|
ÖZET: Başvuran, babası ve eşinin vefatına bağlı olarak iki ayrı dosya üzerinden aylık bağlanması talebinde bulunmuş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu talebi reddetmiştir. Başvuran, babasının Bağ-Kur’lu ve eşinin ise 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olduğunu belirtmiş, her iki dosya üzerinden aylık alması gerektiğini savunmuştur. SGK, her iki sigortalının da gerekli prim ödeme gün sayısına sahip olduğunu, ancak 5510 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereği, birden fazla dosyadan aylık bağlanamayacağını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hem babasından hem de eşinden ölüm aylığına hak kazandığını, ancak mevcut mevzuat gereği yalnızca bir kaynaktan aylık bağlanabileceğini belirtmiştir. Başvuranın, eşinin vefatıyla hak sahibi sıfatını kazandığı ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin başvuruya ilişkin gerekçeli yanıt verdiğini, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda bilgi verilmediğini tespit etmiştir. Bu nedenle, idarenin bu ilkeye uygun davranması gerektiği önerilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresinin devam edeceği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7258-S.20.11500
BAŞVURU NO : 2020/3174
KARAR TARİHİ : 13/05/2020
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuran tarafından babasının ve eşinin ölümüne bağlı
BAŞVURUNUN KONUSU :
olarak her iki dosya üzerinden tarafına aylık bağlanması talep edilmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 15/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından babası ’un (T.C. Kimlik No: Bağ-Kur’lu
olduğu, 24.04.2005 tarihinde vefat ettiği, eşi ’un (T.C. Kimlik No:
ise 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olduğu, 22.01.2018 tarihinde vefat ettiği, sigortalılık statüleri farklı olduğundan her ikisinin ölümüne bağlı olarak tarafına iki dosya üzerinden aylık bağlanması gerektiği, ancak bu talebinin Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK)
reddedildiği ifade edilerek her iki dosya üzerinden aylık bağlanması suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. SGK’nin 09.04.2020 tarihli ve E. sayılı yazısında; 2.1. Başvuranın babasının Bağ-Kur’a tabi olduğu, 24.04.2005 tarihinde vefat ettiği, 8607 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, bu prim ödeme gün sayısının aylık bağlanması için yeterli olduğu, 2.2. Başvuranın eşinin 506 sayılı Kanuna tabi olduğu, 22.01.2018 tarihinde vefat ettiği, 8158 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, bu prim ödeme gün sayısının da aylık bağlanması için yeterli olduğu, 2.3. Başvuranın 06.02.2018’de babasından dolayı aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunduğu, ancak talebinin reddedildiği, eşinden dolayı 15.02.2018 tarihi itibariyle tarafına aylık bağlandığı ve ödemeye devam edildiği, 2.4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 54’üncü maddesinde, birden fazla dosyadan gelir, aylık veya gelir ve aylığa hak kazanılması durumunda, uzun vadeli sigorta kollarından hem eşten hem de ana ve/veya babadan ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından ölüm aylığı bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.5. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 4’üncü maddesinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, 2.6. Başvuranın eşinden dolayı ölüm aylığı alması ve babasından dolayı talep ettiği aylığa ilişkin hak kazanma koşullarının 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi sebebiyle her iki dosyadan aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54’üncü maddesinde, “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; a) Uzun vadeli sigorta kollarından; (…) 5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, (…) bağlanır…” hükmü yer almaktadır.
4. 5510 sayılı Kanunun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
5. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın hem babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazandığı, dolayısıyla 54’üncü maddede düzenlenen aylıkların birleşmesi halinin söz konusu olduğu, eşinden dolayı tarafına ölüm aylığı bağlandığı, bu aylıkla birlikte babası üzerinden de aylık bağlanmasının mümkün olmadığı, bu itibarla idarece tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından
“Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın, başvuranın hem babasının hem de eşinin ölümü üzerine her iki dosyadan tarafına aylık bağlanması talebinden kaynaklandığı görülmektedir.
Başvuranın babasının Bağ-Kur kapsamında, eşinin ise mülga 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan prim ödeme gün sayısı şartının her ikisi bakımından da sağlandığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Başvuranın babasının 2005 yılında, eşinin ise 2018 yılında vefat ettiği görülmekte, bu itibarla öncelikle uyuşmazlığın hangi hükümlere göre çözüme kavuşturulacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
8. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08.04.2020 tarihli ve 2020/3443 Başvuru No.lu kararında da vurgulandığı üzere, kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı
Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki kız çocuğuna baba üzerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir. Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır. Diğer bir deyişle sigortalı baba yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda da aylığa hak kazanılamamaktadır.
Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun
28/5/2019 tarihli ve E: 2016/1789, K: 2019/612 sayılı; 14/6/2017 tarihli ve E: 2016/2140 K:
2017/1178 sayılı; 26/2/2016 tarihli ve E: 2015/21-831, K: 2016/201 sayılı; Yargıtay Onuncu
Hukuk Dairesinin 10/3/2016 tarihli ve E: 2015/11000, K: 2016/2809 sayılı kararları.
www.corpus.com.tr)
9. Bu itibarla her ne kadar babası 2005 yılında vefat etmiş ise de başvuranın hak sahibi sıfatını
2018 yılında eşinin vefatıyla kazandığı ve 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetildiğinde uyuşmazlığın anılan hüküm uygulanmak
suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği anlaşılmaktadır.
10. Söz konusu madde ile herhangi bir hak sahibinin hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazanması halinde, kendisine her iki dosya üzerinden aylık bağlanmaması, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanması öngörülmektedir. Somut olay incelendiğinde başvuranın hem babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazandığı, dolayısıyla 54’üncü maddede düzenlenen aylıkların birleşmesi halinin söz konusu olduğu, eşinden dolayı tarafına ölüm aylığı bağlandığı, bu aylıkla birlikte babası üzerinden de aylık bağlanmasının mümkün olmadığı görülmektedir.
11. Bu gerekçeyle başvuranın babasının ve eşinin sigortalılık statülerinin farklı olduğundan bahisle her iki dosya üzerinden tarafına aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun idarece reddedilmesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvurunun REDDİNE, Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi