Coşkun KULGU, Sayıştay Başdenetçisi
1. Giriş
Belediye şirketleri ifadesi doktrinde; mevzuatta yer alan “belediyelerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler” ya da “belediyelerin ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler” ifadelerini karşılamak için kullanılmaktadır.
Belediye şirketleri, diğer şirketler gibi Ticaret Kanunu’na tabi olmakla birlikte, kamu kaynağı kullanmaları dolayısıyla kamu ihale mevzuatına ve Sayıştay denetimine tabi olma, ticari indirimler hariç ürün ve hizmetlerini Cumhurbaşkanı kararı olmaksızın herhangi bir kişi ya da kuruma ücretsiz ya da indirimli sunamama gibi sınırlamalarla bazı konularda diğer Şirketlerden ayrışmaktadır.
Belediye Şirketleri açısından getirilen sınırlamalardan bir tanesi de, bu şirketlerin yardım faaliyetlerine ilişkindir. Makalemizde, belediye şirketlerinin sosyal yardım, bağış ve öğrenci burs ödemeleri gibi sosyal transferlerinin mevzuat açısından değerlendirilmesi ile hangi durumlara bu tür karşılıksız harcamaları gerçekleştirebilecekleri ele alınmıştır.
2. Genel Olarak Şirketlerin Yardım ve Bağışta Bulunabilmesine İlişkin Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 522’nci maddesinde; şirket ana sözleşmelerinde şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçileri için yardım kuruluşları kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya bu amacı taşıyan kamu tüzel kişilerine verilmek üzere yedek akçe ayrılmasına ilişkin düzenleme yapılabileceği belirtilmiştir.
Kanun’un 523’üncü maddesinde ise, şirket genel kurullarının esas sözleşmede hüküm bulunmasa dahi, şirketin işçileri için yardım sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya diğer yardım ve hayır amaçlarına hizmet etmek üzere, bilanço kârından yedek akçe ayırabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Hükümden anlaşılacağı üzere, şirket personeline yönelik yardım faaliyetlerine bağış yapılabilmesi bu amaca özgülenmiş (sandık ve vakıflar gibi) örgütler aracılığı ile yapılabilecekken; Şirket personeli haricinde yapılacak diğer yardım ve hayır faaliyetlerinde böyle bir aracı örgüt ön görülmemiştir. (Şirket personeline yapılacak bağışlarda aracı örgüt ön görülmesinin sebebinin, maaş ya da diğer özlük ödemelerinin bağış adı altında vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı dışına çıkarılmasının önüne geçilmek istenmedi olduğu değerlendirilmektedir.)
Buna göre şirketlerin yardım ve hayır gibi sosyal amaçlı transferlerde bulunabilmesi için ilk olarak, şirketin kar elde etmiş olması ve genel kurulun bu kardan yardım faaliyetlerinde kullanılmak üzere yedek akçe ayırmış olması gerekmektedir.
3. Konunun Belediye Şirketleri Açısından Değerlendirilmesi
Yukarıda yer verilen 6102 sayılı Kanun hükümlerinin şirketlerin yardım ve hayır faaliyetlerini oldukça sınırladığı açıktır. Bu sınırlama belediye şirketleri açısından bununla da kalmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesinde; gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamayacağı, yardımda bulunulamayacağı veya menfaat sağlanamayacağı belirtilmiştir. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceği ifade edilmiştir.
Belediye şirketleri 5018 sayılı Kanun kapsamında olmadıklarından, Kanun’un yukarıda yer verilen hükmünün doğrudan belediye şirketleri için geçerli olması söz konusu değildir.
Ancak, 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine 12.11.2012 tarihinde eklenen Ek fıkra ile; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir. Kanun koyucunun, genel yönetim kapsamında olmayan belediye şirketleri için, genel yönetim kapsamındaki idareler için ön görülen ikinci fıkranın uygulanamayacak olmasını düzenlemesi lafzıyla, birinci cümlenin uygulamasına belediye şirketlerinin dahil edildiği anlamına gelmektedir. Öyle ki, belediyelerin kanuni dayanağı ya da cumhurbaşkanlığı kararnamesi olmaksızın kamu kaynağı kullandırmaları ve yardım faaliyetlerinde bulunmaları yasaklanmış ve bunu ortağı oldukları belediye şirketleri üzerinden dolaylı yapmaları da engellenmiş olmaktadır.
Konuya ilişkin genel ve özel mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; belediye şirketlerinin yardım ve bağışta bulunabilmesi için öncelikle ilgili konuda yardımda bulunabileceklerine ilişkin yasal düzenlemenin varlığı ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü gerekmektedir. Bu şart sağlandıktan sonra ayrıca, belediye şirketinin olumlu faaliyet sonucu elde etmiş ve genel kurul tarafından bu karın belirli bir kısmının yardım ve hayır faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik yedek akçe ayrılmış olması gerekmektedir.
4. Belediye Şirketlerinin Yasal Düzenlemelerde, Yardımda Bulunabileceklerinin Belirtildiği Konular
Belediye şirketlerinin yardım faaliyetlerinde bulunabilecekleri konulara ilişkin düzenleme, 5393 sayılı Kanun’un 14’ücü maddesine 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 120’nci maddesiyle eklenen; “Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.” hükmüyle olmuştur.
Kanun’un 75’inci maddesine eklenen ve yukarıda yer verilen hükmün yürürlüğe girdiği tarihte, maddenin son fıkrası; 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin belediye şirketleri açısından uygulanmayacağı hükmü olup; buna göre Ek fıkra ile bu madde konu yönünden hükümsüz olmakta ve belediye şirketlerinin öğrenci yurtları ile Devlete ait okulların yapım işini üstlenmesi ve bakım onarımları ile ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin yardımlarının önü açılmaktadır.
Belediye şirketlerinin, öğrenci yurtları ile Devlet okullarına yapacakları bağış ve yardımlar dışında, karşılıksız yapabilecekleri yardımlara ilişkin herhangi bir hükme mevzuatta rastlanılmamaktadır.
5. Konunun Öğrenci Bursları Açısından Ele Alınması
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci fıkrasında, fıkrada sayılan kamu idareleri ile birlikte, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşların, yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamayacakları düzenlemesi yapılmıştır.
Hükümden anlaşılacağı üzere, belediye şirketlerinin yükseköğrenim öğrencilerine burs ödemesinde bulunması mümkün bulunmamaktadır.
İlköğretim ya da ortaöğretim öğrencilerine yapılacak burs ödemeleri, yine sosyal yardım niteliği taşıyacaklarından, bu burs türleri için, önceki maddelerde sosyal yardımlar için yapılan değerlendirmeler geçerli olacaktır.
6. Sonuç
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve değerlendirmelerle, belediye şirketlerinin sosyal yardım ve bağışlarına sınırlı bir alanda izin verildiği; iştiraklerin yardım ve bağışta bulunabilmesi için öncelikle ilgili konuda yardımda bulunabileceklerine ilişkin yasal düzenlemenin varlığı ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü gerektiği ele alındı. Buna göre belediye şirketlerine, konu hakkında yasal düzenleme bulunması dolayısıyla, yalnızca orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binaları için karşılıksız harcama yapabilecekleri izninin verilmiş olduğu açıklandı.
Belediye şirketlerinin, ilk ve ortaöğretim ya da yükseköğrenim öğrencilerine burs verebilmesinin ise mümkün olmadığı belirtildi.
Belediye şirketlerinin sosyal yardımlarda bulunmalarının engellenmiş olması ilk bakışta yadırganabilecek olmakla birlikte, gerçek hak sahiplerine ulaşmada kamu idaresi olan belediyelerin imkânlarının daha elverişli olması, belediyelerin yardım yapabileceği kişilere mevzuatla düzenleme getirilmiş olması ve sosyal harcamalarda mükerrerliğin önüne geçilmesi gibi nedenlerle belediye şirketlerinin yapacağı sosyal yardımların, belediyelerce şirketlere aktarılıp kullandırılması yerine, bu yardımların doğrudan belediyelerce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının amaçlandığı değerlendirilmektedir.
Malimevzuat.com.tr
| ÖZET: Coşkun KULGU, Sayıştay Başdenetçisi, belediye şirketlerinin sosyal yardım ve bağış faaliyetlerini mevzuat açısından incelemektedir. Belediye şirketleri, kamu kaynağı kullanmaları nedeniyle belirli sınırlamalara tabi olup, yardımda bulunabilmeleri için yasal düzenleme veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gerekmektedir. Mevzuat, bu şirketlerin yalnızca orta ve yüksek öğrenim yurtları ile devlet okullarının yapımına yönelik karşılıksız harcama yapmalarına izin vermekte, diğer sosyal yardımların yapılmasını engellemektedir. Bu durum, belediyelerin sosyal yardımları doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırma amacını taşımaktadır. |