| ÖZET: Bu Sayıştay kararında, belediyede çalışan memurlara ayda 9 yerine 17 adet otobüs kartı verilmesi nedeniyle oluşan kamu zararı iddiaları incelenmiştir. İlgili meclis kararı, 2009 yılında alınmış olup, memurların ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla verilmiştir. Tazmin hükmü, memurlara fazla kart verilmesi gerekçesiyle verilmişse de, Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı olmadığını ve kamu zararı oluşturmadığını belirtmiştir. Ayrıca, harcama yetkilileri ve muhasebe yetkililerinin sorumluluğu üzerinde durulmuş, meclis üyelerinin sorumlu tutulmasının hukuken ve vicdanen doğru olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu karar, kamu kurumlarının personel ihtiyaçları ve harcama süreçlerinin düzenlenmesi açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2012 |
| Dairesi | 6 |
| Karar No | 40870 |
| İlam No | 42758 |
| Tutanak Tarihi | 22.2.2017 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
KONU: Belediyede çalışan tüm memurlara makul sınırın üstünde otobüs kartı verilmesi.
409 sayılı Ek İlamın 5. maddesiyle; … Belediyesinde görevli tüm memurlara, her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 9 adet otobüs kartı verilmesi yerine her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 17 adet otobüs kartı verilmesi sonucu oluşan … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle;
Sayıştay 6. Daire kararında … tarihli … kararından bahsedildiğini, bu kararın şehir içi yolcu taşıma ücretlerinin belirlendiği bir karar olduğunu, anlaşma yaptığı kurumlardaki personel için asgari 90 kontör kart bedelinin belirlenen tarife üzerinden işlem görülmesinin belirtildiği burada … kurumunun taşıma protokolleri yaptığı diğer kurumlara 90 kontör kart bedelinin altında bedel almaması yönünde karar olduğunun çok açık bir şekilde görüldüğünü, …’nin başka bir kurumun iş ve işlemleri ile bütçe harcamalarını o kurumun yerine kendini koyarak yapamayacağı gibi böyle bir karar alma yetki ve görevinin de bulunmadığını, kaldı ki burada kendi kurumunu korumaya yönelik bir karar alındığı görülmekle birlikte aşağıda açıklandığı üzere herhangi bir merkezi kamu kurumu ile hizmet yerleri … bölgesinin her bir yerine dağılmış bulunan ve çalışan personelin günde birden fazla geliş ve gidişlerinin olduğu gözetilerek değerlendirme yapıldığını, personelin … gelip akşam … evlerine gitmediğini,
…’nin kuruluş ve görevleri gereği bu konudaki kararının bağlayıcılığının olmayacağını, tavsiye kararı alabileceğini ve kamu zararı olmadığı için tazmin kararı verilemeyeceği yönündeki iddiaları saklı kalmak kaydıyla; eğer bu karar dayanak alınarak memurlara 90 kontör üzerinde kontör verilmesi kamu zararına neden olunmuştur deniliyor ise meclis üyesi olarak 2009 yılında alınan meclis kararının 2011 yılında … kararına rağmen uygulanmış olmasının sorumlusu olması gereken harcama yetkilileri ve muhasebe yetkililerinin tazmin hükmü dışında bırakıldığını, ancak meclis üyesi 2009 yılında aldığı karar neticesinde sanki 2011 yılında alınan karardan sonra ödemeleri kendileri yapmış gibi sorumlu tutulduğunu, 2009 yılında meclis kararı alındığında böyle bir karar olmadığına göre bu kararı 2011 yılından sonra uygulayanların sorumlu tutulmayıp 2 yıl önce karar alanların sorumlu tutulmasının açık bir çelişki olduğunu,
Taleplerinin tazmin hükmünün kaldırılması yönünde olmasına rağmen bu karar bu yönü ile bozularak Dairesine gönderilmesi gerektiğini, Kararın bozulmasını da talep ettiğini,
Sayıştay Kanununun 35. maddesinde “Denetimin Genel Esasları”nın düzenlendiğini, 35. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi göz önüne alınarak, Sayıştay denetim raporunda ve bu denetim raporu esas alınarak verilen kararda usulüne uygun olarak alınan karar ile iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğu belirtilmesine rağmen memur çalışana fazla miktarda otobüs biniş kartı verilmesi yönünde verilen kararın, Sayıştayın idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapması olduğunu, bu nedenle yasaya aykırı tazmin kararının kaldırılması gerektiği kanaatinde olduklarını,
Kamu zararı olduğu iddiası ile ilişkilendirilen … sayılı Belediye Meclis kararının 5393 sayılı Belediye Kanununun 23. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 14. maddesine göre mülki idare amirine gönderildiğini, mülki idare amirine gönderilmeyen kararların yürürlüğe girmediğini, Yasa gereği mülki idare amirinin hukuka aykırı kararlara karşı dava açacağının belirtildiğini, Hukuka uygun olan karar aleyhine mülki idare amiri tarafından dava açılmadığını, bu nedenle hukuka uygun olan ve kesinleşen meclis kararının kamu zararına neden olduğu iddiası ile verilen tazmin kararının kaldırılması gerektiği kanaatinde olduklarını,
5018 Sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan düzenlemeye göre kamu zararından bahsedilemeyeceğini, kamu zararından bahsedilmesinin en önemli koşulunun mevzuata aykırılığın bulunması olduğunu; mevzuata aykırı davranmada kamu görevlisinin, kasıt, kusur veya ihmalinin bulunması ve ayrıca kasıt, kusur veya ihmal ile mevzuata aykırı işlem yapılmasının sonucu kamu kaynağında eksilmenin olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini,
İlamda, memurlara toplu taşım kartı verilmesinin hangi mevzuata aykırı olduğunun belirtilmediğini, aksine, Taşıt Kanununun 7. maddesi ve Kamu Kurumları Personel Servis Yönetmeliğinin 5. maddesine göre memurların toplu taşım araçlarından faydalandırılmasının yasal zorunluluk olduğunun açıkça yer aldığını, memura verilen kart sayısında fazlalık olduğu gerekçesi ile kamu zararının oluştuğunun belirtildiğini,
Belediye memurlarına otobüs kartı verilmesi işleminin mevzuatta yer alan bir işlem olduğunu ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, otobüs biniş kartlarının adet olarak sayısını belirleyen bir düzenleme bulunmadığını,
… Belediyesinin, büyükşehir belediyesi kurulması için asgari sayı olan 750.000 kişinin çok üzerinde bir nüfusa (gündüz 3.000.000 kişi) hizmet verdiğini, yüzölçümü itibarıyla çoğu ilden büyük olduğunu ve her mahallede hizmet birimlerinin bulunduğunu, İlamda belirtildiği üzere personelin sabah işe gelip akşama kadar aynı binada çalışıp akşam aynı adresten evine dönmediğini; gün içerisinde belediyenin … ilçesine yayılmış hizmet birimlerine çok sayıda gidiş ve gelişler olduğunu, bu çalışma sisteminde 22 gün işe gelindiği esas alınarak 90 kontör yeterlidir denilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığı gibi adet sınırı konulmasının Sayıştay Kanununun 35/2-b bendi ile Belediye Kanununun 38. maddesinde yer alan düzenlemenin a ve b, h, m ve p bentlerine de aykırı olduğunu,
Belediye başkanının belde halkı hizmetlerinin yerinde ve daha hızlı yapılması için mevzuatta yer alan düzenleme ile memurlara otobüs kullanmaları için gerekli olan 17 adet kartın …’dan alınarak verilmesi işlemini meclise sevk ettiğini ve bütçesinde bu harcama ile ilgili ödeneğin yer aldığını,
Ayrıca, Belediye Kanununun 60. maddesinin p fıkrasına göre “kanunla verilen görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” belediye giderleri arasında sayıldığını, kontör adedinin kime ve neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, İlamın muhalefet şerhinde de bu sayı sınırlaması konusunda bir mutabakata da varılmadığının, farklı adetler yönünden kararlar verildiğinin görüldüğünü, İlam kararında yer alan “personelin birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir” yönündeki tespitin hangi kriter ve araştırmalara göre yapıldığının anlaşılamadığını,
Kamu kurumunun görev ve sorumlulukları incelenerek bir değerlendirme yapılmasının daha objektif olacağını, 40.000 ha büyüklüğe erişmiş bulunan … ilçesinde …, …, …, …, …, 11 …, 96 …, 80 bin civarında işyeri, otellerin büyük bölümü, eğlence yerleri ile kentin merkezi bulunduğunu, …da ikametgâhı bulunan nüfusun 923 bini aştığının bilindiğini, yukarıda bahsedilen özelliklerinden dolayı gündüz nüfusunun da 3 milyona ulaştığının tahmin edildiğini, Merkez ilçe olması ve nüfus yoğunluğunun yüksek seyretmesinden dolaylı … Belediyesi hizmetlerinin tüm …yı ilgilendirdiğini, dolayısıyla … İlçesinin, diğer belediyelerle karşılaştırıldığında gerek kentsel yatırım, gerekse denetim ve hizmet sorumlulukları bakımından yükü oldukça ağır bir belediye olduğunu, Belediye Yasasında yapılan son değişikliklerle, ilçe sınırlarının genişlemesi ve Belediyeye bağlanan …, …, …, …, …, … ve … adlı köylerin mahalle haline gelmesi, ayrıca 06.12.2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair 6360 sayılı Kanunun İlçe Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi başlıklı 2. maddesinin 41. fıkrası ile … ilinde, … ilçesine bağlı … ve … mahallelerinin çevre yolu içinde kalan kısmı ile …, …, …, …, … ve … mahallelerinin, … ilçe sınırlarına dâhil edilerek, … Belediyesine katıldığını, Belediyenin tüm bu hizmetleri farklı yerleşkelerde yerine getirdiğini, örneğin Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Etüt Proje Müdürlüğü … … yerleşkesinde, Zabıta Müdürlüğünün … yerleşkesinde, diğer müdürlüklerin ise … ve … binalarında bulunduğunu ayrıca sınırları içerisinde değişik semtlerde 8 Kreş, 20 … (… Merkezi), Mali Hizmetler Müdürlüğüne bağlı 7 vergi tahsilat bürosu, … (… Sanat Merkezi), spor salonları ve gençlik merkezleri ve … Evlerinin bulunduğunu ve personele dağıtılan … kartının, personel tarafından sadece işe geliş ve gidişinde değil, mesai saatleri içerisinde araç temininde sıkıntı olması halinde görev alanlarına gidip gelişlerinde kullanıldığını,
Bahse konu kart bedellerinin memurlara nakit olarak ödenmediğini, bir kamu kurumu olan …’ya bedelleri ödenerek memurlara kart verildiğini, burada kamu zararı oluşmuştur denilmesinin Temyiz Kurulu’nun 22.04.2008 tarih ve 30104 Tutanak No ve 26.02.2008 tarih 29971 nolu kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, Temyiz Kurulunun bu kararlarında özelikle kart bedellerinin kamu kurumu olan …’ya ödenmesini ve memurlara nakit ödeme yapılmamasını kamu zararı olarak değerlendirmediğini,
Temyiz Kurulu kararlarında “personele nakdi herhangi bir ödeme yapılmayıp ödemenin hizmet alımı şeklinde bir kamu kuruluşu olan …’ya yapılması, ödenen otobüs bilet bedelinin ödenecek personel servis taşıma bedelinden daha az olması, ayrıca bu uygulamada hazine ve kurum zararının bulunmamasını” gerekçe yaparak verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırmasına karar verildiğini, Kurum personelinin sadece işe gelip gitme değil mesai saatleri sırasında iş ile ilgili kullanım karşısında ortada kamu zararı değil aksine işe servisle gelip gitme ile İdarenin işi için araç kullanımının … otobüsleriyle sağlanması karşısında kamu yararı bulunduğunu,
Memur personelin işe geliş ve gidişleri ve günlük görevleriyle ilgili belediye işlerinde kullanılmak üzere …’da tüm ilçe belediyelerinin yaptığı gibi …’ya bedeli ödenerek otobüs kartı alındığını ve personele kart olarak verildiğini, tüm iş ve işlemlerde usul ve yasalara uygun şekilde hareket edildiğini, memur personele nakit olarak hiçbir bedel ödenmediğini, Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere bir kamu kurumu olan …’ya kart bedelleri ödendiğini, bir kamu kurumundan diğer bir kamu kurumuna ödeme yapıldığını, bu durumda kamu zararı oluştuğunu iddia etmenin temyiz kurulu kararı ile de bağdaşmadığını,
Yaklaşık 1000 memur bulunduğunu, bu memurların sadece işe geliş ve gidişlerini sağlamak üzere servis kiralanması yoluna gidilse en az 40 kişilik 25 otobüsün servis kiralamasının yapılması gerekeceğini, TESK Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun Servis aracı fiyat tarifesine göre 36 ve üzeri otobüs için kalkış ücretinin 243,00 TL, her km için 2,67 TL olduğunu, buna göre 25 otobüsün ilk kalkış ücretinin 6.075,00 TL olup ortalama 15 km için 40,05 TL üzerinden 25 otobüsün 1.001,25 TL olduğunu, günlük toplam 7.076,25 TL % 18 Kdv ile birlikte 8.349,98 TL olduğunu, sadece işe geliş ve gidiş için 22 gün esas alınırsa aylık 183.699,56 TL, yıllık tutarın 2.204.394,72 TL olduğunu, bu tutarın sadece 22 gün sabah ve akşam personelin taşınması miktarı olduğunu, oysa personelin hafta sonu çalışmasının ve gün içerisinde belediyenin …’nın her semtine yayılmış hizmet birimleri arasında gidiş gelişlerinin de bulunduğunu, bu durumda personele toplu taşıt kartı verilmesinin kamu yararına olduğunu,
Ayrıca, Merkez binanın bulunduğu …’a 25’in üzerinde otobüsün girmesine trafik açısından … Genel Müdürlüğü Ulaşım Dairesi Başkanlığı İl Trafik Komisyonu kararını gerekçe göstererek izin vermediğini, istenilse bile servis kiralamanın mümkün olmadığını,
Belediye Meclisinin 11.12.2009 tarih ve … sayılı kararı ilişkilendirilerek meclis üyelerine diğer sorumlu başlığı altında tazmin kararı verildiğini, 31.07.2010 tarihine yürürlüğe giren 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun Geçici 8. maddesinde “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında İdarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” denildiğini,
Yine, 4688 sayılı Kanunun Geçici Madde 14’de “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” Denildiğini,
Buna göre 11.12.2009 tarihinde alınan, memura işe geliş ve gidişleri ile kurum iş ve işlemlerin takibi, denetimi, tahsili vb. çalışmaların yapılması için otobüs kartı verilmesine ilişkin meclis kararının bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarih olması nedeniyle “kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı başlatılanların işlemden kaldırılacağı” düzenlemesine göre bu konunun meclis üyeleri açısından işlemden kaldırılması gerektiğini,
409 sayılı ilamda yukarıda belirtilen savunmaya cevap verilmeyerek gerekçesiz olarak reddedildiğini, bu ret gerekçesinin hukuka uygun olmadığını, ödemelerin meclis üyeleri tarafından yapılmadığını, Meclis kararının 2009 yılına ait olduğunu, bu kararın alındığı yıl bütçe yılında uygulanacağını, diğer yıl ödemeleri (2012 yılı) için 2009 yılı kararının dayanak gösterilmesinin meclis üyelerinin sorumluluğunda olmadığını, Meclis Kararında çok açık bir şekilde “aylık 170 kontör (binişlik) Toplu Taşıma Manyetik Kartı verilmesi ve toplam tutar üzerinden parasal karşılığı yürürlükteki tarifeye göre hesaplanarak 5018-5383 ve 5346 sayılı kanun gereği Manyetik Kart alan müdürlüklerin o yıl içindeki mali yılı bütçesinin ilgili kaleminden karşılanarak … Genel Müdürlüğü’ne ödenebilmesi….” denilerek yıl içindeki bütçe kaleminden ödeneceğinin belirtildiğini,
Dairenin bu kararı ile, 2009 yılında alınan bu kararın halen uygulanabileceği, uygulanmasının sonucu belediye ile ilişkisi sona ermiş meclis üyelerinin sorumlu kabul edileceği, belediye tarafından yeni bir meclis kararı alınmadığı sürece bu sorumluluğun devam edeceği gibi hakka ve hukuka aykırı bir sonuç çıktığını,
5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin sayıldığını, harcamalarla ilgili belediye meclis üyelerinin sorumlu tutulmasında izah edilebilecek bir durumun bulunmadığını, gerek Sayıştay Kanunu ve gerekse Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununda harcama yetkilisinin kim olduğunun ve sorumluların kimler olacağının belirtildiğini, Belediyelerde harcama yetkilileri ve üst yöneticilerin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini,
5018 sayılı Kanunun 31. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denildiğini, bu nedenle Kanunun 31. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken: kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesinin gerektiğini,
Belediye Kanununun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin neler olduğunun sıralandığını, bu maddede görüleceği üzere meclis üyelerinin harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisi olmadığını, harcama yapma görev ve yetkisinin bulunmadığını, Meclis üyelerinin sorguda yer alan harcamaların yapılması sürecinde fiilen bulunmadığını, harcama talimatını meclis üyelerinin değil harcama yetkilisinin verdiğini, Meclis üyelerinin aldığı meclis kararının hangi mevzuata aykırı olduğunun belirtilmediğini, Meclis kararının mevzuata uygun bir karar olduğunu,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 27.10.2015 Tutanak Tarihli Dosya No 2012/39524 sayılı kararında “…yoğun trafik akışının olduğu ve hızla büyüyen ve ikamet tercihlerinin şehir dışına yöneldiği günümüz şehirlerinde idare bünyesinde çalışan personelin bir çoğu şehir merkezine yakın konumunda olan işyerine birden çok ulaşım aracı kullanarak geldiği bu durumunda göz önünde bulundurularak kontör sayısının tespit edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda zikredilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde çalışanlara otobüs kartı yardımında bulunabileceği, bunun kamu zararı oluşturup oluşturmadığının otobüs kartı yerine servis hizmeti şeklinde ihale yapılsa idi maliyetlerin ne tutarda değişeceği mukayese edilerek bulunabileceği, hafta sonu çalışan personele veya hafta içi başka yerlerde görevlendirilenlere daha fazla bilet verilebileceği, yasal mevzuatta açıkça kaç bilet verileceğine ilişkin bir hüküm olmadığı bu konunun idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır” gerekçesi ile tazmin hükmünün bozulmasına karar verildiğini,
Temyiz Kurulunun vermiş olduğu 27.10.2015 tarihli bu karar gerekçesinin savunmalarla örtüştüğünü,
Bir an için Sayıştay Dairesinin memur çalışanlara fazla miktarda otobüs biniş kartı verildiği yönündeki kararı kabul edilse dahi, hukuka ve mevzuata uygun olarak karar alan meclis üyeleri ile harcama yetkilisinin fazla yapıldığı belirtilen ödemeden sorumlu olmasının hukuken ve vicdanen doğru olmadığını, memur personele toplu taşım kartı verilmesinde herhangi bir mevzuata aykırılık olmadığını, bunun Sayıştay Dairesinin kararında da belirtildiğini, ne kadar sayıda verileceği yönünde de herhangi bir düzenleme bulunmadığını, Sayıştay Dairesinin yeni bir durum oluşturarak sayı belirleme yoluna giderek bu sayının üzerinde verilen otobüs biniş kartlarının kamu zararı olduğunu belirttiğini, bu yeni durum karşısında bu otobüs kartlarının verildiği bu kartları kullanan memur personelden belirtilen miktarın üzerindeki kısmın tahsiline karar verilmesi, ahiz tablosunun bu yeni duruma göre hazırlanmasının gerektiğini, aksi durumda otobüs kartlarından faydalanmayan, hukuka uygun işlem yapan 50 kişinin sorumlu tutulması ve onlardan tazmini yoluna gidilmesinin hukuken ve vicdanen doğru olmadığını,
Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı yapılan iş ve işlemlerin uygun olduğunu, kamu zararı bulunmadığının açık olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle;
İlamda kendisinin de isminin yer aldığı bazı üyelerin savunma vermediğinin yazıldığını, oysa söz konusu karara dayanak olan savunma yazısının kendisine 16 Ekim 2015 tarihinde tebliğ edildiğini, 10 Kasım 2015 tarihinde, savunma yazısında yer alan her iki mail adresine (…@sayistay.gov.tr-savunma@sayistay.gov.tr), …@gmail.com mail adresinden savunma dilekçesinin gönderildiğini, dilekçenin basılı bir nüshasının da, evrak kayıt aracılığıyla sunulduğunu, mail ile gönderilen ve evrak kayda verilen savunmanın bir örneğinin ekte sunulduğunu, savunma vermediği şeklindeki saptamanın yerinde olmadığını, savunma vermediği belirtilerek, esasen, savunma hakkının kısıtlandığını ve savunma dilekçesinde yer alan açıklamaların hiç incelenmediğini, öncelikle bu nedenle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Başsavcılığın karşılama yazısında;
“İlamda; … Belediyesince belediyede görevli tüm memurlara en fazla 10 binişlik 9 otobüs kart verilmesi gerekirken, 10 binişlik 17 adet otobüs kartı verilmesi sonucu, fazla verilen kısım için oluşan kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Sorumlu dilekçesinde; belirlenen biniş sayısının hukuki dayanağının olmadığı, doğduğu belirtilen kamu zararının, Sayıştay Kanunu, Belediye Kanunu, 5018 Sayılı Kanun, Taşıt Kanunu İlgili Yönetmelikler, Toplu Sözleşme hükümlerine aykırılığında dolayı tazmin kararlarının kaldırılmasını talep edilmiştir.
237 Sayılı Taşıt Kanunu’nun, Kurumların edinebilecekleri taşıtlar başlıklı 7. maddesinde, Kullanılacak bu taşıtların, muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik olanlarından temin olunması şarttır.’ Hükmü,
Kamu kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğinin Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması başlıklı 5. Maddesinde Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur.
Kamu kurum ve kuruluşları, kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletebilmeleri için, aşağıda belirtilen bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvurarak izin almak zorundadır.
a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma, yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır.’… Hükmü,
bulunmaktadır.
5393 Sayılı Kanunun, Belediye giderleri başlıklı 60 maddesinin (p) bendinde, Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.’ Hükmüne göre, Memurlara 10 binişlik 17 adet otobüs kartı verilmesi hususu … Belediyesinin 11.12.2009 tarihli ve … sayılı Meclis Kararıyla kararlaştırılmıştır.
Emsal Temyiz Kurulu’nun 22.04.2008 tarihli 30104 sayılı kararında, Servis hizmeti yerine personele, otobüs kartı ödenmesinde; hizmetlerin gereği olarak kurum personelinin mesai saatlerinin farklılık arz etmesi, personele nakdi herhangi bir ödeme yapılmayıp ödemenin hizmet alımı şeklinde bir kamu kuruluşu olan …/ya yapılması, ödenen otobüs bilet bedelinin ödenecek personel servis taşıma bedelinden daha az olması, ayrıca bu uygulamada hazine ve kurum zararı bulunmaması nedenleriyle dilekçi iddialarının kabulüne, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına oybirliği ile, karar verilmiştir.
Gerek Temyiz Kurul Kararında, gerekse ilamım muhalefet şerhinde belirtilen Daire Karalarında verilecek otobüs kartı sayılarında farklılıklar bulunmaktadır.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, İlamın konusunu Belediye memurlarına otobüs kartı verilip verilmemesi değil ne kadar verileceği hususudur.
Buna göre, belediyenin görev alanı büyüklüğü, konumu, nüfus yoğunluğu, çalışan memurların ikametgâhı ile hizmet binalarının uzaklığı ve dağınıklığı, burada görülecek hizmetin zamanında ve aksatılmadan yürütülmesi gibi hususların birlikte değerlendirilerek belediye meclislerince belirlenecek miktarda otobüs kartı verilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Ayrıca, 5018 Sayılı Kanunun Kamu Zararı başlıklı 71. maddesi Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.’ Hükmü gereği, yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yapılan harcamanın kamu zararı oluşturduğuna ilişkin illiyet bağı kurulamamıştır.
Bu nedenle savunma yeterli görüldüğünden, daire kararının kaldırılarak sorumlunun beratına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
İlgililer duruşma sırasında; Sayıştay 6. Dairesinin temyiz ettikleri konu ile aynı olan otobüs kartlarına ilişkin başka bir kurum hakkında verdiği 206 sayılı ilamdaki tazmin kararına ilişkin Sayıştay Temyiz Kurulunun 27.10.2015 tarih ve 40972 tutanak numaralı kararı ile bozulması üzerine 6. Dairenin 20.12.2016 tarih ve 406 karar sayılı ek ilamı ile “ilişilecek husus bulunmadığına dair” kararını dilekçe ekinde emsal karar olarak ve yine Sayıştay 6. Daire Başkanlığının 2013 yılı otobüs kartlarına ilişkin vermiş olduğu tazmin kararının kendileri tarafından temyizi üzerine, Temyiz Kurulunun vermiş olduğu 07.06.2016 tarih ve 41993 tutanak nolu bozma kararını dilekçe ekinde sunduklarını belirterek, Temyiz Kurulunun 22.04.2008-27.10.2015-07.06.2016 tarihli emsal kararları ile Temyiz Kurulunun 27.10.2015 tarihli bozma kararı üzerine 6. Dairenin vermiş olduğu 20.12.2016 tarih ve 406 karar sayılı ek ilamları doğrultusunda ve arz edilen nedenlerle; alınan meclis kararının mevzuata uygun olduğu, miktar konusunda bir düzenlemenin bulunmadığı, kamu zararı şartlarının oluşmadığı, meclis kararının vesayet makamına gönderilerek kesinleştiği, idarenin kendi bütçe kaynaklarıyla yine bir kamu kurumuna ödeme yaptığı, görevli ve sorumlu olduğu büyük bir alanda hizmetlerini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu konuda bir karar aldığı gözetilerek Temyiz Kurulundan tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Savcı duruşma sırasında; daire kararının kaldırılarak sorumlunun beraatına hükmedilmesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirmiştir.
Duruşma talebinde bulunan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …ve …ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Sorumluluk itirazlarına ilişkin olarak;
Sorumlular temyiz dilekçelerinde; ödemelerin meclis üyeleri tarafından yapılmadığını, asıl sorumlu olanların harcama yetkilileri ve muhasebe yetkilileri olduğunu, belediyelerde harcama yetkilileri ve üst yöneticilerin sorumlu olduğunu, dolayısıyla kendilerinin sorumlu olmadıklarını belirtmişlerdir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesine göre üst yöneticiler, belediyelerde meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır. Kanunda sayılan bu görevler de bizzat belediye başkanı tarafından değil; oluşturulan birimler ve birim amirleri tarafından yerine getirilmektedir. Zira, 5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde üst yöneticilerin sorumlulukları belirtilmiş ve “Üst yöneticiler bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmiştir. Bu bağlamda, verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kanunun 61. maddesinde muhasebe hizmeti tanımlanmış ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları belirtilmiştir. Buna göre, muhasebe yetkililerinin 11.12.2009 tarih ve … sayılı Belediye Meclisi Kararı ile Belediyede görevli tüm memurlara her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 17 adet otobüs kartı verilmesi üzerine yapılan ödemeden sorumlulukları bulunmamaktadır.
Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin ise söz konusu harcamayı 11.12.2009 tarih ve … sayılı Belediye Meclisi Kararına istinaden yapmış olmaları, ayrıca Belediye Meclisi Kararını uygulamama yetkilerinin bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulmaları mümkün görülmemiştir.
5018 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü gereği, Belediyede görevli tüm memurlara her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 17 adet otobüs kartı verilmesinin Belediye Meclisi kararı ile yapılan bir uygulama olması sebebiyle, 11.12.2009 tarih ve … sayılı Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Meclis Üyelerinin sorumlu tutulması gerektiğinden, sorumluların sorumlulukla ilgili itirazları yerinde görülmemiştir.
Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla temyiz talep eden … temyiz dilekçesinde, Ek İlamda kendisinin savunma vermediğinin yazıldığını, ancak sorgunun kendisine 16.10.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, 10.11.2015 tarihinde de savunmasını gönderdiğini, savunma vermediği şeklindeki saptamanın yerinde olmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını ve savunma dilekçesinde yer alan açıklamaların hiç incelenmediğini, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Rapor ekinde yer alan Tebliğ Alındısı incelendiğinde; Meclis Üyesi …’a sorumlunun iddiasının aksine sorgunun 15.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yargılamaya esas ek rapor ise, 6085 sayılı Kanunun 48. maddesine uygun olarak tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmadan 25.06.2015 tarihinde düzenlenmiş ve ek raporda konu edilen hesap ve işlemler 03.11.2015 tarihinde yargılanmıştır. Ancak, Meclis Üyesi … savunmasını 409 sayılı Ek İlamın hüküm tarihi olan 03.11.2015 tarihinden sonra 10.11.2015 tarihinde göndermiştir. Buna göre, Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) …’ın bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, İlama konu olan harcamaya esas 11.12.2009 tarih ve … sayılı … Belediyesi Belediye Meclisi kararında, İlamda Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla sorumlu tutulan …, …, … ve …’ın imzalarının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu nedenle adı geçen kişilerin sorumluluklarının kaldırılması gerekmektedir.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
… Belediyesi Belediye Meclisinin 11.12.2009 tarih ve … nolu kararında;
Belediye bünyesinde 657 sayılı Kanun uyarınca görev yapan memurlara Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı doğrultusunda işyerlerine gidiş ve gelişlerinde … Genel Müdürlüğü otobüslerinde kullanılmak üzere verilen serbest kart uygulamasına Büyükşehir Belediye Meclisinin 19.06.2000 tarih ve … sayılı kararı ile son verildiği,
Ayrıca … Büyükşehir Belediye Başkanlığı … Genel Müdürlüğü Ulaştırma Planlama Dairesi Başkanlığının 28.07.2004 tarih ve … sayılı servis araçları ile ilgili yazısında, … Belediyesinin merkez teşkilatının bulunduğu konum itibariyle, 237 sayılı Taşıt Kanununun ve bu Kanuna göre çıkartılan Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğinin 5. maddesinin (a) bendi gereğince, İl Trafik Komisyonunun 12.12.1996 gün ve … sayılı kararında, özel servis araçlarının girmemesi belirtilen güzergahta bulunduğunun ve mevcut toplu taşım araçlarından yararlanılacağının belirtildiği,
Bu nedenle, Belediye bünyesinde 657 sayılı Kanun uyarınca görev yapan (zabıta memuru ve makam aracı kullananlar hariç) ve toplu taşım araçlarından ücretsiz faydalanmayan memurlara Belediye Meclisinin 08.05.2009 tarih ve … sayılı kararı ile 150 kontör (binişlik) Toplu Taşıma Manyetik Kartı verilmesinin karara bağlandığı,
Fakat, Kurum memurlarının ikamet etmekte oldukları semtlere göre Toplu Taşıma araçlarına günlük dört (4) kez bindikleri; Kurumun iş ve işlemlerinin takibi, denetimi, tahsili ve benzeri gibi çalışmalar ile memurların ekonomik durumları da göz önünde bulundurularak 150 kontörlük Toplu Taşıma Manyetik Kartının 01.01.2010 tarihinden itibaren 170 kontöre çıkarılmasına ve toplam tutar üzerinden parasal karşılığının yürürlükteki tarifeye göre hesaplanarak 5018-5383 ve 5436 sayılı Kanunlar gereği manyetik kart alan müdürlüklerin o yıl içindeki mali yılı bütçesinin ilgili kaleminden karşılanarak … Genel Müdürlüğüne ödenmesine karar verildiği görülmüştür.
Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin “Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması” başlıklı 5. maddesinde; “Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur.” denilmekte olup, ilgili maddenin (a) bendinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır.” hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu madde hükmü gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Fakat, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Belediye Meclisi tarafından tespit edilmiş olan aylık 170 binişlik kart temininin gerçek ihtiyacın üzerinde olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, İlamın gerekçesi olan … tarih ve 2011/30 sayılı … Genel Kurul Kararında, Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ve Resmi Kurumlarla yapılan taşıma protokolleri gereğince … Serbest Kartlarının aylık 90 binişlik tam manyetik kart bedeli üzerinden işlem görmesi uygun görülmüştür. Ancak, memurların görev yapacakları işgünü sayısının aylık ortalama 22 işgünü olduğu ve kartların genel olarak personelin evden işe günlük gidiş-dönüşleri için kullanıldığı dikkate alındığında, kart kullananların ikamet etmekte oldukları semtlere göre yakın mesafede olanların günlük ortalama iki kontör, uzak mesafede olanların günlük ortalama dört kontör otobüs kartı kullanması söz konusu olacaktır. Buna ek olarak, kart kullanan bazı personel de çalıştıkları birime göre gün içerisinde hizmet birimleri arasında gidip gelmektedirler. Buna göre, her ne kadar … Genel Kurul Kararındaki gibi … Belediyesinin kendi personeline 90 binişlik kart verme zorunluluğu olmamakla birlikte, 170 binişlik otobüs kartı verilmesi uygun bir ölçü olmayıp kart verilen personelin ikametgahları, gün içerisinde birimler arasındaki transferleri, hafta sonu mesaisi için kullanım durumları gibi ihtiyaca ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle miktar konusunda makul sınırlar içinde yeniden tespit yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar değerlendirilerek kamu zararının yeniden tespit edilmesi ve 11.12.2009 tarih ve … nolu Meclis Kararında imzası bulunmayan …, …, … ve …’ın sorumluluklarının kaldırılmasını teminen 409 sayılı Ek İlamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE, Oyçokluğu ile,
(Üyeler … ve …’ın; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin toplu taşıma araçlarından faydalanmalarının sağlanmasının sebebi zamanında iş başında bulunmalarını temin etmektir. Dolayısıyla, kamu kurumlarınca personele yapılacak otobüs kartı yardımı, iş günlerini kapsayacak şekilde verilmelidir.
Memurların görev yapacakları işgünü sayısı 22 gün olarak kabul edildiğinde ve işe geliş-gidiş olmak üzere günde 2 kontör otobüs kartı kullanılması halinde, aylık 44 binişlik kart kullanımı söz konusu olacaktır.
Transfer imkanı ile birlikte aylık 10 (on) binişlik 9 (dokuz) kart makuldür ve yeterlidir. Dolayısıyla, gidiş geliş için birden fazla araç kullanan personel bile en fazla 10 (on) binişlik 9 (dokuz) karta ihtiyaç olduğu açıktır. Üstelik ulaşım kartı verilen personelin tamamının birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir.
Bu nedenle, tazmin hükmü mevzuata uygun olup tasdiki gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünün esas yönünden tasdiki gerekmekle birlikte, sorumluluk açısından çoğunluk kararında belirtildiği üzere ilgili Meclis Kararında imzası bulunmayan kişilerin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir” şeklindeki farklı gerekçesi ile,
Üyeler …, … ve …’ın; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesi mümkündür.
Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Fakat, aylık ortalama 22 işgünü olduğu, kartların genel olarak personelin evden işe günlük gidiş-dönüşleri için kullanıldığı dikkate alındığında, Belediye Meclisi tarafından tespit edilmiş olan aylık 170 binişlik kart temininin gerçek ihtiyacın üzerinde olduğu görülmektedir.
Bu nedenle, personelin zamanında işbaşında bulunmasını ve gün içinde görevleri dolayısıyla hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla temin edilen otobüs kartlarının kaç binişlik verilmesi gerektiğinin, personelin ikametgahları dikkate alınıp fiili duruma göre ihtiyacın yeniden tespitini teminen hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.
Bununla birlikte, dayanak gösterilen Meclis Kararı 2009 yılında alınmış olup; bu kararda söz konusu ödemelerin müteakip yıllarda da yapılacağına ilişkin açık bir ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle, 2013 yılındaki ödemelere ilgili Meclis Kararı dayanak yapılamayacağından tüm meclis üyelerinin sorumluluklarının kaldırılarak diğer görevlilerin sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Bu itibarla, personelin ikametgahları dikkate alınmak suretiyle kamu zararının yeniden tespitini ve Belediye Meclisi üyelerinin sorumluluklarının kaldırılarak diğer görevlilerin sorumluluklarının belirlenmesini teminen hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir” şeklindeki farklı gerekçeleri ile,
Üyeler … ve …’in; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin toplu taşıma araçlarından faydalanmalarının sağlanmasının sebebi zamanında iş başında bulunmalarını temin etmektir. Dolayısıyla, kamu kurumlarınca personele yapılacak otobüs kartı yardımı, iş günlerini kapsayacak şekilde verilmelidir.
Memurların görev yapacakları işgünü sayısı 22 gün olarak kabul edildiğinde ve işe geliş-gidiş olmak üzere günde 2 kontör otobüs kartı kullanılması halinde, aylık 44 binişlik kart kullanımı söz konusu olacaktır.
Transfer imkanı ile birlikte aylık 10 (on) binişlik 9 (dokuz) kart makuldür ve yeterlidir. Dolayısıyla, gidiş geliş için birden fazla araç kullanan personel bile en fazla 10 (on) binişlik 9 (dokuz) karta ihtiyaç olduğu açıktır. Üstelik ulaşım kartı verilen personelin tamamının birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir.
Bu nedenle, tazmin hükmü mevzuata uygun olup tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 32, 33. maddelerinde;
“Harcama yetkisi ve yetkilisi
Madde 31- (Değişik: 22/12/2005-5436/1 md.)
Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahalli idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.
Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 Sayılı Kararında;
“…….
III.3.a)Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
5018 sayılı Kanunda harcama yetkilisi ifadesiyle bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edilmektedir. Bu konumda olan yöneticilerin, 657 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde belirtildiği gibi, amiri oldukları kuruluş ve hizmet biriminde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurları takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumlu tutulacakları da tabiidir.
Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
III.4.a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir. Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir. 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür’ şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.
Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür’ şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.
Yapılan bu açıklamalara göre, asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,
b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine” karar verilmiştir.
Buna göre, 11.12.2009 tarih ve … sayılı … Belediyesi Belediye Meclisi kararı uyarınca yapılan harcamadan Belediye Meclis üyeleri ile birlikte, Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin birlikte sorumlu olmaları gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle, İlam hükmünün esasına ilişkin olarak tazmin hükmünün tasdiki gerekmekle birlikte, sorumluluk açısından çoğunluk kararında belirtildiği üzere ilgili Meclis Kararında imzası bulunmayan kişilerin sorumluluklarının kaldırılması ve Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğa dâhil edilmesini teminen hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki farklı gerekçeleri ile,
Temyiz Kurulu Başkanı ve . Daire Başkanı …, Üyeler …, …, … ve …’ın; “Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin “Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması” başlıklı 5. maddesi gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60. maddesinin (b) bendinde, “Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler”; (p) bendinde ise “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” belediyenin giderleri arasında sayıldığından ve aynı Kanunun 17. maddesinde yer alan “Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır” hükmü gereğince, belediyenin görev alanı, büyüklüğü, konumu, nüfus yoğunluğu, çalışan memurların ikametgahı ile hizmet binalarının uzaklığı ve dağınıklığı, verilen hizmetin zamanında ve aksatılmadan yürütülmesi gibi hususlar birlikte değerlendirilerek, çalışanlara verilecek olan otobüs kartı miktarının Belediye Meclisince takdir edilmesinde de mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve belirtilen hususlar ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesindeki “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü birlikte ele alındığında, yapılan harcamanın mevzuata aykırılığının ileri sürülmesi ve verilen kontör sayısının gereğinden fazla olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabulü ile 409 sayılı Ek İlamın 5. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,
Üye …’nün; “Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin “Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması” başlıklı 5. maddesi gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esastır. Kaldı ki … Belediyesi merkez teşkilatı, bulunduğu konum itibariyle, özel servis araçlarının girmemesi belirtilen güzergahta bulunmakta olduğundan, mevcut toplu taşım araçlarından yararlanılması bir zorunluluktur.
Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5018 ve 6085 sayılı Kanunlar sonrası getirilen yeni sorumluluk anlayışına göre yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için öncelikle kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinin bulunması gerekmektedir. Yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmadığı kabul edildikten sonra verilen kartın kaç binişlik olması gerektiği veya verilen kartın ölçüsüzlüğü gerekçesiyle kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak yargısal bir karar verilmesi uygun değildir. Personele verilecek kartların makuliyetine ilişkin sorunların çözümünü sağlayabilmek için konunun Sayıştayın yargısal niteliği olmayan raporlarıyla genel bir sorun olarak ilgili merciilere bildirilmesi uygun olur. Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
Karar verildiği 22.02.2017 tarih ve 42758 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
Sorular:
1. Belediyenin giderlerini belirleyen mevzuat nedir? Tanım: |