|
ÖZET: Bu karar, bir belediyede arkeolog olarak çalışan bir şahsa hatalı ödenen ek göstergenin geri alınmasıyla ilgili hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili şahıs, hatalı ödemeye ilişkin olarak, kamu zararının tazmini için maaşından kesinti yapılacağını belirtmiş, ancak bu kesintinin yapılmasına dair herhangi bir kanıt sunulmamıştır. Temyiz dilekçesinde, hatalı ödemenin geri istenmesinin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına göre 60 günlük dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu sürenin geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.
Sayıştay, Anayasa ve kendi kanunundan kaynaklanan yetkisini kullanarak, hatalı ödemenin geri alınmasına yönelik işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sayıştay ilamlarının kesin hüküm niteliği taşıdığı ve bu ilamların icra edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, tazmin hükmü onanmış ve sorumlu şahısların hatalı ödemeden dolayı tazminat ödemeye mahkum edilmesi kararlaştırılmıştır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2014 |
| Dairesi | 7 |
| Karar No | 41132 |
| İlam No | 42552 |
| Tutanak Tarihi | 4.1.2017 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
KONU: Ek göstergenin hatalı ödenmesi.
8- 91 sayılı İlamın 11. maddesiyle; … Belediyesinde arkeolog olarak çalışan …’a ek göstergenin hatalı ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle, kamu zararına sebep olan bedelin Belediye Hesabına yatırılması için yazı ekinde bulunan 11.05.2016 tarihli talep dilekçesinde görüldüğü üzere Haziran/2016 tarihinden itibaren ilgili şahsın maaşından kesilmesi için şahıstan talep alındığını ve bu nedenle yasal faizi ile birlikte hesaplanarak tahsil cihetine gidileceğini bildirmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen … , temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; Kurumca hataen olduğu belli olan ve ödemesi yapılan tutarın, yersiz ödendiği gerekçesi ile geri istenmesinin, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca ödendiği tarihten itibaren ancak dava açma süresi içinde (60 gün) mümkün iken, bu süre geçirildikten çok sonra istenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, tesis edilen söz konusu ilamın ve hakkında başlatılan takibatın durdurulmasını, itirazının talebi doğrultusunda değerlendirilmesini ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık Karşılamasında;
“İlamın 11 ve 19. Maddeleriyle tazmin hükmolunan tutarların tahsili cihetine gidileceği ifade edilmekteyse de; henüz tahsil edildiğine dair bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılan bu maddelere ilişkin temyiz talebinin reddedilmesine, karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Sorumlu, 91 sayılı ilamın 11. maddesiyle tazmin olan bedelin ahizin maaşından Haziran/2016 tarihi itibariyle iki taksit halinde kesileceğini bildirmekte ise de; tahsilatın yapıldığına ilişkin her hangi bir kanıtlayıcı belge gönderilmemiştir.
Ayrıca, sorumlu Danıştay tarafından verilen içtihat kararını öne sürerek 60 günlük dava açma süresinin uygulanması gerektiğini belirmekte ise de; 6085 saylı Sayıştay Kanununun 50. maddesinde, daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedileceği belirtilmektedir.
Anayasanın 160. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında;
“(…) Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştayın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştayca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemekte; idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar Sayıştay yargılaması açısından yapılmış olan usulsüz ödemeyi ve bu usulsüz ödemeden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “İlamların İnfazı” başlıklı 53. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.
Anayasanın yukarıda söz edilen 160. maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay ilamı ile tazmin tutarının maddede ilişik tutulan ödeme emri belgelerinin üzerinde imzası bulunan görevlilerden tahsiline karar verilmiş olup 6085 sayılı Kanunun 53. maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 91 sayılı ilamın 11. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1- **Sorumluluk** : **Nedir?**
Sorumluluk, bir kimsenin, kendi işleminden veya hareketinden dolayı doğan zararı kendisinin görmesi anlamındaki bir terimdir. Bir kimse başka kişinin bir işinden zarar gören kişiye ödenmesi gereken bedeli ödemişse bu durumdan sorumlu olur. 2- **İçtihat Kararı** : **Nedir?** Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun verdiği bir kararla, ilgili mevzuata göre aynı konuda açılacak yeni davalarda uygulanacak genel ilke veya yöntemdir. Bu çerçevede Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunca alınan içtihatlardan kaynaklanan hukuksal uygulamada zorunluluk derecesindeki ilkelerdir. 3- **Sayıştay** : **Nedir?** Anayasal bir kuruluş olan Sayıştayın görevleri; kamu hesaplarını incelemek, idareyi denetlemek ve yargı mahkemesi gibi kesin hüküm tesis yetkisini haiz bir mercidir. |