İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E: 2023/22 K: 2023/81

ÖZET : Dava, orta hasarlı binanın ivedilikle tahliyesi ve bina giriş kapılarının uygun malzeme ile kapatılması yolunda tesis edilen Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün işleminin iptali istemine ilişkindir.

Olayda, davacı tarafından ıslah şartlarının belirlenmesi ve güçlendirme amacıyla idareye başvuruda bulunulduğuna yönelik bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, İdare Mahkemesince; yapının güçlendirilmesine ilişkin ıslah koşullarının fen kurulunca belirlenmesi, yapı sahibine tebliğ edilmesi ve rapor hazırlanması prosedürü işletilmeden doğrudan binanın tahliyesine yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda bu yönüyle isabet görülmemiştir.

Aynı binanın farklı bağımsız bölüm malikleri tarafından işbu davada da iptali istenilen orta hasar tespiti işlemine karşı açılan davaların da araştırılması ve söz konusu dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarının da dikkate alınması suretiyle dava konusu yapının deprem kaynaklı hasar durumuna göre, güçlendirilmesi ya da yıkılması gereken yapılardan olup olmadığı hususu ortaya konularak dava konusu tahliye işlemi hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, dava dosyasının eksik inceleme nedeniyle idare mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden ve İdare Mahkemesince dosyanın bütünlüğü gözetilerek yeniden hüküm kurulacağından, davalı İzmir Valiliği tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusu hakkında bu aşamada bir değerlendirme yapılmadığından istinaf başvurularının kabulü gerekir.

İSTEMİN ÖZETİ : İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi, 11 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın “orta hasarlı” olarak tespitine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi ile bu işleme dayanılarak hasarlı binanın 7269 sayılı Kanunun 13. maddesinin ( b ) bendi kapsamında ivedilikle tahliyesi ve bina giriş kapılarının uygun malzeme ile kapatılması yolunda tesis edilen .. Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; yapının ıslah ve güçlendirilmesinin ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkin fen kurulunca belirlenip davacıya tebliğ edilen, ıslah koşullarını gösteren ve verilen süre içerisinde bu çalışmalar yapılmadığı takdirde bir rapor hazırlanarak, bildirim ve itiraz süreçlerinden sonra yapının öncelikle mal sahibi tarafından yıkılmasının istenilmesini öngören 7269 sayılı Kanunun 13. maddesinin ( a ) ve ( b ) fıkralarında öngörülen prosedürün işletilmediğinin anlaşılması karşısında, davacıya ait yapının doğrudan tahliyesi ve yıkımına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan hasar tespit raporlarının ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebileceği, hukuka aykırı olarak tesis edilen yıkım ve tahliye işleminin usulüne uygun olarak tekemmül etmiş asıl işlem olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı, davalı idarece Kanunda öngörülen usul uyarınca yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde yapının hasar durumu hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıkacağından ve gerek görülmesi halinde bu nihai hasar durumuna ilişkin raporun iş bu karar sonrasında yeniden tesis edilebilecek yıkım ve tahliye işlemi ile birlikte dava konusu edilebileceği açık olduğundan, bu aşamada dava konusu yapının orta hasarlı olarak tespine ilişkin işlem yönünden işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı Karşıyaka Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü işleminin iptaline, binanın “orta hasarlı” olarak tespitine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 10/11/2022 günlü, E:2022/1406, K:2022/1993 sayılı kararının; davalı Karşıyaka Belediye Başkanlığınca, mahkemenin dava konusu işlemi hatalı değerlendirdiği, binanın yıkılacağına dair bir işlem tesis edilmediği, işlemin sadece binanın tahliyesi ile gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasından ibaret olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi; davalı İzmir Valiliği tarafından, iptal hükmü verilen işlemin idarelerince tesis edilmediği, dolayısıyla yargılama gideri ve vekalet ücretinin idareleri üzerinde bırakılmasına olanak bulunmadığı ileri sürülerek vekalet ücreti yönünden kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, İzmir ili,… ilçesi, … Mahallesi, 11 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın “orta hasarlı” olarak tespitine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi ile bu işleme dayanılarak hasarlı binanın 7269 sayılı Kanunun 13. maddesinin ( b ) bendi kapsamında ivedilikle tahliyesi ve bina giriş kapılarının uygun malzeme ile kapatılması yolunda tesis edilen … Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, dava konusu edilen Karşıyaka Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı işlemi tahliye ve yıkım olarak nitelendirilmiş ise de, söz konusu işlemin, binanın tahliyesi ve giriş kapılarının uygun malzeme ile kapatılmasına yönelik olduğu, bu aşamada binanın yıkılmasının istenilmediği, nitekim dava dilekçesinde de işlemin sadece tahliye şeklinde nitelendirildiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesince yıkım işleminin de uyuşmazlık konusu olarak ele alınması suretiyle hüküm kurulmasında isabet bulunmamıştır.

Davanın, binanın tahliyesi ve giriş kapılarının kapatılması yolunda tesis edilen Karşıyaka Belediye Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı işlemine ilişkin kısmı yönünden;

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13/b maddesinde fen kurulunun yapının tamirine ilişkin şartları belirleme görevini resen yapacağı yönünde bir hükme yer verilmemiş, günümüz yapılarının inşaat tekniklerinin çeşitliliği, güçlendirmenin mühendislik ve mimari olarak birçok teknik yönü olan kapsamlı bir faaliyet olması ve 3194 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belediyelerden alınacak ruhsata dayalı olarak da güçlendirme yapılabileceği hususları dikkate alındığında, fen kurulunun yıkım yerine güçlendirmeyi tercih eden yapı sahibinin başvurması halinde tamirata yönelik şartları belirleyeceği, yapı sahibinin başvuru yapmadığı hallerde fen kurulunun ıslah şartlarına yönelik bir belirlemede ve bildirimde bulunmasının tahliye ve yıkım işlemleri bakımından bir zorunluluk teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davacı tarafından ıslah şartlarının belirlenmesi ve güçlendirme amacıyla idareye başvuruda bulunulduğuna yönelik bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, İdare Mahkemesince; yapının güçlendirilmesine ilişkin ıslah koşullarının fen kurulunca belirlenmesi, yapı sahibine tebliğ edilmesi ve rapor hazırlanması prosedürü işletilmeden doğrudan binanın tahliyesine yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 06.08.2021 günlü, 37217 sayılı işlemin iptali yolunda verilen kararda bu yönüyle isabet görülmemiştir.

Diğer taraftan, aynı binanın farklı bağımsız bölüm malikleri tarafından işbu davada da iptali istenilen orta hasar tespiti işlemine karşı açılan davaların da araştırılması ve söz konusu dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarının da dikkate alınması suretiyle dava konusu yapının deprem kaynaklı hasar durumuna göre, güçlendirilmesi ya da yıkılması gereken yapılardan olup olmadığı hususu ortaya konularak dava konusu tahliye işlemi hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, dava dosyasının eksik inceleme nedeniyle idare mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden ve İdare Mahkemesince dosyanın bütünlüğü gözetilerek yeniden hüküm kurulacağından, davalı İzmir Valiliği tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusu hakkında bu aşamada bir değerlendirme yapılmamıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 10/11/2022 günlü, E:2022/1406, K:2022/1993 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının anılan idare mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


ÖZET: İzmir Bölge İdare Mahkemesi, orta hasarlı bir binanın tahliyesi ve kapatılması yönünde alınan Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada, hukuka uygunluk bulunmadığına karar vermiştir. Mahkeme, yapının güçlendirilmesi için gerekli prosedürlerin işletilmediğini belirterek, tahliye işlemi hakkında yeniden değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Ayrıca, dava dosyasının eksik inceleme nedeniyle idare mahkemesine gönderilmesine ve istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir.