|
ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyeye ait üç şirketin genel müdürlüklerinin yürütülmesi sırasında yapılan maaş ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararını incelemektedir. İki genel müdür sözleşmeli, biri ise kadrolu belediye personeli tarafından yürütülmekte olup, bu kişilere devlet memuru gibi maaş ödemesi yapılması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun yasaklarına aykırıdır. Bu durum, kamu görevi yerine getirilmediği için kamu zararına yol açmıştır.
657 sayılı Kanun’un 28. ve 87. maddeleri, memurların ticari faaliyetlerde bulunmalarını ve ikinci görev almalarını yasaklamaktadır. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu’nun 334. maddesi, kamu tüzel kişilerine şirket yönetiminde temsilci bulundurma hakkı tanırken, bu temsilcilerin genel müdürlük görevlerini yürütmeleri durumunda, kamu görevini ihmal ettikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, belediyeye ait şirketlerin genel müdürlük görevlerini yürüten kişilere yapılan maaş ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirilmiş ve bu zararın sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir. Bu karar, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve memurların görevlerini yerine getirmeleri açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2012 |
| Dairesi | 5 |
| Karar No | 56 |
| İlam No | 142 |
| Tutanak Tarihi | 6.3.2014 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
Maaş ödemesi
Belediyeye ait üç şirketin genel müdürlüklerinin ikisinin sözleşmeli, birisinin de kadrolu Belediye personeli tarafından yürütüldüğü, söz konusu bu kişilere devlet memuru gibi maaş ödemesine devam olunması suretiyle ………. TL kamu zararına neden olunduğu hususu ile ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlıklı 28’inci maddesinde; “Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif sirketlerde ortak veya komandit sirkette komandite ortak olamazlar.(Görevli oldukları kurumların istiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç)…”,
Aynı Kanunun “İkinci görev yasağı” başlıklı 87’nci maddesinde;
“Memurlara;
a) Bu Kanuna tabi kurumlarda,
b) Sermayesinin tamamı Devlet tarafından verilmek suretiyle kurulan iktisadi kurumlar ile sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait bankalarda,
c) Özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlarda,
ç) Yukarıdaki bentlerde yazılı idare, kuruluş ve bankalar tarafından sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan kuruluşlarla bunların aynı oranda katılmaları ile vücut bulan kurumlarda,
İkinci görev verilemez; bu kurumlardan her ne ad ile olursa olsun para ödenemez ve yarar sağlanamaz…”
Hükümleri yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 334’üncü maddesi, kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulunda temsili bahsini düzenlemiş olup, madde de;
“(1) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, pay sahibi olmasalar da, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilir.
(2) Birinci fıkrada yazılı şirketlerde pay sahibi olan kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, ancak bunlar tarafından görevden alınabilir.
(3) Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, genel kurul tarafından seçilen üyelerin hak ve görevlerini haizdir…” denilmektedir.
5393 sayılı Kanunun 70’inci maddesi, belediyelere, kendisine verilen görev ve hizmet alanları ile ilgili olmak üzere, tabi olunan mevzuat ile belirlenen usullere göre şirket kurabilme imkânı tanımıştır.
………Belediyesinin de bu yetki ile kurduğu dört adet şirketinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, Belediyenin 6102 sayılı Kanun çerçevesinde şirketleri nezdinde temsili olağan ve yasal bir durumdur.
Ne var ki, söz konusu Şirketlerden …….A.Ş., …… ve ……….’ta bulundurulan temsilcilerin şirketlerin genel müdürlük görevini de yürüttüğü anlaşılmıştır.
Söz konusu bu kişilerin, genel müdür sıfatıyla atandıkları günden itibaren mesailerini Belediye için değil, söz konusu şirketlere hasrettikleri ve bu haliyle kendilerine tevdi kamu görevini yapmadıkları aşikârdır. Bu sebeple bu kişilere özlük hakkı olarak Belediyece yapılan her türlü ödemede kamu zararına sebebiyet verildiği açıktır.
Savunmalarda, …….. ve ……. ile ilgili tutarların tahsil edildiği, ……’nın ise ……… A.Ş. Genel Müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü belirtilmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yukarıda açıklanan yasak kapsamına giren ve ikinci görev kapsamında da bulunmayan söz konusu şirketlerin genel müdürlüklerinin vekaleten dahi yürütülmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, Belediyeye ait üç şirketin genel müdürlüklerinin ikisi sözleşmeli, birisinin de kadrolu belediye personeli tarafından yürütülmesine rağmen, söz konusu bu kişilere devlet memuru gibi maaş ödemesine devam olunması suretiyle oluşan kamu zararı tutarı ……. TL’nin;
…….. ile ilgili olan ……..’TL si …….. A.Ş. den ……tarih ……yevmiye No’lu muhasebe işlem fişiyle, ……..ile ilgili olan ………TL’si ………. A.Ş. den …….tarih …….. yevmiye No’lu muhasebe işlem fişiyle tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
Üye ………..’un “ Söz konusu kişilere Belediye bütçesinden yapılan ve kamu zararı olarak telakki edilen tutarların, Şirket hesaplarından iade edilmesinde hukuki bir taraf görülemediğinden bu tutarların sorumlulara ödettirilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,
Oyçokluğuyla,
Kalan ve ……. ile ilgili olan …….. TL’nin;
..Gerçekleştirme Görevlisi …..ile Harcama Yetkilisi ……….’a,
….müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…Oybirliğiyle karar verildi.