|
ÖZET: Başvuru, babasının sağlık durumu nedeniyle Mersin iline tayin talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, babasının Alzheimer hastası olduğunu ve bakım yükümlülüğü gereği Mersin’e atanma talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, babasının vasi tayin edildiğine dair belge sunmaması ve engelli raporunda “bakıma muhtaç” ibaresinin bulunmaması nedeniyle talebi reddedilmiştir. Başvuran, daha sonra mahkeme kararı ve güncel engelli raporunu sunmasına rağmen, Sağlık Bakanlığı tarafından talebinin yine reddedildiğini iddia etmiştir.
Sağlık Bakanlığı, başvuranın tayin talebinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 663 sayılı KHK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğini açıklamıştır. Başvuranın, sözleşmeli sağlık personeli olarak görevine başladığı tarihten itibaren fiili olarak 3 yıl çalışmadığı ve sağlık mazereti nedeniyle başka bir şehre atanmasının mevzuatta açık bir hükme dayanmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine dair kararını, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları doğrultusunda vermiştir. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve ilgili idare mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7210-S.24.11270
BAŞVURU NO : 2024/3471
KARAR TARİHİ : 09.07.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Babasının sağlık durumu nedeniyle tayin talebine ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 06.03.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, babası . ‘ya alzheimer teşhisi konulduğunu, Mersin Üniversitesi Hastanesinde tedavi görmesi nedeniyle bakım, gözetim ve tedavi yükümlülüğü kapsamında Mersin iline atanma talebinde bulunduğunu, ancak babasının vasisi olduğuna dair belge sunmadığı ve engelli raporunda “bakıma muhtaç” ibaresi yer almadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, bunun üzerine babasına vasi tayin edildiğine dair mahkeme kararı ile babasının “bakıma muhtaç ve başkası olmadan hayatını idame ettiremez” ibareli güncel engelli raporunu ilgili idareye sunduğunu, fakat talebinin bu defa Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
04.02.2024 tarihli yazısıyla haksız bir şekilde yeniden reddedildiğini iddia etmiş olup, mağduriyetinin
giderilmesi için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile iletişime geçilerek somut başvuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istendiği, talebimize istinaden Sağlık Bakanlığı Hukuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle:
2.1. İstanbul Hastanesinde tıbbi sekreter olarak görev yapan babasının sağlık durumu mazeretine binaen Mersin İline naklen atanması yolundaki talebinin karşılanmadığı gerekçesiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuru hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapıldığı, 2.2. Bu kapsamda, 657 sayılı Devlet Memurları Kânunu’nun 72 nci maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. Yeniden veya yer değiştirme suretiyle
yapılacak atamalarda, aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere
74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi
memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir.” hükmünün yer aldığı, 2.3. Bununla birlikte, adı geçenin 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı” başlıklı 45/A maddesinde yer alan hükümler kapsamında 2022/11 KPSS sonucuna göre atandığı, İstanbul
Hastanesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine tabi sözleşmeli Sağlık Teknikeri (Tıbbi
Sekreter) olarak görev yapan babasının sağlık mazereti nedeniyle Mersin İline tayin talebinde bulunduğu, ancak sözleşmeli sağlık personeli olarak 31.01.2023 tarihinde görevine başladığı anlaşılmış olup, görevine başladığı tarihten itibaren fiili olarak 3 (üç) yıl görev yapması ve talebine istinaden kadroya geçirilmesi halinde talebinin değerlendirilmesinin mümkün olabileceği, 2.4. Aynı şekilde, Bakanlık bünyesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine tabi sözleşmeli diğer sağlık personeli olarak görev yapanların her türlü atanma taleplerinin, 663 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 45/A maddesine Tabi Sözleşmeli Sağlık Personelin Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer
Değiştirmesine İlişkin Usul ve Esaslar ile Sözleşmeli Personelin Can Güvenliği Nedeniyle Yer
Değişikliği başlıklı Bakanlık Makamının 22/11/2019 tarih ve sayılı onayına göre değerlendirildiği ve sağlık mazereti nedeniyle atama hakkında düzenleyici bir hüküm bulunmadığı, sonuç olarak adı geçenin görevine başladığı tarihten itibaren Bakanlıkta fiili olarak 3 (üç) yıl görev yapmadığı, çalışma süresi 3 yılı doldurmadığından ve sağlık mazeretine binaen başka bir şehre atanması hususunda mevzuatta açık bir hükme yer verilmemiş olduğundan talebi hakkında herhangi bir işlem tesis edilemediği, 2.5. Dolayısıyla başvuranın talebinin kabul edilmemesinde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, vazgeçilemez ve ertelenemez sağlık hizmeti hakkının teslimi için kayıtsız şartsız tüm tayin taleplerin karşılanmasının da haliyle mümkün olmadığı, atama isteminin mutlak karşılanmasını gerektirecek bir düzenlemenin mevzuatta bulunmadığı, aksi bir uygulamanın ilgili
Yönetmeliğin amacına ters düşeceği, bu yönüyle de mezkûr hadisede sulhen veya dostane çözümün temel şartı olan “maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati” görülmesi şartının mevcut olmadığının değerlendirildiği, bununla birlikte mezkûr hadise bu açıdan değerlendirildiğinde de başvuranın talebinin meri mevzuat hükümlerine göre kabulüne imkan bulunmadığı, kaldı ki başvuranın talebinin kabulünün aynı durumdaki kişiler aleyhine eşitlik prensibine aykırı bir uygulama anlamına gelebileceği, ayrıca
Hukuk Devleti prensibinin temel ögelerinden olan “İdarî istikrar ve güven ilkesi” ile bağdaşmayacağı, bu sebeple sulh yolu ile hadisenin çözüme kavuşturulması şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1.‘Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümü altındaki “Genel İlkeler” başlıklı 128 inci maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. … bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.”, 5.2. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere
74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi
memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir…”, 6. 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
“Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı” başlıklı 45/A maddesinde; “(1) Bakanlık ve bağlı kuruluşları, merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca ilgili mevzuatı gereği kura ile ataması öngörülenler dışında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde Sağlık
Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kapsamında yer alan unvanlarla vize edilmiş pozisyonlarda bu maddede öngörülen şartlarla sözleşmeli personel istihdam edebilir.
(2) Bu kapsamdaki sözleşmeli sağlık personeli Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre
Bakanlık ve bağlı kuruluşlarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından yapılacak yerleştirme ile atanabileceği gibi pozisyon ve ihtiyaç durumuna göre KPSS puanı esas alınarak
Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınavla da atama yapılabilir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73, K.:2019/65 Sayılı Kararı ile.)
(3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personeli üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşi bu personele tabidir. Ancak sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda; eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde istihdam ediliyor olması halinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamaları yapılabilir.( 27/6/2019 tarihli ve 7180 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle üçüncü fıkrada yer
/
alan “dört” ibaresi “üç” şeklinde, dördüncü fıkrada yer alan “dört” ibaresi “üç” şeklinde ve “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir. )
(4) Sözleşmeli sağlık personelinden üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (A) bendi kapsamındaki kadrolara atanır. Bu kadrolara atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar, bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmaz.( 27/6/2019 tarihli ve 7180 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle üçüncü fıkrada yer alan
“dört” ibaresi “üç” şeklinde, dördüncü fıkrada yer alan “dört” ibaresi “üç” şeklinde ve “iki” ibaresi
“bir” şeklinde değiştirilmiştir. )”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, babası . ‘ya alzheimer teşhisi konulduğunu, Mersin Üniversitesi Hastanesinde tedavi görmesi nedeniyle bakım, gözetim ve tedavi yükümlülüğü kapsamında Mersin iline atanma talebinde bulunduğunu, babasına vasi tayin edildiğine dair mahkeme kararı ile babasının “bakıma muhtaç ve başkası olmadan hayatını idame ettiremez” ibareli güncel engelli raporunu ilgili idareye sunduğunu, fakat talebinin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 04.02.2024 tarihli yazısıyla haksız bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, mağduriyetinin giderilmesi için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
9. Bilindiği üzere, Anayasanın 49’uncu maddesinde çalışanların hayat seviyesinin yükseltilmesi ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirlerin alınmasının Devletin ödevi olduğu tanımlamıştır.
Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
10. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190). Ayrıca, Anayasa’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında da, “… Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında
/
değerlendirilmektedir. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır.
11. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru no lu Kararında da, “kişilerin ailevi ve sosyo-ekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” denilmiştir.
12. Bu kapsamda, Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere, somut başvuya ilişkin Sağlık
Bakanlığından tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenmiş olup, talebimize istinaden Sağlık Bakanlığı
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle:
12.1. İstanbul Hastanesinde tıbbi sekreter olarak görev yapan başvurusu hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapıldığı, adı geçenin, 657 sayılı Devlet Memurları Kânunu’nun 72 nci maddesi ile 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı
Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı” başlıklı 45/A maddesinde yer alan hükümler kapsamında 2022/11 KPSS sonucuna göre atandığı, İstanbul Hastanesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine tabi sözleşmeli Sağlık Teknikeri (Tıbbi Sekreter) olarak görev yapan adı geçenin, babasının sağlık mazereti nedeniyle Mersin İline tayin talebinde bulunduğu, ancak sözleşmeli sağlık personeli olarak
31.01.2023 tarihinde görevine başladığı anlaşılmış olup, görevine başladığı tarihten itibaren fiili
olarak 3 (üç) yıl görev yapması ve talebine istinaden kadroya geçirilmesi halinde talebinin değerlendirilmesinin mümkün olabileceği, 12.2. Aynı şekilde, Bakanlık bünyesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine tabi sözleşmeli diğer sağlık personeli olarak görev yapanların her türlü atanma taleplerinin, 663 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 45/A maddesine Tabi Sözleşmeli Sağlık Personelin Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer
Değiştirmesine İlişkin Usul ve Esaslar ile Sözleşmeli Personelin Can Güvenliği Nedeniyle Yer
Değişikliği başlıklı Bakanlık Makamının 22/11/2019 tarih ve sayılı onayına göre değerlendirildiği, adı geçenin görevine başladığı tarihten itibaren Bakanlıkta fiili olarak 3 (üç) yıl görev yapmadığı, çalışma süresi 3 yılı doldurmadığından ve sağlık mazeretine binaen başka bir şehre atanması hususunda mevzuatta açık bir hükme yer verilmediğinden talebi hakkında herhangi bir işlem tesis edilemediği, vazgeçilemez ve ertelenemez sağlık hizmeti hakkının teslimi için kayıtsız şartsız tüm tayin taleplerin karşılanmasının da haliyle mümkün olmadığı, atama isteminin mutlak karşılanmasını gerektirecek bir düzenlemenin mevzuatta bulunmadığı, aksi bir uygulamanın ilgili Yönetmeliğin amacına ters düşeceği, her yönüyle başvuranın talebinin meri mevzuat hükümlerine göre kabulüne imkan bulunmadığı, kaldı ki başvuranın talebinin kabulünün aynı durumdaki kişiler aleyhine eşitlik prensibine aykırı bir uygulama anlamına gelebileceği ve Hukuk Devleti prensibinin temel ögelerinden olan “İdarî istikrar ve güven ilkesi” ile bağdaşmayacağı sonucuna varıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
13. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen, babası . ‘ya alzheimer teşhisi konulduğu için bakım ve gözetim yükümlülüğü kapsamında babasının tedavi gördüğü Mersin İl’ine atanma talebinin ilgili idare tarafından reddedilmesinin mağduriyetine sebep olduğunu iddia etmiş ise de ilgili mevzuat hükümleri, idarenin açıklamaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde personel ihtiyacını karşılamak üzere sözleşmeli personel istihdam etmeyi amaçlayan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sözleşmeli sağlık personellerin bu statüye mevcut
/
mevzuat hükümlerini (sözleşmeli sağlık personelinin 3 yıl boyunca atandıkları yerde çalışmak zorunda oldukları ve bu süre zarfında mazerete bağlı olarak yer değişikliği talebinde bulunamayacakları hususunu) bilerek başvurdukları, yapılan incelemede de adı geçenin babası .
adına Mersin Üniversitesi Hastanesi tarafından 26.08.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Sağlık
Kurulu Raporunun düzenlendiği, söz konusu Raporda baba . ’nın, Nöroloji bölümünün “alzheimer hastalığında bunama, tanımlanmamış” teşhisi ile % 53 oranında “süresiz” ve “kısmi bağımlı” engelli olduğunun belirtildiği, rapor tarihten yaklaşık 5 ay sonra başvurucunun sözleşmeli sağlık personeli olarak
31.01.2023 tarihinde göreve başladığı, akabinde adı geçenin babası . “sağlık mazereti nedeniyle
yer değişikliği” talebine istinaden yeniden rapor almak için bu defa Erdemli Devlet Hastanesine başvurduğu, anılan Hastanenin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümünün “bunama, tanımlanmamış” ve Nöroloji bölümünün “bilinç açık kısmi kopere oryante” teşhisi ile 29.12.2023 tarihli “iki yıl”
“süreli” Engelli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenlendiğinin anlaşıldığı, ayrıca bahse konu personelin 3 yıl süreyle başka bir yere atanamayacakları hususunun Kanunla kabul edilmesi sebebiyle
Sağlık Bakanlığının bağlı yetki içerisinde olduğu ve idarenin sağlık mazeretine bağlı yer değişikliği konusunda kanunla belirlenen alanın dışına çıkamayacağı da nazara alındığında ilgili idarenin başvurucunun sağlık mazeretiyle tayin talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2021/16413 başvuru nolu Ret Kararı, vb.)
bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURUCU VE SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/