|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 03.11.1992 ile 04.10.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin tespit istemine dayanmaktadır. Davacı, belirtilen tarihler arasında ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve Bağ-Kur kaydının yapılmadığını öne sürerek, bu dönemdeki sigortalılığının tespit edilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve geriye dönük hizmet değerlendirmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi, davacının belirttiği tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Ancak, davalı Kurumun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, temyiz talebini reddetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacının Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin talebinin hukuka uygun olmadığını ve davalı Kurumun işlemlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığını tespit ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durum, sigortalılık tespitinde zaman aşımının ve başvuru sürelerinin önemini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10035 E. , 2024/10506 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/294 E., 2024/1378 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/425 E., 2022/105 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.11.1992 tarihinde Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğuna, 03.11.1992 tarihinde Diyarbakır Otomobilciler Odasına kayıt yaptırarak ticari taksi işletmeciliğine başladığını, taksi işletmeciliği nedeni ile Gökalp Vergi Dairesine mükellefiyeti gerçekleştirilerek vergilerini düzenli ödediğini, davacının 03.11.1992 tarihinden 25.06.2021 tarihine kadar bil fiil çalışmış olmasına ve vergilerini düzenli ödemesine rağmen Bağ-Kur kaydının yapılmadığını, davacının … Taş. Oto. Tem. İnş. Gıda İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne ortak olması nedeni ile davacının resen Bağ-Kur kaydının 2000 yılında başlatıldığını, davacı tarafından prim borçlarının yapılandırması talebininin Kurum tarafından reddedildiğini, davacının 1992-2000 yılı Bağ-Kur kaydının oluşturulmasının yasal mevzuata uygun olduğunu, Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek davacının 03.11.1992 – 04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtiğini, zaman aşımına uğradığını, 04.10.2000 tarihinden sonra 6 ay süre içerisinde başvuru yaparak borçlanma işlemi yapılmadığından geriye dönük olarak hizmet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 06.11.1992 – 03.10.2000 tarihleri arasında 7 yıl 10 ay 28 gün (2848 gün) süre ile 1479 sayılı Kanun’un 24/1-a maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacıya ait ilk Bağ-Kur’a giriş bildirgesinin 25.04.2001 tarihinde yapıldığının tespit edildiğini, davacının bahsi geçen süreler içerisinde başvuru talebi olmadığından, 04.10.2000 tarihinden önceki ticari faaliyetleri kapsayan sürelerin 4/b kapsamında hizmet olarak kazandırılmasının mümkün olamayacağını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde yer alan benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 03.11.1992 – 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 1479 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.