5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70’inci maddesine göre, belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Kanun’un 18’inci maddesinin birinci fıkrasının “i” bendine göre, belediye meclisinin kararıyla Türk Ticaret Kanunu’na tâbi ortaklıklar kurulması mümkündür. Kurulmuş bir şirketten ayrılmak, şirkette sermaye artışına gitmek için de meclis kararı gerekmektedir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26’ncı maddesinde de büyükşehir belediyelerinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında sermaye şirketi kurabileceği düzenlenmiştir.
Belediye şirketlerinin kuruluşu ile ilgili başka düzenleme de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da bulunmaktadır. Kanun’un 26’ncı maddesinde,
“belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması, Cumhurbaşkanının iznine tabidir.” hükmü yer almıştır. Buna göre, belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından şirket kurulabilmesi için Cumhurbaşkanının izni gerekmektedir. Aynı şekilde, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması için de bu iznin alınması gerekecektir. Buna karşın, belediyelerin ortağı olduğu şirketlerde sermaye artırımına gitmeleri halinde Bakanlar Kurulu’ndan (Cumhurbaşkanından) izin almalarına gerek olmadığı yönünde Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 13.02.1995 tarih ve 926 sayılı görüşü bulunmaktadır.
Belediye ile ilişkiler yönünden şirketin kuruluş aşamasıyla ilgili olarak yapılacak denetimlerde;
- Belediye meclis kararının alınıp alınmadığı,
- Cumhurbaşkanını izninin olup olmadığı, (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yoluyla istenilmesi gerekmektedir.)
- Kurulan şirketin fiilen yürüttüğü faaliyetlerin belediyenin kendilerine kanunla verilen görev ve hizmet alanlarında olup olmadığı,
Belediye ile ilişkilerde diğer bir husus da personele ilişkindir. Şirketlerin yönetim kurullarında yapılacak görevlendirmeler hakkında 5216 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesine göre, Büyükşehir belediyesine ait şirketlerin yönetim kurullarında görev alan belediye personelinin genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel olmalıdır. Ayrıca, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 12’nci maddesine ve Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’ne (Seri No: 162) göre, belediyeye ait şirketlerin yönetim kurullarında görev alan belediye personeline bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebileceğinden birden fazla ücret ödenmemesi gerekmektedir.
Şirket genel kurulunca kar payı dağıtımına karar verilmiş ise kar payının belediyeye gönderilip gönderilmediğine bakılması ve kar payının dağıtımında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Herhangi bir kanuni dayanağı bulunmadığı halde, şirket tarafından yapılan faaliyetlerin bedelinin belediyeden veya belediye tarafından yapılan hizmetlerin bedelinin şirket tarafından karşılanıp karşılanmadığına da bakılması gerekmektedir.
Büyükşehirlerde 5216 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesine göre, büyükşehir belediyesi, mülkiyeti veya tasarrufundaki hafriyat sahaları, toplu ulaşım hizmetleri, sosyal tesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerinin işletmesini belediye şirketlerine devretmiş ise bu işletme devirlerinde,
- Şirketin belediye veya bağlı kuruluşlarının % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirket ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler arasında olup olmadığına bakılır,
- İşletme süresi ve bedele ilişkin belediye meclis kararı alınıp alınmadığı kontrol edilir.
- Bu yerlerin belediye şirketlerince üçüncü kişilere devri yapılmış ise 2886 sayılı Kanun’a göre ihale ile verilip verilmediğine bakılır.
Bilindiği üzere, belediyeler taşınmazlara ilişkin gelir getirici faaliyetlerinde 2886 sayılı Kanun’a uymak ve ihale yapmak zorundadır. Belediye taşınmazları ile ilgili olarak belediye mülkiyeti veya tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan ihalesiz olarak şirkete kiraya verilen yerler bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Şirketin belediyeye ecrimisil ödediği yerler bulunuyor ise bu yerlerin tahliye sürecine ilişkin işlemler incelenerek bu yerlerin fiilen ihalesiz olarak kullandırılıp kullandırılmadığına bakılır.
Belediye şirketleri 2886 sayılı Kanun’a tabi bulunmamaktadır. Bunun tek istisnası, büyükşehir belediyelerine ait şirketlerde 5216 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesidir. Buna göre, şirkete yapılan işletme devirlerinde bu yerlerin üçüncü kişilere devredilmesi halinde 2886 sayılı Kanun’a göre yapılması gerekmektedir.
Belediye şirketleri borçlanma yönünden 5393 sayılı Kanun’un 68’inci maddesine tabidirler. Maddenin “d” ve “e” benlerine göre borçlanabilecektir. Buna göre, belediye ve bağlı kuruluşlarının sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu miktar büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanır. Belediye ve bağlı kuruluşlarının sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı; yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yapabilir. Buna göre, borçlanma sınırına uyulup uyulmadığı ile Meclis Kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onayının alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
Belediye şirketi ile sermayedarı olan belediye arasındaki borçlanma durumunun da incelenmesi gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre Belediyelerin kurdukları şirkete borç vermesi mümkün değildir. Belediye şirketine kaynak aktarmak istiyorsa bunu yapabilmesinin tek yolu sermaye artırımı olacaktır.
Belediye ile ilişkilerinin diğer bir boyutu da Kanun’un 549-554’üncü maddeleri arasında düzenlenen hukuki sorumluluk hallerinde Şirketin uğradığı zararın tazmininin pay sahibi olan belediye veya belediyenin pay sahibi başka bir şirketince istenilip istenilmediğidir.
Şirketlerin belediye ile olan ilişkisinin sadece ortaklık payının kullanılması olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Mahalli idarelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketler kuruluş işlemlerinden karar organlarının belirlenmesine, kar payı dağıtımından belediyeden aldığı ihalelere, sermaye artırımından belediyeye ait taşınmazların kiralanmasına /kullanılmasına, bağış ve yardımlardan şirketin tasfiyesine kadar pek çok alanda doğrudan veya dolaylı olarak ilişki halindedir.
Mahalli İdare Şirketleri Denetim Kılavuzu
| ÖZET: 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70’inci maddesi uyarınca, belediyeler, görev ve hizmet alanlarında şirket kurabilir. Bu süreçte, belediye meclisi kararı ve Cumhurbaşkanının izni gereklidir. Ayrıca, belediyelerin ortak olduğu şirketlerde sermaye artırımı için Bakanlar Kurulu izni gerekmez. Belediye şirketleri, 2886 sayılı Kanun’a tabi olmamakla birlikte, büyükşehir belediyeleri için bazı istisnalar bulunmaktadır. Belediyelerin şirketlerine borç vermesi mümkün değildir; kaynak aktarmak için sermaye artırımı yapılması gerekmektedir. Şirketlerin faaliyetleri, belediyenin görevleriyle uyumlu olmalıdır. |