ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediye ile sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi uyarınca işçilere yapılan ayni yardımlardan gelir vergisi kesilmemesi iddiası ele alınmıştır. Denetçi, bu durumun kamu zararına yol açtığını belirtmiştir. Ancak, sözleşmenin ilgili maddesi gereği, işverenin vergi yükümlülüğünü üstlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa ve Gelir Vergisi Kanunu’ndaki düzenlemelere atıfta bulunularak, işçilere yapılan ayni yardımların ücret mahiyetinde olduğu ve bu nedenle gelir vergisi kesintisinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Kararda, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırı düzenlemelerin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, işçilere yapılan ayni yardımlardan gelir vergisi kesilmemesi sonucu oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, oy çokluğuyla karar verilmiştir. Bu durum, kamu idarelerinin vergi yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2014
Dairesi 6
Karar No 322
İlam No 204
Tutanak Tarihi 25.3.2016
Kararın Konusu İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

İşçilere Yapılan Ayni Yardımdan Gelir Vergisi Kesilmemesi.

Denetçi tarafından …. Belediyesi ile …. Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi uyarınca işçilere yapılan ayni yardımlardan gelir vergisi kesilmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu iddia edilmişse de;

Toplu İş Sözleşmesinin Giyim ve Koruyucu Eşya Yardımı” başlıklı 52’nci maddesinde koruyucu eşya ile giyim eşyalarının ayni olarak verileceği ve bu yardımların verilmesi sırasında doğacak her türlü verginin işveren tarafından karşılanacağı hüküm altına alındığından konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına,

(Üye …’nun “Anayasanın 73’ncü maddesinde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulup kaldırılacağına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61’inci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94’üncü maddesinde ise; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

…

vergi tevkifatı yapılır.

…” denilmektedir.

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun “Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler” başlıklı 5’inci maddesinde Toplu İş Sözleşmelerine kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamayacağı düzenlemesi yapılmıştır.

193 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinde ücretin tarifi yapılmış olup işçilere yapılan ve ücret mahiyetinde olan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılacaktır. Bu kesintinin yapılması kanunun amir hükmü olduğundan Toplu İş Sözleşmelerinde buna aykırı düzenlemelere yer verilemeyecektir.

Bu itibarla Toplu İş Sözleşmesi uyarınca işçilere yapılan ayni yardımlardan gelir vergisi kesilmemesi sonucu meydana gelen …… TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)

oy çokluğuyla karar verildi.