|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında, davacının 09.07.1992-23.05.1995 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespitine yönelik bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, ilk mahkeme kararını kaldırmış ve davacının belirtilen tarihler arasında zorunlu sigortalı olduğuna hükmetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, kararında, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 619 sayılı KHK ve henüz yürürlüğe girmemiş olan 4958 sayılı Kanun’un geçici maddelerinin davada uygulanamayacağını belirterek, 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesi uyarınca davacının sigortalılık durumunun tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu değerlendirme, davacının istinaf talebinin haklı olduğunu ve ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onaylayarak, davacının belirtilen tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespit edilmesine karar vermiştir. Bu durum, sigortalılık tespitinin hukuki dayanakları ve ilgili mevzuatın uygulanabilirliği açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/2175 E. , 2024/2926 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1387 E., 2023/1099 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/238 E., 2020/457 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.07.1992-23.05.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini, müvekkili için bağkur sigortalılığın tespitini istememize rağmen 09.07.1992 ile 23.05.1995 tarihleri arasındaki sigortalılığın tespiti talebimizin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve müvekkili için 09.07.1992 ile 23.05.1995 tarihleri arasında bağkur sigortalılığın tespitinine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davacının sigortalılık tescil işleminin yapıldığı 08.05.2001 tarihinde Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği 619 sayılı KHK’nin geçici 1 inci maddesinin ve henüz yürürlüğe girmemiş olan 4958 sayılı Kanun ile getirilen geçici 18 inci maddenin eldeki davada uygulanmasının mümkün olmaması karşısında, 1479 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi uyarınca davacının, dava konusu yapılan 09.07.1992-23.05.1995 tarihleri arasını kapsar vergide kayıtlı olduğu dönemde mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiği hukuksal gerçekliği ortadadır. Bu itibarla anılan dönem bakımından davacının istinafı yerinde olup ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırıdır. ..” gerekçesiyle
“A)Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun kabulü ile Elbistan İş Mahkemesi’nin 2020/238 Esas – 2020/457 Karar sayılı ilamının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine,
B)1-Davanın kabulü ile davacının 09.07.1992-23.05.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; zaman aşımının söz konusu olduğunu, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.