ÖZET: Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, evli olmayan, boşanan veya dul kalan kız çocuklarına aylık bağlanma koşullarını düzenlemektedir. 05/12/2017 tarihli değişiklikle, bu çocukların her birine %25 oranında aylık bağlanacağı belirtilmiştir. Ancak, 01/10/2008 tarihinden önce vefat eden sigortalıların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarıyla ilgili işlemler, ölüm tarihindeki mevzuata göre yürütülmektedir. Bu bağlamda, 2008/Ekim ayından önce vefat eden sigortalılara ilişkin hak sahipliği koşulları, 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Başvuran, babasından dolayı ölüm aylığı talep etmiştir. Ancak, babasının 1990 yılında vefat etmesi ve başvuranın 2007 yılında dul kalması nedeniyle, 1479 sayılı Kanun’un hükümleri uygulanarak, hak sahipliği açısından aylık bağlanması mümkün olmamaktadır. Başvuranın, 506 sayılı Kanun kapsamında 5085 gün prim ödemesi bulunması, bu durumun hukuka uygunluğunu pekiştirmektedir. İdarenin, başvuranın taleplerine verdiği yanıtlar ve süreçler, iyi yönetim ilkelerine uygun olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, mevcut mevzuat çerçevesinde reddedilmiş olup, bu kararın gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Başvuranın, idari işlemlere karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

Yaşlan ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25, oranında aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.3. 05/12/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 29 uncu maddesiyle değiştirilen

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin İkinci fıkrasında; “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya İlişkin koşulların tespiti İle gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine İlişkin koşulların tespitinde İse hak sahibi Olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” hükmünün amir olduğu, 2.4. Yönetmelikte yapılan değişiklik sonucunda 01/10/2008 tarihinden önce vefat etmiş olan sigortalıların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarıyla ilgili yapılması gereken işlemlerin

2018138 sayılı Genelgenin “Ölüm Sigortası” bölümünün “2.3. 5/12/2017 tarihli Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliğinde Yapılan Değişikliğe Göre Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar” alt başlığında açıklanmış olduğu, ölüm tarihi 2008/Ekim aybaşından önce olan sigortalılardan dolayı, ilk defa 2008/Ekim aybaşından sonraki süreler için ölüm gelir/aylığı bağlanacak olan hak sahiplerine ilişkin şartların tespitinde Kanunun 34 üncü maddesinin esas alınacağı ve aylığın kesilmesi ile yeniden başlatılmasında da Kanunun 35 inci madde hükümlerinin uygulanacağı, ölüm gelir/aylıklarının hesaplanması ve hak sahiplerine paylaştırılmasında ise ölüm tarihindeki mevzuatın esas alınacağının belirtildiği, 2.5. Buna göre; 25/10/1990 tarihinde vefat eden babasından dolayı 4/1-(b) statüsünde ölüm aylığı talebinde bulunan hak sahibi ‘ na ilk defa 2008/Ekim aybaşından sonraki süreler için ölüm aylığı bağlanacağından 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin esas alınması gerektiği, yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmış olan hak sahibi kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmayacağı, 2.6. Ayrıca, Kurum veri tabanında yapılan inceleme neticesinde başvuranın eşi ile boşanma sebebiyle dul kaldığının tespit edildiği, Kurum mevzuatı gereği boşanılan eşten dolayı ölüm aylığı bağlanması imkanı olmadığı, 2.7. Başvuranın, 506 sayılı Kanun kapsamında 5085 gün prim ödemesi bulunduğunu, bu çalışmalarına istinaden 01/02/2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığının bağlanmış olduğunu ve tarafına Aralık/2018 dönemi için 1.861,97 TL aylık ve 74,48 TL ek ödeme ödendiği, 2.8. 25/10/1990 tarihinde vefat eden T.C. Kimlik Numaralı babası ’ nun son statüsünün 1479 sayılı Kanun kapsamında olduğu, 2.9. Başvuranın babasının ölüm tarihi 2008/Ekim aybaşından önce olduğundan Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ilk defa 2008/Ekim aybaşından sonraki süreler için ölüm gelir/aylığı bağlanacak olan hak sahiplerine İlişkin şartların tespitinde Kanunun 34 üncü maddesi, ölüm gelir/aylıklarının hesaplanması ve hak sahiplerine paylaştırılmasında ise ölüm tarihindeki mevzuatın esas alındığını, Kanunun 34 üncü maddesinde bulunan koşulların yerine getirilmesi koşuluyla başvurana ölüm aylığı bağlanabilmesinin mümkün olduğu, 2.10. Başvuranın, 31/01/2018, 19/06/2018 ve 14/08/2018 tarihlerinde babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu, 26/07/2018 ve 16/10/2018 tarihli yazılarla tarafına babasından dolayı aylık bağlanmasının mümkün olmadığına dair cevapların verildiği, 2.11. Başvuran ile Kurum arasında şikâyet konusu yapılan idari İşleme ilişkin olarak yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmağı

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanununun “Ölüm aylığından yararlanma koşulları” başlıklı 41 inci maddesinde: “Ölüm tarihinde en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olan,…..Sigortalının hak sahibi kimselerine yazılı talepleri halinde aylık bağlanacağı,” 5.1. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanununun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlıklı 45 inci maddesinin c bendinde: “(Değişik : 24/8/2000 -KHK- 619/21 md; İptal: Ana. Mah.nin 26/10/2000 tarih ve

E.:2000/61, K.:2000/34 sayılı Kararı ile; Değişik: 24/7/2003-4956/23 md.) On sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i, bağlanacak aylıktan yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.”

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası 34 üncü maddesinin b fıkrasında :

“(Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)

bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya, 2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya, 3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25’i, oranında aylık bağlanır.” 7. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olan sigortalıların hak sahiplerinin aylıkları, sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık hâli esas alınarak bağlanacağı, son sigortalılık haline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda diğer sigortalılık hâllerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aylığa hak kazanacağı sigortalılık hâli esas alınarak aylık bağlanacağı,” 7.1. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;“Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm

tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” 8. 5/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 29 uncu maddesiyle yapılan değişikle söz konusu Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında: “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü, Bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, emsal yargı kararları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “ Ret Karar Önerisi ”

Kamu Başdenetçisi’ ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10.Başvuran, özetle; babasının BAĞ-KUR emeklisi iken 1996 senesinde vefat ettiğini, şahsının

2000 yılında SSK emeklisi olduğunu ve 08/02/2007 tarihinde de dul kaldığını, hem babasının ölüm

tarihinin hem de dul kaldığı tarihin 2008 yılı öncesi olması sebebiyle babasından dolayı yetim aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

11.Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 2008 tarihi öncesinde ölmüş olan babasından dolayı hak sahipliği sebebiyle aylık alıp alamayacağı noktasında düğümlendiği görülmektedir.

12. Bu kapsamda başvurana babasından hak sahipliği dolayısıyla maaş ödenmesine ilişkin duruma başvuranın babasının 1990 yılında ölmüş olması ve 2007 yılında dul kalması sebebiyle 5 ve 5.1.

no.lu paragrafta yer alan hüküm çerçevesinde 1479 sayılı Kanunun uygulanması gerektiği anılan kanun kapsamında: hak sahipleri çocuklarına aylık bağlanabilmesi için en az 5 tam yıl sigorta primi ödenmesi, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işte çalışıp çalışmadıkları veya buralardan aylık veya gelir alıp almadıkları dikkate alınarak aylık bağlanma işlemlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

13. Buna göre, ölen sigortalının 1479 sayılı Kanunun 45 inci maddesi gereğince tespit edilecek aylığının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmayan veya buralardan aylık veya gelir almayan yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocuklarına hak sahipliği nedeniyle bağlanabileceği hususu düzenlenmiştir.

14.Anayasa Mahkemesi’nce verilen 12/07/2017 tarihli ve E.2017/44, K.2017/118 sayılı kararda; “…Hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucunun, Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisinin bulunmakta olduğu belirtilmiştir.

15.Başvuru konusu somut olayda, başvuranın babasından dolayı hak sahipliği sebebiyle talep ettiği aylığın bağlanmasının, şahsının 506 sayılı Kanun kapsamında 5085 gün prim ödemesi bulunması ve buna istinaden 01/02/2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığının bağlanmış olması sebebiyle gelir aylık şartı yönünden mümkün olmadığı değerlendirilerek bu kapsamda idarece yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar

verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, başvuranın taleplerine tam ve açık şekilde cevap verilmemiş olması sebebiyle “idarenin kararların gerekçeli olması”, “bilgi edinme hakkı” ve

“dürüstlük” ilkelerine uygun davranılmadığı görülmüş olup idarenin anılan ilkelerle uygun davranması ve “hukuka uygunluk” ve “nezaket” ilkelerine ise daha fazla özen göstermesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi