ÖZET: Başvuran, 1931-1934 yılları arasında milletvekili olarak görev yapan ve 1951 yılında vefat eden babasından dolayı yetim aylığı talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuruyu 5434 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran vekili, babasının vefatından sonra yetim aylığı bağlanması için gerekli başvurunun yapılması gerektiğini savunmuştur. İdare, başvuranın babasının emeklilik hakkı tanınan bir görevde bulunmadığını ve bu nedenle 5434 sayılı Kanun kapsamına girmediğini belirtmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamalara göre, 5434 sayılı Kanun ile milletvekilliği görevinden önce emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunanların, seçimlerden itibaren altı ay içinde başvuruda bulunmaları gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın babası, bu düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce milletvekilliği yapmış olduğundan, talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığını değerlendirerek, ret kararını uygun bulmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın yetim aylığı talebi, ilgili kanun hükümleri çerçevesinde reddedilmiş olup, bu kararın yasal dayanakları ve gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12033-S.24.18261

BAŞVURU NO : 2024/6954

KARAR TARİHİ : 05.11.2024

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın 1931-1934 yılları arasında milletvekili olarak

BAŞVURUNUN KONUSU :

görev yaptıktan sonra 1951 yılında vefat eden babasından dolayı tarafına yetim aylığı bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle; müvekkilinin babası ’ın 1931-1934 yılları arasında milletvekili olarak görev yaptıktan sonra 12.02.1951 tarihinde vefat ettiğini, müvekkiline babasından dolayı aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun ’ın 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, söz konusu ilgilendirmenin 1952, 1965 ve 1968 tarihli Kanunlara göre ancak seçimlerden itibaren 6 ay içinde yapılabileceğinin bildirildiğini, oysa başvuranın babasının 1951 yılında vefat ettiğini belirterek müvekkiline aylık bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan

26.07.2024 tarihli ve sayılı – – – – sayılı yazıda

özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına 09.06.1952 tarih ve 5951 sayılı

Kanunla eklenen (l) bendi ile emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunduktan sonra Milletvekilliğine

seçilenlerin, seçimlerinden itibaren 6 ay içinde yazılı olarak müracaat etmeleri halinde Kurumlarıyla ilgilendirileceğinin hükme bağlandığı, 2.2. Daha sonra, emeklilikte tanınan vazifelerde bulunduktan sonra Milletvekilliğine seçilenlerin, seçimden itibaren 6 ay içinde müracaat etmemiş veya 6 aylık müracaat süresini kaçırmış olanlar için

05.03.1965 tarih ve 545 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanuna eklenen madde uyarınca bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden (6) aylık süre tanındığı, bu sürede de müracaat etmeyenler için ise 07.03.1968 tarih ve 1031 sayılı Kanunla 5434 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden bir yıllık süre tanındığı, 2.3. Buna göre babasının milletvekilliği görevinden önce emekliliğe tabi görevde bulunmadığı gibi milletvekilliği görevinin 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (l) bendini düzenleyen 5951 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce geçtiğinden bu görevinden dolayı 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilmesi mümkün olmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine

Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 5.1. “Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı mülga 12 nci maddesi; “Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartiyle, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.

I – Daire, kurum ve ortaklıklar:

a) Genel bütçeye giren daireler; b) Katma bütçeli daireler; c) Özel idareler; ç) Belediyeler; d) 26/06/1938 tarihli ve 3460 sayılı kanunda yazılı Murakabe Heyeti ile kuruluş, idare ve murakabeleri aynı kanun hükümlerine tabi Devlet Ekonomi Kurumları ve bunlara bağlı müesseseler (Emniyet Sandığı dahil); e) Özel kanunlarla kurulmuş ve kurulacak tüzelkişiliği bulunan Devlet kurumları (Kefalet sandıkları dahil); f) 10/09/1337 tarihli ve 151 sayılı kanuna göre kurulan Ereğli Kömür Bölgesi Amele Birliği; g) Özel kanunlarla kurulmuş ve kurulacak bankalar;

h) Genel bütçeye giren veya katma bütçeli dairelerle özel idare ve belediyelere bağlı idare ve müesseseler; i) (h) bendinde yazılı dairelerin döner sermayeli iş ve teşekküleri; j) Ödenmiş sermayesinin yarısından fazlası yukarda sayılan daire, idare, banka ve kurumlardan birine veya bir kaçına ait ortaklıklarla bunların kendi sermayeleri ile kuracakları diğer ortaklıklar; k) Ticaret ve sanayi odaları ile ticaret ve zahire borsaları; l) Bu kanunla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı; Yukarıda yazılı yerlerin hepsine bu kanunda (Kurum) denilmiştir.

II – Faydalanacaklar:

a) Cumhurbaşkanları; b) (Değişik alt bend: 03/03/1954 – 6311/6 md.) Özel, Teadül ve Kuruluş kanunlarına göre daimi kadrolarda derece esası üzerinden aylık veya ücret alanlar; (Kurumların özel kanunlarına göre teşekkül etmiş idare meclislerinin reis ve azalariyle 788 sayılı kanunun

2919 sayılı kanunla değişik 64 üncü maddesinde yazılı stajyerler dahil)

c) (Değişik alt bend: 03/03/1954 – 6311/6 md.) Daimi kadrolarda aylık ücretle çalışan her çeşit hizmetliler; (İş yerlerindeki kapıcı, bekçi, odacı ve benzeri hizmetliler dahil kurumların İş Kanunu tatbik olunan iş yerlerinde çalışan işçileriyle Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğünün 17 Mayıs

1937 tarih ve 3173 sayılı kanuna bağlı (2) sayılı cetveldeki hizmetlileriyle aynı kanuna bağlı (3) sayılı

cetvelde yazılı olanlardan işçi vasfını haiz olan amele, amele çavuşu, mütehassıs amele, hamal, hamalbaşı, tayfa, gemici, bahçıvan, lambacı, lavajcı, drezinör ve kurumların serbest ve mukaveleli avukatları hariç).

ç) Genel bütçe kanunlarına bağlı (K) ve (N) işaretli cetvellerde gösterilen kadrolarda çalışan memur ve hizmetliler; d) Amele Birliği aylık, ücretli daimi memur ve hizmetlileri; e) İller daimi komisyon üyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediye başkanları (Emeklilik hakkı tanınan bir vazifede evvelce bulunmuş olmaları şartiyle); f) Kuruluş kanunları gereğince aylıklı kadrolarda ücretle çalıştırılanlar; g) Ticaret ve sanayi odaları ile ticaret ve zahire borsalarının tayinleri Ticaret Bakanlığınca yapılan ve sürekli kadrolarda çalışan aylık ücretli daimi memurları; h) Astsubaylar ve Astsubay erbaşlar ve ordu uzman erbaşları; i) Hatbakıcı, hat başbakıcı, dağıtıcı ve başdağıtıcılarla vaizler, hayrat hademeleri ve dersiamlar; j) (Değişik bend: 28.05.2003 – 4861 S.K/Madde 20) Harp okulları, fakülte ve yüksek okullarda Türk Silahlı

Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar; Fakülte veya yüksek okullar ile meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay veya astsubay nasbedilen veya askerlik hizmetini müteakip muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenler;

(Değişik paragraf: 28.06.2001 – 4699 S.K/Madde 23) Fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay nasbedilen veya askerlik hizmetini takiben muvazzaf subay nasbedilenler ve astsubay sınıf okulu öğrencileri; k) Erler; (Vazife malüllükleri ile vazifeden doğma ölümleri halinde.)

l) (Ek bend: 09/06/1952 – 5951/1 md.) Emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunduktan sonra milletvekilliğine seçilenler;(seçimlerinden itibaren (6) ay içinde yazı ile Sandığa müracaat ettikleri)

m) (Ek bend: 11.03.1954 – 6388 S.Kanun/Madde 1) 5441 sayılı kanun hükümlerine istinaden Devlet

Tiyatrosunda mukavele ile çalışan sanatkarlar, n) (Değişik bend: 03.07.2005 – 5393 S.K/Madde 85) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tabi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malullük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar, istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle, o) (Ek alt bend: 27/09/1983 – 2899/1 md.)İstekleri halinde 30/09/1960 tarihli ve 91 sayılı Kanunun 17 nci, 28/07/1967 tarihli ve 933 sayılı Kanunun 4 ve 8 inci maddeleri hükümlerine göre Devlet Planlama

Teşkilatında sözleşme ile çalışanlar,

30/07/1981 tarihli ve 2499 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükümlerine göre Sermaye Piyasası Kurulunda sözleşme ile çalışanlar, 12/03/1964 tarihli ve 441 sayılı Kanunun 18 inci maddesi hükümlerine göre Devlet Yatırım Bankasında sözleşmeli çalışanlar, Yukarıda gösterilenlere(Cumhurbaşkanları ile erler hariç)bu kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir, İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.

Mahiyetleri daimi olan hizmetler için geçici kadro alınamaz.

(Ek fıkra: 11.10.2001 – 4710 S.K/Madde 2) Bu Kanunun uygulamasında en yüksek Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı iştirakçisi olarak en yüksek Devlet memuru esas alınır.

(Ek paragraf: 17.09.2004 – 5234 S.K/Madde 3) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak en az on yıl çalıştıktan sonra, memurluktan çıkarılmış olanlar ile aynı Kanunun 96 ncı maddesi kapsamına girenler ve anılan Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde aranan nitelikleri kaybedenler hariç olmak üzere herhangi bir nedenle memurluktan ayrılmış olanlar, memurluktan ayrıldıkları tarihten itibaren altı ay içinde yazılı olarak Sandığa başvurmaları ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Sandık hesabına yatırmaları şartıyla başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren Sandıkla ilgilendirilirler. Sandığın diğer iştirakçileri de 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununa tabi olanlar ile aynı esaslar çerçevesinde bu uygulamadan yararlanabilirler. Bunların emeklilik keseneklerine, emeklilik keseneğine esas aylık, derece ve kademeleri ile ayrıldıkları göreve ilişkin ek

göstergeleri esas alınır ve Sandığa emekli keseneği ödedikleri her yıl için bir kademe ilerlemesi ve eğitim durumları itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek şartıyla her üç yıl için bir derece yükselmesi uygulanır. Ancak, bu süreler, tekrar Sandığa tabi bir göreve başlayanlar için de geçerli olmak üzere emeklilik ikramiyesinin süre ve miktar yönünden hesabı ile kazanılmış hak aylıklarının tespitinde dikkate alınmaz. Bu şekilde Sandıkla ilgilendirilenler bu Kanunun uygulanmasında isteğe bağlı iştirakçi olarak kabul edilirler.

(Ek paragraf: 17.09.2004 – 5234 S.K/Madde 3) Yukarıdaki paragrafta belirtilenlerden, toplu ya da fasılalı olarak toplam altı aydan daha fazla süreye ilişkin emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarını süresinde ödemeyenlerin isteğe bağlı iştirakçilikleri sona erer. Sandıkla ilişkilendirilme isteğinden vazgeçtiğini yazılı olarak Sandığa bildirenlerin de isteğe bağlı iştirakçiliklerine başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren son verilir. Diğer sosyal güvenlik kurumları ile zorunlu olarak ilgilendirilmelerini gerektirir görevlerde çalışmakta olan ya da çalışmaya başlayanlar ile diğer sosyal güvenlik kurumlarından veya

Sandıktan kendi çalışmasından dolayı aylık bağlanmış olanlar isteğe bağlı iştirakçi olamazlar. Bunlardan diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak çalışmaya başlayıp bu görevleri sona erenler de altı ay içinde yazılı olarak isteğe bağlı iştirakçi olmak üzere başvuruda bulunabilirler.”, 5.2. 23/02/1965 tarihli ve 545 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen mülga geçici 119 uncu maddesi; “…

Durumları, 5851 sayılı Kanunla 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesine (II) işaretli fıkrasına eklenen (L)

bendi şümulüne girenlerden (6) aylık süre içinde müracaat edememiş bulunanlar için bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden (6) aylık süre tanınmıştır.” 5.3. 02/06/1972 tarihli ve 1592 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen mülga geçici 159 uncu madde; “5434 sayılı Kanunun “Sandıktan faydalanacaklar hakkındaki” 12 nci maddesine 1/3/1971 gün ve

1377 sayılı Kanunla eklenen (n) bendinde belirtilen 6 aylık süre içinde müracaat edememiş olan illerin

daimi komisyonu üyeleri ile, belediye başkanları için bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren yeniden bir yıllık müracaat süresi daha tanınmıştır.”, 5.4. 08/07/1971 tarihli ve 1425 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen mülga ek 24 üncü madde; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile dışardan atanan bakanlardan daha önce emekliliğe tabi bir görevde bulunmuş olanlar, bu sıfatlarının devamı süresince (Daha önce 23/10/1969 tarihli ve 1186 sayılı

Kanunun geçici 5 inci maddesi gereğince Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilendirilmiş olsalar dahi)

müracaatları halinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.

13/06/1968 tarihli ve 1046 sayılı Kanun hükümleri, adı geçenlerin bu sıfatlarının devamı sırasında Sosyal

Sigortalar mevzuatına tabi olarak geçmiş hizmet süreleri hakkında da uygulanır ve intibakları buna göre yapılır.”, 6. 07/03/1968 tarihli ve 1031 sayılı 5434 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmesine dair

Kanunun 1 inci maddesi;

“5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir :

Geçici Madde — Durumları 5951 sayılı Kanunla, 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (II) işaretli fıkrasına eklenen (L) bendi şumulüne girenlerle Kurucu Meclis üyeliğinde bulunmuş olanlardan halen emeklilik hakkı tanınan görevlerde veya TB.MM. Üyeliğinde bulunanlardan tanınan (6) aylık süre içinde müracaat etmemiş bulunanlar için bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden bir yıllık süre tanınmıştır.”,

7. 20/05/1976 tarihli ve 2012 sayılı 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa

Üç Geçici Madde ile Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesi; “GEÇİCİ MADDE 2. — Durumları 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (II) işaretli fıkrasına 5951 sayılı Kanunla eklenen (L) bendi şümulüne girenlerden, halen emeklilik hakkı tanınan görevlerde veya T. B. M. M. üyeliğinde bulunanlardan, tanınan altı aylık süre içinde müracaat etmemiş olanlar için bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden bir yıllık süre taranmıştır.”

Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili özetle, 1931-1934 yılları arasında Malatya Milletvekili olarak görev yaptıktan sonra 12/02/1951 tarihinde vefat eden babasından dolayı müvekkiline 5434 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

10. İdare tarafından özetle, emeklilik hakkı tanınan bir görevde bulunduktan sonra milletvekili seçilenlerin istekleri halinde 5434 sayılı Kanun kapsamına alınmasının 1952 yılında yürürlüğe girdiği, başvuranın babasının ise gerek milletvekili seçilmeden önce emeklilik hakkı tanınan bir vazifede bulunmadığı gerek 1952 yılında milletvekilliği görevinde bulunmadığı için 5434 sayılı Kanun kapsamına girmediği, bu nedenle başvurana babasından dolayı 5434 sayılı Kanun uyarınca yetim aylığı bağlanması talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.

11. Bu çerçevede, uyuşmazlığın temelinin öncelikle başvuranın babasının 5434 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin tespitine dayandığı anlaşılmaktadır.

12. 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (l) bendinde emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunduktan sonra milletvekilliğine seçilenlerin seçimlerinden itibaren (6) ay içinde yazı ile

Sandığa müracaat etmeleri halinde Kanun kapsamında iştirakçi sayılacağı düzenlenmiştir. Kanunun 12 nci maddesinin ilk halinde bulunmayan söz konusu düzenleme, 09/06/1952 tarihli ve 5951 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenmiş ve 5951 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı 14/06/1952 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun yürürlük tarihten önce milletvekilliği görevinde bulunup bu görevleri sona ermiş olanların ya da bunların geride kalanlarının Kanun kapsamına alınmasına yönelik bir düzenlemeye ise gidilmemiştir.

13. Bununla birlikte Kanun kapsamında sayılmak için 6 ay içerisinde yazı ile Sandığa müracaat etme şartı, ilerleyen yıllarda çeşitli yasal düzenlemelere konu olmuştur. Bu çerçevede, 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (l) bendine girdiği halde müracaat edemeyenlere 23/02/1965 tarihli ve 545 sayılı Kanunun

6 ncı maddesiyle 6 aylık, 07/03/1968 tarihli ve 1031 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle 1 yıllık süre yeniden

tanınmıştır. Son olarak 01/03/1971 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 1425 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle müracaat için aranan 6 aylık şart kaldırılarak görev süreleri içerisinde müracaat edenler seçildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren Kanun kapsamına alınmıştır.

14. Diğer yandan, emeklilikle ilgili bir görevde bulunmadan milletvekili seçilenlerin 5434 sayılı

Kanun kapsamına alınması ise ancak 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesinin 2 nci fıkrasına 01/03/1971 tarihinden itibaren yürürlüğe giren (n) bendinin eklenmesi ile mümkün olmuştur. Başlangıçta bu kişiler yönünden de aranan 6 ay içerisinde Sandığa müracaat etme şartı 1592 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 1 yıl, 03/06/1976 tarihli ve 2012 sayılı Kanunun 1 nci maddesi ile yeniden 6 ay uzatılmış, son olarak 6/07/1978 tarihinde yürürlüğe giren 2161 sayılı Kanunla kaldırılarak görev süreleri içerisinde müracaat edenler seçildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren Kanun kapsamına alınmıştır 15. Bu çerçevede, milletvekili seçilenlerden kimlerin hangi şartlarla 5434 sayılı Kanun kapsamına alınacağının 12 nci maddesinin (l) ve (n) bentlerinde emeklilikle ilgili bir görevde bulunduktan sonra ve bulunmadan önce milletvekili seçilenler şeklinde ikili bir ayrıma gidilmek suretiyle belirlendiği, buna göre, emeklilikle ilgili bir görevde bulunanların 1952 yılından itibaren, emeklilikle ilgili bir görevde bulunmayanların ise 1971 yılından itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamına alındığı, milletvekilliği bu tarihlerden önce sona ermiş kişilerin Kanun kapsamına alınmasına yönelik herhangi bir düzenlemeye ise gidilmediği anlaşılmıştır.

16. Somut olayda başvuranın babasının 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (l)

bendinin yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1931-1934 tarihleri arasında milletvekili olarak görev yaptığı ve

1951 yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır.

17. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarabilmektedir. “Yasama Yetkisinin Genelliği” olarak adlandırılan söz konusu ilke, kanunla düzenleme alanının konu itibariyle sınırlandırılmamış olduğunu, Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceğini ifade eder. Anayasa’da belirtilen istisnalar dışında yasama organı istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarabilir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.

18. Bununla birlikte kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur.

19. Bu durumda, başvuranın babasının milletvekilliği görevinin milletvekillerinin 5434 sayılı Kanun kapsamına alındığı tarihten önce sona erdiği, bahse konu tarihten önce milletvekilliği yapanların Kanun kapsamına alınmasına yönelik herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla başvuranın babasının

5434 sayılı Kanun kapsamında sayılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından başvurana babasından

dolayı 5434 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı bağlanmaması yönündeki işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin

gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verilmiştir.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi