| ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediye memuruna, çocuğunun özel rehabilitasyon eğitimine katılması için yapılan yol masrafı ve yevmiye ödemesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile yapılan değişiklikler sonucunda, bu tür ödemelerin ilgili sağlık kurumları tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, belediye bütçesinden yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığı, zira ilgili kişi tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı ve dolayısıyla zamanaşımına uğradığı ifade edilmiştir. Sayıştay, bu bağlamda, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiş ve hukukun adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum, sosyal devlet ilkesi gereği engelli bireylerin rehabilitasyon hizmetlerine erişiminin önemini de ortaya koymaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2014 |
| Dairesi | 6 |
| Karar No | 41143 |
| İlam No | 42803 |
| Tutanak Tarihi | 22.2.2017 |
| Kararın Konusu | Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
KONU: 6245 sayılı Harcırah Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi ile mülga 20. maddesine göre yol masrafı ve yevmiye ödenmesi.
106 sayılı İlamın 1. maddesiyle; Yazı İşleri Müdürlüğünde görevli nikâh memuru …’ a, ilköğretim kaynaştırma programına katılmak üzere …’ da bulunan … Özel Rehabilitasyon Eğitim Merkezine giden oğlu ve refakatçi eşi için mevzuata aykırı şekilde yol masrafı ve yevmiye ödemesi yapılması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle;
… Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan memur personel …’ın 07.12.2002 doğumlu oğlu … hakkında Sağlık Bakanlığı … Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin vermiş olduğu 19/08/2009 tarihli Özürlü sağlık kurulu raporunda; özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %85 olarak belirtildiğini, özür durumu “ağır özürlü” ve “sürekli” olarak tanımlanarak, “Ayrıca ağır özürlü olduğu bu rapor ile belgelendirilenler sayılan hakların yanı sıra bakım hizmetlerinden yararlanabilmek amacıyla ilgili kurumlara başvurabilirler” ifadesine yer verildiğini, aynı şekilde … Üniversitesi Tıp Fakültesi … ve … Hastanesinin vermiş olduğu 10/03/2011 tarihli özürlüler için sağlık kurulu raporunda; özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %90 olarak belirtildiğini, özür durumunun “sürekli” olarak tanımlanarak, “Ayrıca ağır özürlü olduğu bu rapor ile belgelendirilenler sayılan hakların yanı sıra bakım hizmetlerinden yararlanabilmek amacıyla ilgili kurumlara başvurabilirler” ifadesine yer verildiğini ve bu raporların eklere eklendiğini,
Ayrıca, … Kaymakamlığı … Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından her 2 yılda bir verilen Özel Eğitim ve Değerlendirme Kurulu Raporlarında …’ın bağımsız hareket becerileri, matematik, günlük yaşam becerileri modüllerini içeren destek eğitimlerinden bireysel olarak yararlanmasına oy birliğiyle karar verildiğini ve bu kararın eklere eklendiğini, Bunun yanında, … Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında görevli Prof.Dr. … tarafından …’ın Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde ilköğretim kaynaştırma eğitim programına refakatli olarak katılmasının uygun olduğuna dair raporun mevcut olduğunu ve bu raporun eklere eklendiğini,
30.03.2013 tarihinde kabul edilen RG: 30.03.2013 RG No: 28603 olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde “ağır özürlü” kavramının “özür durumuna göre özür oranı %50 ve üzerinde olduğu tespit edilenlerden günlük yaşam aktivitelerini başkalarının yardımı olmaksızın yerine getiremeyeceğine özürlü sağlık kurulu tarafından karar verilen kişiler” şeklinde tanımlandığını,
5378 sayılı Engelliler ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 10. maddesinde; “Toplumsal hayata katılım ve eşitlik temelinde engellilere habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri verilir. Habilitasyon ve rehabilitasyon kararının alınması, planlanması, yürütülmesi ve sonlandırılması dahil her aşamasında engelli ve ailesinin aktif ve etkin katılımı sağlanır” denildiğini, aynı Kanunun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde Rehabilitasyonun; “herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engelinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetler” şeklinde tanımlandığını,
Yukarıda belirtilen rapor ve sevkler doğrultusunda …’ın refakatli ve periyodik olarak … Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine sevk edildiğinden … ile memur annesi … veya babası …’a 6245 sayılı Kanunun 18/c ve 20. maddesi uyarınca Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine uygun olarak yevmiye ve yol masraflarının Müdürlük bütçesinden ödendiğini,
Ancak, Sayıştay Denetçisinin sorgusundan 6245 sayılı Kanunun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi ile mülga 20. maddesi hükümleri, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığını, yol gideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin yine aynı Kanunun 65. maddesiyle yeniden düzenlendiğinin öğrenildiğini,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 65. maddesi; “Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan şevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır….” hükmünde olup söz konusu ödemelerin …nca yapılması gerektiğinin anlaşıldığını,
Müdürlük bütçesinden yapılan ödemelerin de 5510 sayılı Kanunun 65. maddesinde belirtilen yol gideri ve gündeliklerden ibaret olduğunu, ilgililere ayrıca herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi … tarafından da bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığını,
Bu nedenle, Müdürlüğün 22/10/2015 tarih ve … sayılı yazısı ile …ndan söz konusu ödemelerin iadesinin talep edildiğini, ancak kurum tarafımıza SUT ilkeleri ve zamanaşımı olgusuna dayanarak red cevabı verildiğini ve şahsın kuruma hiç müracaat etmediğinin özellikle belirtildiğini ve bu belgelerin eklere eklendiğini,
Bu itibarla, %90 özürlü olduğu, özürlülüğün süreklilik arz ettiği, bireysel olarak destek eğitimlerinden yararlanması gerektiği raporlarla tasvip edilen ve doktor raporuyla Rehabilitasyon Merkezine sevki yapılan … ile velilerine Müdürlük bütçesinden sehven ödenen yol masrafı ve yevmiye tutarlarının ilgilisinin …na başvurması halinde de ödeneceğinin açık olduğu görüleceğinden ve kurumca ödenen herhangi bir tutar olmadığından kamu zararından bahsedilmesine imkan olmadığının anlaşılacağını,
Nitekim, Sayıştay . Dairesinin ilamında Daire Başkanı … ve Üye …’in; “2008 yılında 5510 sayılı Yasanın 106’ncı maddesiyle yapılan değişikliğe … tarafından karşılanması gereken yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri sorgu üzerine …’dan talep edilmiş, zamanaşımı gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir. Bu durumda, belediye bütçesinden ödenen tutarın tazminine karar verilmesi halinde, ilgili kişi telafisi mümkün olmayan hak kaybına uğrayacağından ve bu da hukukun adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, sorgu konusu ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığı, yönünde karar verilmesi uygun olur” şeklinde şerh içeren görüşlerinin bulunduğunu,
Sonuç olarak, hayata engelli olarak başlayan bir çocuğun hayata kazandırılması için çaba sarf eden bir aileye çocuklarını rehabilitasyon merkezine götürebilmeleri için yol ve gündelik masraflarının ödenmesinin sosyal devlet ilkesi gereğince olduğu gibi söz konusu tutarların kamu zararı olarak addedilmesinin hukukun adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağı kanaatinde olduğundan Temyiz Kurulunca bu hususların göz önünde tutulacağına inancının olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılığın karşılama yazısında;
“İlamda, 2008 yılında 5510 sayılı Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile yapılan değişikliğe göre refakatçi için yol masrafı ve yevmiye karşılığının …nca ödenmesi gerekirken, söz konusu ödemenin belediye bütçesinden yapılması suretiyle oluşan kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Sorumlu dilekçesinde, 5510 sayılı Kanununda yapılan değişikliği, denetim raporundan sonra öğrendiğini, söz konusu Ödemenin sehven belediye bütçesinden yapıldığım, anılan ödemenin Kanunun 65. maddesine göre …nca da yapılması gerektiğini belirtilerek, tazmin kararlarının kaldırılmasını talep etmektedir.
6245 sayılı Kanunun 18.maddesinin l/c bendi ile 20. maddesi 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup yerine anılan kanunun 65. maddesi ile yeni bir düzenleme getirilmiştir.
Sorumlu savunmasında, konu edilen ödemeyi değişen mevzuatı iyi takip edememesi nedeniyle belediye bütçesinden sehven yaptığım kabul etmektedir.
5018 sayılı Kanuna göre Belediye ile … farlı bütçe türlerine sahip kamu idareleri olması nedeniyle, belediyenin bütçesinden ödenmemesi gereken bir ödemenin yapılması bu idare açısından kamu zararı olarak değerlendirilmiştir.
Buna göre, sorumlunun temyiz talebinin ret edilerek Daire kararının korunması gerektiği düşünülmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Yazı İşleri Müdürlüğünde görevli nikâh memuru …’ a, ilköğretim kaynaştırma programına katılmak üzere …’ da bulunan … Özel Rehabilitasyon Eğitim Merkezine giden oğlu ve refakatçi eşi için 6245 sayılı Harcırah Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi ile mülga 20. maddesine göre, yol masrafı ve yevmiye ödemesi yapıldığı görülmüştür.
6245 sayılı Kanunun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendinde; Kanunları gereğince sağlık kurumlarında yatarak veya ayakta tedavi maksadıyla (Aile Fertleri için ikamet mahalli dışına) gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ödeneceği, ayakta tedavi görenlere ayakta tedavi süresince gündelik ve ikamet ettikleri yer ile tedavi kurumu arasındaki mutat taşıt ücretinin ayrıca ödeneceği,
Aynı Kanunun mülga 20. maddesinde de; hastalıkları icabı 18 inci maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi lüzumu resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek aile efradından birisine ve aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye bu işin devamı müddetince yevmiye ve yol masrafının verileceği hüküm altına alınmıştı.
Ancak, 6245 sayılı Kanunun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi ile mülga 20. maddesi hükümleri, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri yine aynı Kanunun 65. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 65. maddesinde;
“Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır…” hükmü yer almakta olup, bu madde hükmünde “Kurum” kelimesi ile kastedilen, aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin ikinci bendine göre …dur.
Bu nedenle, … … Belediyesi 22.10.2015 tarih ve … sayılı yazısı ile …ndan söz konusu ödemelerin iadesini talep etmiştir. Ancak …, Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin …na Devrine İlişkin Tebliğine göre; “Sağlık hizmetleri …na devredilen kamu personeli ve bunların bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri, devir işleminin gerçekleşeceği 15/1/2010 tarihinden itibaren Maliye Bakanlığının yayımlamış olduğu Tedavi Tebliği kapsamından çıkmaktadır. Dolayısıyla, bu kişiler hakkında, 15/1/2010 tarihinden itibaren SUT esas ve usulleri uygulanacaktır.” denildiğini, Sağlık Uygulama Tebliğine (SUT) göre ise, “Yol ve gündelik gideri ödenebilmesi için; Kişilerin, müracaat ettikleri sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusunda yapılan hekim veya diş hekiminin muayenesi veya tedavisi sonrasında, gerekli teşhis veya tedavi cihazlarının veya ilgili branş uzmanının bulunmaması gibi tıbbi ve zorunlu nedenlerle yerleşim yeri dışındaki sağlık hizmeti sunucusuna sevk yapılması,…” halinde yol gideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin ödenebileceğini; ancak şahsın teşhis veya tedavi nedeniyle değil eğitim programı için sevk edildiğinden … tarafından ödenmeyeceğini ve Genel Sağlık Sigortası Yönetmeliğine göre hakkı doğuran olay tarihinden itibaren şahıs iki yıl içinde talepte bulunmadığı için (şahıs …na hiç müracaat etmediğinden) evrakların zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.
Savunma ekindeki belgeler arasında yer alan, … … Belediyesinde memur olarak çalışan …’ın 07.12.2002 doğum tarihli oğlu … hakkında T.C. Sağlık Bakanlığı … Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin vermiş olduğu 19.08.2009 tarihli özürlüler için sağlık kurulu raporunda; özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %85 olarak belirtilmiş, özür durumu “ağır özürlü” ve “sürekli” olarak tanımlanmış, “Ayrıca ağır özürlü olduğu bu rapor ile belgelendirilenler sayılan hakların yanı sıra bakım hizmetlerinden yararlanabilmek amacıyla ilgili kurumlara başvurabilirler” ifadesine yer verilmiştir. İlgili raporun süresi beş yıl olmakla birlikte, raporu imzalayan doktorlar arasında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı da bulunmaktadır.
Diğer bir belge olan, … Üniversitesi Tıp Fakültesi … ve … Hastanesinin vermiş olduğu 10.03.2011 tarihli özürlüler için sağlık kurulu raporunda; özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %90 olarak belirtilmiş, özür durumu “sürekli” olarak tanımlanmıştır. İlgili raporun geçerlilik süresi “sürekli” olmakla birlikte, raporu imzalayan doktorlar arasında Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı da bulunmaktadır.
Ayrıca, yine savunma ekinde yer alan … Kaymakamlığı … Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından her iki yılda bir verilen Özel Eğitim ve Değerlendirme Kurulu Raporlarında (03.10.2012-02.10.2014 ve 08.10.2014-07.10.2016 tarihleri arasında geçerli olan iki tane rapor), 26.12.2008 tarih ve 281 sayılı TTKB Kararı ile Görme Engelli Bireyler Destek Eğitim Programı doğrultusunda, …’ın bağımsız hareket becerileri, matematik, günlük yaşam becerileri modüllerini içeren destek eğitimlerinden bireysel olarak yararlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunlara ek olarak, … Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında görevli Prof.Dr. … tarafından imzalanan 22.10.2009 tarihli raporda; “22.10.2009 tarihinde müracaat eden 1040970 dosya numaralı … Hastanemiz GÖZ POLK. bölümünde muayene ve tedavi edilerek kendisine gerekli tavsiyelerde bulunulmuştur. Durum bilgilerinize sunulur.” diye belirtildikten sonra, “Hasta Hastanemizin Göz Bölümünde Prematüre Retinopatisi nedeni ile izlenmektedir. Hastanın Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde İlköğretim Kaynaştırma Eğitim Programına Refakatlı Olarak katılması uygundur. Durum Bildirir Rapordur.” denilmiştir.
30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde, “özürlü” kavramı “Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi”, “ağır özürlü” kavramı ise, “özür durumuna göre özür oranı %50 ve üzerinde olduğu tespit edilenlerden günlük yaşam aktivitelerini başkalarının yardımı olmaksızın yerine getiremeyeceğine özürlü sağlık kurulu tarafından karar verilen kişiler” şeklinde tanımlanmış,
07.07.2005 tarihli ve 25868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde Rehabilitasyon; “herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engelinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetler” şeklinde tanımlanıp aynı Kanunun 10. maddesinde; “Toplumsal hayata katılım ve eşitlik temelinde engellilere habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri verilir. Habilitasyon ve rehabilitasyon kararının alınması, planlanması, yürütülmesi ve sonlandırılması dahil her aşamasında engelli ve ailesinin aktif ve etkin katılımı sağlanır” denilmiştir.
Buna göre; … … Belediyesinde memur olarak çalışan …’ın 07.12.2002 doğum tarihli oğlu … doğuştan görme engelli olup doğumundan itibaren tedavi görmekte ve yukarıda belirtilen raporlar doğrultusunda refakatli ve periyodik olarak … Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine İlköğretim Kaynaştırma Eğitim Programına katılmak üzere sevk edilmiştir. Belediye bütçesinden karşılanan İlamın konusu yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106. maddesiyle yapılan değişiklikle … tarafından karşılanması gerektiğinden …ndan talep edilmiş, ancak şahsın Kuruma hiç müracaat etmediği belirtilerek zamanaşımı gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun;
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…)(Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler.
…Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır…”,
“Belediyenin giderleri” başlıklı 60. maddesinde;
“Belediyenin giderleri şunlardır:
…i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar…”
hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, doğuştan görme engelli olan …’a ve refakatçisine, Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde İlköğretim Kaynaştırma Eğitim Programına katılabilmesi için yapılan ödeme, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. ve 60. maddeleri gereğince engellilere yapılan sosyal hizmet kapsamında değerlendirilerek; ayrıca …nca bu konuda mükerrerlik teşkil eden bir ödeme yapılmadığından, Belediye bütçesinden yol gideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 106 sayılı İlamın 1. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak ilgili Dairesine TEVDİİNE, Oyçokluğu ile,
(Üyeler …, …, …, …, … ve …’in; “Yazı İşleri Müdürlüğünde görevli nikâh memuru …’ a, ilköğretim kaynaştırma programına katılmak üzere …’ da bulunan … Özel Rehabilitasyon Eğitim Merkezine giden oğlu ve refakatçi eşi için mevzuata aykırı şekilde yol masrafı ve yevmiye ödemesi yapılması nedeniyle kamu zararına sebep olunduğu anlaşılmıştır.
6245 sayılı Harcırah Kanunu 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendinde; Kanunları gereğince sağlık kurumlarında yatarak veya ayakta tedavi maksadıyla (Aile Fertleri için ikamet mahalli dışına) gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ödeneceği, ayakta tedavi görenlere ayakta tedavi süresince gündelik ve ikamet ettikleri yer ile tedavi kurumu arasındaki mutat taşıt ücretinin ayrıca ödeneceği,
Aynı Kanunun mülga 20. maddesinde de; hastalıkları icabı 18. maddenin (c) bendinde yazılı yerlere bir kimse refakatinde gitmesi lüzumu resmi tabip raporuyla tevsik edilenlere refakat edecek aile efradından birisine ve aile efradından refakat edecek bir kimse bulunmadığı takdirde kurumlarınca terfik olunacak memur veya hizmetliye bu işin devamı müddetince yevmiye ve yol masrafının verileceği hüküm altına alınmıştı.
Ancak, 6245 sayılı Kanunun 18. maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi ile mülga 20. maddesi hükümleri, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri yine aynı Kanunun 65. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 65. maddesinde; “Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır…” denilmekte olup, söz konusu ödemelerin …nca yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Ancak bahse konu hususla ilgili 2008 yılında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yapılan değişikliğe rağmen, 2014 yılında memur …’ a, ilköğretim kaynaştırma programına katılmak üzere …’ da bulunan … Özel Rehabilitasyon Eğitim Merkezine giden oğlu ve refakatçi eşi için yol masrafı ve yevmiye karşılığı ödenen tutarın, belediye bütçesinden ödenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, sorumlu iddiaları reddedilerek 106 sayılı İlamın 1. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Tasdiki gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Karar verildiği 22.02.2017 tarih ve 42803 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1. Tazminat Nedir?
Tazminat, bir kimsenin haksız yere uğradığı zarara karşı ödenmesi gereken maddi tazminatın yanı sıra saygısızlığa veya kişilik hakkı ihlali gibi durumların da giderilmesinde kullanılan maddi ve manevi tazminattır. 2. Tazminat Hangi Durumlarda Ödenir? Tazminat; haksız yere, kötü niyetle ya da dolandırlıkla yapılan bir iş veya davranıştan dolayı ortaya çıkan zararları telafi etmek için ödenir. Tazminatın ödenmesi hususunda en çok rastlanan durumlar arasında; ihbar ve terkin tazminatı, ihraç tazminatı, ölüm tazminatı, sağlık raporuna göre hastalığa yönelik yapılan tazminatlar sayılabilir. 3. TazminatTYPESI Nedir? Tazminat türü; haksız yere uğranılan zarara göre çeşitli şekillerde sınıflandırılır. Bunların en başında ihbar ve terkin tazminatı gelmektedir. Bu tür bir durumda, kurum personelinin veya çalışanın ihbarı ile görevinden veya işten çıkarılması durumunda ortaya çıkan zararlar için ödenen tazminatlardır. 4. Tazminat Ne Zamanda Ödenir? Tazminat; her zaman hukuksal olarak zorunlu olsa da özellikle idari soruşturmalar neticesinde alınan kararlar sonrasında ödenmektedir. Bu durumların ardından yapılan tazminat ödemeleri için en çok rastlanan durumlar arasında; ihbar ve terkin tazminatı, ihraç tazminatı, ölüm tazminatı, sağlık raporuna göre hastalığa yönelik yapılan tazminatlar sayılabilir. 5. Tazminat Ne Kadar Olur? Tazminat tutarları her durum için farklılık göstermektedir. En çok rastlanan durumlarda; ihbar ve terkin tazminatı, ihraç tazminatı, ölüm tazminatı, sağlık raporuna göre hastalığa yönelik yapılan tazminatlar sayılabilir. 6. Tazminat Hangi Kanunla İlgili? Tazminatlar; genellikle 2911 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2698 sayılı Hizmet Heyeti Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi birçok farklı kanunun hükümlerine göre ödenmektedir. |