2018 Yılında Uygulanacak Yeninden Değerleme Oranı Yüzde 14,47 Olarak Belirlendi

İlave tediye ödemesi, 6772 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Anılan Kanun’un birinci maddesi hükmü çerçevesinde, konunun belediyelere bakan yönüyle sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirketler, kamu iktisadi teşebbüsleri ile belediyeler ve bunlara bağlı teşekküllerde istihdam edilen işçiler ilave tediye ödemesi almaktadırlar. (3460 sayılı Kanun bugün itibari ile yürürlükte olan bir kanun değildir. 3659 sayılı Kanun ise, banka ve Devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir.)

Dolayısı ile konunun anlaşılabilmesi için belediye şirketlerinin, devlet sermayesi niteliği taşıyıp taşımadığı ya da KİT sayılıp sayılmadığının çözümlenmesi ayrıca belediyelere bağlı teşekkül kavramının anlaşılması gerekmektedir.

Belediyeler, 5393 sayılı Kanun’un 70’inci maddesi kapsamında, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilmektedirler.

Kanun’da belirtilen “mevzuatta belirtilen usullere göre” ifadesi ile kasdedilen mevzuat Türk Ticaret Kanunu’dur.

Dolayısı ile belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir.

Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları ticaret şirketlerine, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bunun anlamı, belediye şirketlerine kamu tüzelkişiliğinden kaynaklanan herhangi bir yetki ya da ayrıcalık tanınmadığıdır. Belediye şirketleri bu anlamda özel hukuk hükümlerine tabidirler.

Belediye şirketlerinin, kamu iktisadi teşebbüsü olup olmadıklarına ilişkin olarak ise; kamu iktisadi teşebbüsü kavramı 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede tanımlanmıştır. 233 sayılı KHK ya göre kamu iktisadi teşebbüsleri kavramı; iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşlarını kapsamaktadır.

Aynı KHK hükümlerine göre, iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi teşebbüslerinin ortak özelliği sermayelerinin tamamının Devlete ait olmasıdır.

Belediyeler ise Devlet tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptirler. Dolayısı ile belediye şirketleri 233 sayılı KHK kapsamında yer almadıklarından KİT tanımı kapsamında da yer almamaktadırlar.

Belediyelere bağlı teşekküllere ilişkin olarak ise; 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki düzenleme uyarınca, “Belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller” kanun kapsamındadır. Belediyelerin hissedarı olduğu şirketler ise, Ticaret Kanunu hükümlerine tabi, Belediyeden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğundan, bu şirketlerin Belediye‘ye bağlı teşekkül sayılması mümkün değildir. Anılan maddede, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirketlerin kanun kapsamında olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, madde metninde sermayesi Belediyeye ait olan şirketlere yer verilmemesi kanun koyucunun tercihidir. Keza, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun, 15.07.1934 tarihinde yürürlüğe giren 2571 sayılı Kanun’la değişik 19. maddesi hükmünde, Belediyelerin iştirak edecekleri şirketler ifadesine açıkça yer verilmiş olduğu halde, bu tarihten sonraki bir tarih olan 11.07.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun’da, Belediyelerin hissedarı olduğu şirketlerden bahsedilmemiş olması da bu durumun bir göstergesidir. Dolayısıyla, 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki, Belediyeye bağlı teşekkül ifadesinden, kanun koyucunun, Belediyelerin hissedarı olduğu şirketleri kastettiği söylenemez. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/25655 E. , 2020/106 K.)

Açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, belediye iştiraklerinde istihdam edilen işçilerin ilave tediye ödemesi alamayacakları anlaşılmaktadır.

Malimevzuat.com