|
ÖZET: Şikâyetçi, süreç boyunca belediye personeline karşı argo ve hakaret içeren bir dil kullanmış, bu durum dostane bir çözüm sağlanmasını engellemiştir. 06.02.2020 tarihli şikâyet sonrası yapılan incelemede, 01.01.2020-06.02.2020 tarihleri arasında belediyeye herhangi bir hafriyat dökümü izni talebinin yapılmadığı, kamera kayıtları veya görgü tanığına dair delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Şikâyetçiden, bu konuyla ilgili belgeleri sunması istenmiş, ancak geri dönüş olmamıştır. Bolvadin Belediyesi, moloz döküm alanlarını belirleyerek, bu alanlara yönelik başvuruları kabul etmekte ve iletişim kanallarını açık tutmaktadır.
Şikâyetçi, moloz dökümünün kendisine ait bir alana yapıldığını kabul etmiş, ancak bu durumun ilgili arsa ile bağlantılı olmadığını belirtmiştir. Yapılan keşiflerde, moloz dökümünün yanlış bilgi nedeniyle başka bir vatandaşla ilişkilendirildiği anlaşılmıştır. İdare, şikâyetçinin taleplerine olumsuz yanıt vermiş, ancak bu süreçte gerekli önleyici tedbirlerin tam olarak uygulanmadığı tespit edilmiştir. İlgili mevzuat gereği, belediyelerin hafriyat dökümünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sonuç olarak, Bolvadin Belediye Başkanlığı’na, şikâyetçinin mağduriyetinin giderilmesi için yeni bir işlem yapılması tavsiye edilmiştir. İdarenin, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi beklenmektedir. Bu süreçte, şikâyetçinin hak arama özgürlüğü korunmakta ve yargı yolu açık tutulmaktadır. |
2.3. Şikâyetçinin süreç boyunca kullandığı argo ve hakaret-küfür dili ve belediye personellerini silahlı ateş ile tehdit etmeye kadar varan sözlü tacizleri sonucu kendisinin bütün İyi niyet kanallarını kapattığını, bunun sonucu olarak dostane çözüme gidilemediği, 2.4. Şikâyetin Kurumlarına bildirildiği 06.02.2020 tarihinden geriye doğru yapılan inceleme sonucu 01.01.2020-06.02.2020 tarihleri arası Belediye Başkanlığı’na yapılan herhangi bir hafriyat dökümü ile ilgili bir izin ruhsat talebinin bulunmadığı, ilgili mahalli gösteren kameramobese kaydı veyahut görgü tanığının bulunamadığını, şikâyetçi vatandaşa da işlem yapılabilmesi için kamera kaydı veya görgü tanığı varsa belgeleri sunmasının istendiği, ancak şikayetçi tarafından bu konu ile ilgili bir geri dönüş olmadığı,
2.5. Bolvadin ilçesi belediye mücavir alanında bulunan ada parsellerin Belediye
Başkanlığı’nca moloz döküm alanı olarak belirlendiği, inşaat ve moloz döküm için müracaatta bulunan kurum ve şahıslara sözlü ve yazılı olarak moloz döküm alanı olarak gösterildiği,
2.6. Şikâyetçinin talebi doğrultusunda kurum personellerinin şahsi telefon numaralarının verilmesi dâhil bütün iletişim kanallarının açık tutulduğu, Belediye Başkanlığı makamına ulaşılabilirliği hususunda ise whatsapp hattı, Facebook hesabı, mail adresi v.b haberleşme kanallarının bütün vatandaşlar için 7 gün 24 saat açık bulunduğu, Belediyenin bütün bu açıklık ve şeffaflığına karşın şikâyetçinin hemen hemen bütün konuşmalarında küfür, hakaret ve tehditlere başvurduğu, şikâyetçi vatandaşla iletişime geçmeye çalışan personellerin bütün bu hakaret ve sözlü tacizleri karşısında soğukkanlılığını koruyarak vatandaşa kullandığı bu dilin çözüm olmadığının hatırlatıldığı, Bolvadin Belediyesi’nin genel politikası olan
“vatandaşa maksimum iyi niyet uygulanması” kapsamında vatandaşa sunulan bütün iyi niyetli yaklaşımların kaba dil ve sözlü tacizler ile şikayetçi tarafından kapatıldığı,
2.7. 06.02.2020 tarihinde Kuruma telefon yoluyla başvuran şehir dışında ikamet ederken arsasına moloz ve hafriyat döküldüğünü beyan edip molozun temizlenmesi ve molozu döken şahıs veya şahısların tespit edilerek cezai işlem uygulanmasını talep ettiği, Belediye ekiplerince yapılan kısa süreli araştırmada adlı vatandaşın yakın mahale moloz döktüğünün tespit edildiği, anılan vatandaşla yapılan telefon görüşmesinde
“Kalıntoprak mevkii, Hüdai camii taraflarına moloz dökümü yapıp yapmadığının” sorulduğu ve teyit alındığı, akabinde cezai işlem için Belediye Hizmet Binasına çağrıldığı, bu işlemlerin sonunda da İle iletişime geçildiği,moloz dökenin tespit edildiği, molozun bu şahıs tarafından kaldırılacağının kendisine bildirildiği,
2.8. Belediye binasına gelmesinden sonra yapılan tespitlerde, kendisi tarafından dökülen molozun kendi mülkiyetindeki arsaya döküldüğü, bu arsanın belirtilen mahale yakın olduğu için döküm olayını kabul ettiğini söylediği ve kabul ettiği döküm olayının ilgili arsa ile alakası olmadığını belirttiği; akabinde Belediye personelleriyle ile gidilen keşif sonucu döküm yaptığı arsanın ilgili arsadan farklı olduğunun anlaşıldığı, akabinde yeniden aranarak daha önce verilen bilginin hatalı olduğunun belirtildiği, moloz döktüğü düşünülen vatandaşın ilgili alana değil kendisine ait arsaya moloz dökümü gerçekleştirdiğinin bildirildiği,
2.9. Şikayetçi ile Kurumları arasında konu hakkında yargıya intikal eden ve sonuçlanan davanın bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 4.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne, 3.2. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması başlıklı 56 ncı maddesinde; “Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir…”, ” hükmüne, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 5. 5393 sayılı Belediye Kanunun belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15’inci maddesinde; “o) Gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını; sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) depolama sahalarını; inşaat malzemeleri, odun, kömür ve hurda depolama alanları ve satış yerlerini belirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almak.” hükmüne, 6. 2872 sayılı çevre Kanunun, 6.1. ilkeler başlıklı 3’ncü maddesinde; “Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler. b)
Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar” hükmüne, 6.2. Bilgi edinme ve başvuru hakkı başlıklı 30’uncu maddesinde; “ Çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir…”hükmüne 7. 3194 sayılı İmar Kanunun 40’ncı maddesinde; “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlid eden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir. Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur.” hükmüne, 8. 5326 sayılı Kabahatler Kanunun Çevreyi kirletme başlıklı 41 inci maddesinin 4 üncü bendinde; “İnşaat atık ve artıklarını bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yüz Türk Lirasından üç bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
İnşaat faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı beş bin Türk Lirasıdır. Bu atık ve artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil edilir.” hükmüne, 9. 11.04.2007tarihli ve 26490 sayılı Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin Zabıtanın Görevleri başlıklı 10. Maddesi b) bendi 2nci fıkrasında; “3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili imar yönetmeliklerine göre belediye ve mücavir alan sınırları içinde güvenlik tedbirleri alınması gerekli görülen arsaların çevrilmesini sağlamak, açıkta bulunan kuyu, mahzen gibi yerleri kapattırarak zararlarını ve tehlikelerini gidermek, kanalizasyon ve fosseptik çukurlarının sızıntı yapmalarına mani olmayı sağlamak, hafriyat atıklarının müsaade edilen yerler dışına dökülmesini önlemek, yıkılacak derecedeki binaları boşalttırmak, yıkım kararlarının uygulanmasında gerekli tedbirleri almak, ruhsatsız yapılan inşaatları tespit etmek ve derhal inşaatı durdurarak belediyenin fen kuruluşlarının yetkili elemanlarıyla birlikte tutanak düzenlemek ve haklarında kanuni işlem yapmak.” .” düzenlemesine, 10. 18.03.2004 tarihli ve 25406 sayılı Hafriyat Toprağı, İnşaat Ve Yıkıntı
Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin, Belediyelerin Görev ve Yetkileri başlıklı 8 inci maddesinde; “ belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyeleri, büyük şehirlerde büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyeleri, a) Hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntı atıkları ile doğal afet atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili yönetim planı hazırlamakla, b) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri sahaları ile depolama sahalarını belirlemek, kurmak/kurdurtmak ve işletmek/işlettirmekle, c) Depolama sahası yerinin seçimi, inşaatı veya işletilmesi sırasında çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde gerekli tedbirleri almak veya aldırtmakla, d) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf bedelini belirlemekle, e) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları için toplama, taşıma hizmeti verecek firmaların adresleri ve telefon numaraları ile nakliye bedellerini halkın bilgileneceği şekilde ilan etmekle, f) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle, g) Belediye sınırları içindeki hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri ile depolama sahalarına izin vermek ve gerektiğinde bu izni iptal etmekle, h) Toplanan inşaat/yıkıntı atıklarını öncelikle altyapı çalışmalarında kullanmak/kullandırmakla, ı) Belediye sınırları içinde oluşan, toplanan, geri kazanılan ve bertaraf edilen hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarına ilişkin istatistiki bilgileri valilikler aracılığı ile yıl sonunda
Bakanlığa bildirmekle, j) Doğal afet atıklarının yönetimi konusunda valilik koordinasyonunda oluşturulan Kriz
Merkezi kararlarını uygulamakla, yükümlüdürler.” …” düzenlemelerine yer verilmiştir.
VI. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde; Şikayet konusu hususta; Bolvadin Belediye Başkanlığı’nın özellikle önleyici kolluk faaliyetlerini tam manasıyla yerine getirmediği gerekçesiyle başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran 1. Paragrafta da açıklandığı üzere; Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi
Kalıntoprak Mahallesinde bulunan ada parsel numaralı taşınmazı üzerine bilgisi dışında dökülen inşaat kalıntısı ve molozların kaldırılmasını, Bolvadin Belediye Başkanlığı’ndan talep etmiş ancak olumsuz cevap almış, Cumhurbaşkanlığı iletişim Merkezi Başkanlığı’na yaptığı başvuruların da anılan idare tarafından olumsuz sonuçlanması üzerine de Kurumumuza başvuru yaparak Bolvadin Belediye Başkanlığından arsasına dökülen molozların kaldırılmasını talep etmiştir.
13. Bolvadin Belediye Başkanlığı, şikayetçinin talep ettiği hususla ilgili olarak, belediye mücavir alanı içerisinde yer alan arsaya, kurumlarınca ya da kurum adına iş yapan kişi, veya kuruluşlarca herhangi bir moloz dökümü yapılmadığı, şikayetçinin kuruma olan başvurularında özellikle kurum personeline karşı kaba ve tehdite varan ifadeler kullandığı, dolayısıyla şikayetçinin talep ettiği konu hakkında kusurlarının bulunmadığı ifade edilerek başvuranın taleplerine olumsuz cevap verildiği, bildirilmiştir.
14. 1982 Anayasası, sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler başlığı altında çevre hakkını hem hak hem de bir ödev olarak düzenlemiştir. 56. madde, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” diyerek hem devlete hem de vatandaşlara çevrenin korunması görevini vermiştir.
15. 5393 sayılı Belediye Kanunun belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15’inci maddesinde; “ Gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; …hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını belirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almak” hükmü, gerekse Çevre Kanunun yukarıda zikredilen Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimlerin, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapacaklarının ortaya konduğu, İmar Kanunun 40’ncı maddesiyle de belediyelerce “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesinin ilgililere tebliğ edileceği, tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediyece mahzurun giderileceği; masrafın % 20 fazlasıyla arsa sahibinden alınacağı veya mahzur tevlit edenlerin faaliyetinin durdurulacağı hüküm altına alınmıştır.
16. Diğer taraftan, Kaçak moloz dökmenin cezası ve kaçak moloz dökümünün önlenmesi ile sorumlu, görev ve yetkileri bakımından ilgili kurumlar Hafriyat Toprağı İnşaat Ve Yıkıntı
Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümleri gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili mahalli Belediye veya varsa Büyükşehir Belediye Başkanlığındadır. Yeşil alanlara, ormanlara, yol kenarlarına, çöpe ve kaldırımlara gelişi güzel moloz dökenlere 5326 sayılı Kabahatler
Kanunun 41 inci maddesinin 4 üncü bendinde ” İnşaat atık ve artıklarını bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yüz Türk Lirasından üç bin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İnşaat faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı beş bin Türk
Lirasıdır. Bu atık ve artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil edilir. ” denilmekte yine Zabıta Yönetmeliğinin Zabıtanın Görevleri başlıklı 10. maddesinde; Belediye
Zabıtasına hafriyat atıklarının müsaade edilen yerler dışına dökülmesini önlemek, görevi verilmiştir. Dolayısıyla Belediyeler mücavir alanları sınırları içerisinde şikayete konu edilen durumda olduğu gibi inşaat kalıntısı veya moloz diye tabir edilen atıkların takibini yapmak ve bu hususta ortaya çıkabilecek sorunları önlemek ve ortadan kaldırmakla mükellef kılınmışlardır.
17. Somut olayda; şikayet dilekçesinde arsasına dökülen inşaat atığıyla ilgili Belediye
Başkanlığı’na husumet yöneltmekle birlikte söz konusu iddiasını temellendirecek somut delilleri Kurumumuza sunamamıştır. Ancak Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge isteme yazısında, uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olabilecek ilgili mahalli gösteren kamera-mobese kaydı veyahut görgü tanığının bulunup bulunmadığı sorulmuş olup bu konuda idare tarafından da somut bilgi ve belge ortaya konamamıştır.
18. İdare tarafından şikayetçinin talebi değerlendirilirken yapılan incelemede, başka bir vatandaşın gerçekleştirmiş olduğu kendi arsasına hafriyat döküm işini, şikayetçinin arsasına döküldüğü zannedilerek, konuyu tam araştırmadan tamamen varsayımla hareket ederek başka bir vatandaşın uyuşmazlık içine çekildiği, şikayetçi vatandaşın eksik ve yanlış bilgilendirildiği, idarenin açıklamalarında arsa hüviyetinde, belediye mücavir alanında bulunan taşınmaza dökülen inşaat atıklarından idarenin sorumlu olamayacağı değerlendirilerek, dolayısıyla kanun ve yönetmeliklerle idareye yüklenen mükellefiyetlerin, tam manasıyla yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Şikayet edilen moloz döküm işiyle ilgili Belediyenin kolluk kuvveti olan Zabıta
Teşkilatının imar işleriyle ilgili olarak başlıca görevlerinden olan hafriyat atıklarının müsaade edilen yerler dışına dökülmesini önlemek görevinin de tam manasıyla ifa edilmediği tespit edilmiştir.
19. Yine idarece şikayetçiye verilen cevabi yazıda; 3194 sayılı İmar Kanununun “Kamunun
Selameti İçin Alınması Gereken Tedbirlerin” düzenlendiği 40. maddesinde, arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik ve trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlid eden tesislerin, hususi mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan vermemesinin ilgililere tebliğ edileceği, tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzurun giderileceği, masrafının
%20 fazlasıyla arsa sahibinden alınacağı veya mahzur tevlit edenlerin faaliyetinin durdurulacağı kuralının hatırlatıldığı görülmüştür. Ancak idarece söz konusu kanun hükmü değerlendirilirken esas fail başvurucu gibi değerlendirilerek hatalı işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.
20. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin arsasına dökülen molozların idarece dökülmediği anlaşılmakla birlikte, idarece belediye kolluk birimlerince belediye mücavir alanında bulunan arsaya moloz dökümünün engellenememesi, moloz dökümüne yönelik araştırmanın eksik ve hatalı yapılması ve İDARECE SÜREÇ İÇİNDE
KANUN VE DİĞER DÜZENLEMELERLE YÜKLENEN GÖREVLERİ TAM
OLARAK YERİNE GETİRMEDİĞİ, DOLAYISIYLA İDARE TARAFINDAN
BAŞVURANA YÖNELİK GERÇEKLEŞTİRİLEN İŞ VE İŞLEMLERDE HUKUKA VE
HAKKANİYETE UYGUNLUK BULUNMADIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyetçinin dilekçesine
Bolvadin Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği, ayrıca kararların gerekçeli olması ilkesine aykırı davranıldığı görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesi ile “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uymadığı tespit edilmiş idarenin bundan böyle bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Afyon
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Şikayet konusu edilen mahalde bulunan molozların kaldırılmasına yönelik yeni bir işlem tesis edilerek şikayetçinin mağduriyetinin giderilmesi hususunda; BOLVADİN BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın, BAŞVURANA ve BOLVADİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi