TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16913-S.21.27081
BAŞVURU NO : 2021/10534
KARAR TARİHİ : 01/12/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ORHANGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptal edilmesi talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 09/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Bursa ili ilçesi mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazının
300m2’lik kısmına Belediyenin ortak olduğunu iddia etmektedir. Başvuran, Belediye’nin bilerek aldığını iddia ettiği kısmın kendisine verilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 17/06/2021 tarih ve sayılı Bilgi ve Belge Talebi konulu yazısına istinaden
Orhangazi Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 30/07/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1) İlçeleri Mahallesinde bahse konu taşınmaz ve civarının 06.04.2017 tarihinde onaylanan
1/1000 ölçekli Orhangazi Revizyon Uygulama İmar Planında Özel Sosyal Altyapı alanında kalmakta olduğu, onaylı imar plânında özel sosyal altyapı alanlarında “Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreaktif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlar yer alabilir,” denilmekte olduğu, 3194 sayılı
İmar Kanununun onaylı imar planı ve plan hükümleri kapsamında bahse konu taşınmaz ve civarında İmar
Kanununun 18. madde uygulaması yapıldığı ve Başvuran adına kayıtlı ada parsel ve Orhangazi
Belediye Başkanlığı adına kayıtlı ada parsel sayılı taşınmazların da olduğu uygulamaya tabii taşınmazlardan yüzde 39.90 DOP kesintisi yapıldığı,
2.2) 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde uygulamaya tabii her bir parselde eşit oranda DOP
alınacağı ve onaylı İmar planına uyma zorunluluğu kati bir kural olup, hiçbir taşınmaz malikine kasti bir uygulamaya yer bulmadığı, ayrıca bahse konu 18. madde uygulaması hakkında gerekli tüm kontrollerin
yaptırıldığı ve tapu tescili yapıldığı, ilgili vatandaş tarafından da herhangi bir şikayet ve dava konusu olmadığı,
2.3) 18. madde uygulaması sonucunda oluşan ada parselde Orhangazi Belediyesi’nin 341.40 m2’lik
hissesi olduğu ve bu hisse de uygulamaya tabii olan alan içerisindeki Orhangazi Belediyesi adına kayıtlı 2397,00m2 lik ada parsel sayılı taşınmazdan gelmekte olduğu, başvuranın iddia ettiği şekilde kasıt bulunmadığı,
2.4) İmalatı yapılan ve ekteki fotoğraflarda görülen köprünün DSİ 1. Bölge Müdürlüğü tarafından
yapılmakta olduğu, Belirtilmiştir.
3) Kurumumuzun 08/04/2021 tarih ve sayılı Gönderme Kararına istinaden, Orhangazi Belediye
Başkanlığı’ndan alınan 26/05/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
3.1) Söz konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesine istinaden yapılan arazi ve arsa
düzenlemesi uygulaması yapıldığı, haksız el atma olmadığı, Belirtilmiştir.
4) Kurumumuzun 15/09/2021 tarih ve sayılı bilirkişi görevlendirme yazısı ile dosyada yer alan
hususlar araştırılmak üzere Yüksek Şehir Plancısı görevlendirilmiştir. Söz konusu görevlendirme yazısı ile bilirkişiye başvuranın “ilgili Belediyenin %40 dop aldıktan sonra kendisine kalanın 300m2 eksik olduğu ve köprünün kasıtlı şekilde evi de içine alacak şekilde yapıldığı” iddialarının bulunduğu belirtilmiş olup, kendisinden bu hususun yerinde ve dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle açıklığa kavuşturması talep edilmiştir.
4.1) Bunun üzerine bilirkişinin Kurumumuza sunmuş olduğu 01/11/2021 tarihli raporda;
“ TC Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) 15/09/2021 tarih ve 21137 sayılı yazısı ile tarih ve numara ile kayıt altına alınan başvurunun incelenmesi ve şikayetin çözüme kavuşturulması için re’sen bilirkişi olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım.
Başvuru dosyası incelendiğinde; Başvuran (TC No 31/03/2021 gün ve sayılı dilekçesi ile KDK’ya başvurarak Orhangazi/Bursa Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması (İmar kanununun 18.maddesine uygun olarak) sonunda oluşan parsele belediyenin ortak olduğunu ve belediyenin bu ortaklıktan çıkarılmasını, 18.madde uygulaması sırasında yapılan şuyulandırmanın düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca evinin güney kısmında DSİ tarafından yapılan köprünün yönünün kendisini mağdur edecek şekilde inşaa edildiğini ve evinin alınmasına sebep olabileceğini belirtmekte, konunun ekte verdiği fotoğraflara bakarak incelenmesini istemektedir.
Bahse konu parsel ve yakın çevresine ait uydu görüntüsü ve mülkiyet durumu aşağıda gösterilmiştir.
Başvuruyu takiben KDK 08/04/2021 tarih ve sayılı “Gönderme Kararı” almış ve “Başvuruya Konu
İdare” olarak belirlenen a) Orhangazi Belediye Başkanlığı ve b) TC Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’ndan konu hakkında açıklama istenmiş ayrıca ilgili bilgi ve belgelerin ivedilikle gönderilmesi talep edilmiştir.
Orhangazi Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü (30/07/2021 tarih ve sayı) ile Hukuk İşleri
Müdürlüğü’nden (27/07/2021 tarih ve sayı) gelen yazılarda yapılan işlemler anlatılmakta ve sonuç olarak belediyenin iddia edilen şekilde kasıtı bulunmadığı ifade edilmektedir.
Bakanlık adına Tapu ve Kadastro Müdürlüğü IV. (Bursa) Bölge Müdürlüğü’nden (05/05/2021 tarih ve sayı) gelen yazıda tapu tesciline esas olan işlemler hakkında bilgi verilmekte ve Orhangazi
Belediyesi tassarrufi işleminin idarelerinin görev ve sorumluluk alanında bulunmadığı belirtilmektedir.
Şikayete konu olan imar uygulamasına esas olan imar planı 6/4/2017 tarih ve sayılı Belediye
Meclis kararı ile onaylanmıştır. İmar planı onayını takiben kadastral durumun imar planına uygunluğunu sağlamak ve planda kamuya ayrılan yol, park, meydan vb mülkiyetlerinin kamuya geçmesi amacıyla mahallesi – ve adaların içindeki bazı parselleri kapsayacak şekilde uygulama sınırı belirlenmiş, 07/02/2018 tarih ve sayılı Orhangazi Belediyesi Encümen kararı alınmıştır. Şikayet sahibi 2
Başvuran bunlardan 2187 m büyüklüğündeki ada parselin sahibidir. Konumuz açısından ilgisi/önemi nedeniyle Orhangazi Belediyesine ait numaralı parsel de aşağıdaki şemada gösterilmiştir.
/
İmar planında kuzey-güney yönünde önerilen 15 metrelik yol sözkonusu parselin neredeyse tam ortasından geçirilmiştir. Parselin doğu kısmında üzerinde yapıların da olduğu bölümü “Özel Sosyal Altyapı Alanı” olarak planlanmıştır.
İmar uygulaması sonunda başvuru sahibine kendi kadastral mülkiyeti dışında kuzey batı yönünde oluşan
Ada Parsel verilmiştir. Kendi kadastral mülkiyetinin bulunduğu bölüm ise ada parsel içinde kalmış ve bu parselin mülkiyeti başkasına verilmiştir. Parselasyon planlarının askı süresinde Başvuran’ın herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Süreç bu şekilde tamamlanmış ve tapu tescil işlemi 30/01/2019 tarihinde gerçekleşmiştir.
Başvuru dosyasında eksik olduğu görülen bazı bilgi ve belgelerin Orhangazi Belediyesi’nden istenmesi talebim üzerine gerekli yazışmalar yapılarak bunlar temin edilmeye çalışılmış gelen bilgi ve belgeler incelendiğinde ortaya çıkan yeni durum nedeniyle Orhangazi belediyesinden ikinci kez bilgi belge istenmiştir.
Yeni gönderilenlerle birlikte başvuru dosyasında yer alan tüm belgeler incelendiğinde; başvuru sahibinin ada parselin tapusu çıktıktan sonra 30/04/2019 tarih ve sayılı dilekçesi (Orhangazi Kaymakamlığı ve Orhangazi Belediye Başkanlığı’na) başvurduğu ve; mahallesi Caddesi No de oğlu ile ikamet ettiğini, su ve elektrik abonesi olduğunu, kapı numarası bulunduğunu, kendisine ait yapıların ada nolu kadastral parsel üzerinde bulunduğunu, yapıların kadastro kayıtlarındaki krokilerde de göründüğünü, yapılan 18. Madde uygulaması ile kesintiler yapıldıktan sonra yapıların üzerinde olduğu kısmın yeni oluşturulan ada parselde kaldığını ve bu parselin kendisine verilmediğini, kendisine kıymet değeri daha düşük olan ada parselin verildiğini, mağdur olduğunu, bu durumun düzeltilerek ada parselin kendisine verilmesini, mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
Bu başvuru üzerine yapılan değerlendirmede imar uygulama işlemleri sırasında hata yapıldığı, Başvuran’ın bahsi geçen yapıda ikamet ettiği, dağıtım sırasında hata yapıldığı anlaşılmış ve düzeltici bir imar uygulamasının yapılması kararı alınmıştır. Önceki ada parsel ada parsel olarak sınırları aynen korunacak ancak Başvuran’ın mülkiyeti buraya taşınacak şekilde oluşturulmuş ve hazırlanan yeni parselasyon planı 24/07/2019 tarih ve sayılı Encümen kararı ile onaylanmıştır. Bu kararın Bursa
Büyükşehir Belediyesinde (BBB) onaylanması aşamasında talep edilen değişiklik (sınırlarda ve mülkiyette değişiklik olmadan “İmar Kanununun 18. Maddesi uyarınca yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile ilgili
Esaslar hakkında yönetmeliğin 5. Maddesinin ilavesi) yapılarak 11/12/2019 tarih ve sayılı Encümen kararı alınmıştır. Takiben 24/1272019 tarihinde BBB onayı alınmış, 20/03/2020 tarih ve yevmiye ile ada parsel olarak tapu tescil işlemi gerçekleştirilmiştir. Başvuran’ın şikayetine konu olan mevcut durum bu şekilde oluşmuştur.
2 2
ada parsel 1655.60 m büyüklüğündedir ve Başvuran de hisse ile 1314,20 m , Orhangazi 2
Belediyesi de hisse ile 341.40 m ile mülkiyeti paylaşmaktadır.
Başvuran’ın itirazı sonrası mülkiyeti evinin bulunduğu yere taşınmış ancak Orhangazi Belediyesi ile ortak edilmiştir.
Bu aşamada sözkonusu parselin yer aldığı imar adasının imar planındaki plan kararı olan “Özel Sosyal 2
Donatı Alanı” için plan notlarında belirtilen minimum parsel büyüklüğü olan 1300 m kararı önemli olmaktadır.
Başvuru dosyasındaki belgelerden yapılan imar uygulaması sonunda ortaya çıkan DOP oranının % 39.90
2 2
olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kadastral mülkiyeti 2187 m olan Başvuran’ın 1314.387 m mülkiyet hakkı kaldığı ve yapılan düzeltici işlem sırasında kendisine verilen parsel alanının belediye ile ortak 2 edilmeden minimum parsel büyüklüğü olan 1300 m nin biraz üzerinde olacak şekilde, tek mülkiyet şeklinde düzenlenebilecekken bunun tercih edilmediği görülmektedir.
Başvuran’ın şikayet dilekçesinde incelenmesini istediği evinin hemen güneyinde, dere üzerinde yapılan köprünün doğrultusunun kasıtlı olarak imar planında ayrılan 15 metrelik yolun dışında yapılması ve mağdur olması konusunun incelenmesi için gereken köprüye ait proje vb dökümanlar başvuru dosyası içinde yer almamaktadır. Ancak google earth uydu görüntüleri üzerinde yapılan çalışmada köprünün bir kısmının imar yolu dışında kaldığı görülmektedir.
İmar planı değişikliği yapılmadıkça Başvuran ın evinin yol altında kalması mümkün değildir. Ancak bu durumda imar planında 15 metre genişiliğinde kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan 15 metrelik yolun düzbir şekilde devam etmesi mümkün olmayacak, trafik hareketleri olumsuz etkilenecektir.
Trafik hareketlerinin olumsuz etkilenmesinin daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki şemalar hazırlanmıştır.
Soldaki şemada normal trafik akışı, sağdaki şemada köprünün hatalı yapılmasından kaynaklanan olumsuz etkilenen trafik akışı gösterilmektedir.
SONUÇ
Başvuran’a ait mülkiyet, üzerinde ikamet ettiği ev olmasına rağmen Orhangazi belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sırasında 3194 sayılı İmar Kanunu 18 madde Ek fıkra:4/7/2019 da belirtilen şartlara uygun olmayan biçimde başka bir alana taşınmıştır. Yapılan itiraz sonrasında bu hatanın sehven yapıldığı anlaşılmış ve düzeltici işlem tesis edilerek bu durum düzeltilmeye çalışılmış, sözkonusu mülkiyet ada parsele taşınmıştır
2
Ancak Başvuran ın DOP kesintisi sonrası kalan 1314.20 m mülkiyet hakkı imar planı kararlarından gelen
2 2
1300 m minimum parsel büyüklüğü şartını sağladığı halde Orhangazi Belediyesinin 341.40 m mülkiyet
hakkı ile birleştirilerek ortak mülkiyet tesis edilmiştir. Başvuran sözkonusu parselde tek başına mülk sahibi olabilecekken olamamış, mağduriyeti tam olarak giderilememiştir.
Bu durumda mağduriyeti tamamen ortadan kaldırmak, şikayet konusunu çözüme kavuşturmak için 2 seçenek bulunmaktadır. Bunlardan ilki Başvuran’ın ikna edilerek uygun fiyatla belediye hissesinin kendisine satılmasıdır. Bu seçenek öncelikle denenmelidir. İkinci seçenek yeni bir düzeltici işlem başlatıp ada parselin hemen sağ tarafında (doğu yönü) bulunan ada parsel ile arasındaki mülkiyet çizgisinin belediye hissesi 844 ada 2 parsel de kalacak şekilde yeniden düzenlenmesidir. Bu durumda ada parselin mevcut maliklerinin itirazı söz konusu olabilecektir. Ancak bu adada mülkiyet tek değildir, büyük hisse sahibinin yanında 2 adet küçük hisse sahibi bulunmaktadır.
Başvuran’ın evinin hemen güneyinde yapılan köprünün bir kısmının imar planı kararı ile oluşan 15 metrelik sınırın dışında yapıldığı açıktır. Ancak bu durum yol güzergahının köprünün yeni durumuna göre değiştirilmesi ve bunun için imar planı değişikliği yapılmaması durumunda şikayet sahibinin evinin yol altında kalmasına sebep olmayacaktır.
Köprünün belirlenen sınır dışına taşacak şekilde yapılmasının değerlendirilmesi işbu raporun dışında kalmaktadır, bu konu ilgili kişi ve kurumlar tarafından ayrıca araştırılmalıdır. Bu haliyle kamu zararı sözkonusudur, sözkonusu 15 metrelik yolun mühendislik projelerinin standartlara uygun şekilde yapılması mümkün değildir.Bunun için imar planı değişikliğinin yapılması gerekmektedir ancak bu durumda da pekçok başka mülkiyet sınırı değişmek zorunda kalacaktır. Bir diğer seçenek de köprünün yıkılarak yeniden yapılmasıdır.”
İfadeleri yer almaktadır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.
7) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci
maddesinde; İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır.
Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı
İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez.
Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir.
Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.
Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, düzenlemenin gerçekleştirilebilmesi için yapılacak kamulaştırmada kullanılmak üzere bedele dönüştürülebilir.
Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6/12/2012tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı ödeme tarihinde, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devir yapılamaz, yapı ruhsatı verilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir.
Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.
Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir.
Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz.
Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez.
Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde
imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir.
Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.
Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.
Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
düzenlemelerine yer verilmiştir.
8) 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Arazi ve Arsa
Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in, “İmar Planlarında Umumi ve Kamu Hizmeti Alanlarına
Ayrılan Alanlar” bölümü altındaki “Umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerlerin oluşturulması” başlıklı 5’inci maddenin birinci fıkrasında; “İmar planları ile umumi hizmet veya kamu hizmetleri kullanımı getirilen alanların öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre uygulama yapılarak, bu Yönetmelikteki öncelik sırasına göre DOP’tan oluşturulması esastır.”, ikinci fkrasında; “Ancak özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle İmar Kanununun 18 inci maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) Daha önce uygulama görmüş, ancak mevcut ya da sonradan yapılan imar planlarında umumi ya da kamu hizmet alanlarına denk gelen taşınmazlar ile uygulamada umumi hizmet veya kamu hizmet alanları toplamının yüzde kırk beşi (%45) aşması halinde, %45 kesildikten sonra aşan miktara karşılık gelen alanlar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.”,
9) Aynı Yönetmelik’in “Düzenleme sınırının geçirilmesi” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“(1) İmar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır.
(2) İmar planlarında düzenleme sınırı ile ilgili herhangi bir belirtme olmaması durumunda, düzenleme sınırı; a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından, b) Yola cephesi olmayan parsel oluşturmamak kaydıyla iskân sahası içindeki yollardan,
c) Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları olsa dahi; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalıpta başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde, ç) Park, meydan, yeşil alan, rekreasyon alanı, ağaçlandırılacak alan, mezarlık ve otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranına göre uygun görülecek yerinden, geçirilir.”,
10) Aynı Yönetmelik’in “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci
fıkrasında; “Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez.”,
11) Aynı Yönetmelik’in “Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları” başlıklı 17’nci
maddesinde;
“(1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır.
b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz.
c) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16 ncı maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir.
ç) Kamu yatırımlarının yürütülmesi amacıyla, kamu kurumlarına ait taşınmazdaki hisseler müstakil bir imar parselinde toplanabilir.
d) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir.
e) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir.
f) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur.”,
12) Aynı Yönetmelik’in “Hatalı parselasyon planları” başlıklı 38’inci maddesinde;
“(1) Tescil edilen parselasyon planlarının bulunduğu alanda, aşağıdaki maddi hataların belgelerle tespit edilmesi durumunda, bu hatalar mevcut tescilli parselasyon planı üzerinden giderilemiyorsa, idarece sadece
hatanın giderilmesine yönelik; geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir imar uygulaması işlemi
25 inci maddede belirtilen usullere göre gerçekleştirilebilir.
a) Düzenleme sahasında bulunan parsel ya da parsellerin uygulamaya alınmaması.
b) Orman, mera, askeri yasak ve özel güvenlik alanları gibi özel kanunlarla korunan alanların ilgili kurumun uygun görüşü olmadan uygulamaya alınmış olması.
c) Parsel yüzölçümünün yanlış girilmesi.
ç) Kamulaştırma kararı alan kurumun kamulaştırma amacı dışında kullanılabileceğine dair görüşü olmadan, kamulaştırmadan arta kalan kısımlar hariç olmak üzere kamulaştırılan ya da kamulaştırma işlemi devam eden taşınmazların yerinde korunmaması ve düzenleme ortaklık payı kesilmesi.
d) Tescilli kültür varlıklarının korunmaması.
e) Düzenleme ortaklık payının yanlış hesaplanması.”, düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
13) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvuranın, Belediye’nin bilerek aldığını iddia ettiği kısmın kendisine verilmesi talebinin reddine; Ortak mülkiyette kalan belediye hissesinin başvurana satılması hususunun İdare tarafından değerlendirilmesi hususunda Orhangazi Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye
Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesine istinaden
yapılan imar uygulaması çerçevesinde Belediyeye haksız bırakıldığı iddia ettiği kısmın kendisine geri verilmesini talep etmektedir.
14.1) Başvuranın söz konusu talebinin; mevzuata aykırı işlem yapılmadığı gerekçesiyle reddedildiği
görülmektedir.
15) Burada, başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı
hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
16) Söz konusu hususun açıklığa kavuşturulması için yukarıda bahsedilen 3194 sayılı İmar Kanunu,
22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Arazi ve Arsa
Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
17) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinde; İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa
ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, Belediyelerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebileceği ve bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık paylarının, düzenlemeye tabi
tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemeyeceği kural altına alınmıştır.
18) Başvuru konusu somut olay incelendiğinde;
18.1) Şikâyete konu işlemin, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararı ile kesinleşen 1/1000 Ölçekli
Orhangazi Revizyon Uygulama İmar Planı doğrultusunda ve 3194 sayı İmar Kanunu’nun 18. maddesinin 9.fikrası gereği gerçekleştirilmiş olduğu,
18.2) Onaylı imar plânında özel sosyal altyapı alanlarında “Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreaktif
ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlar yer alabilir,” denilmekte olduğu,
18.3) 3194 sayılı İmar Kanununun onaylı imar planı ve plan hükümleri kapsamında bahse konu taşınmaz
ve civarında İmar Kanununun 18. Maddesi kapsamında yapılan uygulama neticesinde Başvuran adına kayıtlı ada parsel ve Orhangazi Belediye Başkanlığı adına kayıtlı ada parsel sayılı taşınmazların da olduğu uygulamaya tabii taşınmazlardan yüzde 39.90 DOP kesintisi yapıldığı, Kurumumuza iletilen evraklardan anlaşılmaktadır.
19) Şikayete konu olan imar uygulamasına esas olan imar planı 6/4/2017 tarih ve sayılı Belediye
Meclis kararı ile onaylandığı, imar planı onayını takiben kadastral durumun imar planına uygunluğunu sağlamak ve planda kamuya ayrılan yol, park, meydan vb mülkiyetlerinin kamuya geçmesi amacıyla mahallesi – ve adaların içindeki bazı parselleri kapsayacak şekilde uygulama sınırı belirlendiği, 07/02/2018 tarih ve sayılı Orhangazi Belediyesi Encümen kararı alındığı, şikayet sahibi 2
Başvuran’ın bunlardan 2187 m büyüklüğündeki ada parselin sahibi olduğu,
19.1) İmar uygulaması sonunda başvuru sahibine kendi kadastral mülkiyeti dışında kuzey batı yönünde
oluşan Ada Parsel verildiği, kendi kadastral mülkiyetinin bulunduğu bölümün ise ada parsel içinde kaldığı ve bu parselin mülkiyetinin başkasına verildiği, parselasyon planlarının askı süresinde
Başvuran’ın herhangi bir itirazı bulunmadığı, sürecin bu şekilde tamamlandığı ve tapu tescil işleminin 30/01/2019 tarihinde gerçekleştirildiği,
19.2) Başvuru sahibinin ada parselin tapusu çıktıktan sonra 30/04/2019 tarih ve sayılı dilekçesi
ile (Orhangazi Kaymakamlığı ve Orhangazi Belediye Başkanlığı’na) başvurduğu ve; mahallesi
Caddesi No de oğlu ile ikamet ettiğini, su ve elektrik abonesi olduğunu, kapı numarası bulunduğunu, kendisine ait yapıların ada nolu kadastral parsel üzerinde bulunduğunu, yapıların kadastro kayıtlarındaki krokilerde de göründüğünü, yapılan 18. Madde uygulaması ile kesintiler yapıldıktan sonra yapıların üzerinde olduğu kısmın yeni oluşturulan ada parselde kaldığını ve bu parselin kendisine verilmediğini, kendisine kıymet değeri daha düşük olan ada parselin verildiğini, mağdur olduğunu, bu durumun düzeltilerek ada parselin kendisine verilmesini, mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği,
19.3) Bu başvuru üzerine yapılan değerlendirmede imar uygulama işlemleri sırasında hata yapıldığı,
Başvuran’ın bahsi geçen yapıda ikamet ettiği, dağıtım sırasında hata yapıldığı anlaşılmış ve düzeltici bir imar uygulamasının yapılması kararı alındığı, önceki ada parsel ada parsel olarak sınırları aynen korunacak ancak Başvuran’ın mülkiyeti buraya taşınacak şekilde oluşturulduğu ve hazırlanan yeni parselasyon planının 24/07/2019 tarih ve sayılı Encümen kararı ile onaylandığı, bu kararın Bursa
Büyükşehir Belediyesinde (BBB) onaylanması aşamasında talep edilen değişiklik (sınırlarda ve mülkiyette değişiklik olmadan “İmar Kanununun 18. Maddesi uyarınca yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile ilgili
Esaslar hakkında yönetmeliğin 5. Maddesinin ilavesi) yapılarak 11/12/2019 tarih ve sayılı Encümen kararı alındığı, takiben 24/1272019 tarihinde BBB onayı alındığı, 20/03/2020 tarih ve yevmiye ile
/
ada parsel olarak tapu tescil işlemi gerçekleştirildiği, Başvuran’ın şikayetine konu olan mevcut 2 durumun bu şekilde oluştuğu, ada parselin 1655.60 m büyüklüğünde olduğu, Başvuran de
2 2
hisse ile 1314,20 m , Orhangazi Belediyesi de hisse ile 341.40 m ile mülkiyeti paylaşmakta oldukları, Başvuran’ın itirazı sonrası mülkiyeti evinin bulunduğu yere taşındığı ancak Orhangazi Belediyesi ile ortak edildiği, Bilirkişinin Kurumumuza sunduğu rapordan anlaşılmıştır.
20) Başvuranın, “Belediye’nin taşınmazına ortak olduğu” iddiası ile ilgili olarak;
20.1) 3194 sayılı İmar Kanununun 18’inci maddesinin 9.fikrası gereği dop kesintisi yapılabileceği, burada
yapılan kesintinin ise mevzuatta belirlenen sınır çerçevesinde olduğu,
20.2) Söz konusu parselin yer aldığı imar adasının imar planındaki plan kararı olan “Özel Sosyal Donatı
2
Alanı” için plan notlarında belirtilen minimum parsel büyüklüğünün ifrazlarda 1300 m olduğu,
2 2
20.3) Bu durumda kadastral mülkiyeti 2187 m olan başvuranın 1314.387 m mülkiyet hakkı kaldığı ve
yapılan düzeltici işlem sırasında kendisine verilen parsel alanının belediye ile ortak edilmeden minimum 2 parsel büyüklüğü olan 1300 m nin biraz üzerinde olacak şekilde, tek mülkiyet şeklinde 2 düzenlenebilecekken bunun tercih edilmediği, Orhangazi Belediyesinin 341.40 m mülkiyet hakkı ile birleştirilerek ortak mülkiyet tesis edildiği, Bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
21) Başvuranın, “köprünün kasıtlı şekilde evi de içine alacak şekilde yapıldığı” iddiası ile ilgili olarak;
İmar planı değişikliği yapılmadıkça başvuranın evinin yol altında kalması mümkün olmadığı, ancak bu durumda imar planında 15 metre genişliğinde kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan 15 metrelik yolun düz bir şekilde devam etmesinin mümkün olmayacağı, trafik hareketlerinin olumsuz etkileneceği anlaşılmaktadır.
Kamu yararı dar anlamda kullanılırsa mülkiyet hakkının sınırlanmasında ve özüne yapılacak müdahalelerde ölçü olduğu, gerçek ayrımın kamu yararı ile bireysel çıkar arasında yapılması gerektiği, bu noktada kamu yararının tüm yararların üstünde bulunması gerektiği değerlendirilmektedir.
22) Yukarıda yer verilen mevzuat, yapılan tespitler ve açıklamalar ışığında, başvuranın şikâyetine
konu düzenleme ortaklık payı kesintisinin 3194 sayılı İmar Kanununun 18’inci maddesinin 9.fikrası gereği olduğu, dolayısıyla başvuranın, Belediye’nin bilerek aldığını iddia ettiği kısmın kendisine verilmesi talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
22.1) Bununla birlikte, taşınmazı tek mülkiyet şeklinde düzenlenebilecekken bunun tercih edilmediği,
2
Orhangazi Belediyesinin 341.40 m mülkiyet hakkı ile birleştirilerek ortak mülkiyet tesis edildiği hususu ile ilgili olarak, bilirkişinin raporunda belirttiği, “Öncelikle başvuranın ikna edilerek uygun fiyatla belediye hissesinin kendisine satılması” seçeneğinin İlgili İdare tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; Orhangazi Belediye Başkanlığı’ndan gönderilen yazının makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği incelenmiş olup, adı geçen İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın, Belediye’nin bilerek aldığını iddia ettiği kısmın kendisine verilmesi talebinin REDDİNE, Ortak mülkiyette kalan belediye hissesinin başvurana satılması hususunun İdare tarafından değerlendirilmesi hususunda ORHANGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA VE ORHANGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.