|
ÖZET: Başvuran, ikametgahı yakınında bulunan bir baz istasyonunun sağlığına zarar verdiğini iddia ederek, bu istasyonun kaldırılmasını, tedavi masraflarının karşılanmasını ve maddi-manevi tazminat talep etmiştir. Başvurusunda, baz istasyonunun yaydığı elektromanyetik dalgaların sağlık sorunlarına yol açtığını, eşinin vefat ettiğini ve kendisinin kansere yakalandığını belirtmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Sağlık Bakanlığı, baz istasyonlarının sağlık üzerindeki etkilerine dair kesin bir bilimsel veri bulunmadığını ifade etmişlerdir. BTK, başvuranın iddialarını inceleyerek, baz istasyonunun mevcut düzenlemelere uygun çalıştığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, baz istasyonunun kaldırılması ve tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Ayrıca, imar mevzuatındaki eksikliklerin giderilmesi için ilgili bakanlıklarla toplantı yapılmasını önermiştir. Bu toplantılarda, baz istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi ile ilgili sorunların tespit edilip çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talepleri hukuka uygun bulunmamış ve gerekli düzenlemelerin yapılması için ilgili kurumlara tavsiyelerde bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 1309-1309 |sayi|95802452-101.07.06-E.95802452-101.07.06-E.
BAŞVURU NO : 2017/10252 2017/ 10252
KARAR TARİHİ : 29/01/2018 |tarih|
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : 1- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı (Resen)
2- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Resen)
3- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK)
4- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Resen)
BAŞVURUNUN KONUSU : Baz istasyonunun kaldırılması, maddi ve manevi zararın karşılanması ve konu hakkında mevzuat değişikliği talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 03/08/2017 3.8.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, kendisi, eşi ve üç çocuğunun ikametgahları yanında kurulu baz istasyonu nedeniyle uzun süreli radyoaktif ve manyetik dalgalara maruz kaldıklarını, bu sebeple eşinin vefat ettiğini, şahsının kansere yakalandığını, BTK’ya yapılan ilk müracaatları sonrasında baz istasyonu sökülmüş olsaydı kuvvetle muhtemel şahsının kansere yakalanmamış ve eşinin ölmemiş olacağını ifade etmektedir . Başvuran, BTK’nın baz istasyonlarıyla ilgili sorumluluğu ilgili GSM şirketi ile baz istasyonunun kurulmasına izin veren yan bina sakinlerine yüklediğini, bununla birlikte baz istasyonunun çalıştırılmasına izin veren kurumun BTK olduğunu, ayrıca izin verilen cihazların yaydığı radyasyonun Avrupa kriterlerinin çok üstünde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, baz istasyonunun acilen kaldırılmasını, ev taşıma için nakliye giderlerinin yükleniciye ödetilmesini, zorunlu olarak taşınacağı ev için belirli bir süre kirasının ödenmesini,
1 / 13tedavisinin özel hastanede yaptırılmasını, toplam 1 milyon TL maddi, 665.500 TL manevi tazminat
ödenmesini ve konu hakkında mevzuat değişikliği yapılmasını talep etmektedir .
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 27/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. 01/ 10/ 2001 tarih ve sayılı yazı İle Avea İletişim Hizmetleri AŞ. tarafından Caddesi
No: adresinde baz istasyonu kurabilmek için Bölge Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde talebin uygun bulunarak 01/ 02/ 2002 tarihli Güvenlik
Sertifikasının verildiği , 2.2. İlgili işletmeci tarafından çeşitli tarihlerde sistem üzerinde revizyon yapılacağına dair başvuruların yapıldığını, ayrıca 24/ 04/ 2009 tarihli yazı ile 3G sistemi kurulumu için izin talebinde bulunulduğunu ve 01/ 05/ 2009 tarihli Güvenlik Sertifikası ile iznin verildiği, 2.3. Ülkemizde BTK tarafından yapılan düzenlemenin, elektromanyetik alan şiddet değerinin, Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu’nun (ICNIRP) sınır değerleri esas alınarak belirlendiği, ICNIRP’ın belirlediği sınır değerlerinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından benimsendiğini ve çoğu Avrupa ülkeleri olmak üzere, Dünya genelinde 42 ülke tarafından uygulandığı, bu sebeple ICNIRP’ın saygın, bağımsız ve uluslararası bir kuruluş olduğu, ICNIRP’ın ortam için tavsiye ettiği elektrik alan şiddet değeri GSM 900 için E= 41 V/m iken, ülkemizde bu değerin, E= 30,75 V/m olarak belirlenmiş bulunduğu, ayrıca yönetmelikle yapılan düzenlemede; cihaz başına ICNIRP değerinin 2/ 9’una izin verilmesi kuralı getirildiği, buna göre 900 MHz frekansında cihaz başına izin verilen elektrik alan şiddet değeri 9,25 V/m’ye karşılık geldiği, şikayet konusu baz istasyonu için yerinde yapılan denetim ve ölçümlerde, istasyon kurulumunun mevcut düzenlemelere uygun olduğunun tespit edildiği, 2.4. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (EHK) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesi, “İşletmecilerin hakları ve yükümlülükleri” başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ve aynı Kanunun “Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar” başlıklı 60’ıncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince, baz istasyonlarının kurulması, işletilmesi ve denetlenmesinden
BTK’nın sorumlu olduğu, baz istasyonlarının sağlığa zararlı olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir verinin bulunmadığı belirtilmiştir .
3. Sağlık Bakanlığı’nın 23/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Baz istasyonlarının kanser yapıcı etkilerinin Dünya Sağlık Örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından takip edildiği, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’nin IARC’ın 24 aktif üyesinden birisi olarak konu ile ilgili bilimsel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kamuoyu ile paylaştığı, 3.2. Günümüze kadar yayınlanmış mevcut bilimsel verilere göre baz istasyonlarının kansere sebep olduğuna veya insan sağlığını olumsuz etkilediğine ilişkin bilimsel tartışmaların henüz netlik kazanmadığı ve bu konuda araştırmaların devam ettiği, bu nedenle mevcut bilimsel veriler eşliğinde
2 / 13söz konusu baz istasyonlarından kaynaklandığı sonucuna varılamayacağı,
açıklanmıştır .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir .”, “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir . …”, “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “ Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir . Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir .”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “ Vatandaşlar…kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir .…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8’inci maddesinde; “ Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .”, 6. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” , 7. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde; ” Telsiz sistemlerinin belirlenen tekniklere ve usullere uygun olarak kurulmasının ve çalıştırılmasının kontrolünü yapmak, elektromanyetik girişimleri tespit etmek ve giderilmesini sağlamak”, “İşletmecilerin hakları ve yükümlülükleri” başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde; “Elektronik haberleşme şebekelerinden kaynaklanan elektromanyetik alanlara kamu sağlığını tehdit edecek şekilde maruz kalınmasının engellenmesi ile ilgili önlemlerin bu Kanun çerçevesinde alınması”, “Telsiz kurma ve kullanma izni, telsiz ruhsatnamesi ve kullanıma ilişkin esaslar” başlıklı 37’nci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“ Ulusal ve uluslararası kuruluşların belirlediği standart değerleri dikkate almak suretiyle telsiz cihaz ve sistemlerinin kullanımında uyulacak elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin belirlenmesi, kontrol ve denetimleri münhasıran Kurum tarafından yapılır veya yaptırılır . Bu işlemlerle ilgili usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığıyla Çevre ve Orman Bakanlığının görüşleri de dikkate alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir . Yönetmelikle belirlenen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan ilgili tesisler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik sertifikası düzenlenmesini müteakip kurulur ve faaliyete geçirilir .”, “Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar” başlıklı 60’ıncı maddesinin beşinci fıkrasında; “Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya Kurum veya
Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından
3 / 13belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması hallerinde, bunların
sahibine bu Kanuna ekli ücret tarifesinde belirlenen ruhsatname ücretinin elli katı idari para cezası her bir cihaz için ayrı ayrı uygulanır…” 8. 02/ 11/ 1985 tarihli ve 18916 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar Tip
İmar Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “ … Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü ile beş yılda bir yenilenmek ve
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre kat maliklerinin muvafakatı alınmak şartıyla ilgili
idarelerden ruhsat alınarak elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir . Elektronik haberleşme istasyonları 5/ 11/ 2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 26/ 9/ 2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur . Elektronik haberleşme istasyonlarının kurulabilmesi için, elektronik haberleşme hizmetinin gerekleri dikkate alınarak yer seçim belgesinin düzenlenmiş olması, yatayda ve düşeyde gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması, koruyucu tedbirler alınması, tasarımının kent ve yapı estetiği ile uyumlu olması zorunludur . Büyükşehir sınırları içerisinde yer seçim belgesi vermeye ve ücretini almaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir . Ücreti yatırılmasına rağmen yirmi gün içerisinde verilmeyen yer seçim belgesi verilmiş sayılır . Uygulamalar Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sorumluluğunda yürütülür .”, 9. 03/ 07/ 2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliğinin ( Değişik : RG- 30/ 9/ 2017- 30196) 62’nci maddesinde; “… ( 2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, kat maliklerinin üçte ikisi ve gerekmesi halinde uygulamadan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölüm maliklerinin muvafakati alınmak, statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek kaydıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak; ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir . Bina cephelerinde bu fıkrada aranan şartlara ilave olarak, sadece anten ve anten aparatları monte edilmek, cepheye bitişik olmak, dış cephe kaplamasıyla benzer görünümde olmak ve anten boyları 1,55 metreyi geçmemek şartları da aranır . Fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sabit elektronik haberleşme altyapısında kullanılan; saha dolabı, varlık noktası (PoP noktası), menhol, ankesörlü telefon ve bina içi anahtarlama ekipmanları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmadan kurulabilir .
( 3) Elektronik haberleşme istasyonları 5/ 11/ 2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu, 26/ 9/ 2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur .
( 4) Elektronik haberleşme istasyonlarının kurulabilmesi için, elektronik haberleşme hizmetinin gerekleri dikkate alınarak yer seçim belgesinin düzenlenmiş olması, yatayda ve düşeyde gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması, koruyucu tedbirler alınması, tasarımının kent ve yapı estetiği ile uyumlu olması zorunludur .
( 5) Yer seçim belgesi için gerekli belgelerin eksiksiz olarak idareye teslim edilmesinden ve ücretin ödenmesinden itibaren yirmi gün içerisinde verilmeyen yer seçim belgesi verilmiş sayılır . Büyükşehir sınırları içerisinde, yer seçim belgesi vermeye ve ücretini almaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir .
( 6) Uygulamalar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sorumluluğunda yürütülür .”, 9.1. “Yürürlük” başlıklı 71 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeleri 1/ 10/ 2017 tarihinde yürürlüğe girer .”,
4 / 1310. 21/ 04/ 2011 tarihli ve 27912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Elektronik Haberleşme
Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre
Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin
“Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ … f) Güvenlik mesafesi : Antenden itibaren ve antenlerin yayın yönü ile cihaz çıkış gücü, anten kazancı, elektrik alan limit değeri dikkate alınarak hesap edilen metre cinsinden değeri, g) Güvenlik sertifikası : Her bir sabit elektronik haberleşme cihazının uluslararası kuruluşlarının belirlediği standart değerlerine ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulduğunu göstermek üzere işletici ve işletmeciye
verilen belgeyi, ğ) ICNIRP (International Comission on Non Ionizing Radiation Protection) :
Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu’nu, h) IRPA (International
Radiation Protection Association) : Uluslararası Radyasyondan Koruma Kurulu’nu,…”, “Güvenlik mesafesi hesabı” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ Güvenlik mesafesi; antenden itibaren ve antenlerin yayın yönü dikkate alınarak uluslararası IRPA kuruluşunun belirlemiş olduğu, aşağıdaki formülle hesaplanır . …”, “Güvenlik sertifikası” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “İşletici ve işletmeci bu Yönetmelik hükümlerine göre sabit elektronik haberleşme cihazı için EK- 1’de yer alan Güvenlik Sertifikasını almakla yükümlüdür .”, “Ölçüm yapmaya yetkili kuruluşlar” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “ Ölçümler, Kurum veya Kurum tarafından yetki verilen kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili mevzuatına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişilikleri tarafından yapılır .”, “Elektromanyetik alan şiddeti limit değerleri” başlıklı 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Tablo- 1’de yer alan elektrik alan ve manyetik alan şiddeti; a) Ortam için, Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Kurulunun (ICNIRP)
belirlediği ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla geçerli olan toplam limit değerlerinin dörtte üçünü ( 3/ 4) aşamaz. b) Tek bir cihaz için çevre ve insan sağlığı dikkate alınarak; Uluslararası
İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Kurulunun (ICNIRP) belirlediği ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla geçerli olan limit değerin dokuzda ikisini ( 2/ 9) aşamaz.
Frekans E-alan şiddeti (V/m) H-Alan şiddeti (A/m)
Aralığı
Tek cihaz için Ortam için limit Tek cihaz limit Ortamın toplam (MHz)
limit değeri değeri değeri limit değeri 0,010- 0,15 19,3 65,25 1,1 3,75 0,15- 1 19,3 65,25 0,16/f 0,54/f
½ ½ 1- 10 19,3/f 65,25/f 0,16/f 0,54/f
10 – 40 6,2 21 0,016 0,054
½ ½ ½ ½ 400- 2.000 0,305f 1,03f 0,00082f 0,0027f 200- 60.000 13,5 45,75 0,035 0,12 17’nci maddesinde; “ 1) Ölçüm yetki belgeli kuruluşlar ile sabit elektronik haberleşme cihazının kurulması, işletilmesi ve kullanılması esnasında bu Yönetmelikte belirtilen hususlara uygunluk
Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre denetlenir ya da denetlettirilir . ( 2) Üçüncü şahıslar tarafından yapılan ölçüm talepleri Kuruma veya ölçüm yetki belgesi verilen kuruluşlara dilekçe ile yapılır . … ( 3) Üçüncü şahıslar tarafından Kuruma yapılan ölçüm taleplerinde Kanuna ekli ücret tarifesinde belirtilen ölçüm ücreti müracaat aşamasında alınır . …” 11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün 16/ 02/ 2012 tarih ve 2012/HGM- 01 sayılı Genelgesinde; “… İlgili mevzuat ve işletmecilerce yapılmış bulunan imtiyaz sözleşmeleri gereği, işletmecilerin, mobil telefon haberleşmesini ülkenin her yerine yayma, tüm vatandaşlarımıza ulaşılabilecek şekilde kapsama alanını genişletme ve hizmet
5 / 13kalitesini belli bir düzeyde sağlama yükümlülükleri bulunmaktadır . Mobil telefon haberleşmesinin
teknik olarak vazgeçilmez bir unsuru olan baz istasyonlarının yer seçimi dahil olmak üzere kurulumu, işletilmesi ve benzeri konularda yerel yönetimler tarafından çeşitli nedenlerle sık sık müdahalelerde bulunulduğu , gerek kurulum ve gerekse işletme aşamasında faaliyetlerin enerjileri kesilerek veya sistemleri yıkılarak durdurulduğu, bir kamu hizmeti niteliğinde olan elektronik haberleşme hizmetlerinde önemli aksamalar oluştuğu konusunda Bakanlığımıza çeşitli bilgiler yansımaktadır . … Haberleşme alanında “kamu hizmeti” niteliğindeki yatırımların kesintisiz olarak devam etmesi, hizmetlerin sürdürülebilmesi için 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun ilgili hükümleri ve imtiyaz sözleşmeleri uyarınca işletmeciler tarafından kurulmuş bulunan baz istasyonları, ilgili tesislerin korunması ve hizmetlerin sürdürebilirliği açısından kurulacak olanlara da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan gerekli izin ve onayların alınmış olması kaydı ile enerji hatlarının tesisi ve enerji aboneliklerinin yapılması dahil her türlü kolaylığın sağlanması elektronik haberleşme hizmetinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, elektronik haberleşme sektörünün gelişimi ve yatırımların aralıksız devam etmesi açısından büyük önem arz etmektedir .
Konunun ilgili mahalli idareler nezdinde takibi ile yukarıda belirtilen hususlarda gerekli hassasiyetlerin gösterilmesi konusunda bilgi ve gereğini rica ederim .”, 12. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından
81 İl Valiliğine gönderilen ve yukarda bahsi geçen Genelgenin ilgi tutulduğu 19/ 10/ 2016 tarih
ve 77592 sayılı yazıda; “… Ülkemizin içinde bulunduğu Olağanüstü Hal (OHAL) süresince daha fazla ihtiyaç duyulan mobil haberleşme sistem ve tesislerine müdahale edildiği, enerjilerinin kesildiği ve ihtiyaç duyulan yerlere yeni kurulumların yapılmasına izin verilmediğine ilişkin
Bakanlığımıza bazı bilgiler gelmektedir . Bu durum, OHAL göz önüne alındığında milli güvenliği ve kamu düzenini tehdit edecek ve anayasal olarak güvence altına alınan haberleşme hürriyetini engelleyecek bir unsur olarak görülmektedir . Bu kapsamda OHAL süresince de dahil olmak üzere, kamu hizmeti niteliğindeki yatırımların kesintisiz devam etmesi ve mobil haberleşme hizmetinin kesintisiz hizmet verebilmesine teminen gerekli hassasiyetlerin gösterilmesi ve işletmecilere her türlü kolaylığın sağlanmasının ilgili yerel yönetimlere ve kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesi hususunda, Gereğini rica ederim .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde başvuranın bahsi geçen yerdeki baz istasyonunun kaldırılması, kendisinin özel hastanede tedavisinin yaptırılması, maddi ve manevi tazminat istemi ile mevzuat değişikliği taleplerinin reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme mesafenin yakın olması sebebiyle kansere 14. Başvuran, ikametgahı ile baz istasyonu arasındaki yakalandığını, kızının saçının döküldüğünü, eşinin ise vefat ettiğini belirterek, baz istasyonunun kaldırılmasını, tedavisinin özel hastanede yaptırılmasını ve bugüne kadar oluşmuş maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini, ayrıca konunun yasal düzenleme eksikliği yönüyle değerlendirilmesini talep etmektedir .
15. 2 ve 3 numaralı paragraflarda belirtildiği üzere; BTK ve Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin
6 / 13açıklamalarında, cep telefonu ve baz istasyonları dahil her türlü elektromanyetik alana maruz
kalınmasının insan sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olacağına dair dünya genelinde çok sayıda çalışma yapıldığı ancak bilimsel geçerliliği olan kesin olumsuz etki tanımlamalarının henüz yapılmadığı açıklanmıştır .
16. BTK’nın şikayetçiye verdiği 05/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; “…Şikayet üzerine, yetkili personelimizce 03/ 04/ 2017 tarihinde baz İstasyonlarının yerinde yapılan denetiminde; aşağıda verilen tabloda belirtildiği üzere ortamın EMA Ölçüm Değerlerinin yönetmelikte verilen limit değerlere uygun olduğu tespit edilmiştir . Tekraren Ölçüm İstenmesi durumunda; http : //www .btk .gov .tr adresinde belirtilen Kurumumuzdan yetki almış kurum ve kuruluşlara bedeli mukabilinde ölçüm yaptırılabilir …” açıklamasından sonra aşağıya eklenen güncel baz istasyonu ölçüm değerlerinin tablo yoluyla şikayetçiye ulaştırıldığı anlaşılmıştır .
17. Başvuran, söz konusu baz istasyonunun bireylerin sağlık ve yaşam düzenini bozduğunu ileri sürmekteyse de, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2006 yılında yayınladığı 304 no’lu bültende
“….Çevrede yaygın olarak bulunan baz istasyonlarının varlığı düşünüldüğünde muhtemel kanser vakalarının baz istasyonları civarında kümelenmeleri beklenirdi . Rapor edilen kanser vakalarının farklı kanser türlerinin bir araya gelmesinden oluşuyor olması ve ortak bir özelliklerinin bulunmayışı ortak bir nedenden kaynaklanmaları ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır… Bu çalışmalar vericilerden kaynaklanan RF’ye maruz kalınmanı kanser riskini artırdığına dair bulgular sunmamışlardır . Benzer şekilde, baz istasyonları ve kablosuz ağların ürettiklerinden daha yüksek seviyelerdeki RF ‘ye maruz bırakılan, uzun süreli kobay çalışmalarından da kanser riskini artırdığına dair bir bulguya henüz ulaşılmamıştır… Çok düşük maruz kalma seviyeleri düşünüldüğünde ve günümüze dek yapılan araştırmalardan toplanan verilere göre baz istasyonları ve kablosuz ağlardan kaynaklanan düşük RF’lerin sağlığa ters etkileri bulunduğuna dair tatmin edici bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır .” ifadelerine yer verilmek suretiyle, baz istasyonlarının sağlığa olumsuz herhangi bir etkisinin bulunduğuna dair bir verinin bulunmadığı belirtilmiştir .
18. Anayasa Mahkemesinin 24/ 03/ 2013 karar tarihli ve 2013/ 6587 başvuru numaralı kararında da, baz istasyonlarının sağlık üzerinde etkisine değinilmiş olup, söz konusu kararda; “Çevresel meseleler bağlamında, elektromanyetik kirlilik ve bunun sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin iddiaların AİHM içtihadına da yansıdığı, kararlarda sağlık üzerindeki olası etkileri bilimsel araştırmalarla kesinlik kazanmayan radyoaktif kirlilikle ilgili çevresel meselelerde devletin geniş
7 / 13bir takdir hakkı olduğu vurgulanarak özellikle bilimsel verilerle kesinlik kazandırılmamış olan söz
konusu değerlendirmeler bağlamında, Mahkemenin kendi takdirini kamusal makamların değerlendirmeleri yerine ikame etmenin mümkün olmadığının kabul edildiği görülmektedir . …
Söz konusu tespitler, baz istasyonlarından yayılan radyoaktif kirliliğin zararlı etkileri noktasında bilimsel bir tartışmanın sürdüğünü ortaya koymakla birlikte kanuni limitler dahilinde olan salınımların zararlı etkilerine ilişkin kesin bir bilimsel verinin de mevcut olmadığına işaret etmektedir .” açıklaması yapılmıştır .
19. Yukarıda yer verilen idarelerin açıklamaları, raporlar ve yargı kararı birlikte değerlendirildiğinde, baz istasyonlarının sağlık problemlerine neden olduğuna dair kesin bir bulgunun mevcut bulunmadığı ifade edilebilecektir .
20. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 25/ 06/ 2013 tarihli ve E . 2013/ 6570, K. 2013/ 9794 sayılı kararında; “….Bu nedenle baz istasyonlarının uzun vadede sağlığa zarar verebileceği, baz istasyonlarından psikolojik olarak etkilenildiği vs . şeklindeki kanıtlanması mümkün olmayan soyut iddialarla açılan davaların dinlenmesi mümkün değildir… Hükme esas alınan 04.04.2012 günlü psikolog bilirkişinin raporunda davacının baz istasyonundan olumsuz yönde etkilendiği belirtilmiştir . Psikolojik etkilenme soyut bir kavram olup, bireylerin durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir . Bu nedenle, baz istasyonunun kararın gerekçesinde belirtilen soyut değerlendirmeler dışında davacının sağlığına zarar verdiği bilimsel delillerle de kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir .” şeklinde konuya ilişkin açıklama yapılmıştır .
21. İzmir 1. İdare Mahkemesi’nde açılan 02.02.2006 tarihli ve E.2004/ 1076, K .2006/ 120 sayılı kararda; “..bu durumda toplumun iletişim gereksiniminin karşılanması amacıyla kurulan baz istasyonlarının, ülkemizde belirlenen elektromanyetik alan sınır değerlerine ve yer seçimi ile kurulması ve işletiminde belirlenen ilke ve kurallara uygun olarak verilmiş güvenlik sertifikasına uygun olarak kurulduğu ve işletildiği görülmekle, davacıların anılan istasyonların kaldırılması isteminin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde yasal ve hukuksal aykırılık bulunmamaktadır . Açıklanan nedenlerle …davanın reddine ..” şeklinde hüküm kurulmuştur . Bu karar, Danıştay 13. Dairesi’nin 15.01.2007 tarih E .2006/ 3901, K.2007/ 148 sayılı kararıyla onanmıştır .
22. Yukarıda yer verilen mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere, zararın tazminine yönelik bir talebin varlığında, zararın varlığının hak iddia eden tarafından ispatlanmasının yanında, zarar ve zarara neden olan husus arasındaki neden sonuç bağlantısının ortaya konabilmesi gerekmektedir .
23. Dünya Sağlık Örgütünün bahsedilen raporunun, Sağlık Bakanlığı tarafından Kurumumuza ulaştırılan cevabi yazının ve yer verilen mahkeme kararlarının incelenmesinden, başvuranın şahsının ve ailesinin geçirmiş/geçirmekte olduğu rahatsızlıkların baz istasyonlarından kaynaklandığına ilişkin olarak kesin bir verinin mevcut bulunmamasının yanı sıra, İdarece gönderilen belgelerde mevcut bulunan baz istasyonunun limit değerlerin altında çalıştığına yönelik verinin aksine bir husus da başvuran tarafından Kurumumuza ulaştırılmamıştır . Bu itibarla, nedeni baz istasyonundan kaynaklandığı ispatlanmış bir zararın mevcut bulunmayışı, keza BTK tarafından yapılan tespitlerde de söz konusu baz istasyonunun ilgili Yönetmelikte belirtilen limit değerlerin altında faaliyet
8 / 13gösterdiği hususunun tespit edilmesi nedenleriyle, başvuranın maddi ve manevi tazminat
talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir .
24. İlaveten, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde; 16/ 05/ 2009 tarihli ve 27230 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik
Haberleşme Cihazlarına Güvenlik Sertifikası Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik çerçevesinde, elektromanyetik alan oluşturan sabit elektronik haberleşme cihazlarına ilişkin olarak BTK tarafından uluslararası kuruluşların belirlediği değerin altında elektrik alan ve manyetik alan şiddeti limit değerinin belirlendiği, söz konusu baz istasyonu için BTK’dan güvenlik sertifikası alındığı, yapılan inceleme ve ölçümler sonucunda baz istasyonunun yaydığı elektromanyetik alan seviyeleri açısından yürürlükteki mevzuat düzenlemelerdeki sınırı aşmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu baz istasyonunun yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde işletildiği tespit edilmiştir .
25. Ayrıca, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 16/ 02/ 2012 tarih ve 2012/HGM- 01 sayılı Genelgesi ile 19/ 10/ 2016 tarih ve sayılı yazısı dikkate alındığında; ülkemizin içinde bulunduğu Olağanüstü Hal (OHAL) süresince daha fazla ihtiyaç duyulan mobil haberleşme sistem ve tesislerine müdahalede gerekli hassasiyetlerin gösterilmesi ve haberleşme hürriyetine engel olunmaması gerekliliği karşısında, yürürlükteki mevzuata uygun işletildiği görülen baz istasyonunun kaldırılması talebinde hukuka uyarlık bulunamamıştır .
26. Bununla birlikte 1 numaralı paragrafta da yer verildiği üzere, başvuran tarafından dosyaya konu edilen taleplerden birinin, konu hakkında mevzuat değişikliği yapılmasıdır . Baz istasyonlarının kuruluş ve işleyiş esaslarına yönelik düzenlemelere ilişkin olarak yapılan incelemede, 02/ 11/ 1985 tarihli ve 18916 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan mülga Planlı Alanlar Tip İmar
Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; özel mülkiyette bulunan baz istasyonları için maddede belirtilen şartların (ruhsat, yer seçim belgesi vb.) sağlanması gerektiğine yer verildiği görülmüş, 01/ 10/ 2017 tarihli Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62’inci maddesinde ise baz istasyonlarının imar mevzuatı yönünden tabi olduğu yeni düzenlemelere yer verildiği anlaşılmıştır .
27. Bahse konu maddede, özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve
Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, kat maliklerinin üçte ikisi ve gerekmesi halinde uygulamadan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölüm maliklerinin muvafakati alınmak, statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek kaydıyla Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak; ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabileceği hüküm altına alınmıştır . Yine söz konusu maddenin 4’üncü fıkrasında, elektronik haberleşme istasyonlarının kurulabilmesi için; elektronik haberleşme hizmetinin gerekleri dikkate alınarak yer seçim belgesinin düzenlenmiş olması, yatayda ve düşeyde gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması, koruyucu tedbirler alınması ve tasarımının kent ve yapı estetiği ile uyumlu olması gerektiğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir .
28. Bununla birlikte, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 01/ 10/ 2017 tarihinden önce kurulan baz istasyonlarının mevzuata uygunluğunun kontrolünde hangi Yönetmeliğin dikkate alınması gerektiğine yönelik olarak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı görülmüş, yeni tarihli Yönetmelik şatlarının aranması halinde de uygulamada bazı sorunların veya uyuşmazlıkların yaşanacağı, bu sorunların belediyeler ile iletişim şirketlerini dava,
9 / 13yetki vb. konularda karşı karşıya getirebileceği, bu durumun da iletişim hizmetlerinde kesinti
yaşanmasına sebebiyet verebileceği değerlendirilmiştir . Örneğin yeni Yönetmelik hükümlerindeki şartları taşımayan baz istasyonları mühürlenirse iletişim hizmetleri kesilecek midir? Söz konusu şartların sağlanması için bir aylık süre yeterli olacak mıdır? Bir aylık süre içerisinde baz istasyonlarının ilgili maddede öngörülen bu şartlardan bir kısmını veya hiçbirini sağlamaması (statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendisinden rapor alınamaması veya bu sürecin uzaması, yer seçim belgesi ücretinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenmemesi nedeniyle iletişim şirketleri ile belediyeler arasında uyuşmazlık bulunması nedeniyle bazı istasyonların yer seçim belgesi olmaması) durumlarında istasyonlarla ilgili nasıl bir işlem yapılacaktır?
29. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşü doğrultusunda hareket edilmesi halinde ortaya çıkabilecek tüm bu soru veya sorunlar ile ortaya çıkabilecek diğer başkaca soru ve sorunların tespit edilerek konuya bir çözüm getirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir . Bu kapsamda; Planlı Alanlar
İmar Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan 01/ 10/ 2017 tarihinden önce kurulan ve ilgili tarihte ruhsat vb. diğer şartları taşımayan baz istasyonlarıyla ilgili olarak, yürürlükteki Yönetmelikte açık bir hüküm olmadığı hususu ve bir önceki paragrafta belirtilen soru veya sorunların ortaya çıkma ihtimali dikkate alınarak; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu konulara ilişkin olarak bir düzenleme yapılması (yönetmelik genelge vb.) gerektiği değerlendirilmektedir .
30. Diğer taraftan, 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında konuya ilişkin ücret tarifelerini belirleme yetkisi Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmakla birlikte, bu güne kadar bahsi geçen Genel Müdürlük tarafından konuya ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmıştır . Kurumumuz, 2017/ 2285 no.lu şikâyet başvurusuyla ilgili olarak verdiği 25/ 08/ 2017 tarihli Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararında , “Yer seçim belgesi ücretlerinin makul sürede belirlenmesi” hususunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına (Haberleşme Genel Müdürlüğüne) Tavsiye’de bulunulmasına karar vermiştir . Her ne kadar ilgili
İdare tarafından Kurumumuza gönderilen 12/ 09/ 2017 tarih ve sayılı yazıda; konuya ilişkin
Yönetmelik taslağı hazırlandığı ve Yönetmeliğin kurum ve kuruluşların görüşüne açıldığı, gelen görüşler değerlendirildikten ve Sayıştay’ın görüşü de alındıktan sonra, söz konusu Yönetmeliğin yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmesinin planlandığı belirtilmişse de bu güne kadar konuyla ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmıştır . Bu nedenle, Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından yer seçim belgesi ücretlerinin belirlenmesine yönelik yapılan Yönetmelik çalışmalarının hızlandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır .
31. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler neticesinde; 31.1. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ancak söz konusu
Yönetmelik hükümlerinden önceki ve sonraki şartları taşımayan baz istasyonlarının, imar mevzuatı yönünden 01/ 10/ 2017 tarihinden önce yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar
Yönetmeliği hükümlerinde yer alan şartları mı sağlaması gerektiği yoksa 01/ 10/ 2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerinde yer alan şartları mı sağlaması gerektiğine ilişkin mevzuatta açık bir hüküm olmaması karşısında bu konuya açıklık getirilmesi için düzenleme yapılması ( yönetmelik genelge vb.), 31.2. Yer seçim belgesi ücretinin Haberleşme Genel Müdürlüğünce belirlenmemesi nedeniyle,
10 / 13Haberleşme Genel Müdürlüğünün yer seçim belgesi ücreti belirleninceye kadarki süreç
içerisinde ya da bu ücretler belirlense dahi yer seçim belgesinin alınmasına kadar geçen süreç içerisinde yer seçim belgesi şartını yerine getirmeyen baz istasyonlarıyla ilgili olarak imar mevzuatı yönünden yapılması gereken işlemlere ilişkin olarak düzenleme yapılması, ayrıca yapılacak düzenlemede imar mevzuataı açısından hangi şartları taşıyan baz istasyonlarına yer seçim belgesi verileceği, yer seçim belgesi verilebilmesi için Yönetmeliğin 62’nci maddesinde öngörülen tüm şartların sağlanmasının gerekip gerekmediği, yer seçim belgesi için gerekli belgelerin ne olduğu konularının da açıklığa kavuşturulması, 31.3. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından baz istasyonları hakkında konuya ilişkin düzenleme yapılırken, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 16/ 02/ 2012 tarih ve 2012/ sayılı Genelgesi ile 19/ 10/ 2016 tarih ve sayılı yazısında belirtilen hususların (ülkemizin içinde bulunduğu Olağanüstü Hal durumu ve haberleşme hürriyetine engel olunmaması)
dikkate alınması, 31.4. Bununla birlikte, baz istasyonlarına imar mevzuatının uygulanmasında ortaya çıkan ve yukarıda tespit edilen sorunlar ile imar mevzuatından kaynaklanan diğer sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin belirlenmesi için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığının koordinatörlüğünde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, BTK, Türkiye Belediyeler
Birliği, bazı Büyükşehir Belediyeleri veya Belediyeler ve iletişim şirketleriyle toplantı yapılması ve bu toplantı sonucu tespit edilen hususların ve çözüm önerilerinin karara bağlanması, gerektiği değerlendirilmiştir .
32. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 32.1. Başvuranın söz konusu ettiği olay ve rahatsızlıkların baz istasyonundan kaynaklandığını gösterir bir tespitin yapılamaması, baz istasyonunun güvenlik sertifikasının bulunması ve ilgili
Yönetmelikte belirlenen limit değerlerin altındaki elektrik alan şiddet değeriyle faaliyetini sürdürmesi, zarar ve baz istasyonu arasında kanıtlanmış bir nedensellik bağının bulunmaması nedenleriyle; başvuranın baz istasyonun kaldırılması, özel hastanede tedavisinin yaptırılması ile diğer maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, 32.2. İmar mevzuatından kaynaklanan sorunlar ile konuyla ilgili diğer sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin belirlenmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, BTK, Türkiye Belediyeler Birliği, bazı Büyükşehir Belediyeleri veya Belediyeler ve iletişim şirketleriyle toplantı yapılmasına ve bu toplantı sonucu tespit edilen hususların ve çözüm önerilerinin karara bağlanmasına yönelik gerekli koordinasyon iş ve işlemlerinin Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılması gerektiği, 32.3. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının koordinatörlüğünde yapılan toplantı sonucu alınan kararların dikkate alınması suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, baz istasyonlarının imar mevzuatına uygunluğunun sağlanması aşamasında uygulamada yaşanan sorunları giderecek, konuyla ilgili hususları açıklığa kavuşturacak ve ilgili idarelerin veya şirketin yapması gereken iş ve işlemleri ortaya koyacak açık ve ayrıntılı bir düzenlemenin (yönetmelik genelge vb.) yapılması gerektiği,
11 / 1332.4. Yer seçim belgesi ücretlerinin makul sürede belirlenmesine yönelik olarak
Kurumumuzun 25/ 08/ 2017 tarihli Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının bulunduğu dikkate alınarak , Haberleşme Genel Müdürlüğünün yer seçim belgesi ücretlerinin belirlenmesine ilişkin yönetmelik çalışmalarını hızlandırması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 33. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Şikayetçinin dilekçesine BTK tarafından verilen cevaba karşı şikayetçinin hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir . Adı geçen İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, BTK’nın işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın, bahsi geçen yerdeki baz istasyonunun kaldırılması, tedavisinin yaptırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, İmar mevzuatı hükümlerinin baz istasyonlarına uygulamasında ortaya çıkan sorunlar ile imar mevzuatından kaynaklanan diğer sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin belirlenmesi için ilgili paydaşlarla toplantı yapılmasına ve bu toplantı sonucu tespit edilen hususların ve çözüm önerilerinin karara bağlanmasına yönelik gerekli koordinasyon iş ve işlemlerini yapması hususunda ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK ve
HABERLEŞME BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı koordinasyonluğunda yapılacak olan toplantı sonucu alınan kararlar ile 33 no.lu paragrafta yer alan Kurumumuzun tespit ve değerlendirmeleri de dikkate alınarak; konuya ilişkin gerekli düzenlemeleri (yönetmelik genelge vb.) yapması hususunda ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Yer seçim belgesi ücretlerinin belirlenmesine ilişkin yönetmelik çalışmalarının hızlandırılması için kararımızın bir örneğinin ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME
BAKANLIĞINA (Haberleşme Genel Müdürlüğüne) GÖNDERİLMESİNE,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca , ilgili
İdarelerce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
12 / 13Kararın, BAŞVURANA, ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK ve HABERLEŞME BAKANLIĞINA,
ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA, BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ve İLETİŞİM
KURUMUNA ve bilgisi için ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi