|
ÖZET: Başvuran, İlahiyat alanında doçentlik belgesi talep etmiş, ancak daha önce aynı yayınlarla Sosyoloji alanında doçentlik unvanı aldığı için talebi reddedilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 24. maddesi gereğince, doçentlik unvanı için yeterli yayın ve çalışmaya sahip olma şartı bulunmaktadır. Başvuranın İlahiyat alanındaki başvurusu, eser incelemesinde başarılı olsa da, sözlü aşamada başarısız olması ve aynı yayınların iki farklı bilim alanında kullanılması nedeniyle kabul edilmemiştir.
İlgili mevzuat ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, başvuranın iki farklı bilim alanından doçentlik belgesi talep etmesinin hukuken mümkün olmadığına karar verilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını göstermektedir. Sonuç olarak, başvuranın İlahiyat Bilim Alanında doçentlik belgesi verilmesi talebi reddedilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10277-S.15802
BAŞVURU NO : 2019/9331
KARAR TARİHİ : 16/10/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, daha önce eser inceleme aşamasında başarılı olduğu İlahiyat alanından doçentlik unvanı verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda …; 2547 sayılı Kanun’un 24.
maddesinde yapılan değişiklik ile doçentlik sözlü sınavlarının kaldırılması üzerine
Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanlığının 11/07/2014 tarihli yazısı ile İlahiyat Bilim Alanı dalında yayın aşamasından “Başarılı” olmasından dolayı “İlahiyat Bilim Alanı Doçentlik
Belgesi” verilmesi için yaptığı başvurusunun 18/03/2019 tarihli yazı ile reddedildiğini, ret gerekçesi olarak herhangi bir kanun ve yönetmeliğin referans gösterilmediğini, Nisan 2015 dönemi Sosyoloji Bilim Alanından yapmış olduğu başvuru sonucunda başarılı olarak bu alanda
Doçentlik unvanı alması ve bu alandaki başvuru dosyasında yer alan eserlerin önceki dosyada da yer alması nedeniyle iki farklı bilim alanından belge düzenlenmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini ifade etmekte ve 2547 sayılı Kanun’un 24. maddesinde yer alan
“Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.” hükmünü açıkça ihtiva eden 11/07/2014 tarihli yazı çerçevesinde
İlahiyat Bilim Alanında Doçentlik belgesinin düzenlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 31/05/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben ÜAK
Başkanlığının 26/09/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve ekinde; Ekim 2013 ve Nisan 2015
Dönemlerine ilişkin doçentlik başvuru dosyalarının örnekleri ile ÜAK Yönetim Kurulunun 07/01/2019 tarihli kararı gönderilmiştir. Söz konusu kararda; “-Adı geçenin dosyasında yapılan incelemede Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından kendisine Sosyoloji bilim alanında 25/03/2016 tarihli doçentlik belgesi verildiği, -…’ın daha önce girdiği ve eser incelemesi aşamasında başarılı ancak sözlü sınavda başarısız olduğu sınav ile doçent unvanı aldığı başvurularında yer alan beyannamede aynı yayınları kullanması nedeniyle (Aynı yayınlar ile iki farklı bilim dalından iki belge düzenlenmesinin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
mümkün olmaması karşısında) bir alandan doçentlik unvanı alması gerektiği, anlaşıldığından, İlahiyat Bilim Alanında doçentlik belgesi düzenlenmesi talebini içeren 13/11/2018 tarihli dilekçesi hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklindeki açıklama görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”;
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;
5) 8/12/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “A. Hukukun uygulanması
ve kaynakları” başlıklı 1 inci maddesinde; “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır…”
6) 6/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun;
6.1) “Üniversitelerarası Kurul” başlıklı 11 inci maddesinin (b.6) bendinde;
Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında, “(Değişik: 22/2/2018-7100/3 md.) Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek,” sayılmıştır.
6.2) “Doçentlik sınavı” başlıklı 24 üncü maddesinde; “(Değişik: 22/2/2018-7100/5 md.) a)
Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda iki kez yapılır.
Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya
Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak… (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine
Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b)
Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneği, yayın ve çalışmaların inceleme sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderilir. c)
Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir…”;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7) 15/04/2018 tarihli ve 29260 sayılı Doçentlik Yönetmeliği’nin;
7.1) “Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1)
Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır.”;
7.2) “Başvuru zamanı, şartları ve usulleri” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(2) Doçentlik
başvurusu için; a) Türkiye’de doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim
Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak veya yurt dışında yapılmış ise denkliğinin kabul edilmiş olması, … c) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine
Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak, şarttır.”;
7.3) “Değerlendirme jürisinin oluşturulması” başlıklı 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında; “Başvurunun eksiksiz olduğu ve gerekli şekil şartlarını taşıdığı tespit edilen adayların her biri için, Doçentlik Komisyonunca, başvurulan bilim/sanat alanı göz önünde bulundurularak beş asıl ve iki yedek üyeden müteşekkil bir jüri oluşturulur.”;
7.4) “Doçentlik değerlendirmesi” başlıklı 6 ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “(1)
Doçentlik değerlendirme jürisini oluşturan asıl ve yedek üyeler, adayın akademik çalışmalarının her birini nitelik ve bilim/sanat alanına katkısı açısından değerlendirerek, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen şekle uygun olarak hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula elektronik ortamda gönderirler. Bu raporlar, dosya sayısı itibarıyla azami birer aylık sürelerde hazırlanarak gönderilir. Gerekli hallerde jüri üyesine Doçentlik Komisyonu tarafından toplam bir aya kadar ek süre verilebilir…
(6) Bilimsel/sanatsal yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararı ile karar tarihinden itibaren ilgili bilim/sanat alanında “Doçentlik Unvanı” verilir ve “Doçentlik Belgesi” düzenlenir.”;
8) ÜAK Başkanlığının internet sayfasında
(http://www.uak.gov.tr/temelalan/A_tablo11_130415.pdf) yer alan Doçentlik Başvuru
Şartları (2016 Nisan ve Öncesi Dönemler) başlıklı bölümde;
8.1) Nisan 2015 Dönemi “Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanında” 1138 Kodlu
Sosyoloji ve 2.030 Din Sosyolojisi koşullarında; “Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 4.
maddesinin 2/c hükmü “Doktora, tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık veya sanatta yeterlik derecesi iktisap edildikten sonra, doçentlik başvurusunda bulunulacak bilim alanında öngörülen asgari kriterlere uygun özgün bilimsel yayın ve diğer çalışmaların yapılmış olması şarttır.” yanı sıra aşağıdaki koşullar aranır.
Başvurulan doçentlik bilim alanı ile ilgili ve adayın yaptığı lisansüstü tez(ler)den üretilmemiş olmak koşuluyla, aşağıda belirtilen çalışmalara verilen birim puanlar esas alınarak en az 6 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmak (Ancak, yayın sayısının en az dört olması gerekmektedir. İki yazarlı çalışmalar için puanların 0,8’i; üç yazarlı çalışmalar için 0,6’sı; dört ve daha fazla yazarlı çalışmalar için 0,5’i karşılığı puan verilir.)…” şeklinde;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
8.2) Ekim 2013 “İlahiyat Temel Alanı” için 601 Kodlu “İlahiyat” Temel Alanı için 61 nolu
koşulda; “Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 4. maddesinin 2/c hükmü “Doktora, tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık veya sanatta yeterlik derecesi iktisap edildikten sonra, doçentlik başvurusunda bulunulacak bilim alanında öngörülen asgari kriterlere uygun özgün bilimsel yayın ve diğer çalışmaların yapılmış olması şarttır.” yanı sıra aşağıdaki koşullar aranır.
Başvurulan doçentlik bilim alanı ile ilgili ve adayın yaptığı lisansüstü tez(ler)den üretilmemiş olmak koşuluyla aşağıdaki maddelerin yerine getirilmesi zorunludur: 1. Özgün bir bilimsel kitap yayımlamış olmak, 2. Uluslararası veya ulusal hakemli dergilerde en az üç özgün makale (editöre mektup, özet ve kitap kritiği hariç) yayımlamış olmak. Aday, Tablo 6’daki bilim alanını ve Anahtar Sözcük tablolarından en fazla 2 (iki) anahtar sözcüğü başvuru formunda belirtmelidir.” şeklinde koşulların belirlendiği görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda; başvuran, her ne kadar sözlü
aşamasında başarısız olsa da ÜAK Başkanlığının 11/07/2014 tarihli yazısıyla İlahiyat Bilim
Alanında yayın aşamasında başarılı olduğundan 2547 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile doçentlik sözlü sınavlarının kaldırılması üzerine “İlahiyat Bilim Alanı
Doçentlik Belgesi” verilmesi için yaptığı başvurusunun reddedilmesine itiraz etmekte ve gerekçe olarak gösterilen Nisan 2015 dönemi Sosyoloji Bilim Alanından yapmış olduğu başvuru sonucunda başarılı olarak bu alanda Doçentlik unvanı alması ve bu alandaki başvuru dosyasında yer alan eserlerin önceki dosyada da yer alması nedeniyle iki farklı bilim alanından belge düzenlenmesinin mümkün olmadığının belirtilmesini yeterli görmeyerek 2547 sayılı
Kanun’un 24 üncü maddesinde yer alan “Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.” hükmü ve 11/07/2014 tarihli yazı çerçevesinde İlahiyat Bilim Alanında Doçentlik belgesinin düzenlenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
11) Somut olaya bakıldığında; Başvuranın Ekim 2013 Döneminde İlahiyat temel alanından
doçentlik başvurusu yaptığı ve eser inceleme aşamasında başarılı olduğu halde sözlü aşamasında başarısız bulunduğu; ardından Nisan 2015 Döneminde “Sosyal, Beşeri ve İdari
Bilimler Temel Alanı”nda yer alan Sosyoloji (Din Sosyolojisi) alanından doçentlik başvurusunda bulunduğu, hem eser incelemesinde hem de sözlü aşamasında başarılı bulunarak kendisine “Sosyoloji” bilim alanında 25/03/2016 tarihli doçentlik belgesi verildiği, 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 24 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile sözlü aşamasının kaldırılması sonrasında başvuranın 13/11/2018 tarihli dilekçesi ile İlahiyat Bilim Alanından Doçentlik Belgesi verilmesi talebinde bulunduğu, bu talebin incelenmesi neticesinde başvuranın daha önce girdiği ve eser incelemesi aşamasında başarılı, ancak sözlü sınavda başarısız olduğu sınav ile doçent unvanı aldığı başvurularında yer alan beyannamede aynı yayınları kullanması nedeniyle (aynı yayınlar ile iki
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
farklı bilim dalından iki belge düzenlenmesinin mümkün olmaması karşısında) bir alandan doçentlik unvanı alması gerektiği değerlendirilerek konuyla ilgili yapılacak bir işlem bulunmadığının 18/03/2019 tarihli yazı ile başvurana bildirildiği ve bunun üzerine başvuranın tarihinde Kurumumuza başvurduğu anlaşılmıştır.
12) İlgili mevzuata bakıldığında; doçentlik başvurusu için her bir bilim alanının özellikleri
dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmanın şart olduğu, başvuru üzerine başvurunun eksiksiz olduğu ve gerekli şekil şartlarını taşıdığı tespit edilen adayların her biri için, Doçentlik Komisyonunca, başvurulan bilim alanı göz önünde bulundurularak bir jüri oluşturulacağı, doçentlik değerlendirme jürisinin, adayın akademik çalışmalarının her birini nitelik ve bilim alanına katkısı açısından değerlendirerek, ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderecekleri, bilimsel yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası
Kurul Yönetim Kurulu Kararı ile karar tarihinden itibaren ilgili bilim alanında “Doçentlik
Unvanı” verileceği ve “Doçentlik Belgesi” düzenleneceği hususlarının kurala bağlandığı; bu çerçevede, her bir bilim alanı için, yukarıda 8 nolu paragrafta yer verildiği üzere, farklı başvuru koşullarının belirlendiği ve duyurulduğu görülmüştür.
13) Yapılan incelemede; başvuranın Ekim 2013 İlahiyat alanından yaptığı doçentlik başvurusu
ile Nisan 2015 döneminde Sosyoloji alanından yaptığı doçentlik başvurusu karşılaştırıldığında; başvuranın Nisan 2015 döneminde, Ekim 2013 dönemi başvurusunda yer alan eserlerinin yanı sıra “A. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler” kategorisinde A.6 nolu, “B.
Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında (proceedings) basılan bildiriler” kategorisinde B.1 no’lu ve “E. Ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildiriler” kategorisinde E.3 no’lu yayınlarını ekleyerek sunduğu ve bu yeni yayınları da kapsayan dosyası ile başvuranın Sosyoloji Bilim Alanında Doçentlik unvanını aldığı, 22/02/2018 tarihli Kanun değişikliği ile sözlü aşamasının kaldırılması sonrasında başvuranın, Ekim 2013 dönemi İlahiyat alanından yaptığı doçentlik başvurusunda, sözlü aşamasında başarısız bulunsa da eser inceleme aşamasında başarılı olduğundan dolayı kendisine İlahiyat Bilim Alanından doçentlik unvanı verilmesini talep ettiği, ancak bu başvurusunda sunduğu doçentlik dosyasındaki tüm eserlerin eksiksiz olarak Sosyoloji alanından yaptığı Nisan 2015 Dönemi doçentlik başvurusunda da sunduğu, diğer bir ifadeyle bu eserleriyle başvuranın zaten Sosyoloji alanından doçentlik unvanı aldığı tespit edilmiştir.
14) İlgili mevzuat, idarenin açıklamaları, başvuranın iddiaları ve yapılan tespitler birlikte
değerlendirildiğinde; başvuranın “İlahiyat Bilim Alanında yayın aşamasında başarılı olduğuna karar veren ÜAK tarafından ayrı bir inceleme yapılmaksızın ilgili kanun hükümleri çerçevesinde doçentlik belgesinin verilmesi gerektiği, idarenin herhangi bir kanun ve yönetmeliği referans göstermediği ve ilgili kanun hükümlerini keyfi bir şekilde uyguladığı” şeklinde iddiaları olsa da bir bilim alanından yapılacak doçentlik başvurusu için, o disiplinin özellikleri dikkate alınarak belirlenmiş olan asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmanın şart olduğu ve bu bilimsel yayın ve akademik çalışmaların değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya doçentlik unvanı verileceği ve bu çerçevede başvuranın Nisan 2015 döneminde sunduğu yayın ve çalışmalar ile hâlihazırda Sosyoloji alanında doçentlik unvanı aldığı açık olup daha önce İlahiyat alanı için Ekim 2013 döneminde de sunduğu aynı yayın ve çalışmalar ile yeniden doçentlik unvanı almasının, yukarıda 13 nolu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
paragrafta yer verilen Kurumumuz tespitleri ve konuyla ilgili mevzuatta bu hususta somut bir düzenlemeye gerek olmaksızın konunun mantık ve yorum yoluyla değerlendirilmesi ve özellikle Medeni Kanun’da yer alan “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır” hükmü ile doçentlik unvanının alınmasına ilişkin düzenlemelerin özü itibariyle dikkate alınması neticesinde, başvuran tarafından kanuni boşluktan yararlanılarak aynı yayınlarla iki farklı bilim alanından doçentlik unvanının talep edildiği, hâlbuki Nisan 2015 doçentlik başvurusu sonucunda doçentlik unvanının alınması ile başvuruda sunulan eserlerin hâlihazırda bir doçentlik başvurusu için kullanıldıkları ve böylece doçentlik unvanı için gerekli ve zorunlu bir sebep unsuru olan bu yayınların somut olayda varlıklarının sona erdiği, diğer bir ifadeyle hükümlerini tamamladıkları görülmüş olup bu halde zaten öncesinde hüküm doğurmuş olan bir sebep unsuru olan yayınlar ile ikinci bir unvanın alınmasının mümkün olmadığının açık ve net olduğu, bilakis aksi bir durumun (aynı yayınlar ile iki farklı bilim dalından iki belge düzenlenmesinin) hakkaniyete de aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmiş ve sonuç olarak başvuranın talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilen iyi yönetim ilkeleri açısından bir değerlendirme yapıldığında; Kurumumuzun bilgi-belge talebine süresinde cevap verilmediği, böylelikle “kararların gecikmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı, başvurana verilen cevapta ise “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup idareden bundan böyle bu ilkelere uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın başvuran ile ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.