|
ÖZET: Belediye meclis üyelerinin sözleşmeli personel olarak görev alması mümkün değildir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmeye göre, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 28. maddesi, belediye başkanları ve meclis üyelerinin görev süreleri boyunca ve görevlerinin sona ermesinden sonra belirli bir süre boyunca belediye ve bağlı kuruluşlarla taahhütlerde bulunmalarını yasaklamaktadır. Bu durum, meclis üyelerinin aynı zamanda sözleşmeli avukat gibi bir pozisyonda çalışmasının, meclis çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği endişesini doğurmaktadır.
Danıştay’ın kararları da bu görüşü desteklemektedir. Meclis üyelerinin, hem iş akdinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri hem de meclis toplantılarına katılmaları gerektiği belirtilmiştir. Bu iki görevin bir arada yürütülmesi, meclisin işleyişini aksatabileceği ve verimliliği düşürebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, kamu kurumlarında çalışan daimi işçilerin, meclis üyeliği statüleriyle çatıştığı ve bu nedenle aynı tüzel kişilikte karar alma süreçlerine katılmalarının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, belediye meclis üyeleri, görev süreleri boyunca seçildikleri belediyelerde işçi veya sözleşmeli personel olarak istihdam edilemeyeceklerdir. Bu durum, meclislerin etkinliğini korumak amacıyla alınmış bir karardır. |
NOT: Belediye meclis üyelerinin sözleşmeli personel olarak görev yapamayacağı hakkında
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-9338232 03/07/2024
Konu: Görüş (Belediye Meclis Üyelerinin Sözleşmeli
Personel Olarak Görev Yapamayacağı)
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: tarihli ve sayılı yazı.
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimler neticesinde belediye meclis üyesi olarak seçilen birinin aynı zamanda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli avukat olarak istihdam edildiğinden bahisle yapılacak işleme ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanununun 28 inci maddesinde “Belediye başkanı görevi süresince ve görevinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle, meclis üyeleri ise görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle, belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz.” hükmü yer almaktadır.
Danıştay Birinci Dairesinin E:2008/1444, K:2009/334 sayılı Kararında “belediye ve il genel meclisinin belirli toplantı süreleri olduğu, meclis üyelerinin aynı zamanda encümenlerde ve ihtisas komisyonlarında görev aldıkları, bu oluşumların da belirli zamanlarda toplandıkları göz önünde alındığında, daimi işçinin meclis üyesi olması halinde, hem iş akdinden doğan yükümlülüklerini, hem de meclis çalışmalarına katılma yükümlülüğünü aksatabileceği, yoğun çalışma gerektiren meclis üyeliği görevini aksatmasının meclisin işleyişini olumsuz etkileyebileceği, kaldı ki, meclis çalışmalarının hızlı ve verimli yürütülebilmesi için meclis üyelerinin toplantılara katılımları konusunda Kanunun öngördüğü kurallar dikkate alındığında, meclislerin daimi işçileri ilgilendiren kadroların ihdası, iptali ve değiştirilmesi, performans ölçütlerinin belirlenmesi ve denetim gibi hususları görüşeceği toplantılara işçi olan meclis üyesinin katılamayacağı, bu durumun da meclisin çalışma düzenine zarar verebileceği de kaçınılmazdır.” ifadesine yer verilerek belediye meclis üyeliği görevi ile aynı tüzel kişilikte işçi kadrosunda görev yapmanın bağdaşmayacağı belirtilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.3.2014 tarihli ve E: 2012/1574, K: 2014/1051 sayılı Kararında da, kamu kurumlarında çalışan daimi işçilerin, işçi olmalarından kaynaklanan statüleri ile aynı tüzel kişilikteki meclis üyeliği statüleri birbirleriyle çatışmakta, dolayısıyla meclis üyesi sıfat ve yetkilerini kullanarak aynı tüzel kişilikte karar alma, denetim ve yaptırım süreçlerine katılmalarının mümkün olmadığına hükmedilmiştir.
Bu itibarla, belediye meclis üyelerinin bu görevde bulundukları sürece seçildikleri belediyelerde işçi ve sözleşmeli personel olarak istihdam edilmelerinin mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü