ÖZET: Başvuran, 30/04/1996 tarihli vergi kaydına dayanarak Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinde bulunmuştur. Bu talep, 30/04/1996-30/12/1996 ve 19/03/1997-31/12/2000 tarihleri arasındaki vergi kaydı, Gemerek Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtları ile Sivas Sigorta Müdürlüğü tarafından verilen sigortalılık kartı ile desteklenmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemede, başvuranın belirtilen tarihler arasında gerekli başvuruları yapmadığı ve prim ödemelerini gerçekleştirmediği tespit edilmiştir.

SGK, 1479 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesine atıfta bulunarak, sigortalılık haklarının 4/10/2000 tarihinden itibaren başladığını ve geçmişe dönük borçlanma imkanının yalnızca belirli süreler içinde başvuru yapılması durumunda geçerli olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları da, bu düzenlemelerin hukuka uygun olduğunu ve başvuranın geçmiş hizmetlerinin sigortalılık süresine dahil edilmesi için gerekli adımları atmadığını ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş, başvuranın Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. İlgili idareye karşı yargı yolu açık olup, başvuranın dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren işlemeye devam edecektir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/20508-S.20.25267

BAŞVURU NO : 2020/5374

KARAR TARİHİ : 09/06/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, 30/04/1996 tarihli vergi kaydına istinaden

BAŞVURUNUN KONUSU :

BağKur sigortalılık tescil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/03/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, 30/04/1996-30/12/1996 ve 19/03/1997-31/12/2000 tarihleri arasındaki vergi kaydı, Gemerek Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığındaki 17/09/1996-21/12/2014 tarihleri arasındaki kayıt ayrıca Sivas Sigorta Müdürlüğünce verilen 15/10/1999 tarihli sigortalılık kartı ve kendisine verilen Bağ-Kur no su uyarınca Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinde bulunmuştur.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 27/03/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

tarafından gönderilen 07/05/2020 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1.2/8/2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle 1479 sayılı Yasa ya eklenen geçici 18 inci maddesinde; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4/10/2000 tarihinden itibaren başlar.

Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu

Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükmüne yer verildiği, 2.2.Anayasa Mahkemesinin 22/03/2012 tarihli 2012/44 sayılı Kararında, 1479 sayılı Bağ-Kur

Kanunu’nun itiraz konusu Geçici 18 inci maddesinin, Bağ-Kur sigortalılarına geçmişe dönük borçlanma imkanı getirdiği, ancak geçmiş hizmetlerin sigortalılık süresi olarak sayılması için başvuruda bulunulmasını ve bu sürelere isabet eden primlerin ödenmesini belli sürelere bağladığı, böylece Bağ-Kur sigortalıların geçmiş çalışmaları tümüyle yok sayılmadığı, itiraza konu kuralda geçmiş sürelerin borçlanılması ve bu sürelere ait primlerin ödenmesi için belli hak düşürücü sürelerin öngörülmesi nedeniyle sosyal güvenlik hakkının sınırlandırıldığı yönündeki iddiaların isabetli görülmediği, itiraza konu kuralın, Bağ-Kur sigortalılarının kazanılmış haklarını ihlal etmediği, aksine belirtilen tarihe kadar Bağ-Kur’a kaydını yaptırmayan ve sosyal güvenlik sistemi dışında kalan kimselerin, vergi kaydı, meslek kuruluşu kaydı vb. belgelere dayalı olarak Kuruma kayıt ve tescil edilmelerine imkan tanıdığı ve zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanlara 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve gösterilen süreler içinde başvurmak ve primlerini ödemek şartıyla geçmişe dönük borçlanma imkanı da getirdiği, hukuk devletinde, belli bir hakkın kullanılabilmesi için belli sürelerin öngörülmesinin kazanılmış hakların ihlali olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun itiraz konusu Geçici 18 inci maddesinin, Anayasaya aykırı olmadığına karar verildiği, 2.3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/4/2013 tarih ve 2013/570 sayılı ilamında da, 4/40/2000 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkanı sağlayan hükümden yararlanmak için maddede belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı veya borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmadığından davacının geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığın tespitine yasaca olanak bulunmadığına karar verildiği, 2.4.Yazınız ekinde yer alan / sicil no’lu sicil tasdiknamesi belgesi ile ilgili olarak adı anılan sigortalının söz konusu belgeyi ilgili kurumlara tasdik ettirip devredilen Bağ-Kur Genel

Müdürlüğü Sivas Bağ-Kur İl Müdürlüğüne intikal ettirmesi gerekmekte iken belgede de görüldüğü üzere Sivas Bağ-Kur İl Müdürlüğü onay kısmının boş olduğu ve söz konusu belgenin yukarıda yer verilen kanuni süreleri içerisinde Kurumumuza intikal ettirilmediği

Kurumumuz kayıtlarının incelenmesi sonucunda anlaşıldığından Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescil işlemlerinin yapılamadığı yine yazınız ekinde yer alan devredilen sosyal sigortalar Kurumu Sivas Sigorta Kurumunca verilen ve sigorta ilk işe giriş tarihinin 15/10/1999 olarak düzenlendiği belgenin ise Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık işlemleri ile ilgili olduğu, İfade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5.1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kurumu Kanunu’nun; 5.1.Geçici 18’inci maddesi: “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” 5.2.“Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinin (a) alt bendi;

“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.

I – Sigortalı sayılanlar:

Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; a) (Değişik alt bend: 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 13) Esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar, …

Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.

5.3.“Yazılma” başlıklı 26’ncı maddesinin birinci fıkrası;

“Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç

3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde

kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca resen kayıt ve tescil edilir.” 5.4.“Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı Ek Geçici 13 üncü maddesi;

1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği

taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar.

Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile, 1/10/1972 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.

Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu basamak üzerinden yürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.

Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerince verilecek belgelerle tevsik edilir.

…” hükmünü amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

6.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7.Başvuran özetle, 30/04/1996-30/12/1996 ve 19/03/1997-31/12/2000 tarihleri arasındaki vergi kaydı, Gemerek Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığındaki 17/09/1996-21/12/2014 tarihleri arasındaki kayıt ayrıca Sivas Sigorta Müdürlüğünce verilen 15/10/1999 tarihli sigortalılık kartı ve kendisine verilen Bağ-Kur no su uyarınca Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinde bulunmuştur.

8.Bağ-Kur Kanunu’nun 25’inci maddesi, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlangıç tarihi bakımından genel düzenleme niteliğindedir. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinde ise konuyla ilgili özel bir düzenleme yapılarak Bağ-Kur Kanunu’na göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde, 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4/10/2000 tarihinden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.

9.Geçici 18 inci maddede ayrıca, 1479 sayılı Kanun’a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanlara 20/4/1982-4/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek koşuluyla bu sürelere yönelik borçlanma imkanı getirilmiş ve bu borçlanma imkanının kullanılmasında Kanunun yürürlüğe girişinden itibaren Kuruma yazılı olarak yapılması öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi için de tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresi öngörülmüştür.

10.1479 sayılı Kanunun geçici 18 inci maddesi ile kişilerin geçmiş çalışmaları tamamen

yok sayılmayıp kendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sosyal güvenlik sistemine dahil edilmemiş kişilerin Kuruma kayıt ve tescil edilmelerine imkan tanınmış olup bunların belirtilen süreler içerisinde başvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmiş çalışmalarının da sigortalılık süresine eklenmesi öngörülmüştür.

11.Öte yandan 05/10/1982 – 17/01/2000 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı, 20/12/1982 ile 12/05/2005 tarihleri arasında esnaf ve sanatkârlar odası kaydı bulunan başvuranın, bu tarihler arasında geriye dönük Bağ­Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi talebini konu alan 2014/592 numaralı başvuruya ilişkin olarak Kurumumuzca; başvuranın

Bağ­Kur sigortalılık tescil talebinin 29/05/2013 olduğu, 1479 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi gereğince 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil işlemlerini yaptırdığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, yine başvuran tarafından 1479 sayılı Kanun’un geçici 18’inci madde hükmünden yararlanmak amacıyla Kuruma süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığı, ayrıca başvuranın 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesi uyarınca bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmadığı anlaşıldığından, başvuranın vergi mükellefiyeti ve oda kaydının bulunduğu dönemlere ilişkin Bağ­Kur sigortalılığının tesciline yönelik talebinin Kurum tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak 24/07/2014 tarihli Ret Kararı’nın verildiği anlaşılmaktadır. Yine, mevcut başvuru ile benzer nitelikli bir başvuru üzerine Kurumumuzca verilmiş 26/09/2018 tarihli ve

/ sayılı Ret Kararında kayıt ve tescil işlemini yaptırmayan ve süresinde borçlanma talebinde bulunmayan başvuranın, vergi kaydına istinaden geriye dönük olarak borçlandırılarak sigortalılığının başlatılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

12.Ayrıva başvuran, Sivas Sigorta Müdürlüğünce verilen 15/10/1999 tarihli sigortalılık kartı ve kendisine verilen Bağ-Kur no’su uyarınca Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinde bulunmakta ise de başvuranın söz konusu belgeyi ilgili kurumlara tasdik ettirip devredilen

Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Sivas Bağ-Kur İl Müdürlüğüne intikal ettirmesi gerekmekte iken bu yükümlülüğü yerine getirmediği keza Sivas Bağ-Kur İl Müdürlüğü onay kısmının boş olduğu, söz konusu belgenin yukarıda yer verilen kanuni süreleri içerisinde Kurum kayıtlarına intikal ettirmediği, ayrıca devredilen sosyal sigortalar Kurumu Sivas Sigorta

Kurumunca verilen ve sigorta ilk işe giriş tarihinin 15/10/1999 olarak düzenlendiği belgenin ise Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık işlemleri ile ilgili olduğu, tespit edilmiştir.

13.Yukarıda yer verilen açıklamalar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; şikayetçinin 30/04/1996 tarihli vergi kaydı mevcut ise de 30/04/199604/10/2000 tarihleri arasındaki sürenin primlerinin ödenmesi suretiyle bu döneme ait geçmiş hizmetlerinin sigortalılık süresine dahil edilmesi 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18 inci maddesi gereğince belli hak düşürücü sürelere bağlandığından ve şikayetçi tarafından belirtilen süre içinde müracaatta bulunulmamak suretiyle sigortalı olma iradesi gösterilmediğinden şikayetçinin, 30/04/1996 tarihli vergi kaydına istinaden Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

15.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kayseri İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi