ÖZET: Belediye şirketinde çalışan bir işçinin, aynı belediyenin meclis üyesi olarak görev alıp alamayacağına dair yapılan değerlendirmelerde, ilgili mevzuat ve yargı kararları ışığında belirli sonuçlara ulaşılmıştır. 2972 sayılı Mahalli İdareler Kanunu’nun ilgili maddeleri, bir kişinin belediye başkanlığı, il genel meclisi veya belediye meclisi üyeliği gibi görevleri yürütürken, aynı zamanda bu görevlerin bir arada bulunamayacağını belirtmektedir. Bu bağlamda, bir kişi hem belediye şirket işçisi hem de belediye meclis üyesi olamaz.

Danıştay’ın 2014 tarihli kararında da, kamu kurumlarında çalışan daimi işçilerin statülerinin, aynı tüzel kişilikteki meclis üyeliği ile çatıştığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, bir kişinin belediye meclis üyeliği ile belediye şirket işçiliğini aynı anda yürütmesi mümkün değildir. Ancak, bu iki görevin farklı belediyelerde yürütülmesi durumunda, herhangi bir engel bulunmamaktadır. Sonuç olarak, aynı tüzel kişilik içinde bu iki görevin bir arada yürütülmesi uygun görülmemektedir.

Özet: Belediye şirketi işçisinin belediye meclis üyesi olması hakkında.

T.C.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı : 71188846-622.02/E.146362 25/06/2019 Konu: Belediye şirket işçisinin

belediye meclis üyeliği

…. VALİLİĞİNE

(Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü)

İlgi : 13/05/2019 tarih ve . sayılı yazınız.

İlgi yazıyla; belediye şirketinde işçi olarak görev yapan ve 31 Mart 2019 Mahalli İdareler seçimlerinde aynı belediyenin meclis üyesi olarak seçilen kişinin iki görevi bir arada yürütüp yürütemeyeceğine ilişkin Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun “Seçilme yeterliliği” başlıklı 9 uncu maddesi “2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla, on sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliğine seçilebilir . ” hükmünü, “İl genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile belediye başkanlarının adaylığı” başlıklı 17 nci maddesi “Milletvekilleri, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile muhtarlar mahalli idareler seçimlerinde adaylıklarını koyabilmek veya aday gösterilebilmek için görevlerinden istifa etmek zorunda değildirler. Milletvekilliği, belediye başkanlığı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği ile muhtarlık bir şahıs uhdesinde birleşemez. Bu görevlerin birisinde bulunanlardan bir diğerine seçilenler, seçim sonuçlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tercih haklarını kullanırlar. Bu süre içinde tercih haklarını kullanmayanlar seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılırlar.” hükmünü taşımaktadır.

Öte yandan 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde işçi, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi olarak tanımlanmıştır.

Diğer taraftan konu ile ilgili olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/03/2014 tarih ve E: 2012/1574, K: 2014/1051 sayılı Kararında, . kamu kurumlarında çalışan daimi işçilerin, işçi olmalarından kaynaklanan statüleri ile aynı tüzel kişilikteki meclis üyeliği statüleri birbirleriyle çatışmakta, dolayısıyla meclis üyesi sıfat ve yetkilerini kullanarak aynı tüzel kişilikte karar alma, denetim ve yaptırım süreçlerine katılmalarının mümkün olmadığına hükmedilmiştir.

Açıklanan mevzuat hükümleri ile yargı kararı çerçevesinde; aynı tüzel kişilik içerisinde belediye meclis üyeliği ile belediye şirket işçiliğinin aynı kişide birleşmesinin uygun olmadığı, ancak bu iki görevin farklı belediyelerde ifa edilmesi halinde uygulanabilir olduğu değerlendirilmektedir.

Bilgi ve gereğini rica ederim.

Bakan a.

Genel Müdür