|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, başvuru bedelinin tamamlanması için davacıya yazılı bildirim yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, davacı Murat Aslan’ın başvuru bedelini 10.05.2022 tarihinde Kurum hesaplarına yatırdığı tespit edilmiştir. Bu durum, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08.02.2022 tarihli kararının gerekliliklerinin yerine getirildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, başvuru sahibinin başvuru bedelinin yatırılması ile ilgili bildirim yapılmaksızın, iddialarının esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu karar, idarenin mahkeme kararlarına uyması gerektiğini vurgulayan Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. İdarenin, mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulaması gerektiği belirtilirken, başvuru sahibinin aşırı bir külfet altına sokulmaması gerektiği de ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine geçilmesi, usul ekonomisi açısından uygun bulunmuştur. |
| Karar no | 2022/MK-152 |
|---|---|
| Karar tarihi | 11.05.2022 |
| Toplantı No | 2022/027 |
| Gündem No | 17 |
| Gündem Konusu | 2017/196955 İhale Kayıt Numaralı “Mardin Nusaybin İlçesi Süleyman Bölünmez Anadolu Lisesi Genel Onarım İşi” İhalesi |
Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan 2017/196955 ihale kayıt numaralı “Mardin Nusaybin İlçesi Süleyman Bölünmez Anadolu Lisesi Genel Onarım İşi” ihalesine ilişkin olarak Murat Aslan tarafından Mardin 1. İdare Mahkemesi’ne açılan davada, dava dilekçesinin Kamu İhale Kurumuna tevdiine karar verilmesi üzerine Kurulca alınan 11.03.2020 tarihli ve 2020/UY.IV-502 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Murat Aslan tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 07.07.2020 tarih ve E: 2020/1039, K: 2020/1107 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08.02.2022 tarihli E:2020/2511, K: 2022/290 sayılı kararında “Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalede, davacının teklifi 21/06/2017 tarihli ihale komisyonu kararı ile “güvenlik soruşturması sonucunda sakıncalı bulunduğu” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmış, davacı tarafından bu karara karşı 30/06/2017 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunulmuş, başvurunun reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mardin 1. İdare Mahkemesi’nin 25/07/2017 tarih ve E:2017/1963, K:2017/2012 sayılı kararıyla, itirazen şikâyet yoluna başvurulmadan dava açılması mümkün bulunmadığından dava dilekçesinin Kamu İhale Kurumu’na tevdiine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 06/06/2018 tarih ve E:2017/2768, K:2018/1987 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Mardin 1. İdare Mahkemesi’nce düzenlenen 24/02/2020 tarihli tutanakta “Onama kararına istinaden dosyanın kesinleştirilerek arşive kaldırıldığı, ancak Mahkemece verilen karar gereği dava dilekçesinin tevdi edilmesi gereken Kurum’a sehven gönderilmediği, söz konusu karar gereği dava dilekçesi ve eklerinin Kamu İhale Kurumu’na tebligat işlemlerinin tamamlanması bakımından tebliğe çıkartılarak, durumun tespitine yönelik tutanağın imza altına alındığı” belirtilmiş, bu nedenle, onama kararının verildiği tarihten yaklaşık üç yıl sonra başvuru dilekçesi Mahkeme aracılığıyla Kurul’a gönderilmiş ve 24/02/2020 tarihinde Kurul kayıtlarına alınmış, Kurul tarafından yapılan incelemede itirazen şikâyet başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırılmadığı ve internet adresinde söz konusu eksikliğin giderilmesi için yayımlandığı hâlde süresi içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle başvurunun şekil yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, her ne kadar davalı idarece başvuru bedelinin tamamlanması hususu merciine tevdi kararının Kurum kayıtlarına alındığı tarih olan 24/02/2020 itibarıyla Kurum’un internet adresinde yayımlanmış ve eksikliğin giderilmesi için davacıya on gün süre verilmiş ise de, somut olay bakımından, Mahkemece merciine tevdi kararı verilmesinin üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra dava dilekçesi ve eklerinin Kurum’a gönderildiği dikkate alındığında, davacıdan başvuruya ilişkin eksikliklerin tamamlanmasını teminen Kurum’un internet adresini takip ederek başvuru bedelini yatırmasının beklenemeyeceği, aksi bir yorumun davacıya aşırı bir külfet yüklenmesi anlamına geleceği açık olup, buna göre, başvuru bedelinin tamamlatılması hususunda davalı idarece davacıya ayrıca bir bildirimde bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, her ne kadar Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08.02.2022 tarihli E:2020/2511, K:2022/290 sayılı kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla başvuru bedelinin tamamlatılması hususunda başvuru sahibine yazılı bildirimde bulunulması gerekmekte ise de, Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinde yapılan incelemede davacı Murat Aslan adına güncel başvuru bedeli olan 13.819,00 TL’nin 10.05.2022 tarihinde itirazen şikayet başvuru bedeli olarak Kurum hesaplarına yatırıldığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla, bu aşamada anılan Danıştay kararının yerine getirilmesi amacıyla başvuru bedelinin tamamlatılması hususunda başvuru sahibine yazılı bildirimde bulunulması nihayetinde başvuru sahibinin isteği doğrultusunda ulaşılabilecek sonuca, başvuru sahibince başvuru bedelinin yatırılması ile zaten ulaşıldığından usul ekonomisi gereğince bildirim yapılmaksızın başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine geçilmesi yerinde olacaktır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 11.03.2020 tarihli ve 2020/UY.IV-502 sayılı kararının iptaline,
2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda ve bildirime gerek kalmaksızın başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırılmış olması neticesinde, başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.