/2002 tarihli ve 24777 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 154 seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde, yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Avukatlık stajında geçen sürelerin, 657 sayılı Kanunun 36/C-3 maddesi kapsamında kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından yıllık izin sürelerin hesabında da dikkate alınamayacağı mütalaa edilmektedir.” hususları ifade edilmiştir.
17. Uyuşmazlık noktasında belirleyici unsur Avukatlık stajını yapanların hukuki durumunun açıklığa kavuşturulmasıdır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1 inci maddesinde avukatların, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edeceği, 15 inci maddesinde avukatlık stajının bir yıl olduğu, ilk altı ayının mahkemelerde ve kalan altı ayının da en az beş yıl kıdemi olan ve staj yapılan baroya kayıtlı bir avukat yanında yapılacağı, 23 üncü maddesinde stajyerlerin avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, 26 ncı maddesinde ise stajyerlerin, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebileceği ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebileceği hüküm altına alınmıştır.
18. 19.12.2001 tarihli ve 24615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar
Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliğinde de avukatlık stajının nasıl yapılacağı ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 29 uncu maddesinde staj eğitiminin tamamlanmasından sonra stajyere staj eğitimi bitirme belgesi verileceği, bu belgenin verilmesi için; stajyerin eğitim programına katılmış olması gerektiği, ayrıca katıldığı zorunlu ve seçimlik eğitim çalışmalarından yazılı sözlü anlatım, hukuksal niteleme, meslek ilke ve kurallarına uygunluk yönünden başarılı bulunmuş, bireysel çalışma raporunun kabul edilmiş olması, avukatlığı mesleğin saygınlığına ve bu Yönetmeliğin amaç maddesinde yer alan ilkelere uygun olarak yapacağına yönelik kanaat uyandırmış ve Türkiye Barolar Birliği tarafından yazılı olarak yaptırılan staj yeterlilik değerlendirmesinde başarılı olması gerektiği….” düzenlemesine yer verilmiştir.
19. Yukarıdaki paragraflarda açıklanan hükümlerden; “Avukat” ve avukatlık stajı yapan/yapmış
“stajer”in farklı hukuki statüler olduğu ve 1136 sayılı Kanunda da bu ayrımın kesin bir şekilde yapıldığı, avukatlık stajını tamamlayanlar ve yapılacak sınavlarda başarılı olanların “avukat” ruhsatnamesi almakta olduğu, bu aşama bitmeden stajyerlerin avukat sayılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla 657 sayılı Kanunda belirtilen “avukatlıkta geçen hizmet süresinin” içinde stajyerlik döneminin sayılmasının genişletici bir yorum olacağı değerlendirilmektedir.
20. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda avukatlık hizmeti altında geçen sürelerin belirli bir kısmının memuriyette geçmiş gibi sayılacağının açıkça ifade edildiği, bu kapsamda başvuranın avukatlık stajı altında geçen sürelerin yıllık izin sürelerinin hesabında dikkate alınması talebinde bulunduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık
Staj Yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde avukat ile stajyer ayrımının açıkça ifade edildiği, avukatlığa kabul şartları arasında avukatlık stajının tamamlanmış olması ve staj bitirme belgesinin alınması gerektiği, bu kapsamda “Avukat” ve avukatlık stajı yapan/yapmış “stajer”in farklı hukuki statüler olduğu, bu kapsamda da avukatlık stajı altında geçen sürelerin yıllık izin sürelerinin hesabında dikkate alınamayacağı değerlendirildiğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
21. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, ‘makul sürede karar verme’ ve ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı ve başvuranın taleplerine süresi içinde cevap vermediği, ayrıca şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 04.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/