|
ÖZET: Başvuru, müvekkilinin 20/05/1999 tarihinde nakliye işi yaptığını ve vergi mükellefiyetinin bulunduğunu belirterek, sigorta başlangıç tarihinin bu tarihe çekilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılmıştır. Ancak, SGK’nın açıklamalarına göre, 1479 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi gereğince, 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmamış olanların sigortalılık hakları bu tarihten itibaren başlamaktadır. Başvuranın, belirtilen tarihten önceki sigortalılık tescili için gerekli başvuruyu yapmadığı ve dolayısıyla resen tescilinin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Başvuranın, 20/05/1999 tarihindeki vergi kaydına rağmen, 1479 sayılı Kanun’un öngördüğü üç aylık süre içinde tescil için başvuruda bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, başvuranın geçmişteki sigortalılık süresinin tanınması için gerekli koşulları yerine getirmediğini göstermektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, başvurunun reddedilmesine yönelik bir karar önerisi sunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde alınan karar, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvuranın geçmiş sigortalılık süresinin tanınması talebi kabul edilmemiştir. Başvuranın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı yasal yollara başvurma hakkı saklıdır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7867-S.23.12885
BAŞVURU NO : 2023/3693
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Bağ-Kur sigortalılık tescil talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 17/03/2023
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran vekili müvekkilinin, 20/05/1999 tarihinde nakliye işi yaptığını ve vergi mükellefiyet kaydının bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 20/05/1999 tarihine çekilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK)
tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle; 1479 sayılı Kanuna 4956 sayılı Kanun ile eklenen geçici
18 inci maddesinde bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4/10/2000 tarihine kadar kayıt
ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4/10/2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak, bu Kanuna göre zorunlu olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/04/198204/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğinin öngörüldüğü, diğer taraftan geçici 18 inci maddenin Anayasaya aykırılığı nedeniyle itiraz başvurusu yapıldığı ancak, Anayasa Mahkemesinin 06/10/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/03/2012 tarihli ve 2012/44 sayılı Kararıyla itirazın
reddedildiği, Anılan Kararda:
“İtiraz konusu kuralla, kişilerin geçmiş çalışmaları tamamen yok sayılmayıp, kendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sosyal güvenlik sistemine dahil edilmemiş kişilerin
Kuruma kayıt ve tescil edilmelerine imkan tanındığı ve bunların belirtilen süreler içinde başvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmiş çalışmalarının da sigortalılık süresine eklenmesi öngörüldüğü için itiraz konusu kuralla Bağ-Kur sigortalıları arasında eşitsizliğe yol açıldığı yönündeki iddia isabetli görülmeyeceğine, kaldı ki, yasal yükümlülüklerini yerine getiren sigortalılarla bunları yerine getirmeyenler aynı durumda olmadığından bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamayacağı, Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı ifade edildiği, Bağ-Kur sigortalılarına geçmişe dönük borçlanma imkanı getirildiği ancak, geçmiş hizmetlerin sigortalılık süresi olarak sayılması için başvuruda bulunulmasını ve bu sürelere isabet eden primlerin ödenmesini belli sürelere bağlandığı, Böylece Bağ-Kur sigortalıların geçmiş çalışmaları tümüyle yok sayılmadığı, itiraza konu kuralda geçmiş sürelerin borçlanılması ve bu sürelere ait primlerin ödenmesi için belli hak düşürücü süreler öngörülmesi nedeniyle sosyal güvenlik hakkının sınırlandırıldığı yönündeki iddialar da isabetli görülmeyerek; söz konusu Kanun’un Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.”
Başvuranın, 1479 sayılı Kanunun mülga 24 üncü maddesi hükmü doğrultusunda 20.05.1999 tarihinden itibaren üç ay içerisinde Kuruma sigortalılık tescili için başvuruda bulunmadığı, Kurum tarafından
27.10.2000 tarihinde Palu Mal Müdürlüğünden intikal eden vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanunun
geçici 18 inci maddesi kapsamında resen tescilinin yapıldığı, ancak sonrasında yine Palu Mal
Müdürlüğünden temin edilen 24.01.2006 tarihli belgede adı geçenin vergi mükellefiyetinin 10.04.2000 tarihinde (04.10.2000 öncesi) sonlandığı anlaşıldığından geçici 18 inci madde doğrultusundaki sigortalılık tescilinin iptal edildiği anlaşılmıştır. Adı geçenin vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin yapılmasına kanunen imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5.1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun; Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinin (a) alt bendi;
“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
I – Sigortalı sayılanlar:
Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; a) (Değişik alt bend: 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 13) Esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar, …
Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.
5.1.“Yazılma” başlıklı 26’ncı maddesinin birinci fıkrası;
“Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu
Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca resen kayıt ve tescil edilir.” 5.2. Geçici 18’inci maddesi: “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran vekili müvekkilinin, 20/05/1999 tarihinde nakliye işi yaptığını ve vergi mükellefiyet kaydının bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 20/05/1999 tarihine çekilmesini talep etmektedir.
8. Başvuranın 20/05/1999 tarihinde vergi dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmakla birlikte yasanın öngördüğü 3 ay içinde Bağ-Kur sigortalılık tescili için Kuruma başvurusu olmamış ve resen Kurum tarafından 27/10/2000 tarihinde tescili yapılmıştır. Palu Vergi Dairesinden temin edilen belge doğrultusunda ise sigortalılığı 10/04/2000 tarihinde sonlandırılmıştır. Başvuran vekili müvekkilinin vergi kaydına istinaden sigortalılığının 20/05/1999 tarihine çekilmesini talep etmektedir. Ancak konunun çözüme kavuşturulabilmesi için Bağ-Kur sigortalılık tesciline ilişkin 1479 sayılı Kanundaki düzenlemelerin tetkiki gerekmektedir.
9. 01/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24’üncü maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20/41982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24’üncü maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22/3/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24’üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2/8/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24.’üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
10. İhtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan, 1479 sayılı Yasanın 24’üncü maddesine, 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Anılan düzenlemenin açıkça değindiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgusunun varlığı zorunlu ve asli unsur olup, vergi dairesine, meslek kuruluşuna ve
Esnaf Sanatkar Sicil Memurluğuna kayıtlı olmak; anılan çalışmayı doğrulayan bir şekil şartından ibaret olduğu cihetle aksinin kanıtlanması olanaklıdır. Diğer bir anlatımla, bu gibilerin mesleki faaliyetlerine son verdiklerinin kanıtlanması halinde, artık somut bir çalışmaya dayanmayan, soyut ve sadece evrak üzerindeki oda/vergi/Esnaf Sicil Memurluğu kaydına itibar edilerek kişiyi sigortalı saymak, Kanunun amacına aykırı olacağı açıktır.
11. Bağ-Kur Kanunu’nun 25’inci maddesi, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlangıç tarihi bakımından genel düzenleme niteliğindedir. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinde ise konuyla ilgili özel bir düzenleme yapılarak Bağ-Kur Kanunu’na göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde, 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4/10/2000 tarihinden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
12. Geçici 18 inci maddede ayrıca, 1479 sayılı Kanun’a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanlara 20/4/1982-4/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek koşuluyla bu sürelere yönelik borçlanma imkanı getirilmiş ve bu borçlanma imkanının kullanılmasında Kanunun yürürlüğe girişinden itibaren Kuruma yazılı olarak yapılması öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi için de tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresi öngörülmüştür.
13. 1479 sayılı Kanunun geçici 18 inci maddesi ile kişilerin geçmiş çalışmaları tamamen yok sayılmayıp kendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sosyal güvenlik sistemine dahil edilmemiş kişilerin Kuruma kayıt ve tescil edilmelerine imkan tanınmış olup bunların belirtilen süreler içerisinde başvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmiş çalışmalarının da sigortalılık süresine eklenmesi öngörülmüştür.
14. Öte yandan 05/10/1982 – 17/01/2000 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı, 20/12/1982 ile 12/05/2005 tarihleri arasında esnaf ve sanatkârlar odası kaydı bulunan başvuranın, bu tarihler arasında geriye dönük BağKur sigortalısı olarak kabul edilmesi talebini konu alan numaralı başvuruya ilişkin olarak Kurumumuzca; başvuranın BağKur sigortalılık tescil talebinin 29/05/2013 olduğu, 1479 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi gereğince 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil işlemlerini yaptırdığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, yine başvuran tarafından 1479 sayılı Kanun’un geçici 18’inci madde hükmünden yararlanmak amacıyla Kuruma süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığı, ayrıca başvuranın 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesi uyarınca bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmadığı anlaşıldığından, başvuranın vergi mükellefiyeti ve oda kaydının bulunduğu dönemlere ilişkin BağKur sigortalılığının tesciline yönelik talebinin Kurum tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak 24/07/2014 tarihli Ret Kararı’nın verildiği anlaşılmaktadır. Yine, mevcut başvuru ile benzer nitelikli bir başvuru üzerine Kurumumuzca verilmiş 26/09/2018 tarihli ve 2018/11520 sayılı Ret
Kararında kayıt ve tescil işlemini yaptırmayan ve süresinde borçlanma talebinde bulunmayan başvuranın, vergi kaydına istinaden geriye dönük olarak borçlandırılarak sigortalılığının başlatılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
15. Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında şikayetçinin 27.10.2000 tarihinde Palu Mal
Müdürlüğünden intikal eden vergi kaydında 20/05/1999 tarihinde vergi kaydı mevcut ise de tescil için başvuruda bulunmadığı Kurum tarafından 1479 sayılı Kanunun geçici 18 inci maddesi kapsamında resen tescilinin yapıldığı, ancak sonrasında yine Palu Mal Müdürlüğünden temin edilen 24.01.2006 tarihli belgede adı geçenin vergi mükellefiyetinin 10.04.2000 tarihinde (04.10.2000 öncesi) sonlandığı anlaşıldığından geçici 18 inci madde doğrultusundaki sigortalılık tescilinin iptal edildiği dolayısıyla başvuran vekilinin 20/05/1999 tarihinde Bağ-Kur sigortalılık tescil talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Şanlıurfa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi